
3.024 kelime · ~15 dk okuma
Merhabalar Trend Topek'in bu bölümünde yine iki gün, üç gün boyunca Türkiye'nin gündemini kasıp kavuran bir başka konuyu ele alacağız. Bu konu, kız çocuklarının çok küçük yaşta, 13 yaşında kız çocuklarının cinsel ilişkiye girdikleri kişilerle evlendirilmesi yasa tasarısı. Şimdi epey bir karışıklık oldu. Meclisten geçti mi geçmedi mi? Orada bir anlaşmazlık oldu. Hemen baştan şunu söyleyelim. Bir tasarı olarak geldi meclise ancak yine geri çekildi. Peki bu tasarı ilk kez mi geliyor? Hayır. Dönüyoruz gidiyoruz 2016 yılına.
Tarih 21 Kasım 2016 günlerden pazartesi. Tacizci faili mağduruyla evlendirip kurtaracak olan önerge yarın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geliyor sevgili izleyenler. İktidar Partisi her ne kadar bunu kabul etmese de durumu bu şekilde özetleyebiliriz. Ne var bu yasa tasarısında o dönem? Mağdur kadın ya da kız çocuğuyla evlenirse tecavüzcü kişi kendisiyle ilgili açıklanan hükmün geri bırakılması isteniyor.
Şimdi tabii o zaman da kıyametler kopmuştu. O dönem bu yasa tasarısını AKP İstanbul milletvekilleri Mehmet Muş, Halis Dalkılıç, Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu ve Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu imza vermiş ve meclisin gündemine getirmiş. Şu ifadeler var o yasa tasarısında 2016'da. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksız 16-11-2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan mağdur ve failin evlenmesi durumunda ceza açıklamasının geri bırakılmasına, hüküm verilmişse cezanın infazının ertelenmesine karar verilir, zaman aşımı süresi içinde evliliğin failin kusuruyla sona ermesi halinde fail hakkındaki hüküm açıklanır veya cezanın infazına devam olur.
Bu fıkra uyarınca fail hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya cezanın infazının ertelenmesine karar verilmesi durumunda suçu azmettiren veya işlenişe yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazının ortadan kaldırılmasına karar verilir. Yani eğer aile de bu işin içindeyse aile de ceza almasın da deniyor. Şimdi o dönemde bu yasayı çok ateşli savunanlardan bir tanesi AKP Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık'tı. Öznur Çalık çokça basına konuştu o dönemde ve şunları söyledi. İşte tecavüzde bulunan kişiye bundan kesinlikle yararlanmayacak fakat işte 17 yaşın altında
Sevmiş, evlenmiş, imam nikahı yapmış kişiler var. Bu kişilerin eşleri daha sonra kısıtlayıcı yasalar nedeniyle cezaevine atılıyor ve kadınlar mağdur oluyor. Biz bunun önüne geçeceğiz dedi. Hatta sadece bir sefere yönelik olarak bir defalık bu yasayı da geçireceğiz dedi. Öznür Çalık o dönemde ben hala CNN Türk'te ana haber mültenini sunuyordum. Öznür Çalık CNN'de konuğum olmuştu ve aramızda şöyle bir diyalog geçmişti.
Şimdi özür dilerim. Anlıyorum ben sizi. Tabii haklısınız. Anlıyorum ben sizi. Anlıyorum. Mesela o toplantıda gördüğüm kadarıyla, kimi kadın örgütleri diyorlar ki bu bahsedilen kişi sayısı 100 kişiye geçmiyor. Şimdi öte yandan bu çocukların baskı altında yahu benim evet rızam var dedirtilmeyeceğinin garantisi nedir? Küçük çocuklardan bahsediyoruz. Birincisi bu.
Anlatabiliyor muyum? Yani bu iş önüne salınacak. Ya bir dakika lütfen size yerinizi vicdanınıza koyun. Belki kızınız da var. 13 yaşında bir çocuğun öyle veya böyle birisinin koynuna sokulması normal mi?
2016'da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ydı. Bekir Bozdağ da bu tasarıyı çok ateşli savunanlardan bir tanesiydi. Evlilikler oluyor ama yaş tutmadığı için resmi nikah kıyamıyorlar. Doğum hadisesi olduğunda da doktorlar bunları savcılıklara bildiriyor ve evlenmiş olanlar, gayri resmi olarak evlenmiş olanlardan koca hapse gidiyor, kadın kucağında çocukla beraber dışarıda kalıyor. Bunlar tecavüzcü değil. Bunlar cinsel istismar suçunu zorla işlemiş olan kişiler değil. Ailelerin ve küçüğün de rızasıyla yapılmış işler.
Fakat ne olduysa Kasım 2016'da Erdoğan talimat verdi ve Erdoğan'ın talimatıyla bu yasağa o dönem geri çekilmişti. Cinsel istismar düzenlemesi iktidarın dediği gibi olmadı sevgili izleyenler. Genel kurula gelecekti. Dün geri adım atılmıyor diye vermiştik. Çok net açıklamalar vardı bakanından, milletvekilinden, başbakanına kadar.
Evet, bugün gelecek diye de biliyorduk. Dünkü başlığımızda yarın olaydı ama hükümet ve temsilcileri dönüş yapmamışlardı. Ne var ki dün akşama kadar sevgili izleyenler? Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanı konuştu ve dediği şuydu, hükümet eleştirileri dikkate almalı dedi. Ve işte böyle demesi yetti. Şimdi geri çekizi çekilmesine ne oldu? Yani neden bu yasa zaman zaman böyle gündemimize geliyor acaba?
Şimdi, mağdurun failiyle evlendirilmesi durumunda bir ceza uygulanmasını öngören kanun maddesi 2005 yılında Türk Ceza Kanunu'ndan çıkartılmıştı. O filmlere falan da konu olmuştu hatta. Ondan önce tecavüz eden kişi tecavüz ettiği kadınla evlenirse hapis yatmıyordu. Öyle bir şey vardı. 1 Haziran 2025'te çıkarılan 423. madde ile işler değişti. 423. madde şöyle, her kim
15 yaşında dolduran bir kızı alacağım diye kantırıp kızlığını bozarsa 6 aydan 2 seneye kadar hapsolunur. Evlenme vukuu halinde dava ve ceza tecil olunur. Şu kadar ki 5 sene içinde koca aleyhine boşanmaya hükmü olunursa hukuku amme davası avret eder ve evvelce ceza hükmü olunmuşsa çektirilir. Bu yasa 2005 yılında Türk Ceza Kanunu'ndan çıkarıldı. O dönem hatırlayacaksınız 2005 yılında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci hala devam ediyordu. Bu konuda Türkiye'de nabız yüksekti. Yani öyle bir hava esiyordu. Türkiye AB'ye girecek.
Bunun için reformlar yapılacak, sürekli yasa değişiklikleri yapılıyordu bu minvalde ve AB yasalarına Türkiye yasaları uyumlanmaya çalışıyordu. Ve bu çerçevede de aslında tecavüzcünün çocukla evlenmesi halinde ceza almamasına ilişkin yasa çıkarılmıştı. Fakat ne olduysa bu maddenin Türk Ceza Kanunu'ndan çıkarılmasından 11 yıl sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bir fetva verdi. O fetvada kız çocuklarına ailede veya dışarıda şehvet duyulmasının bir sakıncası yoktur. Yollu bir fetva. 8 Ocak 2016 tarihinde Diyanet'e bağlı fetva hattında yer alıyor. 17 Ocak 2016'da rahmetli Yaşar Nuri Öztürk bu fetvayla ilgili şöyle demişti.
Diyanete ben seneler önce dedim ki bu fetva hattını kapatın, bu sizi rezil kepaze edecek. Bakın, isterseniz arşivlerimden gider, bunu teklif ettiğim yazıları çıkarırım. Kapatın bunu dedim. Ama bunlar rezil olmaktan zevk alıyor. Çünkü aziz olacak hiçbir şey üretmiyorlar. Rezil olmak için bir şey üretmek kolay. Üretmeye de lüzum yok hatta.
Ama aziz olmak için üretim lazım, ter dökmek lazım, ciddiyet lazım, çile lazım. Bunlarda bu yok. Yani dünyanın önünde din adına şu sorulan sorulara bak. Siz bu milleti ne hale getirdiniz de bu soruları soruyor? Siz böyle toptan seks manyağı mısınız ya? Vallahi evet. Siz seks manyağı mısınız ya? Hasta mısınız siz?
Tabi şimdi aslında yani burada neden sonuç ilişkisini nasıl kuracağız? Diyanet böyle bir fetva verdi diye mi bu yasal düzenlemeler için düğmeye basılıyor yoksa tam tersi mi? Yani burada bu şekilde belki neden sonuca varmak çok doğru değil ama günün sonunda biliyoruz ki son yıllarda hele hele özellikle Diyanet'in bazen siyasi motivasyonlarla bir takım kararlar aldığını, fetvalar verebildiğini biliyoruz. Dolayısıyla yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan böyle bir yasal düzenleme isteniyor da işte Diyanet de bu konuda siyasi iradeye destekçi mi olsun deniyor? Bu da olabilir. Belki biraz daha bu açıdan bakmak meseleye daha doğru.
Şimdi evet çok fazla tepki görüldü. Bu yasa tasarısı o dönem geri çekildi. Bu yasa tasarısını söylediğim gibi savunanlar da oldu. Fakat tabii 2016 yılında bu yasa tasarısı getirildi. Meclise tepki görünü çekti. Bitmedi iş burada. 9 Nisan 2018 tarihinde yine başka bir yasa tasarısı bu sefer.
meclise sunuluyor. Çocuk İstismarı Komisyonu'nun hazırladığı bir yasa tasarısı. Adana ve Antalya'da 5 yaşın altındaki iki çocuğun istismarını yarattığı büyük tepki üzerine kurulan bir komisyon bu. Çocuğun İstismarı Komisyonu. O komisyonun hazırladığı bir yasa tasarısı gündeme geliyor. Tasarı da
Çocuğun cinsel istismarı suçunun nitelikli hali için öngörülen hapis cezasının üst sınırı 20 yıldan 40 yıla çıkarılıyor. İstismar suçunun 12 yaşını tamamlamamış çocuğa ceza işlenmesi halinde 30 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Fakat yine 12 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı Cebir veya tehditle cinsel saldırıda bulunması halinde faile müebbet hapis cezası isteniyor. Tasarı da ayrıca cinsel saldırı suçlarından mahkum olanlara kimyasal hadım da isteniyor. Fakat işte arada yine aynı yani işte tecavüzcünün kız çocuğuyla evlenmesi halinde ceza indirimi yapılması, cezanın geri bırakılmasına yönelik ibare yine bu tasarı içerisinde konuluyor. Fakat 18 Nisan 2018'de 163 kadın ve LGBTI örgütü bir ortak açıklama yapıyorlar.
Diyorlar ki bu tasa çocuk istismarına yola çarpıyorlar. Tasarı yine geri çekiliyor. Ve sene 2020. Teklif yine gündemde. Bu sefer tasarıyı meclise getiren AKP'li Özlem Zengin. Tasarıya göre 13 yaşta cinsel istismar mağduru kız çocukları 15 yaş büyük istismarcı erkeklerle evlenmesi halinde cezasızlık.
Öngörülüyor. Şimdi bu tasarı tasarı olarak meclise getirilmiş. Bu tasarının detaylarını hukukçu Adem Sezer sosyal medyaya taşıdı ve aslına bakacak olursanız kamuoyu oradan öğrendi ve müthiş bir tepki yine sosyal medyada ortaya çıktı. Burada AKP neden durup durup bu yasa tasarısını gündeme getiriyor? Bir tabi Diyanet'in böyle bir fetvası var. Fakat Diyanet'in fetvasının burada etkisi var mı yok mu onu bilmiyoruz. Ama anlaşılan işte Bekir Bozdağ da gündeme getirmiş. 3-4 bin böyle aile var diye tabanda böyle isteyen bir kısım var. Yani işte bir kısım kişiler gencecik yaşta 13 yaşında 15 yaşında neyse dini nikah kıymışlar.
ve bu dini nikâhtan çocukları olmuş vs. ve daha sonra haklarında davalar açılmış. AKP'liler diyorlar ki ya böyle mağdur olan çok aile var işte vakti zamanında, çocuk yaşta. Bunlar sevmişler, evlenmişler ama bak şimdi mağdur oluyorlar, kocaları hapiste diyor. AKP'nin savunduğu şey bu. Bir de tabii şunu da söyleyenler var sosyal medyada çokça. Canım bak Avrupa'da, Amerika'da bu yaşta 13 yaşında, 15 yaşında insanlar cinsel ilişkiye giriyor.
Avrupa'da olunca ses çıkarmıyorsunuz da Türkiye'de olunca mı ses çıkarıyorsunuz diyor. Ama tabi öte yandan hukukçular da diyorlar ki bu çocuk istismarının önünü açar. Çocuk evliliklerinin önünü açar. Çok genç yaşta kız çocukları büyük büyük adamlarla evlendirilir ve istismar edilir. Bunun önü alınamaz. Bu yasanın gevşetilmemesi lazım diyorlar. Ve Can Kuraş bu konuda mücadele veriyorlar.
Şimdi tasarıyı yine aradan meclise geldi. Yani bakın iki yılda bir, 2016, 2018 ve 2020 ara ara bu tasarıyı böyle iktidar kesinlikle geçirmeye çalışıyor. Tasarı meclise gelmiş ancak geri çekilmiş. Meclis kulislerinden duyduğum, öğrendiğim tasarıyı Özlem Zengin bizzat getirmiş mecliste gündeme en sert tepki verenlerden bir tanesi İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener olmuş.
İnfaz yasası diye biliniyor. Evet, infaz. Ama onu hapishanelerde yatan insanların aileleri af diyebilir. Bir, bu iki siyasi partinin yani Cumhur İttifakı'nın bileşenlerinin oyları yeterli. Dolayısıyla getirip geçirebilirler. Birincisi bu. Yani diyorsunuz ki muhalefete ihtiyaçları yok. Zaten hiçbir konuda biz mesela bu COVID-19'la ilgili bir meclis bünyesine bir araştırma kurulsun diye araştırma önergesi verdik. Bu iki partinin oylarıyla reddedildi. Şimdi şunu söylemeye çalışıyorum.
Bir, böyle bir durum var. İki, ilginç bir biçimde bize getirilen teklifin içinde çocuk tecavüzü artı tacizi var. Şiddet, kadına şiddet, çocuk evlilikleriyle ilgili bir de torbacı denilen uyuşturucu satıcılarla ilgili bir infaz indirimi mevcut. Bizim bunlar kırmızı çizgilerimiz. Arkadaşlarımız da AK Parti Grup Başkan Vekilleri'ne ve Sayın Bostancı'ya ilettikleri şu oldu. Bu infaz yasasını açık net bir şekilde kamuoyla paylaşsınlar.
Bengi Semerci merhabalar. Merhaba. Şimdi sizi konuk olarak aldım bu bölümümüzde çünkü malum işte bu çocuk evliliği, mağara uğrayan çocuğun evlendirilmesi meselesi. Tamam bu tasarı geri çekildi ama siz bu mesele üzerine yazan, çizen, konuşan bir uzmansınız. Çocuk ve ergen psikiyatrısınız zaten, değil mi? Yanlış söylemiyorum. Evet, doğru.
Şimdi tweetler attınız yine bu yasa tasarısı gündeme gelince. Ben şunu merak ediyorum. Bu tasarı tabii ilk değil, habire gündeme geliyor. Niye habire gündeme geliyor? Yani böyle bir ihtiyaç mı var hakikaten ya da böyle bir sorun mu var? Şimdi gündeme getirenlerin hep ileri sürdükleri bir gerekçe var. Bazı çocuk evliliklerinde mağdur kişiler olduğu ve işte onların dışarı çıkarılması gerektiği.
Şu kabul edilebilir, zaten hukukçular da onlar için ayrı bir takım yöntemler önerdiler. Yani iki tane, özellikle de hep ileri sürülen bazı vatandaşların geleneksel olarak ki Roman vatandaşlar hep örnek veriliyor, çocukların çocuk yaşta evlendirilmeleriyle ilişkili ve bunların çoktan evlendikleri çocukları olduğu ve mağdur olduklarına ilişkili. eğer gerçekten iki çocuk evlendirilmişse, yani birisi 14-15 yaşında, diğeri de 15-16 yaşında. Yine iyi nikâhtan bahsediyoruz tabii. Tabii ki yani o yaşta zaten yasal olarak evlenmeli bir yasak ama aileleri tarafından ikisi de çocuk olan iki kişi evlendirilmişse, o zaman zaten ceza alması gereken aileler aslında ama hani o çocuklar mağdursa o zaman bu soruna bir çözüm bulunabilir. Ancak
Bahsedilen şey, öneride sık sık getirilen tasarıda devamlı 2016'dan beri getirilen şey, bir 13 yaşında çocuklardan, şimdi 13 yapılmış, çocuklardan bahsediyoruz. Yani çocuktan bahsediyoruz. Ve evlendiği kişiyle arasında 15 yaşa kadar fark varsa bir af getiriyor. İki çocuğun büyüklerin zoruyla ya da kendi hatalarıyla evlendirilmiş olmaları ve evlilik adı altında birlikte olmaları başka bir şeydir. Bir çocuğun kendisinden daha büyük, ondan her anlamda daha baskın, etkin olabilecek bir kişiyle evlendirilmesi başka bir şeydir. İkincisi net olarak çocuk istismarıdır. Dolayısıyla siz 12-13 yaşındaki bir çocuğun 29-30 yaşındaki biriyle evliliğiyle evlilik diye göremezsiniz. Bu çocuk istismarıdır. Halbuki tasarıda hep bir 15 yaş fark konuluyor. Uluslararası bütün yayınlarda, bütün araştırmalarda bile çocuk istismarında, çocuklar arasındaki istismarda da kabul edilen şey yani mağdurla fail arasında en fazla 3 yaş olabilecektir.
13 yaşında bir kız çocuğumdan 15 yaş büyük bir erkek bu acayip bir fark. Yani çünkü 13 yaşında küçük bir çocuk olduğu için 22 süresindeki bir adam kocaman bir adam yani öyle değil mi? Evet yani bir erişkindir ve bir erişkinin bir çocukla adına ne derseniz diyeyim cinsel ilişkiye girmesi istismardır. Çünkü erki vardır.
Çünkü baskı yapma gücü vardır. Gelişimsel olarak bu böyledir. Yani 13 yaşındaki çocuğun kabulü, rızası, aşkı, isteği diye bir şey bunda söz konusu değildir. Her ikisi de küçükse, nasıl etkiler bu kişilerin hayatlarını? Yani ikisi de bir 13 yaşında, biri 15 yaşında, neyse bunlar heves ediyorlar, gelenek deniyor falan, evlendiriliyor. Yani şimdi bu durumda olağan mı karşılamalı? Hayır. Tabii ki olağan karşılamamalı. Bir kere şunu herkesin anlaması lazım.
Bunu savunan hiç kimse evdeki 13 yaşındaki çocuğu gece birde sokağa çıkacağım dediğinde, araba kullanacağım dediğinde, sigara içeceğim dediğinde, alkol içeceğim dediğinde izin vermiyor. Vermemesi de gerekiyor. Çünkü anne baba olmanın, erişkin olmanın gereği budur. Çocuğun gelişim dönemi nedeniyle anlayamayacağı zararlardan onları korumaktır.
Aynı anne babalar nasıl oluyor da 13 yaşındaki bir çocuk ben birini sevdim, kıramadık onları evlendirdik diyebiliyor. Olayın anlamsız boyutu burada var bir kere. Her şeylerine evet demiyoruz çocukların. Erken yaşta evlilik yani iki çocuğu evlendirmek her ikisinin de gelişimini hayatını mahvetmek demektir. Artı onların dünyaya getirecekleri çocukların da gelişiminde bir sürü sorun çıkması demektir.
Çünkü her iki çocuk da eğitiminden, yaşıtlarından kopacak, gelişimleri bozulacak, eğitimsiz kalacaklar, akram ilişkilerini geliştiremeyecekler ve birlikte oluşturdukları aile aslında başkaları tarafından idare edilen bir durum haline gelecek. Ve bütün araştırmalar, bütün izlemlerden biliyoruz ki çocuk yaşta evlendirilmelerde istismar, yani fiziksel olarak şiddet, kavga, dövüş çok daha fazla. Ergen gebeliğinde doğan bebekler daha küçük doğuyor, piramitre doğuyor, anne-bebek ilişkisi bozuk oluyor, o bebeklerde sorun çıkıyor. Yine erken yaşta iki çocuk evliliğinden bahsediyoruz. Yani bir çocukla bir ilişkinin evlendirilmesinden bahsetmiyoruz. İki çocuk evlendirildiği zaman depresyon oranları, intihar oranları çok fazla.
Önemli daha önce işte Bekir Bozdağ'da tasarıyı savunanlardan bir tanesiydi. Adalet Bakanı'yken o 2016'da. Bekir Bozdağ şu tarifi kullanmıştı. Küçüğün de rızasıyla diye. Tam yanıltıcı oluyor bu ifade.
Dedim ya, yani küçüğün rızası nasıl oluyor onu anlamıyorum. Çünkü küçüğün rızasını biz bu çok şeyde kabul etmiyoruz. Yani o küçük okula gitmeyeceğim, bana ne canım istemiyor dediğinde çok kızıyoruz. O küçük ben sigara içeceğim, alkol alacağım dediğinde çok kızıyoruz. Çünkü doğruyu yapıyoruz, biz onun adına erişkin olarak karar vermemiz gerekiyor o gelişimini tamamlayana kadar.
Nasıl oluyor da cinsellik gibi, evlilik gibi sadece kendi yaşamını değil bir sonraki nesillerin yaşamını da etkileyecek toplum sağlığı olan bir konuda küçüğün rızası söz konusu oluyor. Bana göre çocuğun rızası lafında rıza sadece bir erkek ismidir, başka rıza bilmiyorum bu konusu. Peki şu da çok söyleniyor. Özellikle bu son tasarı geldiği zaman bunu söyleyenler çok oldu. Ya kardeşim öyle diyorsunuz ama Avrupa'da insanlar bu yaşta cinsel ilişki yaşıyorlar. Avrupalılara bir şey demiyorsunuz. Bak burada çocuklar işte evleniyor. Buna niye fark ediyorsunuz? Bir kere kim demiş ki Avrupalılara hiçbir şey demiyoruz? Biz uzmanlar olarak, çocuk hakları savunucuları olarak
Her zaman, şimdi değil, ergen yaşta, erken yaşta cinsel ilişkinin zararlı olduğunu, çocukların hayatı için, gelişimleri için sağlıklı olmadığını, bu yaşlardaki flörtün cinsel ilişkiye geçmemesi gerektiğini, hem cinsel yoluna bulaşan hastalıklar açısından hem erken yaştaki gebelikler açısından birçok sakınca taşıdığını, çocuğun gelişimini olumsuz etkilediğini her koşulda söylüyoruz. Dolayısıyla bu doğru bir savunma değil. Yani evlenmesinler de her şeyi yapsınlar diyen kimse yok ortada. Bu tamamen bir aldatmaca ve doğru olmayan bir savı. Biz oluyoruz orada karşı taraf çocuk haklarını savunanları biraz ahlak dışıymış gibi göstermek. Kaç yaşında cinsel ilişki normal değil tırnak içerisinde? Şimdi cinsel ilişkinin normali diye bir şey yok tabii ki. Çocuğun gelişimi tamamlanmadan cinsel ilişki hiçbir şekilde onaylanmıyor. Tekrar söylüyorum çocuğun gelişimi açısından iyi olmadığı için yasal anlamda baktığımızda çocukluğun tamamlanması biliyorsunuz 18 yaş olarak kabul ediliyor yasal olarak.
Beyin gelişimi açısından bakarsanız bu çocuğa göre değişir. Bazı çocuklar da 20'li yaşlarının ortalarına kadar da uzayabilir. Doğru cinsel ilişki zamanı kişinin kendi iradesiyle sonuçlarını, ne olduğunu bilecek ve o cinsel ilişkinin sonuçlarına, sorunlarına da katlanacak beyin gelişimine ve düzeyine erişmiş olması. Dolayısıyla bir normal yaş diye bir şey yok. Ama tabii ki çocukluk yaşında asla olmaması gereken bir şey. 3 Temmuz 2018'de Fatih Altaylan'ın Teke Tek programında aslında bu meseleyi siz çok detaylı açıkladınız. O programın da linkini açıklamalara koyacağız. Şunu sorayım size. Bu mesele habire gündeme geliyor. Yani bu çok yaygın bir şey mi bu şu anda Türkiye'de? Böyle bir yayılım mı var? Böyle bir eğilim mi var? Böyle bir şey görüyor musunuz siz?
Hayır, bunun bir eğilimle falan ilgisi yok. Biliyorsunuz 2005 yılında yeni ceza kanunu çıkmadan önce, eski ceza kanunda son derece insan haklarına aykırı bir maddemiz vardı bizim. Eğer bir çocuğa ya da kadına tecavüz edilmişse ve tecavüzcü de onunla evlenmeyi kabul ederse hiçbir ceza almıyordu. Bu son derece insanın onurunu zedeleyici bir şey. Yani siz suç işleyene ceza vermeyin.
mağdur olanı, ömür boyu ona tecavüz eden biriyle yaşamaya mahkum etmek demek. Bu kanunla aslında neredeyse eski kanun geri getirilmeye çalışıldı. Bizim itiraz ettiğimiz şey bu. Yani o günden bugüne bir yandan diyoruz ki okuyan, eğitim alan çocuk sayımız arttı. Çünkü biz biliyoruz ki eğer biz kız çocuklarının eğitimini daha çok arttırırsak, ailelerin sosyal ekonomik güçlerini desteklersek, anne baba eğitimlerini arttırırsak zaten çocuk yaştaki evlilikler müthiş derecede düşmeye başlıyor. Bunların bir kısmı çaresizlikten, anne babanın yoksulluktan ve eğitimsizlikten desteklediği, yaptığı evlilikler. Ama bir çocuğun kendi rızası tekrar söylüyorum, altını çizerek söylüyorum, çocuğun rızası diye bir şey söz konusu değildir. Çocuğun karşı durmaması, öbür tarafın daha güçlü olduğu, daha baskın olduğu durumlarda, korktuğu durumlarda, Korkmasa bile karşı tarafın büyüklüğü, her anlamdaki büyüklüğü nedeniyle ses çıkarmadığı durumlar rıza değildir. Siz bu çocuğu ömür boyu o kişiyle
bir arada yaşamaya mahkum ediyorsunuz. Yani suçsuz birini her gün tekrar tekrar cezalandırmaya mahkum ediyorsunuz. Bu artmakla, azalmakla, değişmekle açıklanacak bir şey değil. Değişim geriye döndürülemez. Değişim olumluya giden bir şeydir. Tekrar her şeyi geriye alıp çocukların tekrar haklarını ellerinden almak diye bir şey söz konusu olamaz. Engin Semerci çok teşekkürler.
Ben teşekkür ediyorum. Sağ olun. Şimdilik durum bu. Ama bakalım ne olacak? 2022'yi bu sefer takip etmek lazım. Acaba yine böyle bir yasak asarısı mümkün mü gelecek?
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.