
2.281 kelime · ~11 dk okuma
Merhabalar, ben Nevşim Engötren, Topik'in yeni bölümüyle karşınızdayım. Bu bölümde Rusya-Ukrayna gerginliğine bakıyorum. İşin ucu Türkiye'ye de dokunuyor. Türkiye'nin gündemine Ukrayna son dönemde Türkiye'den almış olduğu insansız hava araçlarıyla oturdu. Ukrayna ve Türkiye arasında 2019 yılında yapılan 69 milyon dolarlık anlaşma kapsamında Ukrayna ordusu 6 Bayraktar TB2 ve Roketsan üretimi 200 MAM-L tipi roket almıştı. Bunların yanı sıra iki de insansız hava aracı kontrol merkezi Ukrayna ordusunun bünyesine dahil edilmişti. Ukrayna bu insansız hava araçlarını geçtiğimiz günlerde denedi. Bu Rusya'ya karşı bir gözdağı gibi de okunabilir. Ukrayna genelkurmay başkanı ilerleyen aylarda NATO ile Ukrayna'nın ortak tatbikat yapacağını da açıkladı. Rusya'nınsa Kırım köprüsüne dizmiş olduğu tanklar dünya ajansları tarafından görüntüleniyor. Şimdi son durumu böyle aktardık ama bir işin başına gidelim.
Ukrayna Sovyet Cumhuriyetlerinden bir tanesiydi malumunuz. 2000'li yılların başında Ukrayna hükümetleri Avrupa Birliği ile ilişkileri güçlendirmiş ve batıya yakınlaşmaya başlamıştı. O dönemin Ukrayna Başkanı Viktor Yanukovic Avrupa Birliği ile 2012 senesinde başladığı geniş kapsamlı iş birliği ve ticaret anlaşmasının müzakerelerini sürdürüyordu. Tabi bu Ukrayna'nın Rusya'dan uzaklaşması, Ukrayna Rusya ticaretinin bir ölçüde zayıflaması ve siyaseten de Ukrayna'nın başka bir yere oturması anlamına geliyor.
Ukrayna halkı Avrupa Birliği ile sözleşmenin imzalanması konusunda ısrarcıydı ama Yanukov hiç bir türlü imzayı atmadı. Bıçak kemiğe dayandı. 2013 Kasım ayında başlayan protestolar Şubat 2014'e kadar devam etti. Ukrayna devrimi olarak adlandırılıyor bu protestolar. Simgesi Bağımsızlık Meydanı. Meydan diye biliniyor. Meydan olmuştu. Gelin devamını Ukrayna'dan Kırımlı gazeteci ve sunucu Gülsüm Halilova'dan dinleyelim. Ufak not. Gülsüm Hanım tabii Maydan diyor. Maydan derken işte Bağımsızlık Meydanı'ndan bahsediyorum.
Yıl 2014, 2013 yılının artık sonlarında biliyorsunuz ki evde maydan başlamıştı. Yıl 2014, Yanukovic ülkeden kaçtı, o dönemin cumhurbaşkanı. Maydan kazandı ve Ukrayna artık NATO'ya entegrasyon, Avrupa'ya entegrasyon istikametini yani halk seçmiş durumdaydı. Bunu kabul etmeyen Rusya, Ukrayna'nın o dönemki zayıflığından istifade ederek, ki Ukrayna çok zayıftı o dönem, çünkü Yanukovic, o zamanlar artık Ukrayna'da çalışan Rus ajanları, Rusya'nın adamları vs. her şeyi yok etmiş durumda vardı. Yani ne ordu vardı, ne istihbarat vardı, hiçbir şey yoktu diyebilsek yalan olmaz. Burada yani Rusya'nın ajanları çoktu. Yıl 2014,
Ukrayna maydanı yaptı. NATO'ya, Avrupa'ya entegrasyonu seçti. Halk milyonlarca insan Yanukovic rejimine karşı çıktı. Yanukovic maydanda insanları bastırmak için öldürmeye başlamıştı ve Ukrayna'lılar tabii ki buna tepki olarak sonuna kadar maydanda durmaya karar verdiler ve rejimi yok etmeye böyle kararlıydılar ve nitekim onu da yaptılar. Yanukovic ülkeden kaçtı. Şimdi bildiğimiz üzere Rostov'da falan bulunuyor. Ülkeden kaçtı, maydan kazandı ve Rusya, Ukrayna'nın zayıflığından istifade ederek o dönem Kırım'da işgali başlatmış durumdaydı. Evet, Ukrayna'da devrim oldu. Ancak Rusya, Osmanlı tarihinden de bildiğimiz Karadeniz'in stratejik önemi çok büyük yarı moda olan Kırım'ı işgal etti.
Bu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez işgal edilen bir Avrupa toprağı. Kırım'ın bir önemli başka tarafı da bölüm konuğumuz Gülsün Hanım gibi Tatarların ana vatanı olması. Stalin döneminde Kırım Tatarları kendi topraklarından sürülmüş ve çoğunluk statülerini kaybetmişlerdi. Rusya Tatarları Kırım'da etnik grup olarak görüyor, Kırım'ın yerli halkı olarak tanımıyor. Tatarlar Rusya'nın Kırım'ı işgalinden sonra bir kez daha topraklarını terk etmek zorunda kaldılar.
Eski Sovyet cumhuriyetlerini Sovyet periferisinden çıkaran bu tür renkli devrimleri Rusya tolere etmeme taraftarı. Zaten SSCB'de aldıktan sonra bağımsızlıklarını ilan eden ülkelerin büyük bir bölümü Avrupa Birliği'ne katıldı. Rusya'nın Ukrayna için önemi de burada. Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne katılması demek Rusya'nın bölgede iyice yalnızlaşması ve Batı'nın tabii kendi sınırına kadar dayanması anlamına geliyor. Ukrayna'nın Avrupa'ya yönelik bu hamlesi Rusya tarafından Donbass ve Kırım hamleleriyle karşılandı. Donbass, Ukrayna'nın bir bölgesi. Kırım'da yakın zamana kadar Ukrayna toprağıydı. Şimdi Rusya Federasyonu'nun bir parçası. 26. Şubat'a kadar hiç kimse Rusya'nın Kırım'ı işgal edeceğini düşünmüyordu. Kırım Tatarlar yani Rusya'nın ne olduğunu, kim olduğunu biz tarihten her zaman biliyorsak
Ukraynalılar hiç bilmiyordu ve asla ve asla Rusya'nın Ukrayna'ya saldıracağını düşünmüyorlardı bile. Yani böyle düşünceleri bile yoktu. Ama 2014 senesi Rusya bildiğin böyle Kırım'ın sokaklarında, Rusça böyle zilonu içilavi içki diyorlar, yeşil adamlar feyda olmaya başladı. Yani bilmediğimiz, üzerlerinde hiçbir alametler olmayan bildiğiniz böyle silahlı adamlar sokaklarda feyda olmaya başladı. Rus milisleri mi? Başta hiç kimse bilmiyordu bunların kim olduğunu. Sonra bir yıl sonra Putin röportajında bunlar bize ait olan bizim askerlerimiz olduğunu söylemişti yani bunu itiraf etmişti. 2026 Şubat biliyorsunuz 2014 senesi Kırım'ın
parlamentosu yanında çok büyük böyle bir ııı miting olmuştu. Kırım Tatarları, Ukraynalılarla beraber biz Rusya'ya karşıyız diye çıktılar. Yani biz Ukrayna'yla beraber olmak istiyoruz ve Rusya'ya katılmaya karşıyız diye böyle büyük bir miting olmuştu. Çünkü o dönem ııı Kırım'ın parlamentosunda olan Rus ajanları ııı Rusya'ya çalışan bazı ııı devlet adamları Rusya'ya katılma kararını Alacaklardı ve o dönem 26 Şubat buna Kırım Tatarları ve Ukraynalılar izin vermedi. Sabahleyin 27 Şubat Kırım'ın memuri bütün binaları zapt edilmiş durumdaydı. Askerler girip bütün binaları yani memuri binaları, parlamentoyu, bakanlık binasını, devlet kanallarının binalarını zapt ettiler. Ve o dönem bile bunların kim olduğunu hiç kimse bilmiyordu. Biz Kırım Tatarlar olarak Rusların zaten ne olduğunu 1783 senesinden beri biliyoruz. Kırım Hanlığı'nın birinci işgali olsun, sonra Kırım Tatarların vatanından gitmesi, mecburiyeti. Sonra bin dokuz yüz kırk dört senesi Kırım Tatarların vatanından Sovyetler işte Stalin rejiminin tarafından sürgün edilmesi, sonra Kırım'a geri dönüş dönemi vesaire ve iki bin on dört yılında işte yine Ruslar Kırım'ı işgal ediyor. Ukrayna çok zayıf. Ne yapacağını da bilmiyor. Burada işte Ukrayna'ya sükuneti koruyalım diye böyle bir şeyler oluyor. Burada söyleniyor. Kırım o an işgal ediyor. Sonra sokaklarda yirmi yedinci Şubat'tan sonra sokaklarda böyle yeşil insanlar peydah olmaya başlıyor. Bildiğiniz asker sevkiyatı yapılıyor Kırım'a ve on altı Mart'ta bu sözde oylama yapıyor Rusya. Kırım'ı işte Rusya'ya katılması için ve
Kırım'da yaşayan aslı halk yani Kırım Tatarları'nın 99.9'u bu sözde oylamayı reddediyor, boykot ediyor ve gitmiyorlar. İşte tabii ki orada yaşayan bazı Ruslar bu referenduma Rusya'ya katılalım diye referenduma gidiyorlar ama onların miktarı çok az. Yani referendum diye bir şey Kırım'da yoktu. Bütün her şey daha önceden planlanmış, hazırlanmış. İşte bu sözde referendum geçiyor
oluyor ve 18 Mart'ta Putin işte Kırım'ın Rusya'ya katılmasıyla ilgili ferman imzalıyor. İki aydan sonra Donbass'ta Rusya'nın destek ettiği ayrılıkçılar kendi sözde cumhuriyetlerini ilan ediyorlar. Yani şöyle düşünün, Rusya Kırım'ı işgal ediyor ve dikkati Kırım'dan çekmek için, bütün dünyanın dikkatini Kırım'dan çekmek için Ukrayna doğusunda savaş başlatıyor. Yani iki kart koyuyor cebine. Kırık dombas. Şu anda dombas hala bu şeyler tarafından ne diyorlar onlara? Gönüllüler mi diyorlar? Ne diyorlar? Bu yeşil adamlar tarafından mı yönetiliyor? Evet, Rus işgalcileri diyoruz biz onlara. Çünkü tabi ki Rusya olmasaydı bu ayrılıkçıların hiçbir kuvveti, hiçbir şeyi yok. Onların hiçbir şeyi yapmak kuvveti yok. Silahları yoktur. Orada Rusya ne kadar biz yokuz diye söylese de orada Rusya'nın desteğiyle bu sözde işte cumhuriyetler var durumda ve savaş yedi yıldır Donbass'ta devam ediyor. Yani Rusya'nın niyeti neydi burada? Rusya'nın niyeti Donbass'ta savaş olsun, Donbass'ta insanlar ölsün, Ukraynalılar Donbass'ta savaşsın, dünya kırımı unutsun. Ama öyle olmadı.
Yani Ukrayna Donbass'ı ve Kırım'ı asla ayırt etmiyor birbiriyle. Ama ikisini de kaybetti Ukrayna bu durumda, hem Kırım'ı hem Donbass'ta. Evet, işgal edilmiş durumda hem Kırım hem Donbass. Donbass'ta yedi yıldır savaş devam ediyor. Son dokuz aydır bu ateşkes rejimi
başlatılmıştı ama son dönemlerde iki aydır. Şimdi Ukrayna Rusya'ya karşı çok büyük yaptırımlar yaptığı için, çok sert adımlar attığı için Şimdi orada ateşkes çalışmıyor ve durum gergin. Ve son durum. Rusya Donbass ve Kırım civarındaki askeri varlığını gözle görülür biçimde arttırıyor. Rusya bu duruma Kırım benim kendi toprağım ne istersem yaparım diye yanıt veriyor. Donbass yakınlarında ayrılıkçılarla ve Ukrayna askerleri arasında çıkan çatışmalarda en son iki Ukrayna askerinin öldüğü bilgisi var. Bölge yine ısınıyor. Acaba 2014'te yaşananlara benzer şeyler mi yaşanacak sorusu gündemde.
Bildiğiniz üzere son 2-3 aydır Ukrayna Rusya'ya karşı çok sert adımlar atmaya başladı. 7 yıldır kabul edilmeyen Kırım geri dönüş yani işgalden kurtarma stratejisi kabul edildi. Askei güvenlik stratejisi kabul edildi. Burada Ukrayna parlamentosunda milletvekili olan Putin'in akrabası Viktor Medvedchuk'a karşı yaptırımlar uygulandı ve onun çok büyük, Ukrayna'da çok büyük olan üç propaganda kanalı kapatıldı. Artık çalışmıyor o propaganda kanalları Ukrayna'da.
Bununla beraber işte Ukrayna, Rusya'nın kampanyalarına, burada çalışan ticaret kampanyalarına büyük yaptırımlar uyguladı ve bundan sonra Donbass'ta durum şimdi daha da gerginleşmeye başladı. Gerginleşmeye derken yani bu ateş kesim zaten çalışmıyordu ama şimdi daha hiç çalışmıyor. Minsk anlaşmaları var, onlar da çalışmıyor çünkü Minsk anlaşmalarını Rusya yerine... Minsk anlaşmalarını biraz açar mısın? Minsk Anlaşmaları, ikinci Minsk Anlaşmaları 2015 senesinde Ukrayna, Rusya, Acid tarafından imzalanmıştı. Bu Minsk Anlaşmalarının ilk maddesi ateşkes ve ilk maddesi yerine getirilmediği için, uygulanmadığı için Minsk Anlaşmaları çalışmıyor. Ve Rusya şimdi durumu gerginleştirmeye devam ediyor. Zaten Kırım'ı militarizasyon ediyordu, 7 yıldır etmeye de devam ediyor.
Donbass'ı militarizasyon etmeye devam ediyor ve şimdi daha aktif şekilde bunu yapmaya başladı. Ukrayna'nın sınırlarına asker sevk ediyor şimdi çok yoğun bir şekilde. Belarus tarafından, Donbass tarafından yani Donetsk ve Lugansk bölgesi tarafından ve Kırım bölgesi tarafından askeri sevkiyat yapıyor şimdi Rusya ve tabii ki bu durumu çok gerginleştiriyor. Neden bunu yapıyor diye.
Biden'ın seçilmesi sonrasında Putin'in böyle bir beklentisi mi var? Belki Amerika'nın bu işe müdahil olması ya da Avrupa'yı bu işe müdahil olması için teşvik etmesi ve Ukrayna'nın acaba Donbass ve Kırım'ı geri almak için bir harekete geçeceğine ilişkin bir beklentisi mi var Rusya'nın? Böyle bir şey olabilir mi Gülsüm? Ne dersin? Bence şöyle Putin şimdi deniyor, Avrupa'yı deniyor, Biden'ı deniyor, tepkisi nasıl olacak diye. Zaten bu bütün hareketlerinden anlaşılıyor. Onlar asker sevkiyat yapıyorlar ama şöyle diyorlar, kime ne? Bu bizim topraklarımız. istediğimizi yaparız. Biz Ukrayna'ya saldırmayı istemiyoruz diyorlar bir taraftan. Ama diğer taraftan askeri sevkiyat yapmaya, Kırım'ı militarizasyon yapmaya, Donetsk'ı militarizasyon yapmaya devam ediyorlar. Yani böylece Putin her zaman yaptığı gibi şimdi de kendi gücünü göstermeye çalışıyor. İşte ben istersem yaparım. Ben istersem asker sevkiyat yaparım. Siz bana ne yapacaksınız bakalım diye böyle gösteriş yapıyor ve Avrupa'nın yeni Amerika Cumhurbaşkanı'nın tepkisini böylece sınıyor ve görmeye çalışıyor. Yani benim fikrim böyle. Peki bundan sonra ne olacak, ne bekliyorsun? Durum gergin olmaya devam edecek bir müddet benimce. Çünkü gördüğümüz üzere Avrupa, Amerika yani bizlere desteğini, Ukrayna'ya desteğini açık şekilde söylüyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski dün Jan Stoltenberg'le konuştu. NATO Genel Sekreterini aradı.
Orada Jan Stoltenberg bizlere, Ukrayna'ya NATO'nun girişi için destek ettiğini söyledi. Bundan önce ABD, Ukrayna'nın NATO'ya girme hedeflerini destek ettiğini söyledi. Bugün Litvanya kendi NATO'da ittifaktaşlarına yani ortaklarına Ukrayna'ya NATO'ya girmek için eylem planı önereceğini söylemiş durumda. Benimce bir müddet böyle bir gerginlik devam edecektir. Ama şunu söylemek gerekiyor ki Ukrayna modernizasyonunu yani NATO için entegrasyonunu artık belirtti.
Yani bu geri dönülmez bir şey. Rusya, Ukrayna'nın modernizasyonunu, NATO'ya entegrasyonu engellemek için zaten 2014 senesi Kırım'ı işgal etti, Dombaşı işgal etti. Orada savaş başladı. Ve Ukrayna şimdi bildiğiniz demokratik değerler ve özgürlük için çok büyük bir bedel ödemekte. Ukrayna hareketsiz değil, gelişiyor ve Ukrayna'nın NATO ve AB'ye katılım süreci zaten artık geri dönülmez bir şey çünkü halk 2014 senesi kendi seçimini yaptı.
Ve tam ölçülüklü bir savaş durumunda Rusya tüm halkın dirilişini alacaktır. Çünkü halk artık demokrasi için, özgürlük için seçimini yaptı ve Rusya artık Ukrayna'yı durduramaz. Şimdi Kremlin'den de açıklamalar var ya, işte Ukrayna savaş başlatacak, bundan çekiniyoruz falan diye. Acaba neden Rusya'dan böyle bir açıklama geldi? Biz bir şey yapmadık, Ukrayna bastırıyor, biz de o yüzden karşılık vermek zorunda kaldık demek için mi? Evet zaten onlar bunu her zaman yapıyorlar. Donbass'ta provokasyon yapıyorlar Ukrayna'yı kışkırtmak için.
Sonra Ukrayna'nın görüyor musunuz Minsk anlaşılmalarından çıkıyor vesaire demek için. Ama öyle olmuyor işte. Bugün bizim Milli Güvenlik Konseyi'nin başkanı Aleksey Danilov dedi ki Donbass'ta durumun gerginleşmesi sadece Putin'den kaynaklanan bir şey. Ve Ukrayna askerlerine değer verdiği için, halkına değer verdiği için asla hiçbir saldırı planlamamaktadır. Hiçbir zaman Ukrayna ilk ateş açan, yani bu ateşkes döneminde ilk ateş açan taraf olmadı. Her zaman Rusya provokasyonu diyor, ateş açıyor ve Ukrayna tabii ki de burada doğru anlamak lazım. Buna cevap veriyor, püskürtmek için ve ateşi bastırmak için. Avrupa Birliği'nin bir pozisyonu ne olabilir? Ukrayna ne bekliyor Avrupa Birliği'nde?
Avrupa Birliği tabii ki Ukrayna'yı destekliyor. Bildiğiniz Normand formatı var, yani bu Minsk anlaşmalarından Normand formatı var. Almanya ve Fransa, Ukrayna'nın tarafında Ukrayna'yı destekliyor ve Donbass'ta ne olduğunu herkes görüyor ve biliyor. Ve tabii ki yaptırımlar.
Yaptırımlar çok önemli. Ukrayna çünkü topraklarının işgalden kurtarılması için diplomatik siyasi yol seçti. Şimdilik savaşla geri alma böyle bir senaryosu göz önünde değil, bakılmıyor. Ve sadece diplomatik ve siyasi yol seçti Ukrayna ve tabii ki dünyanın desteği hakkında söylediğimiz zaman yaptırımların uygulanması, Avrupa Birliği tarafından yaptırımların uygulanması, ABD tarafından yaptırımların Rusya'ya karşı uygulanması bizim için çok önemli ve Ukrayna bu istikamette, Ukrayna'nın diplomasisi, Ukrayna'nın siyaseti bu istikamette. Tabii ki de
eğer radikal yaptırımlar olsaydı ne bileyim Rusya'nın Svip'ten Svip Bank sisteminden çıkarılması veya bütün petrolüne ambargo koyulması gibi böyle sert yaptırımlar uygulansaydı şimdiki durum başka olurdu. Ama biz Ukrayna tabii ki başka ülkelerin kendi çıkarlarını düşündüğünü de anlıyor ve bu konuda tabii ki böyle sert yaptırımların şimdi uygulanacağını düşünmüyorum ama yine de batı ülkeleri Ukrayna'ya desteğinin yani her zaman sağlanacağını ve olacağını söylüyorlar ve bu Ukrayna için çok önemli ve Türkiye'nin de Ukrayna'ya destek ettiği ve kırılmış halini kabul etmediğini her zaman dile getirmesi Ukrayna için tabii ki de çok önemli bir şey. Joe Biden, Amerikan başkanı seçildikten kısa bir süre sonra verdiği bir röportajda Rusya başkanı Vladimir Putin için katil sözcüğünü kullanmıştı. Bu bir devlet başkanından diğerine ağır bir itham. Ayrıca Kırım'ın işgalinin yıl dönümünde Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada basit bir gerçeği yeniden hatırlatmak istiyoruz. Kırım, Ukrayna'nındır ifadesi yer aldı. Biden, America is back politikası uygulayacak. Yani Trump döneminin aksine bölgede daha proaktif ve kendi açısından daha idealist bir Amerika göreceğiz. Bu proaktif duruş muhtemelen Ukrayna'ya da cesaret veriyor. Ukrayna üzerinden olası bir NATO-Rusya sürtüşmesi, Türkiye'nin yeniden Amerika Birleşik Devletleri'ne yakınlaşması ve belki de Rusya'dan S-400 aldığı için maruz kaldığı ambargoların kaldırılması için bir fırsat olabilir. Aslında bir önceki bölümde ele aldığımız 104 emekli amiralin açıklamalarında ve emekli büyükelçilerin açıklamalarında Montreux'ün önemi 2. Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Montreux sayesinde tarafsız kaldığı ve hatta sözleşmenin Rusya'nın da güvenliğini sağladığına dair ifadeler vardı hatırlayacaksınız. Herhalde emekli amiraller, diplomatlar bölgedeki bu gelişmeleri de okuyorlar ve bu çerçevede kendilerince bir uyarı yapıyorlar.
Her an her şey olabilir diyerek noktalayalım. Trendtopi pod bir medyayla hazırlıyoruz. Başka bir bölümde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.