
984 kelime · ~5 dk okuma
Herkese merhaba, ben Çağla. Araştırma Notları'nın yeni bölümüyle tekrar karşındayım. Bugünkü bölümde yüksek piyasa yoğunlaşması ile ilgili konuşmak istiyorum. Piyasa yoğunlaşması nedir?
Neden olur? Piyasayı nasıl etkiler? Piyasada bir balon sinirine mi işaret eder? Bunları aslında biraz daha birlikte detaylıca inceleyelim istiyorum.
Çünkü baktığımızda günümüzde Amerikan borsalarında kaydedilen rekor seviyeler belirli birkaç dev şirketin sağladığı piyasa değeriyle yakından ilişkilebiliyorsunuz ki. Bu dev şirketlerin özellikle teknoloji sektöründen gelen büyüme ve yenilik konusundaki başarıları da endeksleri zirveleri taşımaya devam ediyor. Ama diğer yandan bu rekor görünümün S&P 500'de dengesizliğe ve aşırı yoğunlaşmaya neden olduğu da söylenebilir. Bu durum ise piyasada yer alan diğer şirketlerin de endeksdeki yükselişin gölgesinde kaldığını düşündürüyor.
Peki piyasa yoğunlaşması ne anlama geliyor? Yapay zeka raylesi tıpkı 2000'lerde yaşanan teknoloji bağımlılığının bir tekrarı olabilir mi? Bunu birlikte detaylıca inceleyelim istiyorum. Dilersen klasik hatırlatmamızı yaparak hemen başlayalım.
Bu podcast ile konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Evet bu yıl yatırımcıların dikkatini çeken muhteşem medya hisseleri öncülüğünde ABD'nin en büyük hisselerindeki piyasa değeri yoğunlaşması, on yıllarca yıldır görülmemiş bir seviyeye ulaşarak rekor kıldı. Goldman Sachs analistlerinin belirttiğine göre, S&P 500'ün piyasa değerine göre en büyük 10 şirketi, güncelde endeksin toplam piyasa değerinin üçte birini oluşturuyor. Bunu dilersen birlikte 2000 yılına göre de kıyaslayalım.
Dilersen bu oranı 2000 yılıyla da kıyaslayalım. 2000 yılında yaşanan teknoloji balonu sırasında da endeksdeki en değerli 10 şirketin toplam payı %27 seviyesindeydi. Yani %33'e kıyası %27'nin aslında daha düşük olduğunu söyleyebiliriz. Peki bu bir risk mi?
Goldman Sachs analistlerine göre bu bir risk değil. Çünkü analistler yüksek yoğunlaşmanın yaşandığı dönemlerin ardından piyasana genellikle toparlandığını raporladı. Mevcuttaki yoğunlaşmanın ABD endekselerinde raliye neden olduğu inkar edilemez bir gerçek. Son 5 yılda S&P 500 yıllık baz ortalama %16 toplam getirisi alarken 10 büyük hisse sendi bu getirilerin 3'te 1'inden fazlasını oluşturuyordu.
Diğer yandan günümüzde öne çıkan hisseler teknoloji balonu zamandaki gibi en büyük hisselerin aksine daha düşük değerlemeyle işlem görüyor. O zaman piyasa yoğunlaşması her zaman olumlu mu diye bir soru gelebilir aklına. Goldman Sachs analistleri yatırımcıların genellikle yüksek yoğunlaşmanın aşağı yönlü bir risk işareti olarak düşündüklerini ama geçmişte izlenen yoğunlaşma dönemlerinin ardından S&P500'ün 12 ay içerisinde daha sık ral yaptığını gözlemlediğini belirtiyor. Endeksteki geçmişe baktığımızda burada 1930'lardan beri kaç kez aşırı yoğunlaşma yaşandığını inceledik.
Yaklaşık 7 kere aşırı yoğunlaşmanın izlendiğini görüyoruz. Peki hangi yıllar diye baktığımız zaman 1932, 1964, 1973, 2000, 2009 ve 2023 yıllarında aşırı yoğunlaşma takip edilmiş S&P 500 endeksinde. Bu dönemlerin çoğunda endekse zirve yoğunlaşmaya ulaşılsa bile hisseler rallye devam etmiş. Bu durumun en son örnekleri 2009 ve 2020 yıllarında demiştik endekseki rallylerin makroekonomik görünümdeki iyileşmelerle de desteklendiğini söyleyebiliriz burada.
1932'de izlenen yüksek yoğunlaşma ise büyük bir ekonomik durgunun sonuna geleneğini işaret ederek S&P 500'ün sonraki aylarda keskin bir şekilde yükselmesini sağlamış. Bugün yaşadığımız yoğunlaşmanın 1973 ve 2000'deki yoğunlaşmalara benzediğini söyleyebiliriz. İş gücü piyasasının sıkı kaldığı bu dönemlerde de endeksadaki yoğunlaşma da güçlü hisa getirileriyle birlikte artmış durumda. Analistlerin raporladığına göre 1973 ve 2000 yıllarında endeksa yaşanan yüksek yoğunlaşma, boğa piyasasının sonuna gelindiğini işaret etmiş ve ülke ekonomisi yüksek yoğunlaşmayı takip eden yılın içinde resesyona girmiş.
Bir de 1964'teki yoğunlaşmaya bakalım. O yılda da endeksli yoğunlaşma azalırken bile BOA piyasasının devam ederek endeksi daha yüksek seviyelere çıktığını gösteriyor bize. Piyasa yoğunlaşması o yıl Zirve yaptıktan sonra hem hisse fiyatların hem de ABD ekonomisinin uzun bir süre sağlıklı kaldığını göstermiş. O zaman günümüze tekrar döndüğümüzde ABD hisseleri çok mu değerlendi bu bir balon mu diye endişeler var biliyorsun gündemde.
Değerleme tarafına baktığımızda endeksi işlem gören 10 büyük hissenin değerlemeleri önceki zirvelerin oldukça altına kalmaya devam ediyor. Günümüzde S&P 500'e işlem gören piyasa değerine göre en büyük 10 hissenin ileri FK oranının ortalama 25 ileri FK seviyesinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu oransa 2000, 2020 ve 2023 sizlenen zirvelerin çok da altında. Yani bu ne anlama geliyor?
S&P 500'ün en büyük hisselerinin endeksin geri kalanına göre yaptığı primin Geçmişteki yüksek yoğunlaşmalı yaşandığı dönemlere göre daha düşük olduğu söylenebilir. Günümüzde değerleme primi %35 civarında olurken bu aran geçen yıl 2023'te yani %80, 2000 yılında ise %100 seviyesinde bulunuyordu. Yine geçmişteki yoğunlaşma dönemlerine baktığımızda ortak nokta olarak karşımıza momentum'un etkisi çıkıyor. Momentum trend gösteren hisselerin aynı yönde hareket etmeye devam etme eğilimini bize gösteriyor.
Geçmiş yoğunlaşma dönemlerini incelediğimizde momentum'un arttığı dikkat çekiyor. Diğer yandan piyasa yoğunlaşmasının zirveye ulaşıp geri çekilmesiyle de momentum'un azaldığı izleniyor. Günümüzde de momentum'un nispeten yüksek olduğu söylenebilir, S&P500 yılın başından bu yana %10, son 12 ayda ise %31 getiri sağladı. Bu getiri oranlarının geçmiş yoğunlaşma dönemlerinin öncesiyle kıyaslandığında momentum rally'sinin zayıf olduğunu gösteriyor bize.
2 yıllık geriye dönük momentum raylısı da diğer dönemlerin öncesindeki raylıların gerisinde kalıyor. Tarihse olarak incelendiğinde, yatırımcılar piyasanın durgun olduğu zamanlarda düşük momentumlu hisselere yatırım yaparak iyi sonuçlar elde etmiş. Buradaki mantığın piyasalar satış bölgesine geçtiğinde yatırımcıların savunmasız görülen hisselerden kaçıp güvenli liman olarak aldığın hisselere talep göstermesi olduğu söylenebilir. Görünüm iyileştiğinde ve piyasa toparlandığında yatırımcılar bu güvenli limanlardan çıkıp geride kalan hisselere geri dönme eğiliminde.
Burada da hisse seçiminde beta kat sayısının önemi karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz bölümlerde beta kat sayısından bahsetmiştim. Bu podcastten sonra o podcaste de göz atmak isteyebilirsin. Peki, o zaman piyasa yoğunlaşması çoğu zaman rallye işaret ediyor ve diğer gölgede kalmış hisseler de bu yükselişe eşlik ediyorsa geride kalmış hisseler hangileri olabilir?
Bu noktada ileri fk oranına bakıyoruz. Güncelde S&P500'ün ileri fk oranı 17,1 seviyesinde. O yüzden bu seviyenin altında ileri FK değerine sahip piyasa değeri yüksek şirketlere şöyle bir baktığımız zaman karşımıza JP Morgan, United Health, ExxonMobil, Johnson Johnson, Merck, Abbvie, Bank of America, Chevron, Shell, Novartis, AstraZeneca gibi şirketler karşımıza çıkıyor. Aslında baktığımızda sektör olarak çok belirgin bir şekilde bankacılık, enerji ve de sağlık sektöründeki şirketlerin endeksli yükselişin geride kaldığı bu noktada da söylenebilir.
Sonuç olarak piyasa yoğunlaşması bazı yatırımcılar için endişe verici olabilir ama geçmişte bu tür dönemler özellikle olumlu sonuçlar doğurmuş. Yatırımcılar piyasanın mevcut durumunu bir fırsat olarak görebilir ve dikkatli bir şekilde hareket ederek bu durumdan elbette yararlanabilir. Bugünlük bu kadar diyelim. Bana vakit ayırdığın için teşekkür ederim.
Önümüzdeki hafta başka bir bölümle tekrar görüşmek üzere. Kendine iyi bak.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.