Podcast

38: Aşının Hızlandırılması ve Ülkelerin Yarışı Ne İçin, Ne Kadar Doğru?

Trend Topic

6 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Covid-19 aşısının test süreçleri hızlandırılıyor. Normalde 10 senede geliştirilen bir aşı sürecini ülkeler 1,5 seneye indirmeye çalışıyorlar. Peki bu nasıl olabilir? Rusya'nın bulduğunu açıkladığı aşının Faz-3 süreci gerçekten tamamlandı mı? Human Challenge Trial'a gerek var mı? Nevşin Mengü hepimizin merakla beklediği aşı sürecini, alınan riskleri ve olası etkilerini değerlendiriyor.



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

1.724 kelime · ~9 dk okuma

Merhabalar, ben Nevşin Mengü, Trend Topik'in 38. bölümüyle karşınızdayız. Covid-19 virüsüne karşı odağa alınan aşı çalışmalarına bakacağız. Evet, anlaşılan daha uzunca bir süre Covid-19 virüsüyle baş başayız. Dünyada vaka sayıları yükselişte. Dünya genelinde onaylanmış en yüksek ölüm rakamı 16 Nisan'da 10.547 idi. Bu rakam 25 Mayıs'ta 1.068'e düşmüştü. Ne var ki 24 Temmuz ve 14 Ağustos tarihlerinde rakamların 10.000'lere yükseldiğini görüyoruz.

Türkiye'deki gelişmeler de tedirgin edici. Yeniden bir karantina süreci yaşayacak mıyız? Bu olası ikinci dalganın hayatımıza, ekonomimize etkisi nasıl olacak? Bu sorular, endişeler hepimizin aklında. Bu endişeleri aşıyla gidermek ve tekrardan normal hayatımıza geri dönmeyi ümit ediyoruz.

Şimdi aşıyla ilgili son yaşananlara girmeden önce neden tüm dünya ilaç değil de aşıya yöneldi? Buna bir bakalım. Prof. Dr. Tayfun Uzbay, Haber Global'de bu konuya değinmiş. Ben zaten en başından beri ilaçtan ziyade bu işin aşıyla hallolacağına inanan tarafta bir bilim insanıyım ve aynı zamanda da bir ilaç uzmanıyım. Bu bir RNA virüsü. Virüslere karşı, viral enfeksiyonlara karşı ilaç geliştirmek çok kolay değil. Tamamen radikal bir tedavi geliştirmek çok kolay değil. Olsa olsa burada enfeksiyonun yayılma hızını veya şiddetini hafifletecek bir takım yardımcı tedaviler

Transkriptin tamamını oku

çok çabuk ortaya çıkabilir. Ancak genel anlamda virüsü kökten bir tedavi şeklinde halledecek bir ilaç aşıya göre çok daha zordur. Ben de ayrıca bu konuyla ilgili yetkililerle konuştum, yetkililere sordum. Diyorlar ki yapılan çalışmalar sonucunda varılan nokta şu, Üretilen ilaçların hastalığın tedavisine etkisi limitli. Hastalığı tamamen geçirmiyor. Dünya Sağlık Örgütü de aldığı bu veriler neticesinde yönünü aşıya kaydırmış. Sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde görebildiğim kadarıyla iki ilacın artık en son noktada kullanımına izin var. Bunun sebebi de bu ilaçların tüm etkilerinin, yan etkilerinin henüz takip edilememiş olması.

Dolayısıyla rotamız aşı. Peki bölümün devamında da duyacağınız aşı süreçlerine bir bakalım. Hepsini tek tek saymıyorum. Dileyenler internette bulabilir. Ön klinik süreci veya pre klinik hali sürecinde fareler ve insan hücreleri üzerinde denemeler yapılıyor.

Sonra klinik sürece geçiliyor ve insan üzerinde denemeler yapılıyor. Bu süreçte 3 faz var. Faz 1'de aşı az sayıda 50 kadar insan üzerinde test ediliyor. Faz 2'de insan sayısı birkaç yüze çıkıyor ve yaş aralığı genişletiliyor. Faz 3'te ise aşı 20.000-30.000 insanda deneniyor. Faz 3'te hedeflenen başarı oranı yakalandığında ilgili sağlık kuruluşu tarafından onay süreci başlıyor.

Normal bir aşı sürecinde her fazda aşının sonuçlarının gözlemlenmesi gerekiyor. İnsanların aşının etkili olacağı virüse yakalanmaları sonucunda aşının etkisi ölçülebiliyor. Doğal olarak bu aylar hatta yıllar sürebiliyor. Fakat Covid-19 özelinde insanlar maske takıyorlar, hastalığa yakalananlar ya evlerinden çıkmıyor ya da hastanelerde tedavi görüyorlar. O zaman faz 3'ü nasıl test edeceğiz?

Sesleri duyduğunuz kişiler Covid-19 aşısının işe yaradığını test etmek isteyen, ve gönüllü olarak virüsü almak istediklerini belirten yaşları 25 yaş altındaki kişilerden bazıları. Bu sürecin adı Human Challenge Trials. One day sooner yani bir gün daha erken adında bir siteyi oluşturan gönüllüler Human Challenge Trials'a katılmak isteyenler için bir platform. Platforma 160 ülkeden 35 binin üzerinde başvuru yapılmış.

Bu kişiler hiçbir kronik rahatsızlığı olmayan, aslında bunu sadece kendi yakınları ve risk grubundaki insanlar için değil, dünya için yaptıklarını söylüyorlar. Nasıl doğayı korumak, iklim değişikliğine dikkat etmek hepimizin görevi ise bunu da böyle bir görev olarak düşünüyorlar. Baştan sona bir aşı sürecinin tamamlanması 10 yıl sürüyor. Covid-19'da ise bu süre bir buçuk yıla indirilmeye çalışılıyor. Bu süreç nasıl indirilebilir, nasıl kısaltılır derseniz klinik süreçlerin biri bitmeden diğerine başlanabilir. Ya da klinik süreç tamamlanmadan klinik süreci devam eden aşının üretim süreci başlatılabilir. Peki ya faz 3'ü kısaltırsak? İşte Human Trial Challenge burada devreye giriyor. Ancak bu limitli ve benzer yaş grubundan oluşan kitle geneli temsil etmiyor. Peki aşı daha riskli yaş gruplarında işe yaramazsa veya kesinleşmiş tedavisi olmayan,

COVID-19 Human Trial Challenge'a katılan kişilere zarar verirse? Bu sorular sebebiyle aşıyı test eden ülkelerin farklı ülkelerle yaptığı Faz 3 Test Anlaşmaları geliyor. Bu ülkelerin anlaşmalarını birazdan duyacaksınız. Farklı bir bakış açısı da şu, virüs dolaşımda olmazsa aşıyı test etmek de zor olacak. Bu sebeple ülkelerin koordineli hareket etmeleri herkesin avantajına.

Covid-19 aşısının kullanımına hazır hale getirilmesinin hızlandırılmasıyla ilgili Vox çok güzel bir video hazırlamış. Detaylara bakmak isteyenler için linki açıklamalara bırakıyoruz. Kısa bir ara sonrasında devam edeceğiz. Evet, insanlık umudunu aşıya bağlamış durumda, bilim insanları aşı üzerine çalışırlarken, ülkelerde aşıyı ilk bulmanın ve piyasaya sürmenin derdinde. İşin ekonomik boyutu, ülkenin repütasyonu ve prestijinin dünya toplumu üzerinde artması, siyasilerin bunu koz olarak kullanmak istemeleri yarışı kızıştırıyor. Kızışan yarışta Rusya ilk açıklama yapan ülke oldu.

Bildiğim kadarıyla yeni tip virüse karşı geliştirilen bu aşı bu sabah dünyada bir ilk olarak tescillendi. Aşının oldukça etkili olduğunu bağışıklık yarattığının biliyorum. Tekrarlıyorum, aşı gereken tüm denemelerden geçti. 11 Ağustos'ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümet yetkilileriyle yaptığı videokonferans sırasında Rus müjdesini verdi, aşıyı bulduk dedi. Hemen akıllara Temmuz ayı ortasında ABD, İngiltere ve Kanada'nın ortak yaptığı açıklama geldi.

Bu üç ülke APT29, The Dukes ve Cozy Bear olarak bilinen Rus troll gruplarının bu ülkelerde geliştirilen aşıları çalmaya çalıştığını açıkladı. Rusya çalıştı ama başarılı oldu mu? Yetkililer bir şey söylemedi, Rusya bu iddiaları reddetti. Bu iddiaların gündeme gelmesinden sonra bir ay ya geçti ya geçmedi, Rusya kendi aşısını bulduğunu ilan etti.

Aşının adını da Sputnik koyduklarını söylediler. Sputnik aynı zamanda uzaya fırlatılan ilk Sovyet soyuzunun ismi. Ruslar yaptıysa en iyisidir diyenler çıktı ama doktorlar bu habere kuşkuyla yaklaştı. Rusya'nın geliştirdik dediği aşının üçüncü faz denemelerinin tamamlanmadığı, bu nedenle güvenli olmadığı uzmanlarca söylendi.

Anadolu Ajansı'ndan Elena Testova'nın İngilizce derlediği haberde Rusya'nın faz 2 aşamasını 3 Ağustos'ta tamamlamayı planladığı ve faz 3'ü Rusya haricinde farklı ülkelerde deneyeceği söyleniyor. Haberi 11 Ağustos'ta Rusya'nın aşıyı bulduğunu duyurduğunu referans alırsak faz 3 sadece 1 haftada tamamlanmış demek oluyor ki bu nasıl olacak? Ancak Vladimir Putin bu aşıyı kendi kızlarından birine yaptırdığını iddia etti. Kızının ateşinin aşı sonrasında yükseldiğini ancak sonrasında normale düştüğü söylendi. Putin'in kızları 35 ve 33 yaşlarındalar. Rus aşısının üçüncü faz denemeleri de kendi topraklarında yapılacak şekilde. Rusya ile anlaşma yapmış ve aşıyı almış 20 ülke var. Rusya'nın açıklaması bu yönde. Moscow Times haber sitesine göre bu ülkeler arasında Kazakistan, Beyaz Rusya, Meksika, Filipinler, Suudi Arabistan, Endonezya var. Daha sessiz sedasız aşı çalışmalarını yürüten bir ülke de Çin. Dünya, gelişmeleri Çin televizyonunun yaptığı haberle öğrendi. Çin Devlet Televizyonu'nun haberine göre Çin'de devlet firmalarından biri Temmuz ayında yani Rusya aşıyı bulduk diye açıklama yapmadan 3 hafta önce Çin aşısını faz 3 için hazır hale getirdi ve insanlara deneysel olarak yapmaya başladı.

Önce sağlık çalışanlarına daha sonra da devlet memurlarına bu aşı yapıldı. Hatta Papua-Yenigine'ye çalışmak için giden bir grup Çinli madenci aşılandıkları gerekçesiyle Papua-Yenigine'den geri çevrildi. Papua-Yenigine aşının etkisi ne olacak? Aşılanmış kişiler bu virüsü yayacak mı? Bilinmediği için Çinli madencileri almama kararı aldı.

Çin aşısına güveniyor olsa gerek ki Çin ordusu askerleri de aşılandı. Çinli yetkililer aşı yapılan kişilerin bazılarında ters etki gördüklerini ancak kimsede ateş gözlemlenmediğini söylüyorlar. Çin de Rusya gibi faz 3'ü farklı ülkelerle test edecek ilk aşamalardan birini Peru ile geçen hafta imzaladılar. Çin Kasım ayında aşı dağıtıma hazır olur diyor. Bu açıklamalar karşısında en çok sinir olan kişi Amerikan Başkanı Donald Trump.

Trump, Çin'den önce Amerikan aşısının piyasaya sürülmesi konusunda ısrarcı. Covid-19'la mücadele konusunda kötü sınav veren ülkelerden birisi Amerika Birleşik Devletleri oldu. Sağlık sistemi efektif çalışmadı, yeteri kadar test yapılmadı. Donald Trump, test sayısının azlığını pek çok kez savundu. Ne kadar çok test, o kadar çok vaka, ne kadar az test, o kadar az vaka sözü tarihe geçti. Dünya'da en iyi test programı var. Bir süre boyunca çalıştık.

Amerikan başkanı, yönetimin verdiği bu kötü sınavın Amerika'nın geliştirdiği aşıyla unutulacağı inancında. O nedenle Donald Trump 3 Kasım seçimlerinden önce aşının hazır olması için bastırıyor. Trump bu nedenle aşı araştırması yapan Amerikan şirketleri için kesenin ağzını da açtı. Amerika Birleşik Devletleri'nin bir aşıyı onaylaması, piyasaya sürülmesine izin verilmesi için en az 30.000 denekte denenmiş olması koşulu var. Aşının %50 başarılı olması neticesinde FDA'yi onay vereceğini açıkladı. Şu anda iki şirketin FAS3 çalışmaları 30.000 denek üzerinde başladı ve Ekim-Kasım gibi FAS3 %50 başarıyla tamamlanırsa aşı kullanıma açılacak. Aşı üzerinde çalışan kurumlardan bir tanesi İngiliz Oxford, Oxford şu anda üzerinde çalışılan aşı için AstraZeneca firmasıyla anlaşmış durumda. İngiltere, AstraZeneca'dan aşıyı ilk önce İngiltere'nin alacağını, anlaşmanın öyle olduğunu söylüyor. Ancak Trump yönetimi AstraZeneca'yı gözüne kestirmiş durumda. Trump öyle veya böyle 3 Kasım'dan önce ABD'nin de piyasada aşı olmasını istiyor.

Bir başka aşı çalışması Alman BioNTech ve Amerikan Pfizer tarafından yapılıyor. Bu çalışmada da sona yaklaşıldı. Bu çalışmanın ürünü olan BNT-162-Ö isimli aşı da son aşamaya gelindiği ve 30 bin kişi üzerinde yapılacak üçüncü faz denemelerinden bir kısmının da Türkiye'de geliştirileceği açıklandı. Bu denemeler İstanbul Tıp Fakültesi denetiminde yapılacak. Bunun dışında Türkiye'de başka çalışmalar da var. Detayları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 19 Ağustos'ta anlattı.

Ülkemizdeki aşı çalışması ile ilgili şu an toplam 13 tane çalışma olduğunu, 3 tane çalışmanın hayvan fare çalışmasının bittiğini, preklinik çalışmaların devam ettiğini, bunun için de hem bakanlık olarak hem Tusep olarak hem TCK olarak aşı çalışması yapan bütün arkadaşlarımıza, araştırmacılarımıza her türlü kolaylığı gösterme noktasında da bir çalışma içinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Bakan koca Rusya, Çin ve Almanya'nın aşı çalışmaları ve Türkiye'nin bu ülkelerden aşı alma süreciyle ilgili de bilgi verdi. ve Almanya'da yapılan çalışmayla ilgili de bize fazüç çalışmasını Türkiye'de yapmak üzere müracaatlar oldu. Bununla ilgili de görüşme ve iletişim halindeyiz. Bu anlamda da kolaylık göstereceğimizi ve devamında tedarik noktasında da bir iletişim içinde olduğumuzu ayrıca söylemek istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü'nün açıklamasına göre şu anda dünyada 160'dan fazla aşı üzerinde çalışma var. 23 aşı insanlar üzerinde denenmeye başlandı. Üzerinde denenen kişilerden biri 44 yaşındaki Jennifer Holler. Seattle'da yaşayan Holler Amerika Birleşik Devletleri'nde aşı enjekte edilen ilk kişi. Jennifer Holler kendisini muhteşem hissettiğini söylüyor. Hafif omuz ağrısı dışında kendisinde hiçbir yan etki olmadığını aktarıyor.

Biliyorsunuz, tıpkı vaksinin potansiyel side efektleri var. İlginçlik, çılgınlık, acı, şey gibi şeyler. Aslında hala onları hiç denememiştim. Aslında elim daha iyi hissediyorum. Önceki flu şanslarıyla.

Evet şimdi toparlamak gerekirse aşı çalışmalarında Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Almanya'nın faz 3 çalışmalarına başladığını ancak sonuçların %100 etki etmeyebileceğini söyleyebiliriz. Faz 3 aşamasının farklı ülkelerde denenmesi daha hızlı sonuç alınmasını sağlayacak gibi görünüyor. Human Challenge Trial ise İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nin yıl sonuna kadar denemeye başlayacağı belirtiliyor. Türkiye'de de faz 3 çalışması yapılacak. Anlaşılan o kaç kişi de yapılacak? Test süresi ne kadar gözlemlenecek? Başarı kriteri ne olacak? Türkiye'de aşı geliştirme çalışmaları henüz preklinik aşamada. Acaba hızlanıp klinik çalışmalara başlayabilecek miyiz? Bu soruların cevaplarını takip edeceğiz.

Evet, bu hafta sonu 30 Ağustos. Hem 30 Ağustos'a hem de Ağustos ayındaki zaferlere değineceğimiz bir bölüm hazırlıyoruz. Pazar günü yeni bir bölüm daha yayına alacağız. Ve konuğumuz Emrah Safa Gürkan olacak. Güzel bir sohbet olacağına inanıyorum. Trend Topiği Podvimedia ile birlikte hazırlıyoruz. Görüşmek üzere.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)