
3.865 kelime · ~19 dk okuma
Herkese merhabalar, Birbirlerine Sorduk serimizin yeni bölümüne hoş geldiniz. Bugün yine Tuncay Turşucu aramızda. Hocam hoş geldiniz. Nasılsınız?
Hoş bulduk. Çok sağ olun. Sizler iyisiniz inşallah. Bizler de iyiyiz hocam.
Seçim sürecine girdik. Döviz hareketleri çok yakından takip ediliyor. Sizin önce borsayla ilgili yorumunuzu merak ediyorum. Sonra döviz konusuna da geleceğiz.
Altın konuşacağız. Zaten önümüzdeki ay yani nisan ayında yükselmesi beklenen sektör ve hisseleri de konuşacağız. Dolu dolu bir yayın olacak. İsterseniz başlayalım.
Tabii hemen. Ne düşünüyorsunuz hocam borsadaki gidişat hakkında özellikle seçim öncesi ve sonrasında ne gibi hedefler belirlemeliyiz kendimize? Yani açıkçası şu anda endeks yüzde 2 yukarıda. Bankacılık endeksinde çok ciddi yükselişler var.
Geçen hafta da vardı. Bugün de mesela anormal bir alış var yani yukarı hareket. Bu benim açıkçası çok fazla tahmin etmediğim bir hareket olduğunu ben ifade edeyim. Neyden kaynaklanıyor olabilir?
CDS'in rahatlaması diyeceğim. Bugün baktığımızda bir miktarda hani 310'lara kadar düşmüştü. 320'lere doğru yeniden yükselmiş. O da değil.
Yani burada bir sektörel bir hareket var. Bankalara yönelik bir alım var. Bu geçen haftaki merkezin agresif faiz arttırımının arkasından oluşan bir durum. Aslında bu kadar faiz arttırımları bankalar için çok olumlu bir durum olmayacak.
Yani kredilerdeki büyüme hızı düşecek. Faiz marjları iyice azalacak. Zaten 2024'e yönelik çok çok önemli bir hikayeleri yok yani bankaların. Ama yine de bir alıyorlar.
Muhtemelen Merkez Bankası'nın bu hareketiyle beraber Cumhurbaşkanı'nın da mesela bu emekli zamlarıyla ilgili yapmış olduğu bir açıklama var. Hani fiyat istikrarı sağlanmadan bir maaş zammının yapılmasının çok anlamlı olmadığı yönünde bir açıklama var. Bu da hani sıkı uygulanan maliye politikasında destekleyici bir şey. Sanıyorum bu bir algılamalarda çok olumlu bir algıya yol açtı.
O nedenle de şu anda da böyle bir yükselişler var. Benim genel düşüncem şu yani bu kadar yüksek faizler varken endeksin çok fazla hani çok rahat bir hareket alanı olmayabilir. Her ne olursa olsun yine de yukarıda önceden test ettiğimiz 9500'ler var. Bu seviyenin üzerine çıkıp yerleşmediğimiz müddetçe ben endeksi halen de hani aşağıda 8800'ler yukarıda da 9500'ler olmak üzere bu aralık içerisinde ben takip edeceğim.
Bunun üzerinde ama yükselirse yani 9500'ün üzerine de yükselir ve yerleşiyorsa da inatlaşmanın alemi yok. İnatlaşmanın anlamı da yok. Piyasa her zaman haklıdır. Bak onu söyleyeyim kimse ama bu yükseliş çok uzun sürmez falan deyip de böyle short mort falan böyle yapmanın da alemi yok.
Bu seviyenin üzerine oturuyor ve yükseliyorsa da muhtemelen alışlar daha da hızlanabilir. O zaman da hedef 10.600 olacak şimdilik. Ama benim şimdilik endeks için fikrim bu kadar yüksek faizler varken ki mevduat daha da artabilir.
Bu arada %60'a doğru giden bir yolculuk içinde olabilir. Hocam şeyi merak ediyorum, şimdi siz de söylediniz mevduat faizi %60'lara kadar çıkabilir dediniz. Zaten Merkez Bankası'nın dövizi tutmak noktasındaki duruşunu da geçtiğimiz hafta çok yakından görmüş olduk. Ama yine de insanlarda bir seçim sonrası döviz çok yükselecek, dolar tl yükselecek, ben dolar alayım tutumu olduğunu görüyoruz.
Yani aslında bir tarafta da garanti bir para var yani faizler çok daha garanti gözüküyor. Ama yine de aslında o faiz de enflasyonun altında kalıyor. Siz ne önerirsiniz yatırımcıya? Yani mevduat faiz gayet güzel gözüküyor ama yine de enflasyonun altında.
Döviz yükselebilir ama geçen seneki gibi yükselir mi belirsiz hatta yükselmeyeceğini düşünüyorsunuz siz onu da biliyorum. Bir anda altın var gram altın hareketi yükselişe geçebilir yine seçim sonrası. Ne öneriyorsunuz yatırımcıya? Valla ben şöyle daha uzun vadeli baktığım zaman 2024 ikinci yarısı ve 2025 de dahil olmak üzere yine hisse senedinin en iyi yatırım aracı olabileceği şeklinde bir manzara var.
Yani hem FED faizlerini indirecek hem Avrupa Merkez Bankası indirecek ve diğer dünya merkez bankaları da bir indirime başlayacak. Bütün bunlar ekonomilerde biraz daha bir güçlenmeye de sebep olacak. Hal böyleyken hani dünyada hisse senedinde bence güzel biz yükselişler göreceğiz. Birinci sırada hisse senetleri var.
Birinci sırada bence hisse olacak. İkinci sırada altın olabilir. Altında yine şu aralar biraz... Gram altın mı?
Zorlanıyor ama ONS alabiliyorsanız yatırım fonları üzerinden veya FX'de ONS üzerinde kontratlar var. Onları alabiliyorsanız o olabilir. Ama alamıyorsanız da gram altın olabilir. Borsada da mesela gram altın üzerine pek çok borsa yatırım fonları var.
Onlar da yani tıpkı hisse gibi alınıp satılan enstrümanlar. Onlar olabilir. Yani ONS altın 2024'de 2-400'lere doğru bir hareket yapma olasılığı bence var. Yine altın sertifikası da var.
Evet hem oradaki yük yükseliş hem de bizde dövizin hani 2024'te kur yine yükselecek hani kur yükselmeyecek diye bir laf edemezsiniz. Enflasyonu böyle etmem mümkün değil zaten. Kur yükselecek ve tıpkı şu anki gibi kontrollü bir şekilde yükselecek ama enflasyonun altında bir yükseliş olacak. O yüzden hani döviz bir yatırım aracı değildir zaten. zaten bu sefer sizi hani enflasyonun daha altında bir yerde bırakacağını biz tahmin ediyoruz.
Ama hani kurun da etkisi, onsun da etkisiyle gram altında da yine güzel bir yükseliş, güzel bir getiri olabilir diye bir tahminim var. Hani biraz daha uç bir örnek olabilir ama ekonomilerin canlanmasıyla emtiyalar da bir canlılık olacağını tahmin ediyoruz. Buradan ötürü hani emtiya bazlı fonlara veya ETF nereye yönelik yatırımlar da olabilir hani böyle 2024 ve 2025 de şöyle bir baktığımda bunlar mesela ilk başta önüme çıkan şeyler ama hani açık ara ben hisse senedinin getirisini bu diğer iki tane enstrümanın yakalayamayacağını düşünüyorum açıkça. Peki mevduat faiz ile dolar tl'yi kıyasladığınızda tercihiniz hangisinden?
Ben olsam tabii ki mevduattan yana olurum. Yani eğer önümde iki tane seçenek varsa birisi mevduat birisi dövizse ben mevduattan yana olurum. Çünkü bugün hani yüzde elli ikilere falan zaten geldi ve ulaştı. Yüzde elli iki ve üstü elli beş gibi bir yerden bugün bağlasanız bu tabii bir yıllık ya da hani aylık olabiliyorsa aylık, üç aylık olabiliyorsa üç aylık bunun tabi bileşiği çok daha yükseğe gider.
%50'nin bileşiği %68'e kadar yükselen bir orandır. Buradan bunu bağladığınızda gelecek bir yıldan bahsediyoruz. Gelecek bir yılda da enflasyonun aşağı yukarı %25'lere falan düşeceğini eğer tahmin ederseniz veyahut da %30'lar olarak ifade edelim. %30'lara düşeceğini tahmin ederseniz ortalama bir %45 gibi bir enflasyona maruz olacaksın.
Bugünden bir yıl sonrası için. Bu enflasyona göre senin girdiğin şu faiz fiyatı bence enflasyonun üzerinde real bir getiri sana sağlayacak. Geçmiş enflasyonuna eğer bakarsan yine tabii eksi olarak görülsün ama sen geçmişi artık bıraktın yani sen bugün mevduata bağlasan 3 ayda bir veya aylık bileşiğiyle birlikte bence gelecek 12 aydaki enflasyon üzerinde bir getiri veriyorsun. Bence Mevduat real anlamda bir getiri sana şu anda sunuyor.
Bence iyi bir seçenek. Risksiz yatırımı sevenler için, risksiz yatırıma tercih edenler için bence gayet iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Bunun da biz etkilerini bence yaşayacağız. Yani Türk halkı biraz gördükten sonra hareket eden bir yapıya sahip.
O yüzden şu anda bayramdan sonra döviz patlayacak, çatlayacak şeklinde çok fazla aşırı spekülasyon yapıldı. Geçen hafta Merkez'in bu hareketinden sonra ve verdiği mesajlardan sonra, hele hele bugün de Cumhurbaşkanı'nın emekli zamlarıyla ilgili verdiği şu mesajla artık döviz uçacak, kaçacak şeklinde bir yorum yapmak artık biraz şey oluyor, iş bilmezlik gibi oluyor. Elbette yükselecek ama karşılaştırmalı bakmak gerekiyor böyle şeylere. Biraz çok anlamsız bir durum oluyor.
Rezervler azaldı diye şimdiden böyle bir spekülasyon yaratmak bence çok mesnetsiz bir hareket oluyor. Bakarsan mesela Ocakay'ı cari işlemler verisinde çok çok ciddi bir düşüş var. OVP'deki hedefin altındayız. Belki de gelecek birkaç ayda çok daha aşağıda hani 27-28 milyar dolarlara kadar inen bir cari açık olacak.
Yani oradan bir kere döviz baskısı giderek azalacak. İkincisi önümüzdeki sezon turizmin giderek yükseleceği ve artık döviz girdisinin çok da artacağı bir döneme giriyoruz. Yani hal böyleyken hani dövize yönelik bu tarz bir spekülasyon bence çok mantıklı değil ama seçimden sonra muhtemelen insanlar bunu görecekler. Aradan işte bir hafta geçecek, iki hafta geçecek.
İşte hani kurda öyle bir patlama olmadı, çatlama olmadı diye izleyecekler. Ondan sonra işte asıl o zaman mevduatlara doğru bir yönelmenin daha etkili olacağını tahmin ediyorum. Yine de enflasyon karşısında parasını dolar tl, dövizle korumaya çalışan insanlar için de belki dolarla yatırım yapmak, ABD borsaları tarafından yatırım yapmak da bir opsiyon olabilir. Başta söylediğim, yeniden söyleyeyim sadece bizde değil dünyada bir rally olacağını ben tahmin ediyorum.
O yüzden mesela yabancı hisseler, fonlar üzerinden de bunlar alınabilirler ya da doğrudan işte alımlarda olabilir. Bunlar da bence güzel birer yatırım... Çünkü hem doların oluyor hem de bir hisse yatırım. Yani orada hatta belki daha da güçlü bir getiriye de imza atmamız mümkün olabilir.
Yani bence güzel bir dönem bulacağını tahmin ediyorum ama yeter ki şu gelecek 2-3 ayı sakin bir şekilde atlatılsın. Yani yolda bir kaza yaşanmasın. Türkiye'de biliyorsun bu tarz şeyler çok çok oluyor. İnsanlarda mesela onun da bir şeyi var, stresi var hala.
Yani Mart 2021'deki gibi bir olay yaşanır mı diye. Bunlar işte zaman geçtikçe daha gördükçe ve izledikçe bir şey olmadığı anlaşıldıkça bakılacak işte her şey yolunda gidiyor. Plana sadık bir şekilde hareket ediliyor. Sıkılaşma asla taviz verilmiyor.
Bunlar iyice güven sağlandıkça piyasalarda da daha iyi bir istikrarda olacaktır diye tahmin ediyorum. Mayıs ayında mesela S&P var. Not arttırımı ben orada zaten tahmin ediyorum. Temmuz ayında Moody's var.
Oradan da bir not arttırımı falan da olacak. Gelecek bir yıl, bir buçuk yıla yönelik çok umutluyum. Yani hissesi olan satmasın. Yani hissenize sahip çıkın.
Hiç kimseye de kaptırmayın. Bu dönemde ne yapabilirsin? İşte 12 aylıkları alıyorsun. Faizler yüksek.
Hani borcu olan bir şirkette isen, çok yüksek finansman gideri yazan bir şirketse orada artık ısrar etmenin çok fazla bir alemi yok. Daha rahat, daha güçlü bir yapısı olan hatta Enflasyon muhasebesine göre cirosunu arttıran, arttırabilen şirketlerde falan oralara geçişler yapmak çok daha mantıklı olacak. O zaman malımızı koruyoruz hocam. Bence öyle.
Yani aman endeks düşecek de çıkacak da falan deyip de böyle korkarak sattığınız zaman sonradan gelecek olan o rallide biraz açıkta kalmanız muhtemel olabilir. Hatta bu dönemde eğer çalkalanmalar olursa endekste o çalkalanmalar bence güzel hisseleri daha fazla arttırmak için birer fırsat olacak. Çünkü ben yıl sonu rallisine ne kadar güçlü bir şekilde girersen getirin de o kadar güçlü olacak açıkçası. Peki hocam az önce şey dediniz işte enflasyon muhasebesine göre cirosunu artıran şirketlere de bakmak gerekiyor dediniz.
Hangi şirketler bu şirketler biraz onu konuşalım isterseniz. Valla şöyle bir baktığımızda bir kere ilk dikkat çeken şirketler otomotivler oldu. İlk başta bir kere onları aldık ve Ocak ve Şubat'ta da çok iyi rakamlar var halen daha. Yani muhtemelen 3 aylıklarda da iyi rakamlar alacağız.
Mesela içecek sektörü Kola'da ve Anadolu Efes'te güzel rakamlar aldık. Güçlü bilençolar alındı. Bunların haricinde emtiyalarda biraz daha vakit var gibi duruyor. Havacılık iyi geliyor.
Çimentolar güçlü geldi, onu ifade edeyim. Hatta kar marjları yükselerek geldi. Bunlar zaten bize 3'e aşağı 5'e yukarı. Kısaca özetleyen şeyler.
Mesela bilanç olarak bankalara baktığında bir şey yok. Yani çok büyük bir hikaye yok o tarafta. Ama bankalardaki en büyük hikaye Türkiye'nin geneldeki risk algısının düşmesiyle ilgili olacak. Ve nitekim işte geçen haftaki hareketler, bugünkü açıklamalar risk iştahını arttıran yönde hareketler. Fiyat istikrarı çünkü.
Fiyat istikrarını destekleyici hareketler ve bunun için de bankalara çok ciddi bir giriş olduğunu da söylemek lazım. Hala ucuzlar mı hocam? Bir dönem çok konuşuyorduk kesinlikle bankalar ve holdingler ucuz, çok ucuz diye. Hala öyle mi?
Bence halen daha ucuzlar ve bu durum şöyle bir şey. Risk algısı düştükçe piyasalar daha yüksek çarpan ödemeye razı olacaklar. Daha yüksek çarpan ödemeye razı olunca da hisseler zaten otomatikman yükselecek. Bankalarda mesela şu ana kadar piyasa değeri, defter değerinde 1 gibi rakamlarda işlemler oluyordu.
Hiç böyle 1.5, 1.8 gibi rakamlar yoktu. Risk algısı düştükçe giderek artık bu 1.5 ve 1.5'ün üstünde piyasa değeri,
defter değeri gibi bir çarpandan işlem görmeye başlayacaklar bunlar. Diğer yandan bilançoları hala alıyoruz. Dün bir saydım 150'ye yakın şirketten almışız. Hani 500'ün üstünde toplam şirketimiz var.
Henüz halen daha az aslında. Daha da Mayıs'a kadar yolu var galiba. Mayıs'a kadar da yolu var ama tahmin ettiğimden hızlı gidiyoruz. Biraz daha iyi gidiyoruz.
Biraz plansız ama. Plansız gidiyoruz ama şu ana kadar 150 şirketin olması Mart ayının daha henüz bitmedi mesela. Büyük de şirketler geldi yani. Büyük şirketlerin gelmesi aslında hani endeks ağırlıklı şirketler olduğu için onlar hani endeks hakkında belirsizliğin biraz kalktığını da bize ifade ediyor.
Yani bundan sonra daha küçükler ilan edilecek mesela. Onların çok endeks üzerinde hani piyasa üzerinde çok büyük bir etkisi yok açıkçası. O yönden bence hani şanslıyız. Peki hocam, önümüz Nisan ayı.
Nisan ayında yükselmesi beklenen sektör ve şirketler oldukça merak ediliyor. Var mı sizin böyle bir öngörünüz? Valla havacılık şimdiden başladı. Türk Hava Yolları, Pegasus, Tav.
Çelebi tabii ayrı. Onun apayrı bir havası var, apayrı bir yatırımcı kitlesi var. O böyle çok sert hareketler yapabilen şirket. Ama tabii ki güzel bir şirket o da.
Üç tane ana havacılık sektörü bence hareketleniyor. Sezon bir kere açılıyor. O yüzden onlar için yüksek sezon oluşuyor. O taraftaki hareketliliğin ben devam edeceğini tahmin ediyorum.
İkincisi içecek sektörü. Onlar için de sezon açılıyor. Yaz ayları o tarafta hani işlerin her zaman iyi gittiği, ciroların arttığı bir sezon ve hem Kola'da hem de Anadolu Efes'te kar marşılarının yükseliyor olması da çok çok olumlu. Ve çok da ucuzlar yani mesela Anadolu Efes bugün 3.4 firma değeri bölü Favök gibi bir çarpandan işlem görüyor.
Bu tarafta bence hareketlilikler olacak gibi. Ben ne olursa olsun yine hani otomotivin yine etkili olacağını tahmin ediyorum açıkçası. Çimentolar için de mesela sezon var. Sezon açılıyor yani o tarafta.
Orası gayet güzel. Ve zaten talep de güçlü. Kâr marşları da yükseldi. 2023 iyi bir yıl olmuş yani onlar için. O taraf için de sezonun açılıyor olması mesela bu tarafı da etkileyecek.
Bankalar bence yine gündemde olacaktır. Yani bankalarda çok sert bir yükseliş oldu. Bunun bir düşüşü falan olursa o düşüşler bence yine alış için bir fırsat yaratabilir şeklinde bir beklentim var. Hani ana sektörler olarak bunları tercih ediyoruz.
Mesela yine yaz aylarının gelmesiyle benzinin daha fazla harcanacak olmasından ötürü tüpraş yine mesela öne çıkacaktır. Hem yaz geliyor hem önümüz bayram. Bayram tabii ki bunlar da var. Hani bayram diye de şimdi şekerleme şirketlerinde söylemiyorum.
O da çok şey olur ama. Yani şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bu şekilde söylemek mümkün. Hocam peki GYO'lar tarafında ne düşünüyorsunuz?
Geçen hafta gelen faiz kararı sonrası orada biraz hareketli bir durum söz konusu. Bir yandan değerlemeleri ucuz ama bir yandan da işte faizler ortada. Gitişat nasıl olur sizce? Şimdi orada iki tane yorumum var.
İlki şu, faizin yükselmesi tabii ki o şirketler için olumlu değil. İkincisi, bilançoları alıyoruz o sektörde ve benim dikkat ettiğim bir nokta var orada. Birincisi hani bilançolar çok öyle beklendiği gibi de olmadı. Onu söyleyeyim.
Neden olmadı? Değerleme farkından ötürü çok büyük karlar gelecek şeklinde bir beklenti vardı. Ama enflasyon muhasebesine göre bakıldığında 2022'deki değerleme farkları çok yüksek gelmiş, çok çok yüksek oluşmuş. 2023'de o kadar büyük bir fark mesela oluşmamış.
Yine oluşmuş ama asıl vurgun 2022'de yaşanmış. Orada büyük bir artış var. 2023'de daha düşük bir değer artışları var. Bu mesela bence beklentilerin altında kalan bir değerleme artışı oldu.
GEO'ların bence şimdi zamanı değil ama enflasyonun düşmeye başladığı ve Merkez Bankası'nın artık faiz indirimine gidebilir diye ifade ettiğimiz Eylül-Ekim gibi aylar asıl bence onların hareketliliğe başlayacağı aylar olabilir. Yani GEO yatırımcısı iseniz Önümüzdeki süreçte GEO'larda aşağı doğru bir dip seviyeler oluşabilir. O dip seviyeler alım için bir fırsat yaratabilir mesela. Bunlar benim için önemli şeyler.
Hocam şimdi az önce aslında değindik bir holdinglere hala ucuz mu diye sordum. Ucuz dediniz. Oradan da hareketle Koç Holdingi sormak istiyorum. Çünkü pozitif ayrıştığını görebiliyorum.
İşte hem dolar bazlı da bir zirveyi kırdığını görüyorum. Buradaki hareketin sebebi sizce ne olabilir? Holdingler hala ucuzsa Koç Holding dışında bir öneriniz olur mu bu tarafta? Bence Koç ve Sabancı zaten şu anda ikisi de oldukça ucuz şirketler ve bir yabancı alımı olacaksa bunlar da zaten olacak.
Hem hacimleri çok yüksek hem Türkiye'nin ekonomisini temsil edebilecek yapıdalar. O yüzden bu firmalara yoğun bir ilginin olması benim için çok fazla sürpriz yani değil açıkçası. Ne taktifine göre de iskontulu. Piyasa değeri, defter değeri oranı olarak da oldukça düşükler.
Bence zaten ucuzlar. Ama zaten aylardır böyleler ucuzlar. Ama bu da tıpkı bankalar gibi Türkiye'nin risk algısı yumuşadıkça muhtemelen buradaki holdinglerde yükselecek. Bence bu hareketin de sebebi bu olabilir.
Bankalar çok iyi yükseliyor. Yapı kredi çok iyi gidiyor, yükseliyor. Yapının yükselmesi de tabii ki koç holdingi de pozitif etkiliyor şu anda. Hocam bir de şimdi geçen haftada sormuştum zaten, uzun önceki haftada var ve çok da seviliyor bu tarz sorular.
Daha böyle hayatın içinden bir soru sormak istiyorum size. Tuncay Turşucu günün kaç saatinde hisselerle, yatırımla ilgileniyor? Bunu merak ediyoruz. Yani kendinize ayırdığınız bir özel zaman oluyor mu?
Yoksa 24 saat hisse odaklı mıyız? Yok, tabii ki ben kendime zaman ayıran da bir insanım. Aileme de zaman ayıran bir insanım. Öyle hani 24 saat falan gibi bir şey yok.
Ama az uyuyan bir insanım. Hani belki de beni görüyorlar tabii şimdi şöyle sosyal medyada gecenin iki buçuğunda şirket analizi yazmışım. Mesela yollamışım falan. Ne zaman unutuyorsun?
Diyorlar sen hiç uyumaz mısın diyorlar falan. Haklılar tabii. Az uyuyorum ama bunun da sonucu olarak tabii ki kendime zaman ayırıyorum. Yani okumalar yapıyorum.
Yani normal kitap okurum. Film mesela çok severim. İzlerim buralara vakitler ayırırım. Aileme zaman ayırırım.
Hafta sonu çıkarız bir yerlere gideriz. Hava alırız. Bir şeyler yaparız. Bunların ama haricinde de genellikle hakikaten hep ben borsayla hep şeyimdir.
Hep ilgiliyimdir. Bir yandan sizin işiniz de bu aslında. Bu benim işim. Ben bunu çok çok seviyorum.
Çok sevdiğim bir iş yapıyorum. Meslek hayatım aşağı yukarı 30 yıla yakındır oldu. 30 yıldır hiçbir zaman ben bunu bir iş gibi de görmedim. Hep bu benim için bir hobi gibi oldu.
O nedenle herhalde işin sırrı da bu. Tabii başarıya götüren de bu durum muhtemelen. Şeyi de merak ediyorum ama şimdi bizi izleyen herkes tabii bunu iş olarak yapmıyor. Dolayısıyla hani onların ne kadar zaman harcaması gerekir sizce günlük?
Optimal nedir yani? Bir saat mi, iki saat mi? Ya şimdi yatırım yapmak isteyen bir insanın iki tane seçeneği var bence benim gördüğüm. Birincisi ya ben işte sizin gibi olacağım diyenler var mesela bana öyle yazıyorlar.
Sizin gibi inceleyeceğim okuyacağım analiz yapmasını öğreneceğim şirketlere hedef fiyat. Şimdi öyle bir yola gireceksen o öyle günde bir saatlerle falan olmuyor. Yani orada bayağı bir zamanını vermen lazım. Ki bir de bu iş biraz da bir kitap okudun hemen öğrendin de değil.
Bu iş okuduklarını hazmetmek, yıllara sahir bir şekilde onu uygulamak, uygulayarak ve yaşamakla da ilgili bir şey. O yüzden o iş uzun. Ama bir yatırımcısın ve ben normal bir yatırım yapmak istiyorum diyorsan, bence günde bir saatlik bir okuma, o da şey, analiz de değil. Şirketinle ilgili nasıl bir kapta haber var mı?
İşte üç ayda bir faaliyet raporu geliyor. Onları bir aç, oku, bir gör. Ya da bunlarla ilgilenmek istemiyorsan da git bir tane yatırım fonu al. Yani yatırım fonu bence güzel bir yatırım.
Orada da mesela geçmiş yıllara göre baktığın zaman iyi bir birleşik getiri var. Ama bu tarafta da aşağı yukarı böyle hareketler yapmam mümkün olabilir. Bu soruyu biraz da kendim için de soruyorum hocam. Çünkü siz benim için de bir rol modelsiniz mesleki anlamda.
İşte ilk yıllarınıza, ilk zamanlarınıza dönseniz işte ilk sıfır noktası da olmayabilir yani. Dönseniz o zamanlara kendinize nasıl bir tavsiyede bulunurdunuz? Neyi yapardınız, neyi yapmazdınız? Hem izleyenler için de bir faydası olacağını düşünüyorum bu sorunun.
Valla bir kere iş olarak derdim ki Tuncay bu işten asla vazgeçme. Devam et. Bu senin işin. Bu gerçekten seni mutlu eden bir meslek ve bundan asla vazgeçme.
Doğru bir yoldasın, git. İkincisi borsa içinse, yatırım içinse ne bulursan al derdim. Yani bir yerden mi kısıyorsun, ne yapıyorsun? Hani o günde daha dışarıda yeme.
Yani oraya onu harcama. Oradan birazını al, bir şey al. Pilot bile olsa al ve unut derdim. Al ve unut.
Sadece al derdim yani. Sadece al, sat hiç şey yapmazdım. Eğer öyle bir şey yapmış olsaydım tabii ben 22 yaşımda falan girdim bu sektöre yani. Şu anda tabii çok daha farklı bir noktada olurduk.
Hem de yani bayağı farklı bir nokta. Al ve unut dediğiniz bir dönem var diye biliyorum ama. Al ve unut kafası bende aslında daha tuzlu yaşlarda başladı. Ama çok ilginçtir kendime de yapmadım onu.
Yani o kafa bende oluşuyor ama kendine de yapmıyorsun. Niyeyse hani bir şey mi bu? Hani gençlik mi? Delikanlılık mı?
Başka bir şey var. Yani çok fazla motive olamazdım. Mesela hep böyle başka şeyler gelirdi aklıma. Böyle herkes gibi biz de formüllerle falan çok uğraştık da böyle kısa vadeli alsat şeyleri falan.
Olabilir, o da olabilir. Ama işte kızım doğduğunda 35 yaşımdaydım. Ona ilk başta başladım bunu. Kendim için de yine kırklı yaşlarda falan başladım.
Mesela çok geç oldu. Kendim yani içinde olan başlangıçlar çok daha erken olabilirdi. Daha şey olabilirdi. Söylediğim gibi çok yoğunduk.
Çok yoğun bir tempodaydık. Motivasyonum çok farklıydı yani. Bu da vardı. Hep kafada ama başka şeyler de vardı.
Yani şimdiki gibi bu konuya o kadar motive değildim mesela o zamanlar. Biliyordum, okuyordum, öğreniyordum. Biliyordum ama bilmene rağmen yine de hep o şey var ya o kısa vade. Ya bak yüzde on gitti buradan satalım, alalım aşağıdan koyarız falan.
O duygu hep böyle mesela olmuştur yani. Fakat yine de tabii yaptım. Yani yaptım ve bugün baktığımda da iyi ki diyorum yapmışım diyorum. Çok şükür diyorum.
O günden bugüne borsa da çok değişti tabii. Yani siz bu işin ilk başında başladınız. Güven unsuru orada o dönem daha farklıdır. Şimdi çok daha farklı.
Türkiye'de baktığınızda çok ciddi hem siyasi sorunlar hem ekonomik sorunlar da yaşayan bir ülke olduğu için. Ya tabii hem ekonomi zordu. 94 yılı, 95 yılı ekonomi kötü. 6 ayda bir, 2 ayda bir hükümet değişiyor.
8 ayda bir Türkiye seçim yapıyor. Böyle yıllardı. Sermay piyasalarında şimdiki mevzuat yoktu. Takasbank şimdiki kadar güvenli değildi.
Yani pek çok güvenlik olarak da çok fazla mesela açıklar vardı. Tabii ki o günden bugüne çok gelişti aslında yani yatırım fonları falan yoktu. Yani bu kadar yatırımcı da yoktu, bu kadar kitle de yoktu. O günden bugüne sermaye piyasaları Türkiye'de hakikaten çok gelişti, büyüdü ve halen daha da.
Büyüyor. Bu tabii daha iyi fiyatlamayı getiriyor. Daha güzel bir, daha etkin işleyen bir piyasayı da getiriyor. Bence daha şanslıyız yani şu anda çok daha şanslıyız.
Böyle de devam edecek. Şunu ama çok rahat bir şekilde söyleyebilirim. Sadece ben de söyleyemiyorum yani bir sürü gururların da söylediği bir şey. O yüzden ben sadece yine bir aracılık ediyorum.
Genç bir insanın 50'li yaşlarında, 55'li yaşlarında emekli olabilmesini, rahat bir hayat yaşamasını sağlayacak bence tek yatırım aracı hisse senedidir. Bundan başka bir yatırım aracı olduğunu ben zannetmiyorum açıkçası. Çok güzel özetlediniz hocam. Şeyi de görmüş olmanız tabi çok faydalı.
Geriye dönüp baktığınızda işte darbede gördünüz, Covid'de gördünüz. Bir sürü siyasi değişimlerde gördünüz. Ama hepsiyle birlikte borsanın yükseldiğini de gördünüz. O yüzden şu an çok daha güvenli aslında baktığımızda borsada yatırım yapmak. Hani hep sohbet ederken söylüyorum ya hani 10 yıl öncesine bir gitsek.
Sana ben desem ki gelecek 10 yılda bunları bunları bunları bunları yaşayacağız. Yatırım yapar mısın? Hayır dersin herhalde. Aman sakın ha falan dersin ama o eğer yatırım yapmış olsaydın 70 kat yükselen Ford Otosa'nın olmuş olacaktı.
Bazı hisselerde 100 kat 150 katlık yatırlar elde edecektin. Ortalama bir şirketin bile 30 kat yükseldiğini falan mesela görecektin. O yüzden bu mesela Türkiye için de değil sadece, Amerika için de. Amerika'da da bir gitsen son 20 yıla, 30 yıla neler var yani neler yaşanıldı ekonomilerde, ülkede ama yine de endekste inanılmaz bir yukarı hareketler oldu.
O nedenle hisse senedi yatırımı bence genç insanların, genç arkadaşların emekliliklerini sağlayabilecekleri tek yatırım aracı. Ağzınıza sağlık hocam. Çok güzel özetlediniz. Var mı eklemek istediğiniz başka bir şey?
Yok vallahi her şeyi söylemiş olduk. Güzel mesajlar verdik. Yani sadece yatırımcı olmak bence uzun vadede yapabileceğimiz en güzel şey. Öyleyse bir sonraki bölümümüzde görüşmek üzere.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.