Podcast

BIST100 endeksi dolar bazlı direnci aşabilecek mi? | Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa #78

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa yeni bölümüyle yayında!

Perihan Tantuğ, BIST100 endeksinin dolar bazlı direnci aşabilme senaryosunu ve dikkat edilecek seviyeleri yorumladı.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.891 kelime · ~14 dk okuma

Herkese selamlar. Kahve ve Borsa'ya hoş geldiniz. Bugün biraz içeride kalmayı planlıyorum. Neden?

Çünkü bizim için önemli bir gündü. Bu yılın ikinci enflasyon raporu sunumunun gerçekleştiğini sayın Fatih Karahan. Biraz burada öne çıkan başlıklar üzerinden gidelim. Piyasaya etkilerini değerlendirelim istiyorum.

Şimdi neler söyledi Karahan, neler oldu? Biraz onun üzerinden geçeceğiz. Birincisi, bu arada yıl sonu tahminlerinde, tahmin de demeyelim de hedef diyelim. Merkez Bankası'nın yıl sonuna koyduğu aslında bir tahmin değil, bir hedeftir.

Transkriptin tamamını oku

Bu hedefte revizyon geldi. Şöyle ki, Bir önceki toplantıda hatırlayacağınız üzere Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon hedefi %36 idi. Bugün bunu %38'e çektiler. Ama 2025 yılında %14 olan ve 2026 yılında %9 olan tahmin şu an için geçerli.

Yani zaten bunu Sayın Ceydet Yılmaz da dile getirmişti. Merkez markası ve şu an hali hazırdaki ekonomi yönetimi 2026 yılında tek hamli bir enflasyon bekliyor. Bunu bir kenara koyalım. Bu 2026 yılına değil biraz daha 2024 yılına odaklanalım.

Neden? Çünkü piyasa tahminleri ve merkez markasının hedefi arasında bir fark oluşmuştu. Hatta en son Reuters anketlerine baktığımda piyasadaki ekonomistlerin yıl sonu için beklentisi şu an %43,5 civarında. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın hedefi %36 olduğu için bir önceki hedefe baktığımızda piyasayla arasındaki makasın açıldığını izlemiştik.

Dolayısıyla o nedenle bunu %38'e çıkardılar. Peki neler söyledi Fatih Karahan? Biraz kalem kalem üzerinden geçelim istiyorum. kararlarımızın enflasyon beklentilerinde iyileşme sağlayacağını piyasa beklentileriyle hedefimiz arasındaki farkın kapanacağını öngörüyoruz dedi.

Az önce zaten bunu açıkladım yani bu revizyon bundan dolayı geldi. Çünkü Merkez Bankası piyasa beklentileriyle arasına çok ciddi bir fark anladığım kadarıyla oluşsun istemiyor. Daha gerçekçi olmak istiyor. Diğer taraftan miktarsal sıkılaştırma ile fazla likitte sterilize edilmektedir dedi.

Bunun örneğini dün gördük. Merkez Bankası depo ihalesi açtı 2,5 ayın sonunda 200 milyar TL'lik bu ne demek bilmeyenler için şöyle açıklayayım bu az önce Merkez Bankası'nda Fatih Karahan'ın söylediği gibi aslında piyasadaki likiddeyi çekmek için buna sterilize etmek deniyor düzenlen bir ihale ve dolayısıyla piyasadaki likidde çekildikçe burada tabii enflasyona olumlu yansıyor Ama bunun faizleri üzerindeki etkisine birazdan değineceğim. Çünkü orada bir iki kalem daha var. O yüzden şimdilik buraya virgül koyuyorum.

Ve likitte gelişmelerini biz yakından takip edeceğiz diyor Fatih Karahan. Sterilizasyon araçlarının gerektiğini de etkin bir şekilde kullanacağız diyor. Zaten Merkez Bankası özellikle bu son toplantıda Biliyorsunuz pas geçti. Ama Metin de şuna yer verdi.

Yani sadece Merkez Bankası'nın elindeki enflasyonla mücadelede elindeki enstrüman sadece faiz değildir aslında. Farklı enstrümanlar da kullanılabilir. Ve nitekim de şu an Merkez Bankası bunu yapıyor. Yani piyasadaki mesela fazla likideyi çekmek bu hamlelerden birisi ve diyorlar ki Merkez Bankası olarak gerektiğinde bu adımlara da devam edeceğiz diyorlar.

Diğer taraftan piyasanın genel beklentisi bu arada Mayıs ayında enflasyonda zirvenin görüleceği. Merkez Bankası da hemfikir. Zirveyi Mayıs ayında göreceğiz. Bu çok net diyor Fatih Karahan.

Şu anki hesaplamalarımıza göre baz etkisi ve doğal gaz etkisiyle enflasyonda zirvenin %75 ile %76 civarında olacağını öngörüyoruz diyor. Bu arada Bu iki öngörü yani piyasanın öngörüsü ve Merkez Bankası'nın öngörüsü burada evet eşleşiyor. Piyasada gerçekten Mayıs ayında aşağı yukarı bu seviyelerde %75-76 gibi piyasada bir zirve oluşmasını ve daha sonra baz etkisiyle enflasyonun düşmesini bekliyor. Bu konuda örtüştüklerini söyleyebilirim.

Diğer taraftan gelelim Swap tarafına. Likitte yönetimi için döviz biriktirdikçe swapları kapattık ama swap bakiyesi yetersiz olabiliyor diyor Fatih Karahan. Likitte fazlasının geçici olduğunu değerlendiriyoruz. Bir süre depo ihaleleriyle devam edeceğiz diyor.

Ben şöyle anlıyorum. Bu sterilizasyondan bahsetmiştim ve depo ihalesinin ne olduğunu açıklamıştım az önce. Bunların devam edeceğini düşünüyorum. Zaten Merkez Bankası da bunu dile getiriyor.

Likitte yönetimi önümüzdeki dönemde oldukça önemli diyor. Benim için de öyle çünkü piyasada herkesin anlayacağı şekilde şöyle ifade edebilirim. ne kadar bol para varsa enflasyonu düşürmek o kadar zor olur. Dolayısıyla piyasadaki likide kısımda yani çektiğinizde enflasyon hedeflemelerinize ulaşmanız en azından farklı bir kalem olarak daha kolay olur.

Tek bir kalem değil bu. Ama az önce dediğim gibi sadece burada faiz arttırıp indirerek Merkez Bankası enflasyon üzerinde tek bir enstrümanla baskı oluşturamaz. Diğer taraftan gelelim son günlerinde en çok konuşulan konusu dövize. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıldan beri sizlerle her hafta bu podcastı gerçekleştiriyoruz ve ben ısrarla bu yerel seçimlerden sonra kurda bir hareket olmayacağını, uzun bir süre değerli TL döneminin devam edeceğini ifade ettim.

Bu çok yanlış anlaşılıyor aslında piyasa tarafından. TL'nin değerli olması demek kurun yani dolar Türk lirasının düşeceği anlamına gelmiyor. Fakat yılbaşı itibariyle bakıyoruz. Aşağı yukarı %9'luk bir değer kaybı var TL'de.

Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu ve faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda zaten realde baktığınızda işte burada TL'nin enflasyon kadar değer kaybetmiyor olması bize değerli TL tanımını veriyor. Dolayısıyla ben bunun devam edeceğini düşünüyorum. Şu an zaten şartlar seçimden sonra merkez bankasının lehine döndü. Neden?

Çünkü seçimden önce piyasada işte seçimden sonra dolarda öyle hareket olacak böyle hareket olacak diyebiliyorsunuz birçok kişi hane halkını diğer taraftan şirketleri yani kurumsalları gaza getirdi. Nitekim burada algıları bozdu diyebilirim. Ve burada seçim öncesi ciddi bir döviz talebi oluşmuştu. Bu döviz talebinin oluştuktan sonra da Merkez Bankası bunu kontrol etmek için biliyorsunuz 20 milyar dolara yakın ki çok üzücü bir durum bence maalesef boşa döviz yakmak durumunda kalmıştı şimdi onları yerine koyuyor neden çünkü dövize olan talep durdu Ve şu an Fatih Karahan diyor ki piyasa koşullarını bozmayacak şekilde döviz alımı yaparak rezerv pozisyonumuzu düzeltmeye gayret ediyoruz diyor.

Zaten rezervleri de birazdan değineceğiz. Çünkü şu an az önce ifade ettiğim gibi durum Merkez Bankası'nın ehine döndü. Ama Merkez Bankası Dolar-Türk lirasının da çok aşağı gelmesine müsaade etmeyecek. Dolayısıyla evet değerli TL'ye devam edecek.

ama ben tabii ki kurda ortalarda 30'ların altında görüleceğini düşünmüyorum. Neden? Çünkü Merkez Bankası zaten bunu açıkça dile getiriyor. Burada diyor dönem dönem TL'ye çok talep olursa ve olunca bu bizim için rezerv biriktirmek için bir fırsat.

Dolayısıyla ben bunu kenarda izleyip dolar TL'nin aşağı gelmesine bakmayacağım. Ne yapacağım? Piyasada bu satışlara karşı yani TL'ye talep oldukça ben karşı bacağa geçeceğim, alıcı olan tarafta olacağım ve dolayısıyla döviz biriktireceğim. Bu da benim için bir avantaj diyor.

Dolayısıyla bu şu an dediğim gibi Merkez Bankası için avantajlı bir durum. Aynı zamanda kur konusu bir hedefimiz yok diyor. Zaten bu arada bu çok bu da yanlış anlaşılan bir durumdur. Merkez bankaların kur hedefi olmaz.

Ama merkez bankaların yapmış olduğu yani Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yapmış olduğu piyasa katılımcıları anketinde bir beklentisi oluşur. Bu da merkez bankasının hedefi değildir. Düzenlemiş olduğu anketteki hedef ya da beklentidir. Buradaki yanlış anlaşılmaya da bir açıklık getirmiş olalım.

Bugün bayağı temel taraftan gidiyoruz ama borsa tarafına da geleceğim. Şimdi swaplar açılacak mı? İşte borsayı ilgilendiren en önemli konulardan birisi bu. Bu konuya da açıklık getirdi Fatih Karal.

Aslında çok da açıklık getiremedi. Neden? Çünkü bu konuda düzenleme yetkisi Genelde Merkez Bankası'na sanılır ama BDDK'da. Ve değerlendirilecekse kendileri gerekli olduğu şekilde açıklama yapabilir dedi.

Buraya noktayı koydum. Ve diğer taraftan tabii gelelim Merkez Bankası'nın rezervler tarafına. Merkez Bankası'nın geçen hafta salı günü aşağı yukarı 4 milyar dolar haftanın tamamı 11 milyar dolayla tarihi bir döviz alım yaptığı hesaplanıyor. Bu arada ben bu sohbeti gerçekleştirirken henüz Merkez Bankası verileri gelmedi saat 14.30'da gelecek ama biz bunu veriler geldiğinde de zaten görüyor olacağız.

Çünkü Reuters'a yapmış olduğu açıklamada Merkez Bankası'nın Sıvap hariç net rezervi zaten 9.8 milyar doları. Geçti 5 haftada 27 milyar dolar arttı diyor. Bu ne demek?

Yani Merkez Bankası seçimden önce yaktığı dövizi geri yerine koyabildi demek. Benim için bu arada önemli bir haberle başladık ayrıca bugüne. Biraz enflasyon tarafı enflasyon raporusunun önünde olduğu için sohbeti onunla başladım ama bu meyku kıymet düzenlemeleri. Şimdi geçtiğimiz sene ve hatta onun önceki sene bu bizim çok ama çok sıkça karşı çıktığımız ve bana göre piyasada evet o şartlar altında mecbur kalınmış olabilir ama yapılmış ciddi hatalı bir hamleydi.

Neydi o? İşte merkez bankasının tahvil piyasası üzerine kamu kontrolü sağlaması. Yani bankalara aslında uzun vadeli hazine tahvilini enflasyonun çok altında bir getirili alma zorunluluğu koşması. Bu işte uzun zamandır bankalar üzerinde o kadar çok regulasyon gelmişti ki hatırlayacağınız üzere.

Zaten bunun da etkisini bankacılık endeksinde bankaların fiyatlamalarında geçtiğimiz yıllarda görmüştük. Uzun bir süre endeks altı bir performans seyretmişti biliyorsunuz. Ve bugün bu meykul kıymet düzenlemeleri, dün hatta resmi gazetede yayınlandı, kaldırıldı. Yani şöyle ki, Berkez Bankası tahvil piyasası üzerindeki bu kamu kontrolünü sağlayan meykul kıymet testi uygulamasını yürürlükten kaldırmış oldu.

Benim için olumlu. Diğer taraftan ve önemli bir gelişme bankalar için de bu arada önemli. Çünkü az önce ifade ettiğim gibi bu bankaları, uzun vadeli bu hazine tahvilini enflasyonun çok altına bir getirili almaya zorladığı bir durumdu. dediğim gibi ben de eleştirdim, çok da eleştirilmişti.

O nedenle artık burada tahrip piyasasındaki kamu kontrolü de kalktı diyebiliriz. Şimdi diğer taraftan dönelim burada mevduat faizlerine. Şimdi biliyorsunuz Merkez Bankası ne dedik? Döviz alımına geçti dedik.

Ancak bunun şimdi likiddeyi etkilemeye başladığı için biliyorsunuz biraz mevduat faizlerini baskıladı. %53 civarındaydı. %50 altına indi şu an aldığımız bilgilere göre. Hatta %48'ler de artık piyasada konuşuyor.

Dolayısıyla biraz mevduat faizlerinde bir geri çekilme var diyebiliriz. Ama bu depo ihaleleri dedik ya Bunlarla birlikte biraz bu durum kompense edilecektir. Yani bu depo ihalleri, alım ihalleriyle birlikte tekrardan birkaç ban mevduat faizlerinin arttığını da görebiliriz. Bunu da hemen açıklamış olayım.

Şimdi gelelim piyasaya. Evet piyasada neler oluyor? Piyasada aslında çok uzun zamandır geçtiğimiz seneden beri konuştuğumuz kuvvetli ve önemli hedef seviyemize ilk durak diyeyim buraya. Umuyorum daha üzeri de zaten görülecek.

320-325 dolar bandı içerisine geldi. Aslında piyasada şu an bir konsolidasyon yaşıyor olmamızın nedeni tamamen bu. Bir de kısa vadeli olarak birçok haberi zaten satın almış olmamız. Neden?

Çünkü biliyorsunuz Cuma günü S&P'den bir not artışı geldi. Siz pazartesi güneşte geldiniz. Bir baktınız Envex'de o fiç haberi gibi beklenilen bir momentum oluşmadı. Neden?

Çünkü her zaman konuşuyoruz. Bir, piyasada bir şeyin fiyatlanması için O haber geldikten sonra bir kere o haberin önceden satılmış olması ya da satın alınmamış olması lazım. Şimdi biz bu fiç haberini, geçmişe dönüyorum, satın almamıştık. Neden?

Çünkü piyasa fiçten bir not artışı beklemiyordu. Dolayısıyla fiçten bir not artışı gelince pazartesi, evet hazırlayın, bir momentum ile açmıştık. İşte bu, daha önceden satın alınmamış bir haberdi. Ama S&P'yi zaten satın almıştık.

Piyasada şu an neler konuşuluyor? Not artışları konuşuluyor ki, anketler zaten S&P'nin not artıracağını söylüyordu. Diğer taraftan, Haziran ayında Türkiye'nin görevli listeden çıkması vs. vs.

Ama tüm bunlar zaten şu an fiyatların içerisinde. Dolayısıyla bize bir miktar yeni katalizör lazım. Bunlar neler olabilir? İlla haber akışına odaklanmak şart değil.

Bu yeni gelen bir ordüno ya da diğer taraftan biraz daha yabancı alımlarının artmasıyla da aslında fiyat kırılımı gelebilir ama şu an hali hazırda birçok haberi fiyatların içerisine aldık diyebiliriz. Şimdi Borsa İstanbul tarafında biz neye bakıyoruz? Dolar bazlı görüntüye bakıyoruz. Geldik zaten dün de tam 322 dolardan satış yedik ve bugün de gördüğümüz en yüksek seviye 319 dolar bandı oldu.

Şimdi biz nereye odaklanalım? Biz İlk etapta 314 olası geri çekilmelerde ardından da 294 dolar bağımına odaklanabiliriz. Şimdi şöyle bir durum daha var. Borsa İstanbul'a Bistüz Endeksine dolar bazlı bakıyoruz ya.

Buna dolar bazlı bakarken burada iki değişkeni ele almalıyız. Bir, Borsa İstanbul'da Bistüz Endeks'in TL fiyatlaması. Bir de kurum nerede oldu? Şimdi biliyorsunuz Dolar Türk Lirası tarafında hareket biraz kısıtlandı.

Ve son zamanlarda yukarı yönlü bir hareket göremiyoruz. Biraz daha baskı var. Merkez Bankası ne dedik bunu dengede tutuyor. Yani 32.50'lerin üzerine gidemiyor.

Gidemedikçe de aslında Borsa İstanbul'a dolar bazlı olarak marjı açamıyor. O nedenle burada biraz sıkıştık diyebilirim. Çünkü ilk hesaplamalarıma göre bu 320-325 dolar bandı 10.600-10.700'lere denk geliyordu ama mesela orası artık 10.400'lere doğru gelmeye başladı.

Kurun şu anki bulunduğu seviye ile. Ama ben hiç buraya bakmayayım hesaplamalar kafamı karıştırıyor dediğiniz noktada aşacaksınız grafiği direk dolar bazlı görüntüye çevireceksiniz ve günlük grafiklerimiz aslında bize burada 4 Nisan'dan beri bunu da konuşmuştuk momentum'u bir şekilde al veriyor ve hala daha piyasa alda az önce söylediğim gibi olası geri çekilmelerinde ben board'a alım fırsatı olduğunu ve bu olası geri çekilmelerin 314-294 dolar manla doğru da geri çekilebileceğini gayet normal karşılayabilirim yukarıda buralara kadar geri çekimi olursa ya da olmadan hareketin devam etmesi için ne olması lazım sevgili dinleyenler çok net bir rakam vereceğim 325 doların üzerinde haftalık artık kapanışlar almamız lazım Bu uzun zamandır konuştuğum bir unsur ve benim için bir kalemde geçilebilecek bir seviye değil. Çünkü bu seviye aslında önemli bir seviye. Neden?

Şimdi biliyorsunuz biz bu hareketi aşağı yukarı 100 dolarların üzerinde başlattık ve şöyle geçtiğimiz tarihlere gidelim aslında. Biz nereden geldik buraya? Biz bu 320 doların üzerine aslında 2018 yılından geliyoruz. Yani Borsa İstanbul şu an 2018 yılından beri gördüğü dolar bazlı en yüksek seviyeye ulaştı.

Fakat bu 2018 yılında burada ikili tepe yapıp ve bu 320 doların üzerinden ciddi bir tabii TL'deki aşırı değer kaybıyla ve yabancı çıkışlarıyla da birlikte aşırı bir değer kaybı yaşamıştık. Hatta nerelere kadar gelmiştik? İşte 100 dolar bantlarına doğru gelmiştik. Ve dolayısıyla burada aslında uzun vadeli olarak tekrardan bu çanağı tamamlamış olduk.

Şimdi bunu yukarı mı katlayacağız yoksa yanına yeni bir kult mi yapacağız? İşte odaklanacağımız nokta burası. Ben Perihan Tantu olarak burada riskimi nasıl yönetirim? İştahlı olmam açıkçası.

yani buraya kadar pozisyonlarınız varsa koruyabilirsiniz ama buradan yeni pozisyon açmak için çok ama çok iştahlı olmazdım burada ya kırılım beklemek ya da olası geri çekilmelerde pozisyon artırmak çok daha mantıklı olabilir şimdi dönelim bu işin dolar bazlı kısmıydı bir de TL bazlı kısmına bu seviyelere geldiğimiz günden beri Borsa İstanbul'da bir yavaşlama görüyoruz Nereye doğru? İşte 10.400'lere doğru gitmeye çalışıyoruz. 10.300'ün üstü.

Bugün de mesela en yüksek 10.300'ün üstü görüldü. Fakat, Ne yapıyoruz? Buralardan baskı alıyoruz.

Bu çok normal. Şimdi burada da önemli seviyeler vermek istiyorum. Burada şu an için 10.450 bizim karşımızda ilk direnci.

Olası geri çekilmelerde 10.150-10.160 bandına kadar geri çekilme gün içerisinde gayet burada bir zigzag hareketi yaratır bize. Yani burada izleyeceğiniz seviye ve band 10.150-10.450 bandı ama 10.150'nin altında kapanışları alırsak Borsa İstanbul tarafında geri çekilme biraz daha hızlanarak 9.900'lere hatta 9.800-9.900 diyeyim çünkü bunlar sürekli değişecek

o banda kadar yani on binlerin altına kadar hızlı bir şekilde belki bir gün içerisinde bile olabilir ya da iki gün içerisinde görülebilir. Ben çok fazla 9800'ün altında uzun soluklu olarak şu an için bu şartlar altında diyeyim daha doğrusu piyasanın kalıcı olacağını açıkçası düşünmüyorum. Dolayısıyla buralar stoplu olarak hakikaten alım fırsatı olarak olur da gelirse kullanılabilecek seviyeler. Tabi sadece aslında Borsa İstanbul'a bizsüz endeks olarak bakmamak lazım çünkü şu an endekste en çok söz hakkı olan alt endeks ne?

Bankacılık. Zaten şöyle bir vaktiniz olduğunda bir bankacılık tarafıyla bizsüz endeks grafiğini eğer bir açabilirseniz yan yana son günlerdeki son birkaç haftadır hareketinin birebir aynı olduğunu göreceksiniz. Dolayısıyla aslında şu an endeks üzerinde bankacılık ciddi bir söz hakkına sahip diyebiliriz. Peki bankacılık tarafında şu an neredeyiz?

13.565'lerde şimdi TL'ye bazlı baktığınızda aynı Borsa İstanbul gibi Çok yüksek gelebilir bu seviyeler ve tarihi zirveleri konuşuyor olabiliriz. Fakat dolar bazlı baktığınızda aslında bankacılık tarafında hareket yeni başlıyor gibi duruyor. Dolayısıyla bir şimdilik TL tarafından böyle çok kısa seviyelere odaklanalım.

Ne o seviyeler? 13.300 zaten buraya doğru geri çekilmeler geldikçe bankacılık tarafına alım geliyor fakat benim için 13.900 bandı da direnç dolayısıyla şu an buranın arasında sıkıştık aynı Borsa İstanbul gibi bu bant içerisinde zaten bankalar bir gün artı bir gün eksi bir gün artı bir gün eksi zikzak hareketi yapıyor İşte burada da 13.300 kırılırsa 12.800'lere doğru sert bir hareket görebiliriz.

Ama bu da dediğim gibi yine alım fırsatı yaratacaktır bankacılık tarafında. Dolayısıyla ikisini birlikte ele almak lazım. Şimdi dönelim bir de takaslar tarafına sohbetimizi bitirirken. İşte bu zikzak hareketine de şu an takaslar da eşlik ediyor.

Bu ne demek sevgili Perihan diyebilirsiniz. Şimdi aynı Borsa İstanbul'da ve bankacılık endeksinde olduğu gibi bu zikzak hareketinde dikkatimi çeken unsur özellikle Bank of Amerika ya da yabancı kurumların da alım satımlarında günlük tabi ben her zaman biliyorsunuz söylüyorum bu alım satımlara çok böyle günlük bakmak bir anlam ifade etmez diye. Ama uzun zamandır görmediğim para giriş çıkışları görüyorum. Yani para girişi de çok momentumlu, para çıkışı da çok momentumlu.

Örnek veriyorum. Geçtiğimiz hafta Cuma günü işte bir kalemde 1.6 milyarlık Bank of America tarafından 1% bir alım. Ve bir bakıyorsunuz işte endeks 800 milyon artı kapatıyor.

Wow çok güzel bir para girişi diyorsunuz. Sonra dönüyorsunuz işte pazartesi günü bakıyorsunuz. Pazartesi günü bir bakıyoruz, aaa 2 milyar TL Bank of Amerika tarafından, yatırım finansman tarafından ciddi bir satış geliyor. Evet bunu HSBC ve Yapık Kredi karşılamaya çalışıyor ama piyasa net de 1 milyar TL'lik para çıkışıyla günü kapatıyor.

Hmm acaba bunlar realize mi ediyor diyorsunuz? Dönüyorsunuz salı gününe bakıyorsunuz 2,5 milyar TL. Bunları neden söylüyorum? Çünkü bunlar bizim normalde bizsüz endeksinde para giriş çıkışlarını çok uzun yıllardır izlerim.

Görmeye alışık olmadığımız rakamlar. O nedenle biraz kafa karıştırıcı. iki buçuk milyarlık mesela ayın yedisinde para girişi sonra dönüyorsunuz ayın sekizine 1.3 milyarlık para çıkışı dolayısıyla ayın dokuzuna geliyorsunuz bugün yani şu an piyasada 500 milyonluk yine para çıkışı o nedenle burada biraz dikkatli olalım diyorum buradaki bu momentum yanı soru işareti koyacağım bir durum Dolayısıyla burada ciddi bir, nasıl derler, pozisyon değişimi ya da piyasa revizyona gidiyor ya da el altından karşılıklı işlem yapıyor olabilir ama buradaki hacim çok normal gelmedi bana.

Özellikle bunun altını çizmek istedim. Dolayısıyla biz buradaki teknik görüntüye sadık kalalım şu an Borsa İstanbul tarafında evet bir risk yok ama piyasanın en azından bir ara hedef olarak da yavaş yavaş artık doyuma ulaştığını belki biraz dinlenmek isteyeceğini düşünüyorum ha olurdu ama dediğim gibi 10.400-10.500 üzerinde yani 325 dolar aralar üzerinde momentumlu güzel bir kapanış alır hatta şöyle bir onaya gelirsek burada işte o bahsettiğimiz 350 dolar ve üzeri hareketi başlayacak ve yeni bir momentum konuşacağız ama şu an biraz flat kalmak çok yüklü pozisyon açmamak taraftarıyım diye son sözlerimi söylemiş olayım herkese güzel bir gün güzel bir seans diliyorum şimdiden haftaya görüşmek üzere kendinize iyi bakın bol kazançlar diliyorum hoşçakalın

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)