Podcast

neden buradayız, neden böyle davranıyoruz? burçlar - part 1

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Astrolojinin dilinden anlamak ve aynı dili konuşabilmek için konuya gezegenlerden başlamıştık. Bu hafta da burçlarla devam ediyoruz. Ne dersiniz, kısaca bir kendimizi tanıyalım mı? Bu bölümde ilk 6 burçla başlıyoruz, ikinci part da çok yakında sizlerle...








Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------


Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.444 kelime · ~12 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, Pod B'yle birlikte gerçekleştirdiğimiz Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Geçen hafta gezegenlerden başlamıştık, bu hafta biraz burçlara gireceğiz. Çünkü gezegenler bize enerjiyi tanıtır, burçlar onu şekillendirir, evler ise onun gerçekleştiği yaşamalarını belirler. Bu üç yapış taşına hakim olmak, astrolojiyi birazcık daha iyi anlamımızı sağlayan şey olacak. O zaman birazcık bu yolculuk başlasın diyebilir miyiz?

Şimdi herkesin sürekli olarak yanlış algıladığı bir şey var. Hemen oradan başlayacağım çünkü en çok bu konu beni eğlendiriyor. Arkadaşlar hepinizin içinde her burç var. O yüzden de herhangi bir burcu sevmiyorum. Ben de o burç yok gibi düşünceleri birazcık kenara bırakmanızı istiyorum. Zodiac ve doğum haritamız bizim doğduğumuz anda gökyüzünün dünyadan görünür ve görünmeyen tarafının bir bütünü olarak içimizde olan bir şey olduğundan dolayı

Her burcun yönettiği ya da her burcun bir şekilde dokunduğu birincisi bir hayat alanımız var. O yüzden de burçların hepsinin ne demek olduğunu ve bu zodiac çemberinin ne işe yaradığını anlamakta çok büyük bir fayda var. Koçtan başlayıp balıkta biten bu 12 burç, 360 derecelik bir çemberi temsil ediyorlar. Bir çemberin içinde eşit derecelerde yaşayan varlıkları temsil ediyorlar diyebiliriz. Ben bunlara varlık diyorum ama aslında tabii ki de varlık değiller.

Transkriptin tamamını oku

Ve burçların hepsinin birer arketipi var. Birinci burç koç, ikinci burç boğa, üçüncü burç ikizler diye gidiyor ya bu. Bu bir yuvarlak bir şekilde 12. burçtan yani balıktan sonra tekrar koça geri geliyor. Bu bir hayat döngüsü. İlk insanlar zaten bu zodiak çemberini takvim olarak kullanıyorlarmış. Yani o takvimde koç burcu zamanında olan şeyler hep aynı. İlk baharın başlangıcı, ilk çiçeklerin kendine gelişi. Boğaburcu'nda her yerin işte tohumlanması ve yaşanmaya başlaması. İkizler zamanında polenlerin etrafa saçılması falan gibi. Aslında gökyüzüne bakıp gökyüzündeki o belirli bir süre içerisinde yeryüzünde ne olduğuna bakıp bunun datasını tutmamız sonucunda oluşmuş bir mitolojiden bahsediyoruz. Buna tam olarak mitolojide denmiyor. Bu bir data aynı zamanda.

Ama şöyle bir şey var, insanoğlu fiziksel dünyadan ve fiziksel hayattan oluşmadığı için... ...zaman içerisinde bu mitolojiler arttıkça arttıkça ve her kültür kendi mitolojisini bunun içine ekledikçe... ...bu burçlar nedir ve bir insanın güneş burcunun o olması ne demek oluyor ile ilgili... ...biz 4000 yıllık bir dataya bakarak aslında bir şeyler söylüyoruz.

Buraya kadar tamamsa ve hepinizin içinde her burç olduğunu anladıysanız, şimdi tek tek bütün burçların aslında niye burada olduğunu ve neden davrandıkları şekilde davrandıklarını, mesela koç burcu neden bencil ve ikiz ağa burcu neden çok konuşuyor gibi tuhaf konulara birazcık cevap verebileceğimiz bir bölüm olacak diye umut ediyorum. Dediğim gibi koç, birinci burç. Şimdi birinci burç olmak ne demek biliyor musunuz? Şöyle düşünmenizi istiyorum. Evrende hiçbir şey yok, hiçbir varlık yok ve koç burcu ortaya çıkıyor. İlk burç, öncü burç, element ateş ve arketipleri savaşçı, öncü, gözlü, tek ve hayatta kalan. Koçburcu dünyaya yani evrene ilk varoluş olarak geldiğinde ondan önce hiçbir şey yok. Ondan önce birincisi bilinçli bir varlık yok gibi düşünebilirsiniz. O yüzden de her şeyi tek başına yapmak zorunda ve arkasından gelecek insanlara yol açmak zorunda. Ve Koçburcu diyor ki bu benim hayatım. Ben bunu istediğim şekilde yaşarım ve survive etmek için yani hayatta kalmak için elimden gelen her şeyi yaparım. Koşmuşları o yüzden çok hızlıdır, çok hızlı düşünürler. İnsanların koşmuşları hakkında ben yani şey olduklarının söylediklerini çok duydum mesela yani koşmuşları çok zeki değildir falan diye. Koşmuşların zekası başka türlü bir zeka çünkü. Birincisi bunu anlamanız lazım. Her zeka illaki IQ olmak zorunda değil ve matematik problemi çözen her insan zekidir diye de bir şey yok. Bazı zeka çeşitleri farklı oluyor.

Şunu unutmayın ki koç, Yunan mitolojisinde Zeus'un kafasından çıkan Athena'dır aslında. Sembolü güçlü ve kararlı bir koçtur, yaşam enerjisini harekete geçiren kıvılcım olmakla yükümlüdür. Yani koçun enerjisi başlatmak, yol açmak ve bencil bir şekilde, bencil olduğu yerde kendini düşündüğü bir yerden başkaları için önderlik yapabilmektir. E tabii ki de bunun ters tarafı da oluyor yani. Çok büyük öfke problemleri çıkıyor, işte çok büyük bencilleşme olabiliyor vesaire. O yüzden de koç, burcu yerleşimi olan insanların her zaman kendilerine şu soruyu sorması lazım. Ben şu anda buna öfkeleniyorum ama bir işe yarıyor mu? Ben şu anda çok ileri gidiyorum ama çok fazla insanı geride mi bırakıyorum? Eğer bu soruları tamamlarlarsa, koçlar doğal lider oldukları için, yani ilk burç dediğim gibi, o yüzden buna bağlı olarak çok iyi lider olma ve öfkelerini insanların iyiliği için de kullanarak onları ileriye taşıma özelliğine de sahip oluyorlar. Şimdi bu birinci burçtu. Yani ben varım, buradayız. İkinci burcumuz nedir? Boğa, toprak, sabit. Toprak ruhu müzisyen ve sessiz olan arketiplerine sahip.

Boğa nasıl sembolü? Sakin ve kararlı bir şekilde oturan boğadır aslında. Boğa elindeki kaynakları ne olduğunu anlamak. Bu kaynaklar yetenek, manevi ve maddi bütün kaynaklar demek bu arada arkadaşlar.

Huzurlu ve istikrarlı bir şekilde koçun başlattığı yolda düzgün bir şekilde ilerleyebilmemiz için gerekli kaynakları elinde tutmakla görevli olandır. Bu yüzden de boğalara mesela yavaş denir. Boğalara tembel dendiğini çok duydum ben ki hayatta en çok şaşırdığım şeylerden bir tanesi. Hayatımda tanıdığım hiçbir boğa burcu birincisi tembel değil.

Sadece onların hareket edebilmesi için ellerinde olan güvenlikte tuttukları kaynakların bir hareketten sonra elinde olmaya devam ettiklerine inanmaları ve güvenmeleri gerekiyor ki hareket edebilsinler. Birisinin de kaynakları elinde tutması lazım arkadaşlar. Yani her şeyi parmağına savunursak nereye doğru ilerleyeceğiz diye düşünmekte fayda var. Boğanın öğrenmesi gereken şey ama bu güvenlik hissini, bu iç güvenlik hissini maddiyata bağlamaktansa manevi kazançlar ve kaynaklar üzerine de kurmak olması gerekiyor. Yoksa çok maddileşebiliyor gerçekten de. Yani inanılmaz derecede maddi çıkar yürütmeye başlayabiliyor. Her yaptığı şeyi işte sadece çıkar için yapmaya başlayabiliyor vesaire. Tabii ki de bunlar da gölge yanı. Ama boğaların sakin olmaya, etraflarında huzur kurmaya ve maddi dünyayla bağlantımızı düzgün bir şekilde ilerletmeye çalışmak gibi bir görevi var.

Bu avucunun öğrenmesi gereken ikinci şey, değişmezsek bazen elimizdeki kaynakları değişmeye karşı çıktığımız için kaybedebiliriz. Kaynakları kaybetmekten korktuğu için değişimden korkan bu avuçlarına evren genellikle öyle bir değişimi yaşatıyor ki bütün maddi kaynaklarını kaybedebiliyorlar. Öğrenmeleri gereken şey bu. Değişimle beraber eğilebilmeyi, ama zir geldiğinde ve zamanı geldiğinde eğilebilmeyi öğrenirlerse, insanların tahmin ettiğimizden daha iyi bir şekilde kaynaklarına sahip çıkabileceklerini de öğrenirler. Boğabucu'nun olayı bu. Koç'ta yolu açtık, Boğa'da kaynaklarımıza baktık. Şimdi geliyoruz ikizlere.

Bu arada Zodian en sevilmeyen ilk üç burcu İkizler koç ve akrep arkadaşlar. O yüzden anlıyorum bunun neden böyle olduğunu. İkizleri de çok yanlış anlayan çok fazla insan var. İkizler hava grubu, değişken, arketipleri tanık, öğretmen, hikaye anlatısı ve gazeteci. Merkur tarafından yönetilen İkizler bu dünyayı dünyaya algılamak için gelmişler diyebiliriz. Bütün bilgiyi öğrenmek, bütün deneyimleri yaşamak ve bütün bunların sonucunda da

Bütün bu bilgiyi başka insanlara aktarmak. Hani derler ya İkizler Burcu çok konuşuyor ya da İkizler Burcu çok dedikoduç diye. Ama onların öyle olması gerekiyor çünkü. Yani bu bilgiler aktarılmazsa, bir şekilde insanların arasında bu bilgi aktarımı olmazsa, insanlığın başka bir yerlerde olan şeylerden haberi olmayacağından dolayı kendi içine kapanık bir şekilde sadece maddi kaynaklarla ilerlemeye çalışan tuhaf varlıklar halinde olacağını kabul etmemiz lazım. İkizlerin görevi bu. İkizler bilgiyi alır, bilgiyi verir. İkizler orada burada ne olduğuna bakar, eder, bunu algılar, algıladığı yerden tekrar anlatır.

Yalnız tabii ki de bu topladığı bilgiyi derinleştirmeyi ve anlamlı bir bütün haline getirmeyi öğrenmeyen ikizler bazen bu bilgiyi dağıtında yalana doğru gidebiliyorlar. Bu yalancı oldukları anlamına gelmiyor. Sadece bazen işlerine geldiği gibi Bu tabii ki de bilgileri değiştirdiği oluyor. Halbuki onun yapmaya çalıştığı şey aslında gerçekten de bütün hayatı deneyimlemeye çalışmak. İkizlerin öğrenmesi gereken şey, bu merak ve iletişim ve öğrenmeyi tamamlayabilmek için sadece konuşmak ve sadece deneyimlemek bazen işe yaramaz, insanları dinlemeyi de öğrenmeleri gerekiyor. Öğrendiklerini düzenli bir şekilde anlamlı hale getirebilmek için başka insanların deneyimlerinden faydalanmaları gerekiyor.

İkizleri sevin çünkü ikizler size kendi içinizde görmek istemediğiniz şeyleri de çok güzel gösterebilen bir burçtur. Ayna gibidir. İkizlerde sevmediğiniz bir şey varsa muhakkak bilin ki sizin içinizdeki ikizlerde sevmediğiniz bir şey vardır. Ve maalesef içinizde bir ikizler burcu var. Onu da unutmayın. Bilgi anlam bulduğunda gerçek güce dönüşürü anlayan bir ikizler insanlığın bilgi üzerinden ilerlemesini sağlayabilecektir. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber sonra tekrar birlikteyiz.

4. Burcumuz Yengeç, element su niteliği öncü. Bu arada koç ilkbaharın başlangıcı, Yengeç yazın başlangıcı. Zodiac demiştim ya daha önce aslında tamamen mevsimleri anlamamız için ilk başta insanlar tarafından yaratılmış bir sistem diye. Yengeç'le beraber yaza geçiyoruz.

Yengeç, arketipi, koruyucu, anne, besleyici ve ruhun şifacısı olarak geçer. Ay tarafından yönetilir. Ve bizim bu hani hayatta kalmam lazım, bütün kaynaklarımı elimde tuttum, dışarıdan bilgiler aldım steplerinden sonra ilk defa ben ne hissediyorum, benim duygu dünyamda neler oluyor, sorguladığımız burç oluyor. Yengec'in sembolü biliyorsunuz sert bir kabukla korunan, yumuşak hassas bir varlak olan Yengec'in ta kendisi. Bu burç hem kendini hem de sevdiklerini korumak için güçlü bir duvar öven bir burç. Yengec bizim her zaman içimizde olan duygusal dünyamızda bağ kurmamızı sağlıyor. İnsanların duygusal dünyalarıyla da bağ kurmamızı sağlıyor. Yengeçler hani işte çok pasif agresif falan deniyor ya, onun sebebi Yengec'in verdiği sevginin karşılığını diğer insanlardan alamadığı yerde

vahşileşmesinden kaynaklanıyor aslında. Yani ben senin için bunları bunları yaptım, sen bana bunun karşılığında niye benim kadar beni sevmiyorsun dediği bir yerden yengeç burçların pasif agresifliğiyle karşılaşıyoruz biz. Yengeçlerin öğrenmesi gereken şey, eğer bu şefkati veriyorsanız, kendinizi koruyarak vermeniz gerekiyor birincisi. İkincisi, sizden istenmeyen şefkati vermemeniz gerekiyor. Çünkü kendinizi korumanız gerekiyor. O duygusal açlık, o duygusal açıklık, ...sizi bir şekilde çok zarar görmeye yakın bir hale getiriyor. Zarar gördüğünüz yerden çok fecide bir saldırıya geçiyorsunuz. Yengecin olayı duygusal güvenlik ağı kurmak sonuç olarak. Hem kendisi için hem de ailesi olarak seçtiği insanlar için. Normalde tradisyonel astroloji tabii ki de birebir ev, aile, köklenme vesaire olarak konuşuluyor ama... ...geldiğimiz dünyada yani dünya düzeninde aile dediğimiz şey birazcık bizim seçtiğimiz insanlardan oluşuyor artık.

Şefkat ve sevgiyle bu duygusal derinliklerde dolu bir dünyada yaşadığı için Yengeç, başka insanların onun kadar öyle olmadığı yerde birazcık zarar görüyor. Yengeç'in bulunduğu yer bize, kendi haritamızda, duygusal dünyamıza bağ kurduğumuz, şefkati bulduğumuz, hem kendimize hem başkalarına şefkati bulduğumuz ve bununla beraber kendimize ev gibi hissettiğimiz küçük bir oda kurabileceğimiz yeri gösteriyor. Yani duygusal güvenliğimizi kurduğumuz yerdir Yengeç Burcu bizim. Yengeç'in stratejisi her zaman Duvarlar kurmak yerine köprüler inşa etmek üzerine olmalı. Yani bir insan size sizin verdiğiniz kadar sevgiyi vermiyor diye saldırmak ya da vahşileşmek yerine... ...ya o insana o sevgiyi vermeyeceksiniz ya da bir köprü kurup onun istediği şekilde sevgiyi bulacaksınız... ...ve de onun istediği şekilde o sevgiyi vereceksiniz. Bizim içimizdeki yengecin olduğu alan bizim bu duygusal güvenliği kurmamız gereken alan oluyor.

Ama bütün yengeçlere tek söyleyeceğim bir şey var. Kendinizi paralayıp, herkesi sevmeye çalışmadan önce... ...lütfen ilk başta kendi kuyunuzu, kendi küpünüzü doldurmayı öğrenin. Ve insanlarla nasıl bir sevgi istediğinize dair... ...güzel, düzenli bir iletişim kurmaya çalışın. Çünkü kimse sizin aklınızı okuyamıyor. Siz herkesin aklını okuyabiliyor olsanız bile. Yengeçler herkesin aklını okuyabiliyorlar duygusal olarak. Çok korkutucu. Aslan Burcu'na geldik.

Arkadaşlar aslan, ateş ve sabit ve de arketibi bilin bakalım ne? Kral ve kraliçe, sanatçı, lider, çocuk. Şimdi aslanın yönetici gezegeni güneş. Bu yönetici gezegenler konusundan daha sonra detaylı gireceğim için sadece önemli olan burçlarda söylüyorum bu arada.

Aslan, eşsiz, kendine has bir yerden, yaratıcı bir dünya sunmak için burada bulunan bir burç. Egosu ile kalbi arasında denge kurması gerekir. Çünkü egosu ona der ki en iyi ol, en bilmem ne ol, en çok sen parla, en çok sahnede sen ol. Halbuki kalbi ona der ki sen insanlara böyle olmak için ilham ol ki insanlar da kendilerini özgün ve eşsiz bir şekilde ifade edebilsinler.

Aslanların bu hayattaki görevi, kendileri gibi olmayı başka insanlara öğretmek ama bunda sadece ilham olmak. Aslanların her zaman söylenen bir şey vardır, işte çok narsistler kendilerinden başka hiç kimseyi düşünmüyorlardı, bilmem neydi falan filan. Bütün bunun tek sebebi... Güneş tarafından yönetiliyor arkadaşlar yani aslanlar. Hepimiz onun etrafına dönüyoruz, hepimiz aslanların etrafına dönüyoruz. Hepimiz kendi haritamızdaki aslan burcu neredeyse onun etrafında dönüyoruz aslında. Bu sadece başkası olarak düşünmememiz lazım. Kendinizi özgün bir şekilde, başkalarına da ilham olabilecek şekilde ortaya koyabileceğiniz, yaratıcılığınızı gösterebileceğiniz, flörtçılığınızı gösterebileceğiniz, hayattan keyif alabileceğiniz her şey aslanın bulunduğu evle alakadar oluyor.

Aslan Burcu, eğer sevgi ve cömertliğini düzgün bir şekilde kullanırsa, insanlara da bu şekilde ilham olabilirse, o içindeki sevilmiyorum ben, yeterince takdir görmüyorum ben, kompleksinden kurtulabilir. Özgüven, yaratıcılık, cömertlik ve sıcaklık, aslanların en büyük dört hazinesi bunlar. Eğer bütün bunları insanları ezmek, sadece kendi söylediği olsun diye kullanırlarsa, kibirli, dramatiklikte kaybolmuş, Sürekli olarak kendi sözü dinlenmesi isteyen tuhaf bir lidere dönüşüyorlar. Yani hiç kimse halkına zulüm eden bir kral istemez. Herkes halkına ilham olan bir kral ya da kraliçe ister. Aslanların içindeki ışığı keşfetmesi ve bu ışığı başkalarıyla onları kör etmeden paylaşması gerekiyor. Benim en sevdiğim Burçlardan bir tanesidir bu arada. Çünkü babam Aslan Burcu. Sevgiler. Aslan Burcu bir babanın kızıyım ben. Öyle düşünün. Bir de Koç Burcu'yum. Daha neler? Daha neler? Annem de Oğlak Burcu bu arada. Daha oraya gelmedi.

Geldik Başak Burç'una. En zor anlaşılan burçlardan bir tanesi Başak. Şimdi elementi toprak, niteliği değişken, arka tipleri şifacı, zanatkar, hizmetkar, analist. Burada hizmetkar kelimesinin olmasının sebebi Orta Çağ Astrolojisinde. Daha önce hani böyle derebeyleri ve hizmetkarları bir arada yaşıyorlardı ya sonuç olarak. Aslında o hizmetkarları temsil ediyor Başak Burcu. Neden? Çünkü Başak Burcu bir şekilde kendini adayarak başkalarına iyi gelecek işleri yaptığımız yer oluyor. Yani kendi çıkarımız için değil, bir çıkar uğruna değil, genel topluma faydası olacak ya da etrafımızda bulunan insanlara faydası olacak yerde çalıştığımız ve fedakarlık yaptığımız yeri temsil ediyor.

Aynı zamanda başakbuşların şöyle bir özelliği var, dünyanın x-ray'ini çekiyorlar diyorum ben her zaman. Yani röntgen çekiyor gibiler ve işlemeyen ne varsa, ne detay varsa hepsini düzeltmekle uğraşıyorlar. Başakbuşların bu mükemmeliyetçilik uğruna geliştirdikleri reflekslerin arasında analitiklik ve eleştirel olmak var maalesef. Ama Başak Burcu'nun anlaması gereken şey şu, insanoğlu kusurlu olduğu için mükemmel. Bunu anladıkları anda o mükemmelleştirme, kendi kafalarına göre kurdukları mükemmellik fikrine doğru gidip kendilerini yok etmek yerine etrafındaki durumun kusurluluğunun içinde faydayı ve gerçek hizmeti bulabilme ihtimalleri oluyor.

Söylediğim şey biraz tuhaf, farkındayım. Ama bir şeyleri düzeltmek, onları mükemmel yapmak değil, o kusurlu işleyişi en iyi şekilde, en iyi opsiyonla devam ettirebilmek üzerine kurulu. Başak Burçlar'ı bu arada çok analitik ve çok eleştiriler oluyor dedim ya, Başak Burçlar'ın kendilerine nasıl bir dille konuştuğunu bilseniz, size yaptıkları eleştiriler size hiç gelir. Gerçekten kendisine karşı en acımasız olan Burçlar'dan bir tanesidir Başak.

Çünkü her zaman her şeyin çok mükemmel ve çok iyi ve çok tertemiz olması için o kadar çok uğraşıp, o kadar çok düzen içinde, kafalarında kayboluyorlar ki yani bunun size karşı ya da bize karşı yansıması da çok sert olabiliyor. Halbuki bilmeniz gereken bir şey var, onlar kendilerine çok çok daha sert konuşuyorlar. Başak Burcu arkadaşlarınıza birazcık delirmek üzere olduğunu anlayıp onlara alan açmanızda fayda var. Başak Burcu'lara siz de şunu unutmayın, mükemmellik diye bir şey yok. Hiç kimse sizden mükemmel olmanızı beklemiyor.

Kusursuzluğu aradığınız dünyada etrafa ve kendinize çok daha fazla zarar veriyorsunuz. Sizin işiniz kusursuzluk ve mükemmeliyet değil, sizin işiniz var olan düzende insanlara faydalı olmak. Bu bilgilerle etrafınızdaki insanlara yeni bir gözle bakın ve kendinize yeni bir gözle bakın. Haftaya geri kalan 6 Burcu konuşuyor olacağız. Sevgiler.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)