
2.983 kelime · ~15 dk okuma
Okey, Q. Karanlık bölge görüşme odası. Kapısını aç. İsteğiniz onaylandı. Kapı açılıyor.
Merhaba Kuzey, nasılsın? Nasıl olabilirim? Gece gündüz de işime alışabildin mi? Hiç alışamadım. Çok fenayım. Gündüz hep ayaktayım hâlâ. Çok normal. Geleli iki gün oldu zaten. Yurdan bir çıksam, dört duvar iyi gelmedi bana. Aslında gündüz uyumaya alışmak için burası birebir. Işık ve sesleri ona göre ayarlıyoruz. Bu kadarını beklemiyordum.
On beş yılımı burada geçireceğimi düşündükçe boğulacak gibi oluyorum. Merak etme, zaten beş yıl sonra durumun yeniden değerlendirilecek. Beş yıl. Az mı sanki? Hem de karanlıkta, garip garip insanlarla, Ugram'e bağımlı, saçma sapan bir işte. Saçma değil. Normalde yaptığına benzeyecek. Sadece daha basit diyebiliriz. Basitmiş. Yüzüne bakmayacağın işler.
...seçimlerimizin sonuçlarına katlanmak zorundayız. Seçim mi? Benim seçimim mi? Beş
yılda buradan çıkabilmek için ne yapmam lazım? Öncelikle o yılları sonunsuz geçirmelisin. Sorunsuzluğundan nasıl emin olacaksınız? Q kayıtlarını dinleyeceğiz. Bu müzik de ne? Bu ne kadar yüksek?
Ne bu? Herkes sevindirici haberi duysun diye sesi böyle açıyoruz. Neyin haberi bu? Neyin sevindirici haberi? Ne zaman birinin karanlık bölgeden çıkış kararı verilse bu müzik çalar. Benim için de çalacak mı acaba? Tabii ki. Sana yapılacak testlerden olumlu sonuçlar alırsan. Ne gibi testler? Buraya girmene sebep olan bir takım kişilik bozukluklarının... ...düzelip düzelmediğini ölçeceğimiz testler. Kişilik bozukluğu mu?
Buraya gelenleri ne kadar iyi yeniden değerlendirmeyiz diye çıkıyor. Merak etme Kuzey. Çıkmasan bile burada da güzel bir yaşam sürebilmek mümkün. Mesela oyun oynamayı sever misin? Severim. Ne oluyor? E-sports var burada. Ee, oyunlar daha primitif ama. Hı hı, anladım. E-sports. Hı hı. İçim açıldı. Yaşananları
daha fazla düşünürsem delireceğim. Seni rahat atacaksa birazdan hafızanı silebiliriz biliyorsun. Biliyorum, biliyorum. Hafızadan başka ne işlemler yapılacak bana burada? Tıbbi müdahaleden sonra seni izleme salonuna alacağız. Oriyantasyon sürecinden geçeceksin. Ertesi gün on sekizde de iş başı. İzleme salonu. Ne izleteceksiniz peki? Tanıtım filmi. Çok eğleneceksin. Ne mutlu bana. Tıbbi olan beş dakika içinde hazır. Evet. Neye karar verdin?
Silelim mi? Sorgularsam burada yaşayamam. Hafızamı silmenizi istiyorum. Okey kum, kaydı durdur. Ne bu? Beş yıl önce Kuzey ilk buraya geldiğinde alınan kayıt bu. Olmadıkları insanlar olabilmek için hafızalarını sildiriyorlar. Ama kendi elleriyle hapsediyorlar kendilerini. Haberleri yok. Haklısın. Her zaman haklıyım. Öf! Ne öf? Bak yine haklı çıkacağım. Bu herif buradan çıkamayacak, göreceksin.
Neye dayanarak bu kanıya vardın, öğrenebilir miyim? Hislerime. Gerçekten çok analitik bir insansın sen. Şef'e de bence hislerimizle rapor verelim. Gerçekten çok analitik bir... Ne var ya? İnsanlar değişmez. Boşuna uğraşıyorsunuz. İkinci şans memurluğu görev tanımı... ...insanların ne kadar değiştiğini ölçmek. Bravo küçük yu. Bildin. Yani niye buraya atandığını anlamakta güçlük çekiyorum ben. Atanmadım zaten. Sürüldüm. Nasıl sürüldün?
Cezalandıralım işte. Ben de bunlar gibi rüyabeti oluyorum Güya. En son suçlunun tekini tutuklayınca. Ne var ki bunda? Yani kanıtları tam toparlamadan biraz şüpheli konumdayken harekete geçmiş. Yani yuh sana ya. Evet yuh da yani yine de haklı çıktım canım. Suçluymuş zaten. Şef aklınca bana ders veriyor. Yani iyi yapmış tabii de arada ben kaynadım. Kaynamak mı? Dünyanın en şanslı çömezisin be. Benden neler öğreneceksin neler. Tevazu da son nokta. Çay çöpüyle doğaçlama testini mi gördün işte. Tabii süper bir test diyemeyiz de. O süper değilse sana süper bir doğaçlama göstereyim. Kuzeye A atacağım bak. Öğren canım bunları. Tamam mı bıdıks? Okey başlıyoruz. Aa story atmış bak. Ha yok bu dünkü çay fotoğrafı bu.
Hemen gözünden kalpler çıkan soruda bas şimdi buna. Basayım mı? Basıyorum. Bastım. Şimdi oltama düşüp mesaj atacak. Neyine bu kadar güveniyorsun acaba? Ortalığa çöp attın. Burada yenisin. Topu topu on beş takipçin var. Kızım güldürmüşüm işte storimle. Ya bırak. Seninle selfie bile istemedi adam. Nefret etti senden. Seninle yakınlaşması için ona bir şey vermen lazım senin. Senden bir çıkarı olmalı yani. Ne ima ediyorsun ya sen? Açık açık söylesene sen. Sevişeyim ben adamla yani. Nasıl ya? Sen akademide bunu mu öğretiyorlar? Yazsa artık. Akademi birincisi diye yanıma gönderdiklerine bak. Yazıklar olsun. Ya sakin ol. Olsun bir dakika. Ne alakası var? Nereden çıktı bir anda bu? Ben başka bir şeyden bahsediyorum. Neden bahsediyorsun? Kuzey'i karanlık bölgenin tek eğlence etkinliğine çağıracaksın sen.
Hayır, olamaz. Olamaz. Sen o kaydonu için mi dinledin? Spor. Hayır. Rolplay. Dövüş. Savaş. Kan. Göz yaşı. Dram. Komedi. Hepsi bir arada. Dalga geçiyorsun ya. Ben bunlarla mı uğraşacağım ya? Cins cins ipler. Ama Kuzey'in Buray'la ilgili sevdiği tek şey bu. E-sport. Anladık, tamam. E-sport. Evet. Cevap atmadı mı? Atmadı.
Farkındasın değil mi oğlanın? Farkındayım canım. Sana da bravo. Dersini çok iyi çalışmışsın. Biletlerinizi çoktan aldım bile ben. Hem de en önden. Esports biletleri yaz saymaz oğluna gönderilsin mi? Gönderilsin. İyi. O zaman yazıyorum Kuzey'e. Evet. Selam. Biraz Arda'nı satayım. İkna haberi o desin. Okudu ve typing. Ne dedi? Ne dedi? Dur ya daha typing. Ya ne dedi? Selam.
Selam dedi sadece. Neyse, sen merak etme. Devam et. Tamam, tamam. Dur, dur, dur. Yazıyorum. Ne haber? Yaz. Yazdım. Ne haber, yazdım. Ha, yaz. Bana yaz. Dur ya. Ne var? Allah Allah. Kızım, bu işler böyle. Kaçan kovanır spor. Hâlâ typing değil mi ama? Kesin yazıp yazıp siliyor bak. İyi, ne olsun yazmış. Gerizekalı ya bu. E ben dedim. Okey. Saykoz soğukluğa bağlayacağız o zaman. Yapacak bir şey yok.
Bence iyi. Gönder. Üçüncü sorumu nereden assam diyordum. Gönder. Aklıma sen geldin. Gönder. Akşam benimle e-spors finaline gelmek ister misin? Gönder. Kendini geliştirdin ha. Bravo. Süperim. Oha. Ne oluyor ya? Yok bir şey. Çok güzel bir mesaj geldi de. Ay ne geldi? Ne geldi? Bir dakika Ada. Tamam. Bir cevap atayım, anlatacağım. Böyle yola gelirsin işte gerzek. Elinde bilet mi var diyor. Bir de gözler fal taşı yamacısı koymuş. Hem de en önden. Ünlem ünlem ünlem. Gözlerinden yıldız çıkan surat. Bu mesaj atan arkadaş da çalışmıyor galiba. Abartma Hata, bir mesajlaştırmadın. Ay çatlayacağım ama anlat. Neye sevindin bu kadar? Dur. Bundan story değil, post çıkar diyor. Ünlem ünlem ünlem. Yazıyor. Devam ediyor. Seni nereden alayım? Yazmadan duramıyor. Görüyorsun değil mi? İşte böyle. Aferin Kuzey. Aferin oğlum. Ya bak sana demiştim. Yetenek, tecrübe hepsi bende. Yalnız bu fikri ben verdim sana. Biletleri de ben ayarladım. Lütfen. Ha öyle. Poz ne demek?
Vay başıma gelenler. Evet? Anlatacak mısın? Ne oluyor? Neye gülüyorsun ya? Ya bir şey değil. Arkadaşım akşamki karşılaşma bilet ayarlamış. Süpermiş. Evet. Efe'ler de balkondan yer ayarlamış. Sizinki nereden? Galiba en önden. Ne? Oha! Baya en iyi yerlerden mi ayarlamış? O nasıl bir arkadaşmış? Ben de sizinle arkadaş olabilir miyim? Saçmalama. Ne saçmalıyorum? Saçmalamıyorum. Aramızda zengin ve ünlüler var. Arkadaşlar, aramızda zengin ve ünlüler var. Biz faniler de bir sunum hazırladık. Beğenildi diye sevinelim. Hadi ya. Beğenildi mi?
Müge Hanım, gördüğüm en iyi sunumdu dedi. Sağ olsun, aşkım benim. Tunç Bey de teşekkür mesajı atmış. Teşekkür mesajı? Hı hı, evet. Bak dinle. Sevgili 01005516.
Ne oldu çalışanım? Ya şu ses tonuna bakar mısın? Ne kadar güçlü. Evet, yine çok özel bir mesaj gerçekten. Evet. Müge Hanım, Tunç Bey'in on senedir geri dönüşme özel bir ilgisi olduğunu söyledi. Niye ki?
Atık yönetimi direkt onun sorumluluğundaymış çünkü. Bu konuda hep en iyi elemanların çalışmasını istermiş. Ha, ondan bu özel mesajlar var. E herhalde. Müge Hanım bir de ne dedi biliyor musun? Söyle Ada, söyle sen de ben de kurtulalım. Beni yeni açılan pozisyona düşünüyorlarmış. Can'ın yerine. Hadi ya. Seni müdür yapacaklar yani o zaman. Ya belli değil daha. Sana bir şey söylemedi mi? Yok, söylemedi.
Ha. Boş ver, takma ya. Yarın bir görüşmemiz var aslında. Belki bununla alakalıdır. Evet.
Aklıma takıldı. Ay, akşamki finalde de bunu düşüneceksin şimdi. Canım ya, takma diyeceğim ama benim de kafama takılırdı. Neyse, neyse. Ben bunu yarın düşüneceğim. Ben finali hazırlayayım kendime. Malum, en önden. Virtual Zone X final karşılaşmasına hazır mısınız?
Hazır mısınız? Hazır mısınız? Virtual Zonics en sevdiğim oyun biliyor musun? Ya süper. Sen biletin var deyince bir de evin sırası. O kadar sevindim ki anlatamam. Günüm çok kötü başlamıştı ama şimdi bambaşka bir yerdeyim. Ne oldu, ters bir şey mi oldu? Önemli değil, önemli değil. Ofiste bir şeyler duydum da o aklıma takılmıştı. Evet, yerimiz burası. Kul mu?
Cool'un yanında oturduğumuza inanamıyorum. Cool mu? Ben de bir insanın adının cool olduğunu inanamıyorum. Gamer işte, isimleri sorgulamayacaksın. Bu bileti nasıl aldın? Olacak işte. Ya oldu işte!
Ya bu adam çok düzgün bir adam. Takıma çizdiği strateji, sakinliğin, tecrübesi. Çok, çok beğeniyorum. Konuşsana madem öyle. Yok ya, gerek yok. Ya ne olacak, adamla fotoğraf çektiren çektirelim mi? Kimsenin konuştuğu da yok. Baymış, baksana baymış ya. Seviyorum bence. Rahatsız etmeyelim bence. Gerçekten. Evet, oyunun başlamasına on dakika kaldı. Allah'ın öncesinde sürprizimiz var. Pardon, pardon. Merhaba. Merhaba. Arkadaşım Kuzey seni çok beğenerek takip ediyor.
Selam kuzey dostum. Selam, selam, selam. Selam, kusura bakma. Rahatsız etmiyoruz değil mi? Arkadaşımı engelleyemedim. Ben beğeniyorum deyince. Yok dostum. Söylemeden edemeyeceğim. Yarı finalde o kadar yedin ki... ...o son andaki hamle... Keşke sen finale kalsaydın. Final çok daha keyifli olurdu, emin ol. Sağ ol dostum. Fotoğraf ister misin? Tabii. Tamam, ben çekeyim sizi. Tamam. Gelsene sen de. Esas fansansı sen çektir. Yanlış anlama Kulu. Ben de çok beğeniyorum seni. Sana karşı boş değilim. Çekiyorum. Süper oldu. Tamam. Tamam o zaman. Çok memnun oldum. Süpersin. Umarım seneye finallerde seni izleriz.
Çok sağ ol kardeşim. Çok, çok teşekkürler. Oyunun başlaması da beş dakika kaldı. Birazdan sürprizlerimizi de açıklayacağım. Biri telefon düşürmüş. Nerede? Bak şurada, şurada. Merdivenin hemen kenarında, görüyor musun? Dur, bir dakika. Hemen alayım. Evet. Ortalıkta telefon arayan biri de yok gibi. Evet ya, kimse bakınmıyordu. Telefonsu da ayak duruyor burada. Yazık, ne yapacak şimdi bunun sahibi? Haklısın.
Uf! Ugram'a giremezsin. Oyunun videosunu çekemezsin. Hiçbir iletişimin yok. Para, pul, her şey onda. Ne yapayım peki? Kayıp odasına götürüp geleyim mi hemen? Yani şimdi neredeki kayıp odası acaba? Odayı ara, bul. Telefonu teslim et. Sorulara cevap ver. Geri gel. Ya her şeyi kaçırırsın. Uğraşma bence. Belki bilmiyorum yani. Telefonun sahibi de arar, gelir. Burada yerlere falan bakılır. Yok, yok. İlla teslim etmek lazım da. Neyse oyundan sonra vereyim. Olur, tamam. Tamam, tamam. Uğraşma. Bence de uğraşma sen.
Yani oyunu kaçırmasam. Önemli olan oyun. Yok ya, ben rahat edemeyeceğim. Bir koşu gider gelirim. Nereye gidiyorsun ya? Saçmalama, otursana. Oyundan sonra gitme yani. Yok, yok. Kaybeden şimdi arar, bulamaz falan. Muhtemelen oyuna geldi. Oyundan da keyif alamaz. Sen otur, ben hemen geliyorum. Ya ama senin keyfin ne olacak? Bir şey olmaz, bir şey olmaz. Görüşürüz. Hemen geliyorum.
Ela, kuş kafeste. Anlaşıldı, tamam. Ne anlaşıldı ya? İyice tırba girdin ha.
Bu da suratıma kapatıyor ya. Ve oyun başlıyor. Oyun başlıyor. İyi olsun, pissin siz. Ben mi üzeceğim ya bu oyunu şimdi?
Kaçıranların pişman olacağı bir randevunu daha geride bıraktık. Sıra üçüncü oyunda. Kaçırdı mı? İnanamıyorum. Ya ben de çok üzüldüm. Keşke gitseydim. Ben gitseydim. O kadar iyi bir oyundu ki. Neyse, neyse.
Evet, Dark Walkers mola istedi. Oyuna beş dakika ara veriyoruz ve... ...artık sürprizi açıklama vakti geldi. Aranızdan biri sahneye gelecek ve... ...geçen senenin en iyi oyucusu Koola bir tur oynayacak. Ne? Yok artık. Şimdi, sizlerin kamerası Fenten aranızda dolaşacak... ...ve kendisine göre en istekli görünen fanı seçecek. Hayatta yapamam.
Hadi bakalım, seçmeler başlasın. Saçmalama, yapacaksın. Sen kim? Sen kim? En istekli olduğunuzu göstermek için sonra 10 saniye. Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum!
Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Buldum! Bu
Evet, ben. Hayır, ben değil. Ben değil, arkadaşım. Arkadaşım, arkadaşım. Evet, arkadaşım gelecek diyor. Beyefendiyi bekliyoruz. Gerçek olamaz. Gerçek olamaz. Rezil olacaksın. Gerçekten rezil olacaksın. Herkesin ortasında. İnanamıyorum sana. İnanmıyorum. İnanma, kendine inan. Yapacaksın. Hadi gitmek zorundasın artık, hadi. Tamam, tamam, gidiyorum. Bravo kuzey. Vuhuu.
Hoş geldin. Adın ne? Kuzey. Et Kuzey Yıldızı. Hazırsan Kuzey, hayatının oyununa başlar. Beş yıl önce. Nereden başlasam acaba? Bu kahvaltı için biraz abartılı bir menü değil mi? Bir fotoğrafınızı çekebilir misiniz? Bana mı dediniz? Yani mümkünse. Verin bakayım. Nasıl yapıyorsun bunu şimdi? Göstersenize bana.
Şöyle. Şuradan tutup şuraya basıyorsunuz. Bakın bana. Herkes baksın. Hadi. Hadi ya. Tamam. Çektim oldu. Hadi. Tamam. Çok teşekkürler. Bakayım. Yeni herhalde. Nasıl idare eder. Bir grup geri zekalı ya. Geri zekalı biraz fazla olmadı mı? Kuzey senin yanında da söylediklerime dikkat edeceksen. Bizim fabrikadan mı acaba bunlar? Bilmem. Konuşmuyorum ki hiçbiriyle. İyi ediyorsun.
İyi anlat bakalım. Neyi anlatayım? Nasıl gidiyor iş? Nasıl geçti bütün sene? İşler iyi. İyi gidiyor. Tasarrufları geçen yıla göre yüzde 200 artırdık mesela. Uzayda maliyetleri yüzde 20 kıstık. Verimlilik beş yıldır kademeli olarak artıyor zaten. Dediklerinin hiçbiri aklımda kalmıyor, biliyorsun değil mi? Nasıl yani? Tasarruf, verimlilik, maliyet. Sence bunlar seksi kelimeler mi? Ben üretim direktörüyüm Tunç. İşi anlatırken çok seksi olma şansım yok bence. Üretim kafasından çık artık oğlum.
En son değerlendirmende de söyledim sana. Kendine hikaye yarat ve bunu pazara. Tamam farklı firmalarla, farklı departmanlarla iş birliği yaptım ben de. Bu şekilde tasarruf yarattık zaten. Bu mu yani hikaye? Evet ve çok çalıştım bunun için. Aman konunun çalışmakla ne alakası var? Sen benim yerime geçmek istiyorsun değil mi? Evet. Sen kurma geçersen tabii. Buyurun Tunç Bey. Özel salatalık suyumuz. Teşekkür ederim. O ne? Denesene.
Bu ne ya? Alkol var bunda. Dur sana da söyleyeyim bir tane. Nasıl yani? Burada yasak değil mi? Bana değil. Pardon. Bir tane daha alabilir miyim? Tabii. Birazdan getiriyorum. Kuzey, bak bizim seninle yıllara dayanan bir geçmişimiz var. Sen benim sadece çalışanım değil, dostumsun da. Sen de benim. Çok sağ ol.
Sana söylemedim moralin bozulmasın diye ama. Ya neyse, boş ver. Şimdi seni üzmeyeyim. Nedir ya? Söyle. Yok ya, yok. Boş ver. Söyler misin? Neyle ilgili? Anlatayım ama canını sıkma. Ben geçen sene kurula benim yerime genel müdür olarak seni önerdim. Bilmiyordun. Maalesef bir kişi bile desteklemedi. Neden biliyor musun? Neden? Çünkü senin hikayen eksik.
...hikayen de seksi kelimelerin eksik. Ama hedefleri tutturdun, maliyetler beş senede ortada... Ya rakamları unut. Sen bu kafayla yedi sene daha olduğun yerde kalırsın oğlum. Ben başarıya rakamlarla mı ulaştım sanıyorsun? Herhalde, sonuçların var. Hayır. Tabii ki hayır. Her yeni görevde yeni bir hikaye yarar. Sana da bunu yapmamız lazım. Tamam. Tamam, ben biraz düşüneyim o zaman. Bu seneki projelerden nasıl bir şey çıkarabilirim? Bu yaptıklarından bir cacık olmaz.
Seksi diyorum. Seksi diyorum abi. Seksi, seksi. Tamam da yeni fikirlere kafa yoracağız o zaman. Bunun için vakti yok. Ne? Neden? Aramızda kalsın. Bence beni seneye kurulu alacaklar. Yerime birini geçirmeleri lazım. Seni geçirmezlerse yedi sene daha mı bekleyeceksin? Tabii ki hayır. Atık yönetiminde inanılmaz gelişmeler oldu, biliyorsun. Evet. Şu anda kurulda herkes bunun nasıl olduğunu... ...ve bize neler kazandıracağını merak ediyor. Bunu onlara sen anlatabilirsin. İyi de atık yönetimi senin sorumluluğunda.
Diğerleri bunu bilmiyor. Nasıl yani? Görevde alımını hiç konuşmuyor musun? Yok. Kurulu onu tamamen bana bırakıyor. Bak Kuzey. Yıllardır araç bataryalarındaki geri dönüşüm işini çözebilen olmuş mu? Yok. Olmamış. Ben yapana kadar olmamıştı. Ben çözdüm. Evet, biliyorum. Hakikaten inanılmaz bir başarı. Sayende karbona ekizi görülmemiş rakamları inecek... ...ve satışlar uçacak. Bu süper bir hikaye bence. Tamam, kesinlikle. Ama senin yaptığın işin üzerine konamam.
Sen bilirsin. O halde benim yerime başka biri bakılacak. Ben sadece senin bunca yıllık emeğini çöpe atmanı istemem. Ben de istemem tabii ki. E tamam işte. Sana altın tepsi de fırsat sunuyorum. Benim düşünmem lazım. Düşünmene gerek yok. Zaten düşünmen için vakit de yok. Güven bana. Yok, bilemiyorum. Bak, bir dost olarak rica ediyorum senden. Benim de sana ihtiyacım var. Şirketi güvendiğim birine teslim etmek istiyorum. Haklısın sen de. Güvenmediğim biriyle çalışmak zor, evet.
Buyurun, özel sağlıklı suyunuz. Teşekkürler. Nasıl yapacağız peki? Çok basit. Atık yönetimi geçen sene senin sorumluluğuna geçmiş gibi göstereceğiz. Üretimle epey alakalı bir iş zaten. Yani aslında öyle. Tamam işte. Kimse sorgulamaz da. Tesisi geçen gün gördün zaten. Atla deve bir şey yok. Yıllık denetim de yeni tamamlandı. Bir tek imha süreci kaldı. O da birkaç ay biter.
Konuyu hiç bilmiyorum ama kuruları nasıl anlatacağım? Orası kolay. Ben sana her şeyi harfiyle söyleyeceğim. Güven bana. Beyefendi, pardon. Sizi çok rahatsız ettik ama... ...rica etsem bir de şu açıdan çekebilir misiniz? Başka kimse de yok galiba. Verin, ben çekeyim. Evet, şuradan da değil mi? Tamam. İşte oldu. Buyurun. Çok teşekkür ederiz. Rica ederim. Bu arada siz nerede çalışıyorsunuz? General Co. Niye sordunuz? Arkadaşım birine benzetmiş de. Teşekkürler tekrar. İyi geceler. İyi geceler. Vallahi ben bunları söylememiz gereken şirket ismini unutmuştum. İyi kıvırdın. Aman dikkat et. Bir kere yanlışlıkla Next Auto dedim, beni bir daha almıyorlardı. Canıma minnet. Hazırsan Kuzey, hayatının oyununa başlıyoruz.
Merak etme, oyun muhtemelen bir dakika bile sürmeyecek. Belki başlamadan bitecek. Önemli olan bu koltukta oturmak. Buradaki herkes şu an senin yerinde olmak istiyor. Kul hazır mısın? Hazırım hocam.
Evet, oyun başladı. Kuzey kaçıyor, kum kovalıyor. Buna şaşırmadık. Yapma Kuzey. Korkunmece'ye faydası yok. Kuzey'i kocaya sıkıştırdı. Yumruk çalışıyor. Kafalarda aynı sonu. Acaba meşhur hareketi yapacak mı? Umarım yapmaz. Çünkü Kuzey'in uçan tekmeyle ayakta kalabilmesi imkânsız. Evet, geliyor. Kum uçuyor ve... İnanamıyorum. İnanamıyorum. Kuzey kum yapmadı. O nasıl bir başkaldırı?
Uçan kulum altından bir kayışın yeniden sınav orajını izliyoruz. Kuzey'den bir tekme, bir yumruk, bir şaşkınlık içinde. Ama yılmadı. Yeniden mi deniyor? Evet. Ve Kuzey bu zaman kaçamadı. Yine yıldı. Kalkar mı? Yedi, altı, beş, dört, üç, iki, bir.
Sakin ol Kuzey. Sakin ol. Maalesef bitti. Hayır, hayır. Bir dakika. Bir dakika. Kuzey itiraz ediyor. Gerekçesi var mı yanında? Benim setimde sıkıntı var. Basıyorum ve çalışmıyor. Varışın zor iş tarihinde görülmemiş bir şikayet. Gelin bakın, bakın. Set çalışmıyor işte. Çalışmıyor. Evet, yine de teknik ellerimiz kontrol ediliyor ve...
Evet, tahmin ettiğimiz gibi hiçbir sıkıntı yok. Hayır, hayır, hayır. Hayır, haksızlık bu. Benim setim çalışmıyor. Kuzey, çok üzgünüm. Tabii ki yenildin. Ama beklenmeyen bir mücadele verdin. En profesyoneller bile bu kadar dayanamazdı. Hey, hey, hey. Kuzey, sakin ol dostum. İyi oyundu. Bana iyi oyundu demeyin. Bana iyi oyundu demeyin.
6 bölümden oluşan Karanlık Bölge podcast dizisinin ikinci bölümünü dinlediniz. Karanlık Bölge'yi Spotify, Apple Podcasts, Google Podcasts ve tüm podcast platformlarından dinleyebilirsiniz. Karanlık Bölge, bir pod bir medya yapımı. Yönetmen Tansu Biçer. Senaryo Özge Satman B. Ses tasarım Fatih Rabet, Eli Haligua. Kurgu Tülin Özen. Müzik süpervizörü Ahmet Kenan Bilgiç. Ses operatörü Sabri Oya. Vurgu asistanı Tolga Can Bozcan.
Afiş Tasarım, Bulut Zümrüt. Oyuncular, Tansu Biçer, Tülin Özen, Burcu Gölgedar, Esra Kızıldoğan, Şehz Suvaraktaş, Fatih Sevdi, Şebnem Hasan İsovgi, Ezgi Çelik, Deryar Şahan, İnci Sefar Cingöz, Sezar Arıçay, Efe Tunçer, Mustafa Kırantepe, Güneş Hanası, Zehra Durgut, Selen Şenay, Kaan Altay Köprülü, Tolga Güneş.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.