Podcast

2025'in son dolunayı: kalple beyin arasında bir köprü ❤️🧠

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

2025’in son dolunayı kalple beyin arasındaki iletişimi sağlayan İkizler burcunda gerçekleşiyor. Fakat ironik şekilde, bu dolunayda biraz susmamız gerekecek. Nasıl olacağını bölümde konuşalım.



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.912 kelime · ~10 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, PodB ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bugün dün gerçekleşen yılın son dolunayı, kalple beyin arasındaki iletişimi sağlayan ikizler burcunda olan son dolunayı konuşmak için buradayız. Bu önemli bir şey oldu, önemli bir konu oldu. Birazcık bahsedelim istiyorum bundan.

O zaman bu yolculuk başlasın. Şimdi ben çok enteresan bir dönemden geçiyorum ve bence hepiniz çok enteresan bir dönemden geçiyorsunuz. Çünkü insanlık olarak zaten çok enteresan bir dönemden geçiyoruz. Bu podcast'ı hazırlarken çok uzun süredir yapma alışkanlığını kaybettiğim bir şeyi yapmak zorunda kaldım.

Çünkü hem içimden geldi hem de bunun ilerisi için kendim için yapmam gereken bir disiplini şimdiden edinmem gerektiğini düşündüm. Ben normalde Cuma günleri kayda geliyorum ama bugün Pazartesi ve Pazartesi günü kaydediyoruz. Çünkü Cuma'dan önceki gün yani bedenim beni zorla dinlendirdi resmen. Çok hastalanacakmışım bir hissettim.

Transkriptin tamamını oku

Sağ olsunlar Pod B'ye, ekibine haber verdim. Dedim ben yapamayacağım galiba. Cuma günü gelemeyeceğim. Hiç önemli değil dediler.

Pazartesi günü gelirsin dediler. Ve bu sayede çok uzun süreden beri ilk defa bir Cuma, Cumartesi ve Pazarı... ...neredeyse kimseyle konuşmadan kendi kendime kalacak vakitte geçirebildim.

Ve şunu fark ettim. Birincisi, ne kadar çok koşturmaktan kendimle konuşacak vaktim kalmamış. Bunu fark ettim en önemlisi. Ve de oturup dedim ki kendime, ya bu işi gerçekten severek yapıyorum.

Bu benim artık hem markam, hem yüzüm, hem kim olduğum, hem kimliğim her şey olmuş durumda. Tabii ki de bunun dışında da bir sürü kimliklerim ve markalarım ve bir şeylerim var... ...ama yani ben astrolog değilimle ulaştığım insan, ben astrolog değilimle yaratılmış olan... ...komüniteden acayip derecede memnunum,

bana çok büyük bir mutluluk veriyor... ...ve insanlara umut veren bir yerden, bomboş bir influencerlık yapmadığım bir yerden... ...bir şeyler konuşabiliyor olmayı çok seviyorum aslında.

Ve bunun devamlılığı için, her şeyin devamlılığında olduğu gibi... ...belirli bir disipline sahip olmak lazım. Ben normalde içimden geldiği gibi konuşan bir insanım.

Şu an mesela bu bölüm, içimden geldiğim gibi konuştuğum bir bölüm. Ama Cuma günü yayınlanan, yani bugün yayınlanan konunun ne olduğunu bildiğim için Dolunay'dan bahsedeceğim. Yılın son Dolunay'ından bahsedeceğim. İkiznar Burcu'nda olan bir Dolunay'dan bahsedeceğim.

Dedim ki, lütfen yaz bu sefer anlatacağın şeyi. O yüzden buradaki izleyenler görüyorlar. Bilgisayar var. Hayatımda ilk defa, çok uzun süreden beri ilk defa... ...gerçekten de oturup bana bu konu ne hissettirdiğin,

ne demek olduğunu ciddi olarak yazdım. Ve bana çok iyi geldi bu. Çünkü bir şekilde zaten bütün bu senenin özeti olan konulardan bir tanesi olarak... ...kendi sorumluluğunu aldığımız yerden,

kendi sorumluluğumuzu aldığımız yerden... ...gösterebildiğimiz disiplinler üzerineydi konu. O yüzden arada sırada ekrana bakıyor olacağım.

Çünkü bu sefer konuşmanın çok dağılmadan... ...size gerçekten anlatmak istediğim şeyi geçmesi için... ...hazırlanmış olan yazıdan feyz alacağım.

Zaten benim direkt olarak kalbimden çıktı bu yazı. Bir tek tabii ki de bir editörlük yaptırdım. Çünkü Türkçeme bazen çok güvenmiyorum ne olursa olsun. İngilizce yazdığım için sonra Türkçe'ye çeviriyorum falan.

Böyle arada bir Türkçe kayıklık olmasını istemediğim için bir editör yardımı aldım. Ama ne olursa olsun tabii ki de benim kalbimden geçen bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum aslında. Şimdi bu 2025'in son dolunayım. İkizar Burcu'nda oluyor.

13 derecede oluyor. Astroloji ile biraz ilgilenen insanlar için önemli. Ama şöyle yapın. Haritanızı açın.

İkizar Burcu'nu bulun. Yani iki harfi zaten. İki rakamından oluşuyor İkizar Burcu. Onun Boğa'ya değen tarafı 0 derecedir, Yengece değen tarafı 29 derecedir, tamam mı? O arada 13 dereceyi bulun,

böyle sayarak gidebilirsiniz. 13 derece hangi eve düşüyorsa o evin konularıyla ilgili bir aydınlanma yaşıyorsunuz demektir. Şimdi ikizler borcu bizim aslında kalp ve beyin arasında iletişimimizi sağlayan borç. Buna detaylı olarak gireceğim.

Ama şöyle bir duralım. Kasım ayı, herkesin iç dünyasına döndüğü, biraz deli devran bir ay oldu bildiğim kadarıyla. 2025'in bütün enerjisini ve amacını tam anlamıyla anladığımız zamanlardayız. Bence böyle oldu bu iş.

Ve de iki hafta önce 20 Kasım'da gerçekleşen akrep yeni ayı herkes için sarsıcı oldu. Bunun da farkındayım. Çünkü çok fazla insanla konuşuyorum ve kendimden de görebiliyorum bunu. Neredeyse herkes hayatıyla, kendisiyle ve olan bitenle ilgili... ...bir takım aydınlanmalar yaşayarak gerçeklerin farkına vardı.

Bu gerçeklerin farkına varma meselesi biraz zor anlaşılan bir mesele. Çünkü birden böyle bir şey oluyor. Bir gerçeğin farkına varıyorsunuz ama onun aslında ne kadar katmanlı olduğunu anlamıyorsunuz. Sanıyorsunuz ki böyle bir anda bir olay oluyor, gökten ilahi inmiş gibi aydınlanıyoruz... ...ve konu orada çözülecek gibi hissediyoruz ama bu iş aslında böyle olmuyor.

Aslında o ilk aydınlanmadan sonra içimizde konuya verdiğimiz ilk tepkiden başlayarak... ...bir çözülme halinde konuyu, kendimizi ve gerçekten ne anladığımızı keşfetmemiz gerekiyor. Akrebin derinliği.

Çünkü o ilk aha moment, yani o aha olduğumuz an... ...aslında birden çıkan bir ateş gibi bir şey. Ona tepki verdiğimizde genelde yine gerçekliklerin farkına varmış olmuyoruz... ...sadece bir semptomu düzeltmeye çalışıyor oluyoruz.

Konu akrep yeni ayından ikizler dolunayına geçiş olduğu için aslında soru şu olacak... ...yeni ayda gelen bilgiyle aydınlanan ve yüzümüze vurulan gerçekliğin ötesine geçmeyi başarabiliyor muyuz? Akrep'in derinliği, tekrar ediyorum.

Bu aydınlanmanın tam olarak neden olduğunu anlayacak kadar bu olayla susup oturmayı başarabildik mi? Akrep bizim çok hoşumuza gitmeyen konularda, çok görmek istemediğimiz konularda rahatsız bir şekilde oturabilme kapasitemizle de alakadardır. Ne kadar çok orada oturabiliriz? O kadar çok onun farkına varıp, onu iyice çözümleyip, oradan tekrar iyileşme yönüne gidebiliriz.

Bu arada iyileşme böyle hani şifacı, spritel anlamda iyileşme değil, iyi olma anlamında kullanıyorum. İkizler, iletişim, konuşmak, gevezelik ve hatta dedikodu demek... ...ama aslında Hermes'in temsil ettiği gibi... ...Tanrılarla insanların arasındaki iletişimin elçisi... ...ve mitoloji bütün insanlığa ait hikayelemelerde olduğu gibi... ...aslında bir metaforlar birleşimi.

Hermes aslında, alegorik olarak... ...kalbimizle mantığımızın arasındaki iletişimi sağlayan... ...ve asla yüzeysel olmayandır.

İkizler Burcu hep böyle bir yüzeysel, geçici, anında mutluluk... Meraklı veya hiçbir şeyde tatmin olmayan bir çocukmuş gibi anlatılır... ...ama ikizleri anlamanız lazım.

Akrep sezonu boyunca katman katman soyulduğumuz bir içsel dünyada... ...çıplak gözle kendi içimizi, kalbimizi, aslında ne hissettiğimizi... ...ve belki de hep bilip görmezden geldiklerimizi görmek zorunda kaldık.

Bu çiğ, ham halimizin ne demek olduğunu anlayabilmek için... ...öncelikle susmamız gerektiğini anlamanızı istiyorum. Tuhaf bir şey söyleyeyim mi? Farkındayım.

İkizler Dolunayında bir susun demek... ...biraz tuhaf bir şey gerçekten de. İçinizdeki tüm sesleri duyabilmek ve hangisiyle iletişime geçeceğinizi bilmek için... ...dış dünyaya kendinizi anlatmayı bırakın demeye çalışıyorum aslında.

Yungvari bir şekilde kendinizi açıklamayı bırakın diyorum aslında. Çünkü aslında şu an kimin konuştuğunu bilmiyor olabilirsiniz. Akrep yeni ayında ortaya çıkan gerçekliğe verdiğiniz... ...tepkisellikteki bütün ses kokofanisinin... ...nereye ait olduğunu...

...çok iyi anlamanız lazım. İkizler Dolunay'ı bize bir mesaj verecek... ...ama o çıplak kalan kalbinizin üzerinde... ...onu korumaya,

onu sevdirmeye, herkese anlatmaya çalışan... ...bir sürü versiyon siz konuşurken... ...o mesajı duymamanıza sebep olabilir.

İkizler kalple beyin arasındaki iletişimi sağlayacak... ...ama önce o iletişimin kanallarını temizlemeniz gerekecek. Bir gezegenin ya da bir transitin bir burçta olmasının ne demek olduğunu anlamak için... ...o burcun belirli görülen sıfatlarının dışında derinine inmek lazım.

İkizler size bir bilgi getirecek. Bir konuşma sırasında tartışma yoluyla, bir yerden okuduğunuz ya da duyduğunuz bir haberle... ...bir bilgi gelecek size.

Ama en önemlisi aslında o bilginin size kendinizle konuşabildiğinizde gelecek olması. Yani dışarıdaki bir dünyadan alacağınız bir bilgi değil bu. Kalbinizle yaptığınız bir konuşma aslında. O çırılçıplak kalbiniz vardı ya akrep yeni ayında, ne olduysa... ...oradaki o kalple tekrar hiçbir dışarıdan sesi olmadan konuşabildiğinizde gelecek bu bilgi.

İkizler çünkü aslında bir yandan da bize ne zaman susmamız gerektiğini öğretendir. Birincisi içinizdeki siz... ...mi konuşuyor?

İçinizdeki siz kimin adına konuşuyor? Yaralarınız adına mı konuşuyor? İhmal edilmiş çocukluğunuz adına mı konuşuyor? Egonuz adına mı konuşuyor?

Üst bilinciniz adına mı konuşuyor? O ses kime ait? Bütün o ses kokofanisindeki... ...her sesin kime ait olduğunu algılamanızda fayda var.

İçinde kendine ait anlattığın bir hikaye var sürekli olarak. Bu dolunay içimizde süre gelen diyaloğu değiştirme şansı verecek bize. Şimdi şöyle oluyor. Hepimizin içinde kendisine ait anlattığı bir hikayeler ve versiyonlar var.

Bu bizim kendi mitolojimizi yarattığımız yer aslında. Kendi kendimize anlattığımız bir ben mitolojisini oluşturuyor. Şimdi bu hikayeler versiyonların geçip geçmediğimin farkında mıyım? Hala işime yarayan bir versiyon üzerinden mi konuşuyorum?

Bugüne kadar beni şekillendiren kişisel mitolojim hala işe yarıyor mu? Bu kişisel mitoloji başkaları tarafından sevilmek, anlaşılmak, yaralarımı iyileştirmek için mi? Hangi amaçla beni bana sürekli olarak anlatıyor? İkizler Dolunay'ın asıl asıl asıl mesajı bu olacak.

Çünkü o çıplaklıkta, o çıplaklığı kendimize anlattığımız hikayelerden hangileri ne işe yarıyor? Bunu görebilmemiz lazım. Hissettiğimle bildiğimi birleştirecek kadar iç sesimi temizleyebilir miyim? Günlük, hemen göze çarpan hangi mental detaylar ve alışkanlıklar hayatımı düzenliyor?

Hepimiz hiç farkında olmadan, sürekli olarak kendimizle konuştuğumuz için... ...ve kendimizin farklı versiyonlarıyla hiç bitmek bilmeyen bir konuşma halinde olduğumuz için... ...genellikle tırnak içerisinde survive etmek için konuşuyoruz.

Ve bu yaralarımıza, benliğimize, egolarımıza, işte üst bilincimize birçok konuya ait bir ses olabiliyor. Bu sessizliği doldurmak için yaptığımız diyaloglar ve monologlar bütününde... ...susup gerçekle baş başa kalacak kadar... ...beynimizle ve kalbimizle iletişimde olmayı başarabilecek miyiz?

Bu senenin son dolmayının göstereceği şey bu olacak. Kendiniz ya da başkalarıyla konuşurken... ...yapmanız gereken bir şey var aslında.

Yani ne olursa olsun tabii ki de ikizler dolmayı... ...konuşmak üzerine olacak, bilgi aktarımı üzerine olacak. Tabii ki de iletişim üzerine olacak.

Ama bu iletişim işte kimin yaptığı, sizin adınıza kimin yaptığı... ...ve nasıl yaptığınız çok önemli olacak. Burada şuna dikkat etmenizi istiyorum.

Çok eski bir bilgilikler üzerinden bir laf vardır. Söyleyeceğim şey nazik mi? Söylediğim şey gerekli mi? Söylediğim şey gerçek mi?

Şimdi insan olarak hepimiz tabii ki de bu soruları kendimize hızlıca sorup... ...cevap verme ihtiyacında olabiliriz. İkizler Dolunay'a diyor ki cevap vermeden bir sus.

Lütfen sus. Gerçekten cevap verebilmek için kalbinle beynini birleştirdiğin yere bakman gerekiyor. Hissettiğinle bildiğinin birbirine tam olarak çizgisel olarak oturması gerekiyor. Oradan cevap verebilirsin bunu.

Mesela nazik mi? Sert kırıcı olmadan sert konular konuşulabilir. Sana demiyor ki, kibar ol, nazik ol diyor. Ne söyleyecek olursan ol, nazikçe söyle.

Gerçeği, çok sert bir gerçeği bile söyleyecek bile olsan. Karşı tarafı kırmamak, yaralarının üzerinden konuşmamak, egonla saldırmamak çok önemli olacak diyor. İkincisi, gerekli mi? Şimdi bu gereklilik de çok enteresan bir şey.

Söylediğiniz şey, söyleme amacınız ne? İleriye doğru genişleyen güzel bir amaç için mi söylüyorsunuz... ...yoksa hala yaralarınızdan, geçmişinizden gelen bir kendini açıklama isteğiyle mi konuşuyorsunuz?

Söyleyeceğiniz şeyi söylemekten çekinmeyin. Nasıl söylediğiniz çok önemli. Ve gerçek mi? Sizin özünüze uygun mu?

Niyetinize uygun mu? Gerçek dediğimiz şey ikizlerde olduğumuz için... ...tabii ki de milyon tane versiyonlu olan bir şey oluyor ama... ...sizin seçtiğiniz gerçeklik...

Sizi temsil ediyor mu? Yoksa hala daha başkalarına bağlı olduğunuz yerden bir gerçeklik üzerinden mi konuşmaya başlıyorsunuz? Ve aslında bütün bu konuşma sırasında, kendinizle de yapıyor olabilirsiniz bu konuşmayı, hayatınızdaki insanlarla da, o yüzden haritanıza bakmanızda fayda var. Asıl önemli olan söylemedikleriniz olacak.

Kendinize olan hakimiyetinizi, kendinize olan saygınızı... ...insanlığa duyduğunuz güveni, kendi özünüze duyduğunuz güveni belirleyen şey... ...söylemediklerinizde saklı olacak.

İkizler Dolunay'ı nerede susmanız gerektiğini... ...ve nerede, nasıl konuşmanız gerektiğine dair ışık tutuyor olacak size. Yılın son dolunayı adına yakışır bir şekilde bütün sene üzerinizden sıyırılan... ...katmanlar sonucu karşılaştığımız ham kalbimizle sürekli konuşan beynimizin... ...sustuğu bir andaki karşılaşmasından doğan geleceği görme şansını verecek çünkü bize.

Bu noktaya çok dikkat etmenizi istiyorum. ...sustuğunuzda ve içinizdeki bütün versiyonları susturduğunuzda... ...o bizi çok rahatsız eden sessizlikte kaldığımızda... ...kendi gerçekliğimizi gördüğümüz yerde... ...ve her şeyin gerçekliğini görebildiğimiz yerde... ...tepkisel olmadan,

amacına uygun bir şekilde... ...durumu daha iyiye çevirecek bir şekilde konuşacak gücümüz olacak mı? İkizler Dolunayı'nın, yani yılın son Dolunayı'nın mesajı bu olacak bize.

Herkes kendi mesajını alacak. Ve hepimiz o mesajlarla... ...büyük dalgalar olarak hayatımıza devam edeceğiz.

Bundan sonraki podcastler 2025'e bakış ve 2026'da bizi neler bekliyor, onun üzerine olacak. Ama bütün bu podcastlere, bütün anlattığım her şeyi... ...kendi kalbinizle, kendi beyninizin birleştiği yerdeki gerçeklik üzerinden dinlemeyi unutmayın.

Başkalarına açıklama yaptığınız, kendinizi sürekli olarak açıklamaya çalıştığınız... ...kalbinizi hep boğduğunuz ve beyninizi hep meşgul ettiğiniz bir yerden değil... ...büyük bir ferahlık ve refahlıkla hiçbir şeyin olmadığı bir andan dinlemeye çalışın lütfen olağan biteni.

Ve özellikle de kendinizi. Haftaya görüşürüz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)