Podcast

koşuyoruz ama nereye: 2026'da bizi neler bekliyor? 🎄

İzle
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

2025 yılan yılıydı; 2026 ise at yılı olacak. Bir şeylerin hızlandığını ve bir yöne doğru koştuğumuzu net şekilde hissedeceğiz. Peki asıl soru şu... Koşuyoruz da nereye? Dünya her geçen gün daha da kaotik hale gelirken bireysel ve toplumsal olarak neler yapabiliriz? Kendimize yalan söylemeyi neden bırakmamız lazım? Dijitalden kaçış yok mu, yoksa analog işlerin yükselişini mi göreceğiz? Hepsini bölümde konuşalım.

Ve unutmadan; hepimiz için harika bir dönem başlasın. Mutlu yıllar!



Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠'u ziyaret et!



------ Podbee Sunar ------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

2.757 kelime · ~14 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, Podway ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Ve bugün neyden bahsedeceğiz? Tabii ki de 2026'da bizi neler bekliyor? Ondan bahsedeceğiz.

O zaman bu yolculuk başlasın. Şimdi, geçen seneye başlarken bir döndüm baktım, bir kedincisi Mart Retrolusu'nda başlamış yıl. Yani korkunç bir yıla başlamışız aslında gerçekten de. Mart'ın Retro'da başladığı yıldan hayır gelmiyormuş.

Hayır gelmiyormuş diyorum ama kişisel olarak beğenme için çok güzel bir yıl oldu bu arada. Büyümenin, olgunlaşmanın, sorumluluk almanın, kendini keşfetmenin birçok versiyonuna artık tahammülüm olduğu için bu yaşta, artık olsun zaten bir zahmet, daha iyi geçti benim için. Ama çok fazla insan için ve global anlamda çok zorlayıcı bir yıldı. 2026'dan bahsetmeden önce tabii ki de 2025'in neye sebep olduğu ve neye doğru yöneldiğinden de bahsetmek gerekiyor.

Transkriptin tamamını oku

Çünkü astroloji de sosyoloji gibi, tarih gibi, psikoloji gibi her şey gibi birbirinin içinde oluşan döngüler ve örgüler üzerinden anlaşılabilen bir şey. Mesela Mona Lisa tablosuna tek başına baktığınızda da sanat tarihini anlamıyorsunuz ya, oraya nasıl geldik onu anlamanız gerekiyor sanat tarihinden örnek vermek gerekirse. 2026, numerolojide, yıl olarak 1. Ve de Mars'ın yılıydı 2025, şimdi Mars'ın yılından çıktık.

İşte yılanın yılıydı 2025, şimdi at yılına geçtik Çin astronomisinde. At yıl deyince işte herkes ateş atından bahsediyor. Bunun sebebi ileriye doğru çok hızlı bir şekilde hareket etmekten kaynaklanıyor. Ancak şunu unutmayın ki, at eğer belirli bir yönde koşmazsa her yöne doğru dağılarak koşabilen bir hayvan olabilir.

Herhangi bir şeyin koştuğunun, koşmasının işe yaraması için belirli bir yönde koşması gerekiyor. Ve 2025 aslında bizim hangi yönde koşacağımıza dair bizi eğitmek için yaşadığımız yıldır. Asyolojiden tabii ki de bahsedeceğim. Tarihler vereceğim size.

O yüzden bilgisayarım yanımda açık. Bu arada korkmayın, okumuyorum. Bir kere bir okuma yapayım, bir deneme yapayım dedim. Acaba disiplinsel olarak ona mı ihtiyacım var diye.

O kadar çok insan mesaj attı ki, kesinlikle sakın okuma, biz senin beyninin akışını dinlemeyi seviyoruz diye. Arkadaşlar, bunu siz tercih ettiniz. Bundan sonra sadece beynimin akışını dinleyeceksiniz gerçekten de. Kolaylıklar diliyorum.

2026, atın yılı olarak, bizi ileriye götürecek yıl olarak gelmiş gibi gözükse de dediğim gibi hedef olmadan koşmak pek mantıklı olmayacak. 2025 yılı boyunca şu dönemi kullanarak özellikle, ne tarafa doğru gitmek istediğinizi fark edip fark etmediğinizin önemini çok büyük. Yani koşuyorsunuz da nereye koşuyorsunuz? İşler hızlanacak da nereye doğru hızlanacak?

Yani sizin kontrolünüzün dışında bir hız size iyi gelmeyecek sonuç olarak. 2026 astrolojik olarak bize göre Mart'ta başlıyor, biliyorsunuz. Ama tabii ki de tüm komünite olarak, tüm insanlık olarak 2025 şu anda bittiği için o enerjiyi de yaratıyoruz. Çünkü ne olursa olsun bu tür şeyler toplu enerjilerden oluşuyor.

Ve evet, bitiyor. Bitmesine çok az kaldı. Şunu düşünün istiyorum. İnsanın kendisinin içine baktığında... ...hem kendisine acımasız davrandığı... ...hem de başkalarının suçladığı çok fazla nokta oluyor.

İkisi aynı anda oluyor genellikle. İnsanlar şeyi çok beceremiyorlar. Ben de beceremiyorum bu arada. Yani onu başarmak çünkü çok zor bir şey ama.

Kendimi yermeden nasıl sorumluluk alırım? Anlatabiliyor muyum? Yani kendinizi suçlamadan o, işte ben zaten kötüyüm, ben zaten bilmem nesiyim gibi bir kendini suçladığın, kendini kurban yerine koyduğun bir yerden değil. Ben bunları yanlış yapıyormuşum ve yanlış düşünüyormuşum.

Tamam, bunu fark ediyorum ve şimdi bunu düzeltmek için bilinçli kararlarla kendimi daha iyi bir yöne çekeceğim deki o şefkatli kendinle yüzleşme çok önemli olacak diye düşünüyorum 2026 boyunca. İlk büyük değişiklik 26 Ocak'ta geliyor. Neptune koş burcuna geçecek ve 14 yıl boyunca burada kalacak. Geçen sene Neptune koşa geçti.

Bu arada Satürn de koşa geçti. Bu arada Uranüs de ikizlere geçmişti zaten ama sonra retro hareketleri yüzünden daha önceki burçlarına geri kaldılar ve böyle seneyi bitirirken biz o retrosunun içinde kala kaldık gerçekten de. Bu yüzden hayatınız loop gibi hissettiriyor bu arada. farkındaysanız, belirli bir süredir bir loop'un içinde sürekli olarak aynı konuların etrafında dönüp duruyoruz.

Ben bile çok sıkıldım. Bitmek üzere. Ama onun içine dönüyor olmamızın işte bir sebebi var. Şimdi, Neptün koça geçtiği andan itibaren, o kendinize söylediğiniz, kendinizle ilgili kendinize söylediğiniz yalanların tamamının kırılmasını yaşayacaksınız.

Bunu zaten bir ilk preview diyeceğim. Yani bir ilk öngösterimini böyle Mart, Nisan, Mayıs hatırlamıyorum şimdi tam olarak ama galiba Nisan'da falan yaşamış olmanız lazım. Böyle bir ...kendinize dair söylediğiniz yalanlarla ilgili bir kırılma yaşamış olmanız lazım.

Bu yalanlar sadece şey değil, ben çok güzelim falan gibi bir yalandan bahsetmiyorum. Daha derinlikli hayata karşı olan, kendinize karşı olan, hayatı yaşama şeklinizle alakadar olan... inançlarınızla ilgili bir kırılmadan bahsediyorum. Yani mesela kendimden örnek vermem gerekirse, disiplinsizlik üzerinden örnek vereceğim.

Ben hep hayatım boyunca kendimi disiplinsiz bir insan olarak adlettim. Yani bunda annemin payı olabilir, babamın payı olabilir, ailemin payı olabilir. Bunun hiçbir önemi yok, bak mesela. Bunun hiçbir önemi yok.

Ama sonuç olarak kendimi disiplinsiz zannediyordum başka insanlarla kıyasladığım zaman. Neptün koça geçtikten sonra öyle bir disiplin göstermek zorunda kaldım ki, bir, hiç öyle bir insan olmadığımı anladım. İki, benim için disiplinin ne demek olduğunu tanımlamak zorunda kaldım. Ve üç, o disiplini, yani o tanımladığım disiplin üzerinden kendi sorumluluğumu almak zorunda kaldım.

Sizin için de bu tarz kendinizin hayatı yaşama şekliyle ilgili bir savunma mekanizması da olabilir bu. Gerçeklikten kaçma da olabilir. Neptune balık, gerçeklikten kaçma. Birtakım fikirleriniz vardıysa bunların kırılmalarını yaşamış olmanız lazım.

Ve bunun için de debeliyonuyorsunuzdur bir süredir. Şimdi bu 26 Ocak'ta Neptune Koç'a geçince artık bu yalanın bitmesi gerekecek. Yani ben artık disiplinsiz bir insanım. Zaten yalanıyla yapmam gereken şeylerden kaçamıyor olacağım.

Neptune Koç aynı zamanda kolektif bir gezegen olduğu için, kolektif bir yer değişimi olduğu için büyük ihtimalle bize sanat, sanat yapma şekli, işte yaratıcılı dünyalarla ilgili Koç NRS'i gelecek. Yani yeni bir sanat türünün ortaya çıkması çok mümkün. Yapay zeka ile yapılan şey sanat değil. Onu baştan söyleyeyim.

Şimdi bu Pluton kovadan da bahsedeceğimiz için bu önemli bir konu olacak. Yapay zeka ile yapılan şey sanat değil arkadaşlar. O yüzden de yeni çıkacak sanat akımının yapay zeka olmadığını hemen ben size söyleyeyim. Gerçekten de human made.

Koç birinci burç sonuç olarak. Çok primitif bir yerden insanların sanat yapma şekliyle alakadar bir yenilik olma ihtimali çok yüksek. Yeni bir sanat akımının çıkması çok yüksek, primitif sanatlara dönüşün olması çok yüksek gibi konularda var. Kişisel olarak kendinize söylediğiniz yerlerden alacağınız sorumluluk, kolektif olarak sanata karşı daha primitif, daha içten gelen bir yaklaşımın ele alınması.

Ocak'tan sonra, yani Ocak'taki bu Neptune'dan sonra en önemli ikinci olay Satürn Koç'a geçecek ve orada kalacak iki seneye yakın bir süre boyunca. 2026'un tamamında Satürn Koç'ta zaten. Bunun da biz ön izlenildiğini gördük. Mart'ta geçmişti çünkü Satürn Koç'a.

Şimdi Satürn Koç benim kafamda çok iyi bir askeri temsil ediyor. Yanlış bir metafor olabilir bazı astrologlara göre ama birçok yerleşimi koçta olan bir insan olduğum için ben, Satürn benim kişisel gezegenlerimin üzerindeyken ben gerçekten de bir asker mentalitesine bürünmeye başladım. Bu ne demek? Disiplin, ritüel ve anında sonuç beklememek, daha büyük bir ideal için çalışmak, sabırsızlık yapmamayı öğrenmek, askerlikte de sabırsızlığa yer olmadığını düşünüyorum, general gibi bir şekilde, orduları yönetir bir şekilde davranmak ve ordu sizsiniz burada.

Başkalarını yönetmek değil aslında, kendinizi yönetmek. Kendi kendini en iyi şekilde yöneten bir askeri ordu başı olmak gibi bir şeyden bahsediyorum. Satürn Koç'la beraber gerçekten de en önemli olan şey, Koç'a uygun bir şekilde kendinizden başka hiç kimse olmadığı bir sorumluluk alanına gireceksiniz. Bu demin bahsettiğim başkalarını suçlayamama, kendini de suçlama yönteminin kurbanlıktan değil liderlikten gelmesi.

Büyük bir şirket düşün, şirketler şey yaparlar ya hani güçlerimiz ne, rakiplerimiz ne, zayıflıklarımız ne ve taktiklerimiz ne olmalı falan diye raporlar hazırlar ya, Satürn Koç aslında böyle bir şey istiyor sizden. Yani evet senin gücün bu, bunu doğru kullan. Bunun sorumluluğunu al. Bak, senin zayıflığın bu.

Bununla ilgili ağlamayı kes. Bununla ilgili ne yapıyorsun? Bana onu söyle. Sen bu işin içerisinde, bu hayatta başka kimlerle beraber aynı yerdesin, bu insanlarla birlikte hareket etmek istiyorsan, senin görevin ne olmalı ve bunun için taktiklerin neler?

Satürn koç, Neptün koç ne diyor? Kendinle ilgili yalanları da söylemeyi bırak da yani kim olduğunu bir gör, ona göre hareket etmeye başla diyor. Tam olarak böyle 2026'un bu, her şeyin koça geçmesi bizi çok feci bir şekilde kendimiz olarak öne itmeye başlayacak. Aynı zaman Neptün dediğimiz gezegenle Satürn dediğimiz gezegen 4000 yıldan beridir falan ilk defa bir araya geliyorlar koç burcunda ve sıfır derecede.

Bu zaten yani evrensel olarak, ruhani olarak, kolektif olarak çok büyük bir başlangıç enerjisi demek. Eskiden yaşadığımız hayat artık mümkün değil. Eskiden olduğumuz kişi artık mümkün değil. Farkındaysanız zaten Plüto'nun da kovaya geçmesinden beridir içinde bulunduğumuz kapitalist sistemin çöktüğünü yaşıyoruz hep beraber.

Halk ayaklanmalarına şahit oluyoruz. İşte yönetici tayfayla yönetilen tayfa arasındaki uçurum gitgide açıldığı için bundan doğan hak arayışları çok fazla artmaya başlıyor. Bu sadece Türkiye'de olmuyor. Bütün dünya bununla çalkalanıyor bu arada.

Avrupa'nın ikiyüzlüğü mü istersin, Amerika'nın işte Trump'la yaşadığı şey mi istersin, oradaki savaşlar, o savaşlara bağlı buradaki halkın ne yaptığını görmek vs. Böyle kolektif bir şekilde bizi yöneten herkes, yani dünyadaki herkesin ne kadar bizi yönetmek için değil, bizi kullanmak için orada olduğunu fark ettiğimiz tuhaf bir politik ortamdayız. Şimdi bunun iki tane versiyonu olacak. Bir, tabii ki de bu kapitalist sistemin sonunda olduğumuz için bunun yerine ne alacak konusu var?

Burada 2025'in sonu videosunda konuşmuştum. Teknofeodalizmin ortaya çıkması gibi bir problemimiz var. Bir de, Sen bireysel olarak bütün bu karmaşanın içinde ne yapabiliyorsun? Bireysel olarak bu kadar büyük sistemlerle uğraşmamız çok zor.

Ama gezegenlerin enerjisini işte kendin için kullanmaya başladığın zaman, gerçek anlamda kendin için kullanmaya başladığın zaman, toplum için de faydalı olabileceğin yerler oluyor. Şimdi bu Satürn ve Neptün diyecek ki işte kim olduğunu iyi anla, otantik olmayı iyi anla, kendi sorumluluğunu al. Kendi sorumluluğunu aldığın zaman topluma faydalı bir insan olabiliyorsun zaten. O zaman Pluton kovayı kullanabiliyorsun zaten.

Sen hala daha hiç ihtiyacın olmayan makyaj malzemeleri satan influencerları takip ediyorsan, bir işe yaramayacak bu. Anlatabiliyor muyum ne demek istediğimi? Ne yapmak istiyorsun bu hayata? Gerçek anlamda bu hayattaki amacın ne?

Bununla ilgili yaptığın yüzleşmeden nereye doğru gidiyorsun? Konusu çok çok önemli olacak. Ondan sonraki en önemli olaylardan bir tanesi, 25 Nisan'da Uranüs'ün İkizler'e geçmesi. O da orada bir yedi yıl kalacak.

Uranüs, İkizler genel olarak çok sevilmez. Çünkü insanlık tarihinde hep iç savaşları getirmiştir. Bilgiye dayalı iç savaşları getirmiştir özellikle. Ben bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Uranüs, İkizler'den en çok Amerika etkilenecek diye düşünüyorum özellikle. Biz de etkileneceğiz çünkü Amerika orada su içse biz de etkileniyoruz ama doğal olarak yani dünyadaki bütün ülkeler birbirinden etkileniyor çünkü. Ama şöyle düşünün, bu Amerikan rüyasının çöküşünü zaten izliyoruz diye tahmin ediyorum. Hep beraber farkındasınızdır zaten.

Amerika'nın pluton döngüsüne denk gelmiş durumdayız. Bütün imparatorluklar 200 yılda bir çöker. Amerika'nın çöküşü, ahlaki, siyasi, maddi çöküşünü hep beraber izliyoruz. İzleyemiyoruz diyemeyiz herhalde diye düşünüyorum.

Hep beraber bunu izliyoruz diye tahmin ediyorum. Bunun tabii bizi etkilediği bir durum var. Şimdi siz bu sistemin içinde... Ne yapıyorsunuz konusuna geri geleceğim.

Bütün bunu böyle tek tek anlatıyorum. Çünkü buradan aslında gelmek istediğim bir konu var. Ondan sonra da şöyle bir şey olacak. 26 Haziran'da Jüpiter aslana geçecek.

Genişleme, büyüme gezegeni bir ateş burcuna geçiyor. Aslana geçiyor. Liderliklere geçiyor, kişisel liderliklere geçiyor. Hemen arkasından da 26 Temmuz'da Kuzey Aydın'ı, Güney Aydın'ı yerleştirecek.

Kuzey Aydın'ı Kova'ya geçecek, Güney Aydın'ı Aslan'a geçecek. Bütün bu resme tamamen bakabilmek, 2026'u anlamak için en önemli şey. Kuzey Aydın'ın Kova'ya geçmesi bütün insanlık olarak, 26 Temmuz'dan bahsediyorum orada tekrar hatırlatayım ama oraya doğru giden bir yol var sonuç olarak. Biz bunun tarihlerini hep yaşayacağız.

Önceden hep bir ön izlenim alacağız. Yani ilk zaten 17 Şubat'ta Kova Burcu'nda bir güneş tutulması olacak. O bize zaten Kuzey Aydın'ı Kova'nın getireceği şeyleri gösteriyor olacak. Önden bir izleyeceğiz yani onu.

Kuzey Aydın'ı Kova'ya geçip, Güney Aydın'ı Aslan'a geçtiğinde, Plüton da Kova'da olduğu için bu halk ayaklanması ve yöneten tayfanın arasındaki uçurum ve tırnak içinde savaş çok daha fazlalaşılacak diye öngörüyorum ben. Çünkü Kova neyle alakadar arkadaşlar? Halkla alakadar. Halk hareketleriyle alakadar.

Toplum için birey olmakla alakadar bir buçuk. Kuzey Aydın'ı da bizim ruhani olarak, insanlık olarak gitmemiz gereken yok. Yani biz kişisel çıkarlarımızdan tamamen kopup, ...kişisel disiplinimizle toplum için hareket etmenin yoluna doğru gireceğimiz bir döneme geçeceğiz.

Ve bunu yapabilmek çok önemli olacak. Ve bunu yapmak nasıl olacak? Benim şahsi bazı fikirlerim var bu konuda. Bazı insanlar buna çok katılmıyorlar ama zaten beni dinliyorsanız benim fikirlerim için buradasınız diye düşünüyorum.

Ben dijital dünyadan çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Yani bunu şey olarak algılamayın. İşte tamamen teknolojiye karşıyım ve hani telefon falan kullanmamalıyız gibi bir yerden değil. Tükettiğiniz bilgi, tükettiğiniz kültür...

Ve özellikle düşünme kapasitemizle ilgili çok büyük sınanmalar başlayacağını düşünüyorum. İnsanlar ne kadar çok kritik düşünme kapasitesine sahip değiller, o kadar çok kötülüğün içinde yaşıyoruz. O kadar çok yanlış işlerin içinde yaşıyoruz ve o kadar kolay yönetiliyoruz. Ben bir tane daha ChatGPT'ye sordum, ben ona böyle cevap ver diyen birisini görürsem, gerçekten kafasını ansiklopediyle vurmayı düşünüyorum.

ChatGPT insanı, bu arada kullanın, yazılarınızı editlemek için kullanın falan tabii ki de kullanın. Ama bilgiyi alma şekliniz, Yapay zeka olmamalı. Bilgiyi alma şekliniz aslında Wikipedia'da olmamalı bu arada. Gerçekten açıp kitap okumalısınız.

Mesela Thomas Mann'ın fikirlerini anlamanız lazım, Kant'ın fikirlerini anlamanız lazım. Bunun için vaktinizin olmuyor olmasının sebebini anlıyorum. Ama bunu bir yerden sonra kendinize alışkanlık olarak edinmeniz gerekecek. Kritik düşünme kapasitesi, okuma yazarlığın düşüşünü engellemeye çalışmak, okuduğunu anlama ve de üstelik okuduğun şeyin potansiyel kitlesi ben miyim değil miyim ayrımını yapmak.

Bunlar, yani media literacy dediğimiz şey, 2026'tan itibaren bizim en büyük savaşlarımızdan bir tanesi olacak diye hissediyorum. Ben daha fazla Metaverse'de yer almak istemiyorum aslında. Yani Instagram'a daha fazla fotoğraf koymak istemiyorum. Instagram'da vakit geçirmek istemiyorum.

İnsanlara mesaj atmak istemiyorum. İnsanları arayıp konuşmak istiyorum. Onlarla buluşmak istiyorum. Yani günümün bilmem kaç saatini gerçekten de hiçbir işime yaramayan bir haber anında geçirmek de istemiyorum.

Çünkü bu bizi zehirleyen bir şey olmaya başladı. Eskiden işimize yarıyordu, artık zehirlemeye başladı. Bu teknofeodalizm dediğimiz konu da zaten tam olarak bizim dijitale yüklediğimiz datayı bize geri satarak para kazanan bir sistem olduğu için ben bundan mümkün olduğu kadar çok analog sistemlere dönmemizin önemli olacağını düşünüyorum ki bu zaten başladı. Şimdi Uranüs-8'ler ani bilgi değişiklikleri getireceği için çok fazla yalan haberin ve yanlış bilgilendirmenin de çok artacağını öngörmek kolay diye tahmin ediyorum.

Analog basın, mesela Podbean'in önemi o yüzden vardı yani zaten, Analogdan kastım bu arada illa ki yani tb bir şey kaydedin değil. Yani bu bir şekilde büyük, tekelleşmiş, dijital medya platformlarının dışındaki medyadan bahsediyorum. Ama bir yandan da basılı yazılığından bahsediyorum. Dergi yapmak mesela.

Hiçbir basının evinden ait olmayan fanzinler çıkarmak. Ne bileyim ben, fotoğraflarınızdan mesela kendinize dergi yapın, arkadaşlarınıza yollamaya başlayabilirsiniz. Gen Z'nin bu arada o kadar çok üzülüyorum ki Gen Z'ye bazen. Kusura bakmayın ama hiç siz teknoloji olmayan bir dünyayı görmediniz.

Bütün bu sosyal medyanın olmadığı dünyayı görmediniz daha doğrusu. Teknoloji demeyeyim de. Sosyal medyanın olmadığı dünyadaki arkadaşlık yapabilme kapasitesini bazen çok özlüyorum gerçekten de. Tam bir 40 yaşında yaşlı gibi konuştuğumun farkındayım.

Ama yani kırk yaşında bir yaşlıyım bir yandan da yapacak bir şey yok. Şunu unutmayın ama bir araya gelmek, bir araya gelip büyük kuruluşların elinde olmayan... Kendi aranızda doğrulanabilir bilgilerle iş yapmak çok önemli olacak. Kritik düşünme çok önemli olacak.

Haber alıp vermede neyin haberini alıyorsunuz, neyin haberini veriyorsunuz çok önemli olacak. Akıl sağlığınızı koruyabilmek, yapmak istediğiniz işleri yapabilmek ve birazcık da olsun bu sizi data olarak sömüren sistemin dışına çıkmak için ilk başlangıçta olduğumuzu düşünüyorum. Bununla ilgili de yapmanız gerekenleri yapmanız gerektiğini düşünüyorum. Bu global anlamda olan bir şey.

Bu Pluton Kovay'dan hep bahsederken, ilk geçen seneki şeyi dinledim bu arada, Pod B'deki Pluton Kovay'ı anlatmışım ve orada da demiştim ki, enerjinizi, zamanınızı ve paranızı neye harcadığınız çok önemli olacak. Dikkatinizi neye harcadığınız çok önemli olacak arkadaşlar. Bu gerçekten şaka değil. İnanılmaz derecede vahşileşen bir kapitalist sistemin altında yaşamaya devam edeceğiz.

Bari en azından akıl sağlığınızı ve birbirinizi korumaya çalışın. Komüniti çok önemli çünkü. Bunların hiçbirisini unutmayın. Birbirinize sahip çıkmanın önemini unutmayın.

Toplumsal olarak kendinize sahip çıkmanın önemini unutmayın. Her şey para değil. Çok önemli olduğunu biliyorum. Ama gerçekten ihtiyacınız olmayan şeyleri almaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

Bunu her seferinde söylüyorum kendime. Yapabiliyor muyum? Hayır tabii ki de. Ama yapacağım.

Bu sene yapacağım. Konu bu. Yani 2026'un konusu bu. Kişisel sorumluluğunu almak, kim olduğunu anlamak, özüne uygun davranmak, kendini kurban yerine koymadan, kendini sürekli suçlamadan hatalarını görüp buna göre disiplinli bir şekilde yeni yöntemler yaratabilmek, kendi geleceğin için ve aynı zamanda içinde bulunduğun toplumun geleceği için bilinçli ve tırnak içinde analog işler yapabilmek, Halk olmanın önemi üzerinden bilgiyle savaşmak ve ruha sahip çıkmak, ruhu bir dataya dönüştürmemek.

2026'un en büyük temaları bana göre bunlar olacak. Şimdiden iyi bir yıl olsun. Çok zor bir senaydı 2025 herkes için biliyorum. Ama o sıyırdığınız katmanlar işte tam olarak bu 2026'da o ata binip gitmenizi sağlayan şey olacak.

Üstünüze giydiğiniz zırhların ne olduğuna dikkat edin. Üstünüze taktığınız maskelerin ne olduğuna dikkat edin. Kendi halinizle, kendinize güvenerek, kendi sorumluluğunuzu alarak toplum için hareket etmenin önemini anlamanızı çok istiyorum. Yeni yılınız kutlu olsun.

Umarım çok daha güzel bir yıl geçiririz hep beraber.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)