Podcast

Borsada kritik eşik geçildi! Yükseliş hareketi için bu seviyelere dikkat! / Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa #64

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa yeni bölümüyle yayında!

Perihan Tantuğ, Borsa İstanbul'da olası bir yükseliş hareketi için yatırımcıların dikkat etmesi gereken seviyeleri yorumladı.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.734 kelime · ~14 dk okuma

Herkese merhabalar, Perihan Tantu ile Kahve Evi Borsa'ya hoş geldiniz efendim. Evet, gündemimiz oldukça yoğun. Önce bir yurt dışı tarafına bakalım neler oldu. Çünkü yurt dışı tarafında haftalardır sizinle konuştuğumuz konu.

Aslında 2023 yılında piyasanın 2024 yılı için FED'den faiz indirimi noktasında çok aceleci ve erken bir beklentiye girmesiydi. Biliyorsunuz burada piyasanın genel beklentisi Mart'ta bir faiz indirimi olacağı yönündeydi fakat gelen verilere baktığımızda ve ardından FED başkanlarının açıklamalarına baktığımızda hikayeyi şöyle özetleyebiliriz. Aslında FED burada benim hedefim enflasyonda %2 ve bu %2'yi revize etmeyeceğim ve %2 hedefine ulaşana kadar da Sıkı bir para politikasını devam ettireceğim demişti. FED başkanlarının açıklamaları da zaten bu minvaldeydi.

Çok güvercin açıklamalar gelmedi. Birçoğu dedi ki evet şu an enflasyonla bir düşüş eğilimi var. Fakat bizim hedefimiz olan yüzde ikiye göre şu an hala daha yüksek faiz indirimi için acele etmeyeceğiz dediler. Neden acele etmeyecekler?

Transkriptin tamamını oku

Çünkü burada evet sıkı bir para politikasını devam ettirebilirsiniz. Fakat burada sıkı para politikasını uygulamaktan ziyade en önemli ve kilit nokta faiz indirimi döngüsüne yani yeniden genişlemeye ne zaman başlayacağınız. Çünkü enflasyon verilerinde katılığın hem çekirdek tarafında hem de anşet tarafında devam ettiğini izledik ve bir ara biliyorsunuz Mart'ta faiz indirimi olasılığı yüzde doksanlara kadar çıkmıştı ve biz de buradaki sohbetlerimizde bakın bu olasılık çok yüksek ama Mart ayı çok erken O yüzden piyasa şu an evet bardağın dolu tarafından bakmayı tercih ediyor ama Mart'ta bir faiz indirimi gelme olasılığı bu kadar yüksek olmamalı ve Mart ayında faiz indirimi gelme olasılığı şahsım olarak çok mantıklı bir ay olarak görmüyordum. Nitekim zaten gelen verilerle birlikte bugün Amerika tarafında büyüme rakamlarını da alacağız.

Artık Mart'ta bu faiz indirim olasılığı %40'lara kadar düştü. Zaten olması gereken de buydu. Şimdi piyasalar kendi yeni bir rota oluşturdu ve yönünü biraz daha Mayıs ayına çevirdi. Mayıs daha makul bir ay.

Açıkçası burada biraz daha en azından 2-3 ay daha enflasyondaki geri çekilmeyi FED görmek isteyecektir diye düşünüyorum. Ama faiz indirimini de çok böyle yılın sonuna doğru bırakmayabilir. Çünkü biliyorsunuz Amerika tarafında yıl sonuna doğru artık seçim var ve seçim öncesi aslında güçlü bir ekonomiyle ve güçlü bir borsa fiyatlamasıyla zaten Amerika seçimi hazırlanmak istiyor. Geçen hafta başındaki rakamla şu anki olasılığı daha doğrusu karşılaştırıyorum.

Geçen hafta piyasa yüzde yetmiş beş olasılıkla Mart'ta faiz indirimi gelir diyordu ama artık biraz daha yüzde kırka düşmesi de daha sağlıklı bir bakış açısına büründüğünü gösteriyor piyasanın. Tabii haliyle bu da riskli varlıklar için bir riskti. Neden? Çünkü Mart'ta faiz indirimi gelmeyecekse bu tahvi faizlerini yükseltir demiştik.

Nitekim böyle oldu ve piyasalarda mini bir realizasyon yaşadık. Ama bu realizasyon tekniği bozmadı. Hatta baktığımızda S&P tarihi zirveye çıktı. O nedenle geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirildi Amerika tarafında.

Şu an tabii gözümüz sadece FED'de değil aynı zamanda ECB'nin faiz kararında da olacak. Bugün saatler 16.15'i gösterdiğinde ECB'den faiz kararını bekleyeceğiz. Ama burada zaten faizde bir değişiklik beklentisi olmadığı için asıl önemli olan 16.45'te Lagart'ın konuşması olacak.

Neden? Çünkü burada bizim odaklanacağımız tabii ECB'nin de ne zaman faiz indirimine başlayacağı ya da bu yıl bir faiz indirimi beklentisi olup olmadığının sinyallerini alacağız. Burada ona göre bir FED'le karşılaştırma yapacağız. Bugün 16.30'da aynı zamanda Amerika'dan büyüme rakamlarını da alacağız.

Beklenti %2 civarı. Burada gözüm 10 yıllıklarda %4'ün üzerinde olması tabii kritik. Ama %4,22 seviyelerine odaklandım. Yani oraya kadar bir yükseliş ama oranın üstüne bir kalıcılık açıkçası beklemiyorum.

Çünkü burada artık yavaş yavaş bu seviyelerden tahvile para girmesi gerektiğini düşünüyorum açıkçası. Maksimum beklediğim seviye 10 yıllıklarda %4,22. Yani buranın üzerine bir kalıcılık oluyorsa piyasada negatif etki yaratabilir. Burayı yakınen izlemek lazım diye düşünüyorum.

Diğer taraftan tabi yavaş yavaş bir geri çekilme olması piyasayı besleyecektir. %4.03'ü aşağıda takip ediyorum. Buranın altına gelirse ve para girişi devam ederse 3.83'lere gelebiliriz.

Bu da biraz aslında piyasayı açıkçası rahatlatır. Diğer taraftan S&P tarafında 4781 seviyesine kadar geri çekilmeler bizim kabulümüz ve bu geri çekilmelerde trend henüz bozulmuş olmayacak. Karşımızda şu an 4900 direnci var çünkü. O yüzden buradan gelen satışlarla birlikte realizasyonlarla birlikte 4780'lere kadar bir geri çekilme yaşayabilir.

Bunu da makul olarak okuyabiliriz. Yine S&P tarafında. Şimdi içeride de gündem yoğun ve oldukça yoğun hatta. Bugün ben bu sohbeti gerçekleştirirken henüz Merkez Bankası'nın faiz kararı açıklanmadı.

Saatler aşağı yukarı bir on gösteriyor. Bugün Merkez Bankası'nın iki buçuk bas puanlık yani daha doğrusu 250 bas puanlık düzeltiyorum iki buçuk puanlık bir faiz artışı beklentisi var fakat bu zaten fiyatlamaların içerisinde. Asıl önemli olan Metin olacak. Yani Metin bize bir önceki ayda şunun sinyalliğini vermişti.

Yavaş yavaş faiz artışı döngüsünün sonuna geliyoruz ve burada Merkez Bankası bekle gör tarafına geçebilir sinyallerini almıştık. Şimdi bugün ben Metin'le neye bakacağım? Evet piyasanın beklediği gibi 250 bas puanlı faiz artışı gelir ve faizi 45 olur ise Metin bize evet ben faiz artışı döngüsünü tamamladım. Artık bundan sonra piyasayı izleyeceğim.

Enflasyondaki katılık çözülecek mi? Ki burada gözler biraz daha Mayıs ayına odaklandı. bunu takip edeceğim diye bir sinyal gelirse artık burada politika faizinde tepeyi gördük diyebiliriz. Ama burada eğer ki Merkez Bankası açık kapı bırakırsa faiz artışlarında devam edebileceğinin sinyalini alabiliriz.

Ben çok yüksek bir seçim hazırlığı olduğunu görmüyorum aslında. Ve piyasadaki yani seçim olduğu için çok sıkılaşamıyoruz söylemlerine de çok katılmıyorum. Yani bu bir seçim politikası değil. Çünkü biz daha önceki seçimlerle bugünkü seçimi karşılaştırdığımızda normalde Türkiye'de mevcut yönetim seçime genişleyici para politikasıyla hazırlanır.

Daraltıcı değil. Aslında biz tam aksine genel seçimlere kadar yüksek genişleyici bir politika uyguladık ve uyguladığımız politika heterodoksu. Seçimden sonra ortodoks politikalara döndük ve açıkçası piyasa %45'lere dahi faizin çıkmasını beklemiyordu. Neden?

Çünkü önümüzde bir seçim var diye. Fakat çok piyasanın beklediği gibi olmadı. Merkez Bankası özellikle birkaç aylık aslında piyasa okumasından sonra gaza bastı. Ve şu an baktığımızda beklenen enflasyonla karşılaştırdığımızda hatta real faizi noktasında pozitif bölgeye geçti diyebiliriz.

Ama tabii ki hissettiğimiz enflasyon çok yüksek olduğu için şu an hali hazırdaki açıkçası faiz oranları bile birçok yatırımcıyı memnun etmiyor. Bunun da zaten göstergesini biz Borsa İstanbul'da görüyoruz. Normal şartlarda bir karşılaştırma yapacak olursam daha önceden bu denli sıkılaştığımız dönemlerde tabii Borsa İstanbul'da hacimlerin düştüğünü, yatırımcı sayısının azaldığını ve Borsa İstanbul'da daha çok düşüş yönlü bir trendin hakim olduğunu izlemiştik fakat şu an hem faizler hem de Borsa İstanbul yeniden birlikte yükseliyor diyebiliriz. Gerekçelerini birazdan açıklayacağım ama gündemimizde başka neler var biraz oraya gidelim önce biraz daha temel taraftan Devam edelim istiyorum.

Burada çünkü piyasa uzun bir süredir İsveç'in mecliste NATO üyeliğini kabul edilmeyeceğine odaklanmıştı. Aslında bunu biraz Amerika'da bekliyordu ve Amerika Büyükelçisi'nden bir açıklama geldi. Frank burada Türkiye'nin NATO üyeliğini onaylamasından sonra mecliste Türkiye F-16 süreci için bir açıklamada bulundu ve F-16 satışının bildirimi için kongreye derhal göndereceğiz dedi ve zaten burada Biden'ın da F-16'nın Türkiye satışını desteklediğini ve bununla ilgili kongre ile görüştüğü haberlerini de aldık ve hafta başından itibaren tabii Merkez Bankası ile ilgili birçok şey konuşuldu yazıldı. Bunların henüz hiçbiri ispatlanmadığı için bu söylenkleri yeniden dile getirmek istemiyorum.

Fakat burada tabii piyasa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına odaklanmıştı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Türkiye ne zaman toparlansa akla ziyan dedikodularla ekonuna temin edilen güven ve istikrar iklimini bozacak kampanyalar başlatılıyor dedi. Piyasada şöyle okudu bu söylemi yani Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'a sahip çıktı olarak okuduğu için biraz da nefes aldı diyebiliriz. O nedenle 7825'lerin altında kapanış yapmadığımız sürece burada piyasadaki en azından biz düz endeks tarafında konuşuyorum ki birazdan dolar bazla bakacağız. al konumunun devam ettiğini izleyeceğiz.

Tabi burada kritik noktamız dediğimiz gibi 8150 burayı destek artık geçtiğimiz için ya da bir pivot nokta olarak alabilirsiniz. Şimdi karşımıza buranın üzerine bu haftayı kapatabilirsek eğer 8.350-8.400 Van'da çıkacak.

Yani piyasa aşağı yukarı eski zirvelerine yeniden gitmek isteyecek. Ama asıl trend zaten zirveler geçilirken başlayacak. Eğer bir önceki zirveyi gerçekten bir momentumla kırabilirsek Borsa İstanbul'da yeni bir yükseliş trendi daha net ve daha agresif bir şekilde başlayacak diyebiliriz. Tabi burada uzun zamandır sizlerle yerli yatırımcı sayısındaki düşüşü de konuşuyoruz.

Şimdi geleceğim burada mevduat faizi oranlarına. Şimdi mevduat faizi noktasında biliyorsunuz faizde hesaplama yaparken bir ülke gerçekten real faiz veriyor mu vermiyor mu? Bu noktada aslında birçok ülke beklenen faizi baz alır. Yani burada da daha doğrusu enflasyonu baz alır, düzeltiyorum.

Burada eğer yılı yüzde 40-45 bandı içerisinde tamamlayacağımızı düşünüyorsanız şu an başa baş hatta bir tık pozitif bölgeye geçtik diyebiliriz. Fakat az önce ifade ettiğim gibi ülkede hissettiğimiz enflasyon çok yüksek ve diğer taraftan aslında herkesin kendi enflasyon oranı da birbirine göre farklılık gösteriyor. Dolayısıyla şu anki yüzde 50'lik faiz bile ki bu 50'yi bir ortalama olarak alıyorum. 45 alan var, 55 alan var bankalardan sizler de biliyorsunuz.

Çok fazla içeride hane halkını ve Borsa İstanbul'da PaySend yatırımcısını tatmin etmemiş olacak ki burada yatırımcı sayısına çok büyük bir düşüş görmedik. Evet bir düşüş eğilimi var. 8.5 milyonlardaki yatırımcı sayısının 7.3 milyona gerilediğini MKKB'lerinden görüyoruz.

Fakat bu, bu kadar yüksek bir faiz oranı için oldukça imser bir tablo. Peki buradaki düşüş devam ederken, Piyasada biz neyi izliyoruz? Piyasadaki aslında yabancı girişini izliyoruz. Çok yüksek bir yabancı girişi olduğunu söyleyemem.

Ama bir trend oluşturdu mu yabancı girişi? Evet oluşturdu. Peki bu giren yabancı gerçek yabancı mı? Bunu nasıl anlayabiliriz?

Biraz bundan da bahsedeceğim dolar bazlı grafiklere geçmeden. Bakın şimdi bıyıklı yabancı dediğimiz bir tabir vardır. Ve bu nedir? Yani ben Perihan Tantu olarak buradaki hisselerimi satıp yurt dışından bir fon üzerinden bu hisseleri geri alırsam yerli yatırımcı sayısında daha doğrusu yerli satıyor yabancı alıyor gibi bir görüntü oluşur.

Ama teknik olarak ben yabancı değilim. Dolayısıyla buraya bir yabancı girişi var gibi görünse de realde buraya bir yabancı girişi olmaz. İşte buna bıyıklı yabancı deriz biz. Yani gerçek yabancı olmayan alım.

Fakat burada ikisi arasındaki farkı anlayabilmemiz için gözümüzü tahvile çevireceğiz. Tahvil tarafında normal şartlarda bir ülkeye yabancı girişi başlıyorsa önce tahville başlar. Yani yabancı önce o ülkenin tahvilini alır ardından eş zamanlı olarak hisse senetlerine yatırım yapar. Buradaki ayrımı yapmak kritik.

Türkiye'de de seçim sonrası bir dalga halinde yabancı girişi görüp sonra bir realizasyon görmüştük fakat Son 9-10 haftalık sürece baktığımızda, hatta 11 hafta olarak alalım, 9 hafta boyunca aralıksız bir tahvile para girişi gördük. Dolayısıyla burada bir trend oluştu. Ve eş zamanlı olarak hisse senedi tarafına bir para girişi gördük. Yani yabancıların ilgisi ki biz buna doğrudan değil dolaylı yatırım deriz.

Yani bir sıcak paradır. Ve her anda gidebilir sonuçta. Bir para girişi olduğunu net bir şekilde görüyoruz. bir hafta boyunca ara vermiştik.

O da yılın ilk haftasına denk geliyor. Fakat geçtiğimiz haftada bu trend kaldığı yerden devam etti. Hem tahvil hem de Türkiye'se senetlerine yine yabancılar tarafından bir para girişi yaşandı. Yani aslında burada tahvile daha çok ilgi olduğu için Buradaki girişin en azından tabii hepsini hesaplayamasak da büyük bir çoğunun gerçek yabancılığın oluştuğunu sıcak para noktasında görebiliyoruz.

Zaten bunu piyasadaki raporlara baktığınızda da görebilirsiniz. Neden? Çünkü piyasada son yıllarda hiç olmadığı kadar yabancı kurum raporları gelmeye başladı. Hem Dolar Türk Lirası için hem tahviller için hem de Türk hisse senetleri için.

Çünkü hatırlayacağınız üzere iki yıl öncesine kadar birçok yabancı kurum Artık Dolar Türk Lirası ve Türk varlıkları için bir hedef belirlemeyeceklerini, bir rapor yayımlamayacaklarını ifade etmişti. Ben bu günleri de hatırlayalım diye özellikle altını çizmek istiyorum. Yani bugün bile aslında birçok kurum tarafından, yabancı kurum tarafından sürekli Türk varlıklarına ilişkin rapor gelmesi bile aslında yabancı kurumların yeniden Türk varlıklarını ekranları alıp izlemeye başladıklarının bir göstergesi. O yüzden yolda bir kaza geçirmezsek eğer ki inşallah olmaz en azından bu politikaları istikrarlı bir şekilde uygulayabilirsek Türkiye'ye ben bir süre daha ve seçimden sonra devam etmek üzere açıkçası sıcak para girişinin devam edeceğini düşünüyorum.

Tabii ki bunun bazı avantaj ve dezavantajları var. Çünkü sıcak para dediğiniz aslında Türkiye'ye doğrudan bir yatırım olmadığı için istihdam sağlamaz, burada genişleyici bir politika yaratmaz. Fakat biraz daha anı kurtarır diyebilirim. Ama ben bunu biraz şeye de benzetiyorum, dökme suyla değirmen çevirmeye.

Yani sıcak paranın girişi tatlıdır ama çıkışı dalgalanma yaratır. Hem borsa tarafında hem de o ülkenin para birimi tarafında. O nedenle şimdi tabi para girişi olduğu için buna biraz aslında bunun hangi sektör ve hisselerde yoğunlaşacağına da odaklanmak istiyorum. Şöyle ki yabancılara geçtiğimiz yıllarda uzun süredir piyasada çalıştığım için çok yoğun yabancının piyasada işlem yaptığı tabi yılları da hatırlıyorum dolayısıyla.

Yabancıların tabi malumunuz birçok kişi öğrendi bunu en çok tercih ettiği aslında sektör ve hisseler önce likit sektörlerdir. O yüzden burada hem likidi olup hem de hakikaten çarpan olarak ucuz olan sektörlerden ilk tercih ettiği biliyorsunuz bankalar oldu. Tabii bankalar noktasında burada Türkiye'nin risk priminin düşüyor olması da önemliydi. Şu son günlerde yeniden 300 bas puanın üzerine oturdu yalnız Türkiye'nin 5 yıllıkları fakat seçim öncesinde 700'leri gördüğümüz için bu risk priminin düşüyor olması hemen gözümüzü bankacılık endeksine çevirdi ve bankalar tarafında zaten bir para girişi olduğunu görüyoruz.

eş zamanlı olarak holdinglerde özellikle koç ve sabancı holdingde yine para girişinin devam ettiğini izliyoruz. Zaten yabancılar tarafından para girişine bakarken aynı zamanda MSI endeksinde işlem gören Big Cap dediğimiz hisselere de bakmak lazım. Zaten yabancılar çok fazla aksiyon almadan ilk girdiklerinde genelde bu hisseleri alıyorlar. Sadece bankalar ve holdikler olarak tabi bunu okumuyorum.

Diğer taraftan Borsa İstanbul'da ardığı en yüksek şirketlerden biri olan BİM yabancıların geçtiğimiz yıllarda gözdesiydi malum. Diğer taraftan Türk Hava Yolları'na yine para girişi olduğunu görüyoruz. Borsa İstanbul'un ağırlığı en yüksek yine hisse. Aynı zamanda bir miktar işte Aselsan'a görüyoruz.

Tabii burada spesifik olarak bankalarda özel bankalara teveccühün yüksek olduğunda yine altını çizmek istiyorum. Oraya bir parantez açacağım. Holdinglerde de özellikle Koç ve Savancı Holding özelinde Diğer taraftan tabi daha böyle mid cap hisselere baktığımızda yabancıların çok sevdiği sektör ve hisselerde gıda perakendeleri gelir zaten. Yıllarca burada hem defansif oldukları için hem de Türkiye'de 2024 yılında da sonuçta en azından ilk 6 ay için yüksek bir enflasyon beklentimiz olduğu için burada buradaki marş hala daha aslında yatırım yapılabilir seviyede.

Dolayısıyla Migros, Şok Marketler ve BIM tarafını ayrı koyup diğer taraftan yabancıların yıllardır işlem yaptığı ve yabancı ağırlığının en yüksek olduğu şirketlerden birisi Coca Cola Anadolu Efes'tir. O yüzden yabancıların yeniden burada yoğunlaştığını görüyoruz. Aynı zamanda tabii Turkcell ve Turk Telekom'a yine son zamanlarda bir teveccüh var ama yabancı ilgisi burada genelde hep Turkcell'de yoğunlaşır. Yani aslında baktığımızda Tablo çok karışık değil.

Yabancının ilk gireceği sektörler çok belli. Bununla birlikte işte TÜPRAŞ'ı okuyabiliriz. Eş zamanlı olarak yavaş yavaş aslında kurumların yeniden Ereğli tarafında raporları olumlu tarafa çevirdiğini izliyoruz. Yani SNAİ tarafı her ne kadar aslında endekste hem misyüzün hem de bankacılığın gerisinde kalmış olsa da ağırlığı biraz holdingler tarafında tutup çünkü iştirakleri bu kadar güçlü gitmişken Aslında hala daha iskontolu seyretmeleri burada özellikle holdingler tarafında çünkü bir hikaye yaratıyor.

Holdingleri de yine göz önünde tutmamız gerektiğini bize söylüyor. Tabii yabancı burada Borsa İstanbul'a TL bazlı olarak bakmıyor. Bir bunu okuyalım. İki yabancı yalnızca böyle büyük hisseleri mi alır?

Cevabı hayır. Daha önceden small cap dediğimiz daha küçük ölçekli ama hikayesi olan ve ucuz olan birçok sektöre de giriş yapar, orduna yollar. Ama bu biraz daha kademeli gerçekleşecek. Yani biz Borsa İstanbul'da önce trendi bu büyük ve bistüze ağırlığı yüksek olan hisselerle yakalayacağız.

Ardından da neyi izleyeceğiz? Daha orta ve küçük ölçekli hisselere para geldiğini göreceğiz. Çünkü büyük hisseleri ayağa kaldırmak için daha büyük paralar gerekiyor. Ama orta ve küçük ölçekli hisselere bankalara holdinglere giren paranın çok ufak bir miktarı girse bile çok büyük momentum yaratabiliyor.

O yüzden bunu 1, 2 ve 3 kademe olarak okumak lazım. Eğer ağırlığınız orta ve küçük ölçekli hisselerde ise çok acele etmeyin ve şimdiden karamsarlığa tabi bulanmayın, bulaşmayın diye düşünüyorum. Tabii ki burada karamsarlığa da küçük ölçek listelerdeyseniz şimdi acele edip karamsarlığa da kapılmamak lazım. Çünkü endekste genelde trendler böyle başlar.

Önce büyük ölçek listelerle sonra orta sonra küçük ölçek listelerle ama tabii ki çok Yüksek aslında burada ağırlık olarak çok yüksek olarak küçük ölçekli hisseleri tutmak bu dönemde çok makul değil. O nedenle biraz daha sektörel bazda ayrım yapmak çok önemli diye düşünüyorum. Diğer taraftan tabii bu kırılım ve endeksin al verme durumundan bahsetmiştik malum. Sadece TL bazda olarak değil dolar bazda olarak da geçerli.

Bugün biz bu sohbeti gerçekleştirirken tabii endeks 270 dolara kadar geldi ve 260 doların üzerinde kalıcılık sağladığımız sürece aslında endeks al konumunu da devam ettirecek. Şu an karşımızda 273 dolar direnci var. Oranın üzerinde ben Borsa İstanbul'un kadimeli olarak bu yıl içerisinde yeniden 300 dolarların üzerine gideceğini düşünüyorum. O nedenle biraz daha az önce ifade ettiğim gibi bugün Merkez Bankası'nın metnine odaklanmak ve aynı zamanda menkul kıymeti istatistiklerinde haftalık bir trend olarak takip etmek gerektiğini düşünüyorum.

Eğer şu an teveccüh yerli yatırımcıdan ziyade yabancı yatırımcıdaysa orada para girişinin devam edip etmediğini izlemek ve takip etmek de önemli olacak. Haftaya görüşmek üzere diyelim. Herkese güzel bir hafta diliyorum. Bugün Merkez Bankası'na odaklanalım, metni okuyalım ve saat 14.30'da gelen

menkul kıymet istatistiklerinde hisse seledi tarafına ve aynı zamanda tahvil tarafına yabancı girişinin devam edip etmediğini de takip edelim. Kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)