
5.039 kelime · ~25 dk okuma
Evet, herkese merhabalar. Bidas'ın sunduğu ''Bu Sohbet Para Etmez Mi Hiç?'' adlı podcastimize hoş geldiniz. Ben asla hiçbir bölümde ismimizi söylemeye alışamayacağım gibi gözüküyor.
Bakalım hayırlısı. Evet, ikinci bölümde karşınızdayız. İlk bölümümüzde Bay Tutumlu'yu konuk edinmiştik. İkincisinde de sevgili Beyaz Yaka Giyer sosyal medyadaki mahlasıyla.
Alp. Sevgili Alp, hoş geldin. Hoş bulduk, teşekkür ederim ağırladığınız için. Nasılsın, iyisin?
İyiyim, sizleri sormalı. İyidir. Peki mesai saatleri sonrasında benle podcast yapmayı nasıl hissediyorsun abi? Yani bugün için özel olarak hazırlandım.
Biraz süreyi uzun tuttum, dinlenerek geldim. Süper. Ama hala üzerimde bir beyaz yıka var yani. Hazırım.
Bunu kabul ettiğin için çok teşekkür ederim her şeyden önce. Ben teşekkür ederim. Şimdi Alp Hocam hem sana hem de dinleyicilerimize bu formatımızdan biraz bahsetmek isterim aslında. Biz şimdi bu formatı tanımlarken biraz daha freestyle, özgürce sohbet ederiz.
Günlük hayattan yatırımcı profilleri olarak karşılaştıklarımızdan bahsederiz. Dertleşiriz veya bunlara çözüm buluruz diye düşünmüştük. Çözüm bulamasak bile en azından hakkında konuşmuş oluruz dedik. Tabii ki de karşımıza sosyal medyanın silgin isimlerini, uzman isimlerini alalım ve onların deneyimlerini dinleyelim.
Onların uzman olduğu alanlar hakkında birazcık konuşalım, sohbet edelim istedik. İlk bölümümüzde bay tutumlu ile tutumluluk cimrilik midiri konuştuk. Bu bölümde de seninle birlikte beyaz yakalılık ve yatırım üzerine konuşalım istedik. Tamam, benim için gayet uygun.
Her şeyden önce klasik şöyle bir başlangıç yapmak isterim. Sonuçta Twitter'da, YouTube'da bilinen sevilen birisisin. Fakat seni bu podcast'a tanıyacaklar için, hani belki ilk defa seni burada tanıyacak olanlar olacaktır diye tahmin ediyorum. Hani yatırıma nasıl başladığını, beyaz yaka giyer mahlasını neden aldığını bir konuşalım mı hocam?
Tamamdır, uygun. İsmim zaten birçok sosyal medyada takip edildiğimde açık bir ismim var. İsmim Alp, 30 yaşındayım. Ankara'da yaşıyorum, ODTÜ mezunuyum.
Uzun süredir özel sektörde bir mühendislik firmasında... ...beyaz yakalı olarak çalışıyorum. Önceleri burada bilgimi ve düşünme yeteneğimi... ...satıp para kazandığımı düşünen bir insandım.
Her beyaz yakalının olduğu gibi. Ancak sonra sonra... ...burada benim ve benzer beyaz yakalıların... ...zamanımızı satan çalışanlar olduğumuzu fark ettim.
Bu benim için aslında büyük bir başlangıç oldu. Yani bir sonun başlangıcıydı diyeceğim ama aslında bir son değildi. Yeni bir başlangıca başlamış oldum. Çünkü başka kapılar açtı diyebilirim.
Bir gün patronumun... ne kadar daha zamanımı satın alabileceğini düşünmek istedim. Belki fark etmişsinizdir sektörde sizinle beraber dirsek çürüttüğünüz beyaz yaka statüsünde yöneticiliğe ulaşmamış yaşlı insanların olmadığını fark ettim. Bu insanlar 3'er 5'er nereye gidiyor diye bir düşünme beni ciddi anlamda bir kaygı krizine soktu.
Daha sonra acaba ben ne olacağım? Yaşlandığımda hala burada, bu bilgisayarın başında, bu klavyede, bu masada çalışabilecek miyim? Yoksa rakibim gibi gözüken, aslında arkadaşlarım olan ama profesyonel hayatta hepiniz için yukarı doğru gitme aşamasında birer rakibiniz olan, bu kişilerin arasında hani ileri bir adım atabilecek miyim diye bir kendimle dertleştim. Hani hem zaten sen de farkındasındır belki yaşamışsındır sektörün içi biraz kirli hem de sektör için biraz umutlu bakmak da çok mümkün olmuyor ve artık bir çıkış yolu aramaya başladım ve acaba hani ne yapsam buraya mutsuz olduğum bir gün gelmek zorunda olmam diye düşündüğümde yıl 2017 gibiydi bir yatırım serüveni bu şekilde başlamış oldu.
Birçok farklı insanı dinledim, izledim. Kendi kendime okudum, bir şeyler yapmaya çalıştım. 2022 gibi artık arkadaşlarımın da ofiste ya benden bıktılar, abi sen artık bizi anlatma, yaz dediler. Ya da artık hani onlar da bir şey gördü, ışık gördü, bir teşvik oluştu ve sosyal mecrada yazma.
gereği oluştu ve anonim kalmak istiyordum. Yani hala da anonim kalmak istiyorum. Bunun için de bir mahlaz gerekiyor. Aslında ilk bölümde konuk aldığım, Bay Tutumlu, hani benim çok fazla blogunu okuduğum, takip ettiğim kişilerden biri.
Böyle birkaç tane isim var. Bunlara bakıyorum, herkesin güzel bir ismi var. Ya ben ne olabilir? Hani beni ne buraya getirdi?
O zaman kendi simyam içerisinde hani ben bir beyaz yakalı olarak buradayım. Beni de hikayenin başlangıcında getiren nokta buydu. O yüzden bir beyaz yaka ismi olmalı dedim ve beyaz yaka giyer ismini kendime tercih etmiş oldum. Yani süreç böyle.
Şahane. Ben de haliyle tabi ki de kağıt üzerine beyaz yakalı olarak geçiyorum. Ve hani şu an Midas'tayım. Midas'ta olmadan önce de yine böyle kurumsal bir firmada hani beyaz yakalı.
Plaza'da çalıştım daha doğrusu öyle söyleyebilirim. Çünkü ikisini de ben ayarlıyorum kafamda. Daha da tehlikelisin beyaz yakalı. İnanılmaz yani burada dert yanmayı çok isterim ama böyle bir konseptimiz yok.
Ama şunu söylemek isterim, her 3 beyaz yakalarının 4'ünün... ...abi benim buradan gitmem lazım deyip 3. nesil kahveci açtığı bir dünyada... ...seni yatırıma yönelmen beni aşırı mutlu etti.
Yani bu bile bir vizyondur. Sürdürülebilir bir sektörün ya da sürdürülebilir bir kavramın içerisine girmen... ...yatırıma girmen inanılmaz beni mutlu etti şu an yani.
Buradan da diğer beyaz yakaları, hala kahveci açmak isteyen varsa... ...belki bir nebze olsun şu an vazgeçirmek için... ...bir de küçük bir bilgi vermek isterim burada.
Seslenmek için aslında güzel bir anekdot. Yani Ankara'da da özellikle hamburgerci açan beyaz yakalılar var. Sık sık da denk geliyoruz. Hala da tutanlar ve tutmayanlar var ama batış serüvenleri giderek hızlanmaya başladı.
Sektöre yavaş yavaş dönenlerin olduğunu da biliyorum. İyi bir seslenme oldu aslında yani onların. Abi kahveciden hamburgerciye mi geçildi? Vay be. Yani yavaş yavaş o tarafa doğru kayıldığını görebiliyorum.
Sektör artık biraz daha gıda üzerine ilerliyor gibi geliyor bana. Kesinlikle yani ben şimdi İstanbul dışında yaşıyorum ben de Tekirdağ tarafında İstanbul içerisindeysem biz bir dönem bu bahsettiğim dönem işte 2015-2014 civarlarında o kadar çok kahveci açıldı ki dediğin gibi rekabet çok hızlı arttı. Bir dönem bu hatırlarsan belki lokumacıya dönüştü. Şimdi hamburgerci oldu bakalım bir sonraki evriminde ne olacak çok merak ediyorum.
Peki abi o zaman hazır beyaz yakalı demişken yani biliyorsun ki beyaz yakalı harcamayı sever hatta beyaz yakalarında bir harcama ya da yatırım dışında bir kültürü de var bir tutkusu da vardır yani. Benim gözlerimde biraz da bu mesela hani harcamayı severler mesela eski bir iş arkadaşım abi duşla telefonla takılabilmek için su geçirmez bir kılıf almıştı duvara yapıştırılabilen böyle fayansa. Zamanına göre de epey pahalıydı. Bu arada bahsettiğim sene yine 2016-17 falan civarları olması lazım.
Bunu duyduğumda ben uzay boşluğuna düşmüştüm. Ya dedim neden böyle bir harcama yaptın, neden böyle bir şeye ihtiyacın vardı? Duşta gerçekten Netflix izlemene çok gerek var mıydı dedim. Ya o paraya ben şunları şunları yapardım diye kafamdan çok geçirmiştim, çok iyi hatırlıyorum.
Yani şimdi toparlamak gerekirse de yani beyaz yakalı olarak harcama kültürüne nasıl bakıyoruz abi? Yani bir kere soruna cevap vermeden önce aslında iyi bir influence ile bence benim birkaç ofis arkadaşıma aynı ürünü aldırabiliriz bugün ondan eminim. Onu söyleyebilirim. Tamam süper.
Benim durumum biraz daha farklı yani biraz hikayesiyle anlatmak istiyorum aslında. Tabi. Şimdi her şeyden önce ben şunu düşünüyorum. Bu işin belki felsefik, biraz da fazla düşünme boyutu.
Bizler sahip olduğumuz üniversite geçmişi nedeniyle... ...biraz daha entelektüel seviyesini bir yere getirmiş olduğumuzu düşündüğümüz kişileriz. Ya da işte kültürel bir gelişim sağladık üniversite hayatıyla beraber.
Bir özgürlük vardı. Ve bunu devam ettirmek isteyen de bir güruhuz. Bu da bence sahip olduğumuz işçi statüsüne... Yani bu bir gerçek.
Hepimiz birer işçiyiz aslında. Beyaz yakalının kendi işçi olarak görmüyor olması bana çok anlamsız geliyor. Şu an Alp espri yapmıyor, gerçekten beyaz yakaları çoğu kendini işçi sınıfında olduğunu görmüyor. Şey diyor hatta, abi çalışan değil miyiz biz?
İkisinin farklı kavramları olduğunu düşünüyor. Aslında SGK iş dökümünü aldıklarında hangi statüde olduklarını göreceklerini eminim. Kendini de aslında koruyan yasalar işçi tarafındaki. Bunu hepimiz biliyoruz, işçi tarafının daha fazla korunduğuna dair yasalar var.
O tarafta kalabilmek aslında bir avantaj. Ama bir statüko var, bir statü oluşturma isteği var ve bununla kabul edilmiyor ama Asıl varacağım nokta şu, biz tüm bu kültürel gelişimi devam ettirmek, entelektüel seviyenin getirmiş olduğu bir birikimle alınan maaş ve zaman dengesinin bizim için çok büyük bir sınav olduğu bir koşul olmaya başlıyor. Yani bütün gün işteyiz, belli bir saat içerisinde memur gibi çalışıyoruz, akşam da aşırı eğlenmemiz lazım ya da aşırı iyi alışveriş yapmamız lazım ya da spor salonuna gitmemiz lazım. Ben de bu dönem içerisinde buradayım.
PT'yi tutmamız lazım. Sizi yönlendiren koşullar ortaya çıkmaya başlıyor ve ciddi anlamda kötü bir sistemin içerisine giriyorsunuz. Ben bakıldığında biraz da Türkiye'nin orta direkt kavramının son sahibi olan bir ailede büyüdüm. Babam bir devlet memuruydu, annem ise elektrik ve elektronik teknisyeniydi.
Yani mavi yaka diyebiliriz. Bunun da getirmiş olduğu çocukluk şartlarımı devlet lisesinde okumak, üniversiteyi biraz daha makul okumak üzerine kurulduğu için, konumlarda ise de hani biz çocukken yarım pansiyona giderdik tatillerde, bu bizim için bir lükstü, yarım pansiyon bir yere gidip denize girebilmek bir lükstü. Şimdi beyaz yakalılar bunu bnb diyor işte beden breakfast diyorlar. Aslında bence hala yarım pansiyon yani o da kahvaltı.
Bunu biz de eşimle yurt dışı tatillerini adapte etmeye çalışıyoruz. Hani biraz daha gezelim görelim. Çünkü hani o kültürel birikimi arttırma çabası var. Ama işte varıldığı noktada da senin de dediğin gibi gelirini giderine denkleştirmek üzerine kurulu bir sistemin oyuncuları haline geliyoruz.
Bu da bence son derece sinir bozucu bir nokta. Tüm beyaz yaka çalışanları için. Kesinlikle doğru söylüyorsun. Bir de güzel de bir noktaya değindin aslında.
Biraz da buy tutumları da benzer konulara değinmiştik. Bunu ben sana da sormak isterim bu noktada. Çünkü şimdi beyaz yaka mavi yaka hani biz burada kavramsal ayrı... Burada hemen dinleyicilerin şeyi söylemek isterim.
Biz burada Mavi Yaka'yı bir kenara bırakıp sadece Beyaz Yaka'yı konuşmayacağız burada. Ya da birini birinden daha üstün gibi hiç öyle bir şey yok. Sadece hani birine daha yakın olduğumuz için haliyle o tarafı zaten eleştirerek başladık aslında Alp. Yani düşününce. Burada yani böyle bir yanlış anlaşılmaya da mal vermek istemem.
Evet evet. Zaten aile hani hayatım içerisinde Mavi Yaka insanlarla büyümüş biriyim. Bir de sektörde de artık sen de eminim görüyorsundur. Şu an Mavi Yakalılar yeteneklerini gösterdiklerinde çok daha hızlı insanları geçip daha iyi noktalara gelebildikleri için şu an mavi yakanın iyi çalışanları iyi beyaz yakaların maaşlarının çok daha üzerinde yer alıyor.
Hani sektörde şunu duyduğum insanlar var. Ben işte mühendisim. Ben teknisyen de mühendis oldum ama hani teknisyenliğe geri dönsem sektörün dışında birkaç iş yapsam daha fazla para kazanabilecek potansiyeldeyim diyen insanlar var. DGS'li mühendisliğe gelmiş insanlar var.
Bu hani artık insanların da kafasını karıştırıyor. Belki yine duyuyorsundur. Yani devlette şu an işçi statüsündeki kişiler memurlardan bir dönem daha fazla maaş aldı çünkü daha önce zam yapıldı. Orada biraz dengelerin artık değiştiği, böyle salt bir statikonun korunabildiği bir nokta yok yani.
Zaten dünya da artık çok hızlı hareket ediyor. Eğer böyle bir yanlış anlaşılma da ortaya çıkacaksa, bundan sonraki konuşmalara böyle bir not düşerek devam etmek isterim. Tabii, tabii tam da ben de o notu düşmek istedim çünkü bir soruyu soracağım aslında hani tartışmak isteyeceğim konuda biraz da bu yöndeydi. Ya dengelerin değiştiği böyle bir dünyada hep mesela duyduğumuz hani memur ya da beyaz yaka da mavi yaka olsa olsun eskiden hani hep böyle büyüklerimizde hep abi maaşından bir kısmını artırıp bunlara birikim yapmak ve bunlarla bir yatırım yapmak vardı.
Şimdi bir beyaz yakalı kültürünü ve az önce harcama kültüründen de bahsettik aslında hani beyaz yakanın. Maaşlı çalışan olarak yatırım nasıl yapabilecek beyaz yaka? Yani bu konuda bir önerin, bir yönlendirmen var mıdır? Yani burada şöyle, kendi yayınlarımda da kendi tweetlerimde de hep aynı şeyi söylüyorum.
Ben hep cümlelerime bence böyle diye başlarım. Bugün anlatacağım bencesi. Eminim bu işin kırk tane farklı yolu ve kırk tane daha onların da bilmediği daha farklı yollar vardır ve doğrudur. Bugün kendi yolumu şöyle aktarmak istiyorum.
Benim eşimle kendi hayatımızda koyduğumuz bir kural var. Ve biz diyoruz ki, yani ben şu an 30 yaşındayım. 27'yi, 28'i, 29'u dönüp yaşayamayacağım gibi 30 yaşımı da yaşayamayacağım, 31'i de, 32'yi de yaşayamayacağım. Yaşımın ihtiyacı olan şeyleri mutlaka yapmak zorundayım.
Yani ben bu keyfi almam gerektiğini düşünüyorum. Bunlar ne olabilir? Benim şu an satın almam gereken bir şeyler vardır. Bunlar olabilir.
Yurt dışında görmem gereken yerler vardır. Bu olabilir. Ya da örneğin ülkemizde son dönemde popülerdir ve beyaz yıkalar çok tercih etmeye başlar. LİKE yolunda yürümeniz gerekiyordur.
Bunun için kamp eşyaları almanız gerekiyordur. Bunlar olabilir. Ama biz bu kavramın içerisinde kaybolmamak ve geleceğimizi de satın almak istiyoruz. Yani bugün evet mutlu olacağımız şeyler kabul ama 40 yaşıma da 50 yaşıma da yaşayabilirsem 60-70 yaşıma da yatırım yapıp oraya bir şeyler satın almam gerekiyor.
Bunun için koyduğumuz kural şöyle. Biz 12 aylık kazanabileceğimiz parayı bir kenara belirledikten sonra bunun ne kadarını yatırım yapabileceğimizi belirlemeye çalışıyoruz. %30, %40, %50. Borçlarımız varsa biraz daha farklı.
Ama bunu Ocak ayından yapmaya çalışıyoruz ve çünkü bir şeyler belli oluyor. Hani hangi ayda araba değiştirebiliriz, ne yapabiliriz? Bu para 12 aylık tutarı hani bölüp aileye belirlediğimizde sanki bir kira ödüyormuşum, sanki bir fatura ödüyormuşum gibi bu tutarı ayırıyorum. Mutlaka ayırıyorum.
ve aslında cümlenin başında söylemek gerekiyordu belki ama bir gelir gider bütçesi mutlaka yapıyoruz. Aylık olarak yani biz neleri harcama yapacağız? Nasıl bir beklentimiz var bu ay? Buraya işte dediğim gibi sinemalar, tiyatrolar, belki işte Türkiye'ye gelen nadir karşılaşabileceğimiz konserler ya da yurt dışını planladığımız tatiller bunlar da o aylık planlamaların içerisine giriyor ve yatırımımız da buraya giriyor.
Sonrasında kalacak olan bir tutar varsa biz onu da Ya yatırıma ya da o ay çok sıkılacaksak harcamaya yönlendiriyoruz. Ama biz bunu yapmamaya çalıştığımız bir dönemde, hani bunu yapmayalım, ayın sonunda kalan parayı yatırıma ayıralım dediğimiz bir dönemde, kendimizi ya işte telefonumuzu 13 modelinden 14 modeline dönüştürürken, ya Airfryer'ı X'lar çalmaya çalışırken, ya işte ne bileyim bir elektrikli süpürge, robot süpürge almaya çalışırken, robot süpürge varken dikey süpürge almaya çalışırken bulabilecek bir aile kıvamına geliyoruz. Parayı harcayıp birikim yapmak çok zor oluyor velhasıl. O yüzden önce birikimi kenara koyup daha sonra parayı harcamak benim için bir sistem haline geldi.
Parayı da farklı metotlarla değerlendirebilirsiniz. Herkesin farklı bir yöntemi var. Belki birinci bölümde bol bol konuşmuşsunuzdur. Tutumlu için çeşitlendirme çok önemli.
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. İşte Eurobond'a yatırım yaparım, fonlara yatırım yaparım, borsaya yatırım yaparım. Ama bunlar hepsi bir bilgi birikimiyle olabilecek bir şey. Hiçbir bilgi birikiminiz yoksa, bunu çevremdeki arkadaşlarıma da söylüyorum, sektörde bu konuda çok başarılı fon yöneticileri, yönetilen fonlar var ve bunlar tamamen şeffaf, devletin belirlediği web sitelerden geçmişi, getirisi, içeriği, her şeyini takip edebileceğiniz statüde buralara yatırım yaparak paranızı biriktirme yöntemine gidebilirsiniz.
Biz bunu tercih ettik ve bunun bize sistem olarak kazandırdığını eşimle beraber fark ettik. Hem gezebiliyoruz hem biriktirebiliyoruz, o yüzden mutluyuz. Ya Alp öncelikle şunu söylemek isterim, yani biz bu seriye başlamadan önce aslında birazcık bunu görmek ve bunu yapmak da istiyorduk. Ya belki uzun konuşacağım kusura bakmayın.
Bay Tutumlu'yla sanki bir arada konuşmuşsunuz gibi o kadar ortak şeyleri söylediniz ki bizim de aslında istediğimiz buydu. Yani şunu söyleyecektim, günümüz şartlardan dolayı çoğu insan biraz umutsuz. Ama mesela Bay Tutumlu da şeyden bahsetmişti. hafıza temettüsü diye bir şey vardı.
Yani örnek vereceğim. Tutumlu olmak ya da kenara para biriktirmek ya da işte yatırım yapmak. Yani bunun için sinemaya gitmeyelim, işte gezmeyelim. Aman abi şunu almayalım gibi bir şey yok.
Bu hayatta sana bir şey katacağını düşünüyorsan işte gezeceksin, şey yapacaksın. Sen de buna benzer bir şey söyledin. Türkiye'de yani benim gördüğüm kadarıyla yine buraya alt gibi ben de bence diyerek başlayacağım bu cümleye. Çoğu insan hakikaten abi telefon da almayayım, işte oraya da gezmeyeyim, şunu da yemeyeyim, şu deneyimi de yaşamayayım diyerek, düşünerekten.
Belki de şimdi yapmamak farklı. Ama hani yapabiliyor olup da ondan vazgeçip onu harcayacağınız parayı kenara koymak daha bambaşka bir şey. Yani bu konuda da senin bir öneride bulunman beni çok mutlu etti açıkçası. Yani evet yani maaşlı çalışanlar olarak gezip kendimize bir şeyler katıp bir film izleyip, bir kitap alıp okuyayıp ya da hakikaten bizi mutlu edecekse biz bytutomuyla şeyi çok birazcık geyini yapmıştık, white mocha içip.
o white mocha'yı içip bir taraftan da yatırımla yapabilirsin yani bu umutlu yolu gösterdiğin için ben teşekkür ederim alp gerçekten hani ikinizle çok paralelde konuştunuz yani bu konuda çok hoşuma gitti hani ben de sizle konuşunca inanılmaz umutlanıyorum evet ya hem gezip hemde yatırım yapıyorum Yapabilirim diyorum. Şimdi bir taraftan da sen hazır yine tekrardan konusu açmışken aslında aklımda şu canlandı. Şimdi beyaz yakalananın, senin de söylediğin gibi ara cümlelerde kendine de yatırım yapması gerekiyor. Yani gezmesi, kendi heybesini doldurması, beynini doldurması, belki eğitim alması.
Bir de podcast'ın başında bahsettim ben. Klavyenin başındayım, mouse'um var, ekranım karşımda. Yani bir ekipman var, bir teknoloji kullanmak zorunda. Masabaşı bir iş çalıştığı için.
Ve tabii ki de zamanını harcıyor. Şimdi yatırım tarafında da çoğu insan abi yatırım öğrenmenin çok zaman ve emek gerektirdiğini düşünüyor. Kısmen haklılar ama hani temetüler, kaldıraşlar, böyle aşağı takoz, yukarı takoz gibi böyle kızılderili kabile isimleri gibi milyon tane kavram var yatırım tarafında. Zaman gerektiriyor yani.
Ama o kadar da değil gibi düşünüyorum ben. Hani sen ne düşünüyorsun peki? Burada biraz karışık bir düşünce içerisindeyim aslında. Yani belki söylediklerim zaman zaman kendimle çelişebilir.
Çünkü ben de bunun ikilemi içerisindeyim. Çünkü her şeyden önce şunu söyleyebilirim. İnsanlara şey diyorum ben yayınlar yaptığımda vesaire yaptığımda. Ya okuyun nasıl okumuyorsunuz?
...işte faaliyet raporları çıkıyor, bunu okusanıza. Finansal raporlar çıkıyor, bunu okusanıza. YouTube'da bedava eğitimler var.
İşte profesörler eğitim veriyor. Bu arada hep ben temel analiz üzerine konuşan bir insanım. Yani teknik analiz kısmıyla hiç alakam yoktur, bilgim de yoktur. İlgim de yoktur, öyle söyleyeyim.
Ama hani hep bunu söylüyorum. Sonra da dönüp diyorum ki, ya benim eşim okumuyor. Benim çok yakın arkadaşlarım okumuyor. Çünkü benim herhalde bu hobim diyorum ve artık buna kanar kıldım.
Bu benim hobim olduğu için. insanlar da hobisini yapmaktan keyif aldığı için ya ben şanslıymışım diyorum ben bu yatırım işi hobim para kazanmak hobim işletmek hobim o zaman ben bunu okudum öğrendim ama bunu öğrenmenin başka bir yolu varsa ben bilmiyorum benim önerebileceğim en temel yol buna vakit ayırmak zorundasınız yani cumartesi sabah cumartesi ya da şöyle söyleyeyim cumartesi akşam takılmanız varsa prime day sesin için cuma prime day ise O zaman pazar gününü buna ayıracaksın. Ya da cumartesi sabah biraz erken kalkacaksın, buna ayıracaksın. Emeksiz yemek olabileceği bir dünya yok ama devlet sana seçenekler sunuyor.
Ya kardeşim diyor, Alp sen bunu öğrenemeyeceksen, bunu yapmayacaksan, kendi paranı yönetmek istemiyorsan, yönetecek adamlar var. Burada da yine biraz araştırman lazım. Ben herhangi bir insanın klavyesinin tuşuna basıp sat, al tuşuna basacak kimseyi tanımıyorum. İyi niyetiyle, kötü niyetle bunları yönlendirebilen bir sürü insan vardır eminim.
ama iyi niyetle bunu sana kimse yardımcı olmayacak ya da sana doğrudan böyle bir defa iki defa bir şeyler söylerler insanlar yardımcı olurlar ben bile arkadaşlarıma hisse ismi söylemem biraz daha fazla ilgin varsa işte kap kovte kap kovte re mi kap ork kap ork diye geçiyor herhalde kap ork var kaptan kamuoyu aydınlatma platformundan şirketlerin faaliyet raporlarını oku yani bu arada şey demiyorum bak finansal tablo demiyorum faaliyet raporu diyorum ya orada Bildiğin yıl sonu dergisi gibi dergiler basılıyor. İşte çalışan sayımızı 200 kişiden 207 kişiye artırdık. İşte şu alanlara açılmaya çalışıyoruz. Bu kadar mal sattık, bu kadar kar ettik, kar marjımız bu.
Hani sana orada borçlar ne kadarmış, ne dönüyormuş, burada cari oran neymiş, bu bilgilere bakmadan seni ısındırabilecek veriler aktarılıyor. Bunu da da Türkiye'nin güzide şirketlerinden, işte atıyorum koçlardan, Sabancı ailesinin şirketlerinden bakıp okuyabileceğiniz, kandırılmayacağınız ve şeffaf olan şirketlerden seçerseniz bir bilgi birikimi de kazanabilir. Ama sıkıcı bir konuşmaya dönüyor. Yok, estağfurullah.
Bu benim kendi düşünüyorum. İnsanlara bunu anlatırken sıkılacaklarını düşünüyorum. Bunun birinci koşulu okumak. Okunmamanın dışında kimse gelip sana bir şey anlatamaz.
Bugün ben mühendis oldum, okuyarak olabiliyorsun. Öğretmen oldum, okuyarak olabiliyorsun. Yatırım yapacaksın, öyle bir şey değil. Ya da futbol gibi değil.
Biraz deneyim olayım. Futbolda gol yersin, maç biter, evine gidersin, amatörsündür. Ama hiçbir profesyonel futbolcunun... Siz, ben mahallede top oynuyordum, bir kulüp geldi, beni aldı, maçları çıkarttı... ...ve antrenmanlara çıkmadan futbolcu oldum ya da bir sanatçının... Hiçbir alanda bu mümkün değil.
Sizin biraz iyi bir hobiniz olsa, bunu profesyonel olarak yapmak istiyorsanız... ...mutlaka bir emek harcamak zorundasınız. Benim, özetle aslında sorulan bir sorulardan biri bu, buna da cevap vermek istedim.
Ben bu zamana kadar hiç paralı bir eğitim alarak bu noktaya gelmedim. Paralı bir eğitime karşı olduğundan değil ama çağımız iletişim çağı. Bugün ChatGPT ile bile konuştuğunuzda size bir şeyler anlatabilecek bir noktada Türk borsası hakkında, Türkiye'de nasıl bir finansal analiz yapabilirim dediğinizde bile sizi yanıltıcı bilgiler verse bile yine de %90'ı doğru olacak şeyler anlatmaya çalışıyor. Basit bir mantık kurabilecek bir şeysi öneriyor en azından.
Evet, basit bir mantıkla yaklaşabiliriz. Dediğim gibi ben hani bunun ön şartının okumak, YouTube'daki ücretsiz videoları incelemek, Twitter ekosistemindeki iyi olduğunu düşündüğünüz ve şeffaf olduğunu düşündüğünüz hesapları takip ederek kendinize bir şeyler kazandırmak üzerine olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu işin gerçekten hastası çok. Kendimi dışarı bırakıyorum.
Dediğim gibi yani beni hani konuşmalarımızla benziyor çünkü adam beni inspire ediyor, etkiliyor. Yani bay tutumlu. Onu okumak bile bu konuda aslında sizi birkaç adım öne çıkartıyor ve sonrasında eğer içinizde böyle bir şey varsa, simyanızda varsa o zaman yavaş yavaş bu tarafta bir hobi edinmeye başlıyorsunuz ve paranızla para kazanmanın keyfini aldıkça da devam ediyorsunuz, kovalıyorsunuz. Çok uzun oldu cevap, kusura bakma.
yok yok estağfurullah hatta yani ben de şeyi diyecektim herkes şey diyor abi bana his gönderilsin bana grafik nasıl okunur onu öğrenilsin ya bunlardan önce yani yüzmeden önce belki birazcık suyla haşinleşir olmayı öğrenmekle başlamak çok daha mantıklı olabilir ki bunun için de çok böyle günlerinizi aylarınızı ya da senin dediğin gibi böyle yığınla para verip böyle birilerinden eğitim almanızı bence de o kadar çok fazla gerekmiyor ha senin dediğin gibi işte basit kavramları öğrenip basit mantıkları kurmaya başladığınız noktada bunu ilerletmek istediğinizde Alp de zaten az öncesini söyledi yani eğitimler alabilirsiniz bu sefer grafik okumaya girip daha analitik daha sayısal taraflara girilebilir aslında yani sizin ikinizin de yani Bay Tutunlu da benzer bir şey söylemişti yatırımın sözel tarafıyla alakalı konuşmanız beni çok mutlu etti çünkü hakikaten benim dediğim gibi kişisel görüşüm olarak herkes hala abi grafik okumayı bilmiyorum grafikler çok karışık hani şey gibi hiç bilmediği bir ülkeye birden atılmış gibi hissediyor herkes ama öyle diye bir şey yok aslında şu an bütün kaynaklar Türkçe bu arada yani ve çok da anlaşılmayacak bir Türkçe değil dediğim gibi kapa girdiğin zaman bir şirketin yaptığı açıklamayı okuyup hadi basit bir mantık kurmak çok şeffaf olmaya çalışıyor şirketler şeffaf olan şirketlere zaten yatırım yapmak bence önemli
ve hani burada böyle çok duygusal cümle ama bence mantıklı ya gerçekten ortak olmak istediğin ya da yani bunun tam da bunun dönemi yani atıyorum uyduruyorum borsamızda böyle bir şey olmadığı için konsol oyunlarının yaygınlaştığını düşünüyorsunuz ve konsol oyun üretici bir şirketimiz olduğunu düşünün tam da bunun dönemi dediğiniz anda borsada öyle bir şirket varsa açıp onun faaliyet raporunu okuduğunuzda ya bu adamlar şeffaf e ben buna baktım bunun pahalılık oranında hani çok farklı bir yüksek bir oranda değil geçmişiyle benzer seviyede bir cari oranda tutulmuş işte fk diyoruz biz buna fk oranı geçmişiyle benzer bir oranda ya ben bunda bir şansımı deneyim demeniz bile sizin bir adım atmanız ve sonrasında o bir adımın açtığı kapıyla daha fazla bilgi almanızı getirecek olan bir yer yani ben 2017'de başladığımda hiçbir şey bilmiyordum defalarca düştüm 2017'de Aselsan'ı en tepeden alan insanlardan biriyim ama yani şey dedim ya ben bu gerizekalılıkla alabildiğim en güzel dersi aldım dedim en güzel ödemeyi yaptım dedim hayatımı bu şekilde devam etmeye çalıştım ve şey hep benim için bir challenge oluyor ben bunu aşacağım bunu sistemi çok iyi anlayacağım bu oyunlara bir daha gelmeyeceğim gelmedim mi yine hırslanıp benzer oyunlara geldim ama burası şey yani hep güzel de bir yine bir abinin sözü vardır ya burası bir ayna siz
Ne görmek istiyorsanız karşınızda onu görebilirsiniz. Kumarbazsanız kumarbazı görürsünüz. Yatırımcıysanız yatırımcıyı görürsünüz. Yatırımcı tarafınızı biraz parlatıp cilalatıp öne çıkartmanız gerekiyor.
Çok güzel sevgili Tuncel Turşucu da benzer bir şey söylemişti. Sen nasıl hareket edersen piyasada ona göre reaksiyon gösterir gibi. Senin anlattığın mantığa yönelik birkaç cümle öğrenmiştim kendisinden. Oyun konsollarından konuyu açtın.
yakın zamanda oldu hatta biz galiba Midas'ta da böyle bir yazı yayınlamıştık GTA 6'nın fragmanı yayınlanmıştı bilesin yani oyun sektörü takip edersin belki biz hemen şey yaptık yani ben önce mesela kişisel olarak şey yaptım bir dakika ya şimdi fragman yayınlandı take 2 interaktif GTA yayınlayan şirket Amerikan borsalına da işlem gören bir hisse baktım haa okey hareketleri gördüm abi bu adamlar GTA 5 çıktığında ne yaptı? Ne kadar para kazandı? Ne kadar ciro elde etti? Ve bilen çoluğuna baktığım şey... Biz mesela böyle bir yazı yayınlamıştık.
Bakın bu grafik okumakla alakalı bir şey değildi. Az önce Alp'in de bahsettiği dümdüz bir mantıktı aslında. Hani ne yapmış? Geçmişte buna benzer ne yaşamış?
Ne kadar satmış? Haa bu kadar kar etmiş. Haa o keyif. Hani anlatabildim mi?
Sen nasıl konsololarından konuyu açmışken aklıma bu geldi. Çok doğru söylüyorsun. Bu bir trendtir. Yani atıyorum geçmişte bir olay olmuş.
Bugün mesela bir pandemi olsa biraz daha nasıl davranabileceğimizi bence daha iyi biliyoruz. Hem tedbir almak açısından hem de yatırım yapmak açısından. 2020 Mart'ta herkes piyasada dünyanın sonu geldi satıyorum derken birileri bir hisseleri alıyordu. Onlar belki çok umut vaat eden insanlardı.
Bu sefer o pandemide o kadar büyük bir düşüş olmayacaktır. Çünkü artık insanlar bu işin de çözülebileceğine inanarak hareket etmeye çalışır. Ama mesela o zaman böyle bir durum koptuğu anda sağlık hisselerinin hareket ettiğini başlarız. Bu reaksiyon bize geçmişte gördüğümüzü öğrendiğimiz noktalara getirir.
Sen de dediğin gibi adamlar oyun çıkartmıştır. Bu iyi bir reaksiyon olmuştur. Oyun ilk satışını olana kadar ilk çıkana kadar belki bir hype yaratmıştır. Bundan da yararlanmak isteyen bir yatırımcı kitlesi vardır.
Buna uygun bir tarzı vardır. Ama bunların hepsi dediğin gibi okuyarak, araştırarak ve bakarak olabilecek şeyler. Birazcık içine girdikten sonra yani basit bir mantık kurduktan sonra çok eğlenceli gelmeye başlıyor aslında. Borsa tarafından yani.
Haberleri bir araya getirip tahminler yürütmek kendince bu arada. Bana çok keyifli geliyor. Son bir ekleme yapayım. Biliyorsun yatırımcı olduğun zaman şirketin sahipleri gibi belli başlı haklara dahil oluyorsun.
Çünkü şirkette artık bir sahipliğin var yani bu gözüken bir şey. Bu da merkezi kayıt kuruluşu diye bir web sitesi var devletin. Oradan nelere sahibiz görebiliyoruz. Size temenni vermesinin başka sebebi de bu zaten, ortak olmanız.
Genel kurula ilk katıldığımda o kadar garip gelmişti ki bana, yani çok küçük cüz'lü bir insan vardı ama genel kurula katılıp oradaki konuşmaları dinleyip, işte yönetim kurulundan, CEO'sundan, açıklama yapan, CFO'sundan insanları dinleyince, bu arada gidip canlı kanlı da katılmamıştım, online dinleyerek katılmıştım. Ama sorumu ilettiğimde onun da cevaplanıyor olması, dikkate alınıyor olmak o kadar büyük bir tatmin vermişti ki bana. O cüz'i parayla bunu sağlayabiliyor olmak müthiş bir duyguydu. O gün şey dedi, ben gerçekten bu benim hobim ya da bu işin manyağı olmuşum yani bunun kaçışı yok.
Apple, Apple'du galiba yanlış hatırlamıyorsam. Kendi direkt bir yesel olarak başıma geleni söyleyecektim. Apple Hissem vardı ve bir yönetim oylaması için mail gelmişti. Ve oylama yaptım.
Dedim ki ben ne yapıyorum şu an ya? çünkü aslında mantık olarak şirketin ortaklarından çok küçük bir rakam da olsa öyleyim ve yani bunu inanılmaz hissettirdi beni bilgisayar başında böyle şey gibi takım elbisemi giyip oturacaktım böyle oylamaya müthiş bir duygu gerçekten süper abi yarım saati devirdik ağzına sağlık çok da keyifli bir sohbet oldu son bir kapatmadan önce şeyi sormak isterim ya yakın zamanda ne bileyim izledim okudum oyunda olabilir oynadım ve kafama kafamı çok açtı ya şu konuda bana bir şeyler öğretti dediğin böyle bir önerin şeyi var mı bende genelde konuklarım böyle söylediği zaman not alıyorum Geçen sefer Bay Tutumlu güzel bir kitap önermişti. Siparişimi verdim, gelmesini bekliyorum. Tutumlu çok korkunç, inspire eden bir adam yani.
Bu kadar influencer bir adam olamaz. Influencer de influencer bir adam yani. Bana en son bir dergi aldırdı, ona yazdım. Hani hala bir yerlerde beni influencer ediyorsun diye.
Süper. yani hayat stanlarda vesaire maşallah diyelim burdan da hani müthiş bir adam akşam bir anda size cheesecake çektirebilir canınızı yani öyle bir zaten twitter ekranı var onun kendime de rol model aldığım hesaplardan biri ben şöyle söyleyeceğim son dönemde en son gittiğim sinema filmi aslında ölümlü dünya 2 idi sinemanın tekrar ayağa kalkabileceğini düşündüğümüz filmlerden biriydi Ay evet ben de izledim. Benim için keyifli bir filmdi ama hani burada aslında önermek isteyeceğim konuya biraz daha uygun olmasını düşünürüm. Çünkü daha önce de buna bakın şeylerde hani insanlara sorulduğunda ya ben ne önerirdim diyorum.
Benim için Kafka'nın bu Gregor Sampson'ın hikayesini anlattığı Dönüşüm Kitabı çok büyük bir değişimin başlangıcıydı ve ben bu kitabı yani lise çağında okudum, üniversitede okumaya çalıştım, lisede de okumaya çalışmışım. Abi askerde en son ben bunu bir daha okuyayım dedim. Okuduktan sonra Yani adam ne anlatmış, ne kadar iyi bir şey anlatmış deyip beni alıp bambaşka bir noktaya götürdü. Yani belki iki hafta oldu Twitter'daki kapak fotoğrafımı değiştirdim.
Açtığım günden beri, 2022'den beri kapak fotoğrafımda yine Kafka'nın, bilirsin bazen böyle eskizler karalar, biliyor musun bilmiyorum da, Bilmem, Kafka'yı çok severim. Masada masaya kafasını koymuş bir çalışanı karalamıştır. Ben dönüşüm kitabıyla alakalı olduğunu düşünürüm bunu. O görselin dönüşüm altında yazılı bir görüntüsü vardı.
Hala ofisimde de, belki ofiste beni şu ana kadar bilmeyen arkadaşlarım, bu hesaba sahip olmayan arkadaşlarım şu an kendimi birazcık ifşa ettim ama masamda da Kafka Müzesi'nden alınmış bir kartpostalı vardır onun. Benim için etkileyicidir dönüşüm kitabı. Bunu önerebilirim. Bunun dışında da yine bir tane öneride bulunacak olursam anlattığım konularla alakalı olarak.
Farah'ın Psikolojisi kitabı da son dönemde okuduğum. çaptırlarından da bazılarından çok etkilendiğim kitaplardan biri. Abi bu arada bir Kafka hayranı çıkmam beni inanılmaz mutlu etti yani. Ve o eskizi de biliyorum, hatırlıyorum.
Hatta Reddit'te orada burada çoğu insanın şey tartışması vardır. Acaba bu karakterin gördüğü rüya mıdır Gregor Samsa? Yoksa Gregor Samsa'nın olmak istediği insan mıdır bu eskiz olarak çizdiği? Tahminen Frans Kafka'nın gerçekten iş arkadaşı olan insan.
Bence tekrardan okunması gereken, hatta bence her yıl okunması gereken çünkü uzun bir, kalın da bir kitap değil. Güzel bir beyaz yaka hikayesi gibi yani gerçekten. Gerçekten öyle bu arada ki Kafka'nın hayatı da biraz öyle ya düşününce. Ama babası çok zengin bir adam.
Zaten çatışmadan doğan bir başarı hikayesi var Kafka'nın yazarlığı. Yani başarı hikayesi der miyiz bilmiyorum. Adam öldükten sonra patlıyor zaten her şey de. Evet.
Ama yaşadığı çalışma dramına bakınca evet günümüz beyaz yakası diyebiliyorsunuz. Evet abim istersen yavaş yavaş ben seni artık kışımın bu saatinde daha fazla tutmayayım. Var mı beklemek istediğin bir şey? Estağfurullah diyorum yok eklemek istediğim bir şey yok ağırladığın için böyle bir programda düzenlediğin için ne demek çok mutlu oldum.
Yani kendi bölümümle alakalı değil. Benden öncesini, benden sonrasını heyecanla bekliyorum. Abi Bay Tutumlu seni bu kadar inspire ediyor olmamış olması lazım diye düşünüyorum. İlk bölümümüzde Bay Tutumlu, ikinci bölümümüzde Beyaz Yaka Giyer ile bu serimize inşallah devam edeceğiz bakalım.
Muhteşem bir sohbette çok teşekkür ederim. Hani zamanla ayırdığın için çok teşekkür ederim. Hakikaten akşamın bu saatinde. O zaman buradan dinleyen herkese teşekkür edelim.
Serimizin ikinci bölümünde sevgili Beyaz Yaka Giyer Alp'i ağırladık. Burada sohbet ettik, konuştuk. Bir sonraki bölümümüzde o zaman görüşmek üzere. Hoşçakalın iyi günler.
Hoşçakalın diyorum ben de senin sabrın ve zamanın için teşekkür ediyorum abi bu arada.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.