Podcast

1: #Podbee Dinlesen Hissedersin - Bekle Beni Hayat

Karanlık Bölge

6 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yaz, Karanlık Bölge Rehabilitasyon Merkezi'ne gönderilir ve çömez partneri Ela ile birlikte Kuzey Bayraklı vakası üzerindeki testlerine başlar.

Karanlık Bölge Sponsorları:







Tüm bölümler ve daha fazlası için !

------ Podbee Sunar -------

Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

3.281 kelime · ~16 dk okuma

Mila, yine mi masabaşı? Her normal dedektif gibi yaz. Aa, ben niye yapmıyorum acaba? İşi bana çaktığın için olabilir mi? Evet, olabilir. Çok çalışıyorsun yazık ya, üzülüyorum. Bence bir tatile çık artık. Al Mert'i de. Aa, Avustralya'ya gidin. Çölde kamp romansı. Of! Niye ya? Çünkü tabii masanı bırakamazsın, doğru. Şey yap, Haliç'i yüzmeye götür seninkini.

Bir iç keyfi yapın. Ama gene masa. Ya sen şefle görüşmene geç kalmadın mı? Neyse. Hadi ben seni tutmayayım. Çalış. Atlas ne haber ya? Bugünkü bir ikinci şansı verdin. Çok işim var Yas. Seninle uğraşamayacağım. Yapma ya. Oğlum biz suçluları içeri atıyoruz. Sıssı oluyorsunuz. Suçlu değil onlar. Onlar... Bak ha. Ya ama kime ne anlatıyorsam zaten. Biri bitir, biri bitir. Konuşma ya. Tamam tamam. Sen kızdın bana. Hadi sana bol ikinci şans. Sana da şefle bol şans.

Evet, şef. Okey, Q. Şef görüşme kabineni aç. İsteğiniz onaylandı. Çalıyorum. Merhaba,

Transkriptin tamamını oku

şef. Merhaba, Yaz. Otur. Beni görmek istemişsiniz. Neden ki acaba? Neden olabilir sence? Daha kaç kez aynı şeyi konuşacağız? Hiçbir şey anlamadım, şef. Neden bahsediyoruz?

Elinde kanıt olmadan kimseyi suçlayamazsın. Ama kanıtları toplamayı bekleseydim adam elimizden kaçacaktı şefim. Senin de suçlu dediğin insanlarla beraber içeri atılana ramak kaldı biliyorsun değil mi? Şef ama bak lütfen bu herifin suçlu olduğu o kadar belliydi ki zaten. Tipinden mi belliydi? Aynen tip, hal, tavır her şey. Zaten suçlular doğru düzgün ceza bile çekmiyor şefim. Efendim? Evet. Rehabilite oldular diye üç beş sene sonra bu ikinci şansçılar salıveriyor bunları.

Bak sen. Evet şef, dedim ki yani bari içeri atarken vakit kaybedeyim. Ya yeter. Tüm suçlular ikinci şansı hak eder. Reabilite olan çıkar gider. Bu kadar basit. Niye bunu kabullenemiyorsun? Anlamıyorum. Çünkü rehabilitasyona inanmıyorum. İnanmıyorsun demek. Peki. Bir dakika. Niye güldünüz? Seni bir sonraki görevinde hayal ediyorum da. Nedir görev? Hemen, hemen. Suçlunun peşine düşelim. Hemen. Suçlu değil bir kere. Vaka. Vaka, tamam. Ne? Vaka mı?

Kişiler rehabilitasyon merkezine gönderildikten sonra vaka diyoruz, biliyorsun. Biliyorum şef, biliyorum. Da şeyi anlayamadım. Rehabilitasyon. Evet. İkinci şans memurluğu yapacaksın. Ben? Ay evet, sen. Ben yapamam. Ben yapamam. Ben ne anlarım? Ben inanmıyorum. Ben zaten süreciye inanmıyorum. Göreceğiz bakalım. Yapar mısın, yapamaz mısın?

Ne yaptınız şef ya? Yaktınız beni. Merak etme, sana yardımcı bir partner atayacağız. Ela. Bizim Ela. Bıdıksız. Evet. Daha yeni mezun oldu. Zehir gibi bir kız. Zehir gibi evet de yani... Çaktınız çömezi. Hangi vakayı inceleyeceğiz peki?

Kuzey. Kuzey Bayraklı. İlginç bir vaka. Geçmişte yönettiği şirketin fabrikasında eleman şirketi. Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin. Değil mi ama? İkinci şans memurla dalga geçerken bir bakmışsın. Sen de ikinci şans memuru olmuşsun. Haklısınız şef, çok komik. Bu arada, sana da vakalar gibi bir psikolog rehber atayacağız. Rehber mi atayacağız? Bana? Neden? Saçma sapan ön yargılarından arın diye.

Yani sen de rehabilite olacaksın. Ya olmazsa? Aynı vakalar gibi rehabilite olana kadar orada kalacaksın. Nasıl ya? Yani dışarı çıkamayacak mıyım? Hayır. Ama beni bildiğin içeri atıyorsunuz siz. Evet. Bunu yapamazsınız şef. Buna yapmaya hakkınız yok. Yapıyoruz işte. Ben suçlu değilim. Emin ol senin de suçlu bulunmana ramak kalmıştı. Ama bu kabul edilemez. Ben müdahale etmesem meslekten men edilecektin. Paşa paşa kabul edeceksin. Ya. Peki şef.

Umarım o düşündüğüm rehabilitasyon merkezine gitmiyordur. Muhtemelen oraya gidiyorsun. Yapmayın şef. Ne var ki yaz? Geceleri çok güzel orada. Gündüz yaşanmadığından olabilir mi şef? Yapmayın, lütfen yapmayın. Gözünüzü seveyim yapmayın ne olur. Ben ne yapacağım orada? Devamlı karanlık, devamlı gece. Saçma sapan... Dersen senin de hafızanı silelim bakalar gibi ha? Nasıl? Şaka herhalde. Şaka, evet. Espri anlaşınız bugün tavan yaptı. Canını sıkma. Karanlık bölge rehabilitasyon merkezi sana iyi gelecek, eminim.

Umarım. Hadi git de bir an önce başlayın incelemeye. Vaktimiz kısıtlı. Peki şef. Peki. Alacağınız olsun. Görüşürüz. Elveda. Görüşürüz. Hadi.

Okey Q. Podcastı başla. Ela. Şşş. Ne şişti ya, Ela. Ya ne var? Hadi kalk gidelim, bitti. Az kaldı, dayan. Gece gece geldik buraya. E alış artık, her gece böyle olacak. Ya bir kez izledik işte ya. Hadi yeter, kalk gidelim artık. Ay, vakalarla birebir aynı oryantasyon sürecinden geçmemiz çok önemli. Dünyada bir siz kaldınız falan. Beyin yıkılır işte, anladık tek seferde. Hadi. Şşş. Sus artık. Başlıyor. Başlamıyor. Evet, başlıyor. Yağız. İnsanoğlu... ...onlarca yıl küresel ısınmayı inkar etti.

Hırsları uğruna, çevreyi geri dönüşü olmayacak düzeyde kirletti. Doğal kaynakları tüketti. Tüm bunların sonucunda oluşan kızıl yangınlar, insanlığın başına gelen en büyük felaketti. Dünyanın ileri gelenleri harekete geçmeye karar verdiğinde, artık çok geçti. Gündüz sıcaklıkları 50 dereceye ulaşmış, bitki örtüsü yok olmaya yüz tutmuştu.

canlı türleri bir bir tükeniyor, dünya görülmemiş bir değişimden geçiyordu. Bir grup cesur insan yaşanabilir alanları tespit etmek üzere keşfe çıktı ve aylar süren çetin yolculuğun sonunda muhteşem bir vahaya ulaştı. Burada gündüzler sıcak olsa da gecelerin mükemmel bir serinliği vardı. Bu serinlik insanlığa umut ışığı yaktı.

Bugün karanlık bölge olarak adlandırdığımız bu vaha şu anda dünyadaki tek kurtarılmış bölge. Sakinliğine gündüz uyumaları için korunaklı alanlar sağlayan karanlık bölgede hayat gece başlıyor. Buranın gecelerinde insan nesli yeniden doğuruyor. Yaklaşık 3 bin sakinin uyum içinde yaşadığı karanlık bölgede, verimlilik ve sosyal iletişim hayatın merkezinde. Cehennem sıcaklarının arasından kaçıp, buraya gelerek birer kahramanlık ölçüsüne imza atan sizler, burada süreceğiniz örnek yaşamlarla tarihte iz bırakacaksınız. Size sunacağımız sosyal ağları kullanıp, atandığınız görevlerde maksimum verimlilikle çalışarak dünyayı değiştirmek sizin elinizde.

İnsanlık tarihi sizlerle yeniden yazılacak. Aramıza hoş geldiniz. Hoş bulduk. Ne var ya? Lütfen. Söyledim zaten. Bitti zaten. Tamam, bitti zaten. Ne? Üçüncü defa mı? Bana bunu söylememiştin. Söylemen mi lazımdı?

Ben çıkıyorum. Yok, dur. Nereye? Pardon, çok... Afedersin. Ne daraldım

içeride ya. Üç ne ya, üç? Üç kere ne izletiyorlar? Üç ne yani, üç? Hafızayı sildikten sonra sahte anılar yaratmak için işte. Dış dünyanın ne kadar da travmatik olduğuyla ilgili. Onu anlıyorum zaten de yani hiçbiri de daralıp itiraz yetmiyor mu ya? Aynı şeyi izle, izle, izle... Aptallar ordusu.

Şef uyarıyor. Vakalara karşı ön yargılı olun. Ay tamam Q. Her lafa karış. E haklı ama. Sen de sus. Bence küçük bir... Bıdıks.

Arkadaşlar evet. Bir dinler misiniz lütfen? Bugün herkes Ugram storiesi üzerine çalışacak. Ve herkesin... Ugramanya'da başlasın. Çok eleştirme istersen. Onun sayesinde kontrol ediliyorlar. Tamam bir şey demedim. Gerçekten bir şey demedim. Q bir şey demedim. Uyarayım da.

Tamam, hadi artık story çekelim. Kuzey görebilirsin kalktığında. Ne paylaşacaksın? Düşündün mü? Ne var ya düşünecek? Merhaba, ben Etiyaz Saymazoğlu. İnanılmaz. Gerçekten bu kadar orijinal bir içerik. Hiç beklemiyordum ben. Çok biliyorsun. Olmamış o bir kere. Ezik olmuş. Sensiniz. Niye ezik olmuş? Affedersiniz. Affedersiniz. Buyurun. Tuvalet ne tarafta acaba? Tuvalet... Tuvalet... Ha şey, koridorun sonunda solda.

Teşekkürler. Rica ederim. Sen, ne diyorum, Ezik. Sensin Ezik. Affedersiniz. Affedersiniz. Tuvalet nerede acaba? Beyefendi, tuvalet... Bakın, koridorun sonunu görüyor musunuz? Orada, solda. Teşekkürler. Rica ederim. Dalga mı geçiyor benimle? Hafıza gidik, hafıza. Prosedüde anlatılana göre birkaç saate kendine gelecek ama. Aa, Ela gene geliyor. Gerçekten gene geliyor. Delireceğim.

Affedersiniz. Beyefendi, tuvaleti soracaksınız herhalde. Evet, doğru. Evet, evet. Bakın, tuvalet koridoru... Ya da gelin ya, sizi ben götüreyim. Verin elinizi. Buyurun, gelin. Teşekkürler.

Merhaba şef. Merhaba Ela'cığım nasıl gidiyor? Sıkıntı yok şef. Yaz'la beraberiz. İki kez tanıtım filmini izledik. Şimdi Yaz bir vakayı tuvalete götürdü. Sonra iogrem storesine atacağız. Tamam tamam anladım anladım. Yaz bir olay çıkarmadı değil mi? Yo şef. Tamam Ela'cığım sana güveniyorum. Sağ olun şef. Ben de size güveniyorum. Peki sağ ol. Hoşçakalın şef. Yazık adama ya. Neyse en azından altına işemedi. Neydi acaba onun suçu? B122C.

Ciddi misin? Ben de bu adamı tutup elinden çişe mi götürdüm? Gülme. Umarım Kuzey'de benzer bir durumda değildir. Ben onu tutup da hayatta çişe falan götürmem. Umarım. Ne demek ya o? Kuzey burada da nexotoda mı çalışıyor? Evet. Peki ben oraya mı gideceğim? Nerede karşılaşıyorum ben bu adamla ilk olarak? Çaycıda. Çaycıda mı? Hı hı.

Yübrem, telefon, çaycı, saçmalardan seçmeler. Karanlık bölgenin serinliğinde ilk gecem. Bekle Beni Hayat. Nasıl? Ne nasıl? Ne bu? Story için. Nasıl? Story için? Karanlık bölgenin serinliğinde... Aa! Gayet güzel. Sen bayağı iyisin. Teşekkürler. Bekle Beni Hayat ha? Çok iyi. Çaycıda buluşmayalım ya. Çay çiçiğini getireyim sana. Kaçamazsın.

Saat on yedi on beş. Hey kuzey. Kettle çalıştırılıyor. Okey Q. Newgram story'lerini göster.

Ne? Ne? Ugram'ın 24 saatlik kullanım kotası dolduruldu. Kota arttırılsın mı? Okey Q, Ugram kullanım kotasını yarım saat daha arttır. Ugram kotası arttırıldı. Anket yapıyoruz arkadaşlar. Yarının kazanını kim olacak? White Nights tabii ki, şaka mısınız? Okey Q, New Wave Çay'ın lokasyonunu kaydet. New Wave Çay Shop, haftanın en trendi mekanlarından biri. Bravo Kuzey. New Wave Çay Shop, favori lokasyon.

Okey Q, bisikleti kilitle. Kuzey! Kuzey! İyi akşamlar, ne haber ya? İyi, semşet senden. Sana bomba gibi bir haberim var. Belli, var bir şeyin. Seni dinliyorum. Finasta Kefe var ya? Hani şu kaslı olan, yakışıklı. Yine terfi etmiş. Evet, duydum.

Hadi ya, nereden duydun? Hiçbir terfi haberinde kaçırmıyorsun bakıyorum. Sen benden farksız mısın sanki? Hiç anlamadım ama ben bu terfiyi. Aynen ya, adamın kimseye yönettiği yoktu. Kendi kendini yönete yönete üçüncü müdürlüğüne geçti. Üç oldu mu ya? Tabii, kesin bir şey var bu işin içinde. Pis kaslı. Biz de burada departmanca eşek gibi çalışalım. Evet, hiç sorma. Ben bir çay alacağım, sen bir şey istiyor musun? Ay yok yok, çaya bile vaktim yok. Bugün aşırı işim var. Hadi görüşürüz. Görüşürüz.

Ne haber Kuzey? Salmışsın güveyi. Ne haber Efe? Terfi etmişsin. Tebrik ederim. Sağ ol ya. Nereden duydun daha duyuru çıkmadan? Duydum işte. Ada da duymuş. Tabii ki. Bozulmuş mu çok? Yani. Ada işte. Yüz vermiyorum diye yapıyor yani. Kıskanıyordur kesin. Kıskanmayın, kıskanmayın. Bak can işten ayrılıyormuş. Ya. Gerçekten mi?

Evet. Nasıl bilmezsin? Müge söylemedi mi? Yok. Gerçekten söylemedi mi? Yok. İlginç. Can'ın yerine ya seni ya adayı geçirirler bence. Öyle mi dersin? Sanmam. E kim geçecek başka? Hatta bence seni geçirmeliler. Ada daha çok yeni. Ne kadar oldu onun şu anki pozisyonda? Bilmem, bir sene falan mı? Senin? Benim beş sene oldu. Oho, kök salmışsın abi. Tabii ki seni geçirecek.

Daha bilmiyorum yani ben... ...böyle bir sorumluluğu ister miyim? Ya bok gibi bir iş. Sonuçta gece yok, gündüz yok. Şimdi var mı sanki? Bence yükselmeye bakacaksın kardeşim. Nasıl olursa olsun yükseleceksin. Tim meetingin başlamasına beş dakika var. Görüşürüz kardeşim. Okey Q, toplantı görsellerini Tim'le paylaş. Görseller paylaş. Benimle salona gel, o göbeği irtelim. Tabii, gelirim mutlaka.

Mügevan'ı niye söylemedi ki? Nextoto iyi sabahlar diler. Saat 04.30. Mesai 2 saat 30 dakika önce sona erdi. Artık kendine bastırdığın zaman... Okey Q, bana en trendi yemek lokasyonlarını belirle. Eve yakın olsun. Yiyip yatağa gömüleceğim. Dede veje, tatlı patates, çeşit... Ay Kuzey, ödümü koparttın. Yalnızım sanıyordum. Vallahi ben de. Ne yapıyorsun bu saatte? Bir sunum istediler de. Yine bana kaldı tabii ki. Tunç Bey rica etmiş. Tunç Bey mi? Genel müdür Tunç Bey. Tunç Maraz. Evet, evet. Yani sanki yeterince işim yokmuş gibi. Özellikle benden istemiş Tunç Bey. Evet, özellikle senden. Anladım onu. Konu ne peki? Pozitif etki yaratacak bir şey mi?

Bilmem, yani işte atık yönetimi falan öyle bir şeyler. Ne önemi var? Tunç Bey istemiş diyorum. Sesli mesaj atmış bak şimdi. Sevgili 01-00-05-516...

...senden kapı kolları ile ilgili istediğim çalışmayı... ...en iyi şekilde tamamlayacağına inancım sonsuz. Detayları müdür de anlatacak. Adam üşenmemiş, bana özel mesaj yollamış baksana. Yani tam sana özel diyebilir miyiz bilmiyorum ama... O da bayağı çalışkan biri bence. Benim gibi. Güçlü bir yapısı var. Gördün mü ki sen onu? Yok. Ama sesinden anlaşılmıyor mu? Kapı kolları dişinden belli. Kol yani. Sana hiç özel mesaj yollamamış mıydı? Maalesef yollamadı. Boş ver takma ya. İyi sabahlar canım görüşürüz. Görüşürüz.

Okey Q. New Wave Çayşop kapanış saati. New Wave Çayşop saat altıda kapanacak. Bir saat on yedi dakika kaldı. Okey Q. Beni New Wave Çayşop'a götür. Bisiklet rotası oluşturuldu.

Merhaba Etküzey Yıldızı. New Wave Çay'a hoş geldiniz. Ekranımda buraya ilk kez geldiğinizi görüyorum. Size nasıl yardımcı olabilirim? Ben Cold Brew Grand Boy sade papatya çayı istiyorum. İki doz ve porselen kapta olsun lütfen. Siparişiniz hazırlanıyor. Lütfen bekleyin. Sıradaki lütfen. Merhaba. Merhaba Ayas Saymazoğlu. Nimwev Çay'a hoş geldiniz. Ekranımda buraya ilk kez geldiğinizi görüyoruz. Bize nasıl yardımcı olabilirim? Earl Grey lütfen. Maalesef Earl Grey çayımız yok. Peki, papatya çayı lütfen. Nasıl demlensin? Normal. Hangi boy? Standart. Peki bardağınız porselen mi, karton mu? Karton. Sıcak mı olsun, soğuk mu? Sıcak. Siparişiniz hazırlanıyor. Lütfen bekleyin. Sıradaki lütfen. Saçmalık. Alt tarafı bardak çay içeceğim.

Pardon, bana mı dediniz? Ne kadar zorlandım diyorum. Sen ama jilet gibi çat çat çat verdin, siparişe geçtin. Bravo. Sağ ol. Ben de zamanla alışırım herhalde. Değil mi? Ne dersin? Yeni geldim de buraya. Aa!

Tanıdım seni, evet. Sen o böcek fobisi olan kızsın. Bekle beni hayat derken bir anda, değil mi? Evet. Evet, o benim. Bekle beni hayat. La, böcekten korkmanın nesi komik? Yok, yani alakasız bir videoyla birleşince... ...hani beklemediğim yerden geldi ya... ...şaşırttı, o açıdan komik yani. Korkularıma komik video muamelesi yapman hoş değil. Evet, haklısın. Haklıyım. Özür dilerim. Bir an bilemedim. Tekrar özür dilerim. Yağız ben. Kuzey.

Hoş geldin karanlık bölgeye. Kop brü ve normal papatya çayları hazır. Teşekkürler. Çaylarınızla, yogüran paylaşımlarınız için... ...süper gece mağazası... Ben selfie masajına geçeceğim. Sen? Olur. Çok kuyruk var ya orada. Neyse ama eşlik ederim ben sana. Ne iş yapıyorsun burada? Üretimdeyim. Nextoto. Sen nereye atandın? General Code'ayım. Pek bilmiyorum oraya. Affedersiniz.

Affedersiniz. Hayda, yemin ediyorum delireceğim. Nereden çıktı bu? Efendim? Yok, pardon. Bir yerden tanıdık geldiniz de, onun için. Ben size tanıdık gelmedim ama herhalde, değil mi? Yok. Tahmin etmiştim. Bir selfie'mi çeker misiniz? Peki, peki. Verin, verin. Selfie'mizi de çekeyim. Onu da yapayım, verin. Evet. Bunu nasıl yapıyoruz peki? Ha, buldum. Tamam. Çekiyorum. Çok güzel. Bir tane daha.

Bir tane de yandan. Evet, buyurun. Birkaç tane çektim. Teşekkürler. Rica ederim. Tanıyor musun? Pek sayılmaz. Sıra bize geldi. Gelsene. Ben de ilk selfiemi ilk çağrı arkadaşım Kuzey ile çekeyim. Peki. Okey Q. Selfie çek. Gülmemişsin ama. Neden gülmedin? Hadi bir tane daha. Evet. Evet, şimdi oldu. Dur etiketliyorum seni. Ne diyorum? Et Kuzey. Vay, ismini de jiletmiş gerçekten. Karanlık Bölge'nin inşantısı sen misin? Yok canım, ne alakası var? Kuzey Yıldız'a. Et Kuzey Yıldız'ı yoguram kontaklarına eklendi. Et yaz saymaz onu. Memnun oldum. Hadi, selfie sığız sende. Nasıl geçelim? Yanlış anlamazsan ben yalnız çekebilir miyim? Tabii, ne demek. Kusura bakma, ben de seni zorlamış gibi mi oldum? İstersen ver, ben çekeyim. Yok, yok, önemli değil. Okey Q, selfie çek. Süper.

Ben artık kalkıyorum. Sana bol şans yeni hayatında. Çayını içmedim. Ben sevmiyorum pek. Peki, tamam. O zaman ben de kalkayım. Teşekkür ederim ilk gün için. Sana borçlandım. Rica ederim. Ben bir şey yapmadım. Yok, bence yaptın. Hem de bayağı büyük bir şey yaptın. Görüşürüz. Çayın?

Bilerek bıraktım. Önemli değil. Bitirdim zaten. Ama çöpü? Atmayacak mısın?

Gerek yok ya. Biri alır nasılsa. Nasıl ya? Ya kimse almazsa? Çevrenin bana nesi yok. Herkes kendi pistini temizleyecek. Tamam, tamam. Haklısın. Atıyorum. Bir an boşluğuma geldi. Kusura bakma. Yok, yok. Önemli değil. Ben hatırlatmak istedim sadece. Evet. Bay bay, güzel yıldız. Görüşürüz.

Beş yıl önce. Sayın sürücü, suçluları topluma kazandırmak için... ...Dünya Adalet Birliği inisiyatifinde kurulan... ...üç rehabilitasyon merkezinden ilki... ...karanlık bölgeye hoş geldiniz. Gündüzleri sıcaklık 60 derecenin üstüne çıktığından... Kuzey, daha kaç kez aynı şeyi dinleyeceğiz? Ben dinletmiyorum ki. Zorunlu değil. Başım şişti be. Sınırdığın itibaren bunu dinletmek zorundalar. Vakaların kafalarını karıştırmayalım diye. Anladın mı? Üç oldu bu abi.

Kafaları yeterince karışıktır zaten zavallıların. Vakalarla hiç konuşmamak en iyisi bence. Önerilen de bu. Gerekirse iletişimi sesli mesajlar üzerinden yapıyoruz. Ya da işte buradaki robotlar... Konuşmaya hiç gerek yok. Ben de seninle bir gelirim. Kimseyle muhatap olmuyor. Hep arabayla mı geliyorsunuz? Hyperloop tren yok mu buraya? Arabadan başka bir seçenek yok. Giriş çıkışlar vakalardan gizlenir mi? Doğru. Ama böyle de ben çok rahatsız oluyorum. Ben de çok rahatsızım. Bir de bir arabada minimum dört kişiyle yolculuk yapılacak diye kural getirdiler.

Aa, o son eko çözüm paketinin en faydalı maddesi. Çok iyi oldu. İyi güzel kural da yolda kafa dinlemek de yasak yani. Aa, yani buraya hepimiz ayrı arabayla mı gelseydik? Yo, yo, yo. Yani çok haklısınız. Sadece Kuzey'in araba biraz küçük. Ondan benim şeyim yani. Siz hangi firmadansınız? Nextodium. Genel müdürüyüm. Tunç Maraz.

Siz beyefendi, siz de aynı firmanız mı? Evet. Next dot'u. Kuzey'de üretim direktörüm olur. Siz? Ben de Greenhouse Air'in kurucusuyum. Tuğçe Demir. Yanımdaki de ortağım Ezgi. Merhaba. Merhaba. Merhaba. Yakıt üreten klimalar. Duymuşsunuzdur. Yok, duymadım. Hayret. Sizin burada fabrikanız var değil mi? Evet. Buradaki en büyük fabrika.

Aslında ben de burada bir fabrika kurmayı düşünüyordum. İsabetli bir düşünce. Benim verdiğim en iyi karar, ucuz iş gücü. O da var tabii de... ...yani benim asıl amacım buradaki rehabilitasyon sürecine katkıda bulunmak. Doğru. Buranın sayesinde... ...abuk sabuk sosyal sorumluluk projeleri yapmamıza gerek kalmıyor. Abuk sabuk mu?

Neydi buranın sosyal sorumluluk puanı Kuzey? Sen ondan önermiştin burayı zaten. Değil mi? Evet, evet. Çıkış noktam oydu. Yüzde doksan. Ya bak, bu yüzden de süper karar vermişsin. Puanların çoğunu buradan tamamlıyoruz. Bitiyor gidiyor. Konuya böyle zorunluluk olarak bakmanız... Hem de sizin gibi bir firma. Şaşırtıcı. Yok, yok. Hiç öyle bir bakış açımız yok. Aksine Tunc'un ekibi süper bir teknoloji üzerine çalışıyor. Ya neymiş o? Bataryalarla ilgili. Geri dönüşü... Daha çıktamıyoruz Kuzeyciğim.

Yakında açıklayacağız. Ama şöyle söyleyeyim, çevreye verdiğimiz zararı... ...sıfıra yaklaştırıyoruz. Çok güzel, ne güzel. Şarj molası vermen gerekiyor. Bir kilometre sonra sağda, e-şarj istasyonu... Evet, sayın yolcular, yayınımıza on dakika şarj molası veriyoruz. Süper, sonunda. Bu arada size yolculuk için ödemeyi nasıl yapalım? Varınca otopaylaş üzerinden alırım zaten, sorun değil. Evet.

On dakika mola. Okey Q, on dakikalık şarj satın al. Satın alma gerçekleştirildi. Çıkarken UV şemsilerinizi unutmayın. Tunç

ben bir kahve alacağım, sen bir şey ister misin? Bana da bir kahve alsana. Çok sağ ol. İğrenç.

Kahvenin esansını damlatmışlar için herhalde. Sence de kötü değil mi? Bilmem, ben çok anlamıyorum kahveden. Ben müptelasıyımdır. Bunu da Kotalı yaptılar değil mi? Geçen gün okumuştum bir yerlerde. Evet. Beni etkilemezdi. Ben yıllardır alırım aldırırım bunları. Çok iyi. Kuzey.

Efendim, sen yorgun musun bu aralar biraz? Yani. Yoğunum çok. Niye soru? İyi görünmüyorsun. Canın sıkkın gibi. Bilmem. Biraz sıkıldım artık tabii. Hep aynı, hep aynı. Doğru, haklısın. Senin kaç sene olduğun görevde? Yedi. Oo, çok olmuş be. Kaç yaşındaydın sen abi? Otuz yedi. Oo! Ben senin yaşındayken çoktan genel müdürü olmuştum.

Raporlar geldi. Bir gitsem ben de olacağım da. Önümüzü açan yok. Oo! Satış raporuna baksana. Bugünkü hedefler patlamış. Bana bir şey mi dedin? Yo. Artık gitsek dedim. Evet ya. Bak aklıma geldi. Fabrikaya gidince... ...atık tesislerine de bakalım. Ajandan da yer aç. Sonrasında da seninle bir gece kahvaltı yapalım. Biraz laflarız. Tamam. Ayarlarım. İşte. Şarj bitmiş. Gidebiliriz. Tamam.

Unuttum yine içtim şu mereti. Sen nasıl içebiliyorsun anlamadım ki ya. Bilmiyorum. Benimki o kadar kötü değil herhalde. Yine bineceğiz arabada iki büklüm. Senin arabada çok ufak. Bir daha benim arabayı alalım. Tamam, öyle yaparız. Hadi. Neyse ki az yolunuz var. Pardon.

Pardon, bakar mısınız? Şarj bitti, gidebiliriz. Tamam, tamam. Hemen geliyoruz.

Ha Tunç, kahven? Aman yok, içmeyeceğim onu ben. E çöpün geri dönüşü mü atmayacak mısın? Gerek yok, birader onu. Pardon. Çevrenin bana nesi yok Tunç Bey. Atar mısınız onu lütfen? Şaka yaptık herhalde. Şey hanım. Neydi ya? Ay Tuğçe Demir. Arabada deminden beri zaten garip garip laflar. Tamam tamam, şakalaşıyorduk hanımefendi. Ben atıyorum şimdi. Hadi gelin binelim ve gidelim artık. Evet, hadi bir an önce bitsin bu yolculuk.

Alın benden de o kadar Tuğçe Demir Hanım. Yolculuk yeniden başladı. Tahmini varış süresi 25 dakika. Karanlık bölgeye hoş geldiniz. Başladı yine. Gündüzleri sıcaklık 60 derecenin üstüne çıktığından dışarı çıkmamanız tavsiye edilir. Çıkmak zorunda kalırsanız güneşten korunmak için UV şemsiyesi kullanınız. Karanlık bölge bakaları dışarıda bir yaşam olmadığını düşünmeli.

6 bölümden oluşan Karanlık Bölge Podcast dizisinin birinci bölümünü dinlediniz. Karanlık Bölge'yi Spotify, Apple Podcast, Google Podcast ve tüm podcast platformlarından dinleyebilirsiniz. Karanlık Bölge bir PodB medya yapımı. Yönetmen Tansu Biçer. Senaryo Özge Satman B. Ses tasarım Fatih Rabet, Eli Haligua. Kurgu Tülin Özen. Müzik süpervizörü Ahmet Kenan Bilgiç. Ses operatörü Sabri Oya. Kurgu asistanı Tolga Can Bozca. Afiş tasarım Uluç Zümrüt. Oyuncular Tansu Biçer, Tülin Özen, Burcu Gölgedar, Esra Kızıldoğan... Şeyh Suvaraktaş, Fatih Sevdi, Şebnem Hasan İsogi, Ezgi Çelik, Derya Şahan, İnci Sefar Cingöz, Sezar Arıçay, Efe Tunçer, Mustafa Kırantepe, Güneş Hanası, Zehra Durgut, Selen Şenay, Kaan Altay Köprülü, Tolga Güneş.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)