
2.931 kelime · ~15 dk okuma
Biraz içeriden biraz dışarıdan bugün yine ortaya karışık yaptık ama içeride de gündem çok yoğun dışarıda da. Şimdi özellikle Amerika tarafında FED cephesini takip ediyoruz. Avrupa'dan ECB, Japonya'dan Japonya Merkez Bankası derken hem bu hafta Hafta gündem yoğun hem de önümüzdeki hafta gündem yoğun olacak. Neden?
Öncelikli olarak bugün ECB'yi izleyeceğiz. Bugün saatler 15.15'i gösterdiğinde artık kesin gözle ECB'den bir faiz indirimi bekleniyor. Peki bu bizi neden etkiliyor?
Buraya birazdan geleceğim. Dün de Kanada Merkez Bankası 4 yıl aradan sonra ilk defa faiz indirdi. Yani artık dünyanın büyük ve küresel merkez bankaları yavaş yavaş faiz indirimi döngüsüne başladı diyebiliriz. Kaldı şimdi elimizde Fed.
Fed ne zaman faiz indirecek? Aslında buna odaklanacağız. Şimdi ECB tarafında da artık bugün faiz indireceğine kesin gözle bakıyoruz ama önemli olan ve yatırımcıların burada beklediği faiz indiriminden sonra ne gibi adımların geleceği? Çünkü piyasalara baktığımızda bu yıl için hala daha 64 bas puanlık faiz indirimi beklentisi var DCB tarafında ve takip edenler için tekrar hatırlatmak istiyorum.
Fed ve Bojunda para politikası toplantıları önümüzdeki hafta gerçekleşecek. Şimdi FED tarafı demişken, FED'in burada unutmayın iki değişkene baktığını biliyoruz. Neydi bu değişkenler? 1.
Enflasyon, 2. İstihdam. Şimdi istihdam tarafında şöyle bir durum oldu. Yarın biliyorsunuz saat 15.30'da tarım dışı istihdam rakamlarını alacağız.
Fakat tarım dışı istihdam rakamlarının önce Amerika'da öncü gösterge olarak biz ADP rakamlarını alırız. Burada beklenti 175 bindi. Fakat burada özel sektörde istihdamda 152 binlik artış geldi. Yani piyasa beklentisinin altında kaldı.
Eğer yarın da tarım dışı istihdam rakamları beklentilerin altında kalırsa, Eylül'de faiz indirimi olasılığı güçlenmeye başlar. Reuters anketinde bu sabah yarınki veri olarak tarım dışı istihdam rakamının 185 bini bir artış göstereceği beklentisi hakim. Dolayısıyla veriyi şöyle okumak lazım. ADP beklentilerin altında kaldı.
Yarın da tarım dışı istihdam rakamları beklentilerin altında kalır ise Eylül'de faiz indirimi olasılığı artar. Yani aslında burada hem özel sektörde hem de tarım işi istihdam rakamlarında düşüş yaşanması riskli varlıklar sevenler için olumlu. Şimdi şöyle bir senaryo kuracağız. Burada özel sektör istihdam verisi beklentilerin altında geldiği için farkındaysanız Safi faizleri 1 Nisan itibaren gördüğü en düşük seviyeye, 4.30'un altına geldi.
Korku endeksi deseniz, orada da biliyorsunuz X12-74'lere geldi. Burada baktığımızda endeksel yine tarihi zirveye yakın. Dolayısıyla yeniden piyasada bir momentum yaşandı. Hatta eylül ayında faiz indirme olasılığı, geçtiğimiz hafta FED'in faiz indirimine gitme olasılığı %47,5'tu.
Dünkü gelen beriyle %69 oldu. Bu şu demek, buradaki olasılık belki %80'lere kadar yükselecek. Bu da şu demek. Tahvii faizleri bir miktar daha geri çekilecek.
Bununla birlikte rızıklı varlıklar biraz daha momentum kazanacak ve aynı zamanda altın gibi kıymetli metallerle de mesela yukarıya yön bir hareket görebileceğiz. Dolayısıyla yarınki veriyi Amerika cephesinde izlemek önemli. Fed'in bu yıl 49 bas puanlık bir faiz dindirimine gitmesi planlanıyor. Yani bu da iki faiz dindirimi demek ama hem yarınki veriye bakacağız hem de önümüzdeki hafta Fed'den yani Pavlov'un ağzından O nasıl bir indirim için sinyal almaya yani zaman sağlık açısından sinyal almaya çalışacağız.
Çünkü Fed başkanlarının açıklamaları hala çok daha katı. Enflasyon noktasında hala daha istenilen seviyede olmadığımızın ya da olmadıklarının diyelim altını çiziyorlar. Şimdi diğer taraftan tabii bu elinde yurt dışı hisse senede bulunduran ya da işte yurt dışında işlem gören hisse seneden oluşan fon bulunduran ya da kıymetli metaller bulunduranlar için önemli. Diğer taraftan tabii bizim gibi ülkeler için de önemli.
Neden? Çünkü Amerika'da hem tahfif faizlerinin düşmesi hem korku endeksinin düşmesi biz ve bizim gibi ülkeler için yani gelişmekte olan ülkeler için hem sıcak paranın tekrar bu ülkelere yönelebileceği hem de diğer taraftan bu ülkelerin risk firmelerinin düşebileceği anlamına geliyor. Dolayısıyla biliyorsunuz içeride CDS rakamımız burada 260 ila 250 bas puanların arasına gelmiş oldu. Evet bizim burada içeride attığımız adımlar Ortodoks politikalarına dönüş, Merkez Bankası rezervlerinin hatta net rezervlerinin artıya geçmiş olması tüm bu değişkenler etkili olsa da küresel tarafta da Fed'in atacağı adımlar da biz ve bizim gibi ülkelerin aslında risk primleri üzerinde oldukça önemli.
Diğer taraftan yavaş yavaş içeriye gelelim. Şimdi içeriye gelirken Borsa İstanbul tarafına birazdan geçeceğim ama bu hafta kurda da bir oynaklık gördük. Biliyorsunuz bugün her ne kadar sakin olsa da bu oynaklığı gördüğümüzde birçok kişinin aklında şu soru işareti belirdi. Eyvah kur tarafında yeniden bir hareket mi başlıyor diye.
Aslında ben bu harekete yanlış tepeden bakıldığını düşünüyorum. Bu hareket yalnızca bizde yaşanmadı. Geçen biliyorsunuz 32-20 derken 32-30-40-50-60 diye gitti. 40'lara geri çekildik 50-30 tekrar 60 derken sert bir hareket gördük.
Dolayısıyla daha doğru sert bir hareket değil de alışık olmadığımız, son aylarda alışık olmadığımız bir oynaklıkta artış gördük desem daha doğru olur. Fakat burada merkez olarak sorun Hindistan'dı. Neden? Hindistan, gelişmekte olan ülkelerde şu an en güçlü ülke ve en çok yatırım alan ülke.
Bu ülkede seçime gitti ve seçim sonuçlarına da yaklaşık 650 milyonluk oy sayılacak ve baktığınızda bu oylar neresi birbirine yakın. Bu da bir karışıklığa yola çağırma beklentisi yarattığı için tüm gelişmekte olan ülkelerin para birimleri dolar karşısına değer kaybetip bir de oynaklığı arttı. Dolayısıyla bugün yaşadığımız ya da bu hafta yaşadığımız kurdaki oynaklığın arkasında yatan neden buydu. Fakat Reuters'a da bugün bir haber vardı.
Bunu da yine es geçmeyelim. Minik bir dipnot olarak belirtmek istiyorum. Modi diyor, bölgesel müttefiklerin desteğine bağlı olan bir hükümet yönetecek. Bu durum yeni kabinin reform gündemine karşı.
reform gündeminde karışıklığa yol açabileceği için biraz yatırımcılar burada endişelidiyor. Yani biz açıkçası Hindistan tarafından gelişmemekte olan ülkelere bir cisim yaklaşmasını istemeyiz. Dolayısıyla bu isteyeceğimiz son senaryo, evet çünkü pastadan, gelişmemekte olan ülkeler pastasından en büyük payı alan Hindistan'dan yaşanabilecek bir karışıklığın diğer gelişmemekte olan ülkelere sıçraması bizim şu an isteyeceğimiz belki de en son durum olur diyelim. Buradaki risk çok ama çok minik ama dipnot olarak da kenara yazalım.
Peki biz içeri de tabi kur tarafını da bir kenara koyduk. Bu hafta neyi konuştuk? Bu hafta biliyorsunuz pazartesi günü itibariyle Borsa İstanbul tarafına bir baskı vardı. Hatta bu baskı geçtiğimiz haftada vardı.
Ardı ardında olumsuz haberler geldi. Bir, Coach Holding yapı kredi bankasını satıyor, 8,5 milyar dolar istiyor vs. Birçok haber dolaştı, beklenti yaratıldı ve ardından bu satışın iptal edilmesi ve Coach Holding'in masadan kalkmasıyla birlikte bir miktar aslında Bursa İstanbul'un büyüğü bozuldu kısa vadeli olarak. Ardından bir de uzun zamandır konuşulan ama birkaç gündür iyice gündeme gelen Bloomberg Terminali'ne ardından Reuters'a düşen, Borsa İstanbul'a kazançlara dergi geliyor haberi.
Dolayısıyla bir açıklama bekledik. Bu açıklama da hızlıca gelmedi. Gelmedikçe piyasada aslında bir karışıklık oldu. Neden?
Çünkü söylene, söylene, söylene, söylene bire bin katılarak her kafadan bir ses çıktı ve dolayısıyla Borsa İstanbul bir belirsizliği ve bir gri bölgenin içinde kaldı. Çünkü burada her zaman söylerim. Piyasada fiyatlar siyah ya da beyaz olarak fiyatlanır. Gri olduğunda belirsizlik ve karmaşa yaratır.
Bu da bizim için net bir açıklama gelmediği için gri olarak kaldı. Dün Meme Şimşek'ten bir açıklama geldi. Şöyle ki, kripto ve lisede kazanca dayalı değil, sınırlı bir işlem vergisi öngörüyoruz dedi. Şimdi burada sınırlı işlem vergisi öngörüyoruz dedi ama demek ki böyle bir çalışma yapılıyor.
Zaten bu kabul edildi. Fakat burada sınırlı işlem vergisinden kastımız nedir? Bizim için önemli olan bu. Çünkü Borsa İstanbul tarafında belki burada işlem vergisinin gelmesi elinde pozisyonları orta ya da uzun vadeli tutan yatırımcılar için çok önemli olmayabilir.
Fakat eğer ki burada Piyasada çok farklı rakamlar telaffuz ediliyor ve ben o rakamları hiç ihtimal bile vermiyorum. Yok binde ikiler on binde iki bile mümkün değil. Mümkün olsa dahi bir ay bile sürdürülebilir değil. Şundan dolayı evet bu orta ve uzun valiler için problem değil.
Fakat finans piyasaları ve burada sermaye piyasaları Ne üzerine kuruluştu? Borsa İstanbul'daki fiyatlamalar. Borsa İstanbul'da burası bir pazar. Bir tarafta alıcı, bir tarafta satıcı var ve şu an baktığımızda hem teknolojik devrimle birlikte diyeyim, burada günlük işlemlerin büyük bir çoğunluğu artık manual traderlarda var ama oranları gittikçe düşmeye başladı.
Algoritmalar yani robotlar ve HFT işlemlerle oluşuyor. Dolayısıyla burada her işlem başına olur da bir piyasayı bozacak kadar vergi getirilirse, burada bu işlemleri yapanların maliyetleri artacak. Tamam onlardan vergi alınsın, biz de elimizdeki pozisyonları uzun soluklu tutabiliriz diyebilirsiniz. Fakat burada şimdi bazı birbirinin domino taşı gibi etkileyecek hususlar var.
Burada maliyetler yükselirse eğer günlük işlem yapan robotlar kademe dönmemeye başlayabilir. Yani bir kademede artık alacağı karın maliyeti 4 kademe ya da 5 kademe olursa 4-5 kademe dönmek zorunda olabilir. E iyi hoş tamam öyle daha güzel olsun denildiği noktada bu işlem acminin düşmesini sebebiyet verir. İşlem acmi düştükçe likitte daralır.
Likitte daraldıkça burada şimdi bunun bir piyasa bir de aracı kurum bacağı var. Aracı kuruma birazdan geleceğim. Piyasa bacağında robotların işlemleri durdurması ya da azaltması ve işlem acminin düşmesiyle birlikte aslında piyasada oynaklık artar. Piyasada oynaklık artacağı için burada birçok hisse senedinde özellikle small cap hisselerde ya da mid cap hisselerde küçük ve orta ölçekli şirketlerde ciddi dalgalanma görme riski yaşarız.
Burada yatırımcı panik olabilir. Olmaması gereken bir fiyattan hisse senedini panikle satabilir. Yani piyasadaki bu etkin piyasa aslında hipoteze dediğimiz etkin piyasa tam olarak çalışmayabilir. Diğer taraftan tabi hacimler ciddi düşeceği için bir de bunun aracı kurum bacağı var.
Zaten iki gündür biliyorsunuz aracı kurumların halka açık aracı kurumların hisse senedleri değer kaybediyor. Çünkü bu aracı kurumlar için ciddi derecede kazançları noktasında değil zarar demek, dolayısıyla ya da kazançlarının düşmesi demek. Dolayısıyla burada aracı kurumlar eskisi kadar yüksek kalitede belki hizmet veremeyebilir, gelirlerinin geri çekilmesiyle birlikte gibi gibi birbirine bağlı birçok etmen var. Burada mesela örnek veriyorum, daha günlük işlem için, trade için gelecek ya da gelmeyi planlayan yabancı fonlar bunu tercih etmeyebilir.
Diğer taraftan çok fazla gelirden vergi alınması kısmına girmiyorum çünkü Emel Şimşek biz böyle bir plan yapmadık yani bu gündemimizde değil dediği için tamamen işlem vergisi üzerinden gittim. Dolayısıyla bunun eğer gelecekse çok ama çok cüzi miktarda olması lazım ama geldiğinde ufak yani yüksek miktarda olursa geldiğinde zaten hacim kuruyacağı için dolayısıyla ciddi bir vergi toplanabileceğini de düşünmüyorum. Hani bizim bakkal mantığı vardır ya sürümden kazanmak diye. Vergiyi eğer gelecekse çok düşük tutup işlem hacmini kısmayacak bir opsiyon olursa dolayısıyla burada sürümden kazanmak mantığı daha iyi çalışabilir diye düşünüyorum.
Şimdi sadece bu muydu bu haftaki gündemimiz? Başka şeyler de vardı. Mesela işte Kremlin'den açıklama geldi. Biliyorsunuz Türkiye'nin Brix'e katılımını memnuniyetle karşılarız diye.
Eyvah, Türkiye yeniden batıya arkasını mı dönüyor dedi piyasa. Bir tür onun satışlarını gördük. Nitekim birçok haber akışı ardı ardına geldi. Ama bugüne olumlu bir haber de var aslında.
O da Amerika tarafından. Şöyle ki, piyasanın olumlu karşılayacağı bir haber diyelim. Burada Amerika'nın Ankara Büyükelçisi Fleck'ten bir açıklama var. Bu Türkiye'nin son nesil F-16 savaş uçaklarını alması ve mevcut F-16 filosunu modernize etmesi konusunda bugün ileriye dönük önemli bir adım atıldı açıklaması geldi.
Dolayısıyla burada piyasa tekrardan bardağın dolu tarafına döndü ve evet Amerika ile ilişkiler yeniden mi şekilleniyor, yeniden mi? yükselişe geçiyor diye bir beklenti içerisine girdi. Ben özellikle burada kamu bankalarında, Halk Bank'ın üzerinde olmak üzere yükselişin ve hacim artışının arkasında bu beklentinin yattığını düşünüyorum. Halk Bank davası artık sona gelindi ve Biden'da seçime girmeden önce bu noktada Türkiye ile anlaşır mı diye bir beklenti açıkçası yok değil.
Piyasada sıkça konuşulan bir durum. Şimdi Borsa İstanbul tarafında tüm bu haber akışlarını bir kenara koyacak olursak gelin isterseniz teknik tarafa bakalım. Aslında tüm bu haberleri bir kenara ittiğimizde teknik bize hani derler ya perşembenin gelişi çarşambadan belli olur diye tam böyle oldu. Şöyle ki iki hafta önce hatırlayın biz burada sohbet ederken sizlerle zaten şunu konuştuk.
Sevgili arkadaşlar 350 dolar bir kalemle geçilebilecek bir seviye değil. Dolayısıyla buradan muhtemelen satış alacağız. Bu satışlarda da 320 dolara kadar muhtemelen gideceğiz ve 320 dolar o kırdığımız direnç bakalım bize destek olacak mı? Burayı izleyeceğiz demiştik.
Aslında yaşadığım senaryo tam olarak bu. 344 dolardan başladık satışa. 320 dolarların altında kalamadan şimdi piyasa bir pivot olarak. Yani 320-22 yani 10.400.
Bakın pivot noktamız burası. Ama bu tamam mı, devam mı derken Borsa'da öldük, bittik ya da yeni momentum'a gidiyoruz olarak düşünmeyin. Zaten Borsa İstanbul şu an güçlü bir trendin içerisinde, ara düzeltme içerisinde ki iki yıldır hep bunu anlatmaya çalışıyorum. Bakın tepeden yüzde 18-19 ara ara düzeltmeler yaşadık.
2-3 yıldır Borsa İstanbul tarafında ve her zaman ayı piyasasına girdiğimiz iddia edildi. Teknik anlamda çok eleştiri alsam da bu ayı piyasası değil. Güçlü bir trend içerisinde düzeltme sürecidir. Şu anda içinde bulunduğumuz durum da budur.
Yani içinde bulunduğumuz durum Borsa İstanbul'da trend içerisinde bir düzeltme sürecidir. Peki bu düzeltme süreci nereye kadar gidebilir? Bunu şöyle ifade edebilirim. Şu an 10.400 biraz daha bizim için pivot dedik.
Eğer ki Sevgili Selçuk'u da burada almadan edemeyeceğim. Geçtiğimiz hafta çünkü Selçuk da bunun altını çizdi. 8 günlük ortalama. Çünkü 8 günlük ortalamaya baktığımızda piyasa aslında Mayıs'ın sonunda günlük grafikler sat verdi.
Şundan dolayı sat verdi. Çünkü yavaş yavaş kısa vadeli ortalamaların altında kapanış vermeye başladık. İşte 5, 8. Şu anda her yukarı gitmeye çalıştığımızda fiyat 8 günlük ortalamaya çarpıp çarpıp dönüyor ve bir şekilde üzerinde kalamıyoruz.
Bugün bu seviye 10.459 puan seviyesi. Eğer ki bu 10.500 diyelim, 10.500'lerin üzerinde zaten kalabilsek piyasa yeniden bir 10.900 denemesi yapmak için iştahlanacak.
Fakat kalamadıkça piyasada o ya da bu şekilde bir baskı oluşuyor. Bu baskı da şöyle okunabilir, en kötü senaryoda aşağıda bizi 9.980-10.000 banla doğru çekebilir.
Ama ben buranın çok ama çok kuvvetli bir destek olduğunu düşünüyorum. Yani burada bir pivot olarak ya da bir araf olarak belki de burayı kabul edecek olursak buradan pozisyonu açmanın çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum Borsa İstanbul tarafında. Bir, ya 10.000 ya da 9900'lere doğru bir geri çekilme olursa o bant aralığı içerisinde pozisyon tekrar yerine koymak ya da açmak gerekir ya da 10500'ün üzerinde yeni pozisyonla Borsa İstanbul'u kısa vadeli düşünenler oyuna dahil olmak lafını da çok sevmiyorum ama mecazi anlamda kullandığımı hatırlatmak istiyorum oyuna dahil olabilir.
Şimdi bunun dolar bazlı karşılığı da şu an biz bu sohbeti gerçekleştirirken zaten 323 dolar zaten bak vaktiniz olduğunda bir TL bir de dolar bazlı grafiği yan yana açın kurda bir hareket olmadığı için grafik birbirinin aynısı son haftalarda. Dolayısıyla burada da bizim için kritik seviye 323-325 dolar minik burası. Buranın üzerine atabilirsek işte yeniden 340-350 dolar denemesi yapacağız. Bu da zaten az önce ifade ettiğim gibi 10.500 TL tekabül ediyor.
Dolayısıyla biz ne yaptık? 350 dolarlara doğru gittik. Şimdi 320 doların üzerinde kalıp kalamamanın kararını vermeye çalışıyoruz. O nedenle burada eğer geri çekilme devam ederse dediğim gibi aşağıda dolar bazlı bakanlar için bizi 310 dolar karşılayacaktır diye düşünüyorum.
Diğer taraftan, çok konuşulan bir konuya açıklık getirmek isterim. Bank of Amerika, Borsa İstanbul'da çok ciddi satışlar yapıyor. Borsa İstanbul'dan çıkıyor, öyle pozisyon kapattı, böyle pozisyon sattı. Bu tarihte bir ilk gibi birçok yorum görüyorum.
Şimdi burada bir takası açıklama yapmak isterim. Şöyle, evet, Mayıs başı itibariyle Bank of Amerika tarafından çok ama çok ciddi bir satış var. Fakat bu satışa bakıyorum 20 milyara ulaştık, bu da doğru. Bu normalde görmeye alışık olduğumuz bir tablo mu?
Hayır. Ama burada bir kurum satıştaysa bunu tek başına okumak doğru olmaz. Neden? Çünkü bunun bir karşı bacağı var.
Yani ben bakıyorum bu satışlar satılmış da bütün piyasa tarafından dağılmış mı? Hayır. Zaten iki kurum tarafından bu satışlar karşılanmış. Dolayısıyla ben bunun çok ama çok büyütülecek bir durum olmadığını, burada bu işimin karşılıklı olduğunu düşünüyorum.
Yani piyasada şu an karar verirken Bank of America sürekli pozisyon kapatıyor, dolayısıyla çok kötü günler geliyor gibi bir bakış açısında açıkçası sağlıklı olmadığını düşünüyorum diyebilirim. Peki, burada satışlar olmuş ama böyle yabancı kurumlardan alımlar da olmuş Mayıs başı itibariyle. Ne almış bu kurumlar ona bakalım. Mesela burada en çok alım yapanlar da kurumlara bakıyorum.
Bank Bank. Diğer taraftan bununla birlikte yine Sabancı Holding, Ford, Pegasus, Aireli'yi görüyoruz. En çok alım yapılanlardan. Peki, biraz daha mesela daraltıp kısa vadede burada pozisyonlar nerede artmaya başlamış?
İsterseniz biraz da oraya bakalım. Çünkü burada biraz daha baktığımda tablo şuna dönmeye başladı. Telekomünikasyon. Koç ve Sabancı'yı görüyorum, evet.
Türksel'i görüyorum burada. İşte Türksel tarafında mesela bir pozisyonlanma var. Ereğli, Kardemir, Petkim. Bu senaryo bana şunu söylüyor.
Çünkü burada mesela yabancı kurumlar tarafında burada mesela biraz daha Yapı Kredi Bankası garanti de pozisyonların azaltılıp burada işte Ereğli'de, Kardemir'de, Petkim'de pozisyonların arttığını görüyoruz. Dolayısıyla piyasa bir rotasyona hazırlanıyor olabilir. Şimdi bunun teyidini almaya çalışacağız. Çünkü bankacılık endekse çok kritik bir yere geldik.
14600 orası. Yani bugün de gördüğümüz en düşük seviye 14672. Ben 14600'ü şöyle önemsiyorum. Çünkü buranın altında sertleşecek bir şekilde bankacılık endeksi 13200'lere kadar sert bir düzeltmenin içine girebilir.
Bu da şu demek. İlla peki Borsa İstanbul'u devirir mi peki bankacıktaki geri çekilme? Buranın yanına soru işareti koyabiliriz. Eğer bu Türk Hava Yolları, BİM, Türksel, Sabancı Holding, Ereğli gibi hisselerle kompansiye edilirse hayır deviremez.
Yani o zaman işte bir rotasyon değişimi görürüz. Takaslar yavaş yavaş bunu göstermeye başladı. Yani ama diğer taraftan burada açıkçası 14-600'lerin altında kalmaz ise 16-200 denemesi de yeniden bankacılık tarafı yapabilir. Yani bankacılık şu an çok kritik bir seviyede.
Bununla birlikte bankacılık böyle çok diken üstünde dururken burada diğer taraftan SNAİ tarafı da SNAİ Endeks olarak aşırı satım bölgesinde. Dolayısıyla aslında grafik bize burada rotasyon yapmanın hiç de mantıksız olmadığını gösteriyor. Yani çok ufak bankalar tarafını uzun zamandır taşıyorsunuz hafif hafif burada karlar alıp mesela sınaviye geçiş yapabilirsiniz ve bu da biraz daha giden sektörden kar alıp gitmeyen sektöre ekleme yapmak şeklinde olabilir. Ama dediğim gibi bu eklemeyi yaparken de tabi Borsa İstanbul'da hala daha yani günlük trafiklerin sat pozisyonda olduğunu unutmamak lazım.
Ve burada bir de bir eklemem daha var. Piyasada hacibi artan hisse senetlerine de odaklanmak lazım diye düşünüyorum. Son zamanlarda Erel'deki hacim artışı, yeniden Tüpraş'ta artan hacim artışı, işte Petkin'de, SASA'da, Ülker'de, Turkcell'de Bu yavaş yavaş bize yani ben bir rotasyon değişikliğinde girebilirim bakın diyen bir piyasa var gibi gösteriyor bize. Dolayısıyla burada biraz daha hem takas anlamında hem teknik anlamda daha sık incelenmesi gereken bir döneme girdik.
Aman zaten banka alıyorum her türlü kazanıyorum. denilen dönemden de çıktık diye düşünüyorum. Bugün ve yarın zaten içeride beklediğimiz bizim çok önemli bir veri akışımız da yok. Haftaya sevgili Selçuk Gönenşlerle birlikte zaten detaylı olarak burada yorumlarımızı sizlerle paylaşacağız.
Şimdiden beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Haftaya görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, bol kazançlar diliyorum. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.