Podcast

S&P 500 zirvede: Geçici bir rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası başlangıcı mı? | Araştırma Notları #10

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Araştırma notları, yeni bölümüyle yayında.

2024’e başlayalı henüz bir ay olmamışken, S&P 500 yeni bir rekor seviyeye ulaşarak yatırımcıların dikkatini çekti. Peki bu bir boğa piyasası başlangıcı mı?

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

1.144 kelime · ~6 dk okuma

Herkese merhaba, Midas Podcast'in sunduğu Araştırma Notları serisine hoş geldin. Ben Çağla. Bugün S&P 500'de yaşanan bu zirvelerin geçici bir rekor mu yoksa bir boğa piyasası başlangıcı mı bunun üzerine bir bölüm çekmeye karar verdim. Dilersen hemen başlayalım.

Klasik hatırlatmamızı yapmayı da unutmayalım. Bu podcastle konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Evet, son zamanlarda Wall Street, finans dünyasını hem heyecanlandıran hem de belirsizliklere sürükleyen bir döneme tanıklık etti diyebiliriz. 2024'de başlayalı henüz birkaç hafta olmuşken S&P 500 endeksi yeni bir rekor seviyeye ulaşarak Yatırımcıların dikkatini çekti.

2 yıl sonra gelen yine bir zirveden bahsediyoruz aslında şu an. Dolayısıyla yatırımcıların da kafası karışmış durumda. Yani 2023'ün son çeyreğinde başlayan bir hali ve zirve seviyesindeyiz endeksin. Peki bu yükseliş sürdürülebilir bir durum mu?

Transkriptin tamamını oku

Aslında bu sorular beraberinde geliyor. Çünkü özellikle geçen çeyrekteki rally'e baktığımızda teknoloji sektöründeki büyük şirketlerin güçlü performansları sayesinde endeks yeni bir rekora taşınmıştı. Ama son birkaç haftaya baktığımızda özellikle yılbaşından sonrasına baktığımızda bu yükselişin ivme kaybetmesi yükselişin sürdürülebildiği konusunda soru işaretleri yarattı hepimizde. Hatta rakamlarla ifade edeyim, 2023'ün son çeyreğinde S&P 500 endeksi %16 değer kazanmıştı ve 2024'ün ilk haftalarına baktığımızda endek sadece %1,5 oranında artış gösterdi.

Bu da aslında piyasanın daha önceki hızını kaybettiği ve yatırımcıların artık biraz daha temkinli bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor bize. Şöyle bir etken de var, 2023'ten bu yana piyasalardaki rally aslında düşen enflasyon beklentileri ve buna bağlı olarak Fed'in de faiz oranlarını düşürecek ihtimaline dayanıyordu ama son ekonomik verilere baktığımızda özellikle enflasyon ve işsizlik oranları gibi. Veriler piyasalarda belirsizliğe neden oldu ve Fed'in faiz oranları ne zaman düşüreceği konusunda yeni tartışmalar alevlendi. Baktığımızda bu belirsizlik yatırımcıların beklentilerini etkileyerek piyasalarda volatiliteye neden olabilir hatta enflasyonun beklentilerinden daha dirençli olması ve iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi Fed'in faiz indirmene gitme ihtimalini azaltabilirdi.

Anketler tarafına baktığımızda ABD halkının ekonominin kötü bir durumda olduğunu düşündüğü görülüyor. Tahvil piyasası da kaçınılmaz bir resesyon öngörüyor. Peki bu şartlar altında nasıl oluyor da S&P 500 endeksi rekor kırabiliyor? Hatırlarsak geçen yılın son çeyreğinde başlayan rally daha çok teknoloji şirketleri öncülüğünde olmuştu ama bu tek sektör odaklı yükseliş piyasanın genel sağlığı hakkında da soru işaretleri yaratıyor.

Nasdaq kompozit gibi teknoloji ağırlıklı endeksler hala rekor seviyelerinin altında seyrediyor ve bu da teknoloji sektörünün genel piyasa üzerindeki etkisinin sınırlı olabileceğini işaret ediyor. Yani kısaca bu yükseliş tabana yayılmıyor. Bu durum piyasanın genel sağlığı ve çeşitliliği açısından yatırımcılarda endişe kaynağı olabilir elbette. Peki asıl sorumuza dönelim.

Bu rally kalıcı mı ve yeni bir boğa piyasası başlangıcı mı? Bu noktada S&P 500'ün geçmiş seyrini incelemek önemli olabilir. Endeks 2000 yılında teknoloji balonunun patlamasıyla geri çekildiğinde 10 yıllık tahvil getirileri yükselmişti. Sonrasında toparlanma takip edilen S&P 500 de Irak işgaliyle birlikte 2007 yılında yeniden bir düşüş izlenmişti ve çok geçmeden 2008 yılında da ABD'de o popüler morgaç kriziyle hisse senetleri değer kaybetmişti ve yatırımcılar biraz daha tahvil piyasalarına yönlenmişti.

Hatta bu küresel krizin etkisiyle ABD 10 yıllık tahvil faizleri %9,5 seviyelerine kadar yükselmişti. Öte yandan ayı piyasaları dönemse olarak kendi içinde sık sık raliler barındırır ve yatırımcılar bu ralilere göre pozisyon alabilirlerse para kazanabilirler tabii ki. Bu durumda piyasadan çıkmak yani tamamen çıkmak tehlikeli sayılabilir. Ama asıl mesele hisse senetlerinin bir yükseliş trendine başladığını düşünürken biraz daha dikkatli olmaktır.

Biraz daha yakına gelirsek, Aralık 2021'de FED tutanaklarında Quantitative Easing yani niceliksel gevşeme kapsamında tahvil alımlarını sonlandıracağı yayınlanmıştı ve hisse senetleri bunun etkisiyle düşüşe geçmişti. Yani normal koşullarda daha yüksek tahvil getirileri hisselerin geri çekilmesi neden olur. Bunun nedeni daha yüksek faiz oranlarının maliyetleri arttırması ve ekonomiyi yavaşlatması, kısmen de hisse senedi yatırımcılarının tahvillere doğru bir kayış gerçekleştirmesi. Sonuçta hem yüksek getiri hem düşük riskli bir yatırım ihtimali varsa bunu elbette herkes değerlendirmek ister.

Dolayısıyla hazine tahvilerinin düşük risk ile yüksek bir getiri sağlaması nedeniyle hisse senetlerinden çıkışlar yaşanması normal karşılanabilir. Yatırım yaparken dikkat edilen başka bir detay ise, Equity Risk Premium yani hisse sendi risk primi, ABD 10 yıllık hazineye getirisiyle S&P 500'ün yıllık ortalama kar büyümesini karşılaştırdığımızda, bir hisse aldığımızda kar büyümesi, geleceklik kar büyümesi elbette hepimizin yatırım kararını etkiler. Son 30 yıla baktığımızda 2000'lerin başlarından bu yana S&P 500'ün yıllık ortalama kar büyümesi tahvillerin hep üstündeydi. Özellikle 2009 yılında kar büyümesi hazine tahvilerini fazlasıyla aşarak yatırımların hisse sende piyasalarına kayacağına işaret etmişti.

Ardından tahvil getirileri piyasalardaki müdahalelerle birlikte geri çekilmişti. Ocak 2022'de ise hisseler tahvillere kıyasla oldukça ucuz görünüyordu ancak günümüze baktığımızda ABD 10 yıllık tahvil getirisi son 10 yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor ve analistlere göre bu durum ayı piyasasının başlangıcında beklenebilecek bir şey yani bir boğa piyasasının başlangıcında böyle bir durum beklenmez diye ifade ediyorlar. Diğer yandan analistler şunu da ifade ediyor yani tahvil getirilerin önemli ölçüde gerilemesi hissetenitlerin daha çekici gösterir diye bir raporlama var. Eğer tahvil getirileri yüksek kalmaya devam ederse enflasyon yapışkan olduğu için tahvil getirilerinde yeni zirvelerde izleyebiliriz.

Peki bu kürese olarak mı böyle diye düşünürsek, bir de Avrupa piyasalarına bakalım. Avrupa'da StocksEurope 600 endeksinde daha belirgin bir düşüş yaşanmıştı. Avrupa Merkez Bankası ve diğer merkez bankalarının faiz oranlarını düşürme ihtimalleri ABD'ye göre daha az olabilir. Bu da Avrupa piyasalarının ABD piyasalarından farklı bir yörüngede ilerleyebileceğini gösteriyor.

Avrupa'daki enflasyon sorunları ve merkez bankaların daha sıkı para politikası tutumları bu farkların temel nedenleri arasında yer alıyor diyebiliriz. Özellikle yarın açıklanacak ABD faiz oranı kararı da bu görünüm için yakından takip edilecek bir veri. Avrupa Merkez Bankası'nın yarın faiz oranlarına değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Dolayısıyla karar sonrasında kamera karşısında geçecek Avrupa Merkez Bankası Başkanı'na yardım vereceği mesajlar bu noktada önem arz edecek diyebiliriz.

Yine küresel olarak baktığımıza diğer yandan jeopolitik endişelerle devam ediyor. Orta Doğu'daki çatışmalar ve diğer jeopolitik gerilimler hem Avrupa hem de ABD piyasalarında belirsizliği de beraberinde getiriyor. Bu durum elbette yatırımcıların risk algısını etkileyebilir ve piyasalarda volatiliteye neden olabilir. Özellikle İsrail-Hamas çatışmasının genişleyebileceği ve bölgesel bir çatışmaya dönüşebileceğine dair endişeler de piyasalarda tedirginliği artırıyor.

Kısaca toparlarsak, bazı yatırımcılar piyasaların kısa vadede dalgalı olabileceğini ancak uzun vadede yükseliş trenine girebileceğini düşünüyor. Ancak ekonomik veriler ve jeopolitik riskler bu imser beklentileri değiştirebilecek güce sahip diyebiliriz. S&P 500'deki bu yeni rekor piyasaların genel durumu hakkında daha karışık bir tablo çiziyor. Teknoloji hisselerinin ağırlığı ve ekonomik belirsizlikler yatırımcıların stratejilerini elbette etkileyebilir bu noktada.

Yani sonuç olarak S&P 500'ün yeni rekor seviyesi piyasaların geleceği hakkında kesin bir yargıya varmak için yeterli değil. Yatırımcılar Fed'in faiz açıklamalarını, ekonomik verileri ve jeopolitik gelişimleri yakından takip etmeye devam ediyor. Bu faktörler piyasaların gelecekteki yönünü belirleyecek ana unsurlar olarak karşımıza çıkıyor. Diğer yandan ABD tahvillerini takip etmek de önemli.

Eğer tahvil getirileri yüksek kalmaya devam ederse yeni zirveler izlenebilir. Bu da hisse yatırımcılarının tahvil piyasasına kaymasına ve borçlanma maliyetlerinin artmasından dolayı ekonomik aktivite de yavaşlamaya neden olabilir. Bu da endeksin yükselişine bir engel olarak karşımıza çıkabilir. Evet yani S&P 500 endeksinin yeni zirvelerini bu şekilde değerlendirebiliriz.

Bakalım önümüzdeki süreçten nelerle karşılaşacağız. Çünkü ABD tarafında hem bilanço dönemi hız kazandı hem de önümüzdeki hafta Fed'in faiz kararını takip edeceğiz. Orada Fed Başkanı Powell'un açıklamalarını takip edeceğiz. Dolayısıyla hareketli bir süreç bizi bekliyor diyebiliriz.

Bir sonraki bölümde tekrar görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)