Podcast

ben kimim, kendimi nasıl ifade ediyorum? burçlar - part 2

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Astrolojinin dilinden anlamak ve aynı dili konuşabilmek için gezegenler, burçlar ve evler önemli demiştik. Geçen hafta yayınlanan birinci partta ilk 6 burcu konuştuk. Bu hafta da diğer 6 burçla kendimizi tanıma yolculuğumuza devam ediyoruz!








Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------


Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.169 kelime · ~11 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, Pod V ile gerçekleştirdiğimiz Ben Astrolog D'nin podcastına hoş geldiniz. Geçen hafta ilk 6 Burcu'a şöyle bir baktık. Şimdi de geri kalan 6 Burcu konuşacağız. O zaman bu yolculuk başlasın.

Şimdi arkadaşlar ilk 6 burç aslında bizim kendi iç dünyamızla ilgili olan burçlar. Bu ne demek? Birinci burç işte ben kimim? İkinci burç nelere sahibim? Üçüncü burç nasıl iletişim kuruyorum? Dördüncü burç yani yengeç nasıl sevgi ilişkim var? Duygusal ilişkilerim ne? Beşinci burç aslan burcu öz yaratılışım ve öz kendimi ifade ediş şeklim ne? Altıncı burç başak burcu da hayatımı nasıl düzenliyorum? Ve bu hayattaki kendimi nasıl kullanılır yapabilirimi ilk keşfettiğimiz yerlerdi tamam mı?

7. Burç terazi ile beraber benden çıkıp bize geçiyoruz. İlk defa o varoluşu yaşayan varlığımız yani işte bütün bu burçları gezen arkadaş ilk defa terazi burcuna geldiğinde ben dışında bir şeyle karşılaşıyor. Yani bizle karşılaşıyor. Terazi burcu hava grubu, öncü çünkü sonbaharın başlangıcı, diplomat, sanatçı, yargıç, aşık da arketipleri. Şöyle başlamak istiyorum. Terazi Burcu ilişkilerin burcu olduğu için herkes tarafından çok romantik olduğu söylenir ama Terazi aslında romantik değildir. Terazi tamamen diplomasi ve politik konuşmayı bildiğinden dolayı ilişkilerle alakadardır. Çünkü ilk defa kendinden başka birisiyle karşılaştığında onunla ilişki kurabilmenin yolu kendini unutup diğer insanı anlayıp ona göre davranmaktan da geçiyor. Terazi'nin yaptığı şey bu aslında.

Transkriptin tamamını oku

kendini sürekli olarak başkalarıyla uyumlu bir halde tutmaya çalıştığı bir yerde var olan bir Burç. Bunu yapmanın yolları ne? Dengeyi bulmak, politik olmak, diplomatik olmak, aynı zamanda da estetik ve harmoni dediğimiz, yani harmoni neydi? Uyumlu bir dünya yaratmak. Terazi Burcu'nun sanatla ilişkisi, Boğa Burcu'nun sanatla ilişkisinden farklıdır. Terazi Burcu daha entelektüel bir sanat anlayışıdır. Yani mesela mimari daha çok Terazi'nin işidir. Boğa Burcu daha yaratımla alakadar bir sanat burcudur.

Terazi'nin enerjisi, şöyle bir enerji, kendisini kaybetmeye çok yatkın oluyor maalesef Terazi Burçları. Çünkü başkalarının arasındaki huzuru ve dengeyi bulmak istediklerinden dolayı, aman işte kimse kırılmasın, aman herkes beni sevsin, bu herkes beni sevsin ama Koç'taki ve Aslan'daki gibi herkes bana hayran olsun değil, ben ortalıkta dengeyi kuran insan olayım, herkesle ilişkim iyi olsun anlamında. Bunu yapmaya çalışırken kendi özbenliğini kaybedebiliyor. Kendini başkalarının gözünden değil, kendi içsel değerinden görmeyi öğrendiği zaman terazi Burcu, yani kendi özüne sahip çıktığı zaman, bu aslında kurmak istediği huzurlu dengeyi daha iyi kurabiliyor. Terazi bizim haritamızda neredeyse, biz oralarda zerafet, estetik, diploması, adalet duygusu ve en önemlisi sosyal zekaya sahip oluruz. Terazi romantizminden dolayı ilişkilerle alakadar değildir demiştim ya,

sosyal zekasından dolayı ilişkilerle alakadardır. Terazi Burçları her girdiği ortamda herkesi kendisine gerçek anlamda aşık edebilir, bütün sosyal konuşmayı yönetebilecek kabiliyete sahiptir ama bunu yaparken kararsız kalmamalı, yüzeyselleşmemeli, yani uyum takıntısından dolayı sürekli olarak başkalarının istediklerinin yaptığı bir yerde kendisinin ne istediğini unutmamalı. Bir de ilişkilerde co-dependency dediğimiz şey aslında terazinin gölge yanı oluyor. Buna da dikkat etmesi gerekiyor. Bir öz benliğini oluşturmuş, kim olduğunu çok iyi bilen bir terazinin önünde kimse duramaz. Bir de unutmayın ki tabii ki de koç burcunun karşılık burcu. Ben, biz aksi. Ben olmadan biz olmaz, biz olmadan ben olmaz. Tam olarak bunu ifade eder. Ben terazi burcunu severim, insanlar sevmediğimi zannederler. Ama benim ayım terazide ve bununla ilgili çok büyük problemler yaşamış bir insanım.

Daha azını anlaması gereken şey şu, eğer içinde kim olduğuna bağlı olarak bir denge yaratamazsa, dış dünyada istediği dengeyi yaratamaz. Uyum kendinden ödün vermek değil, kendi merkezinde kalarak bağ kurmaktan geçer. Şimdi ilişkiler bittiyse Akrep Burcu'na geçiyoruz. Zodyan en sevilmeyen, en korkulan üçüncü Burcu Akrep. Elementus'u niteliğe sabit. Arketipleri dedektif, psikolog, dönüşümcü, savaşçı.

Akrep Burcu bizim ilk defa ölüp tekrar dirildiğimiz yer diyebiliriz. Bu ölümü fiziksel bir ölüm olarak algılamamızı isterim. Akrep çok derin bir yerde insanlarla bağ kurduğumuz konuları temsil eder. Yani çok derin duygular, bakmak istemediğimiz, görmek istemediğimiz duygular. Seks ve buradaki seks şey değil ama çok libidosu yüksek bir yerden falan anlatılıyor ya Akrep Burcu. Akrep Burcu hiç aslında öyle tahmin ettiğiniz gibi bir şey değil. Akrep Burcu tamamen ful güven duymadığı birisiyle seks kadar hani kendine açabildiği bir aktiviteyi yapamaz. Seks Akrep'in dünyasına geldiğimizde inanılmaz derecede nasıl diyeyim güvenlik duyması gerektiği ve çok derin bir yerden bağlanması gereken bir aktiviteye dönüşüyor. Ve aynı zamanda da hayatta kalmak yani öldükten sonra tekrar hayatta kalabilme gücüne sahip olmak.

Akrep bütün bunlarla ilgili uğraşırken tabii ki de kontrolü bırakmayı ve dönüşünden korkmamayı öğrenmesi gerekiyor. Bunu da çok iyi başarabiliyor. Etrafınızdaki Akrep Burcu insanların kaç kere ne tür pozisyonlara düşüp tekrar geri çıktığını hepimiz biliyoruzdur diye düşünüyorum. Buradaki amacı birazcık insanlığın bu gizemini çözmek, giyip, kolaylaştırmak, güç olanla yüzleşmek, dönüşümü yaratmak, başka insanların görmek istemediği yerlere, ruhların derinliğine bakıp o insanlara o konularda ilgili yardımcı olmak gibi görevleri var.

Bunu yaparken tabii derinlik, tutku, güç ve sezgi gibi çok derin bir yerden bazı özelliklerini kullanması gerekiyor. Ama tabii ki de akrep burçlarına bu güveni vermeyen insanlar karşısında çok manipülatif, çok paranoyak, aşırı kıskanç ve aşırı kontrolcü bir halde dönüşebiliyorlar. Akrep'in yolculuğu yeniden doğuşun ve değişimin katılışılmaz olduğunu kabul ederek, insanlarla kurduğu bağın da değişebileceğini kabul etmesinden geçiyor. Gerçek gücün de değişimden korkmamak olduğunu öğrenmesi gerekiyor. Akrep bize bunu öğretiyor. Haritamızda nerede Akrep varsa, biz o evin konularıyla ilgili bunları öğreniyoruz diyebiliriz. Geldik yay burcuna, ateş ve değişken. Yay benim yükselenim arkadaşlar. Hayatta en sevdiğim insanlar yay burcu oluyor genellikle. Arketipleri filozof, kâşif, öğretmen ve maceracı. Yay! Nasıl bir burç biliyor musunuz arkadaşlar? Yay bu dünyaya gelmiş, bakmış büyük resmi göreyim. Aman her şeyi gizleyeyim, öğreneyim vs. falan filan derken böyle nedense işte özgürlüğüne düşkün, umursamaz falan bir yerden almışlığı. Benim hayatımda tanıdığım bütün yaylar, kendim yani yay yerleşimine sahip olduğum için de söylüyorum bunu. Hayatımda gördüğüm en çok düşünen insanlar, yani ben bu kadar düşünen çok az insan gördüm gerçekten de. Belki İkizler ve Başak bizim kadar düşünüyordur. Yay yerleşimi olan insanlar kadar düşünüyordur. Ama yayın düşündüğü konular farklı.

Yay büyük resmi düşünüyor. Ben niye buradayım? Benim ruhumun amacı ne? İşte biz niye varız? Neden bu dünyadayız? Falan gibi çok daha varoluşsal, çok daha büyük konuları düşündüğü için günlük detaylara çok takılmıyorlar açıkçası. Ben ona nasıl öyle diyecekmişim de bunu nasıl yapacakmışım gibi değil. Nasıl olur ya gibi bir yerden? Onlar küçük detaylar. Onlar da çok uğraşmayı sevmiyorlar.

Yay yüksek ideyalar özgürlük ve genişleme arayışını temsil ediyor. Özgürlüğü sorumlulukla dengelemediği zaman tabii ki de o kayboluş ve umursamazlık geliyor. Sorumlulukla dengelediğinde insanlara çok güzel bir şekilde umut veren ve yol gösteren olabiliyorlar. Yayın en büyük özelliği iyimser olması. Çünkü Jüpiter tarafından yönetiliyor ve her zaman şunu söyleyebiliyor. Ya ne kadar kötü bir durumda da olsa... Ya tamam ya, illaki buradan da iyi bir şey çıkacak yani. O iyimserlik oradan geliyor. Ama bu, onun kötü duyguları hissetmediği ya da kötü duyguları bilmediği anlamına gelmiyor aslında. Birazcık bağlanma korkusu da o yüzden geliyor. Çünkü çok romantik oluyor yelburçları bu arada. Bağlandılar mı çok feci bağlanıyorlar ve ellerinden alındığında o bağlandığı insan çok büyük bir düşüş yaşıyorlar. O iyimserlik ve büyük pozitiflikle bağlandıkları için her şeye tabii ki de o ellerinden alındığında çok büyük bir çöküş yaşıyorlar.

Bunları kontrol ederlerse, yani sabırsızlıklarını kontrol ederlerse, düşüncesizliklerini kontrol ederlerse ya da farkına varabilirlerse, insanlığa en çok umut getiren ve bize burada neden olduğumuzu en çok anlatan burç da yay burç oluyor. Haritanızda neredeyse orası sizin umutla geleceğe bakabildiğiniz ve büyük hayaller kurabildiğiniz yer aslında. Bunu asla unutmayın. Ama yayın yolculuğu, özgürlüğü bir kaçış değil, bir bilgelik kaynağı olarak kullandığında işe yarayan bir yolculuk oluyor. Çünkü özgürlük anlam arayışında saklıdır. Bir yerlerden kaçmak da saklı değildir. Bunu unutmaması gerekiyor. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber. Sonra tekrar birlikteyiz.

Geldik Oğlak Burcu'na. Nasıl, herkes şimdi Oğlak Burcu'nun en sıkıcı burç olduğunu konuşuyor mu arasında? Hiç değiller, ben size söyleyeyim. Bir Oğlak Burcu'nu sıkıcı buluyorsanız büyük ihtimalle siz de kendini açmamıştır. O yüzden sıkıcı buluyorsunuzdur. Elementi toprak, niteliği öncü, arketipleri dağıtırmanızı, yönetici, stratejist ve usta. Disiplin, azim ve başarı için doğmuştur. Oğlak bizi kendi, yani hayvanını da göreceğiniz gibi, en sap, en tepe yerlere, inanılmaz bir disiplini de iş bilme şeklinde çıkarmak üzerine bir burç aslında.

Ama ana dersi başarıya giden yolda hayatın tadını çıkarmayı unutmamaktadır. Şimdi Oğlak Burcu'nun şöyle bir şeyi var. Evet bizi en tepeye çıkaracak olan Burç hakikaten de Oğlak. Yani haritanızda Oğlak neredeyse oraya en tepeye orada çıkacaksınız. En çok başarıyı orada bulma ihtimaliniz var.

yönetildiği için sadece o başarı amacı ve başkalarından takdir gördüğünüz başarının peşinde koştuğunuzda tabii ki de ne o yaptığınız işten keyif alırsınız ne de sonunda başarıdan keyif alırsınız. Oğlak Burcu'nun unutulması gereken şey insanları o yola açarken başkalarından takdir beklemek yerine o takdiri kendi kendilerine vermekten geçiyor. Birazcık yalnız bir başarılı olma durumu bu maalesef. Ama bunu yaparken de şunu unutmayacaksınız, evet hayat çok kötü, evet abi bir sürü dert var ve evet siz en realistsiniz ve siz her şeyi herkesten daha çok görebiliyorsunuz. Çok doğru. En disiplinli de sizsiniz. Ama eğer bütün bunların hayattan keyif almanızı engelliyorsa ne kadar bir başarıdan konuşabiliriz? Oğlak Burcu neredeyse

oradaki başarı tanımının size ait olduğundan emin olmanızda fayda var. Çünkü o alakaların bu disiplinliği, pratikliği, sorumluluk duygusu vs. bizi gerçekten ileriye taşırken bunu bir şekilde hayatla bağdaştıramadıkları zaman bizden kopuk, aşırı ciddi, çok fazla negatif düşünceye kapılı kalan ve duygusal mesafesi çok yükselmiş insanlarla karşılaşıyoruz. Biz de öyle insanlar olabiliyoruz.

Burada önemli olan insani bağları ve duygusallığı kaybetmeden yolculuktan keyif alarak başarıya ulaşmak. Oğlan stratejisi kendine karşı şefkatli olması ile başlar, başkaları ile daha derin bağlar kurması ile başlar. Eğer bunları başarırsa çünkü zirveye ulaşmanın bir araç olduğunu, asıl anlamın oradan dünyaya nasıl bir katkı sunulduğuyla ilgili olduğunu anlar. Oğlak boşuna sıkıcı değildir. Tekrar ediyorum. Geldik Kovaburcu'na. Hiç anlaşılmayan. Hayatında bir tane kova burcu görmedim ki ben astrolojiye inanıyorum desin. Ama astrolojinin burcu ne arkadaşlar biliyor musunuz? Kova. Teşekkürler. Astrolojiyi kova burcu yönetiyor. Şimdi

kova burcu aslında mitolojide insanların tanrıya, tanrılara, su taşısın diye yolladıkları bir mitolojik karakterden geliyor. Biz insanlık olarak Tanrı'ya onu göndermişiz, öyle düşünüyorum. Elinde bir kovayla bir insanı gönderiyoruz Tanrılara ve diyoruz ki bize onlardan bilgi ver, biz de sana iletişim kuralım falan filan. Ama o Tanrıların yanında çok uzun süre kaldığı için insanlığından uzaklaşıyor.

Kovaburcu, insanlığa uzak durarak, insanlığa nasıl fayda sağlanabileceğini gören vizyonerler. Kovaburcu'nun özelliği bu. Özgün olmakla alakadar, bireysel olmakla alakadar ve de işimize yarasın yarasın ya da keyfimize gelsin gelmesin bir şeylerin neden yanlış gittiğini görüp orada vizyoner bir şekilde devrim yaratmakla görevliler. Bu tabii ki de kovuluşların kendilerini insanlıktan çok soyutlamasıyla ve yani mainstream olan hiçbir şeyi sevmemeleri vesaire gibi bir sonuca yol açıyor. Özgünlüğünü başkalarını dışlamadan yaşatabilen kovuluşları ise gerçekten de hepimize vizyonel bir şekilde ne yapmamız gerektiğini gösteren insanlar oluyor.

Kovaburçlarının kesinlikle duygusal bağları ihmal etmemesi gerekiyor. Çünkü eğer duygusal bağ kuramazsanız insanlarla, nasıl olup da o insanlara vizyonunuzu anlatmayı planlıyorsunuz? Bu soruyu size sormak istiyorum, sevgili Kovaburçları. Yani sürekli olarak etrafınızdaki herkesi kendinize aptal görürseniz, Yani nasıl olup da o zeki fikirlerinizi iletmeyi planlıyorsunuz? Hepimizin kovayla yönetilen evindeki problemi bu oluyor. Ben burada en özgünüm, hiç kimse beni anlamıyor. Abiciğim o zaman anlatman lazım. Zaten hava grubusun, senin olayın, iletişimin yani. İletişim kurmayı öğrensen çok iyi olur. Ama tabii ki de zeka, vizyon, özgünlük, idealizm ve bağımsızlık, Kovu Burcu'nun asetleri, bütün bunların hepsine çok takılı kalıp, kendini çok fazla duygusal bağı olmadan uzaklaştırılırsa da, duygusal kopukluk, soğukluk ve aykırılık takıntısının içinde

birazcık narsist kontrolcüler haline geliyorlar. Buna çok dikkat etmeleri lazım. Unutmamaları gerekiyor ki, özgürlük, bireyin katkı sunduğu bir dünyada daha değerlidir. Tek başınıza özgün olmanız ve özgür olmanız hiçbir işe yaramaz. Ve geldik son borcumuz, balık. Element is so, niteliği değişken, arketipleri hayalperest, şifacı, sanatçı, mistik. Ben bu örneği vermeyi çok severim. Balığın arketipleri, İsa ve Kurt Cobain. Burada biraz duruyorum.

Balık, bütün burçları içinde taşıyan en son burç. İnsani bedenimizin öldüğü ve ruhani bedenimizin başladığı yer. Fiziksel dünyayı ve ruhsal dünyayı aynı anda anlamaya çabaladığımız yer. Duygusal ve ruhsal dengeyi bulmaya çalıştığımız yer. Yani aslında ego olmayan her şey balık burcunun içinde diyebiliriz. Balık burcu bu dünyadaki üç boyutlu bedenimizin öldüğü yer aslında. Ölmekten kastım yok olduğu yer. Tamamen bilinç dışı dünyayı algıladığımız burç da burası.

Balıklar sevgiskel ve empatik oluyorlar. Başkalarının duygularını çok iyi anlayabiliyorlar. Kendi duygularını çok iyi anlayabiliyorlar. Ama dünyanın acılarını da hissettikleri için ve bu acıları dönüştürmek istedikleri için çok depresyona meyilli de olabiliyorlar. Burada anlamaları gereken şey, aslında balık burcu yerleşimi insanların ve bizim kendi balık burcumuzun bulunduğu yerin anlaması gereken şey, bu duygusal yoğunluğu kaosa sürüklenmeden

nasıl tekrar gerçekçi dünyada uygulayabileceğimizi anlamak. Yani siz bütün o duyguları hissediyorsun, bütün o empatiyi yapıyorsun. Ama eğer bunu üç boyutlu dünyada bir şekilde gerçeklikte kullanamazsan, o duyguların içine kaybolduğun bir hayat sürmeye başlayabiliyorsun. Balansır adresi hayat dünyasını, o hayal dünyası ve bilinç dışından bir sürü bilgi alıyor ya, onların içine kaybolmadan bunu bir şekilde üç boyutlu dünyada yaratıcılıkla birleştirmek. Kendini ifade etmeyi öğrenmek, kendini feda etmeden insanlara yardımcı olmayı öğrenmek,

ve herhangi bir zorlukla karşılaştığında hemen gerçeklik dışına kaçmamayı öğrenmek. Yani gerçeklik dışıyla alakadar olmanız orada yaşamanız gerektiği anlamına gelmiyor kısacası. Oradan aldığınız bilgileri bu dünyada insanların faydası için kullanabilirsiniz. Balıkların öğrenmesi gereken şey, hayallerini somut bir şekilde ifade ederek hem kendi hem de çevrelerindekinin ruhunu beslemek, o kayboldukları dünyadan geri gelmeyi öğrenmek ve hayaller dünyayı değiştiren en güçlü gerçeklerdir, bunu unutmamak.

Böyle 12 Burju çok özet bir şekilde anlattık. Haftaya evlerden bahsedeceğiz. Hayatın nasıl yaşadığımızı göreceğiz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)