
3.397 kelime · ~17 dk okuma
Merhaba, Ayaklarım Üşüyor'un ikinci sezonunun yepyeni bir bölümündeyiz ve karşımda aylardır takip edeyim, merakla beklediğim, keşke karşımda olsa da biraz sohbet edeyim, gülüm yapayım dediğim biri var, Ömür Özcan. Hoş geldin. Hoş buldum, merhaba, merhaba. Bizim aslında dinleyenlerimize yalan söylemeyeceğiz. İkinci sezonumuzun ilk kaydı.
Evet. İlk bölümü olmayacak ama ilk kaydı seninle ve bana uğur getirmene umut ediyorum. İkimizden nazar boncukları var yeni rengimiz vesaire vesaire vesaire. Evet ben sizin ilkinizim siz de benim ilkimsiniz.
Ben de ilk defa bir podcast'a katıldım değil mi? Hoş geldin. Hoş buldum. İlkin olmama çok sevindim.
Tabii ki. Ne yapıyorsun? Bildiğin üzere içerik üretiyorum. Şöyle bir şey var ben hemen konuya giriyorum.
Gir. İçerik üreticileri, özellikle Z jenerasyonunda izliyoruz, gülüyoruz. İlgilendiği şeyleri biliyoruz. İşte komikler, senden de bahsediyorum tabii bunun içinde.
İzletiyorsun, tiplemeler yapıyorsun. Ama ben senin kim olduğunu gerçekten bilmiyorum ya. Aslında o gerçek personelini içerik üretirken profilinde saklıyorsun. Sen artık o kişisin, o personasın.
Evet. Ben o yüzden gerçek ömürü dinlemek istiyorum. Birazcık bana kendinden bahset. Hadi biz şu anda yeni tanışıyoruz.
Zaten gerçekten şu anda tanışıyoruz. Öncesinde seninle sohbet bile etmediğimiz farkında. Evet kaçtı benden. Sohbetimiz burada bölünmesin diye.
Şimdi biraz seni dinlemek istiyorum gerçekten. Tamam. O yarattığım insanı zaten biliyorsunuz böyle yelekli ve çok yaşlı ve böyle çok azgın bir dul kadın gibi biri o. Böyle çok küfürbaz çok saldırgan biri ama ben gerçek hayata çok naif çok nazik ondan sonra çok dürtüsel asla o mantıklı olmayan biriyim böyle hayatımda her zaman her şey çok en duygular özellikle en yukarıda yaşanan böyle ağladığım zaman böyle dramatik bir şekilde ağlayan güldüğü zaman böyle anıra anıra gülen biriyim.
Bundan dolayı da aslında bir noktada ilişkiler hakkında çok şey biliyorum. Çünkü her şey sonuna kadar yaşayan biriyim ben. Kaç yaşındasın ama? 23.
23 yaşındasın ama sonuna kadar biliyorsun ilişkileri. Tabii canım. Yaşadın yani yaşandı. 3 senelik ilişkimle 3 yakın arkadaşım tarafından aldatıldım ben.
Kötü her sene bir tanesini seçmiş. Yemin ederim. Ne diyorsun sen be? Çok kötü.
Bak benim süre trosu var. Evet. İsteyemediğim muhabbetler bunlar. Geri döndü zaten o. Sonra tabii tekmeyi gözüne koyduk. Neyse. Yani aldatıldım. Onun üzerine bütün arkadaş çevremi elimden aldı. Yapayalnız bir şekilde kaldım. Ama bir noktada aslında hissediyorsun da biliyor musun? Yani böyle içinde bir yerde böyle bir şey yiyor seni. Böyle diyorsun ki ya şurada bir şey var ve ben güvenemiyorum. Oluyorsun ve...
Hiç güvendin mi peki? Ona mı? Hayır. Genelde.
Hani aa güven duygusu da buymuş ya dedin mi? Sanırım hayır ya. Ya o yüzden birazcık oralar karışık geliyor bana. Değil mi?
Ama çok farklı. Mesela atıyorum bir ilişkin vardır ve o ilişkide bir rahatsındır, güvensizsindir ama yine bir rahatsındır. Ama aldatıldığında ya da bir yalan olduğunda ortada böyle içinde garip bir duygu oluyor. Bu güvensizlikten ayrı bir garip bir duygu.
Tabii ki. Hislerimiz kuvvetli senin de galiba öyle benim de öyledir. Ama bazen diyorsun ki işte insan diyor ki acaba paraloyak mıyım? Evet. Onu dediğim için zaten 3 sene kaldım.
Öyle öyle yıllar geçirebiliyorsun. Yani. Evet. Allah kimsenin başına vermesin. Allah düşmanının başına vermesin.
Amin amin. Çok kötü bir şey. Gerçekten ben de yaşadım. Hiç gerek yok bu şeylere.
Asla. Nerede yaşıyorsun? Neredesin? Benim şu neredesin sorum geldi meşhur.
İstanbul'da yaşıyorum ve kayıslı yer Malatyalıyım. Malatyalısın. Evet. Kayısı rengindesin bir de.
Evet. Gerçekten. Ailemle ilişkini merak ediyorum. Ailemle ilişki.
Beraber mi yaşıyorsunuz şu anda? Evet beraber yaşıyorum. Okumaya falan gelmedin. Hayır hayır ben doğduğum amedir buradayım.
Ailemle ilişkim. Ben biraz fazla doğrucu Davut biriyim ve fazla yüksek yaşayan biriyim. Onlar da bu kadar doğrucu olmama ve bu kadar yüksek yaşamama doğru bulmayan insanlar. Doğru bulmamak ama.
Evet doğru bulmuyorlar. Saklıyor musun peki? İçerik ürettiğini. Aynen her şeyi biliyorlar.
Her şeyi biliyorlar. Yine de istemiyorlar. Yani yine de artık böyle şeyler. Beyler ben konuştuğum zaman tamam sen haklısın bir moddalar.
Öyle bir ilişkimiz var onlarla ama yine de gün sonunda benden destek bekliyorlar ve gün sonunda ben onların arkalarına duruyorum. Ne manalı maddi? Manevi. Manevi.
Yani bir şey oluyor onların arkalarını hep ben bir toplamak zorunda kalıyorum her şekilde kardeşime dahil. Ama onlar bir tık daha böyle hani hem bunu yapalım hem de onun istediği olmasın gibi tavırdalar her zaman gibi. Buradan sevgiler. Merhaba anne.
Ama sabah kalkıp annenle bir kahve içiyorsun. Tabii canım zaten. Bir dedikodun var. Tabii ki.
O şeyin, o karakterin öyle. Çok seviyorum dedikoduyu ben. Dedikodu çok seviyorsun. Bayılıyorum.
Şu an birinin dedikodusunu yapmak istesen kim olurdu? Kimin dedikodusunu yapardın? Kimin yapardım? Bana anlatılanların dedikodusunu çok yapmak isterdim.
İnanılmaz şeyler var. Sana mesaj çok geliyor. Tabii canım. Sen bayağı şeysin, ilişki üstadı olarak.
Evet, tamam. Aşkım kapışma, tam olarak. İnanılmaz bana da seksle ilgili çok soru geliyordu umarım annem dinlemez zamanında Biliyor musun umarım annem dinlemez zamanında Biliyorum Sen kaç yaşındaydın ben ona başladığımda hadi bakalım hesaplı dur Ama biliyorum iyiydi o program çok iyiydi Teşekkür ederim Ama beni bir uzman olarak yani konu yani şey çok iyiydi demenin hiç saçmamıştım Seksle ilgili çok soru geliyordu bana Bana da geliyor Geliyor ve sen nasıl cevaplar veriyorsun? Aslında cevaplamıyorum.
Neden cevaplamıyorum? Çünkü aslında bir ilişki hakkında konuşabilmem için o ilişkinin ayrıntısına kadar öğrenmem gerekiyor. Yani... Ghostluyor musun mesajları?
Ghostlamıyorum. Okuyorum ve yardım edebildiğim kadarına yardım ediyorum. Ya da diyorum ki şu an bana çok yetersiz bir bilgi verildi ve ben buna uğraşamam şu anda diyorum ve onu kenara itmek zorunda kalıyorum. İçerik üretmeye ne zaman başladın diye sorayım.
Sen bana en baştan nasıl şu anda takipçilerin var, mesajlar geliyor, bu ünlülük, bu şöhret, bu gülümlerden geliyor anlat hayatım. Şimdi benim çok korkunç bir üniversite serüvenim var. Ben üniversite senemde yani çalıştığım sene hem anneannemi kaybettim hem de üzerine babam bıraktı gitti ve ben o mentalle bir sınava girdim. Senin baban yok yani.
Yok şu anda. Dur bak en başta sen gayet güzel. Ama var şu anda da var şu an burada ama yok. Var da yok.
Aynen. Yani hepimizin babası. Aynen aynen. Çoğumuzun babası.
Ondan sonra çok korkunç bir sonuç aldım doğal olarak ve yeni medya yeni medya yazdım. En altta 24. ağız ve diş sağlığı diye bir bölüm var. Dişçilik değil bu.
Değil kesinlikle değil. Hani o kurtarma bölümü olur ya böyle kurtarma. Ne yapıyormuş ağız ve diş sağlığı? Diş fırçalamayı mı?
Hayır. Dişçiye yardım ediyorsun ve bu okunmadan da yapılabilen bir bölüm aslında. Yani şöyle yapıyorlar okuyanlar daha fazla para istiyor o yüzden okumayanları alıp çalıştıralım gibi mantıkları var. Oradan mezun oldum ve iş bulamadım tabii ki de. Ondan sonra bankalara başvurdum. Bankalardan dair edince ne yapabilirim ne yapabilirim dedim ve içerik üretmeye başladım. 50 takipçim vardı TikTok'ta.
50. Evet 50. Ondan sonra ürettim ürettim. Haziran işte Temmuz, Ağustos geçiyor ve benim takipçim kaça ulaştı?
400'e, 4.000'e ulaştı. Sonra bir arkadaşım vardı Ranya. Bana ilişkisi hakkında bir şeyler anlattı.
Ve ben de ona döndüm ki işte bunu böyle yapmalısın. Şunu şöyle ne anlattı hatırlamıyorum. Ve sonra bana döndü dedi ki keşke ömür dedi bunları insanlara anlatsam var ne kadar başarılı. Tum diye anladım bir anda kafamda.
Ve ben garip bir şekilde o yeleği giydim. O oklavayı aldım. Ve bir anda insana ilişki anlatmaya başladım. Birden geldi.
Bir anda. Ama sen tiyatro da yapıyorum dedin. Şu dönemde yapıyorum. Zaten onun sayesinde yapabiliyorum.
Tamam devam edelim hikayene. 50 takipçin varken sen bir anda ilişki analizi yapan komik gülüm o kişi oldun. Evet. Person oldun.
Artmaya başladı. İnsanlar gelmeye başladı. İnsanlar bana yazıyor ve ben görünür olmaya başlıyorum. Çok garip bir his aslında böyle.
Ve başardım ve şu anda buradayım yani. Yani 86 bin Instagram'da, 100 binde TikTok'ta. Ne kadar sürdü bu kadar? 100 bin oldu TikTok'ta.
Evet. Ne kadar sürdü? Bir sene oldu. Bir sene de.
Tam olarak bir sene. Çok güzel. Ben 10 senedir falan 25 bin. Kaç olsun bilmiyorum.
Ama bir çabam da yoktu aslında. Yok böyle bir şey için. Videolar tutuyor. Evet.
Yeni jenerasyonun iş modeli olarak bir karakter olayım. TikTok'ta bir içerik üreteyim ve bu benim mesleğim olsun dediği bir ben de teyze gibi konuşayım burada senin karşında. E nasıl yapıyorsunuz evladım bu işleri para kazanıyor musunuz? Ben para kazanmıyorum çünkü ben.
Ama iş buldun bulamadın hala o zaman. Yani evet iş bulamadım ve hala yani sadece biliniyorum. Sadece 86 bin kişi tarafından biliniyorum. Evet sadece biliniyorum başka hiçbir şey yok.
Annenden mi para alıyorsun? Yani onlar bakıyor. Tamam ama bunun sonunda bir para var biliyorsun ki. İnşallah bulur o son bizi.
Daha 23 yaşındasın. Evet işte. Yolun uzun. Daha işbirliklerin falan olacaktır diye düşünüyorum.
Aslında güzel şeylerden bahsedeyim. Olacaktır. Hiç sanmıyorum. Sanki markalar beni yürüme böyle.
Böyle yapıyorlarmış gibi geliyor. Olabilir. Buna da öyle yapıyorlar. O kadar nefret ediyorlar bence benden ya.
Şimdi kısa bir ara veriyorum. Hemen devam edeceğim. Peki kamerayı kapattın kendinle baş başa kaldın bana bir gününü anlat ne yapıyorsun? Ben?
Telefona bakan bir insan mısın sürekli? Hayır ben hep böyle insanlara bir şeyler üretmeye çalışan biriyim işte eğer o kamera kapandığı zaman story atmaya başlıyorum storylerden artık kalırsa ne çekebilirim insanlar ne istiyor buna bakmaya çalışıyorum. Bunlardan ekstra kalırsa provaya gidiyorum işte o tiyatro ile alakalı. En son böyle bir kendime kalan iki saat dedim oturup atıyorum Muhteşem Yüzyıldır atıyorum Adana Feriha izliyorum anam böyle bir açıp dizi eski dizileri.
Hangisini çok seviyorsunuz? Muhteşem Yüzyıl. Evet onu ben de bir ara sardım geçtiğimiz aylarla. Çok güzel çok güzel 12 defa izlemişim.
Hı? 12 defa. Ne diyorsun be? Çok o bağımlıyım ben bunu kabul ediyorum.
Aa çokmuş. Evet ama ne yapayım yani. Odanda mısın bu esnada? Bilgisayardan mı izliyorsun?
Ya bilgisayardan izliyorum. Salon müsaitse salona geçiyorum. Çok rahat oluyor koltukta böyle bir yazsana yazsana. Yani onun dışında da bir şey yapmıyorum galiba ya. Hayatım çok dolu galiba.
Hayatın muhteşem yüzyıla geçiyor diyelim. Evet gerçekten. Peki şeye dönelim şu flörtlere, ilişkilere dair içeriklerine dönmek istiyorum. Şu yaş farkı için en fazla 0-5 yaş en iyisi demişsin.
Evet. Ama benim mesela kocam benden 10 yaş küçük. Kadının büyüğü makbuldür. Değil mi?
Ben. Birazcık analiz et bakalım bize. Beni ve kocamı. Şimdi ben o 0-5 yaş olayı neden söyledim biliyor musun?
İnsanlar hayatlarında bir şeyleri oturtur. Yani nasıl diyeyim? 30 yaşında bir adamın hayatında bir şeyleri oturmuştur. Ve 25 yaşında bir insanın hayatında bir şeyleri oturmadığında o insanı istemez.
Ama istiyorsa o adamın orada bir sorunu vardır. Diye bakarım ben. Bu bir genellemeye alınıyor. Çünkü detayı bilmiyorum, detayda ne olduğunu bilmiyorum.
Belki adam ruhu genç bir adamdır ve gerçekten kendi yaşlarıyla yapamıyordur ki ben mesela. Ben 23 yaş ve 25 yaş üstü insanlara hayatta anlaşamıyorum. Emoji atanlarla anlaşamıyorum. Şaka yaptığımı anlamayanlarla anlaşamıyorum.
Yapamıyorum ne yapayım? Ondan dolayı daha küçüklerle anlaşıyorum. Sengi de belki öyledir. Evet olabilir.
Yani belki de... Hem öylesine ayladır. Atıyorum işte 35 yaşındasın tamam mı? 35 yaşındaki erkeklere baktığın zaman o erkekler o kadar bayık, o kadar sıkıcılar ki belki de senin için.
10 yaş daha küçük biriyle beraber oldun. Canım, canım. Ama kadın ama erkekler için bunun aynısını söyleyemem ne yazık ki. Yani mesela 30 yaşında bir insan, 18 yaşında bir kıza bakıyorsa o adamda bir sorun vardır ve yaşlıları kesinlikle onu istemiyordur.
Bunu söylerim yani. Evet, bu zaten çok da konuşulan bir şey olmuyor. Kadın büyük olduğu zaman konuşulur. Evet.
Dikkat çeker Haber olur başlık olur Ama erkek büyük olduğu zaman Çok fazla konuşulmaz Erkeğin büyüğünde ne buluyorlar onu da anlamış değilim Dizli karakterleri de teslim Zaten korkunç bir şey bu arada Kocaman kocaman adamlar Küçücük küçük kadın kızlarla aşk yaşıyor Ama mesela bir tane dizi vardı Dijital programa çekilmişti Ve kadın çok büyüktü o çocuktan Onu inanılmaz manşet ettiler Kadın bu kadar büyük Meryem Üzerli'nin oynadığı vardı ya Bilmiyorum Bir tane dizide işte Meryem Üzer'le 40 yaşında bir kadın oynuyor Karşısındaki de 20 yaşında bir çocuğu oynuyor Ve bu inanılmaz bomba olmuş Bir aşk yaşıyorlar ve daha güzel Güzel işlenmiş bu Birileri işlemiş Olay oldu Bunları çok konuşuyorlar Ama ben her zaman söylüyorum Sen ilk aşkın ne zaman oldun? 14'tüm o zaman zaten Zaten yönelimimi de fark etmiştim ben. Hatırlıyorum 17 Ocak saat 4.30'da.
14 yaşında nerede ne yapıyordun? Beylikdüzü'nde bir basketbol kulübüne gidiyordum ve korkunç insanlarla muhataptım. Korkunç derken çok hetero hetero. Evet kesinlikle.
Erkeklerden bahsediyorsun. Kesinlikle böyle olması. Hayır sadece onda değil. Dayatmalı bir hetero dünyasıydı böyle.
Erkek bunu yapar, kadın bunu böyle yapar gibi bir şeydi. Ve orada bir çocuktan hoşlanmıştım. biraz o kadar yapıştım ki ona. Beni engelledi.
Aaa 14 yaşında 14 yaşında yapışılır. Evet ama işte evet. O zamanki aşıklar at gibi çocuktu Tuğla. At gibiydi aygır gibiydi. Yürür de eğitimli
atlar gibi. Bacağını böyle böyle atardı o kadar güzeldi ki. Böyle yanaklarına böyle kızarıklıydı yanaklarına. Sen melek yüzünde mi oturdun? Hayır.
Düşün işte. Perişanlığımı düşün. Ben bu yola kervan olmaya gelmem. Gidiyorum.
14 yaşında bir aşk yaşamaya başladım. Ben 23 yaşına kadar da aşklar, ilişkiler, aldatılmalar, hikayeler bol bol yaşandı diye anlıyorum. Perişan diye dibi sıyırmak. Ondan dolayı bu kadar iyi biliyorum her şeyi.
Birinden hoşlandım işte bunu yaşadım. Aldatıldım. İşte çok korkunç fanteziler gördüm. Ondan sonra cıma korkunç insanların korkunç beklentilerini duydum.
Yaşlı adamların nasıl tavırları olduğunu gördüm. Yani her şeyi görüp böyle oradan tertemiz çıktım. Maşallah diyelim sana. Gerçekten ben de kaşıyım.
Tertemiz çıkmamız dileğiyle her yerden. İnşallah. Ne olacağı belli olmaz hayatta büyük konuşma. Gerçekten.
Çok korkarım büyük konuşulmasından. Peki böyle üretmeye çok heveslisin. Diyorsun yani şunu kalkıyorum, içerik üretiyorum. İşte sürekli bir elimde telefon var ne yapacağımı düşünüyorum.
Böyle üretemediğin, sıkıştığın, ne yapacağım lan şimdi dediğin anlar gelmeye başladı mı? Daha yeni olduğu için hevesin olduğu için olmayabilir. Geliyor. Ben ne yapacağımı bilmediğim andaki o kriz anı.
Şimdi o kadar duygusal ve duygularıyla hareket eden bir insanım ki o noktada hiçbir şeyi sakin tutamıyorum. Öfkeleniyorum. Yapamayacağım, bir daha çekmeyeceğim. Bilmem ne bir köşeye gidip ağlama seansı çıkıyorum.
Geri geliyorum, gülüyorum. Halledebilirsin. Kendimle konuşuyorum aynada. ...falan bir ton şey yaşıyorum ve gün sonunda onu çıkartıyorum.
Tiyatroyu ne zamanlarına ayırıyorsun? Onları da akşamlara ayırıyorum. Bu sıra hiç içerik üretemiyorum çünkü provalarım var haftanın her günü. Sanırım 24 Ekim'e hazırlanıyorlar.
Onun için haftanın her günü tiyatroya gidiyorum ve içerik üretemiyorum. Onun kriziyle de uğraşıyorum. O arayı hemen seni araya sıkıştırdım ama. Acaba iyi yapmışsın.
Hemen biz mi vardık saati sen mi şey yaptın peki? Sadece sen vardın. Biz vardık saati. Sen de hemen benim çok önemli bir toplantım vardı.
Evet hemen dedim ki gelemem canım işim var beni arama. Çok teşekkür ederiz geldiğiniz için. Seni merak ediyordum senle çok çok tanışmak istiyordum gerçekten. Peki takipçilerinle videolar dışında görüşüyor musunuz?
Görüşüyorum. Nasıl bir iletişimin var? Çok samimi ben onlardan daha samimiyim. Sanki ilkokul arkadaşlarımmış gibi hissediyorum onları.
Gördüğüm zaman sarılıyorum konuşuyorum yazıyorum sen şunu şöyle yapmıştın bunu böyle yapmıştın gibi gibi. Çok içimdeler ya böyle buradalar yani anladın mı? Bunlar mesela kaç kişilik bir tayfa, bir grup? 100 kişisiyle çok yakınımdır.
10 kişi benim vardı mesela 3-5 kişiydi ama. Çok yakın olduğum 20 küsur kişi var. Ama mesela her gördüğüme aynı samimiyetle yaklaştığım çok insan var. Hani onlara her zaman böyle o...
Hep böyle biri miydin? Hep böyle biriydim. Hep böyle bir sıcakkanlıydım. Hep böyle bir her geleni bir kucaklayayım.
Her gördüğümü sarılırım bu arada. İlkokulda da mı böyleydin? Evet. Sahneye çok rahat çıkan o kişi miydin sen?
Yoksa çekingen içine kapanık mıydın? Ben bir sahneye çıkayım diye bir taraflarını yırtan biri değilim. Yani çıkartırlarsa oynardım ama böyle ekstrada hani beni oynatın hadi ben olayım gibi bir tavrım yoktu. Yani çok rahat adapte olurum ama bir ekstram yoktur yani.
Ben yapayım o çıkık çıkık böyle tavrım yok. Ama samimiyim. Samim misin? Samim misin?
Canım. Gözlerin içine baka baka sorular soruyorum görmüyor musun? Tabii canım. Peki şey var mı yani hep sahneye çıkayım diye bir şeyim yoktu dedin ama bir anlamda şu an full sahnedesin full showdasın işte performans kaygısı var mı beğenilecek miyim like alacak mıyım yeterince paylaşılacak mıyım ya bunlar baya insanı delirten şeyler bu arada hani hele bu tarz içerikleri üretiyorsan zor psikolojilerini yönetmekten sen ne durumdasın?
Ben tam olarak o like'ın o izlenmenin derdinde değilim de daha çok o insanlara o tatmin duygusunu verebilecek miyim? O insanları güldürebilecek miyim? Ve o insanlar hem gülerken hem de o bilgiyi alabilecekler mi diyeyim ben aslında. Ondan dolayı çok yırtınıyorum.
Yani o video çıksın da beğenilsin, like alınsın, izlensin gibi derdim yok. O videoyu atayım ihtiyacı olan görsün, izlesin ve ondan sonra ne düşünüyorlarsa düşünsünler. Gülsünler, o bilgiyi alsınlar ondan sonrası önemli değil benim için. Onu yaşıyorum işte.
Yorumlara bakıyorsun sürekli ha? Çok bakmıyorum yalan yok yani o özellikle o şey tipler var ya böyle işte asla profil fotoğrafları olmayıp isimlerimi olmayan ve o korkunç yorumları yazan tipler var ya onlardan uzak kalmaya çok çalışıyorum. Çünkü çok korkunçlar. Orada sadece seni orada görüp o kadar korkunç şeyler söylüyorlar ki senin suratına.
Peki en başa döneceğim ailem bunu yapmamı istemiyor dedin ya. Onlar mesela bir içerik üretiyorsun ve götürüp anne bak bunu yaptım diyor musun? Ya da izleyip gelip yorum yapıyorlar mı? Yine yorumlardan bağlı.
Hayır. Bu arada ben bu içerik üretmeye başlarken benim arkadaş çevremde, ailemde çok istemedi ve çok da böyle bir yapamazsın zaten gibi oldu. Yapamaz gibi bir yerden. Aynen.
İstemiyorlar aslında. Aynen. Beceremezsin. Aynen kendi rezil etme noktasında.
Benim arkadaşlarım da öyleydi. Sonra aram bozuldu falan. falan. Ondan sonra işte buradayım. Bu noktadayım. Çok zordu.
Şimdi güzel yorumlar alıyor musun peki? Alıyorum. Herkes çok seviyorlar seni zaten. Evet.
Sokakta görüyorlar, sesleniyorlar, bağırıyorlar. Gerçekten mi? Evet. Fotoğraf çekiniyorlar.
O kadar ünlü müsün? Galiba öyleyim. Nerede? Sokakta nerede tanınıyorsun? Kadıköy. Zaten daha çok Kadıköy'de
takıldığım için. Kadıköy'de ben de birkaç kişi tarafından tanınırım. Ömrüm diye bir ağır ağır ben biliyorum. Aa çok iyi.
Ben de canım diye böyle çok çok iyi. O kadar güzel hissettiriyor ki beni. İnanılmaz. Çok sevindim böyle hissetmeni, böyle yaşamanı.
Evet. Peki birine diyelim ki uyuz oldun. Bu kadar tatlısın. Her şeye, herkese sarıldın.
Bütün program şen şakrak. Öyle seviyorum, böyle seviyorum dedim. Madiliğinden konuşalım. Ben olduğum anda ona o an uyuz olursam onun o an bacağına sıçarım.
O anda, o anda onun böyle ağzını mümkün mertebe açar ve bırakırım onu. Ya kin besleme. Madillik var ama. Var.
Çıkıyor. Çok. Arkadaşlarınla madilleşir misin? Yok ya onlarla çok şeyim böyle.
O öteki şey. Evet. Sevgi dolu. Damarıma basmadıkları sürece ya da ben garip birim tuğlu.
Mesela şu an bu mavi bardağa takılmam ama iki hafta sonra bu mavi bardağa takılabilirim. O biraz zor oluyor ve ben bir anda parlıyorum. Bir anda ortalık böyle yanıyor ve sonra canım nasılsın gibi oluyor. Arkadaşlarım bunu yaşıyorlar.
Atıyorum uyuz olduğum biri olduğunda tamamen onu yakıyorum. Nasıl yakıyorsun? Saldırıyorum direkt. Sen kimsin bilmem ne.
Senin ağzını sıçarım. Peki. Ömür bizim programımız aslında bu kadar sürüyor. Senin ilk podcast maceram.
Nasıl hissediyorsun kulaklıkla konuşmak? Öncelikle sesim çok güzel geliyor. Tozbi stüdyolarında bize ne hissettiğini anlat. Çok heyecanlıyım, çok mutluyum.
Ay bu da çok garip bir hissiyata girdi. Bir şey hatırlattı bana. Neyse, çok iyi hissediyorum. Harika bir insan, harika bir çevre, harika insan.
Kız konuşacağımı unuttum. Neyse, çok güzelleri işte. Bayıldım. İlkim bir de.
İlkim bu kadar güzel olacağını beklemezdim. Ömrün ilk podcastine hoş geldiniz. Ayaklarım üşüyor mudur? Ayaklarım, yok üşümem.
Hemen çorap giyerim ben. Ama üşüyor. Düğ için çorap giyersin. Evet.
Benim ayaklarım üşüyor ya. Şimdi yazdan çıktık bak düşünüyorum. Yazın bile üşüyor. Ayaklarımız üşüyor be ömür.
İşte çorap giyeceğiz. Kalın çoraplar giyeceğiz ya da beyim varsa beyimin poposunun altına sokacaksın. Çok severim. Ay evet işte.
Böyle o iki bacak iki baldır arasına böyle ayak sokulur ya. Evet. Istırılır. Yıllardır yaşamadım hasretim var.
Ne kadar yıldır yaşamadın? İşte en son o 3 senelik ilişkim olduktan sonra adam akıllı ilişki yapmadım. Sen ne kadar oldun? 4 sene olmuştum.
Oha ve o 4 senedir sen ilişkin yok mu? İlişkiye tavsiyelerini mi veriyorsun? Hayır sağlam bir ilişkim yok. Sizce gitsin.
Sağlam bir ilişkim yok dur. Öyleyse takıldım konuştum buluştum ettim eylediğim maalesef ama oturup böyle sağlam uzun soluklu bir ilişkim yok. İstiyor musun bir manita? Ay istiyorum ya boyu boyuma huyu huyuma.
Çok uzunsun ayol senin boyu boyuna çok uzun. Başa bulmam lazım ne yapayım işte. Hep de hep de kısalar istiyor beni. İstemiyor musunuz kısa boylu?
İstiyorum komikse okeyim. Ama yani oturacaksın biri kırılacak herif ondan sonra hastanelerde uğraş 112'lerde gece gece. O zaman sana upuzun boylu bir manita diliyorum. Kendime de buradan ayaklarım üşüyorum ikinci sezonunda.
Bol dinlenmeler diliyorum. Evet bol dinlenmeler. Bol dinlenmeler. Yeni rengimiz de güzel.
Nazar boncuğumuz olsun diyorum. Ve çok teşekkür ediyorum geldiğiniz için. Çok tatlı, çok samimi, madilik yapmadığım bir sohbet olduğunu düşünüyorum. Evet, çok sakinim, çok heyecanlıyım.
Kimsin ya? Çok heyecanlandım. Ben de heyecanlıyım. Teşekkürler.
Bir şey değil. Ve bu program bitti arkadaşlar. Ayaklarım üşüyor. İkinci sezonunun yeni programlarıyla devam ediyor.
Ve bu programı podbmedya.com'dan izleyebiliyorsunuz. Tüm podcast mecralarından da dinleyebiliyorsunuz. Söyleyebildim bir kere de bitti bu program.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.