Filenin Sultanları’nın şampiyonluğunun ardından yaşanan o kolektif coşkudan yola çıkan bu bölümde, seyirci olmanın aslında binlerce yıllık bir ritüele dayandığını konuşuyoruz. Roma’nın Kolezyum’undan Olimpiyat ateşkeslerine, sosyal kimlik deneylerinden ayna nöronlara uzanan bir yolculukla, neden bir tarafı tuttuğumuzu, neden rastgele bir grubu bile “biz” yapabildiğimizi keşfediyoruz.
Bu bölümde:
(
0:22) Filenin Sultanları‘nın şampiyonluk anı ve o kolektif duygu
(
3:27) Roma’da Kolezyum’un inşası ve gladyatör dövüşlerinin kökeni
(
5:15) Pompei’deki en eski amfitiyatro ve Vezüv’ün altında kalışı
(
6:13) “Ekmek ve sirk” politikası
(
8:01) Olimpiyat oyunları ve kutsal ateşkes
(
10:31) “Futbol Kabilesi”: stadyumdaki kabile ritüelleri
(
11:20) Oyunun kültürden bile eski olması
(
12:48) Sosyal kimlik deneyi: rastgele gruplar nasıl “biz” oluyor?
(
15:26) Gol atıldığında beyindeki değişimler
(
16:43) Ayna nöronlar
(
17:32) Bir maçı hikayeden ayıran şey: belirsizliğin büyüsü
Sunan: Barış Özcan
Yapımcı: Podbee Media
Bu bölüm reklam ve sponsorluk içerebilir.