
1.092 kelime · ~5 dk okuma
Selamlar herkese merhabalar ben Yusuf Midas'ın sunduğu araştırma notları serisine hoş geldiniz. Bugünkü bölümümüzde sizlerle enflasyon muhasebesinden muaf güçlü şirketler konusunu konuşacağız. Fakat başlamadan önce podcast'te konuştuklarımızın hiçbirinin bir yatırım tavsiyesi kapsamında olmadığı hatırlatmasını yapalım. Ve hazırsanız başlayalım.
Enflasyon kavramı paranın satın alma gücündeki kayıp anlamına gelir. Yani artık şirketler bir ürün karşılığında normal şartlarda işte 10 lira alıyorlarsa artık 14 lira almaya başlıyorlar. Fakat buradaki 10 liradan 14 liraya olan yükseliş real anlamda bir kar marjı sağlamıyor şirketler için. Bu enflasyon içerisinde kayboluyor.
Çünkü artık enflasyon da artmış. Şirket eskiden 10 liraya mal ettiği bir maliyet, bir ürünü artık 14 liraya mal edebiliyor. Fiyat da 10 liradan 14 liraya çıktı. Bu ne anlamına geliyor?
Aslında öyle real anlamda önemli bir büyüme falan kat edilmemiş. Yalnızca enflasyondan kaynaklı satış rakamında bir artış gerçekleşmiş. İşte bu yeni dönemde uygulanmaya başlanan ve uygulanmaya devam edecek olan enflasyon muhasebesi aslında sanıldığı kadar kötü bir şey değil. Piyasada şu an genel anlamda bir belirsizlik ve enflasyon muhasebesi uygulanacak şirketlere karşı böyle bir takım soru işaretleri falan var.
Ama aslında burada uygulanan şey aslında çok çok daha doğru ve real. büyümeleri veya real anlamda küçülmeyi görebileceğimiz bilanço muhasebesi, bilanço muhasebe uygulaması olduğunu söylememiz mümkün. E tabi diğer yandan bir de enflasyon muhasebesi uygulanmayacak şirketler var. Bunlar finansal şirketler olduğunu biliyoruz.
Bu tarafta bir enflasyon muhasebesi uygulanmayacak. Bir de fonksiyonel para birimi bilançosunda, muhasebesinde fonksiyonel para birimi yabancı para olan şirketler, bu dolar olabilir, euro olabilir, bu anlamda yabancı para cinsinden muhasebesini tutan şirketler de bu uygulamaya dahil olmayacaklar, muaf tutulacaklar. Biz bu çalışmada işte bu şirketlerin biraz daha üzerine düşmek, bu şirketler üzerine bazı araştırmalar yapmak istedik. Çünkü neden?
Enflasyon muhasebesi uygulanan bilançolarla alakalı bilinmezlikler, kafa karıştırıcı taraflardan da bu şirketler muaf olmuş olacaklar. Çünkü enflasyon muhasebesi uygulanmayacak bunlara. Ve haliyle yani piyasa tarafından da bu şirketlerin dikkat çekebileceği konusunu bir düşündük, üzerine de çalışmak istedik. Fonksiyonel para birimi yabancı para olmasıyla enflasyon muhasebesinden muaf olan 25 tane şirkete rastladık.
Bu 25 şirket içerisinde dolar ve euro cinsinden bilançosunu fonksiyonel para birimini tutan şirketler var. Yukarıda yer alan 25 şirketi gelecek dönem adına şirket seçiminde önemli kriterler olabilecek net kar büyüme oranları, finansal kaldıraç oranları ve ihracat oranları gibi oranlara göre filtreledik ve araştırdık. Netkar büyüme oranına baktığımızda netkar dediğimiz kavram şirketin esas olan karne notudur. Yani bir şirketin yılın sonunda nasıl ki bir öğrenci karnesini getiriyor işte şirketler de bilançolarında bize netkarını getirirler.
Eğer netkar enflasyonun üzerinde büyüme sağlıyorsa o zaman biz deriz ki tamam bu şirketin karnesi net kârını enflasyonun üzerinde artırmış, real anlamda bir artış sağlamış. Biz bu çalışmada 9 aylık sonuçlara baktığımız için yani 2023 9 aylık sonuçlara odaklandığımız için %48.57'ye tekamül ediyor. 9 aylıkta enflasyon üzerinde büyüme kat etmesi için biz de bunu yuvarladık dedik ki %50'nin üzerinde bir net kâr büyümesi olsun dedik.
Bir diğer filtremizde finansal kaldıraç oranının %50'den düşük olması veya işte cari oranın birden yukarıda olması gibi bir filtreleme belirledik. Finansman maliyetlerin arttığı, erişimin güçleştiği bir dönemde olmamız şirketlerin finansman anlamında ne kadar rahatlarsa, mali anlamda ne kadar elleri güçlüyse o kadar avantaj sağlayabilecekleri bir döneme işaret etmiş oldu ve şu an bu dönemi biz bizzat yaşıyoruz. Biz de bu sebepten kaynaklı filtrelemede dedik ki arkadaş bu araştırdığımız şirketin finansal kaldıraç oranı %50'den fazla olmasın. Kısa vadeli borçlarını tamamını ödeyebilecek kadar dönen varlıklar olsun dedik.
Filtrelememize bu şekilde ilave ettik. Bir de ihracat oranı var. İhracat oranında da %30'un üzerinde ihracat oranına sahip olan şirketleri alalım dedik. Çünkü OVP ve yabancı kurum tahminlerine bakarak da döviz kurunda Yani güçlenen ve bir yükseliş yaşayan bir görünüm hakim.
Belki de bu gelecek dönemlerde daha evvel olacak veya hani aynı seyirde devam edecek. Ancak her ihtimal dahilinde döviz kurulunda böyle aşağı yönlü beklentiler yok. Beklentiler hep yukarı yönlü. Bu sebepten kaynaklı olarak da biz şunu söyleyebiliriz.
İhracat oranı güçlü şirketler yabancı paranın da değerlenmiş olmasıyla beraber avantaj sağlayabilirler. Aynı zamanda yine OBP medeninde ihracatçı şirketlerin desteklenmesiyle alakalı bazı söylemler ve demeçler vardı. Bu şirketlerin bu anlamda da destek anlamında da ön plana çıkabileceği avantaj kazanabileceği düşünülebilir. Firma değeri Favek oranına baktık ve dedik ki firma değeri Favek oranı onun aşağısında olsun.
Bu oran şirket değerlemelerinde bizim sıkça kullandığımız ve önem verdiğimiz bir orandır, rasyodur. FD-Favek rasyosu şirketin firma değeri ile faiz, amortisman ve vergi öncesi karı arasındaki orana işaret eder. Şirketin mevcut firma değerinin son 4 dönemde elde edilen FWC rakamının kaç katı olduğunu bize gösterir. FK'ya benzer bir çarpandır.
Ancak burada net dönem kârının yerine FWC kullanılır. daha düşük çarpanlar yani daha düşük bir FDFYK oranı aynı FK'da olduğu gibi bizim için daha ucuz kabul edilir. Yani bu rasyoda da rasyonun düşük olmasını önemsiyoruz. İşte bu yapmış olduğumuz filtrelemeler sonucunda elde etmiş olduğumuz veriye dayalı o şirketler enflasyon muhasebesinde muaf olup az evvel saydığımız filtrelere uyan şirketler.
Pegasus ilk sırada yerini aldı. İkinci sırada Tav Havalimanları var. Üçüncü sırada Türk Havayolları var. Ve bu üç şirket bu saydığımız filtreleri kıstasları sağlıyor.
Yani şuna net bir şekilde söyleyebiliriz ki bu bakış açısıyla havacılık sektörü kendisini net bir şekilde ön plana çıkarıyor. Bu bahsettiğimiz, aradığımız oranları şirketler üzerinde değerlendirecek olduğumuzda da net kar büyümesinde %207'lik oranla Pegasus dikkat çekiyor 9 aylık net kar büyümesinde. Finansal kaldıraç oranı bu şirketlerde yüksek, en düşük Türk Havayollarında %64'lük bir finansal kaldıraç oranı. TAV'da bu bir miktarda daha fazla %71'lik bir finansal kaldıraç oranı.
Pegasus'ta ise %78'lik bir finansal kaldıraç oranı söz konusu. Ancak bu şirketler cari oranlarıyla veya iki diye bir şerh koymuştuk. Dedik ki eğer finansal kaldıraç oranı 50'nin üzerindeyse biz o zaman gideriz cari orana bakarız. cari oran, kısa vadeli yükümlülüklerin dönem varlıklarla ödenebilme oranı birinin üzerindeyse yine alırız dedik ve bu üç şirkette cari oranda birinin üzerindeki değerlerle listeye girmeye hak kazanmış oldu.
Firma değeri fabrik oranına baktığımızda da Pegasus için bu oran 6.69, Tav Havalimanlarına baktığımızda bu oran 9.36, Altyazı Türk Havayollarına baktığımızda ise 5.20 olarak karşımıza çıkıyor.
Buradan M.K. çıkarımda bulunmamız gereken bazı sonuçlar bazı veriler var. Çalışmalar neticesinde çalışmada yürütülen bakış açısıyla havacılık sektörünün net bir şekilde ön plana çıktığı anlaşılmaktadır.
Güncel havacılık verilerinde de trafik sonuçlarının her geçen yıl ağırlıkla iyileşmeye devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda bu tarafta pozitif algıların devam etmesini beklemek mümkün olabilir. Ancak Yalnızca bu çalışmadan yola çıkarak herhangi bir şirket hakkında ucuz ya da pahalı şeklinde faaliyetlerin nihayet şekilde iyi gideceği, iyileşeceği yönünde varsayımlarda, çıkarılımlarda bulunmak kesinlikle sağlıksız ve yanıltıcı olacaktır. yapılması gereken en sağlıklı çıkarım bahsedilen dengeler içerisinde verilen filtrelere uygun şirketleri görebilmek ve veriler doğrultusunda bilgi sahibi olmaktır. Bu çalışma buraya kadardı.
Sonlandırmış olduk. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bir sonraki yayında, bir sonraki podcastta yeniden görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.