
2.209 kelime · ~11 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bu hafta yılın son yeni ayından bahsedeceğiz ve de 21'inde Oğlak sezonu başladığı için Oğlak Burcu'ndan ve Oğlak sezonunu insanlık olarak nasıl geçireceğimizden bahsetmeye çalışacağız. O zaman bu yolculuk başlasın. Bugün 19 Aralık, yay burcunda bir yeni ay gerçekleşiyor.
Bu yılın son yeni ayı olacak. Geçen haftalarda biliyorsunuz yılın son dolunayı olmuştu ve bir takım bilgilerin içimizde uyanması için sesleri susturmaktan bahsetmiştik. Onun üzerine zaten Neptun Retrosu uydu vs. bir sürü transit bize sürekli olarak bu önümüzdeki 2026 yılının nasıl geçeceğine dair bir takım bilgiler verip bunun için içsel çalışmayı yapmamız için bizi son kez zorluyor aslında.
Bana sürekli o aynı şey diye mesajlar geliyor, yani artık içe dönmekten fenalık geçiriyorum, kendimle yüzleşmekten fenalık geçirdim, yeter artık, ne olur ilerleyelim falan. İlerleyeceğiz çocuklar, tabii ki de ilerleyeceğiz ama bu dönemi birazcık yani faydasını sağlamaya çalışın, çok isterim. Çünkü 2026, şimdi birincisi astrolojik olarak yeni yıl zaten 31 Aralık 1 Ocak değil, bunu biliyorsunuzdur diye düşünüyorum, bilmiyorsanız da öğrenmiş olun. 2026 astrolojik yıl olarak 21 Mart'ta başlayacak.
Koç'la beraber başlayacak. O yüzden de şu anda biz... ...Oğlak sezonuyla beraber, olan bitenle beraber aslında o... ...yeni yılın başlangıcındaki hızlanma için... ...hazırlanma döneminin son kısımlarındayız.
Tabii ki de büyük transfer olacak. 2026'da bizi neler bekliyor diye bir bölüm olacak ve bunu haftaya yayınlayacağız. Ama şimdi birazcık Oğlak sezonundan bahsedeceğiz. Öncelikle bugün dediğim gibi yılın son yeni ayı var, yay burcunda gerçekleşiyor ve geçirdiğiniz bütün senenin tüm zorluklarını Ne kadar çok canınızın sıkıldığını, ne kadar çok umersiyonuzdan vazgeçtiğinizi ve ne kadar büyük depresyonlar ve karamsarlıklar içerisinde hayatını ne kadar tutunabildiğinizi hatırlamanızı istiyor.
Yay büyük resimle alakadar bir burç olduğu için, detaylara takılmayı çok sevmediği için aslında sana diyor ki günlük olarak başının belası olmuş olan her türlü konuyu bir kenara bırak, bir sakince kenara bırak ve hayal kurmak için kendine izin ver. Bu tabii ki de depresyonda olduğunuzda ya da işte daha kendinizi umutsuz hissettiğinizde yapılması çok zor bir şeydir. Ama kendinize beş dakika ayırıp bugün içerisinde mümkünse sadece gözlerinizi kapatın, buradan altı ay sonra nerede olmak istediğinizi birazcık düşünebilirsiniz diye düşünüyorum. Bunu söylüyor olmanın sebeplerinden bir tanesi de Oğlak sezonu ve Oğlak arketipiyle alakalı.
Yani Oğlak sezonu yeni ay, yayda başlatıyor olmanın başka türlü bir etkisi var aslında konuya. Şöyle ki, Oğlak 10. Burç. Ve tabii ki de herkes tarafından çok sıkıcı olarak bilinen burç ve ben bunu sonuna kadar savunacağım ki oğlak burçları sıkıcı değiller.
Oğlak burçlarını siz sıkıcı buluyorsanız büyük ihtimalle size güvenmeyip kendini açmadığı için sıkıcı buluyorsunuzdur. Hayatımda tanıdığım en sarkastik insanlar, hayatta dalga geçmeyi en iyi bilen insanların tamamı oğlak burcu ve birçok komedyene de bakarsanız Oğlak Burcu olduğunu görürsünüz. Zaten ay içerisinde bunun ünlülerinden bahsettiğimde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Ama sıkıcı bulunan Oğlak Burcu'nun, sıkıcı bulunuyor olmasının sebebi, Oğlak zamanla alakadar.
Ve bu, dünyayla alakadar olan bir Burç. Gerçek, real time'da gerçek, real zamanda yaşayan Burç olmasıyla alakadar. Şimdi yöneticisi satün ve tam kara kışın ortası dediğimiz yerde bir gün dönümündeyiz. Yani kışın başlangıcını temsil eden bir yerdeyiz.
Koçbahar, yengeç yaz, terazi sonbahar, oğlak kış başlangıcı. Kış başlarken biz ne yapıyoruz bu hayatta? Kendinizi primitif dünyada yaşadınız zannedin. Hani böyle kapitalist sistemde her şeyin elimizin altında olmadığı bir yerde olduğumuzu düşünün.
Kış başlayacağı zaman insanlar ne yapıyorlardı? Bunu düşünmeniz lazım. Uzun süreli sabitlik için, kendini disipline ettiğin bir yerden, elindeki kaynakları ve zamanın çok iyi farkında olarak hareket etmen gereken bir dönemden bahsediyoruz. Hoş geldin Oğlak Burcu.
Neden oğlak burçları böyle? Bu yüzden böyleler. Onların bir görevi var çünkü. Zamanı anlamak ve gerçek dünyayı anlamak en önemli konulardan bir tanesi oluyor kış zamanında.
Çok kısıtlı bir zamanımız var. Bunu en iyi şekilde kullanmamız lazım ve hemen sonuç beklemediğimiz şeyler yapıyor olmamız lazım. Kış aylarında çünkü mesela yani topraktan bir şey de çıkmıyor farkındaysanız. Onun için ön hazırlıkları yapmanız gerekiyor.
O toprakların ekildiği bir dönem oluyor. Sonra meyveleri alıyorsunuz. İşte şimdi onun planlamasını yapma zamanı. Bundan özellikle bahsediyor olmamız sebebi şu, yay büyük resim, umut, hayal kurmak, özgürleşmek, maceracı olmak, genişlemek gibi konular, Oğlak Burj'da manifest etmek istediklerinizi gerçekten tutula bir şekilde nasıl manifest edeceğinizin aslında planını yapmakla alakalı.
Oğlak sezonunu bunun için kullanacaksınız. Şimdi zaten evet yani tamam 31 Aralık'ta yeni yıla geçiyoruz. 2026 hoş geldin olacak ama yani... ...astrolojik olarak çok önemli olmayacak.
Tek bir konu var. Bütün gezegenler neredeyse yani... ...Venüs, Merkür ve Mars aynı anda oğlakta olacağı için... ...gökyüzünde çok güçlü bir oğlak enerjisi olacak.
Bunu çok iyi anlamakta fayda var. Çünkü bu insanları böyle sıkıcı, kısıtlayıcı, karamsar, pesimist falan... Arkadaşlar böyle davranırsanız öyle olur tabii ki de. Bunun başka türlü davranmanın da yolu var.
Ben size bunu anlatmak istiyorum. Şimdi birincisi, Oğlak bence bu hayattaki en yüksek manifest gücüne sahip olan burç. Bunu söylediğimde şimdi bana su grubu burçlar diyecek ki, aa olur mu canım gerçek cadılar biziz. Konumuz bu değil.
Konu şu, Oğlak... Arketip olarak, Saturn'un çocuğu olarak başına gelmesini istediklerini, yani elde etmek istediklerini, yaşamak istediği deneyimlerin ne olduğunu çok güzel bir şekilde hayal edebilen, eğer kendini özgür bırakırsa tabii ki de, ve bunun hayalinin gerçekleşmesi için neler yapması gerektiğini adım adım yazıp, bunlar için azimli, disiplinli ve kontrollü yüksek bir şekilde çalışmayı becerdiği için aslında istediklerini elde edebilen bir burç. Gerçek manifestasyona hoş geldiniz. O size anlatıldığı gibi 777 dedim, aldım verdim falan diye manifestasyon yapmıyoruz.
Bu çok yanlış bir şey zaten. Yani onu yaparsınız da işte bir işe yaramaz sonra da evrenle ilişkiniz bozulur. Ben size öyle söyleyeyim. Halbuki manifest etmek ne demektir?
Birincisi neyi istediğinizi çok iyi bilmekle alakası var bunun. Yani siz evrenden 500 bin dolar manifest etmeye kalkarsanız o para tabii ki de gelmez. Burada hem Jüpiter'den hem Satürn'den bahsediyor olacağım. Jüpiter bize bir şeyler istediğimizde onu veren gezegen, Satürn'de onu elde etmek için neler yapmamız gerektiğini söyleyen gezegen.
Hoş geldin yay oğlak sezonuna geçiş yani. Oğlağa geçiyoruz işte şimdi. Şöyle oluyor, ben 500 bin dolar istiyorum. Neden mesela?
Yani onu isteme sebebiniz ne? Daha iyi bir yaşam, daha rahat bir yaşam, daha özgür bir yaşam, daha mutlu bir yaşam, işte ailemin sağlık problemleriyle alakadar bir şeyler. Hep bir sebep vardır yani. Paranın kendisi o büyük, manifest ettiğiniz birinci cümle aslında sizin gerçek istediğiniz şeyi temsil etmez.
Ona sahip olduğunuz zaman hayat koşullarınızdaki değişiklikleri temsil eder. Bunun ayrımına çok iyi varmakta fayda var. Oğlak diyor ki, tamam aşkım, ne istiyorsun? Bu hayattan ne istiyorsun?
Sen... Hayatın sonunda, zaman geçtikten sonra bu dünyaya nasıl bir iz bırakmak istiyorsun? Nasıl bir isim bırakmak istiyorsun? Miras bırakmak istiyorsun?
Oğlak Burcu tamamen bununla alakadar bir şey. Bunun için şu anda ne yapıyorsun? Ben benden şu şekilde bahsedilmesini istiyorum dedikten sonra bunu tam ters hareketleri yaparsan ya da hiçbir şey yapmazsan kimse senden o şekilde bahsetmez. Hepiniz aynı anda influencer olamazsınız dememin sebebi de bu aslında.
Kendinize ait, kendinizi özünüzü mutlu edecek ve unik bir şekilde adınızın kalmasını sağlayacak, üç kişi için bile olsa bu arada illa hepimiz yani Michael Jackson olmak zorunda değiliz. Bunu da bir kere unutun. Ama insanların hayatında gerçekten düzgün bir iz bırakabilmek için siz şu anda ne yapıyorsunuz? Ve 2026'da işler çok hızlandığında, Mart'tan itibaren böyle koştur koştur her şey koça geçmiş, işte 4000 yıldan beridir olan bir takım transitler oluyor, bütün insanlık olarak zaten evrimleşiyoruz falan gibi koştur koştur at yılına geldiğimizde siz o atın getirdiklerine hazır olabilecek misiniz için diye var aslında bu geçireceğimiz olak sezonu.
Planlama yapın. Disiplinli planlama yapın. Neyi, neden istediğinizi çok iyi bilin. Jüpiter'e kalkıp ben ne istiyorum demeyin mesela yani.
Bana bu iş daha kolay nasıl olacak, onu gösterir misin deyin. Evren size bir takım yolları göstersin. Onları otomatik olarak algılamayı artık öğrenmiş olduğunuzu düşünüyorum. Bu iş olmuyorsa olmuyor.
Tamam, buna uzatmaya gerek yok. Ya da şöyle, bu işin ben olmasını gerçekten istiyorum ve bunun için niyetlerim belli ve bu niyetlerin hepsi benim özüme uygun. O yüzden de ben çalışmaya devam edeceğim. İşin olup olmamasıyla ilgilenmiyorum.
Bu da Saturn. Bu iki bilgiyle beraber hareket etmenizde fayda var. Birincisi dinlenmeye bakın. Bunu ciddi söylüyorum.
Beynen, ruhen, fiziken bir şekilde kendinize dinlenecek alanlar yaratmayı unutmayın. O alak her şeyi azimle, çok büyük bir performans kaygısıyla ve herkes tarafından alkışlanmak için yapmayı çok sever. Buradaki alkışlanma Aslan Burcu'ndaki alkışlanma değil, daha profesyonel bir alkışlanmadan bahsediyorum. Ama bunun içerisinde kendisine şefkat göstermezse, kendisine sevgi göstermezse, anlayış göstermezse... ...çok pesimist ve sarkastik insanlara da dönüşebilir,
materyalistlik insanlara da dönüşebiliriz hep beraber. Amacımız bu değil. Amacımız kendimize şefkat gösterdiğimiz yerden, neyi istediğimizi çok iyi anladığımız bir yerden... ...kendimize zaman ayırarak istediklerimizi gerçekleştirecek,
düzgün planlamayı... ve de programlamayı, bu arada içimizdeki sistemleri yeniden programlayacağız çünkü, bunları yapabilmenin yolunu bulmak. O yüzden de birazcık dinlenmeye ihtiyacımız var. Zaten yani hani tamam, şu anda hava 14 derece, farkındayım.
Bilmiyorum gerçi hava kaç derece ama yani çok sıcak bir kış geçirdiğimizin ben de farkındayım. Bir türlü soğumaya fırsat bulamadığımızın ben de farkındayım. Bu insanlığın ruhu için hiç iyi bir şey değil ama petrol şirketleri başka şekilde karar verdiler, yapacak bir şey yok. Bunun içinde yaşıyoruz artık.
Ama bunun içerisinde kendinizi soğuttuğunuz, gerçekten de soğuttuğunuz, yani sakinleştirdiğiniz dönemlere ihtiyacınız var. Günde 24 saat çalışırken tabii ki de bunu yapamazsınız. Ama beğenen yapmanın yolunu da bulmakta fayda var diye düşünüyorum. Zaten evren sizi durduracaktır bir şekilde.
İşler birbirine girer, kafanız birbirine girer, yaptığınız her şey elinizde kalır. Eğer kendinizi birazcık olsun şefkatle durdurmayı öğrenmezseniz, o lock sezonu bize bunu öğretir. Şöyle bir konu var burada. Tam olarak bu yaydan oğlağa geçerken ve oğlaktan tekrar kovaya giderken bununla ilgili konuşuyor olacağız zaten ama... ...hayallerinizle gerçekliğiniz birbirini ne kadar tutuyor konusu.
Ve de hayallerinizi gerçekliğinize göre tekrardan düşünmeniz gerekiyor olabilir. Ya da hayalleriniz için gerçekliğinizi yeniden düzenliyor olmanız gerekebilir. Bunun çok basit örneğini kendimden vereceğim. Ben bu ara her şeyi tek başıma yapmaya başladığımdan falan bahsetmiştim zaten.
Videoların çekimleriydi, ev. Bu arada bir ev hayatım var benim, siz inanamazsınız. Gerçekten de kedi var, köpek var. İkisinin de işte kronik hastalıkları var.
Onlara özel mamaların yapılması gerekiyor. İşte bir tanesi öksürüyor, diğeri tıksırıyor, bir şeyler oluyor. Ciddi konular yok ama sürekli olarak mesela kadınlar burayı çok daha iyi anlayacaktır ya da yalnız yaşayan erkekler. Sürekli olarak bir yapman gereken, hiç bitmeyen bir ev işleri konusu var ya.
O böyle 45 yaşına geldiğinde daha da farklı oluyormuş. Çok da sinir bozucu oluyormuş bu arada. Sürekli olarak yıkanması gereken bir çamaşırlar var mesela. Satürn'e hoş geldiniz bu arada.
Satürn bu tarz sürekli olarak yapmamız gereken ev işlerini de temsil ediyor. Sadece bilgi olarak veriyorum. Sürekli olarak bu işlerin yapılması gereken bir yerde. Aynı zamanda işte sevgiliye vakit ayırmak, işte arkadaşlara vakit ayırmak, bir yandan zaten para kazanılması gerekiyor, o paranın yatırımı yapılması gerekiyor.
Zaten bir yandan devlet başına basmış durumda yok, oradan dünyanın kötü haberleri olursa... Yani hiç bitmek bilmeyen böyle bir... Çukurun içinde neredeyse debeleniyormuş gibi yaşıyoruz ya hep beraber bir süredir bir lupa haline. Ben size diyorum ki, bu çukurdan çıkacağız bir noktada, çıktığımızda çıktığımız şey hazır olmamız gerekiyor.
O yüzden de şimdiden bütün bunları bahane olarak kullanmadan, çünkü bahane olarak kullanmak çok kolay, haklısınız, haksızsınız demiyorum bak, onu demiyorum, haklısınız, çok zor. Ama kendi sorumluluğunu ele almak konusundan bahsediyorduk ya. Kendinize programlar yapın, planlar yapın. Yapmak zorunda olmadığınız bazı şeyleri yapmayı bırakın.
Ama en önemlisi yapabildiğiniz halde üşendiğiniz için başkalara verdiğiniz görevleri tekrar elinize alın. Ki gerçekten yardıma ihtiyacınız olan şeyleri başkalarından isteyebilir. Kendinizi programlamaya başlayın. Benim amacım ne?
Atıyorum. Tamam, tamamen atacağım şimdi. Ben Haziran ayında Mısır'a gitmek istiyorum arkadaşlar. Kahire'yi görmek istiyorum.
Bu benim en büyük hayallerimden bir tanesi. Çocukken görmüştüm. Tekrar gördüğümde nasıl olacak bilmiyorum. İki senedir de diyorum ki ben Mısır'a gideceğim, Mısır'a gideceğim, Mısır'a gideceğim ve her seferinde vazgeçiyorum.
Çünkü fark ettim ki Mısır'a gitmek için gerekli olan bir, ekonomik durumla ilgili hiçbir şey yapmıyorum. İki, Mısır'a gitmek için gerekli olan, şimdiden yapmam gereken hayatsal düzeni kurmakla meşgul değilim. Sadece böyle diyorum, ben Mısır'a gitmek istiyorum. Gidemem ki o zaman.
Mümkün değil. Bu koşullarda mümkün mü sizce? İstediğiniz kadar çok para kazanın bu arada. Hayatı yaşamak o kadar kolay değil artık, farkında değil misiniz?
Cebinde beş kuruş parası olmayan, beş bin TL parası olan insan sürekli olarak aynı haberleri izliyor sonuç olarak. Aynı dertlerle kafayı yemiş durumdayız. Hiçbir şey değişmiyor. Herkes çok mutsuz.
Abi okey, tamam. Ama o zaman işte... Sizi ne mutlu edecek? Yani sizi ne mutlu edecek?
Seni hakikaten de Chanel çanta mı mutlu edecek mesela yani? Hani seni bu hükümetin değişmesi mi mutlu edecek? Neyi kontrol edebiliyorsun, neyi kontrol edemiyorsun? Ve de kendine samimi, gerçekliğine bağlı bir hayal koyup... ...o hayal için çalışmayı öğretecek sana Oğlak sezonu.
O yüzden şimdiden disiplin olmaya başlayın. Her sabah spora mı gidiyorsun? Her sabah köpeğini mi yürütüyorsun? Her sabah anneni mi arıyorsun?
Her sabah dişlerini mi fırçalıyorsun? Fark etmez. Bir şekilde hayallerinizi gerçekleştirmek için gerekli hayat koşullarını sadece kendinizin oluşturabileceğini anlamanın zamanındayız. Hayat istediği kadar kötü olsun.
Sen eğer yapman gerekenleri yapmazsan... Hiçbir zaman hayat sana istediğini vermeyecek. Bunun suratımıza vurulduğu yerdeyiz. Evet, milenyıllar olarak biz herkesten daha çok çalışmak zorunda kaldık.
Hiçbirimizin evi falan da yok zaten. Cenziler zaten dünyayı yakmakla meşguller. Hani onlara bir şey demiyorum. Ama ne olursa olsun insani olarak ortak nokta şu.
Çok karmaşık bir dünyanın içerisinde kendine ait mutluluklar yaratmak senin görevin. Ve bunu bir oğlaktan daha iyi kimse size anlatamaz. Çünkü azimle çalışmak, disiplinli olmak aslında gerçekten özgürleştiren tek şeydir. Bütün oğlaklar doğum gününüz kutlu olsun.
İyi bir oğlak sezonu olsun. Haftaya 2026'ya bakışla bir arada olacağız. Sizi seviyorum. Görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.