Podcast

Kabristanları Tribünleştirmek: Ölümlü Seninle Ölmeye Geldik

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Samet ve Fethi bu hafta Trabzon'da yürürlüğe giren kabristanları tribünleştirme planına odaklanırken, demokrasinin yasama organının atletikleşme sürecini bir fidan gibi zihinlerinize ekiyor. Onları sulamak, yeşertmek de siz kıymetli dinleyicilere düşüyor. İçeriklerine yeteri oranda gülmeyenleri de dikkate alan ikili, herkesi güldürebilmek için kahkaha efektlerine yer vermeyi ihmal etmiyor. Keyifli dinlemeler.



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.852 kelime · ~9 dk okuma

Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle. Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Evcel seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Şoklar ötesi güzellikte bir haber var önümde. Müsaadenle okuyorum. Hasret kaldık güzel haberi abi. Oku lütfen.

Trabzon'daki mezarlık Türkiye'de ilk olabilecek özelliği ile dikkat çekiyor. Pınarlı Mahallesi halkı tarafından mezarlıklara gelen vatandaşların rahat bir şekilde dualarını okuyabilmesi için ilginç bir yola başvuruldu. Mezarlığın üst kısmına dökülen betonun üzerine stadyumlarda ve kapalı spor salonlarında görmeye alışık olduğumuz tribün koltukları yerleştirildi. İnternet üzerinden satın alınan tribün koltuklarının çoğunluğunun bordo ve mavi olması sosyal medyada da yoğun ilgi gördü. Paylaşılan görüntülerde vatandaşların çoğunluğu mezarlığa tribün benzetmesi yaparken mahalle halkı eksik kalan koltuklar için Trabzonspor Kulübü'nden yardım istedi.

Uy! Aha! Abi eskiden tribünlerde dövizler görürdük. Üzerinde maç TRT'de izlenir yazardı. Demek ki duada Trabzon'da ediliyor. Ya mekanı orası. Trabzon'da dualar coşkuyla hep bir ağızdan ediliyor demek ki. Aynı tribünlerde ölmeye, ölmeye, ölmeye geldik diye de bağırılırdı. Bağlam olması gerektiği yere ulaştı da diyebiliriz.

Transkriptin tamamını oku

Ölene güç katmaya geldik. Ölümlü seninle ölmeye geldik. Ölümlü. Kapalı ölme!

Benim bildiğim kadarıyla dua kolektif bir ritüel değil. Cenaze namazı hariç tabii. Cenaze namazı birlikte kılınıyor. Ama mezarlık ziyaretlerinde herkes ilgili kabrin yanına oturuyor. Duasını mezarın yanında ediyor, öyle biliyorum. Şimdi nasıl olacak ağabey? Baya tribün mantığıyla yan yana mı oturacak insanlar? Okunan dua nefes kontrolüyle istenen yere ulaştırılıyor diye biliyorum ben. Öyle gördüm şimdiye kadar. Dua okunduktan sonra yörüngeye bırakılıyor yani.

Böyle üff diye. O nedenle çok büyük bir sorun yaşanacağını zannetmiyorum ben. Ufak bir aşırtmayla duayı mezarla buluşturacaktır Trabzonspor taraftarları. Haberi dikkatli incelersen şöyle bariz bir fark var. Bu Karadeniz'in nasıl bir yer olduğunu çok iyi anlatıyor bize. Tribün benzetmesi ve tepkiler sosyal medyada Karadeniz Sizler tarafından yapılmış.

Trabzonluların böyle bir rahatsızlığı olmadığı gibi gayet de memnunlar. Sadece biraz daha fazla verilsin o tribün koltuklarından istiyorlar. Trabzon sporla da iletişime geçmişler. Trabzon halkında bir fikir ayrılığı yok. Her şey o kadar normal ki onlar için. Karadenizlik böyle olur işte abi. Asla anlamazsın Karadenizli olduğunu. Tüm Karadenizli refleksler normalleşir. Her yer Trabzon olur, Trabzon'da her yer olur.

O halde buradan başta bütün Trabzonlulara ve kendi gerçekliğinden sıkıldığı için Trabzon'la alakalı gelişmeleri yakından takip eden Trabzonsuzlara metanet diliyorum. Umarım Trabzonlular mezarlıkları tribünleştirme konusundaki bu büyük meseleyi bir an önce çözerler, Trabzonsuzlarda kendilerine yepyeni işe yarar bir meşgale bulurlar. Anladığım kadarıyla Trabzon'daki gelişmelerden Trabzon halkı gayet mutlu. Trabzon'a dair üç fikrim var benim bu arada. Koca ömrüm böyle geçti. Birincisi Sümelemanastırı. İkincisi sütlaç konusunda Trabzon'un açık ara şampiyon olması. Üçüncüsü de her yerin Trabzonlular için Trabzon olduğu gerçeği. Gerçekten de güneşin batmadığı bir uygarlık Trabzon. Bir Trabzonludan Trabzon'u çıkarırsan ne kalır ki Geriyefet? C şıkkı mısır unu. Son kararım.

Doğru cevap Çernobil olacaktı. Sağlık olsun. Baya koca adam mecliste koşa koşa gidip kürsüdeki yasa tasarısını çalmış ve kaçmış. Kas gücüne dayalı demokrasi diyebilir miyiz? Vücuttaki proteinin, kas kütlesinin, D vitamininin, hızın egemenliğine dayalı bir yönetim biçiminin temelleri atılmış Tayland'da. Ne diyorsun? Yasama yürütme yargı üçlemesini biliyorsun abi. Evet. Medeniyet tarihinin önemli boybentlerindendir.

Ben yargıyı izledim bu üçü içinden ama çok bağlantılı değilmiş filmler, anladım o yüzden. Katil çıktı o ama ortaya değil mi? Tabii tabii, yargı olduğu için direkt katilden başladı. Umarım bu yasa çalma kalkışması bahsi geçen üçlemenin yürütme kısmıyla alakalı bir kelime şakası girişimi değildir. Öyleyse birazcık üzülebilirim. Bir de bu, bu kadar kolay bir şey mi ya? Crash gibi istemediği yasa tasarısını böyle çalıyor falan. Birdenbire istemediği yasa falan onaylanınca da bunlar kulaklarını kapatıp böyle falan yapar yani. Anlat lan ben dinliyorum. Böyle falan yapar bunlar yani. Abi yasama yürütme yargı üçlemesini bu şekilde izlersen zaten hiçbir anlamı olmaz bu arada. Gerçek giyikiler, gerçek sinefiller bu üçlemeyi yargı yürütme yasama olacak şekilde tersten izlerler. Yani 3-2-1 şeklinde olacak. Şaka bir yana eğer Tayland'da işler bu şekilde ilerliyorsa yeni sezonda atletik milletvekilleri göreceğiz demektir. Çevik milletvekilleri çıkaran parti kazanacak demek ki.

Ben mesela kendi kabinemde Kürşat Tüzmen'e kesinlikle yer vermek isterim. Her türlü yasa tasarısını müthiş bir hızla alıp kaçma potansiyeli vardı kendisinde. Bilmem hatırlar mısın? Caner Erkin önerebilirim ben de. Hem iyi koşar hem de milletvekili çenesi var Caner Erkin'de. Doğru. Bir gözünün önüne getir. Gerçekten öyle. Kürsü'den bağırsa bağırır. Nebati çenesi var mesela. Aynı çene. O zaman meclisteki yabancı sayısına sınırlama gelmesi de gündeme gelir bak. Oradan ver elini ırkçılık deryası, hoş olmaz bu. Bu iyi bir yere gitmedi ama eğer böyle bir senaryo mümkün olursa o zaman meclis başkanını spiker gibi görmek isterim ben.

Ergün, 3 dakika konuşacak, kısa cümlelerle oynuyor bugün. Geçen hafta bir yasa tasarısını reddedik, kısa bir sakatlık geçirmişti. Şimdi Meclis TV'ye geri döndü. Gibi anonslar olabilir. Meclis, Ertem Şener'leri, Ahmet Çakar'ları ağırlıyor. Düşünsene. Egzen'de yayınlanıyor Meclis. Şahane. Milletvekili değişiklikleri oluyor. Bazıları kenarda bekliyor, hocalarından sürü almayı bekliyorlar falan. Ahmet Çakar da ne konuşur ha Meclis kürsüsünde? Hocam bak, bir daha bak.

Böyle konuşmalar oluyor. Hocam bak, bir daha bak. Ben ciddi bir adamım. Ben öyle çocuk gibi yasa tasarısı sevmem. Doğru konuşalım hocam. Bu yasa çıkmaz. Bu yasa çıkarsa bikini giyer bütün İstanbul'u gezerim dese ya Ahmet Çakal meclis görüşmelerinde ya da şey dese durduk yere. Sosyal demokrat adamı sevmem. Gerçi ben muhafazakar adamı da sevmem.

Yasa sevmem, kanun da sevmem. Gerçi bunlar zaten eş anlamlı. Ben eş anlam da sevmem. Netlik severim. Kıvırma sevmem. Dansöz severim. Ama yerinde severim. Bu şekilde böyle bilinç akışıyla evde kendi Ahmet Çakar'ınızı üretebilirsiniz siz de. Tüm meclis futbolcu dolarsa günün birinde bu sefer Türkiye'nin İsmail Saymaz'ı Erman Toroğlu mu olacak?

İsmail Saymazlık konusunda Rıdvan Dilmen'in ismi de geçebilir. Çıkarır beyaz tahtasını, board markerını, bir anlatır bir çizer. Ve bunu sıkılmadan her gün yapabilir Rıdvan Hoca. Senelerce yapabilir. Her olayı, her yasa tasarısını, her hatayı en ince detayına kadar analiz edebilir. Abi kesinlikle haklısın. Aynı rasyonel altyapı var.

gol olur demesi gibi meclise bakıp şöyle bakıp bakıp devaluasyon olur falan da diyebilir yani öyle çıkarımları olabilir. Ben konuyu biraz dağıtacağım ama benim için netlik kazanmamış bir mevzu ve bunu bilsen bilsen sen bilirsin abi. Rıdvan hocanın saçı peruk mu yoksa mısır yapraklarından mı üretilmiş? O saçların yayın öncesi ütüsü olduğuna yemin edebilirim abi. Çocukluğumdan beri televizyonda gördüğüm bir Simar Rıdvan hoca. Futbolculuğuna yetişemedim. Her zaman aynıydı saçları. Tek tel oynamadı. Aman bu sefer de biraz dalgalı olsun ya da ne bileyim bu sefer de arkaya tarayayım falan demedi hiç. İstikrarını bozmadı.

Samet, Rıdvan hocanın futbolculuk yıllarına yetişemeyenler hala genç midir? Yoksa Rıdvan hocanın yorumculuğunun erken yıllarına yetişenler de yaşlı mı artık? Çünkü biliyorsun insan doğar, büyür, bir takım futbolcuların isimlerini öğrenir. Sonra insan biraz daha büyür, o futbolcular spor yorumcusu olurlar ve insan yaşlanmıştır artık.

Biz bu cetvelin tam olarak neresindeyiz sence? Biz bir tık yaşlandık Fethi. Hani böyle çok yaşlıyız, ne fena olduk, dişlerimiz de dökülür yakında gibi bir yerde değiliz, tamam. Ama bir tık da yaşlandık. Yarınlar olmayacakmış gibi manyadığımız bir yaşta da değiliz yani. Ne zaman futbolcuda, yorumcuda hiçbirini hatırlamıyor oluruz, eski fakültenin kantinine gidip kimseyi tanımıyormuşuz hissi gelir. Ama biz bir tık yaşlandık. Genciz ama yaş almış bir genciz.

Uçe görmüş gençler denebilir bizim döneme. Şifo Mehmet'i bilenler derneği. Elvir Bolic'ten haberdar olanlar lokali gibi bir şey olabilir. Biz yaşlandıkça bilgi de ucuzluyor abi. Bundan birkaç sene önce ortamlarda Uçe'nin Ebru Güneş'in bir klibinde oynadığını söylediğimde insanlar şaşırıyordu. Konu hakkında biraz daha bilgi istiyorlardı. Şimdi bu bilginin herhangi bir ortamda işlevselliği yok. Hangi Twitch yayıncısı hangi yoksulu ziyaret etti? İlgili yoksula ne gibi vaatler verdi de yerine getirmedi? Bu bilgilere hakim olmak gerekiyor. Sen Allah'ın bir lütfusun. Mesela o şarkı, onun klibinde oynadı Uç'e. Bu bilgiyi paylaşırken içim heyecanla dolardı. Bakalım kimler şaşıracak diye. Şimdi yok hükmünde bu bilgi, beş para etmiyor. Muhtemelen birkaç sene sonra Sergen Yalçın'ın bir dönem futbolcu olduğunu hatırlatan kişi biz olacağız.

Ya Sergen Yalçın benim için hala futbolcu fakat ortamlarda yaşımı sırıtmasın diye sanki hep teknik direktörmüş gibi bahsetmek gerekecek. Ben bu yaş alma büyüme denen zıkkımın yasa tasarısını meclis kürsüsünden alıp kaçmak istiyorum. Sonra onu bir koşu denize fırlatmak istiyorum. Gerçi Ankara'da deniz de yok. Mogan Gölü'ne atarız biz de. Onu da uzman dalga çekipleri birkaç saat içerisinde çıkarırlar kesin. Hiçbir senaryo bizi gençleştirmiyor Samet, farkında mısın? O klipte oynayan Uçe miydi peki, emin miyiz bundan? Çünkü bazı siyahiler, bazı siyahilere inanılmaz derecede benziyor Fethi.

Yanlış anlamayın ırkçılıktan değil de hani siyahlar diye. Futbol ne abi ya zaten 22 adam bir topun peşinden koşuyor. Hayır neyi paylaşamıyorlar anlamıyorum. Abi kadınlar da araba kullanamıyor ve cüceler de kısadır.

Abi başka ülkede yaşayamam ya burası gerçekten alem. Buraya alışan Avrupa'da yapamaz zaten abi. Kızını da adam gibi yetiştirmeyen de kız gibi adamdır. Kimse de kusura bakmasın. Abi bizim bir kuzen var çok matrak adam ya inanamazsın var ya tanısan çok seversin. Sohbeti muhabbeti akıyor tam senlik. Abi şive komedisi.

Abi Aleviler şöyledir, Sünniler böyledir. Ayrıca rakım iki nokta üst üste buzlu olsun. Biraz da önümüze bakarak, üzülerek, etkileyici ses tonuyla hamaset diyoruz. Alfabe artık 28 harf Samet. Çünkü o şimdi asker.

Dünyada başka bir ülke yok ki bu kadar misafirlerini öpsün, koklasın, yedirsin, yatırsın. Bak Anadolu'da bir köye git, kapısını çalma bile. Hemen dışarı yemek getirirler. Bu millet o tarz bir ulus.

Farklı fikirler olabilir abi. O şuradan bakar, diğeri buradan bakar, tartışırız. Bunu da yaşarız. Yine biz kazanırız. Ama mesele biz olduğu zaman, işte o zaman el ele veririz. Yan yana dururuz. Biz bizi severiz. Bu millet için seve seve abi, ayakkabıcısı, mimarı, öğretmeni, çerkezi, kürdü, rehberlik öğretmeni, erkek kuaförü, kadın berberi, hepsi el ele verir söz konusu Birol Güven dizileri olunca.

Duyduğunuz son 3 dakikayı Birol Güven sponsorluğunda yazdık. Teşekkürler Birol Güven. Sağ ol, var ol, Allah razı gitsin. Allah seni sevsin Birol Güven. Yepyeni bir konu. Abi İran Cumhurbaşkanı reisi helikopter kazasında vefat etmiş. Fakat virgülü doğru yere koyman gerekiyor. İran Cumhurbaşkanı virgül reisi virgül. Cumhurbaşkanlarının reisi gibi duyuluyor ama Cumhurbaşkanı reisi. Bilmiyorum bu ölüm sana neyi kimi hatırlatır? Bir reis bir helikopter kazasında ölüyor. Ben içerik yazarı olsam işleri biraz daha karıştırmak isterdim. Reisi cumhur reisi derdim. Biraz daha eski Türkçe kullanarak. Bir simetri de olurdu, şık olurdu.

Kız oğlan kız gibi mi yani? Payder Pay gibi abi, aynısı. Ben haberi ilk okuduğumda reisinin isim olduğunu tahmin edemedim. Bütün ülkelerin cumhurbaşkanları belirli zamanlarda toplanıyor ve kendi reislerini seçiyorlar gibi bir buluşma var, bir tören var zannettim. Baron gibi yani, hani büyüklerin büyüğü. Kocaman bir reis, cumhurbaşkanı reisi gibi düşündüm. Oku da baban gibi cumhurbaşkanı olma.

Şakası. Abi yönetim hiyerarşisine hakim değilim ben İran'ın. Onların reisi bizim okul müdürüne mi denk geliyordu? Ne kadar kapitülasyon vermiştik onlara biz hatırlamıyorum.

Yanlışım var Samet, bizim okul müdürümüz onların Avusturya arşidükü ne? Onların Avusturya arşidükü de herhangi bir Sırp milliyetçisine denk geliyor inanılmıyorsam. Sonrasını biliyorsun zaten, Ridaniye, Mercidabık, Rus savaşları, belediye seçimleri derken yoğun bir takvim vardı dünyanın. Matbaanın geç gelişi. Tabii tabii, hepsi var. İşte denize dökülenler, dökülmeyenler, hepsi boy verdiler tarih sahnesinde. Suda çözülenler. Evet.

100 derecede kaynayan uluslar. Neyse ki abi artık Ahmet Hakan var da doğru bilgiye saniyesinde erişiyoruz. Fethi valla bir bölümü daha yedik. Böyle hızlı hızlı bitince orucu uykuya tutturmuşum gibi oluyor. Gereksiz neşe geliyor bana. Biliyorsun ki Sametciğim orucu uykuya tutturan cenneti rüyasında görür kardeşim. Aynen öyle kardeşim.

Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle kardeşim.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)