
1.737 kelime · ~9 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Aslan sezonundayız ve Aslan sezonunda bizi neler bekliyor, birazcık onu anlatmaya çalışacağım. O zaman bu yolculuk başlasın. Bu aslan sezonunu hazırlarken ilk defa oturup düzgün bir yazı yazdım. Ve normalde tabii ki de bir yandan da kayıt aldığımız için benim önümdekileri okumam çok doğru olmuyor. Ama kendi yazdığım yazıyı çok beğendim. Şimdi arada sırada telefonuma bakıp yazdığım şeyi okumayacağım aslında size.
Şimdi Aslona sezonu her zaman, her sene güneş tekrar kendi evine döndüğü için... ...bizim kendimizi çok yüksek sesle neredeyse, özümüzden gelen bir şekilde ifade etmemiz için... ...sahneye çağıran bir sezon olur. Çok coşkuludur genellikle, işte heyecanlıdır, hareketlidir... ...ve böyle kendi içimizden gelen, özümüzden gelen bütün coşkuyu ortaya çıkarmamız için... ...çok uygun bir sezondur. Ancak bu yılın aslan sezonu sadece coşku, kendilik ve görünürlükten ibaret olmayacak. Gökyüzünde başka güçlü sesler konuşuyor çünkü. Birincisi Uranüs İkizler'de. Bununla ilgili zaten bölüm yayınlamıştık. Ama bu, bilgiyle kurulduğumuz ilişkiyi birazcık sarsacak bir dönem olacak. Onun dışında bir de Merkür Retrosu'yla başlıyoruz biliyorsunuz ki. Ve Merkür Retrosu... Aslan'da bir Mercury Retro'su olduğu için, birazcık bizim bu kendimizi ifade etme şeklimizi, düşüncelerimiz ve kendimizi nasıl ifade ettiğimizi sorgulama sezonu olacak. Venus'ta ay sonunda Yengeç Burcu'da geçecek ve Aslan sezonunu orada tamamlayacağız. Şimdi, şöyle diyebiliriz. Yazdıklarımı okuyorum size.
Bu sezon, aslan sezonu, diğer zamanlardan farklı olarak, diğer aslan sezonlarından farklı olarak, bir ayak geçmişte, bir ayak gelecekte bir sezon olacak. Zamanın kırılgan bir eşiğindeymişiz gibi hissedeceğiz. Hem içsel olarak bir şeyleri geride bırakıyor olacağız, hem de yeni bir şeyin doğuşunu hissediyor olacağız. Ben şahsen bunu hissediyorum. Bir takım kafamda kendimle ilgili düşüncelerim, kendimi ifade edişim, yaratıcılıkla, bağlantımla... Alakadar olarak bazı şeyleri geride bıraktığımı, bazı kalıplarımı kırmakta olduğumu ve bunu geride bıraktığım için de yeni bir şeye doğru evrildiğimin farkındayım. Şu anda oturduğum koltuk bile değişik arkadaşlar. Yani şu anda bu podcastı kaydetme ve anlatma şeklinde bile bir değişiklik olmaya başladı. Fotoğraf çekerken değişiklik hissediyorum. Ben astrolog değilimin kendi sayfasında birtakım şeyleri anlatırken de bir değişiklik olduğunu fark ediyorum. Ama bu değişikliğin yani yeni bir başlangıcın olabilmesi için kafanızdaki kalıpların kendinize dair, kendi sesinize dair olan kalıpları kırmanız gerekecek. Unutmayın ki bazen bir şeylerin başlayabilmesi için alışkın olduğunuz kalıplardan kurtulmanız gerekir. Ve bu çok kolay bir şey değildir. Ama gökyüzü buna yardımcı oluyor bize aslan sezonunda.
Şimdi, aslan güneşin yönettiği bir burç dediğimiz gibi ve güneş neyin kaynağı biliyor musunuz? Yaşamın kaynağı. Tabii ki de ışık, sıcaklık, kimlik, ego oluşumu, bilincin oluşumu gibi temalar var. Aslan bu sezonun da güneş tahtına geri döner. Bu nedenle de her yıl aslan dönemi bizim için kim olduğumuzu yeniden hatırlama ve bu benliği dünyaya sunma zamandır. Ama burada bu gösterideki en önemli şey dışarıdan onay almak için değil, içten gelen bir sevgiyle bunu yapmayı gerektiriyor. Onay değil, varoluş. Beğenilmek değil, kendin olmak. Buradaki bu farkı iyi ayırt etmemiz lazım. Yani siz konuştuğunuz zaman ne için konuşuyorsunuz? Başka insanlar ya da başka durumlar tarafından onay görmek için mi? Yoksa gerçekten içinizden o ses geldiği için, kendinize sevgi gösterdiğiniz, kendinizi kabullendiğiniz yerden mi bu ifade etme haline geçiyorsunuz?
Bunu anlamak önemli olacak. Bu sezonun ana teması, kendini ifade et gibi gözükse bile, özünde bu ifade biçiminin kalpten gelmesi gerekiyor. Aslında sadece sahnede parlayan değil, aynı zamanda cesareti ve kırılganlık gösteren bir durumda olmamız gerekiyor. Çünkü gerçek güç, bir şekilde yüksek sesle bağırmak ve konuşmak değil, içten bir şekilde olup biteni anlatmaktan gelir. Gerçek parlama başkalarının gözünde değil, kendi özünde ışık tutmakla olur.
Aslan sezonunda kendimize sormamız gereken sorular olacak şimdi. Bunlardan bir tanesi, beni gerçekten ne canlı hissettiriyor? Şimdi, astrolojinin en güzel taraflarından bir tanesi bana göre, birazcık gölge yan çalışması dediğimiz, hani o shadow work vardır ya, bunu yapabilmektir. Aslan sezonu, bu Merkür retrosu işte, Uranüs vesaire, Satürn'le Neptün de retrodadılar aynı zamanda derken, bizi hep şuraya doğru çekiyor. Ben ne yaparken kendimi parlayarak hissedebiliyorum? Yani beni parlatan, benim özümü ortaya çıkarttıran, bana kendimi canlı hissettiren şey tam olarak ne?
Birazcık bunu sorgulamasını yapmakta fayda var. Kalbimde yanan ateşi, o içeriden gelen ateşi dış dünyaya nasıl gösteriyorum? Gösterebiliyor muyum? Beni engelleyen şey ne? Acaba gerçekten ateşimin ne olduğunu farkında mıyım? Bunlar önemli soru olacak. Onay için mi yaratıyorum yoksa bütünleşmek için mi yaratıyorum? Bu da çok önemli bir soru olacak. Mesela bir sanatçıysanız, sanatınızı icra ederken bunu satılması için mi yapıyorsunuz? İşte birileri beğensin diye mi yapıyorsunuz? İnstagrama fotoğraf koyarken like almak için mi yapıyorsunuz? Beğeni almak için mi yapıyorsunuz? Çok özür dilerim. Yoksa gerçekten o çektiğiniz resmi, o çektiğiniz fotoğrafı, o anı paylaşmak için, kendinizden gelen bir şeyi paylaşmak için mi yapıyorsunuz? Bu soruların çok büyük bir önemi olacak. Uranüs aynı zamanda İkizler'de olacak ve bu sezon yani Uranüs'ün İkizler'e geçmesiyle birlikte çok alevlendi zaten. Bununla ilgili bizim dediğim gibi bir podcastımız var, onu dinleyebilirsiniz ama İkizler Burcundayken geçti Uranüs. Aslan'daki
Versiyonu ne olacak? Buna bakacağız. Çünkü şimdi Uranüs ikizlere geçtiğinde tabii ki de belirli efektleri var. İşte bilgide değişiklikler, düşünce şeklimizde değişiklikler vesaire gibi ama Güneş neredeyse o sezon boyunca Uranüs'ün Güneş'le ilişkisinden dolayı her sezonun konusu değişik oluyor. Şimdi bu enerjin asans sezonunun etkisi şu olacak. Kendini ifade ederken neye dayanıyorsun? Bilgiyi nasıl kullanıyorsun? Söylediklerin seni özgürleştiriyor mu yoksa başkalarını susturuyor mu?
Aslanlara verilen en büyük tavsiyelerden bir tanesi şudur. Işığına ilham ol, kör etme. Bir şeyi söylüyorsan, bir şekilde kendini ifade ediyorsan, bu başkalarını ve kendini özgürleştirmek, başkalarına ve kendine ilham olmak için olmalıdır, başkalarını susturmak için olmamalıdır. Bu konu çok önemli bir konu olacak. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber, sonra tekrar birlikteyiz.
Bir yandan da Mercury Retrosu'ndayız ve bu 11 Ağustos'a kadar devam edecek. Neredeyse Aslan sezonunun çok büyük bir kısmını Mercury Retrosu'nda yaşayacağız. Bu arada bütün ateş grupları çok zor durumdasınız galiba çünkü 2025'teki bütün Mercury Retrosu ateş gruplarında oluyor. İlk başta Koç'u yaşadık hatırlarsanız, şimdi Aslan, önümüzdeki Kasım gibi de yay burcunda olacak bu Mercury Retrosu.
Şimdi, 18 Temmuz'dan 11 Ağustos'a kadar Aslan Burcu'nun da Mercury Retro'sundayız. Bu geri çekiliş, özellikle ifadelerimiz, yazılarımız, konuşmalarımız ve sahneye koyduklarımızla ilgili bir içe dönüş çağrısı olacak. Aslan Burcu'nun da olduğu için bu süreç, yaratıcı projeler, romantik ilişkiler ve görünürlülük konularında bazı yavaşlamalara neden olacak. Bundan korkmayın. Çünkü dışa değil, içeriye konuşmanın önemi.
Kalbinle uyuşmayan fikirleri başkası olmak için söylenmiş cümleleri, onay kazanmak için kurulmuş sahneleri gözden geçirme vakti. Retrolar bizim canımızı sıkmak için olmuyor arkadaşlar. Retrolar her zaman bize bir dur, bir ne yaptığına bak, tekrar her şeyi gözden geçir süreci veriyorlar bize. Aslan Burcu'nda olduğu için özellikle bu yaratıcı süreçler, konuşma şekilleri, kendine ifade etme şekilleriyle ilgili bir durup düşünme zamanında olacağız.
Bir yandan Satürn ve Neptün de retroda olduğu için koç burcunda. Seni bir yandan da disipline eden, hayallerini de tekrar birleştiren, hayaline uygun bir şekilde konuşuyor musun? Hayaline uygun bir şekilde disiplin gösteriyor musun? Kendini nerelerde kısıtlıyorsun? Kendini sahneye koyarken seni engelleyen ya da desteklediğini zannettiğin her konu ne? Bunları gözden geçirebileceğimiz bir süreçte olacağız. Ve şunu unutmamak lazım.
Merkür aslan, bütün merkür ateş yerleşimlerini gibi çok yüksek sesle ve herkesin üzerinden konuşmaya alışkanlık haline getirir. Bu bazen kötüdür, bazen iyidir. Nasıl ki kulağınıza bağlı ama bu merkür retrosunda asıl gücün sessizlikte olduğunu hatırlamakta fayda var. Bazen geri çekilmek, kendine daha büyük bir yer açmak için gerekli bir adım olabilir.
24 Temmuz'da bir tane yeni ayımız var, Aslan Burcu'nda. Bu yeni ay, yeni başlangıçlar için güçlü bir alan açıyor. Şimdi, yeni başlangıçlar için güçlü alanları kullanabilmenin tek yolu, o alanın ne için açıldığını anlayacak kadar kendine süre vermektir. Yani bu Merkür Retrosu, özdeğer, yaratım gücü, sanatsal ifade, aşk ve görünürlük gibi temalarda taze bir tohumun atıldığı yerde, bu tohumu patlatmadan önce bize, o tohumu attığımız toprak, o tohumun kendisi, ...ve nereye doğru gideceğimiz konularında bizi birazcık düşündürmeye ittirecek... ...ve bu çok iyi bir şey aslında. Bu yeni ay bize yeniden yazılacak. Hikayeni yeniden yazıyor. Hikayeyi, ilişkileri, imajı, hayalini kurduğun, kim olduğun, hayalini kurduğun... ...seni tekrar yazabilmen için aslında bir alan sağlayan bir yeni ay olacak. Kalbinizden gelen dilekleri yazmak, manifestasyon dediğimiz şey biliyorsunuz hani ben hep söylerim 777 oldu bitti değil. Gerçekten bir şeyi çok istiyorsanız ona doğru nasıl adımlar atmanız gerektiğini bu sefer Mercury Retros'un da ve Uranüs'le beraber şu şekilde düşünmenizi istiyorum. Ben bu hayalimin gerçekleşmesini istiyorum.
Bunun için ilk başta kafamda hangi fikirleri değiştirmem lazım? Kendime dair ve dünyaya dair hangi fikirleri değiştirmem gerekiyor? Düşünce şekillerime ne kadar değer vermem gerekiyor? Bu düşünce şekillerinin hangileri bana ait, hangileri başkaları tarafından bana verildi? Bütün bunları göz önünde alıp, ondan sonra çok cesur bir şekilde sahneye çıkmak gerekecek. En sonunda, 30 Temmuz'da, tam bütün bu karmaşanın ortasında, çok güzel bir şey olacak ve Venus yengeç borcuna geçecek.
Venus yengeç Burcu'nu sever arkadaşlar. Şimdi, Aslan'ın bu dışa dönük, çok cesur, bağıran, çağıran vesaire duasında, bunu kötü anlamda söylemiyorum. Aslan'ın bu şaşasını zaten çok seviyoruz ve öyle olması gerekiyor. Ama bütün bunun ortasında, bu Venus yengeç birdenbire dışa dönük ve gösterişli duayı birazcık yumuşatacak. Ve bu güzel bir şey olacak.
Gösterişin içini dolduran, duygusal güvenliği de hatırlatan bir geçiş olacak bu. Çünkü bazen kendimizi sahneye koyduğumuzda... ...acaba duygusallara güvende miyiz, değil miyiz... ...çok fazla dikkat etmediğimiz oluyor. Venus Yengeç bize duygusal güvenliğimizi hatırlatacak. İlişkilerde alkıştan çok bağlılık, romantizmde performanstan çok empati ön planına çıkacak. Çünkü aslan gösteriş sevdiği için bu love bombing dediğimiz şeye de çok yatkındır. Ve love bombing'i bazen ihtiyacı olan bir yerden değil... ...sırf başkalarının tarafından sevildiğini görmek için yapan bir arketipe dönüşebiliyor.
Ve Hüseyin Geç diyecek ki, bir sakin ol. Bu kadar çok gösterişe gerek yok. Performans yapmana gerek yok. Karşındaki insan gerçekten, ya da sen kendin özellikle bir yandan da, bu sevgiden ne bekliyorsun? Bunu düşünerek, kendi duygusal güvenliğini düşünerek hareket et. Ne yapacaksan ona göre yap, diyecek.
Sevgiyi bir rol gibi oynamaktan çok ev kurar gibi yaşamaya başlayacağız. Bu geçiş Aslan'ın ihtişamını bastırmayacak ama onun altını duyguyla dolduracak. Yani bu böyle büyük hareketlerin bir kısmının en azından gerçekten içimizden gelmesine sebep olacak. Bu da güzel bir şey.
Şimdi bütün aslan sezonunun son sözü şu şekilde. Aslan sezonu sadece gösterici bir yaz ateşi değil, aynı zamanda özüne sadakatle parlamanın felsefesini yaratacak. Parlamak, başkalarından daha çok görünmek değil, kendin olmaktan utanmamaktır. Bu, bütün sezonun en önemli, aklınızda kalması gereken kısmı. Kendiniz olmaktan utanmayın. Ama kendinizin kim olduğunu tekrar yazacak kadar da kendinize, beyninize ve kalbinize vakit tanıyın. Eğer bütün dünya kaotikse, bu parlama, kendin olarak parlama, bir başkaldırı gibidir, lüks değildir, bir gerekliliktir aslında.
Bu sezon bize şunu hatırlatacak. Görünmekten korkma, kalbini bastırma, neşeni küçültme, öz sesinle kim olduğunu bilerek hayatın sahnesine çık. Aslan sezonuna hoş geldiniz. Bütün aslanların doğum günü kutlu olsun. Haftaya görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.