
1.920 kelime · ~10 dk okuma
25 Ocak 1978'de soğuk bir Rusya akşamında dünyaya geldiğinde kimse onun film gibi bir hayatı olacağını tahmin edemezdi. Henüz 44 yaşında ama şimdiden Ukrayna'nın tarihine geçmiş durumda. Komedyen, senarist ve yönetmen. 2018'i 2019'a bağlayan gece, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamadan önce aktif siyasette hiç adı geçmemişti.
Fakat o geceden sadece beş ay sonra, Ukrayna'nın cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaktı. Birkaç yıl önce bir komedyen olarak bilinen bu genç lider, bugün cumhurbaşkanı ve ülkesinin Rusya işgaline karşı yürüttüğü direnişin liderliğini üstlenmiş durumda. Ben Ozan Gündoğdu. Trend Topik'in 113. bölümünün konusu Volodomir Zelenski.
Zelenski bugün 44 yaşında. Berlin duvarı yıkıldığında 11 yaşındaydı. Ülkesi Ukrayna, Sovyetler Birliği'nden ayrılıp bağımsız devletler topluluğuna katıldığındaysa Zelenski yalnızca 14 yaşına yeni basmıştı. Bu kadar karmaşık politik çatışmaların ortasında apolitik bir gençlik yaşasa da Ülkesin içinden geçtiği ağır ekonomik şartlar herkes gibi onu da derinden etkiledi. Hukuk eğitimi aldı ama bu alanda çalışmadı. Bunun yerine 17 yaşında yani 1995'te yerel bir komedi ekibiyle birlikte ülkenin en önemli komedi yarışmasına katıldı. 2 yıl sonra yani 1997'de kendi komedi ekibini kurdu ve çeşitli TV ekranlarında boy göstermeye başladı.
2003'te ise Zelenski ve komedi takımı Ukraynalı TV kanalı 1 Artı 1 için TV programları üretmeye başlamıştı bile. Yani Zelenski'nin komedi kariyeri son derece genç yaşta ve son derece başarılı biçimde yükseldi. Bu tarihten 16 yıl sonra. 2018'i 2019'a bağlayan anlarda, tüm ülkenin TV ekranlarına kilitlendiği bir anda Zelenski yine 1-1'e çıktı ve ulusun tarihine geçecek bir konuşmayla cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıkladı. Zelenski'nin
cumhurbaşkanlığı adaylığı şaşırtıcıydı ancak tümüyle beklenmeyen bir gelişme de değildi. Çünkü Zelenski, programları, reyting rekorları kıran, yüzü Hulk tarafından en çok bilinen isimlerden biriydi ve sadece bu da değil. Ona asıl şöhretini kazandıran, hayatında bir kırılma noktası olan ve başkanlık koltuğuna taşıyan kilometre taşı, 2015 Ukrayna yapımı bir komedi dizisiydi, evet. Hulk'ın hizmetkarı.
Dizinin baş karakteri bir tarih öğretmeni, bir lisede çalışıyor ve bizzat Zelenski tarafından canlandırılıyor. Ukrayna'da bir okulda görev yapan bu öğretmen, bir gün okulda tüm Ukrayna halkının bildiği ve deneyimlediği ortak sorunlar üzerine hararetli bir tartışmaya girişiyor. Yolsuzluk, kötü yönetim, oligark düzeni... Bunlar üzerine hararetli bir konuşma yapıyor dizide Zelenski. Öğrencilerinden biri bu konuşmayı gizlice videoya alıp internete yükleyince de olanlar oluyor. Video viral olup milyonlar tarafından izleniyor ve bu milyonlar bir öğretmenin ardında bir araya geliyor. Öğretmen kazandığı bu desteği de arkasına alıp siyasete girmeye karar veriyor ve bir sabah... Selam. Vasily Petrovich Goloborodko?
Devlet yetkililerinin evine gelmesi ve haber vermesiyle Ukrayna'nın yeni cumhurbaşkanı olduğunu öğreniveriyor. Zelenski'nin oynadığı bu karakterin başkan olduktan sonra da çizdiği potra bahsetmeye değer. Ne yapıyor? Oligarklara savaş açıyor mesela. Ukrayna'nın hayali. Yolsuzluklarla mücadele ediyor. Ve tüm bunları yaparken de...
Ayakkabılarından birinin bacığı açık, ofisinin anahtarını ise çorabının içinde saklayan biri. Sıradan halktan biri yani. Evinden başkanlık sarayına bisikletle gidip geliyor. Sadece bazı Avrupa Birliği ülkelerinde görebildiğimiz o bisikletli başkan portresini Ukrayna'ya taşıyor. Avrupa'ya da böylelikle ufaktan göz kırpıyor. Yani bu hikaye, Zelenski'nin Halkın Hizmetkârı dizisindeki bu hikaye adeta bir peri masalı gibi.
Ama işte böyle şeyler hep masallarda olmuyor. Halkın Hizmetkar dizisinin 3. sezonu seçimin ilk durumundan sadece birkaç gün önce yayınlanıyor. Zelenski bu sezonda tam anlamıyla da seçim startını veriyor. Mesela ne yapıyor? Mesela
Ukrayna Cumhurbaşkanı'na sataşıyor. Diyor ki, nasıl oluyor da Ukrayna en zengin cumhurbaşkanına sahip en fakir ülke? Bu şekilde, rakibi ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroshenko'nun 1,5 milyar dolarlık servetini halkın diline doluyor. Seçim kampanyasında zaten Ukrayna'nın güç ve servet sahiplerine yani Ukrayna oligarklarına karşı bir zemine kuruyor. Ama Zelenski'nin oligarklarla ilişkisi biraz karmaşık. Zelenski hakkındaki en önemli spekülasyon onun Ukraynalı oligark Ihor Kolomoyski ile olan ilişkisi. Spekülasyonun birkaç dayanağı var. Bunlardan en meşhuru Zelenski'yi meşhur eden TV kanalı 1 Artı 1'in sahibinin bizzat Kolomoyski olması.
Zelenski 2003'teki TV kariyerine bu kanalda başladı. Zelenski'nin Ukrayna'nın ideal cumhurbaşkanı canlandırdığı Halkın Hizmetkar dizisi yine bu kanalda yayınlandı. Ve Zelenski Cumhurbaşkanlığı adaylığını yılbaşına dakikalar kala yine bu kanalda açıkladı. Bu haliyle Kolomoyski'nin medya gücünün Zelenski'nin arkasında durduğunu söylemek yanlış olmaz.
Ancak Kolomoyski ve Zelenski arasındaki ilişkinin tek dayanağı bir artı bir kanalı değil. Yani Kolomoyski Zelenski'nin yalnızca patronu değil. 20 Mayıs 2019'da başkanlık koltuğuna oturan Zelenski'nin ertesi gün Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanlığı'na atadığı isim, kim dersiniz? Kolomoyski'nin avukatı olan Andrei Bohdan.
Oligarklarla mücadele sözü veren Zelenski'nin Kolomoyski ile kurduğu bu izaha muhtaç ilişkisi hep sorgulandı ve onun halk nezindeki popülaritesinin zedelenmesine neden oldu. Zelenski, Bohdan'ı artan eleştiriler üzerine 2020'de görevinden aldı. Daha sonra 2021'de ortalığa dökülen Pandora Papers ya da Pandora belgeleri, Zelenski'nin Kolomoyski ile ona alan ilişkisini yine gündeme taşıdı. Belgeler, Zelenski ve onun TV prodüksiyon ortaklarının 2012'de oluşturulan bir offshore şirketler ağının paydaşı olduğunu gösteriyordu. Bu şirketler ağının bir diğer ortağı da Kolomoisky idi. Zelenski iddiaları reddetmekle yetindi ancak Pandora Papers sızıntıları Zelenski'nin popülaritesine gölge düşürdü.
Volodymyr Zelenski'nin son zamanlarda en çok söze edilen özelliği Yahudi olması. Kendisinin dini kimliğine bu kadar vurgu yapılmasının nedeni ise Ukrayna'daki Neonazilere ilişkin iddialar, hiç de hafife alınabilir iddialar değil. O kadar ki Putin'in Ukrayna'ya başlattığı askeri operasyon için öne sürdüğü meşruiyet dayanaklarından biri Ukrayna'daki Neonaziler oldu. Putin, harekatın nihai hedefini Ukrayna'nın NATO silahlarından ve Neonazilerden arındırılması olarak açıklıyor. Neonazi iddialarına karşı Zelenski'nin en önemli argümanı da kendisinin Yahudi olması,
Hatta ailesinden bazı isimlerin Holocaust döneminde kaybetmiş olması. Holocaust yani Yahudi soykırımı döneminde. Zelenski bu yüzden ben nasıl nazi olabilirim diyor. Bütün savaş boyunca Sovyet ordusu için savaşan dedemi açıklayın bunu diye ekliyor. Yani aslında argümanları kuvvetsiz değil Zelenski'nin. Gerçekten de Zelenski neonazi falan değil. çok absürt bir iddia olur. Öte yandan Ukrayna'nın aşırı sağ grupları 2019'daki seçimlerde Zelenski'yi de desteklemiyor. Bu grupların Ukraynalılar arasındaki popülaritesi de çok yaygın değil. Ama azımsanmamalı da bu kadar radikal bir grup, ülkenin nazi mirasını sahiplenen en büyük partisi mesela Suvobo'da 2019 seçimlerinde %2.25 oy alıyor. Fakat 2012'deki oranı %10'a yakındı.
Tabii Ukrayna'daki Neonazilerin gücü oy oranlarından kaynaklanmıyor. Bu nedenle Zelenski'nin Yahudi olması ya da Neonazi partilerinin %5'lik seçim barajını geçebilecek kadar oy alamaması Ukrayna'nın Neonazi gerçeğini küçültmüyor. Bu gerçeği doğru yorumlayabilmek için biraz geçmişe bakmakta fayda var. Niye Ukrayna Neonazilerle anılıyor? Konu Neonazilerse 2. Dünya Savaşı yıllarına şöyle bir göz atalım.
Adolf Hitler 1941'in yazında Sovyetler Birliği'ne dönük Barbarossa harekatına başladığında Hitler'in birliklerinin ilk adım attığı yerlerden biri Ukrayna topraklarıydı. Alman orduları harekatın ardından sadece birkaç hafta sonra Kiev'i işgal etmiş ve yaklaşık 3 yıl boyunca Kiev, Naziler tarafından yönetilmişti. Fakat Ukrayna'ya giren naziler, Sovyet direnişiyle karşılaştığı kadar, nazi işbirlikçisi Ukrayna milliyetçilerini de gördü. Nazilerin Sovyetler Birliği ile girdiği savaşı kazanması demek, Ukrayna'nın bağımsız olabilmesi anlamına gelebilirdi.
İşte tarihin bu kanlı evresi Ukrayna'ya çok tartışmalı bir ismi hediye etti. Kim bu isim? Stepan Bandera. İkinci Dünya Savaşı'nın Ukraynalı nazi işbirlikçisi. 1944'te Sovyetlerin nazileri Ukrayna'dan çıkartmasının ardından Bandera'da Almanya'ya kaçtı ve oradan Ukraynalı mindiyetçileri Sovyetlere karşı direnişe çağırdı.
Bu sırada nazilerden silah ve finansman desteği aldı. 1959'da ise Sovyet istihbaratı KGB tarafından suikast sonucu öldürüldü. Bandera'nın doğum tarihi olan 1 Ocak ülkede sadece yeni yıl heyecanıyla geçmiyor. Neonazi geçmişli Svoboda ve sağ sektör gibi parti adı örgütler her yıl 1 Ocak'ta nazi işbirlikçisi Bandera'nın anmalarını da yapıyor.
Mesela oy oranı 2012'de %10'a yaklaşan, son seçimde ise %2.25 oy alan Svoboda Partisi, Nazilerin 600 Polonyalıyı katlettiği Jalova-Dalina katliamının yıl dönümünde zafer kutlamaları yapıyor. Hatta 2004'teki Turuncu Devrim'den sonra Cumhurbaşkanı olan Yushchenko, Bandera'nın anısını yaşatmak için ona Ukrayna'nın kahramanı madalyası bile veriyor. Peki Rusya'nın sürekli sözünü ettiği Neonazilerin Ukrayna'nın gücünün boyutu ne? Yani bir savaşa gerekçe olabilecek güçteler mi? Bu sorunun cevabını verebilmek için 2014'te yaşanan Euromaiden gösterilerinin arkasındaki güç birleşimine bakılabilir.
Bu gösterilerde Rusya yanlısı Yanukovic'i devirmek dışında hiçbir ortak paydası olmayan AB yanlıları ve Neonaziler bir araya geldiler. Ancak Neonazilerin farkı gösterilerin şiddet pratiğini ellerine almalarıydı. Bu nedenle sayıları az da olsa örgütlü yapıları nedeniyle Yanukovic'in devrilmesi ve ülkeyi terk etmesinde son derece etkili oldular. 2014'te göreve gelen Poroshenko hükümeti de Neonazileri bu anlamda mükafatlandırdı. Yani aslında Poroshenko ile Neonaziler arasında çok daha güçlü ilişkiler vardı Zelenski'ye kıyasla. Hükümette Neonazi kimlikli Svoboda partisine Başbakan Yardımcılığı, Tarım Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı gibi kritik koltuklar verildi. O yaranları azdı ama
Hükümette eti güçleri son derece yüksek oldu. Poroshenko'nun İçişleri Bakanı Arsen Avakov göreve geldikten hemen sonra İçişleri Bakanlığına öz savunma ve sağ sektör üyelerinin yerleştirileceğini duyurdu. Avakov'un İçişleri Bakanlığı görevine Zelenski döneminde devam ettiğini de kayda geçirelim. Fakat buna karşılık Neonazilerin 2019 seçimlerinde Zelenskiyi desteklemediklerini de söyleyelim. Yani Zelenski için Neonazi demek mümkün değil ama
Neonazilerin Ukrayna'daki etki alanını da küçümsememek gerekiyor. Çünkü Ukrayna milliyetçiliği demek, Rusya'ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesi demek. Rusya'ya karşı verilen bağımsızlık mücadelesi demek, Avrupa birlikçi olmak demek. Bu şemsiye altında AB yanlısı liberaller de Neonaziler de buluşabiliyor.
Tıpkı 2014'te Yanukovic karşısında olduğu gibi. Gördüğünüz gibi Türkiye'den bakarak Ukrayna'yı anlamak oldukça zor. Hele ki savaş hakikati bu kadar eğip bükerken. Ne yapıyorlar? Mesela medya batı yanıları ve Rus yanıları olarak bölünmüş durumda.
Bir taraf neonazi gerçeğini örtbas etmeye çalışıyor, görmezden geliyor. Diğer taraf ise bu gerçeği savaşın bahanesi haline getiriyor. Bir taraf NATO'yu bir sivil toplum örgütüymüş gibi toz pembe gösteriyor. Diğer taraf ise Ukrayna'nın bağımsızlığına saygı duymuyor. Ukrayna'nın neonazi gerçeği Rusya'nın işgalinin bir gerekçesi olunca taraflar gerçeği eğip büküyor sürekli. Dolayısıyla hakikat giderek bizden uzaklaşıyor.
Bu noktada Neonazi milislerinin 2014 ve 2015'te imzalanan Minsk protokollerini sabote ettiğini de vurgulayalım. Bu protokollere göre Ukrayna'nın Luhansk ve Donetsk bölgeleri silahsızlandırılacak ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ya da kısa adıyla AGİT, AGİT gözetiminde Rusya ve Ukrayna sınırı gözetim altında tutulacaktı. İki ülke arasındaki yegane diplomatik çözüm de bu protokoller, Minsk protokolleriydi. Fakat büyük ölçüde Neonazilerin bölgedeki sabotajları ve Kiev yönetiminin irade eksikliği sonucu bu protokoller uygulanmadı. Uygulanmadı ve sonuç itibariyle aslında Putin'in de biraz işine gelmiş gibi duruyor saldırıya bahane yaratma açısından. Zelenski'ye geri dönelim. Savaş istiyor muydu? Savaşçı bir lider miydi? Agresif bir Ukrayna milliyetçisi miydi? Kesinlikle hayır. Bilakis. Zelenski savaşı bitirme vaadiyle seçildi.
Seçildikten sonraki ilk konuşmasında bu savaşı biz başlatmadık ama bitirmek bizim elimizde diyordu. Rusya'yla barış masasına oturmak ve Donbass krizini tatlıya bağlamak Zelenski'nin en büyük arzusuydu. Fakat koltuğa oturmadan öyle söylediklerini koltuğa oturduktan sonra hayata geçirmekte zorlandı. Bir kere oligarşik bir düzenin apolitik bir lideri olarak Ukrayna'nın başındaydı. Yani bütün güç Zelenski'nin elinde de değildi. Ayrı bir sistem işliyordu Ukrayna'da. Bu haliyle vaatlerini yerine getiremeyen, popülaritesi 2019'a göre epey azalmış bir cumhurbaşkanından bahsediyorduk.
Böyle diyorum çünkü Rusya'nın Ukrayna'ya dönük 3 koldan başlatmış olduğu işgal girişimine kadar kimse Zelenski'den ülkesinin direnişine bu kadar güçlü liderlik yapabileceğini kestirememişti. Yani aslında Zelenski işte böyle komedyen, ciddiye alınmayan bir figür gibi resmediliyordu ama son derece güçlü çıktı. 17 yaşında komedyen olarak başladığı kariyerine 24 yıl devam eden, 41 yaşında da cumhurbaşkanı olan bu genç isim, bir anda bir savaş kahramanı oluverdi. Ukrayna halkıyla iletişimini büyük ölçüde sosyal medyaya koyduğu videolarla gerçekleştiriyor. Belki görüyorsunuzdur. Kameralarla olan iyi ilişkisini liderliği için kullanıyor.
Putin ile Zelenski karakterleri üzerinden süren psikolojik savaşta Putin otokrat ve soğuk bir lider imajı veriyor. Bu haliyle son derece antipatik bir görüntüsü var Putin'in. Buna karşılık Zelenski ise ülkesini işgalci Rusya'ya karşı bir arada tutan ve ordusunu bırakıp kaçmak yerine kalıp savaşmayı yeğleyen bir lider imajı çiziyor. Objektif bir gözle baktığımızda bu psikolojik savaşı, halkla güçlü iletişimi sayesinde Zelenski önde götürüyor. Ama tabi Batı medyasının desteğini de atlamamak lazım.
Yaptığı konuşmalar ve Kiev sokaklarından paylaştığı görüntülerle işgal altındaki Ukrayna halkının motivasyonu dire tutuyor. Kaçmıyor, 45 milyon Ukraynalıyı vatanları için dirilişe çağırıyor. Görünen o ki etkili de oluyor. Zelenski an itibariyle ülkesinde bir kahraman olarak anılıyor. Tarihin ne getireceği belli olmaz. Ancak henüz 44 yaşında bu genç lider, ülkesini bu bataktan kurtarabilirse eğer,
muhtemelen yıllarca siyaset sahnesinde kalacak ve dünya onun ismini yıllarca, belki on yıllarca hatırlayacak. Ancak Ukrayna'nın saplandığı bataktan çıkmaması halinde tarih mahkemesi Zelenski'ye acımasız davranabilir. Trend Topik'in 112. bölümünde Putin'e odaklanmıştık. Bu bölümde ise konumuz Zelenski oldu. Savaşın konuşulmayan portrelerine ve ele alınmayan konularına odaklanmaya devam edeceğiz.
Bir sonraki bölüme kadar barışın kıymetini bildiğimiz günler dilerim. Hoşçakalın…
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.