
2.234 kelime · ~11 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bu hafta en çok gelen sorulardan bir tanesi olan haritamda şu element eksik ne demek, bu element fazla ne demek bu konuyu konuşmaya çalışacağız. O zaman hadi bu yolculuk başlasın. Haritamızı dengede tutan en önemli konulardan bir tanesi elementler. Zodiac dört temel doğal elemente ayrılır. Bunlar ateş, toprak, hava, su. Burada sürekli olarak Cem Yılmaz'ın kötü esprisini yapmak istiyorum ama hiçbir zaman yapmamaya çalışıyorum. Ama gene de bundan bahsetmekten de kendimi tutamıyorum maalesef. Ateş, su, toprak, tahta. Bu komik olmayan komik bölümü geçtikten sonra şöyle oluyor, doğduğunuz anda yerleşimleriniz dediğimiz şeyler, yani bütün gezegenlerin Zodiac haritasında yerleşmelerinden dolayı bazı gezegenler bir takım elementlerde daha fazla bulunabiliyorlar. Bazıları da hiç bulunmayabiliyorlar. Bunu ben kendim bir dengesiz olarak görmüyorum. Yine de her ne kadar doğal bir varyasyon gibi dursa da eksik olan elementlerin yaşamda belirli zorluklara yol açabileceğini ve üzerinde çalışılacak değerli bir alan sunduğunu da inkar etmiyorum açıkçası.
Şimdi bir şeyin eksikliğinin ya da fazlalığının ne demek olduğunu anlayabilmek için ilk başta o konunun ne olduğunu anlamakta fayda var. Zodiak ateş elementiyle başlıyor. Ve de bütün elementler, yani ateş de, hava da, toprak da, su da, birazdan anlattığımda çünkü neden oradan başlıyorsun diye kafanız karışacak. Bütün elementlerin ilk burcu aslında öncü burçları olması gerekiyor. Yani hepsi aslında Zodiak'ta mevsimin bir ekinokusunda başlıyorlar.
Ateş, ışıkla karanlığın dengede olduğu bir noktada, ışığın ivme kazandığı anda ortaya çıkar. İlk bahar ekinokusuyla başlar. O yüzden de ilk burcu koçtur. Zaten Zodiac'ta biliyorsunuz hep bunu konuşuyoruz. Koç da başlıyor. İlk yaratım enerjisini temsil eder aynı zamanda da. Hiçbir şeyin olmadığı
bir yerde ışık doğduğu için bütün varlık ve bilinç doğuyor gibi düşünebilirsiniz. Ateş burçları, koç, aslan ve yay. Etrafınızda bu burca sahip insanların ne kadar hareketli, sabırsız ama bir yandan da parlayan karakterler olduğunu farketmeniz çok mümkün. Genellikle ufak öfke patlamaları, drama meyilliği, bir şeyleri yapıp etme gücü bu insanlarla daha fazla oluyor.
Koç, bu enerjinin saf kıvılcım hali, çabuk parlayan ve çabuk sönen bir dinamizmi var. Bir şeyleri başlatmakta çok iyiler genel olarak. Aslında güneş tarafından da yönetildiği için varlığıyla sıcaklık getiren, dramaya meyilli ama yeri geldiğinde etrafla yakabilen bir ışık kümesi gibi davrandığını görürsünüz. Yay ise daha derin bir ateş. Bizi var olsa soruların peşine düşmeye ve hayatta anlam katmaya motive eden bir ateşten bahsediyoruz.
Ateş elementi içimizi yakarak bizi harekete geçiren bir motivasyon enerjisidir aslında. Eksikliğinde kişi bir şeye başlamakta zorlanabilir, özgüven eksikliği ya da duyguları ifade etmede çekingenlik yaşayabilir. Peki ateş elementimiz çok içte yerinde değilse ne yapabiliriz? Mesela ateş elementiniz yoksa ilk uyandığınız anda kendinizi ve vücudunuzu hareket ettirmeye özen gösterebilirsiniz.
Birazcık baharatlı yemekler yemeye özen gösterebilirsiniz. Ben bunları eskiden böyle şey görüyordum. Ya öyle saç bir şey mi olur? Doğuştan zaten haritamda yoksa nasıl olacak bu iş gibi düşünüyordum. Sonra kendi haritamdaki eksik elementlerle çalışmaya başlayınca fark ettim ki aslında bir mantığı varmış tabii ki de arkadaşlar.
Ateşiniz eksikse kendinize küçük meydan okumalar koyabilirsiniz. Yani böyle küçük challenge'lar. İşte bugün üç dakikada bir şey başlat, birisine mesaj at, yapman gereken işi hemen yap, düşünmeden yap gibi küçük challenge'lar koyarak kendinizi bir şeyleri çok fazla düşünmeden yapmaya yönlendirebilirsiniz. Bunun dışında bir şeyleri başlatma enerjisinde zorluk çekerek ortaya çıktığı için ateşin en büyük eksiklerinden bir tanesi bu. Düşünmeden
Çok da sonuçları kötü olmayacak şeyler yapmaya çalışmak aslında içinize yarayabilir. Bir de hareket arkadaşlar. Ateş elementiniz eksikse lütfen hareketi hayatınıza bir yerden koyun. Sabah uyandığınızda dans mı ediyorsunuz, koşuya mı çıkıyorsunuz onu siz bilirsiniz. Ama muhakkak hareketiniz olsun. Toprak elementi Oğlak Burcu ile başlıyor. Biliyorum koştan sonra boğa geliyor ama işte Oğlak Burcu ile başlıyor. Çünkü kış başlangıcındayız. Gecenin kalbinde, kışın tam başlangıcında sabitlik kurmak ve sürdürülebilirlik sağlamak için var olan elementtir.
Ateşin yaktığı, yıktığı ve ardından yeniden doğmaya ihtiyaç duyduğu yerde toprak bizde yeniden inşa etme gücünü verir. Toprak elementine ait burçlarımız Boğa, Başak, Oğlak. Boğa toprağın en bereketli kaynaklarına hakim olan yüzüdür. Başak bu berekete hizmet ederek düzen ve verimlilik yaratır. Oğlak ise zorluk koşullara karşı stratejik ve kararlı ilerleyen yöndür.
Toprapik elementi doğadaki haliyle de sabittir. Kıpırdamaz ama beslerseniz verim alırsınız. Bunu asla unutmayın. Elementleri düşünürken her zaman doğaya bakıp o elementlerin nasıl hareket ettiğini gözlemleyerek aslında kendinizin de nasıl hareket ettiğini ve neye ihtiyacınız olduğunu bulmanız çok kolay oluyor genellikle. Eğer hayatınızda toprak elementi azsa, benim gibi sadece bir tane zavallı venüsüm var orada boğada, onun dışında tamamen ateşten oluşuyorum ben bir de üstelik. Niye bu kadar hızlı konuşuyorum? Sorusunun cevabını da almış oldunuz bu arada. Eksik olduğunda bir şeylere odaklanmak, sürdürülebilir sistem kurmak ya da maddi konularda istiraklar sağlamak biraz zorlayıcı olabiliyor. Çok fazla olduğunda toprak elementi de durumlar karşısında fikir değiştirmek ve adaptasyon sorunu çekiyor olabilirsiniz.
Eğer toprak elementiniz eksikse, ben bunu denedim bu arada ve işime yarayan bir şey oldu. Günün belirli saatlerinde belirli rutinleri kendinize enfoze ederek başlayabilirsiniz. Çünkü bir yerde kendinizi günlük hayatınız içinde bir noktaya sabitlemeyi başarırsanız aslında o toprak elementini çalıştırmaya başlayabilirsiniz. Yavaş ve doyurucu yemekler tüketmek, özellikle tahıllar, kök sebzeler, mercimek vesaire gibi şeyleri yemek size faydalı olabilir. Evde küçük düzenler kurmak, yani bir şekilde dağıldığınızı hissediyorsanız ki yani toprak elementi
Az olan arkadaşlar benimle aynı durumdadırlar diye düşünüyorum. Benim kafamın içi çok çabuk dağılıyor. Yani duygusal olarak da çok çabuk dağılabiliyorum. Böyle durumlarda tuhaf bir şekilde kıyafetlerimi toplamak bana çok iyi geliyor. Siz de işte masanızı düzenleyebilirsiniz vs. Çok büyük hareketler yapmanıza gerek yok. Bir elementi çalıştırmak için devasa hareketler yapmanıza gerek yok. Bir yandan da çok...
Böyle basit gelecek ama gerçekten toprağa basmak, gidip bir doğa yürüyüşü yapmak da çok iyi gelecektir. Günlük yapılacaklar listesini tutmak ve buna uyum sağlamaya çalışmak da çok işinize yarayacaktır. Ben becerebiliyor muyum? Hayır tabii ki de ama en azından deniyorum. En azından bir tutuğu listelerim var. Kafamın içini düzene sokuyorum en azından.
Astrolojiyle ilgileniyorsanız büyük bir ihtimalle kendinizi sorguladığınız bir yerdesinizdir. Ve hayatı merakla sorgulamak bence çok önemli bir şey ama bir yandan da destek arayanlardansanız bu bölümün sponsoru Evital'dan bahsetmek istiyorum biraz. Evital, psikolojik danışmanlık, beslenme danışmanlığı hizmetlerini Türkiye'nin her yerinden ulaşılabilir kılan dijital bir sağlık platformu arkadaşlar. Zaman sorunun varsa, nereden başlayacağını bilemiyorsan ya da bir uzmana kolayca ulaşmak istiyorsan Evitel seni yormadan yanında olabiliyor arkadaşlar. Üstelik danışmanlığında ücretsiz ön görüşme imkanı da sunuyor. Uygulamaları ve web sitesi üzerinden sisteme kolayca girip ister kendi uzmanını seçebiliyorsun, istersen sana özel bir öneriyle ilerleyebiliyorsun. Sağlığını ertelemeden hem bedenine hem zihne iyi bakmak, potansiyelini keşfetmek istiyorsan Evitel doğru adım olabilir. Şimdi topraktan sonra gelen elementimiz hava elementi.
Hava tam ışıkla karanlığın döngüsünde denge noktasında sonbahar ekinokusuyla başlıyor. Terazi burcuyla başlar hava. Gene bir öncü burç farkındaysanız. Şimdi sonbahar bütün o yazın getirdiği verimlilikten sonra kışın getireceği ölüm hissiyle karşılaştığımız yer olduğu için bizim algılama, düşünme, iletişim kurma ve değişen koşullara zihinsel uyum sağlamak kapasitemizi başlatan element oluyor. Hava burçları ikizler, terazi, kovan. İkizler bilgiyi toplayan ve bilgiyi yayan, bu sayede nasıl hayatta kalacağımıza dair aslında doğayla dedikodu yapan Burç, terazi sosyal denge ve ilişkiler üzerine odaklanarak bu korkunç önümüzdeki ölümle bitecek olan korkunç kışı nasıl geçirebiliriz üzerine insanları organize etmek için diplomasayı kurduğumuz Burç, COVA da fikirleri vizyoner şekilde sabitleyerek geleceğe taşıyan burç oluyor. Hava elementi zihinsel faaliyetler ve iletişim becerileri ilgilidir. Yani duygusal ve sezgisel bir dünyadan çok analitik ve objektif bir dünyanın içinde yaşadığımız yerdir.
Eksikliğinde genellikle soyut düşünme, fikirleri ifade etme, farklı bakış açılarına açık olma ya da sosyal ilişkiler kurma zorlaşabilir ve aynı zamanda çok sübjektif bir dünya bakışına sahip olabilirsiniz. Çok fazla hava elementiniz olduğunda ise çok objektiften dolayı sezgisel dünyadan uzaklaşma ihtimaliniz oluyor. Haritanızda hava elementi azsa günlük kısa yazılar yazmak, mesela günlük tutmak çok iyi gelir. Biliyorum yani bu zaten size otomatik olarak gelmeyecek. Bir element eksikse zaten birçok insanın otomatik olarak yaptığı şeyleri siz yapamıyor olacaksınız ama bunu çok küçük adımlarla başlatmakta fayda var. Günlük tutmak...
Her gün yeni bir tane podcast dinlemek, her gün yeni bir tane video izlemek, bir tane makale okumak, yani günlük hayatınızda zaten var olmayan konularla ilgili minik bilgi alışverişinde bulunmak, birileriyle konuşmak, yani çok zor geliyor olabilir size telefonu açıp bir arkadaşınızla nasılsınız demek ama eğer hava elemanınızı çalıştırmak istiyorsanız sosyal ilişkilerinize birazcık da olsun özen göstermeniz gerekiyor. Bir konuyla ilgili düşünme paterninizin dışında düşünme egzersizi yapmak, yani her şeyi 2 artı 2 eşittir 4 diye çözüyorsanız, acaba o 5 olabilir mi diye, 5 olmayacağını hepimiz biliyoruz ama o 5 olabilir mi diye düşünme egzersizi hava elementinizi çok güzel çalıştıracaktır. Bir de hafif ve canlı yemekler yemek. Salatalar, meyveler vs. böyle sizi hafifleten yemekler yemek de bence işinize yarayacaktır. Benim hava elementim çok eksik değil. Ay burcum terazi, bir tek aslında o var. Ben de sürekli bunu söylüyorum. Hiçbir elementim ateş kadar yüksek değil. Her birinden sadece bir tane yerleşimim olduğu için bunları nasıl çalıştıracağıma dair çalışmak zorunda kaldım. Bunları nasıl daha iyi çözebilirim diye.
Bana iyi gelen şeylerden bir tanesi de gerçekten de meyve yemek ve salatalık gibi şeyler yemek. Yani böyle hani hafif bir şeyler yediğimde daha iyi düşünebildiğimi fark ettim. Siz ne yaşadığınız bilmiyorum bence deneyin ama pek fena değil çünkü. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber sonra tekrar birlikteyiz.
En son elementimiz su. Su, yazın tam başlangıcında geliyor, ışığın en güçlü olduğu anda yengeç burcuyla başlıyor. Doğa, gerçek anlamıyla bir rahme dönüşüyor, koruyucu oluyor, besleyici oluyor ve bütün en küçük canlının bile kendisine Yaşam alanı bulabileceği bir doğa ortamı sağlayan bir yerdeyiz. Su elementi, sezgisel dünyayı, duyguları ve ruhsal birleşmeyi temsil eder. Bu, dünyanın içindeyken objektivite diye bir şey kalmaz. Dünyayı algılama şeklimiz analitik gözlem üzerinden olmaz. Hissettiklerimiz üzerinden olur.
Yengeç, akrep ve balık su elementinin burçları. Yengeç, duygusal güvenlik ve içe dönüklükle ilgilidir. Daha rahimsel bir yerden yaklaşır. Annelikle bağdaştırılmasının sebebi bir de budur. Yani en savunmasız varlığa bilen koşulsuz sevgi gösterme anından bahsediyoruz. Akrep, tutkusal ve derin bir birleşmedir. Gene Sezgisi olarak başka insanlarla birleştiğimiz bir yerdeyiz. Balık ise artık egonun olmadığı bir yerde, sınırlarının ötesinde evrensel sevgi alanındadır.
Buradaki sevgiyi lütfen romantik sevgi olarak düşünmeyin. Bu bütün varoluşu kabullenme, besleme, daha iyiye götürme anlamındaki sevgiden bahsediyoruz. Su bizi besler, duygularımızı açığa çıkarır ve empati kurmamızı sağlar açıkçası. Şimdi su elementi çok fazla olan insanlar tabii ki de objektif dünyadan biraz uzak olabiliyorlar. Yani her şeye daha sezgisel ve daha subjektif bakabiliyorlar. Ama su elementi olmayan insanlar... Merhaba, gene ben. Şaşırmadık herhalde. Duygulara da temas kurmakta zorlanır. Empati yapmakta zorlanabilir. Hayal kurmakta ve sezgilerine güvenmekte zorlanabilir. Günlük hayatınızda bunu nasıl düzeltirsiniz derseniz, çok tuhaf bir şekilde su içmeyi unutmamanız lazım. Şimdi su elementi az olan insanların hepsi diyecekler ki, bir ihtimalle, ben hiç su içmiyorum. Ben de hiç su içmiyorum arkadaşlar ve böbreklerim benden nefret ediyor. Artık kendimi çok zorluyorum. Çünkü su gerçekten de bizim kendi vücudumuzun içindeki işlevi bile yumuşatan bir şey aslında. Böyle düşünebilirsiniz. Kendinizi bir makina gibi düşünün ve kendinizi yağlamanız gerekiyor diye düşünün.
Bunu düşünmeye başladığımdan beri daha çok su içiyorum. Gerçekten de. Su içmeyi unutmamak. Çok basit. Ne kadar basit bir şey değil mi? Duyguları alana açmak. Şimdi, bir his günlüğü tutmak diye bir kavram var. Bunu terapistlerin de önerdiğini biliyorum. Bu arada su elementi tamamen terapiyle alakalı bir element. Çok enteresan bir şekilde. His günlüğü tutmak diye bir şey var. Bir film izlediğinizde eğer ağlama hissi geliyorsa o hisse izin vermek diye bir şey var. Başkalarının sizden farklı duygusal dünyalara sahip olduğunu bilip ona göre davranmak diye bir şey var. Su elementi eksik insanlar. Bunu unutmayın. Kendinizi sanatla ifade etmenin bir yolu olması gerekiyor. Ben mesela fotoğraf çekmeye dadandım. Fotoğraf çekerek kendimi ifade ediyorum artık. Müzik dinlemek, bir sergi gezmek, herhangi bir şekilde sanatsal bir aktivitede bulunmak, suyu en çok besleyen aktivitelerden bir tanesi. Bir de kendine şefkat göstermek diye bir konu var. Şimdi kendine şefkat göstermek birazcık karışık bir konu. Çünkü herkesin şefkatten anladığı şey farklı. Ama çok basit şeyler yapabilirsiniz. Mesela daha yumuşak bir yastıkta yatmak. Ya da daha tüylü bir battaniye almak. Daha yumuşak kumaşlarda giyinmek gibi.
Gerçekten çok minimal hareketlerle kendinize şefkat gösterebilirsiniz. İllaki de ben dünyanın en iyi insanıyım, ah canım benim diye kendinizi sevmeniz gerekmiyor. Bir yandan da kendinize yalnız kalabileceğiniz alanlar yaratıp, ben bugün ne yaşadım diye düşünmek de sizin su elementinizi güçlendirecek şeylerdir. Bunun bir önemi var. Şimdi sizin yapı taşınız ne olursa olsun o elementin eksik olduğu bir yapı taşı olduğu için bütün bu elementlerin yerine yapmanız gereken şeyleri yapmakta zorlanacaksınız. Ve bu çok normal bir şey. Hiçbiriniz sabah kalkıp birdenbire ateşe eksik bir insanken birdenbire çok hareket etmeye başlamayacak.
Ama kimse sizden zaten çok büyük hareketler yapmanızı istemiyor. Unutmayın ki her gün yoga yapan bir insan olmak istiyorsanız, eninde sonunda bir gün kalkıp yoga yapmak zorundasınız. Minik adımlarla bunu başlatabilirsiniz. Ateşin irade gücü, havanın entelektüel gücü, suyun sezgisel gücü, toprağın ise sabitleyen, istikrar veren gücünü kendi içinizde bulup, kendi günlük rutinlerinize çok küçük hareketlerle de olsa ekleyerek Haritanızda ya da hayatınızda işte dengesizlik olarak gördüğünüz şeyleri dengeye almanız mümkün. Bu bir günde olacak bir şey değil. Biliyorsunuz astroloji hiçbir şey bir günde olan bir şey değil zaten. Üzerinde çalışarak minik pratikler yaparak bunu ilerletebilirsiniz. Ben şahsen işte su yanımı düzeltmek için birazcık olsun filmlerde ağlamaya izin veriyorum kendime artık. Tebrikler. Fotoğraf çekiyorum.
Hava elementim az olduğu için daha fazla günlük tutmaya çalışıyorum. Toprak elementim düşük olduğu için de kendime küçük günlük rutinler yaratmaya çalışıyorum. Her gün başarabiliyor muyum? Tabii ki de hayır. Ama en azından bununla ilgili ufak çalışmalar yapıyorum. O yüzden siz de kendinize bir yer seçin, bir yön seçin ve minik minik bunun üzerine çalışmaya başlayın. Unutmayın ki haritanız aslında dengesiz ve kötü değil. Sadece birazcık yardıma ihtiyacı var. Sanırım söyleyeceklerim bu kadar. Bu konuyla ilgili haftaya görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.