
1.552 kelime · ~8 dk okuma
2020'yi tamamlamak üzereyiz. Gerçekten zor bir yıl oldu. Önümüzdeki yılın daha kolay olabileceğine dair bir işaretse henüz yok. Zorlu zamanlar iyi liderleri daha gerekli kılıyor. Bu bölümde iki kadın lideri ele alacağız. Trend Topek'in 61. bölümüne hoş geldiniz. Ben Nevşin Mengür.
Pandemi hayatımızı ve hayata bakışımızı değiştirdi. Çalışma koşullarımız, yaşama koşullarımız değişti, siyasete bakışımız da. Kimi siyasi liderler için pandemi fırsata çevrilecek bir krizi oldu, kimileri içinse kariyerlerinin olumsuz anlamda dönüm noktası. Mesela Covid-19 pandemisi patlak vermemiş olsa Donald Trump belki de yeniden seçilecek. İkinci dönem Amerikan başkanlığı koltuğunda oturabilecekti. Ama pandemi her şeyi değiştirdi. Pandeminin ön plana çıkardığı iki kadı lider var. Biri Almanya Başbakanı Angela Merkel. Bu
Merkel'in geçen hafta mecliste yaptığı konuşma. Merkel'den alışkın olmadığımız bir tutku var bu konuşmada. Burada yaklaşan Noel tatilinin altını çiziyor Merkel ve Almanlardan sosyal mesafeyi korumalarını İstiyor büyük annelerimizi, dedelerimizi ne olur koruyalım, diyor. Gelelim diğer lidere, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern. Her memur bu evin her memuru bu evin her memuru bu evin her memuru bu evin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin her memuru bu evinin Başbakan her Ardern bu memuru konuşmasında iklim değişikliği tasarısına destek istiyor. Jacinda Ardern'ın aslında dünyaca tanınıyor olması bile başlı başına bir başarı. Zira günün sonunda Yeni Zelanda dünyanın bir ucunda ve izole bir ülke. Jacinda Ardern polis bir baba ve cateringci bir annenin kızı, bir mormon olarak yetiştirilmiş.
Yani mormon inancına göre mesela kola ve kahve içmek bile yasak. Son derece muhafazakar, kapalı ve katı bir inanç şekli diyebiliriz. 2008'de işçi partisinden parlamentoya seçilerek siyasete girmiş, 2017'de ise partisinin başına geçmiş. Ayrıca başbakanlık görevini yürüttüğü sırada anne oldu. Dünyada görev sırasında anne olan ikinci lider. Peki ilki kim diyeceksiniz? Hemen söyleyeyim Benazir Buto.
Benazir Butto da Pakistan'ın modern yüzü olarak tanınan başbakanı, kendisi 2007 senesinde seçim çalışmalarını yürütürken bir suikaste kurban gitmişti. Arden kızını Benazir Butto'nun doğum günü olan 21 Haziran'da doğurdu. Anne olduğu 2018 senesinde 37 yaşındaydı. Aynı Butto'nun da başbakanlık görevini yürütürken anne olduğu gibi.
Bir de üç aylık bebeğinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na götürdüğü kareler her yerde. Bu da Birleşmiş Milletler tarihine geçmiş durumda. Genel kurula bir liderin kucağında çocuğuyla gelmiş olması pek alışılageldik bir şey değil. Genel kuruldaki fotoğrafı bölüm kapak fotoğrafı olarak görebilirsiniz.
Dünya Ardern'e Christchurch kentinde bir camiye yapılan terör saldırısı sonrası tanıdı. Yeni Zelanda'daki Müslüman cemaatle dayanışma gösteren Ardern saldırının ardından kamuoyunun karşısına başörtüsüyle çıktı. Yeni Zelanda Müslümanların da Yeni Zelandasıdır mesajı verdi. Pandemi tüm dünyayı sarsarken, Jacinda Ardern'in yürüttüğü başarılı politika pek çok başka ülkeye de parmak ısırttı. Pandemide Yeni Zelanda'da yalnızca 33 kişi öldü. Bu saldırı Ardern için önemli bir liderlik sınavıydı. Asıl sınav tabii ki tüm dünyayı saran pandemiyle yaşandı. Ardern, virüs duyulur duyulmaz hızlı davrandı. Geçen sene 19 Mart'ta sınır kapılarını kapadı.
Pandeminin ilk dalgasında vaka sayısı 500'lerde kaldı, yaşamını yitirenlerin sayısı 30'u geçmedi. Her ülke gibi Yeni Zelanda'da pandemi nedeniyle ekonomik sarsıntı geçirdi. Arden'in kısıntıya gittiği ilk yer siyasetçilerin cebi oldu. İban istemedi, İban verdi tabiri caizse. Geçen sene Ağustos ayında Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Arden, milletvekili maaşlarına 12 ay boyunca zam yapılmayacağını açıkladı. Arden, milletvekilleri için zaten iyi maaş alıyorlar dedi.
Araya seçim girdi. Normalde pandemi koşullarında seçime gitmek pek çok liderin istemeyeceği bir şey. Hastalıklar, ölümler insanların moralini bozuyor. Ekonomik daralma herkesi etkiliyor. Ne var ki Jacinda Ardern Ekim ayında yapılan seçimden galip çıktı. Hem de parlamentoda sandalye sayısını arttırdı. 120 sandalyeli mecliste Jacinda Ardern ve partisi Yeni Zelanda İşçi Partisi %49.15'lik oy oranıyla birinci parti oldu. Sandalye sayısı 46'dan 64'e çıktı.
Seçimden sonra Arden, Milletvekili babakanların maaşlarını 3 yıl boyunca zam olmayacağını duyurdu. Olan siyasilere oldu ama vatandaş memnun ki Jacinda'yı yeniden seçti. Jacinda Arden, güçlü liderlik sergileyen ama aynı zamanda son derecede sempatik olabilen bir politikacı. Belki kadın siyasetçileri bir adım ön plana çıkarabilen de bu özellikleri. Erden en son Noel için verdiği bir röportajda kendi ne zaman ayırmazsa doğru kararları vermesinin imkansız olduğunu söylüyor. Boş zamanları nasıl geçirdiğini anlatıyor. Kafasını boşaltmak için dedektif dizileri izliyormuşçasında Erden. Şimdi de diyor ki Noel'de dinlenmek için, kafamı boşaltmak için açacağım yemek kitaplarını, çeşit çeşit yemekler yapacağım diyor.
İşlerimizi iyi yapamayız ve bu sebeple diğerlerini bırakıyoruz, eğer eşlerimize zaman ve yer vermiyoruz kendimizi takip etmeye. Çok uzun zamandır fark ettim ki, bu self-care'de ve bu silahlarda kötülük yok, aslında ne yaptığına daha iyi olmanızı sağlar. O yüzden daha iyi olmaya çalışıyorum. Ama önerdiğim şeyler var. Uyumak için çalışıyorum. Sadece iyi kararlar yapmıyorum. Yemek yiyerek çalışıyorum. Ve rahatlığım... Gerçekten bir bırakmak istiyorsam... Kötü televizyon izleyeceğim. Güzel. Evet, biraz böyle yaparsın. Evet, böyle zone ediyorum. Kötü şovlar.
Kısa bir aranın ardından Angela Merkel'le devam edeceğiz. Angela Merkel, dile kolay, 2005 yılından beri Almanya Başbakanı, Almanya'nın ilk kadın ve en uzun süre görevde kalan başbakanı. Görev süresinin sonuna yaklaşıyor. Geçen yıl Merkel'in resmi törenlerde şiddetli titremelerle sarsıldığı videolar dünyada epeyce konuşuldu. Alman toplumu ise görüntüleri vakur karşıladı. Merkel görevi devredecek ama devretmeden önce ülkesini pandemi sınavından geçiriyor.
Merkel'i Almanya'da yaşayan siyaset bilimci Emrah Aslan'la konuştum. Emrah Bey şöyle sorayım, neden Merkel bu kadar önemli? Merkel hem Alman siyasetinde bir istisnai temsil etmesi bakımından önemli, hem de uluslararası da neden Merkel sorusuna yanıt olabilir. Aynı zamanda Merkel temkinliliğiyle ve karar alma süreçlerinin başarısıyla 15 yıldır her krizden düşlenerek çıkmasını bilen ve aynı zamanda O PDO'nun geleneksel başı Alman Merkel'in konumunu dünden bugüne, 2005'ten bu tarafa güçlendiren bir faktör oldu. Bunu Merkel'in kadın olmasına mı bağlarsınız?
Yani yetiştiği lider ortalığına bağlıyorum. Çünkü bu dönemde Merkel, özgürlüklerin değerini oldukça anlayan bir isimde, ortalama bir Batı Alman muhafazakarına göre özgürlüklerin değerini çok daha iyi bilen bir insan. ve temkinli olmanın bir adım atmadan önce birkaç kez düşünmenin ve tüm ihtimalleri masaya koymanın da doğru sonuç alınmasıyor. Yani o gelmiş olduğu özgeçmişi, yaşamış olduğu işte o komünist dönem, Almanya'nın ayrılığı, bütün bunlar diyorsunuz ki Merkel'i Merkel yapan. Fakat sonra da yani bir yandan demokrat ama bir yandan da otoriter değil mi? Böyle görülebilir belki. Merkel'in FW girişinde en büyük faktör kadın olmasıydı ve doğu Alman kökeni olmasıydı.
Söyledevu'ya katıldıktan sonra, iki Almanya Birleşiklik'ten sonraki ilk seçimlerde, 1990'lı seçimlerinden sonra, Helmut Kohl'un motivasyonu şu oldu, kabineye DDR kökenli, Doğu Alman kökenli birini alalım. Kabinede bir kadın olsun. Aynı zamanda sessiz, sakin ve sorun çıkartmayacak birisi olsun. Dolayısıyla Helmut Kohl taşıdı Merkel'i kabineye. Hatta Kohl'un kızı olarak anıldı bu uzun yıllar Merkel. Ama aynı Merkel, Söyledevu'daki barış skandalından sonra da Kohl'e karşı açık olarak
Öte yandan, FDU içerisinde Merkel'in potansiyel bir rakibi olarak görülebilecek isimler de, Merkel'in tırnak içerisinde çok şık ve zarif hamleleriyle ekat edildi. Savunma Bakanı denleyen yine Merkel karşısında karizmatik görülen isimlerden birisiydi. Habe komisyonu başkanı oldu. Von Gutenberg vardı. Eski savunma bakanı, CSU kökenli, Hristiyan Sosyal Birlik kökenli. Merkel'den sonrası için potansiyel şansölyeday olarak gösteriliyordu. Von Gutenberg'in intihar doktorasında intihar olayı patlak verdi. Merkel ne kadar kamuoyu önünde Gutenberg'in yanında dursa da kapıları ardında siyaseti bırakması gerektiğini
Geri çekilmesi gerektiğini tahmin etti. Tabi bunun yarattığı bir sorundan kıtaca bahsetmek isterim. Merkel sonrasında bu CDU'nun Merkel'in boşuna doldurabilecek bir lider içinde olması bu da bir sorun yarattı. Dolayısıyla aslında Merkel'in yarattığı böyle bir problem var, Merkel sonrası için.
Peki bu pandemi döneminde Merkel yerine başkası olsa da mesela bu süreci bu kadar başarılı götürebilir miydi? Hani sistem mi burada daha etkili yoksa Merkel'in de özel bir durumu var mı ne dersiniz? Aslında özellikle pandemi döneminde Almanya'nın federal bir yapıya sahip olduğunu çok daha net bir şekilde deneyimledi insanlar. Çünkü pandemiyle alınan kararların pek çoğu 16 eyalet başbakanının toplandığı ve Merkel'in başkent toplantılarda alındığı ama Merkel kimi zaman kararlarını eyalet başbakanlarını kabul ettirmekte zorlandı. Tabi burada da mesela şöyle bir parantez açayım. Berlin'de, Berlin eyaletinde uygulanan yasaklarla, Bayern'de uygulanan yasaklar
tamamen birbirinden farklı. Bu süreçte özellikle kamuoyunda oluşan algı eğer gerçekten Merkel'in daha fazla yetkisi olsaydı ve on altı eyalet başbakanını aşabilecek bir gücü olsaydı daha kısa, daha sonuca dönük ve daha net tepkiler alınabilirdi. Zaten son işte kısım ayında yapılan şansöyleye dönük, Merkel'e dönük güven oranları zirveye boyunca yüzde yetmiş iki durumda. Eee bu pandemi öncesi dönemde eee yüzde kırk beş şehriler düzeyindeydi. Dolayısıyla
Başarı ve olumlu gelişmeler pandemiyle ilgili Merkel'in bahanesine yazılırken olumsuzluklar genellikle Eyalet Başkanları'nın bahanesine yazılıyor, bunu biliriz. O da Merkel'in kendi oluşturduğu o güvenli imajla ilgili herhalde. Evet Merkel 15 yılını Almanya'ya yönetiyor ve bu sürecin 11 yılında iktidarı ortağı sosyal demokratlardı. İlginç de koalisyon protokollerine sosyal demokratların baskısıyla giren ve özellikle sosyal politikada yoklular, gençler, anaokul çağındaki çocuklar, ihtiyaç sahibi kadınlar gibi konularda sosyal politikadan yan olan politikaların geçen yasaların, olumlu yasaların çoğu Merkel'in CDU'nun hanesine yazılırken koalisyonun genellikle olumsuz icraatları çoğu kez eskidinin hanesine yazılıyor. Bu da şeyle ilgili bir şey. Merkel'in toplumda karşıda olacağını düşündüğü düzenlemeleri çok iyi bir şekilde savunabilmesi. Mesela en son Almanya'da yine sosyal demokratların da baskısıyla yasalaşan bir grup rente dediğimiz yani yoksulluk sınırının altında kalan emeklilere daha fazla emeklilik
Şimdi merak konusu olan Merkel'den sonra Hristiyan demokratların başında kim geçecek ve Merkel'den boşalan yeri doldurabilecek mi? Bu bölümde yıldızı parlayan tüm dünyanın konuştuğu iki kadın lideri ele aldık. Trend toplayıp hobi medyayla hazırlıyoruz. Bir başka bölümde görüşmek üzere.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.