Podcast

76 - Yapay Zeka ile Müzik Yapılabilir Mi?

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Yapay zeka teknolojisi birçok alanda olduğu gibi, müzik dünyasında da etkisini göstermeye başladı. 111 Hz'in bu haftaki bölümünde "AI kullanarak müzik yapılabilir mi" diye düşünüyoruz. Bu alanda yapılan çalışmaları inceliyor, birlikte yapay zeka kullanarak bir şarkı yapmaya çalışıyoruz.



Sunan: Barış Özcan

Hazırlayan: Özgür Yılgür

Ses Tasarım ve Kurgu: Metin Bozkurt

Yapımcı: Podbee Media



Bu podcast Samsung hakkında reklam içerir.

Sen de Samsung'un acayip iyi yeni telefonu Galaxy A54 ile ilgili daha detaylı bilgi almak istersen aşağıdaki linke tıklayabilirsin.

https://shop.samsung.com/tr/galaxy-a54-5g/




Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠'u ziyaret et!

Bölüm Transkripti

1.980 kelime · ~10 dk okuma

Herkese merhaba. Ben Barış Özcan. 111. frekansa hoş geldiniz.

Sıkı111 Herz dinleyicilerinin hemen hatırlayacağı, ekibinizin de şu an öğreneceği üzere bundan iki bölüm önce yapay zekalar üzerine konuştuk. Son aylarda neredeyse herkesin hakkında öyle ya da böyle bir fikir sahibi olduğu ya da bir şekilde anlamaya çalıştığı bu teknolojilerin dününe ve bugününe odaklandık hep birlikte. Akinator gibi, Tırnak içinde ilkel bazı yapay zekaları hatırladık mesela. Yine aynı bölümde bugün kullandığımız AI teknolojilerinin bazılarından, özellikle de tabii ki Chat GPT'den bahsettik. Herkesin kolaylıkla kullanabildiği bu dil öğrenme modelinin neler yapabildiğine odaklandık sizlerle.

Jackson Fall'un chat GPT'yi kullanarak yaptığı Green Gadget Guru deneyini inceledik mesela. Aynı bölümde GPT'nin tanımladığı yeni bir duygu durumu olan Meldoria'yı da konuştuk. Yapay zekanın bilinç ve duyguyla olan ilişkisini değerlendirdik böylece. Eğer henüz dinlemediyseniz bu bölüm biter bitmez hemen ''yapay zeka dünyayı ele geçirebilir mi?'' adlı o bölümümüze de uğramanızı öneriyorum. Zira o bölümle bağlantılı şeylerden söz edeceğiz bugün de. Önceki yapay zeka bölümümüzde bu teknolojinin görsel sanatlar, müzik ve prodüksiyon alanlarında da çok etkili olmaya başladığından bahsetmiştim size.

Transkriptin tamamını oku

Aslına bakarsanız yapay zekalar üzerine bu kadar çok konuşmamızı sağlayan ilk gelişme görsel sanatlar alanında yaşandı. Geçtiğimiz yıl önce Mid Journey ve hemen ardından Dali'nin kullanıcılara açılmasıyla deyim yerindeyse bir AI çılgınlığı başladı. Bu iki aracın da çalışma prensibi çok basit aslında. Öncelikle nasıl bir görsel istediğinizi hayal etmekle başlıyorsunuz işe. Sonrası sizin yaratıcılığınıza kalıyor. Hayal ettiğiniz görseli, renk, ışık, şekil, ortam ya da ön plana çıkarmak istediğiniz şeyler her neyse detaylı ve açıklayıcı bir şekilde kelimelere döküyorsunuz.

Sonrası mi Johnny ya da Dalide. Bu iki yapay zeka ve buna benzeyen diğerleri çeşitli yöntemleri kullanarak sizin onlara verdiğiniz o tanımlamalar yani promptlar doğrultusunda yeni resimler üretiyor. Özetle komutluları algılayıp yepyeni görüntüler oluşturabilen iki araç Midjorney ve Dali. Bunu yaparken de görüntü ve metinler arasında anlamsal bir bağlantı oluşturmak için derin öğrenme algoritmalarını kullanıyorlar. Bakın yine çıktı karşımıza o meşhur algoritma meselesi. Fakat bu görseller arasındaki en önemli fark

Sizin yani komutları yazan kişinin hayal gücü aslında. Dali ya da Mincioni gibi teknolojiler burada sadece her zaman olduğu gibi bir araç. Onlar sizin hayal gücünüzle sınırlılar. ve elbette öğrendikleri o veri setleriyle. Yine de sizin hayal gücünüz sayesinde var olabiliyorlar. Yani yapay zekanın henüz görsel sanat dünyasını öyle tümüyle değiştirebilecek bir etkisi olmadığını söyleyebiliriz. Kendilerine ait bir iradeye ve aynı zamanda hayal gücüne sahip olmadıklarını tekrar tekrar hatırlatmak gerekiyor kendimize.

Ancak bu iki yapay zeka modelinin etkisini bireysel kullanıcıların üretimlerinde olduğu kadar artık kurumsal dünyada da görmeye başladık. Bakın hemen birkaç tane örnek vereceğim şimdi size. Dünyada ekonomi deyince ilk akla gelen yayınlardan The Economist dergisi geçtiğimiz yıl 11-17 Haziran haftası için yayınladığı sayının kapağında Mid Journey kullanmıştı. Bir başka dünyaca ünlü dergi Kozmopolitan da 2022 Temmuz sayısının kapağında Ayda Yürüyen Astronot isimli bir görsele yer verdi. Dünyanın ilk yapay zeka ile üretilmiş dergi kapağı iddiasıyla duyuruldu bu görsel ve DALI kullanılarak oluşturuldu.

Dünyanın ilki midir bilmiyorum ama ben de bu teknikleri kullanarak hem müzikler ürettim videolarımda hem de bazı kapak görsellerini hazırladım. Tabi birçoğunuz yapay zekaların görsel tasarım alanındaki etkisinden haberdardır. Malum Dali ve Miconi kısa bir süre önce herkesin dilindeydi. Dolayısıyla ben de bunun üzerinde çok fazla durmayıp hemen AI ve müzik ilişkisine odaklanmak istiyorum şimdi.

Bu iki konuyu birlikte düşününce ister istemez Westworld'deki otomatik piyano geliyor benim aklıma. Dizide yapay zekaya sahip makinelerin ilk örneği olarak tanımlanmıştı bu piyano. Hatırladınız mı o meşhur melodiyi? La ra ra ra ri la ra ra Düşünsenize sadece birkaç sene evvel Westworld'un ilk sezonunu izleyip yapay zekalar üzerine ciddi ciddi tartışmaya başlamıştık. Çoğumuz da bu anlatılanların bir bilimkurgu fantezisi olduğunu savunuyordu. Bu tür teknolojik gelişmelerin çok uzun bir süre sonra karşımıza çıkabileceğini filan düşünüyorduk.

Ama o günler beklediğimizden çok daha hızlı geldi arkadaşlar. Evet, yapay zekalar Westworld'teki gibi dünyayı ele geçirecek kadar etkili değiller. Henüz. Şimdilik ete kemiğe de bürünmediler. Hala. Hatta insanlardan komut almadan çalışamıyorlar bile. Fakat tıpkı bu otomatik piyano kurgusunda olduğu gibi müzik alanında oldukça etkileyici işler yapmaya başladılar.

Son zamanlarda siz de müzik endüstrisinin sonu mu geliyor başlıklı bir takım haberlerle karşılaşmışsınızdır eminim. Kimi müzik eleştirmenleri ciddi ciddi yapay zekanın müzik endüstrisinin sonunu getireceğini düşünüyor. Bazı haklı argümanları olsa da bu şimdilik biraz iddialı bir söylem diyebiliriz. Hatta daha çok böyle bazı müzik çevreleri tarafından böyle bir panikle ortaya atılmış gibi. Her nedense telif haklarıyla korunan her alandan çok daha fazla bir şekilde müzik alanında her zaman böyle bir panik hali yaşanıyor. Bunu neden böyle tanımladığımın sebeplerine de geçeceğim birazdan ancak yapay zekaların hem müzik üretmek hem de bu üretimleri finalize etmek için oldukça kullanışlı alternatifler sunduğunu söylemeliyim.

Pek çok müzisyen üretim süreci esnasında yapay zeka araçlarından faydalanıyor artık. Beste uygulamaları ve mastering araçları da bu alanda fazlasıyla dikkat çekiyor. Mesela kullanıcıların tercihlerine, ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş müzikler yapabilen Ampermusic, Juke Deck, Aiva gibi platformlar bir süredir kullanıma açık durumda. Ben birkaç yıl kadar önce bazılarını kullanarak dediğim gibi az önce Videolarıma müzik yapmayı da denedim ama çok da mutlu olduğumu söyleyemem o zamanlar. Yine de bugünlerde epeyce enteresan çalışmalar çıkabiliyor ortaya. Örneğin şu an benim sesimin arkasında duyduğunuz müzik de yine AIVA kullanılarak üretildi. Büyük bir veri kümesinden faydalanan bu yapay zeka makine öğrenimi yöntemiyle kullanıcıların taleplerine göre yeni müzik parçaları oluşturabiliyor.

Yapay zeka kullanarak müzik besteleme konusunda yapılan yeni deneyler de mevcut bu arada. Hemen bunlardan birini paylaşmak istiyorum şimdi sizinle. Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan bu deney Stockholm Sanat Üniversitesi'nde gerçekleştirilmiş. Deneyde bir insan ve bir yapay zeka birlikte müzik yapsa ortaya nasıl bir sonuç çıkar sorusuna odaklanılmış. Öncelikle müzisyen David Dolan kuyruklu piyanoda bir partisyon çalmaya başlamış.

Dolin piyanosunu çalarken, besteci ve Kingston Üniversitesi araştırmacısı Oded Bentile tarafından tasarlanan ve onun tarafından kontrol edilen bir yapay zeka programı da bu parçayı dinlemeye başlamış. Yani öğreniyor. Kısa sürede ses perdesi, ritim, tını ile ilgili verileri çıkaran bu araç daha sonra tıpkı bir insan gibi doğaçlama yaparak Dolin'a eşlik etmiş. Bu yapay zekanın kullandığı bazı sesler, Dola'nın kullandığı melodilerin dönüşümleri iken bazıları da anlık üretilen melodilerden oluşuyor. Bakın ortaya nasıl bir eşitsel deneyim çıkmış.

Gerçekten de çok ilginç değil mi? Anlık öğrenebilen ve hemen öğrendikleriyle de müzik yapabilen bir A.I. İnsan ister istemez acaba Westworld gerçek olabilir mi diye düşünmeye başlıyor. Acaba Westworld gerçek olabilir mi? Acaba olabilir mi?

Sakin olun arkadaşlar. Yapay zekaların dünyayı ele geçirmesi hala bir bilimkurgu fantezisi. Aklınıza öyle kötü kötü şeyler getirmeyin tamam mı? Beni de korkutmayın. Ama dediğim gibi müzik alanında bir panik hali var. O kesin. Zira çok uzun bir süredir içerik üreticileri yapay zeka tarafından üretilen ortam müziklerini kullanıyor.

Yapay zeka ile çalışan birçok müzik programı kaydedilen eserleri analiz edip otomatik düzenleme, mix, mastering gibi işlemler gerçekleştirebiliyor. Ve bu araçlar enstrümanların ses seviyesini bile ayarlayabiliyor, parçadaki ses dengesini sağlayabiliyor ve tabii ki gürültüyü azaltabiliyor. Gürültü demişken, bu araçların tek etkili olduğu alanın müzik endüstrisi olmadığını da hemen söyleyeyim. Buralarda kullanılan birçok yapay zeka aracından günlük yaşantımızda da faydalanmaya başladık.

İşte tam da bu noktada bölümümüzün sponsoru olan Samsung'dan bahsetmek istiyorum size. Samsung'un A54 5G modeli de yapay zekayı kullanarak hayatımızı kolaylaştıran bir teknolojiye sahip. Voice Focus özelliğiyle kalabalık ve görüntülü bir ortamda olsanız dahi karşı tarafın sizi net bir şekilde duyabileceği aramalar gerçekleştirmek mümkün. Gücünü yapay zekadan alan Voice Focus yalnızca sizin sesinize odaklanıyor. Ses odağı özelliği açık olduğunda telefon ön kamera yönünden gelen sese odaklandığı için arka plandaki seslerin filtrelenmesine yardımcı oluyor.

Ayrıca Galaxy A54 5G 6.4 inçlik Full HD Plus Super AMOLED Sonsuz O ekranıyla seyir keyfini sonsuza çıkarırken göz koruma kalkanıyla mavi ışığı da azaltıyor. Geniş pikselli nitografi özelliği ve optik görüntü sabitleyici teknolojisiyle günün hangi saatinde nerede olursanız olun harika fotoğraflar ve videolar çekmenize olanak sağlıyor. Üstelik suya ve toza dayanıklı özelliği sayesinde yaşanabilecek küçük kazaları dert etmenize de gerek kalmıyor.

Gördüğünüz gibi yapay zekaları bilerek ya da bilmeyerek kullanmaya çoktan başladık aslında. Örneğin müzik sınıflandırma ve önerme konusunda onlardan her gün faydalanıyoruz. Müzik parçalarını analiz ederek, tarz, ton ve duygusal içerik gibi faktörlere göre sınıflandırabilen ve bunları dinleyiciye özgü çalma listeleri halinde sıralayabilen araçlar mevcut mesela. Bu tarifiyle size çok karmaşık gelmiş olabilir. Hemen tercümesini yapayım. Spotify gibi müzik streaming servislerinin neredeyse tamamı bu tür araçları kullanıyor. Sizin dinlediğiniz müzikleri analiz edip onlara benzer yeni gruplar, yeni şarkılar ya da albümler öneriyor. Hani bu Discover Weekly falan gibi şeyler var ya işte o meşhur algoritmanın arkasında da yine bir yapay zeka var.

Müzik ve prodüksiyon alanındaki yapay zeka teknolojileri şu an için emekleme aşamasında olsalar da birçok konuda sanatçılara kolaylık sağlamaya başladılar. Besteleme, düzenleme ve örnekleme ya da çoğumuzun aşina olduğu ismiyle sample yapma, sampling yapma konusundaki kabiliyetlerinden fazlasını da yapabiliyorlar artık. Örneğin müzik teorisi ve analizi yapabilen yapay zekalar mevcut. akor ilerlemelerini veya tonaliteyi tanıyabilen ve beslecilere müzikal kararlarında rehberlik edebilen AI'lar geliştirilmeye başlandı. Besleleme, düzenleme, mix ve mastering, kapak hazırlama, dinleyiciye ulaştırma, müzikle ilgili hemen her alanda yapay zekadan faydalanabileceğimiz bir gelecek var önümüzde.

Dolayısıyla bazı insanların panik halinde olması da çok doğal. Ancak bir kez daha hatırlatmam gerekiyor, yapay zekaları da sonuçta biz insanlar kullanıyoruz. Müzik, tıpkı diğer tüm sanat disiplinleri gibi duygulara göbekten bağlı. Dolayısıyla AI'ın bu alanlara hakim olabilmesi için öncelikle bir şeyleri hissedebilmesi gerekiyor.

Bahsettiğim bu teknolojilerin bazı meslekleri yok etme ihtimali var elbette fakat beraberinde yeni meslek dalları, yeni çalışma alanları da oluşturacak gibi gözüküyor. Zaman içinde yapay zeka operatörlüğü gibi iş ilanları görürseniz hiç şaşırmayın. Ayrıca unutmayın, sanat, özellikle de müzik, insani kusurlarla fark yaratabilen bir alan. Yani kusursuzluğu aramıyoruz. İnsana ait, insana has, o mükemmel olmama durumunun peşindeyiz. Ne de olsa biz insanız ve başka insanları takip etmeyi daha çok seviyoruz. Makineleri değil. Yapay zeka ile öyle bam telinize dokunabilecek bir şarkı da henüz bestelenmedi.

Fakat yapay zeka araçlarını kullanıp yaratıcı yönlerimizi konuşturmak da hiç fena bir etkinlik değil. Bir önceki yapay zeka bölümümüzde chat GPT ile kısa bir sohbet etmiştik. Ona sıkılıp sıkılmadığını sormuştuk. E hadi bu bölümünde biraz havasını değiştirelim şimdi. Madem o kadar AI ve müzik hakkında konuştuk gelin bir şarkı da biz yapalım birlikte. Az önce AIY ile yapılmış bir müzik dinlemiştik. Biz de bu yapay zeka aracını kullanıp kısa bir şarkı yapmayı deneyelim şimdi.

Bu programda nasıl bir müzik oluşturmak istediğinizi, dilediğiniz tüm detayları vererek tarif edebiliyorsunuz. Hangi janrıdan bir müzik yapmak istediğinizden tutun, hangi enstrümanların kullanılması gerektiğine kadar her şeyi seçebiliyorsunuz. Ben de şimdi dört dörtlük ritme sahip bir şarkı yapmaya çalışacağım sizinle. Bu parçanın metronomunu da 120 bpm olarak ayarladım. Dakikada 120 vuruş.

Bunun pozitif hissettiren, coşkulu fakat sakin bir şarkı olmasını istiyorum. Perde olarak da Mi Majör seçelim. Şimdi geldik en keyifli kısmına. Ana melodimizin low-fi elektrik piyanolarla oluşmasını isteyelim. Sustainly yani sesi uzayan baslar ve elektronik davullarla da ritim kısmını oluşturalım. Ama ritim çok da karmaşık olmasın. Böyle kolay dinlenen bir parça olsun istiyoruz.

Efeksiz elektro gitarlarla da akorları ekleyelim. Minimal ama akılda kalıcı bir gitar partisyonu oluşturmak esas hedefimiz. Eee sanırım tamamız. Bana bu özelliklerde 1 ila 1.5 dakikalık 5 parça hazırlamasını istiyorum şimdi yapay zekamızdan.

Farkındaysanız öyle çok basit detaylar verdim. Her detayıyla uğraşıp sizi burada daha fazla tutmak istemiyorum. Fakat yüzlerce müzik aletini seçebildiğiniz gibi bu enstrümanlarla hangi armonik yapıların kullanılacağını dahi belirleyebiliyorsunuz. Hangi akor formüllerinin kurulacağını siz seçebiliyorsunuz.

Bu arada şarkılarımız da hazır oldu bile. Yapay zekamızın bana verdiği çıktılardan en uygununu seçtim. Adı da ''111 Hz Marşı'' olsun bu şarkının. Her şey hazır olduğuna göre bölümün sonunu da bu şarkının eşliğinde yapabiliriz bence.

Yani hiç de fena bir iş çıkarmamış bizim yapay zeka. Ama şunu söylemeliyim biraz ruhsuz bir parça olmuş bence bu. Şaka bir yana yapay zekaların pek çok alanda ne kadar ilerleme kaydettiğini kanıtlıyor bu şarkı bize. Bunlar hem heyecan hem de endişe uyandıran gelişmeler. Tamam kabul sağlıktan hizmet sektörüne kadar pek çok alanda bu araçlardan faydalanacağız. Fakat sanattan insan faktörünü çıkarttığınızda geriye ne kalıyor?

Bence hala ruhsuz, renksiz bir sonuç. Gelecekte Westworld ya da Asimov romanlarında olduğu gibi duyguları olan ya da bir şeyler hissedebilen makinelerle karşılaşacak mıyız? Bunu zaman gösterecek. O günler geldiğinde yapay zekaların üreteceği eserleri farklı bir göz ya da kulakla değerlendiririz.

Ancak şimdilik tek yapabileceğimiz şey insan ruhunun, duygularının ve kusurlarının kıymetini bilmek.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)