
2.036 kelime · ~10 dk okuma
Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Bugün hava güzel mi? Aynen öyle kardeşim. Kaynanan seni sever mi? Aynen öyle kardeşim. Aynen öyle.
Az evvel LinkedIn'i açtım. Bir takım istekleri kabul ettim. Bazı kişilere de bağlantı talebi yolladım. Bir daha da 3 ay bakmamak üzere sekmeyi kapattım. Yani 3 ay kadar sonra da aynı şeyi yapmayı planlıyorum. Benim için business bu. Ayrıca LinkedIn profilim hiç güncellenmemiş, onu da fark ettim. Yani seneler öncesinin hayalleri, hayatları ve işleri var. Ben hala üniversitenin öğrenci sömürme sistemi olan, o saati 4 liraya ayak işi yaptırma geleneğinin bir parçası gibi görünüyorum.
Dekan yardımcısı bilgisayarının fişini odadaki prizle buluşturamadığı için bilgisayarının bozulduğuna kanaat getirip, mazlumu getirin bana benzeri nidalarla fenalık geçirirken saatliği 6 lira olan zam gelmiş fark ettiysen. İşime iki dolmuşla gidip gelerek geçirdiğim yıllar var Fethi. Yine ölmedik, yaşadık. Tüm bu işlerden kurtulmak için LinkedIn profili açıp kendimi kendime kurumsallaştırmaya çalışmıştım o ara.
Ama LinkedIn soğuk yenen bir yemekmiş. Herkes senelerdir kurumsallaşmış orada. Ben yine salak gibi kaldım orada profil olarak. LinkedIn'i soğuk yenen bir yemeğe benzetmişsin sevgili Samet fakat o intikam diyebiliyorum. Ben LinkedIn'i daha çok kendi sperminden beslenen kravatlı vahşi bir canlı gibi hayal ediyorum. Aklıma bir türkücü geldi ama kimseye söylemeyeceğim. Avukat arkadaşlarım var böyle şeyler söyleme dedi, cız dedi, kaka dedi. Devam et abi lütfen. LinkedIn diyordun.
Ya da şey gibi, takım elbise giydirilmiş aslan vesikalıkları olur ya 3. nesil kahvecilerde. Biraz o görseller gibi bir şey. LinkedIn benim için böyle. Kendi başarısından beslenen bir hali var. Ve bu sayede sürekli başarması gerekiyor. Aksi takdirde beslenemiyor. Her üyesinin ortaya bir başarı koyması gerekiyor. Bu yaşanmayınca, ''Nerede senin başarın?'' diye soruyorlar insana. Arkadaşınız mesela... ''Sizi kendi şirketini beğenmeye davet etti.'' Benzeri cümleler görüyorum LinkedIn'de. Ya arkadaşım kendi şirketini baya seviyor olmalı ki beni de davet etme gereği duymuş bu sevgi yolculuğuna. Hani enteresan bir sevgi dili var LinkedIn'in. Kimse başarıya doymuyor.
Herkes başarıya en az Afrikalı çocuklar kadar aç. Ben arkadaşlarımın çalıştığı şirketleri ekseriyetle beğeniyorum. Şirketler çok iyi çünkü yani çok temiz görünüyorlar. Toplantıları falan var. Güzel baya yani. İzlenimler çok iyi zaten. İzlenimler muhteşem. Mesela bir arkadaşımız kendi şirketini beğenmeye davet ediyor bizi. Biz arkadaşımızın çalıştığı şirketi beğeniyoruz. Sonra arkadaşımız çalıştığı şirketten ayrılıyor. Artık o şirket arkadaşımızın çalıştığı şirket olmuyor.
Fakat biz bu şirketi beğenmeye devam ediyoruz. Aynı LinkedIn bizi ikaz etmeli. Hani bakın arkadaşınız artık orada çalışmıyor. Tuhaf muaf mobbinglere maruz kaldı. Ayrılırken kıdemini vermediler. İhbar süresine sadık kalmadılar. Artık sizin de beğenmenize gerek yok dese. Ya da ne bileyim arkadaşınız ayrıldı. Siz bu şirketi beğenmeye devam edecek misiniz?
Gerçekten dese. Daha verimli olmaz mı ya? Ben arkadaşlarımın bir dönem çalıştıkları firmaları neden hala beğeniyorum Samet? Benim gönlüm kocaman mı? Ayran mı benim kalbim? Ben artık görüşmediğim birini İnstagram'dan silmişimdir mesela. Bunu yapıyorum zaman zaman ama aynı özeni LinkedIn'e göstermiyorum. İsmini okuyamadığım bir şirketi arkadaşım sırf çalıştığı şirkete ayıp olmasın diye bana beğendirtmiş. Ben sırf ayıp olmasın diye beğenmişim. Yakın arkadaşımın sigortası bir ara oradan yattı diye bu arada.
E bana ayıp değil mi yani? Ne sigortam var, ne maaşım, ne şirketim, üstelik vaktim de gitti yani ben bunu düşünürken. Belki ben o süreç içinde başka işlerden para kazanmayacaktım. LinkedIn'in bir başka problematiği Samet, atıyorum işten ayrıldık. Hani hangi süre içerisinde orada artık çalışmadığımızı ya da yeni bir işe başladığımızı göstermemiz gerekiyor. Bazen bakıyorum eleman oradan ayrılalı 7-8 ay olmuş. Bu bilgiye sahibim ben. Ama profilinde hala işte atıyorum Finance Manager at Korcan Temizlik AŞ şeklinde gözüküyor. Çok yapışkan ilişkiler vardır da bitince etrafa hemen anlatılmaz ya, aman siz zaten barışacaksınız şeklinde geri dönükler olmasın diye. Aynı toksikliğin kurumsal versiyonu oluyor. Yok arkadaşım ben seni biliyorum, sen artık Korcan Temizlik AŞ'nin Finance Manager'ı değilsin. Neden bu titri sürdürüyorsun LinkedIn'de? Yani siteye girip 2 dakika ayırıp düzenlemek bu kadar zor mu? Belki de açıklamakla uğraşmak istemiyordur. Hani hayatımızda aldığımız her karar milyonlarca small talk'la açıklama gereği duyuyoruz ya 2000'li yıllarda. Bak şimdi düşününce hak verdin Korcan Temizlik'in finance managerına. O kadar da haksız sayılmazmış yani. Belki de vakit bulamıyordur gerçekten. Bu noktada korcan temizlik, benim öyle bir oğlum yok diye bir hamle yapamıyor mu mesela? Yani eğer yapabiliyorsa suçu tek tarafta aramamak lazım. Yani korcan temizlik girip, bu benim finalist menajerim değil deyip onu oradan atamıyor mu? Masum değiliz bence hiçbirimiz. Korcan temizliği bilmiyorum ama Uğur Dündar'ın biyolojik babalığına dair çok sayıda spekülasyona rastladım son haftada.
Ya nasıl neticelendi bilmiyorum. Aslında habere de o kadar hakim değilim. Nasılım Samet ya? Yayına bayağı hazırlanmışım değil mi? Yani haberden haberim yok. Sonucunu da bilmiyorum. Kim ne dedi bilmiyorum ama bahsedebiliyorum. Çamur atabiliyorum. Ya izi kalıyor. Allah'tan korcan temizlik var da leke bırakmıyor. Ağabey ben de takip etmedim o haberlerin sonuçlarını yani. Ama gayrimeşru çocukların önemli bir çoğunluğu Cengiz Han'ın torunuymuş. Ben lisede tarih kitabında öyle okumuştum. Geri kalanlar da İbrahim Tatlıses'in diyebiliyorum.
Televizyonda görmüştüm öyle göstermişlerdi bize zamanında. Valla dediğin gibi yani korcan temizlik sağ olsun bak attığımız çamurlardan bizi arındırıyor. Samet ne dersin bu bölümde de hayali şirketimiz Korcan Temizlik AŞ için hayali bir reklam almayalım mı? Zaten bir şey kazandığımız yok. Senin de dediğin gibi yani daha nitelikli para kazanmayışlara gelken açalım. Bu defa da reklamlı kazanmayalım. Süper. Hayali reklamla hayali bir para kazanalım. Bu podcast bizim monopolimizmiş mesela.
Yeni bir işten kabul aldınız ama sicilinizden ötürü sizi işe almadılar mı? Ulaştırmanız gereken askerlik tecil belgenizi evde bir türlü bulamıyor musunuz? Yeni bir ilişkiye yelken açtınız ve eski hayatınıza dair bütün yazışmaları imha etmek niyetinde misiniz? Geçmişinizde yaptığınız hatalar yüzünden insanlar sizi terörist mi sanıyor? Yahut hiçbir neden yokken bambaşka bir isim ve bambaşka sosyal bağlantılarla içinde soluduğunuz gerçeklikten sıyrılma telaşında mısınız? Korcan Temizlik Anonim Şirketi
Arındırmak bizim işimiz. Yarın aramayın, hemen arayın. Bir tereddüt ettiniz gibi oldu. Etmeyin. Derhal arayın. Bakayım, hala aramamışsınız. Tahminen kaç gibi ararsınız? Düşünürseniz aramazsınız, hiç düşünmeyin. Siz tüketicisiniz, düşünmeniz gerekmiyor. Hemen arayın. Bizdeki imkanlar rakip firmalarda yok. Bizim boyumuz daha uzun, bizim sakalımız daha ak. Sakal derken, tecrübe anlamında. Biz en iyisiyiz. Öteki o bir tane temizlik var, neydi onların adı? Onlar bokum gibiymiş. Hiç güzel temizleyememişler, biz hep duyduk. Bugün arayın, bugün temizleyelim. Yarın ararsanız, yarın temizleriz. Dün arasaydınız, dün temizlemiş olurduk. Korcan Temizlik!
Abi keşke bütün reklamları biz seslendirsek ya. Buradan dinleyicilerimizi de ayıktırmış olalım. Yakın zamanda dahilinde fake reklam seslendiren podcastler görürlerse eğer lütfen bu fotoğrafın olmadığı yerlerde çiğ köfte yememeye özen göstersinler. Fake reklam bizim işimiz. Biz bunu otuzlardan kırklardan beri yapıyoruz. Dedemiz de anneannemiz de fake reklamcı bir podcasterdı. Tıpkı bizim gibi. Aynen öyle kardeşim. Yepyeni bir konu Abi hazır LinkedIn demişken önümde bir haber var. Bu haberi okumak istiyorum. Bu haberde bahsi geçen olay hikayenin diğer kahramanı olan sermayedar tarafından LinkedIn'e nasıl aktarılırdı? Bu olaydan nasıl bir başarı hikayesi çıkarılırdı? Buna kafa yoralım. Sosyal medyada yayılan bir görüntü gündem yarattı. İddiaya göre işçilerin tuvalete gittiği zamanları iş kaybı olarak gören bir işveren aylık tuvalet geçiş raporu düzenleyerek tuvalete astı.
sosyal medyada işveren hakkında kötü yorumlar yapıldı. Konuyla ilgili soruşturma açılması bekleniyor. Yani böyle bir olay işveren tarafından nasıl anlatılır bilemiyorum. Yani şöyle mesela, çalışanlarımızın lavabo sürelerini daha nitelikli denetleyebilmek adına uygulamaya geçtiğimiz aylık tuvalet geçiş raporunu hazırlayan çalışanlarımıza hediye ettiğimiz çikolata kaplı antep fıstıkları ve mouse altlıkları göz doldurdu.
Daha nitelikli kısıtlamalara imza atacağımız yanınların coşkusuyla hep birlikte falan derlerdi sanırım abi. LinkedIn'de bu olayı paylaşırken çok iyi ışıklandırılmış bir pisuvar kullanmak gerekirdi. Bir de yani bu görev tanımında olmayan bir işçiye çektirilirdi muhtemelen. Üzerinde şey yazıyor değil mi Samet? Ekibe hoş geldin. Hadi bakalım güzelce işi şimdi. Böyle şirket logosu olan pisuvarlar. Altında da kol kaslı tebrik emojileri böyle.
Çiş bitti şimdi iş zamanı böyle kocaman yazıyor. Böyle uyarılar var tuvalette. İşçilerin tuvalete gittiği zamanı bu arada iş kaybı olarak gören işverenin ufak bir yazım yanlışını düzeltmek istiyorum. Tuvalete gitmek iş kaybına değil olsa olsa çiş kaybına yol açar. Mantıklı. Kaldı ki bir işi 6 işçi ile 6 çişli aynı sürede yapamaz.
Doğru. Bu da doğru. Çişi olan işçinin veriminde bir düşüş olacağı için çiş işi doğrudan etkiler. Kulağa doğru geliyor. Çiş işi doğrudan etkiler. Yani altyapıyı, üst yapıyı belirler gibi düşün yani bu cümleyi. Öyle bir şey bu. Tüm bunların dışında önce çiş güvenliği demek istiyorum. Ayrıca çiş verilmez, alınır. Teşekkürler. Bütün kelime şakalarımı yaptım. Mevzuat konusunda bilgi açlığı duyumsayanlar da çiş hukukunda yeni açılımlar ve benzeri isimlerde bir sürü kaynağa ulaşabilirler. Olgunlar Caddesi hemen şurada. Aradığınız her konuyla alakalı binlerce kitap mevcut. Ya mesele burada aramak Samet. Merak etmek. İnsanın kendini geliştirme konusunda hissettiği şevk. Zira arayan ulaşır da. Bu da Büyükevablı Kadın'ın muhtemelen yeni albümünün adı.
...odur diye düşünüyorum. Bu şaka için de çişi işten ayıran o şanlı Ç harfine şükranlarımı sunuyorum. O olmasaydı ne yapardım, ne yapardık hiç bilmiyorum. Geçen son iki dakika çiş ve iş arasındaki Ç harfinin bize bahşettiği hoşluk. Ama hayatta böyle değil midir Fethi? Bir harf neler değiştirir? Biz de bunun üzerine yaklaşık 6 dakika. Bize izin verilse keşke sadece çiş ve iş üzerinden 3 bölüm kaydetti. Veriliyor mu?
Verilmez. O yüzden biz 2 dakikamızı bununla harcamışız. Çok mu? O kadar da olsun Samet ya. Olsun. O da bizim hakkımızdır artık ya. Bu rapor bir yandan işçiyi işçiye kırdıracak bir şey değil mi? Çünkü herkesin görebileceği bir yerde Fatma Hanım 3 saatini çişte geçirdi diye gören bir Kazım Bey var. Kendisi 20 dakika tuvalet molası veren biri olarak. Fatma Hanım'a biraz bilenir bence.
Laf arasında tabii biz sizin kadar işemediğimiz için bilemeyiz Fatma Hanım gibi laf sokmalar olur. Bence doğru bir şey değil yani. 3 saatini işeyerek geçiren bir Fatma Hanım'a örnek veriyorum Söğütöz'ünde, Balgat'ta, Maslak'ta, Levent'te rastlayamayız. Yani bir Haneke filminde rastlayabiliriz mesela. Düşününce enteresan gerçekten. Fatma Hanım 3 saat boyunca işiyor. Ya da işiyorum diyor.
Yalan söylüyor bize. Ki biliyorsun kurumsal yaşamlarda işemekten daha fena bir eylemdir yalan söylemek. Günün birinde aylık yalan raporu hazırlamaya karar verirse işveren Fatma Hanım'ın 3 saatlik çiş yalanı ortaya çıkar. Bu da pekala güzellenebilir LinkedIn'de. Bu ay hiç yalan söyletmeyen ekibime şükranlarımı sunuyorum. İyi ki burada çalışıyorum. Aşırı mutluyum. Kaslı emoji, kaslı emoji. Bu tarz paylaşımlar görebiliriz bu sefer LinkedIn'de.
Kurumsal dünyada hiç yalan söylemeyen birisi yalanın katedrali olmuştur bence Fethi. Yani sıfır yalan olmayacağı için yalan konusunda herkesi tek tek rencide edecek eylemlerde bulunmuştur bu kişi bence. Abi bu arada haberde sosyal medyada işveren hakkında kötü yorumlar yapıldı şeklinde bir cümle var. Yani bu durumu bağlamından soyutladığımızda Kapital mesela işte Marx'ın güzide eseri işveren hakkında yapılan kötü yorumlara dahil mi sence?
Sosyal medyada işveren hakkında galiz küfürler edildi. Sinkaflı kelimeler kullanıldı. Yazamamışlar tabii ki yani. Kötü yorum biraz hafif kalmış çünkü yani. Sosyal medyada işverene mimik oynamadı mı yazmışlar. Kötü yorum dediğim böyle olur. Ben kötü yorumu böyle biliyorum. Das Kapital'in bu arada olaya dahil oluşu seneler öncesinden gibi. Haberde seneler önce yazılan Das Kapital isimli kitapta işveren hakkında bazı tu kaka çıkarımlar yapıldı denebilir.
Uyutmuyor, beyin uyutmuyor bizi. Acaba nereden başlayacağız? Nasıl bu kapitalizmi yok edeceğiz? Bu sömürü düzenine son vereceğiz? Madem Marx'tan bahsettik, benim de bir sorum var. Ufak
bir soru, bir soru işareti bırakmak istiyorum. Onların arasındaki ilişki erken bir sponsorluk modeli gibi geliyor bana. Cebine harçlık koyuyor Engels, bir şeye ihtiyacı olunca ona koşuyor. Marx yeni yayınlanan kitabı için LinkedIn'den teşekkür etse, Engels'i o posta etiketlemek zorunda. Böyle düşünülebilir. Ben yine de hala düşünüyorum neden kimse Engels'i alıntılamıyor diye. Neden Marxistler gibi Engelsistler yok mesela?
Hani engelsiz bir Türkiye için buz dolu bir küvete neden girmiyor ünlüler? Yani bunun challenge'ı neden yok? Bunlar hiç düşünülmemiş yani. Marka değeri daha yüksek olabilir Marks'ın. Şirketin rutin bir toplantısında hangi isimle devam edelim gibi gündem maddesi belirlenmiş ve tartışılmıştır belki de. Marks daha iyi, daha tutar. Marks olsun bak dört harfli cuk oturdu falan demiş olabilirler.
Sonra da LinkedIn'de duyurmuşlardır. Yeni logomuz, Markz falan diye. Olmuş olabilir yani. Şöyle diyen bir prodüktör düşünsene Samet. İlk üç albüm beraber olacak. Sonra Markz için Lize ile Kontkar ile bir düet düşünüyoruz.
İşte Engelse'de dizi müziği yaptıracağız. İşte eşkıya dünyaya hükümdar olmaz 86. bölümün başında çalacak falan. Belki böyle bir statistik vardır. Böyle bir şey düşünmüşlerdir. Ama abi hayat çok acımasız ya.
İnsanları üze üze bölümü bitiriyorsun Fethi Hayat sana durmadan limon ikram ediyorsa Samet'cim Senin de bir koşu tek ele gidip İtal içki alman icap edebilir Çünkü serbest bir pazar Her şeyi bozar kardeşim Aynen öyle kardeşim Aynen öyle kardeşim Aynen öyle kardeşim Aynen öyle kardeşim Aynen öyle kardeşim
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.