Podcast

84: Rusya - ABD Gerginliğinde Son Gelişmeler

Trend Topic

5 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Trump gitti Biden geldi; Amerikan dış politikasında değişiklikler başladı. ABD Rusya'ya karşı sertleşiyor. Kimin nefesi nereye kadar yetecek? Çin meselesi ne olacak?



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.524 kelime · ~8 dk okuma

Soğuk savaş dönemini hatırlayanlar ya da o döneme ilişkin filmler izleyenler her alanda Amerika Birleşik Devletleri Rusya kapışmasını hatırlar. Uzay yarışı, nükleer silah yarışı, ajanların binbir türlü marifetleri karşılıklı. Sovyetler yıkılınca soğuk savaş biter diye düşünüldü ama beklendiği gibi olmadı. Arkanıza yaslanın. Amerika-Rusya arasında son durumu ele alıyoruz. Tren Topu'ya hoş geldiniz. Ben Nevşin Mengü.

Montreux Anlaşması gereği Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkeler boğazlardan geçmek için Türkiye'ye bildirimde bulunmak zorunda. Amerika Birleşik Devletleri her zamanki protokolü izledi ve Türkiye'ye bildirimde bulundu. İki Amerikan savaş gemisi boğazlardan geçecekti. Bu aslında çok rutin bir durum ama bu kez koşullar farklı. Daha önceki Rusya-Ukrayna bölümümüzde etraflıca işlemiştik. Merak edenler o bölümü dinleyebilir.

Rusya ile Ukrayna arasında durum gergin Rus gemileri Karadeniz'de teyakkuzda. Böyle bir durumda Amerikan savaş gemilerinin Karadeniz'de girecek olması alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Gemilerin geçişi beklenirken Amerika Birleşik Devletleri'nden geri adım geldi ve Amerika boğazlardan geçmek için yaptığı bildirimi geri çekti. CNN Türk yayınına katılan Mesut Hakkıcaş'ına göre eğer Amerikan gemileri Karadeniz'e girseydi iş sıcak çatışmaya dönebilirdi. Kelç Boğazı meselesi Rusya'nın

Transkriptin tamamını oku

Geçen hafta anlattığım yakın çevre doktrini ile Ukrayna'nın bağımsızlığına yönelik meydan okumasıdır. Yani ben adım adım geliyorum demek. Bu adımlar Sayın Büyükelçimizin dediği gibi eğer geçen haftaki yaptığımız analizlerde çatışma büyür, eğer buradaki uzaşı sağlanmazsa hem dombası kaybedeceği kesin Ukrayna'nın hem de mevcut yığına ile Rus ordusu Moldova'ya kadar gelir ve Rusya tekrar tarihte olduğu gibi Romanya'yla sınırdaş olur. Bu bir. Bu kötü senaryo. Peki bunu nasıl tanımlamak lazım? Büyük resime baktığımızda bu ikit karşılıklı meydan okuma nedir? Sayın Biden'la Sayın Putin'in geçen haftaki telefon görüşmesini neye yorumlamamız lazım diye baktığımızda, ben uluslararası ilişkiler açısından baktığımda bu yeni bir üçüncü dünya savaşıdır bir defa.

Amerika Karadeniz'e girmeme kararından sadece birkaç gün sonra asıl adımını attığı Rusya'ya bir dizi yeni yaptırım açıkladı. Yaptırımların nedeni Rusya'nın Amerikan seçimlerine müdahale çabası ve siber saldırı girişimleri. 10 Rus diplomat için sınır dışı kararı verildi. İddialarla bağlantılı olarak 32 tüzel ve özel kişi de yaptırım listesine alındı. Ayrıca Rusya İstihbarat Servisinin siber eylemlerini desteklediği öne sürülen 6 teknoloji şirketi de yaptırımların hedefi.

Moskova yönetimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen bilgisayar korsanlarının Aralık 2020'de Amerikan teknoloji şirketleri tarafından geliştirilen SolarWinds Orion adlı yazılımı hedef aldığı ve aralarında Amerikan Hazine Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın bulunduğu çok sayıda federal kurumun bilgisayar sistemlerine sızdığı ortaya çıkmıştı. Amerikan yönetimi ta o zamandan saldırıdan Rusya'yı sorumlu tutmuştu, şimdi yaptırımlar geldi. Yaptırımlarla ilgili Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Dış İstihbarat Servisini, SolarWinds Orion platformunun kullanıldığı geniş kapsamlı siber casusluk girişiminin resmen faili ilan ediyor denildi. Amerikalı yetkililer siber saldırıya ek olarak, geçen ay Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in eski Amerikan Başkanı Donald Trump'ın yeniden seçilmesine yardım etmek amacıyla etki operasyonları düzenlemesi için Rus ajanlarına etki verdiğini iddia etmişti ancak buna yönelik herhangi bir kanıt sunulmamıştı.

Yaptırımlarla ilgili Amerikan Hazine Bakanlığı'nın açıklamasında 14 Haziran'dan itibaren Amerikalı finans kurumlarının Rusya Merkez Bankası, Rusya Ulusal Varlık Fonu ve Rusya Maliye Bakanlığı'na borç verilmesini engelleyeceği söylendi. Rusya tarafından ilhak edilen Ukrayna'ya bağlı Kırım Özel Cumhuriyeti'ndeki insan hakları ihlallerinden dolayı da 5 Rus yetkili ve 3 kuruluş yaptırım listesine dahil edildi. Rusya'dan karşılık gecikmedi. Rusya, Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptırımlarına misilleme olarak aralarında yeni ve eski devlet görevlilerinin bulunduğu 8 Amerikan vatandaşına ülkeye giriş yasağı getirdi. Rusya ayrıca 10 Amerikalı diplomata sınır dışı etme kararı aldı. Biden'ın Amerikan başkanlık koltuğuna oturmasından sonra Amerika'nın Rusya'ya karşı daha sert bir politika izlemesi bekleniyordu. Hatırlayalım, Trump Amerikan başkanı iken kendisinin Rusya ile ilişkileri konusunda çokça iddia ortaya atıldı.

Rusya'nın yardımıyla seçilip seçilmediği çok konuşuldu. Başkanlık yarışı sırasında Hillary Clinton ve ekibinin maillerinin hacklenmesi, maillerinin ortaya saçılması, bunda Rusya'nın parmağı olup olmadığı hep sıcak bir konuydu. Zaten Trump, Ukrayna'ya askeri yardımı durdurmuştu. Hatta kendisinin Ukrayna'ya destek olmak için o zaman yarıştığı Biden'in oğlunun Ukrayna'daki ilişkileri için araştırma başlatılmasını istemiş. Başkanlık koltuğunu kendi çıkarları için kullanmakla eleştirilmişti.

Dahası da var. Güzellik yarışmaları düzenlerken Rusya'ya gittiğinde eskortlarla bir gece geçirdiği. O gecede işte bir takım golden shower olaylarının yaşandığı söyleniyordu. İşte golden shower nedir ne değildir çok burada girmiyorum o meseleyi isteyenler google'layıp bakabilirler. Bu tutkulu gecenin videolarını Rusların elinde olduğu, bunu bir koz olarak kullandıkları, Rusya'nın elinde başka Trump'a karşı çeşitli kozlar olduğu iddiaları da vardır. Trump bu iddiaları doğrularcasına, Putin'i övmekten hiç vazgeçmedi. Rusya ile arasını hep iyi tutmaya çalıştı. Biden'ın gelişiyle bir politika değişikliği bekleniyordu. Biden seçildikten kısa bir süre sonra Rusya devlet başkanı Vladimir Putin için katil sıfatını kullandı. Vladimir Putin'i tanıdın mı? Öldürmeyi düşünüyor musun?

Rusya'nın tabi sadece bu tür meydan okumalara karnı tok. Rusya'da demokratların yönetimindeki Amerika ne kadar ileriye gidebilir onu görmek istiyor. Prof. Dr. İlhan Uzger'le Mühten Sağlam, Gazete Duvarı'nın YouTube kanalında bu meseleyi masaya yatırmışlar. İki uzman Amerika'nın aslında Rusya'yı kendi tarafına çekmeye çalıştığı konusunda konuşuyorlar. Çin'in yükselişi zaten dünya sisteminin kimyasını bozdu.

Eskiden 90'larda Rusya'nın dayanabileceği bir ülke yoktu ama şimdi var. Rusya da Çin'i dengeleyici olarak kullanıyor. Dolayısıyla küresel sistemdeki hareket alanını, manevra alanını genişletebildi Rusya. Amerika da bunun farkında. Temel derdi Amerika'nın Rusya'yla çatışma değil,

Rusya'yı yanında tutma aslına bakarsan. Çünkü bunun başka bir yolu da yok. Yani dünya siyasetinin şu anki kompozisyonuna baktığımızda Amerika'nın her şeye rağmen Rusya'yı yanına çekmesi gerekiyor. Bunun da nedeni şu. Şimdi Çin zaten hızla büyüyor. Yanlıca iktisadi olarak değil.

stratejik olarak dünya siyasetine daha fazla yere sahip olmaya başladı ve hızla silahlanıyor. Teknolojik alanda bir gelişme kaydediyor. Yani şey değil hani Çin 90'lardaki gibi dünyanın emek yoğun çevreyi kirleten sanayi üretim bandı değil artık. Daha yüksek teknoloji kullanabiliyor. Siber alan daha çok ilerleme kaydetti. Dolayısıyla da Amerika'nın ne olursa olsun Rusya'yı Çin'den uzak tutması gerekiyor.

Ama şöyle bir durum yaşandı. Biden seçilip seçilmez Rusya'ya karşı sert bir tavır aldı. Bunu işte katil ifadesinde de gördük ve derini ağır ödeyecek şekilde gördük. Bu normal değildi. Ben bunu yanıma gelmezsen seni daha çok sıkıştırırım.

Hani zor olur senin için. Yani Rusya'yı doğrudan sıkıştırmak değil de sıkıştırarak yanına çekmeye zorlamak olarak gördüm ve sanırım böyle de gidiyor. Bu gerginlik yalnızca Rusya ve Amerika arasında sınırlı kalmaz. Karadeniz'e Amerikan gemileri yerine İngiliz gemileri çıkma hazırlığında, onu belirtelim, The Sunday Times İngiltere'nin Mayıs ayında Type 45 Destroyer ve Type 23 sınıfı frikateynleri Karadeniz'e göndereceğini yazdı.

Gazete İngiltere Kraliyet Donanması'nda bir yetkilinin açıklamasına dayandırdığı haberinde gemilerin NATO ve Ukrayna'ya yönelik dayanışma göstergesi olarak bölgeye gönderileceğini aktardı. Haberde Type 45 tipi Destroyer'in uçak-savar füzeleri, Type 23 tipi Fırkateyn'in ise denizaltılara karşı savunma silahlarıyla donatılacağı ifade edildi. Gazeteye göre gemiler Mayıs ayında Karadeniz'e geliyor. Avrupa bu gerginlikte nereye oturur? Bu sorunun yanıtı çetrefilli. Almanya Başbakanı Angela Merkel denge politikası yanlısı. Rusya'ya sert yaptırımlara taraftar değil. Ancak Almanya genel seçimlere gidiyor. Anketler yeşilleri işaret ediyor. Yeşillerin kuvvetli olduğu bir ittifak Rusya'yı daha çok sıkıştırma yanlısı olabilir. Bir de Çekya'dan sıcak gelişmeler var. Çekya, Rusya Federasyonu İstihbarat Servislerine çalışan 18 diplomatı ülkede istenmeyen kişi ilan ederek derhal sınır dışı edileceğini açıkladı.

Teşhis edilen Rus casuslar, 2018'de Sergi Skripal'in zehirlenmesi olayı ve 2014 yılında bir silah deposunda meydana gelen patlamayla bağlantılı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Çekyen'in Rus casuslarına yönelik kararına tepki gösterdi. Rusya, Çekyen'in Moskova büyükelçiliğinde çalışan 20 diplomatı istenmeyen kişi ilan etti. Peki Türkiye, yeniden Prof. Dr. İlhan Uzgel'e kulak verelim. Uzgel, Türkiye'nin safını çabuk belli ettiğini, Rusya'nın buna karşılık bir hazinana kadar turist uçuşlarını haftaya ikiye indirmesinin bunun sonucu olduğunu söylüyor. Vallahi çok kestirmeden şunu söyleyeyim, Erdoğan yönetimi ucuz atlattı.

Bu kriz, Ukrayna krizi derinleşseydi Türkiye'nin daha net saf tutması gerekecekti ki oraya doğru gitti. Dikkat edersen hani kriz yokken Türkiye daha rahat Amerika-Rusya ilişkileri bu alamında. Daha iyi dengeleyicilik oynayabiliyor. Ama kriz durumunda Türkiye'nin saflığını belli etmesi gerekiyor ki çabuk belli etti dikkat edersen. Motru'yu dinleme getirdi bana sorarsan Amerika'ya verilmiş mesajdı. Çünkü Montre tartışması durup dururken çıkmadı. Yani Amerika'ya şunu söylemiş oldu aslına bakarsan. Ben neredeyse hani şimdiye kadar hiçbir hükümetin tartışmaya açmadığı, tartışmaya cesaret edemediği Montre'yu bile seninle ilişkilerimi düzeltmek için Rusya'yla gerilimin yaşadığım bir dönemde masaya korum. Yani şöyle söyleyeyim, Montre böyle sıkı bir vida gibiydi, Lozan gibi. O vidayı gevşetti Erdoğan aslına bakarsan. Yani bunun tartışılabilir olduğu fikrini en azından verdi. Bu tartışılmaz değil, dedi. Ve yaptığı bir konuşma var, hakikaten o konuşmada. Montrö'yü, Türkiye'nin egemenliğini kısıtlayan bir sözleşme olarak tanımlıyor. Çok çok sakıncalı. Tabii ki bir uluslararası su yolu olarak bazı geçişleşimleri var. Sonuçta hiçbir ülke kafasına göre, Malaka Bağzı'nda bir ülke gidip kapatamaz buradan. Türkiye'nin de faydalandığı bir küresel bir ilke bu. Dolayısıyla bunu bir egemenlik sorunu olarak tanımladı. Bu çok önemli bir şeydi. Şimdiye kadar hiçbir hükümetin yapmadığı bir

Açıklamayı da bu bir tanımdı. Böyle tarif ettim. Dolayısıyla da Amerika oradan mesaj verdi. Ukrayna'yı şey yaptı. Zelenski'yi buraya çağırdı. SİHA veriyor. Bu Rusya'yla yapılan kompartımanlaşma, ilişkilerin kompartımanlaşmanın bir parçasıydı. Yani burada tamamen ters taraflarda duruyorlar tabii ki. Karadeniz'de NATO

Amerikalı tatbikatı yaptı. Ukrayna krizi sırasında Türkiye yerini, sapını net olarak belli etti. Karşı Rus yamlesi geldi. O da 1 Hazirana kadar dedi. Bu da bir uyarı. Eylül'e kadar demediler.

Bakacağız ne yapacağına, ona göre uzatabiliriz de demek bu aslına bakarsanız. Bunu da gördüler. Muhtemelen uzatmazlar artık. Krizde çünkü şey oldu, Rusya da Türkiye'yi tam olarak kaybetmek istemiyor doğal olarak. NATO'nun kucağına tekrar itmek istemiyor. Dolayısıyla da şimdilik Erdoğan yönetimi krizin biraz yatışmasıyla birlikte rahatladı diyebiliriz. Eğer yeni bir tırmanma olmazsa bu süre içinde. Gelişmeler böyle. Tren Topi'yi PodB Medya ile hazırlıyoruz. Bir başka bölümde görüşmek üzere.

Altyazı M.K.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)