Podcast

TCMB faiz kararı ve piyasalara olası etkileri | Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa #80

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa yeni bölümüyle yayında!

Perihan Tantuğ, TCMB'nin bugün açıkladığı faiz kararını ve piyasaya olan olası etkilerini yorumladı.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.631 kelime · ~13 dk okuma

Herkese merhabalar. Perihan Tantu ile Kahve ve Borsa'ya hoş geldiniz. Tabii biz bugün Borsa'yı yorumlayabilmek için özellikle Merkez Bankası'nın faiz kararına da değinelim. Neden?

Çünkü biz bu sohbeti gerçekleştirmeden yaklaşık bir saat önce Merkez Bankası'ndan faiz kararını aldık. Buraya kadar bir sıkıntı yok aslında. Çünkü neden? Piyasanın beklediği gibi Merkez Bankası faizi arttırmadı.

Zaten %50'de sabit bırakmasını bekliyorduk ama ne dedik? Bizim için önemli olan netin dedik. Neden? Çünkü Şimdi burada Metin'de öne çıkan başlıkların biraz üzerinden geçip borsaya öyle devam etmek istiyorum.

Transkriptin tamamını oku

Çünkü bundan sonraki süreçte ben Merkez Bankası'ndan zaten 1-2 aydır bir faiz artışı beklemediğimi ifade etmiştim. Beklememeye de devam ediyorum. Ama Merkez Bankası diyor ki parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkilerini biz yakından izliyoruz. Kuru, parasal sıkılaşmanın gecikmeli etkilerini göz önünde bulundurduğu için bunu izlemeye bir devam ediyor.

Dolayısıyla biz faizleri sabit tuttuk ama diyor yıllık değil. Bakın baz etkisiyle düşen enflasyondan bahsetmiyoruz. Biz diyor aylık enflasyonun ana eğilimine bakacağız. Eğer bu ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanamazsa ve enflasyon beklentilerimizde öngörülenin dışında bir şey gerçekleşirse biz para politikası duruşunu daha da sıkılaştırırız diyor.

Yani gerekirse faiz artışına gideriz demek. Ama önümüzdeki aylarda şu anki şartlar altında bu gerekecek mi derseniz cevabım hayır. Bununla birlikte zaten faizlerin düşmesi gibi bir şey kesinlikle şu an söz konusu değil. Neden?

Aylık enflasyonun ana eğilimi de zaten belirgin ve kılıcı bir düşüş sağlığına kadar da bu sıkı para politikası sürdürülecektir diyor. Bu şimdi işin bir kısmı. Geliyorum enflasyon tarafındaki söylenenlere. Şimdi burada bazı olumsuzluklar var.

Metin zaten çok net. Bu ekip değiştikten sonra gelen Metin aslında, Metinlerin hepsi çok net. Ve Metin de diyor ki, Nisan ayında aylık enflasyonun ana eğilimi sınırlı bir zayıflama. Böyle çok istediğimiz gibi değil.

Beklentilerinde bir tık altında gelmişti hatırlayacağınız üzere. Şimdi Mayıs baz etkisiyle zaten yıllık enflasyon yükselecek. Sonra baz etkisiyle düşüş direnme girmesini bekliyoruz. Ama burada önemli olan, Aylık enflasyonun trendi.

Şimdi diyor ki, yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi taleple ilk çehreye kıyasla yavaşlamaya işaret etmiştir diyor. Ama bununla birlikte tüketim malı ithalatı nisan ayında artarak cari işlemler dengesindeki iyileşmeyi sınırlamıştır diyor. Şimdi burada ufak bir çıkmazımız var. Nedir bu çıkmaz?

Değerli TL. Şimdi kur tarafı uzun bir süredir 32.20 bandında hareket ediyor. Buraya kadar tamam.

Eğer siz bunun enflasyon bacağından özellikle kur geçişkenliği tarafından bakacak olursanız bu bizim için olumlu. Yani kurdaki oynaklığın düşük seyri bununla birlikte TL'nin değerli seyretmesi enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletiyor kur geçişkenliği bacağından fakat bununla birlikte içeride maliyetler yükseldiği ve diğer taraftan ihracat ve ithalat dengesine baktığımızda ihracat yapanların bu değerli TL'den olumsuz etkilendiği ve bir malı işte burada bahsedildiği gibi ithal etmenin yavaş yavaş artık 2011-2012 yıllarında olduğu gibi ucuza gelmesi bir miktar artık tüketim malı ithalatını tetiklemeye ve buradaki talebi arttırmaya başladı. İşte burada bir çıkmaza giriyoruz. Neden?

İşin bir bacağı kur geçişkenliği ve kur tarafındaki talebi kesmek ki kesildi. İki, cari işlemler dengesi. Yani burada ithalat artmaya devam ettikçe cari işlemler dengesindeki iyileşme sınırlı hatta bozulmaya devam edecek. Dolayısıyla burada bir çıkmaza girdik.

Bu nedenle ben uzun bir süredir biliyorsunuz değerli TL tarafının ve kurdaki oynaklığın düşeceği, TL'nin değerli kalacağının altını çizen biri olarak bir miktar TL'ye değer kaybettirilebilir diye düşünüyorum. Bilinçli olarak yapılabilir diye düşünüyorum. Ama yine de bu enflasyonun altında kalacağı için ben çok sert bir hareket yaşanacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte izleyeceğim önemli unsurlardan birisi cari işlemler dengesindeki iyileşme olacak.

Peki Perihan neden faiz artışı beklemiyorsun? Sert bir enflasyona düşüş mü bekliyorsun diyecek olursanız aslında ben iki aydır söylediğim bir unsur şu. Evet biz şu an politika olarak herkesin anlayacağı şekilde anlatacak olursam beklenen enflasyonu baz alıyoruz. Neden?

Bakın faiz dediğiniz sizin 12 aylık örnek veriyorum bir yıllık faiz dediğiniz oran geleceği temsil eder. Dolayısıyla şu an içinde bulunduğumuz enflasyon, yıllık enflasyon örnek veriyorum 169'sa bu geçmişten gelen veridir. O nedenle 12 ay sonrasının faiziyle enflasyonu karşılaştıracağınız zaman gelecek enflasyon beklentisine bakmak lazım diyor şu anki ekonomi yönetimi. Çünkü bunun iki yöntemi vardır.

Mevcuta bakarsınız yani geçmiş ya da geleceğe. Şu anki yönetim geleceğe bakıyor. Yani diyor ki 12 ay sonraki yıllık enflasyon beklentisini alacağız. Dolayısıyla burada bir bu açıdan baktığımızda ben bir faiz artışı yapılmayacağını düşünüyorum.

İki artık bu noktadan sonra politika faizinin işlevselliğinin eski Türkiye göre daha azaldığını düşündüğüm için daha çok makro ihtiyati çerçevede, burada ben sadeleşmenin devam edeceği, bu zaten biliyorsunuz meykul kıymet testi uygulamasına sonlandırılmıştı, daha çok ek adımlar atılacağını düşünüyordum ki zaten bugün özellikle burada Merkez Bankası yayınını yaptık ve işte Merkez Bankası'nın metnini yoramadık derken zaten hemen ardından ne oldu? Adımlar geldi. Şimdi zorunlu karşılıklar tarafında biliyorsunuz artışa gitti Merkez Bankası. zorunlu karşılık faizle komisyon uygulamalarını değiştirdi.

Şimdi Türk Lirası mevduat ve kur korumanı mevduat hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarını da arttırdı. Ben bu ilave önlemlerle artık devam edeceğini düşünüyorum ve hatta piyasada oluşan likitle fazlasını ilave tedbirlerle sterilize edeceğiz diyor. Bu depo alım ihallerine devam edeceğini düşünüyorum o nedenle. Bu da bir miktar yine piyasadaki mevduat faizlerini 1-2 puan yine arttırabilecek bir diğer unsur olarak karşımıza çıkabilir.

Dolayısıyla bundan sonraki süreçte beklentim az önce de ifade ettiğim gibi politika faizlerinin sabit kalacağı ve bu kur tarafındaki oynaklığında düşük seyredeceği tarafında. Şimdi döndük işin burada makro bacağından finansal piyasalar tarafından ve sermaye piyasaları tarafından. Şimdi kurda çok sert bir hareket beklentim yok dedim. Ama şimdi grafiklerimizi Borsa İstanbul tarafında yorumlarken ne diyoruz?

Eğer bir fiyat hiç fiyatlanmamış bir seviyeye geldiyse ikinci bir göz olarak ne yapıyoruz? Bunu dönüyoruz grafiği dolara çeviriyoruz ve dolar bazı olarak daha önceden hangi seviyelerde maliyetlenme bölgesi yaşanmış buralara bakmak lazım diyoruz. Geçtiğimiz yıldan beri ilk bu seviyemiz bizim hedef olarak 300 dolardı hatırlayacağınız üzere. Bu seviyeye gelmiştik ve 300 dolardan aldığımız satışla birlikte Borsa İstanbul bir konsolidasyon düzeltme sürecine girmişti hatırlayın.

Sonra bu hareket kalktı. 325 dolara gitti ve ben bir iki hafta önce yaptığım yayında ben 325 doların tek kalemde geçilmeyeceğini düşünüyorum dedim ve evet oradan da aldığımız satışla birlikte bu sefer 325 doları kırıp nereye gittik? 344 dolara. Şimdi geldik bir hedefe daha.

Orası neresi? 340-350 dolar bandının Şimdi buraya kadar da neyle geldik? Bankalarla geldik biliyorsunuz. Bankaların ağırlığı Borsa İstanbul üzerinde artmaya devam ediyor.

Dolayısıyla şu an bankacılık endeksindeki seyirle Borsa İstanbul arasındaki ilişki yani Bistüz Endeks arasındaki ilişki son derece yakın seyrediyor. Ben şimdi de bu 340-350 dolar bandını önemli izleyelim diyorum. Neden? Çünkü bu 350 doların üzerinde de eğer haftalık kapanışı almayı başarabilirsek de şu an başaramıyoruz.

Bu 350 doları da ya ben grafik açamıyorum şimdi nasıl hesaplayayım diyecek olanlar için çok basit. 350 dolarla anlık kuru 32.20'yi çarpıyorsunuz. Aşağı yukarı zaten 11.300'leri konuşuyoruz burada ortalama.

Pivot olarak alacak olursak. Dolayısıyla TL tarafından bakanlar da 11.300'ü baz alabilir. 11.300'ün üzerinde yeni bir momentum,

bir 50 ila 60 dolarlık daha yukarı yönlü bir momentum yaşanabilir. Ama burada biraz dinlenmemiz daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü yavaş yavaş aslında piyasada da bir aşırı alım bölgesi yaşanıyor, aşırı alım bölgesine girdik. Peki şimdi Eğer ki 11.300 yukarıda ya da 350 dolar bandı,

340 ila 50 dolar bandı takip edeceğimiz seviye ise biz aşağıda nereyi izleyeceğiz yani nerede bir bozulma olur diyenler de olabilir. Şimdi aşağı yukarı 10.900'lerdeyiz. Biz bu sohbeti gerçekleştirirken Borsa İstanbul tarafından.

Şimdi biz burada neyi izleyeceğiz? Bizim burada aslında izleyeceğimiz seviye aşağı yukarı 10.600-10.700 puan seviyesi.

Biliyorsunuz bu hafta boyunca ara ara gevşemeler gördük Borsa İstanbul tarafına ama farkındaysanız bu gevşemelerin tamamı burada kısa vadeli ortalamalar üzerinde sönümlendi. Genelde 10.800 bandı da çalıştı. Şimdi o nedenle 10.670,

10.700. Burayı izlemek lazım. Eğer buranın altında kapanış aralırsak piyasa biraz daha düzeltme isteğiyle birlikte 10.300'lere kadar geri çekilme yaşayabilir.

Geçtiğimiz haftaya baktığımızda 232 milyon dolarlık yabancı yatırımcının pozisyon azalttığını görüyoruz. Yani Hisse tarafında net çıkış yaptığını görüyoruz. Hisse cephesinde şimdi bu özellikle piyasadaki 11.100'lere doğru momentumu yaratan da biliyorsunuz Koç Holding'in Yapı Kredi Bankası'nı satmak için Araplara 8,5 milyar dolarlık teklif %60'ına tekabül eden kısmı 8,5 milyar dolar istenen dahil bir haber geldi.

Zaten bu momentumla birlikte biz dolayısıyla bu 11.088'leri gördük ama şimdi bu haberin detaylarını bilmiyoruz. Detaydan kastım şu, bir görüşme olduğu konusunda netiz. Neden?

Çünkü zaten Coach Ordin kamu yaydınlatma platformuna yapmış olduğu açıklamada şunu söyledi. Dedi ki, evet bir ön görüşme safhasındayız fakat net bir fiyat ya da bir imza yok. Dolayısıyla ben şunu anlıyorum, evet yani Coach Ordin yapı kredi bankasını satmayı düşünüyor olabilir, istiyor olabilir. Yani bir masada bir pazarlık var.

Dolayısıyla burada önemli olan fiyat olacak. 8,5 milyar dolar dediğinizde aşağı yukarı bu 50'li rakamlara tekabül ediyor ve hani yukarı yönlü upside'ı ve diğer taraftan bankacılık tarafındaki momentumla tetikleyebilecek bir unsur. Ama burada 8,5 milyar dolarlık bu hedef artık bir benchmark oluşturuyor piyasada. Bunun altında bir satış rakamı gelirse, bu piyasa tarafından kısa vade olarak tersine de okunabilir.

O nedenle burada biraz temkinli olunması gerektiğini düşünüyorum açıkçası. Şimdi bugüne de baktığımda yine Bank of Amerika'nın satışlarının ön planda olduğunu görüyorum. Dolayısıyla ben burada pozisyon yönetecek birisi olsam ne yapardım? Temkinli moda geçerdim.

Şundan dolayı böyle kritik seviyelerde her zaman aynı şeyi tekrarlıyorum. Alım iştahınızı yani vitesinizi düşürün bir kere. Alım iştahınızı da düşürün. Ne yapmanız lazım?

Elinizde pozisyon varsa, iki opsiyonunuz var. Tutmaya, iş sürensi topla tutmaya devam edebilirsiniz ya da 11.300'lere doğru pozisyon azaltıp üzerinde kalınca yeniden pozisyon açabilir ya da azalttığınız bu pozisyonları olur da bir geri çekinme olursa aşağıdan yerine koyabilirsiniz. Ama ben 11.000 ila 11.300 bandı içerisinde pozisyon eklemesi yapmak istemezdim açıkçası.

Yani bunu bir strateji yönetimi olarak doğru bulmuyorum. Ha, buradan koymadığım pozisyonu eğer geri çekilme olmazsa, inanın 11.300'ün üzerinde, 350 doların üzerinde koymak, zaman avantajı açısından daha az maliyetli olacaktır, stopla koymak. Dolayısıyla burada strateji yönetimini bu şekilde yapmak lazım.

Burada ama biraz yavaş yavaş alsa tahvil tarafına çok iyi iki haftadır para girişi var. 2.8 milyar doların ardından 1.3 milyar dolar daha para girişi oldu nette.

Ama o momentum'u şu an hisse tarafında görmüyoruz. Ve kur tarafı da yukarı gitmediği için haftalardır aynı şeyi söylüyorum, Borsa İstanbul'a dolar bazı olarak marj açmıyor. Dolayısıyla biraz şimdi burada kenarda elimizi küçülterek aslında burada pozisyonlarımızı temkinli moda sokup piyasayı izleme taraftarıyım. Her zaman biliyorsunuz piyasada çok olumsuzluk olduğunda eğer ki bu orta vadede olumluya dönebilecek bir unsursa arkanıza yazsanın böyle durumlar pozisyon arttırmak için doğru zamanlardır diyen ben.

Şimdi de hazır bu piyasada çok ciddi bir momentum yaşanıyor ve gerçekten herkesin risk iştahı çok yüksek. Piyasa 400 dolara 500 dolara 800 dolara gidecek diyenler var. Şimdi diyorum ki bir bakalım ne olacak. Çünkü burada önemli olan artık 350 dolardan sonra piyasanın nereye gideceğini tahmin etmeye çalışmak değil.

Burada 350 doların üzerinde zaten piyasa yoluna devam ediyorsa pozisyon arttırabilmek ama tıkanıyorsa ve bir miktar aslında burada gelen ordinolar kârı alıp kenara geçmek istiyorsa da işte daha arttırmamak. İşte zaten asıl mesele bu. Çünkü burada bankacılık tarafı ön planda dedik ve bankacılık tarafına da özellikle bakmak istiyorum. Neden?

15.525 şu an bankacılık tarafında. Gerçekten baktığımda çok net bir trend var bankacılık tarafında. ama yine bankacılıkta da momentum'un yüksek olduğunu ve bir miktar aslında aşırı alım bölgesinde olduğunu görüyorum.

Soru bu. Edebilir. Nereye kadar edeceğini hatta bilemeyiz ama Bu bölgeler pozisyon arttırmak için doğru bölgeler değildir. Dolayısıyla biz burada bankacılık tarafında ne yapacağız?

İstürensiz toplarla şimdi bankacılık tarafını izlemeye devam edeceğiz. Elimizde pozisyon varsa 14.731. Şu an bankalar tarafında olası geri çekilmenin kompense edilebileceği seviyeler.

Dolayısıyla burada bir miktar realizasyon gelse dahi bankacılık tarafında kabulümüz. Ama dediğim gibi aşırı alım bölgesinde olduğumuz için şu an buradan gözünüzü kapatın banka pozisyonumuz da arttı. demem de açıkçası çok doğru olmaz. O nedenle şu an bankalar tarafında da baktığımızda az önce ifade ettiğim gibi aşağı doğru geri çekilmeler eğer ki 14.731'lerin üzerinde kalabiliyorsa evet işte o zaman bunu bir fırsat olarak okuyabiliriz.

Peki tüm bunlar olurken bizsüzün dışında kalan hisse senetlerinde neler oluyor? Biraz da burayı konuşalım. Şimdi az önce ne dedim? Bankacılık tarafında 15.500'leri konuşuyoruz.

Yani yılbaşı itibariyle %77 6 aylık getiriye baktığımızda %93'lük getiri sağlayan bir endeks var karşımızda. Bizsüz endeksi ne yapmış derseniz, bizsüz endeksi tabii bankacılık endeksinin gerisinde kaldı. Şu anki getirilerle birlikte bu yılki getirisi %46, 6 aylık getirisi %38'li diyebiliriz Bistüz'ün. Yani bankacılık tarafı gerçekten Bistüz'ün çok çok üzerinde bir performans getirirken, şimdi Bistüz tarafının dışında kalan Hisselere bakalım.

Nedir onlar? Onların endeksi X tüm Y'dir. Yani biz yüzün dışındaki tüm hisselerin oluşturduğu endekstir. Peki orada ne olmuş ve oradaki seviyeler neler?

Biraz da onu konuşalım isterseniz. Şimdi oraya baktığımızda bu yıl %40'lık bir getiri var ama 6 aylık getirisi mesela %22'de kalarak endeks altı performans göstermiş. Dolayısıyla şimdi X-TÜM-Y dediğimiz tarafta biz hangi seviyeleri izleyeceğiz? Biraz orayı konuşalım.

X-TÜM-Y 36.244 puandan geçiyor. Siz de örnek veriyorum Bistüz tarafını izlerken eğer elinizde bulundurduğunuz hisse Bistüz'ün içerisinde değil ya da dışında kalıyorsa ve oradaki momentumu da takip etmek istiyorsanız bu endekse bakabilirsiniz. Şimdi burada yavaş yavaş bir sıkışma başladı.

Onu söylemek istiyorum. Yani neden? Çünkü piyasada eğer bir kar alma isteği olursa Şu sıkıntı yaşandı. Evet, bankalar çok hızlı gitti.

Bankacılık dışındaki şirketler aynı momentumu gösteremedi. Peki bankalara satış geldiğinde tüm piyasaya satış gelecek mi? Aslında spesifik olarak her şirkete satış gelememe ihtimali var ve burada pozitif ağırlaşabilecek şirketler de olabilir. Ama tabii biz neye bakıyoruz?

Genel olarak endekse bakıyoruz. Şimdi endekse bakarken ben burada 36.000 seviyesini önemsiyorum. 36.000 seviyesinin üstünde kaldığımız sürece ben X'üm Y tarafında kısada bir daha geniş momentumlu bir hareket başlayacağını düşünüyorum.

Neden? Çünkü grafikler bana sıkıştım diyor. Dolayısıyla tabii şu an hali hazırda endeks altında birçok hissesenin getirisi kaldığı için umuyorum bu sıkışma yukarı yönlü bir patlamanın habercisi olur diyelim. Ama burada dediğim gibi bu sıkışmayı şu an hali hazırda yakından takip etmek gerektiğini düşünüyorum.

36.000, 35.900. Burayı izlemek, buranın üzerinde kaldığımız sürece yukarı yönlü X tüm Y'yi okumak gerekir diye düşünüyorum.

Bir miktar burada. O nedenle rotasyon değişimi de yaşanabilir X tüm Y tarafında. Bunu da unutmamak lazım. Şimdi dediğim gibi yani piyasa tarafında çünkü katalizörler de azalmaya başladı.

Bunu da hatırlatmak istiyorum. Neden? Çünkü işte Temmuz'a gelebilecek bir not artışı. Bununla birlikte Türkiye'nin gri liseden çıkması.

Geçen hafta da konuştuk. Sevgili Selçuk'la da konuştuk. Bunlar şu an bir miktar fiyatların içerisinde. O nedenle yeni katerizörler ve yeni ordinalarla birlikte ben piyasayı izlemenin daha doğru olacağını düşünüyorum.

Bundan sonraki süreçte. Bugünkü sohbeti özellikle ben içeriye ayırmak istedim. Neden? Hem Merkez Bankası'nın faiz kararı net bir şekilde yorumlayalım hem Borsa İstanbul tarafına daha ağırlık verelim diye.

Ve tabii bir miktardan kısaca burada sizlerle bu yabancı kurum raporlarından da biraz üzerinden geçmek istiyorum. Arda arda yabancı kurumlardan da bu aralar olumlu raporlar gelmeye başlıyor ve devam ediyor diyeyim. Başladı zaten de. Örnek veriyorum şimdi Siti tarafında Türk piyasaları Rönesans anının eşiğinde diye bir rapor yayınladı.

Ama bu raporda benim için önemli bir nokta var. Siti diyor ki zaten bu ortodoks politikalara döndükten sonra o az önce bankacılık tarafındaki anlattığım momentum için evet zaten sizin diyor bankacılık sektörünüz çok iyi bir performans gösterdi. Dolayısıyla biz Türk bankalarına karşı görünüş olarak şu an diyor nötr. Yani notürde ne demek?

Artık buradan bir al tavsiyemiz yok diyor. Ama Borsa İstanbul için daha defansif ve tüketim tarafını ön plana çıkartıyoruz. O nedenle biz BIM ve Coca Cola'yı beğeniyoruz diyor. Citi'nin burada mesela tavsiyesi.

Dönüyorum Bank of Amerika'ya. Biz de Bank of Amerika diyor ki TL'de uzun pozisyon öneriyoruz diyor. Neden? Buradaki kere getirisi, cari dengedeki mevsimsel pozitif görünüm, sıkı parasal koşullar ve rezervdeki artışların hepsini bir potada erittiğimizde diyor, Türk Lirası'nda uzun pozisyon tavsiyemizi koruyoruz diyor.

Buna da katılıyorum. Diğer taraftan yani Siti tarafında ki aslında bazen yabancı raporları eleştiriyorum biliyorsunuz ama Siti tarafındaki bu bankacılık tarafındaki bu çekimsel görüşe de az önce bunu ifade ettiğim için hazır raporada atıfta bulunmak istedim. Buna da katılıyorum açıkçası. Yani burada artık pozisyonu almış olan için durum farklı.

Diğer taraftan hiç pozisyonu açmamış olan için ise durum bambaşka. Evet şu an bankacılık endeksinin tarihi zirvesi 1000 dolarlarda. Hala daha buranın yarı yolundayız ama biraz daha burada bankacılık tarafında bundan sonraki süreçte iz süren stopla gitmenin ben olumlu olacağını düşünüyorum. Bu mini raporlarla da size veda etmiş olayım.

Önümüzdeki hafta tekrardan görüşmek üzere Perşembe günü. Beni dinlediğiniz için şimdiden herkese teşekkür ediyorum. Bol kazançlar diliyorum. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)