Podcast

88: Güle Güle Elvan; Hoşgeldin Nebati

Trend Topic

4 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

2 Aralık akşamı Lütfi Elvan istifa etti ve yerine Nureddin Nebati atandı. Peki ama, yeni Hazine ve Maliye Bakanı gerçekte kim? Neden bu koltukta?



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.638 kelime · ~8 dk okuma

Şimdi bu 19 Kasım'daki tutulma gerçekten önemliydi. Biz çünkü hep böyle dönüyorum bir tutulmadan bahsediyorum. Ama bazı göstergeler olmalı ki biz finansal astroloji olarak da bunu konuşabilelim. Şimdi Uranüs 12 derece dediğimiz sıkıntılı bir alanda, ekonomik krizlerle çok bağlantılı bir alanda hareket etmekteydi. Ben hep aslında yayınlarında şunu söyledim. 24 Kasım'a kadar hani olayları kontrol etmekte zorlanacağız. Hakikaten de dün itibariyle dolardı bir gevşeme.

Astrolog Hande Kozanova'nın 26 Kasım'da YouTube'da yayınlanan ekonomi yorumları tam 161 bin kez izlenmiş. Kadın, erkek, genç, yaşlı, herkesin gündeminde belli ki ekonomi var. Artık astrologlar da takip edilir olmuş. İktidar cephesinde olumlu olarak vitrine konan iki temel gösterge var. Bunun dışındaki göstergeler çünkü çok kötü. İktidarın vitrine koyduğu göstergeler ihracat ve büyüme. 30 Kasım'da açıklanan verilere göre ekonomik büyüme %7.4. İktidar bununla gurur duyuyor. Ama belli ki bu veriler halka yansıyamıyor. Zaten Hazine ve Maliye Bakan Lütfü Elvan da tam da bunu söylüyor. Yani büyüme var ama halk kesimlerine yansımıyor demeye getiriyor ve şu tweet'i atıyor.

Dış talebin verdiği önemli katkıyla 2021'in 3. çeyreğinde yıllık %7.4 oranında büyüdük. Ücretli kesimin milli gelirden aldığı payı arttırmak için gerekli adımlar atılacaktır. Vatandaşlarımız müsterih olsun, herkesin büyümeden en iyi şekilde faydalanması temel önceliğimizdir. Böyle diyor Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan dersek, bir hata yapmış oluruz. Çünkü Bakan Elvan, 2 Aralık itibariyle artık eski bakan.

Transkriptin tamamını oku

Tren Topi'nin 88. bölümünde bu istifaya yakından bakacak Lütfü Elvan'a hoşça kal diyeceğiz. Biraz da yeni bakan Nurettin Mebati'yi konuşacağız. Kimdir, neden orada? Ben Ozan Gündoğdu. Hazırsanız başlayalım.

Sözlerimi noktalarken Görevi devralan sevgili kardeşim, değerli bakanımız Nurettin Nebati Bey'e başarılar diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza tekrar şükranlarımı sunuyorum. Makamlar gerçekten gelip geçici. Önemli olan devletin devamlılığıdır, diyorum. Eski bakan 2 Aralık'taki veda konuşmasında Erdoğan'a şükranlarını sundu. Keyifli görünüyordu.

Makamlar gelip geçici. Peki neden gitti Lütfü Elvan? Görevden mi alındı, istifa mı etti? Aslında bu görevden alma ve istifa etme kurumları, Yeni Türkiye'de biraz rafa kalkmış durumda. İkisi de olmadı. Lütfü Elvan affını istedi ve affını istemekle de kalmadı, af talebi kabul edildi. Tıpkı 10 Kasım 2020'de yerine geldiği Berat Albayrak gibi.

Yerine gelen isim, Hazire ve Maliye Bakanı yardımcısı Nurettin Nebati. Biz ona buradan bir merhaba diyelim. Yeni Bakan'da merhaba konuşmasına Erdoğan'a selam çakalak başlıyor zaten. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve milletimizin yıllardır hayalini kurduğu ekonomik olarak tam bağımsız bir Türkiye vizyonu ile yeni bir yola girdik. Bu süreçte göreve gelirken bizlerin en önemli önceliği

yüksek faiz olmayacak. Yatırım, üretim ve ihracat artışını tetiklemek ve bu sayede cari açık ve dış borç gibi kronik sorunları tamamen bertaraf etmek, istihdamı artırmak, ücret artışını sağlamak Türkiye'nin iç dinamitlerini de dikkate almak kaydıyla ulusal ve uluslararası tüm ilişkileri gözeterek ama asla kulağını sokaktan, işten, iş adamından, çalışandan uzak tutmayarak gereğini yapmak olacaktır. Önceliğimiz yüksek faiz değil. Üretim, ihracat ve istihdam diyor yeni bakan. Kimdir bu yeni bakan Nurettin Nebati? Milli görüş kökenli bir isim. Urfalı. Soy adıyla aynı Nebati isimli tekstil şirketini kardeşi Seyit Nebati ile birlikte yönetiyor. Geçmişinde pek kamuoyu önünde olan bir isim değil. Sadece 6 Mart 2006 tarihinde yani bundan 15 sene evvel Yeni Şafak gazetesindeki bir röportajı yayınlanmış. O da siyasete ilişkin değil. İş dünyasına, iş hayatına ilişkin.

Başlık, Urfalı ağanın çocukları mağazacılıkta büyüyor. Bu röportajında yeni ekonomi bakanının hayata nasıl baktığına ilişkinde fikir ediniyoruz aslında. Paraya ihracat yaparak kazanıyor aile. Urfalı bir aile. Baba toprak ağası, büyük toprak sahibi. Ama çocukları şehre göndermiş, çocuklar da okumuş ve tekstilci olmuşlar. Her tekstilci gibi finans sektörüne mesafeli bakıyorlar. Mesela o tarihte kardeş Seyit Nebati şöyle diyor. Çin'le rekabet mümkün değil. İşçi fabrikada yatıp kalkıyor. Maliyeti toplam 60 dolar civarında.

İtalyanlarla beraber ürünlerimizin bir kısmını ileride Çin'de üretmeyi düşünüyoruz. Pekin'de BNG Store açmak, hatta Versace'nin yaptığı gibi Çin'den 5 dolara alıp 150 dolara satmak gibi hayallerim var. Evet, yeni bakan Nurettin Mebatin'in kardeşi 15 yıl önce Çin'den 5 dolara alıp 150 dolara satmak gibi hayallerin var demiş. Şimdilerde ise ucuz emeğe dayanan Çin modelini kardeşi ve ortağı Nurettin Nebati üstlenecek. Çünkü kendisi hazine ve maliye bakanı oldu. Faize karşı duruşunun dışında önemli bir özelliği daha var Nurettin Bey'in. Bakın bakalım seslendik gelecek mi? Faiz dışarıdan daha çok birinci derecede içeriğiyle ilgili önemli bir unsur. Başta ne dedim? Yeni bir ekonomi modeli.

Evet tanımışsınızdır Berat Albayrak. Bildiğiniz gibi o da 8 Kasım 2020'de affını istemişti. Hem de öyle böyle bir af talebi değil. Hatırlarsınız ortalık yangın yerine dönmüştü. Berat Albayrak'ın bakanlık yaptığı dönemde 3 bakan yardımcısı vardı. Kim bunlar? Osman Dinçbaş, Bülent Aksu ve Nurettin Nebat. Evet. Lütfü Elvan 10 Kasım 2020'de bakanlık koltuğuna oturunca ilk iş, Osman Dinçbaş ve Bülent Aksu'yu görevinden aldığı yerlerine yeni atamalar yaptı. Ancak Nurettin Nebati'ye dokunmadı. Nebati böylece bakanlık bürokrasisi için de Albayrak döneminden kalan tek isim oldu.

Hatırlarsınız, Trend Topik'in 80. bölümünde Lütfü Elvan ve Tayyip Erdoğan arasındaki iplerin tümüyle koptuğunu konuşmuştuk. Ancak uzun süre boyunca Lütfü Elvan görevinde kalmıştı. Bir gecikme vardı aslında, bir kriz olduğunu anlıyorduk. İşin aslı, Nurettin Nebati bakanlık için düşünülen ilk isim değildi. Nereden biliyoruz? Bir, kulislerde çok konuşuluyor. İkincisi, kulislerde konuşulan bu yaygın dedikoduyu yazan Fatih Altaylı, 3 Aralık'ta Habertürk de şunları söylüyor. Üniversiteden Varlık Fonu'na kadar pek çok kamu görevini aynı anda yürüten Arıcan'ın sarayda çok popüler olduğu bilinmeyen bir şey değil. Bu popülerite, bu dönemde bir de bakanlık ile taşlandırılmak istenmiş. Erişe Hanım'a Hazine ve Maliye Bakanlığı defalarca ve de ısrarla önerilmiş. Hatta bu konuda epey bir ısrara maruz kalmış. Ancak Nuh demiş, Peygamber dememiş. Bakanlık görevini kabul etmemiş.

Ve göreve Nurettin Nebati'ye kalmış. Böyle söylüyor Fatih Altaylı. Asıl isim Erişah Arıcan. Erişah Arıcan'ı nereden hatırlarsınız? Berat Albayrak'ın doktorotezi danışmanı. Yani ekonomi bakanlığı belirlemede Albayrak belli ki oldukça etkili olmuş. Peki, neden Nurettin Nebati ismi iktidarci değil diye soracak olursanız?

Çünkü Nurettin Bey, ekonomi konusunda mektepli değil, alaylı. Yani evet, kendisinin bir ekonomi eğitimi yok. Ekonomi bilgisi ise tekstilciliğe dayanıyor. TÜSİAD'ın rakibi, MÜSİAD'ın yüksek istişare kurulu üyesi. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi kamu yönetimi mezunu. Yüksek lisans doktor eğitimi belki ekonomidir diye düşünebilirsiniz. Hayır, onlar da uluslararası ilişkiler ve siyaset bilim alanında gerçekten tahsil hayatı boyunca ekonominin E'siyle ilgilenmemiş.

Doktora tezinin adı ise AK Parti teşkilatlarının demokratik değerlere bakışı üzerine karşılaştırmalı bir analiz. Milli görüşten muhafazakar demokrasiye. Evet, bu durum Nurettin Bey'in en zayıf karnı gibi görünüyor. Kendisinin bir ekonomi tahsili olmamasına rağmen ekonomi bakanı olmasın.

Şimdi geçelim muhalefete. Muhalefette de işler gergin. 40 aylık başkanlık sistemine ekonomi yönetimindeki istikrarsızlık damga vurduğu için muhalefette iktidarı ekonomiden sıkıştırıyor. 3,5 yılda Merkez Bankası 4 başkan gördü. Hazine ve Maliye Bakanlığı 3, Ticaret Bakanlığı 2 bakan gördü. Türkiye İstatistik Kurumu 4 başkan gördü. Muhalefetin hedefinde ise...

Siyasi olan, bakanlıklardan çok idari olan TÜİK ve Merkez Bankası gibi kurumlar var. Bildiğiniz üzere Kılıçdaroğlu 15 Ekim'de Merkez Bankası'nı ziyaret etmişti. Şahapkavcıoğlu'yla görüşmüş, bir çay içmişlerdi. Çıkışta da açıklamalar yapmıştı. Belli ki Kılıçdaroğlu bunu bir stratejiye dönüştürmüş durumda çünkü 3 Aralık'ta TÜİK yıllık enflasyonu %21.32 olarak açıklayınca Kılıçdaroğlu soluğu bu sefer de TÜİK dağıldı.

TÜİK başkanıyla görüşmek isteyen Kılıçdaroğlu'nu kapıda güvenlik şefi karşıladı ve kapıları Kılıçdaroğlu'nun CHP liderinin suratına kapattılar. Kendisini içeri almayacaklarını, randevusuz girilmeyeceğini söylediler. Kılıçdaroğlu da suratına kapalı olan kapıda şu açıklamayı yaptı. Dün Türkiye İstatçı Kurumu Başkanlığından randevu istedik. Gelen arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarımın tamamı

Geçmişinde Teknik olarak ekonomide sosyal bilirde çalışan arkadaşlarımız, maliyede çalışan arkadaşlarımız Dolayısıyla buraya Sağlıklı ve tutarlı bilgiler almak için geldik. Randevu verilmediğinin kabul edilemeyeceğimizi ifade ettiler. Kendilerine TÜİK'in internet sitesinde yazılı olan metnu okuduk. Metin aynen şöyle değerli arkadaşlarım. TÜİK'in açıklama metninde arzu edenlerin merkez teşkilatına gelip bilgi alabileceğini söylüyor. CHP lideri de aslında buna dayanarak TÜİK'e gidiyor. Ancak tarih tesadüf değil. 3 Aralık 2021. Bu tarih aynı zamanda Kasım ayı enflasyonunun açıklandığı tarih. Zira bu açıklamadan, yani Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına sadece 1 saat önce TÜİK enflasyon verilerini açıklamış durumda. Ortalık tümüyle bunu konuşuyor, millet bunu konuşuyor. Kılıçdaroğlu işte bu sorunu biraz da gündeme taşımak istiyor gibi. Çünkü ekonomistlerin de verilere itirazı var. Şöyle devam ediyor CHP lideri. Biz de kendi internet sitelerinde yazılı olan davete uyarak geldik ve bilgi almak istedik.

Şimdi TÜİK bu tablo aslında Türkiye'nin nereye geldiğini göstermek için çok önemli bir tablodur. Hiçbir gazeteci arkadaşımın bizi dinleyen hiçbir vatandaşımın hiçbir üniversitenin hiçbir sosyal kuruluşun hiçbir sivil toplum kuruluşunun unutmaması gereken bir gerçekle karşı karşıyayız. Devletin bilgileri devletin sahip olduğu bilgiler ve bu bilgilerin nasıl toplandığına ilişkin açıklamalar ana muhalefet partisine yapılmak istenmiyor. Kapılar kapanıyor. Böylesine bir tabloyu

Cumhuriyet tarihinde hiç görmedik. Türkiye'nin geldiği nokta açısından önemlidir. 19 yıllık AKP iktidarı boyunca TÜİK'in başında toplam 7 isim oturmuş. Bunun dördü, son 3 yılda TÜİK başkanı olmuş. Yani daha basit ifade edersek, 16 yıl boyunca 3 başkan gören TÜİK, son 3 yıl boyunca 4 başkan görmüş. Yani dolayısıyla ekonomi bürokrasisinde işler oldukça karışık görünüyor.

Dönelim yine Berat Albayrak'a. Berat Bey'in abisi biliyorsunuz Sabah Gazetesi'nin başında, Serhat Albayrak adı. Sabah Gazetesi'nin ekonomi yazarları da TÜİK'in bu tavrını oldukça sert eleştiriyorlar. İktidara yakınlığıyla bilinen, oradaki kulis bilgilerini paylaşan Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, TÜİK'e dönük eleştirileri ironik bir üslupla dile getiriyor. Güngör, Kılıçdaroğlu'nun açıklaması üzerine şu tweet'i atıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na randevu vermeyerek kapıdaki şova sebep olan TÜİK'i kutluyorum." Bir de mesajının sonuna üç tane ünlem koymuş Dilek Hanım. Sadece Dilek Güngör de değil, başkaca Sabah Gazetesi yazarları da TÜİK'in bu tavrını eleştiriyorlar. Şimdi bir durup düşünelim. TÜİK, CHP liderinin randevu talebini kendi kararıyla reddetmiş olabilir mi? CHP'den bir telefon geliyor TÜİK'e. ''Sizinle görüşmek istiyoruz.'' 3 Aralık'ta deniyor. TÜİK'ten de ''Hayır, biz görüşmek istemiyoruz.'' Kendi başlarına mı aldılar bu kararı? Hem de bağlı bulunduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda işler bu kadar karışıkken. Şimdi iddialar öyle değil. İddialara göre randevu talebine ne cevap verileceği ilk etapta İletişim Başkanlığı'na soruluyor.

İletişim Başkanlığı da randevu talebinin reddedilmesi yönünde bir talimat veriyor TÜİK'e. Sabahtan Dilek Güngör de bu tweetle aslında İletişim Başkanlığı'nı, hatta aslında onun da başında olan Fahrettin Altun'u eleştirmiş oluyor. Sabah gazetesiyle dolayısıyla Fahrettin Bey arasında böyle bir gerginlik var gibi bir hisse kapılıyoruz. O halde bir diğer bölümde Serhat Albayrak ile Fahrettin Altun arasındaki gerilimi korunuşmak üzere. Randevulaşalım. Trend Topiği Pod B Media ile birlikte hazırlıyoruz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)