
688 kelime · ~3 dk okuma
Patronlar selam, İmmanuel ben. Fularsız Enterliğin Patreon'a özel bölümlerinden birine hoş geldiniz. Bu birazcık özel bir bölüm kendi içinde de çünkü şu anda seyahatteyim. Dandik bir mikrofon kullanıyorum, fark etmişsinizdir.
Ve hiç editlemeden bunu yayınlamayı düşünüyorum. Yani çiğ çiğ nasıl oluyormuş bir görün. Ondan sonra şükredersiniz diğerlerine. Zaten sizi de neredeyse iki haftadır podcastsiz bıraktık.
O yüzden bir tane arada bir bölüm, bir ara sıcak yayınlayayım dedim. Geçen gün Twitter'da da anlatmıştım, şu Greta Thunberg üstüne konuşacağım. Thunberg mi, Thorberg mi? Thorgillerden diyelim biz.
Güzel bir şeyler çıkarsa da yazıya dönüştürürüz. Bu arada siz de zaten çiğ halini gördüğünüz için bana yorum yaparsınız. Beraber bu işi kotarmış oluruz. Ben bu Patreon özel içeriklerinin böyle olmasını istiyorum.
Uyar mı size? Bana bir yorumlarda haber verirsiniz, tamam? Çok kısa geçeceğim zaten. Küresel ısınma, iklim değişikliği falan bunları anlatacak halim yok.
Böyle ayaküstü yapılacak iş değil. Greta konusunda sadece bir iki şey kafama takıldı. Herkes bir kere kızın arkasında kimler var? Hangi lobiler var?
Bu kızı kim piyasaya sürdü? Buna odaklanıyor. Bu sanırım Türkiye'de milli spor. Yani herkes bunu yapıyor.
Bütün insanlar bunu yapıyor. Bu bizim doğamızda var da. Medyadaki haberler olsun, siyasi diskur olsun, kendi aramızdaki konuşmalar olsun, Twitter muhabbetleri falan. Neredeyse yüzde 80'i 90'ı bu ya.
O yüzden diyorum milli sporumuz diye. En dincisi de, en batı karşıtı da, en seküleri de, en Atatürkçüsü de herkesin ortak faydası bu. Arkasında kim var? Hangi güçler var?
Kime hizmet ediyor? Şimdi bunu normalde ders kitabındaymışız gibi anlatırsam, anlatsaydım daha doğrusu, şöyle derdim. Ya bu bir safsata, ismi de Genetic Fallacy. Yani biz bunu kökensel safsata diye değiştirebiliriz.
Bir şeye, bir fikre odaklanmaktansa onun kaynağına odaklanmak. Ama ben böyle safsata diye kestirip atmayı da sevmiyorum. Çünkü çoğu zaman için bu iyi bir kısa yol. Yani söyleyene bakmak.
Her konuyu da eline boyuna tartışacak, kavrayacak ne zamanımız var, ne yeteneğimiz var. Bir kısa yol olarak söyleyene bakıyoruz. Fakat bunu abartarak yapmak bir safsata haline geliyor. İşte neresi abartma, neresi makul zaten bütün numarada o çizgiyi çekebilmekte.
Bizimkiler şimdi şöyle bir kafadalar. Arkasında kimler varcılar yani. Öyle bir şey istiyorlar ki, Greta gerçekten de... ...15 yaşında,
neyse kaç yaşındaysa bilmiyorum da 14-15 yaşında masum bir kız olsun, arkasında hiçbir örgüt olmasın, ne bir... ...corporate sponsor, ne bir, atıyorum işte bu NGO yani Sivil Toplum Örgütleri, Non Governmental Organization, ne bir Birleşmiş Milletler... Ne Soros ne Moros, hiç kimse olmasın, saf bir çocuk tek başına çıksın, bu mücadeleyi versin.
E kime karşı veriyor bu mücadeleyi? Karşı tarafta kim var? Ulan karşı taraf sırf lobi, silme lobi. Ya sanki o taraf enerji lobisi, yok efendim Amerika'da vergi karşıtı lobisi, işte bu muhafazakarların bütün siyasi örgütlenmesi yokmuş gibi.
Veya onları kabul ediyorlar da kanıksıyorlar. Yani o eşyanın tabiatı. Ama buna karşı bir tane 15 yaşındaki kız çıksın, savaşsın. Lan böyle bir masal dünyası olur mu arkadaş?
Yani o çocuktan daha çocuksunuz demek. Öyle diyesim geliyor bu insanlara. Tabii ki olmaz. Bu kadar büyük bir konu ise bahsettiğimiz şey.
Yani milyarlarca dolar akıtılıyor sonuçta. Tabii ki bir lobi oluşacak. Yani o taraftaki lobilere karşı aşırı hassas olup diğer tarafın lobilerine hiç laf etmemek veya onları bu işin doğasında olan normal şeyler gibi kabul etmeyi ben anlamıyorum. Böyle ölçüp biçtiler mi acaba?
Yani tamam şurada 5 tane lobi var, burada 4 tane lobi var, karşılaştırdık, içler dışlar çarpma yaptık. Greta'nınkiler daha kötüymüş. Bunun mu hesabını yaptılar? Hiç sanmıyorum.
Öyle bir şey de yapamazlar zaten. İmkanı yok. Buna bir de Nirvana safsatası diye bir şey var. O aklıma geldi şimdi.
Onunla alakalı bu. Nirvana safsatasında bir tarafın fikirlerinin veya savunduğu davanın işte kusursuz olması istenir. Yani en ufak bir hatası bile olsa iyice kusursuzlaştırılması istenir. Olmazsa da olmaz.
Yani kabul edilmez. Öteki taraf için koyduğun standartlar ise, kriterler, eşikler ise çok daha düşük. Yani iklim değişikliği karşıtı taraf diyelim. Neyse artık bunu reddedenler veya reddetmeyip de bir şey yapmayalım diyenler.
Öyle değişik değişik kamplar var orada. Onlar için çok az bir, çok düşük bir eşik var. Fakat Greta tarafındakiler için aşırı yüksek bir eşik var. Yani hem samimi olsun, hem arkasında kimse olmasın, hem istismar edilmesin, hem haklı olsun falan filan.
Böyle bir şey yok dünyada. Yani gerçek hayatta böyle.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.