Podcast

Ocak Etkisi: Gerçek mi? Efsane mi?| Araştırma Notları #8

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Araştırma notları, yeni bölümüyle yayında.

Ocak ayı geldiğinde, finans dünyasında bir söylenti dolaşır: Ocak Etkisi. Peki nedir bu Ocak Etkisi? Piyasalarda ne gibi etkileri olur? Senin için kısaca anlattık.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

800 kelime · ~4 dk okuma

Merhabalar herkese, ben Çağla. Araştırma notlarıyla yeniden karşındayım. Ocak ayının tam da ortasında bulunurken sıkça duyduğunu ve karşına çıktığını düşündüğüm ocak etkisi kavramından bahsedeceğim bugün. Dilersen klasik hatırlatmamızı yaparak podcastımıza hemen başlayalım.

Bu podcastla konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Şimdi ocak ayı geldiğinde finans dünyasında bir söylenti dolaşıyor. O da ocak etkisi. Bu etki aslında yılın ilk ayında hisselerin yükselmesi beklentisidir diye tanımlayabiliriz.

Genellikle bu durum Aralık ayındaki geri çekilmelerden sonra gelen bir rally olarak düşünülüyor ama bu olgu son birkaç yılda baktığımızda özellikle son 10 yılda belirsiz bir görünme sahip diyebiliyoruz. Peki ocak etkisi gerçekten var mı yoksa sadece finansal bir mit mi? Birlikte karar verelim istiyorum. Önce ocak etkisinin kökenine bakalım.

Transkriptin tamamını oku

Bu etki aslında yatırımcıların aralık ayında yani yıl sonu bilançolarında hisseler üzerinden doğacak gelir vergilerini düşük göstermek yani aslında vergi masrafından kaçınmak için yıl sonundaki hisselerini satıp yılbaşından sonra sattıkları hisseleri tekrar almasıyla ilgili. Bu süreç tabii ki piyasada bazı hisseler olan talebi arttırarak ocak ayında bu hisselerin yükselmesini sağlayabilir ama bu sadece bir teori ve kesimi durum değil. Ayrıca ocak etkisi piyasaların her zaman mantıklı hareket etmediğinin bir örneği olarak incelenebilir. Yani insanların duygusal ve mantığa dayanmayan davranışları da bu etkiyi yaratıyor olabilir.

Geçmişe baktığımızda ocak etkisi 1942 yılında yatırım bankacısı Sidney Wachel tarafından fark ediliyor. ve aslında etkin piyasalar hipotezine karşı piyasaların verimsiz olduğunu bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor diyebiliriz. Hatırlarsak etkin piyasalar hipotezinde bilgi asimetrisinin olmadığı yani bilginin aynı anda herkeste eşit şekilde yayıldığı ve bunun piyasalarda aslında verimli bir piyasa sonucu ortaya koyduğunu savunan bir hipotezdi bu. Ama ocak etkisindeki fiyatlamalara baktığımızda vergi masraflarından kaçınmak için yapılan bu küçük oyunlar aslında piyasaların verimli olmadığının bir göstergesi bize.

Şimdi S&P 500'ün son 30 yıllık performanslarına baktığımızda Ocak aylarında getiri ve kayıp oranlarının neredeyse başa başa gittiğini gözlemliyoruz. Yani bu da demek oluyor ki Ocak ayında belirgin bir kazanç garantisi yok. Hatta ve hatta Ocak ayı diğer aylara göre çok da verimli değil. Son 20 yıllık performanslar incelendiğinde Ocak ayı 12 ay içerisinde 8.

sırada yer alıyor yani orta karar bir performans sergiliyor diyebiliriz. Aslında bir yandan yatırımcı psikolojisi de Ocak etkisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Özellikle Noel Rallisi gerçek mi podcastinde de bahsetmiştik. Yılbaşı yaklaştıkça yeni yıl kararları veririz.

İşte yeni yıl yeni ben. Artık para biriktireceğim, yatırım yapacağım gibi düşüncelerle yine yatırımcılar hisse piyasalarına yönelebiliyorlar. Bu da talebin etkisiyle hisselerin yükselmesine neden olabiliyor. Bir başka etken daha var, bu da Yabancılar Window Dressing'de diyor.

Yani bizde tam karşılığı yok ama vitrin süsleme diye adlandırabiliriz bunu. Aslında bu muhasebesel küçük bir oyun. Nedir bu vitrin süsleme? Fon yöneticileri yıl boyunca fazla getirisi sağlamamış hisseleri.

yıl sonunda satarak hem portföy raporlarını başarılıymış gibi gösteriyorlar hem de önümüzdeki yıl oluşabilecek riskleri azaltıyorlar. Buna da vitrin süsleme deniyor. Bunu şirketler de yapıyor bu arada bazı şirketler yine muhasebesel kayıtlarında bilançolarını daha iyi göstermek için böyle ufak oyunlara gidebiliyorlar yıl sonu bilançolarında. Ama incelediğimizde bu vitrin süsleme olayı genellikle büyük sermayeli şirketleri etkiliyor.

Ama ocak etkisinin geçmiş performanslarına baktığımızda küçük sermayeli şirketler de belirgin olarak izleniyor. Yılbaşından bu yana baktığımızda ABD'deki küçük sermayeli şirketleri kapsayan Russell 2000 endeksinin yılbaşından bu yanaki performansa baktığımızda endeksin 1 ocaktan bu yana %4,25 değer kaybettiğini görüyoruz. Yani önümüzdeki haftalarda endekste olası bir toparlanma hareketi görülmesi ocak etkisini düşündürebilir bizlere. Peki ocak etkisini öngörerek bu etkiden para kazanmak mümkün mü diye aklına bir soru gelmiş.

Olabilir. Ocak etkisi gerçek olsa bile insanlar bundan fallanmaya çalışır ve bu etkinin görünümü değişir. Yani şöyle açıklayayım. Ocak ayında hisseler yükselir diye aralık ayında bir pozisyon alırsan ve tüm yatırımcılar aslında senin gibi düşünüp aralık ayından bu beklentiyi satın alırlarsa aslında bu hisselerde önden fiyatlama gerçekleşmiş olur.

Dolayısıyla yılbaşı öncesi ve sonrası fiyat değişiklikleri azalır ve ocak etkisine dair bir hareket takip edilmez. şeyi de eklemek isterim yani ocak ayı dışında yine diğer aylarda da benzer etkileri görebiliyoruz özellikle mayıs ayında selin may go away diye bir tabir vardır mayıs asat ve uzaklaş gibi aylara özgün böyle piyasa hareketleri takip edilebiliyor yine aralık ve ekim ayları içinde bazı etkiler olabiliyor ama geçmişe baktığımızda yani ne olursa olsun öne çıkan bir ay daha var o da eylül Uzun vadeli verilere göre yatırımcılar için genellikle en kötü ay hep Eylül oluyormuş. Peki podcastimizin sonuna yaklaşırken bir karar verme aşamasındayız şu an. İncelediğimiz geçmiş veriler ve bu ocak etkisini tetikleyen maddelere baktığımızda Ocak etkisi finans dünyasında bir efsane gibi.

Çünkü bazı yıllarda görünüyor bazı yıllarda görünmüyor ve piyasa dinamikleri sürekli değiştiği için bu tür eski kalıplar artık geçerli olmayabiliyor. Ayrıca davranışsal finans ve yatırımcı psikolojisi yatırımcıların her zaman mantıklı karar alamadığını ve piyasaların da her zaman verimli olmadığını bizlere gösteriyor. Dolayısıyla Ocak ayında büyük bir kazanç peşinde koşmak yerine yatırım stratejini geniş bir perspektife değerlendirmen daha mantıklı bir strateji olabilir senin için. Evet, kısaca Ocak etkisi bu şekildeydi.

Umarım faydalı olmuştur. Bir sonraki bölümde tekrar görüşmek üzere. Hoşça kalın!

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)