
4.233 kelime · ~21 dk okuma
Trenspor'dan herkese merhabalar. Bu hafta transfer gündemi çok yoğun. O yüzden bu haftalık maçları konuşmayacağız. Yoğun transfer gündemini konuşacağız. 25 Ocak Perşembe'yi 26 Ocak Cuma'ya bağlayan gece hem Galatasaray'da hem Fenerbahçe'de çok sayıda transfer haberi gündeme geldi. Bu haberleri konuşacağız. Vakit kaybetmeden başlayalım.
Şimdi Süper Lig'de bu hafta arası da maçlar oynandı ve 22. hafta bu haftayla birlikte son buldu. Fenerbahçe ve Galatasaray kazandı. Takipçileri Trabzonspor ve Beşiktaş'ta puan kaybetmeye devam etti. Yani çok farklı bir şey yok. 1. ve 2. sıradaki Fenerbahçe ve Galatasaray'la
Üçüncü sıradaki Trabzonspor'un arasındaki puan farkı 20'ye çıktı. Ve neyse ki hafta arası maç fikstürü artık sadece bir kez kaldı. Nisan ayının başında bir kez daha hafta arasında maçlar oynanacak. Ama onun dışında haftada bir maça geçiliyor. Belki bir de Süper Kupa Finali sıkışacak bir haftanın ortasına. Ama onun dışında birer haftalık şekilde maç takvimi biraz daha normale geliyor. Bildiğiniz gibi Ocak ayında çok sıkışık geçti maçlar.
Takvim çok sıkıştı Ocak ayında. Bir de Afrika Uluslar Kupası'na çok sayıda oyuncu gittiği için Süper Lig'den takımlar rotasyon olarak da çok zor duruma düştü ve Ocak ayı muhtemelen Süper Lig takımlarının en zorlu ayı oldu. Ama artık yavaş yavaş Ocak ayını da bitiriyoruz. Şimdi 25 Ocak Perşembe gecesi transfer haberleri düştü. 26 Ocak Cuma gecesi de bağlayan gecede bu haberler hem Türk basınında hem Alman basınında gündeme düştü.
Şu an itibariyle Sashaboy'un Bayern Müni'ye transfer olacağına dair haberler artık Alman basının tarafından da dillendirilmeye başlandı. Gece yarısı Bild gazetesinden Christian Falk bir haber yaptı ve Sashaboy'un yarın sağlık kontrolünden geçeceğini söyledi Bayern Müni için. Volk, Almanlar'da bayağı saygı gören, önemli bir gazeteci. Bayer Münih'le ilgili verdiği haberler genelde büyük oranda doğru çıkıyor. Ancak bu kadar apar topar gelişmesini de beklemiyordum transferin. Belki siz bu kaydı dinlediğiniz sırada resmileşmiş bile olabilir. Öncelikle bir akşam üstüne gidelim. Galatasaray İstanbul spor maçına çıkmaya hazırlanıyor ve herkes Sashaboy'un ilk 11'de olmasını bekliyordu tabii. Fakat son anda Sashaboy'un ilk 11'de olmadığı öğrenildi ve kadroda da yoktu.
Okan Hoca maç önü yayıncı kuruluşa verdiği basın demecinde şöyle söyledi. Normalde teknik direktörler doktorun ağzıyla konuşur böyle durumlarda. Saşaboy'un ağrısının olduğunu söyledi. O yüzden riske etmedik gibi bir cümle kurabilirdi. Veya ağrıları olduğu için bu maçta oynayamıyor gibi genel bir cümle de kurabilirdi. Ama oynamama isteği belli ki Saşaboy tarafından geldiği için Okan Hoca direkt oyuncunun ağzından bu durumu iletti.
Tabii Saşaboy transfer görüşmeleri bu kadar ilerlemişse, sakatlık riskini de gözetip, sonuçta onun için hayatın en önemli transferi, bir maçlık oynamama isteğinde bulunabilir. Bunu anlayışla karşılıyorum. Tabii ki oynasa profesyonel bir oyuncu olarak daha doğru olurdu ama bunu çok eleştirmiyorum birçok oyuncu için. Özellikle bu kadar yüksek bir transferi, bir sıçrama transferini yapmak üzere olan bir oyuncu için bunu eleştirmiyorum. Şimdi bu durum ortaya çıktı ve Saşaboy İstanbul spor maçında oynayamayacağı gündeme düşünce muhabirler de haberlerini girmeye başladı. Ali Naci Küçük en net ve keskin ve ilk girenlerden bir tanesi oldu ve dedi ki 25 milyon euroya Saşaboy Bayern Münih'e gitti.
en popüler ve en saygı gören Galatasaray muhabirlerinin tweetlerini veya haberlerini aldım. Onları söyleyeceğim. Burhan Can Terzi dedi ki 23 milyon euro ve bonuslar ile Galatasaray bitirdi. Daha sonra bir tweet daha attı ve Galatasaray'ın bedelini 30 milyon eurolara çekmek istediğini söyledi. Yani Saşaboy'un bonservis bedelini 30 milyon eurolara çıkarmak istiyor dedi. Fakat Nevzat Dindar da bir tweet attı ve Erden Timur ile görüştüğünü söyleyerek henüz bir anlaşma olmadığını yazdı. Diğer muhabirlerden farklı olarak.
Kutlu Akpınar, Galatasaray'ın 25 milyon euro nakit ve 10 milyon euroluk da bir bonusla birlikte 35 milyon euro civarında yüksek bir beklenti içinde olduğunu, Bayer Münih'in ise sadece 20 milyon euro nakit ve artı bonuslar verdiğini ve pazarlıkların sürdüğünü söyledi. Sabırlı olmak gerektiğini söyledi. Kaya Temel, Saşaboy'a Arsenal'in de talip olduğunu ve yönetimin beklediği bonservis bedelinin 30 milyon euro olduğunu söyledi. Yani aşağı yukarı herkes birbirine yakın şeyler söylüyor. Aynısını söyleyen yok ama herkes birbirinden farklı ama birbirine çok yakın şeyler söylüyorlar. Ve Bild'ten Christian Falk da Boy için yarın sağlık kontrolünden geçecek deyince daha da ciddileşti açıkçası benim açımdan bu transfer.
Ve sadece Saşaboy haberleri değil başka haberler de gündeme düştü. Mesela Kutlu Akpınar TT'ye de teklif olduğunu ve bu teklifin 8 milyon euro civarına çıkarsa kabul edileceğini yazdı. Bu ciddi çünkü TT'yi Galatasaray yüksek maaşla aldı ama bir bonservis bedeli vermedi, bir imza ücreti verdi. Yani TT'ye yaklaşık 4-4,5 milyon euro civarında bir teklif gelirse Galatasaray en azından TT için ödediği maaş artı imza parasını çıkarmış olabilir diye tahmin ediyorum.
8 milyon eurolar yani bilmiyorum eğer bir teklif varsa anlaşılmak mümkün olabilir gibi geliyor bana. Ayrıca Nelson için de Milan'ın teklifi olduğunu yazdı Kutlakpınar. Yakup Çınar Milan'ın Nelson için teklifinin 10 milyon euro olduğunu belirtmiş ancak bunun düşük bulunduğunu o yüzden gerçekleşmeyeceğini söylemiş. Ayrıca Ayaksın da Kerem Akturkoğlu için 10 milyon euroluk bir teklifinin olduğunu ama bu Nelson ve Kerem için 10 milyon euro'luk tekliflerin düşük olduğunu ve yönetimin reddettiğini söylemiş. Yani birden transfer gündemi Galatasaray'da alev aldı.
Bir de Fenerbahçe'de yaşanan gelişmeler var. Onları da söyleyeyim. Ondan sonra bu transferlerle ilgili yorumumu yapayım. Satılırsa nasıl satılmalı? Satılan oyuncuların yerleri nasıl doldurulmalı? Ve Galatasaray'la Fenerbahçe nasıl transferler yapmalı? Bunları konuşalım. Galatasaray ve Fenerbahçe özelinde bir bölüm olacak. Beşiktaş'la Trabzonspor'a da yer vermek isterdim ama hem Beşiktaş ve Trabzonspor'daki hareketlilik çok daha az hem de bu sezon özelinde Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yarattığı dominasyon ve 3. sıradaki Trabzonspor'a 20 puan fark atmış olmaları
biraz spotları onların üzerine çeviriyor. O yüzden bu Express bölümde Fenerbahçe ve Galatasaray ağırlıklı konuşalım. Şimdi Fenerbahçe'de de aslında erken başladılar onlar Galatasaray'ın aksine daha hızlı bir şekilde ilk iki transferlerini yaptılar ve Leonardo Bonucci ile René Korunic'i transfer ettiler. Ayrıca bir stoper takviyesi daha uzun süredir istiyorlardı. O da Çağlar Söğüncü'ydü o isim. Bir ara Beşiktaş'ın da gündeminde olduğu yazıldı çeşitli muhabirler tarafından.
Ve fakat Çağlar'da özellikle Fenerbahçe'ye gitmek istiyor sanırım. Ve o yüzden de bu transfer nihayete ermek üzere birçok Fenerbahçeli muhabir de bunu yazdı. Aynı zamanda Ertan Süzgün gibi daha böyle genel her takımdan haberler veren muhabir de Fenerbahçe'nin Çağlar'ı kiraladığını ama satın alma opsiyonun olmadığını yazdı. Çağlar'da gelebilmek için Atletico Madrid'den alacaklarının bir bölümünü kira bedeli olarak ekletmiş. Fenerbahçe'ye gelmek istediğini söylemiş çok.
Çağlar'ın da Cengiz Ünder gibi Fenerbahçeli olduğunu, iyi bir Fenerbahçeli olduğunu belirtiyor ve Çağlar'ın da Fenerbahçe'ye gelebilmek için bu transferde emek harcadığını söylüyor. Ayrıca Çağlar'da geldikten sonra Fenerbahçe'nin bir de yerli bir santrfor alması bekleniyor. Serdar Dursun vs. söyleniyor ama çok ciddileşmedi bu konu. Yerli Sandrofor'u şu yüzden düşünülüyor Fenerbahçe'de. Edin Dzeko ve Batu Şuay var. Maazallah ikisine birden bir şey olursa, bir sakatlık vs. aynı dönemde olursa, King belki forvet oynayabilir. Forvet rotasyonunda bir zayıflık yaşanabilir diye düşünülüyor. Tabi Umut Nehir çok iyi bir üçüncü yedekti ve pendiye gider gitmez gollerini sıraladı ama Umut Nehir ayrılmak istedi. Kiralık olarak oynayabileceği bir takıma gitmek istedi çünkü yaz döneminde
Euro 2024 var ve milli takımla oraya gidebilmek için de bir fırsatı var. Çünkü milli takımda da bir 9 numara eksikliği bariz. O yüzden onun gitmek istemesini de anlıyorum. Fenerbahçe'nin onun önünü açmasını da saygıdeğer buluyorum. Ama Fenerbahçe'nin üçüncü bir Santrefour'a da ihtiyacı var ve yabancı kontenjanın çok dolu olduğu için de bu isim yerli olmalı. Ama kim olabilir? Trabzonspor'dan ayrılacak olan Umut Bozok üçüncü olabilir mi? Zayıf kalır. Serdar Dursun, eski Fenerbahçeli oyuncu. Karagümrük'te bile sezonun ilk yarısında ilk on bir oynamakta zorlandı. Yani alternatifler biraz göz doldurmuyor. Fenerbahçe'lileri memnun etmiyor ama zayıf da olsa bir üçüncü yerli forvetin alınması gerektiğini ben de düşünüyorum açıkçası. Ne olur ne olmaz öyle bir ismin kenarda tutulması lazım. Ayrıca Fenerbahçe'nin orta saha merkezine de yerli sekiz numara alması gerektiğini düşünüyorum. Çok sayıda dediğim gibi yine yabancı olduğu için yabancı transferi çok daha zor. Yerli olarak da 6-8 numara oynayabilen pek yeterli oyuncu yok maalesef. Avrupa'da var ama Salih Özcan vesaire gibi isimler de oldukça yüksek bonservisli isimler. Hani yedek için düşünülmesi zor isimler. O yüzden bir ihtimal ben Başakşehir'den Berkay Özcan'ın Fenerbahçe'ye gelebileceğini düşünüyorum. Orada bir takas yapılabileceğini düşünüyorum. Belki Zayts veya Crespo'dan bir tanesinin onlar yabancı da olduğu için Başakşehir'e verilip Başakşehir'den Berkay'ı almak bir ihtimal olabilir. Bu belki Başakşehir'in de kazanabileceği bir formülde yapılabilecek bir transfer hamlesi bence. Yani çok zor olacağını düşünmüyorum. Aynı zamanda Beşiktaş'la Salih Uçan için Zayis'i vererek böyle bir takas işlemi yapılabilir. Ama Zayis'in de gitmek istemediği, takımdan ayrılmak istemediği konuşuluyor.
Zayts'la da biliyorsunuz yaz döneminde yeni sözleşme uzatılmıştı ve Fenerbahçe'nin orada biraz eli zora giriyor. Bir ihtimal performansıyla son yıllarda çıkış içerisinde olan Ankara güçlü Efkan da düşünülebilir diyorum ama çok da ihtimal vermiyorum. Berkay ve Salih Uçan ihtimalleri daha makul geliyor ama onlarla ilgili de böyle hiç somut bir transfer gelişmesi görmedim. Ancak hem Zayts hem Crespo Hem yabancı kurallarından dolayı hem de sürekli sakatlandıkları için Fenerbahçe orta sahasında bir zaaf yaşatıyorlar maalesef. Şimdi transfer yorumlarına buradan gelelim. Haberleri özetlemiş oldum. Fenerbahçe'nin son haftalarda her takım gibi zorlandığını görüyoruz. Galatasaray'da zorlanıyor. Dediğim gibi Ocak ayında hafta arası fikstür iyice sıkıştığı için ve takımların oyuncuları Afrika Uluslar Kupası'na gittiği için dar bir rotasyonla ard arda maçlar oynamak zorunda kaldılar. Ve tabii ki çok dalgalı performanslar da gördük bunun sonucunda. Şimdi bu dalgalı performansları yaratanlardan biri de bazı takımların tabii ki kadro derinliği daha geniş. O yüzden o takımlar daha başarılı sonuçlar aldılar bu Ocak döneminde. Mesela oyuncu bulamayan Kayseri Spor her maçını kaybederken işte Ankara gücünün biraz daha derin bir rotasyonu var. O yüzden biraz daha fazla puan toplayabildiler bu dönemde.
Tabii ilk iki sıradaki Fenerbahçe ve Galatasaray'ın ise kadro genişliği en iyi olan takımlar. Fakat Fenerbahçe'de Asya oyuncular sene başından beri maksimum vermiş olmasına rağmen tamamen %100 doğru transfer olarak nitelendirebiliyoruz rahatlıkla. İşte Dzeko, Simanska, Fred vs. bunlar çok iyi performans sergiledi. Bekao. Fakat bunlardan bazıları sakatlandığında yerlerini doldurması beklenen ve o yüzden kadroda tutulan Crespo gibi, Zeiss gibi oyuncular sürekli sakatlanıyor. Serdar Aziz, yine Mert Hakan, Samet yine Stoperdi. Bir türlü o yeri dolduramıyorlar. Bence Fenerbahçe'nin bu haftalarda zorlanması da bu yüzden. Yani Fred tabii ki sakatlanabilir. Veya Stopper'in tabii ki sakatlanabilir. Ama yedek oyuncuların, takımı bilen oyuncuların, yaz kampından beri takımla birlikte çalışan oyuncuların birkaç maçlık yokluklarda orayı doldurması ve bu kadar tıkır tıkır işleyen bir takımı hemen bu kadar geri çekmemesi, aşağı çekmemesi gerekiyor. Tabii ki Krunich gibi Bonucci gibi transferlerden çok şey bekleniyor ama takımlara yeni katılan oyuncuların 1-2 hafta içerisinde hemen sisteme adapte olması o kadar kolay değil. Aslında Fenerbahçe'nin bu haftalarında taşın altına elini koyması gerekenler. Sıranın onlara geldiği oyuncular. Sorumluluk sırası Zeiss'lere, Crespo'lara geldi. Fakat onlar yine yoklar. O yüzden bir 8 numara transferinde yerli takviyesi Fenerbahçe için gerekiyor. İnsanlar işte kurun hiç, aman oldu mu olmadı mı? Bir maçla gelir gelmez zaten olmaz. Yani devre arası transferlerinin uyum sorunu biraz daha fazla olabiliyor. Çünkü oturmuş takımlar içerisine geliyor bu transferler. Yaz transfer döneminde geldiğiniz takım da zaten oturmadığı için oraya adapte olmak daha kolay. Ama Ocak transferinde yeni gelen oyuncular için her şey çok daha zor. Çünkü oturmuş bir takıma geliyorsunuz ve ben o yüzden yenilerden hemen performans o kadar beklemiyorum ve sorumluluğun onların üzerine atılmaması gerektiğini düşünüyorum. Yani Bonucci'nin Kurun için performans veremediği için Fenerbahçe son haftalarda zorlandığı gibi bir yorum bence doğru değil.
Doğru olan yorum, Crespo'lar, Zeiss'lar kendilerine iş düştüğünde yine o sorumluluğu alamadığı için biraz rotasyonda zorlandı Fenerbahçe ve biraz zaman gerekiyor. Dediğim gibi Fenerbahçe'de Berkay Özcan veya Salih Uçan tipi alternatif sekiz numaralar gerekli. Stopper konusunda da şöyle bir düşüncem var, daha önemli olan konu o. Tabi Samet de kiralık gitti.
Seneye 12 yabancıya düşeceği için büyük ihtimalle Bonucci ile zaten devam edilmeyecek önümüzdeki sezon. Ve bu halde bile işte BKO, GQ, Çağlar, Bonucci, Serdar ve Osterwolde ile 6 tane stoper oynayabiliyor ki. Osterwolde stoper değildi tabii ki. Sene başında sol back olarak düşünülüyordu ama son 5-6 haftadır ciddi bir gelişim içerisinde stoper pozisyonunda. Ve stoperliği bence sol bekliğinin de önüne geçti. Ve zaten fizik yapısı itibariyle stoper oynamaya daha yatkın bir oyuncu aslında Osterwolde. Hem hızı sayesinde hem gücü ve uzun boyu sayesinde hem rakip Anadolu takımları sıkıştırıldığında uzun vurulan topları Osterwolde çok iyi bir şekilde topluyor. Hem de arkaya atılan kontra tehditlerine de Osterwolde çok hızlı olduğu için çok kolay cevap veriyor. Yani Başakşehir maçında Piyonte'yi 60 dakika boyunca sağdan sildiğini gördük Osterwolde'nin. Evet bazen sağ ayağıyla verdiği paslar isabetsiz vs. olabiliyor ama bu Stopper rotasyonu içerisinde de hem yaşı hem de fizik potansiyeli çok yüksek olduğu için en potansiyelli isim Osterwolde. Yani aslında bence Fenerbahçe-Stopper ikilisi olarak BK ve Osterwolde çok korkutucu bir ikili rakipleri için ve çok potansiyelli bir ikili. Fakat hem Çağlar hem Cicu hem Bonucci çok isimli ve yıldız statürlü isimler de bunların
arkasına veya yanına gelmiş oluyor. Yani bunlarla bir rekabet içinde oluyorlar. Tabii ki rekabet iyidir. Ama yedek kulübesinde bırakabileceğiniz sivilli oyuncuların varlığı ileride sıkıntı da yaratabilir. Yani şunu diyeceğim, Çağlar Söğünç'e alınabiliyorsa, Bekao, Ciko, Çağlar ve Osterwolde ve Serdar'lı 5 stoper bence gayet yeterli zaten. Yani Bonucci transferiyle ilgili şöyle bir düşüncem var.
Bonucci biraz erken alındı, belki Samet erken gitti. Zaten Samet 1-2 hafta daha idare etse yedek stoper olarak ve Çağlar transferi bittikten sonra Samet gönderilse, ayarlansa ve Bonucci o sırada takviye alınmasına gerek olmayabilirdi. Tabii Bonucci kısmında şunu da söylemek gerekiyor, Ali Koç biliyorsunuz birkaç ay önce bir canlı yayında açıklamalarda bulunmuştu. Tadic transferini de çok güzel bir şekilde anlatmıştı, dinleyelim onu tekrar.
Tadic hiç hesapta yoktu. Ben ve arkadaşlarım Rusya'ya, Saint Petersburg'a maça gidiyorduk. Bir gün evvel Mario geldi. Dedi ki, böyle bir imkan var, dedi. Tadic. Hatta ben size çok net söyleyeyim. Mario dedim, benim yaş konusundaki hassasiyetimi biliyorsun. Ceko'yu aldık. Ceko'yu hemen Şampiyonlar Ligi finalinden sonra aldık. Hani bir 33-34 yaşında birini daha almayalım dedi. Olmaz. Bu fırsat öyle gelmez. Biz sadece bir futbolcu almıyoruz, bir karakter alıyoruz. Alabilirsek. Olağanüstü bir oyuncu. Şampiyonluklar, soyunma odasından geçiyorsa böyle karakterlere, sadece Tadic değil. Ceko da böyle. Böyle karakterlere ihtiyacımız var. Beni ikna etti. O zaman Ayaks'ın sözleşmeli oyuncusuydu. Bir senesi daha vardı. Kaptandı. Biz Rusya'dan gitmektense Sabahınköy'ünde Belgrad'a geçtik. Bir pazar günü. Jilet gibi bir adam çıktı karşımıza.
Ve çok etkilendik. Orada kararı verdik. Kimsenin haberi yoktu. Takip eden Cuma günü işi hallettik. Burada aslında Ali Koç'un başkanlık döneminden beri aynı dikkate sahip olduğunu görüyoruz. Hani Ceko ve Tadic, 35-37. Bir de Bonucci transferi o yüzden de biraz aceleye gelmiş olabilir diye düşünüyorum açıkçası. Yani dediğim gibi umarım bu stoper kalabalığı gayet İsmail Hoca tarafından, Fenerbahçe tarafından güzel bir şekilde yönetilir.
Bir de Osterwolde gerçekten üzerine gidilmesi gereken bir oyuncu. Çok potansiyelli bir oyuncu. Umarım bu rotasyon zenginliği onun sürelerini azaltmaz. Tabii geçtiğimiz haftalarda Osterwolde için de bir teklif gelebileceği söyleniyordu. Serdar Ali Çelikler söylemişti Voli'deki yayınında. 15 milyon euroluk bir teklif gelebilir demişti. O dönem sıcak bakmıyordum ama bu 12 yabancıya düşme durumu ve stoper rotasyonunun bu kadar artacak olması
Biraz belki de bu transfer için diyorum ama ben yine de Osterwolde'nin tüm Fenerbahçe kadrosu içerisinde Ferdi'den sonra da en potansiyelli isim olduğunu düşünüyorum. Ve üzerine gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir fizik üstünlük Stoperre pozisyon bilgisi olarak evrilebilirse, biraz ters ayağı sağ ayağı düzeltilebilirse çok büyük bir potansiyel. Kim Min Jae'nin biliyorsunuz Napoli'ye transferi gerçekleşmişti. Daha sonra da Bae Herminien yaptı. Çünkü Kim Min Jae'yi Kim Min Jae'ye yapan hem uzun, hem güçlü, hem de çok süratli bir oyuncu olması. Yani fizik üstünlük bir stoper için çok önemli. Osterwolde de fiziksel nitelikler olarak Kim Min Jae'ye çok yakın bir adam. Tabii ki pozisyon bilgisi, savunma bilgisi, konsantrasyonu, mentali Kim Min Jae'ye kadar değil. Ama gelişebilecek çok genç bir oyuncu Osterwolde.
O yüzden umarım ondan da süre alınmaz. Tabii Çağlar eğer bonservisiyle alınabilseydi, yani gelecek yıllarda da Fenerbahçe'nin oyuncusu olabilseydi o çok iyi olurdu. Abdülkerim bardakçıyı Fenerbahçe son anda kaçırmıştı, elinden kaçırmıştı aslında alabilirdi. Galatasaray'da çok yükseldi Abdülkerim, milli takımında stoperi oldu.
Yani elinden kaçırdığı Abdülkerim'in yerini Çağlar gibi yine yerli ve gözü kapalı güvenebileceği bir stoperle doldurabilirdi. Eğer bon servisini alabilme ihtimali olursa Fenerbahçe'nin Çağlar'la ilgili diyorum. Tabii bu yine tekrar edeyim 12 yabancıya düşüldüğünde Çağlar gibi ilk 11'e koyabileceğiniz bir yerli stoperiniz de çok fayda sağlar. Ayrıca Çağlar'ın fizik yapısını da Abdülkerim'e baya benzetiyorum. Boyları da benziyor.
Ama boyları çok uzun olmasa da hava kimiyetlilerinin iyi olması, güçlü oyuncular, yere sağlam basan oyuncular olması ve biraz kalın oyuncular olması açısından da birbirlerine benziyor. Tabii ayakları benzer değil. Çağlar sağ ayaklı ama Çağlar da çok fazla sol stoper oynayan, hatta genellikle sol stoper oynayan bir stoper. Yani biraz Fenerbahçe Abdülkerim'ini bulabilir bu transferi yaparsa en güzel tabii ki bon servisiyle yapmalı. Burada bölüme küçük bir ara veriyoruz. Döndüğümüzde devam edeceğiz.
Peki bir de Galatasaray'ı konuşalım. Galatasaray Saçaboy'u satarsa ne yapmalı? Tabi Angelinho da gidiyor, ayrılıyor. Bu artık Okan Hoca tarafından da dillendiriliyor basın toplantısında.
Anheli'nin yerine zaten bir sol bek alınacak. Galatasaray Saçaboy'u satarsa da bir de sağ bek alınacak. Ve bence bir de Mertens'e alternatif olabilecek bir de on numara alınmalı. Çünkü Mertens de sene sonu futbolu bırakmak istiyor. Bence bir sene daha ikna da edebilirler onu. Tabii bu 12 yabancının durumuna bağlı olarak. Çünkü hala Mertens'in yerini doldurabilecek kalitede değiller. İşte o Teteler'e, Halil'lere vs. herkese süre veriliyor. Mertens'in kalitesinin yanından geçemiyorlar. Ama Mertens de şu an itibariyle sene sonu bırakıyor gibi gözüküyor. Okan Hoca da zaten 6-8 numarada bir pozisyonunda birçok oyuncunun olduğunu ve orada bir fazlalık olduğunu söyledi. Ama 10 numarada öyle bir fazlalık yok. Aksine eksiklik var. Mertensi'nin net bir alternatifi yok. Ve bence Saşaboy'dan gelecek Bonservis'le 3 pozisyona takviye yapılmalı. Solbek, Sağbek ve 10 numara. Ayrıca Kazımcan da bildiğim kadarıyla kiralık olarak takımdan ayrılıyor ki son İstanbul Spor Maçı'nın son dakikalarında Barış Solbek'teydi, sakatlandı ve yerine Berkan girdi. Bir orta sağ oyuncusu Solbek'e girdi.
Kazımcan yedeğin yedeğinin yedeği olarak bile düşünülmüyor. Yani büyük ihtimalle o da ayrılıyor. Yani bir sol back, bonservisle bir sol back, bonservisle bir sağ back ve yine potansiyelli bir 10 numaraya boydan gelecek para 3 oyuncuya yatırım olarak yapılmalı diye düşünüyorum. Bence TT takımdan Ayrılabilir ve ayrılsa bile kanat transferine gerek yok. Yani Tete'nin ayrıldığı senaryoda zaten Zaha sol açıkta olursa Kerem Akturkoğlu sağ açık gibi gözüküyor. Son haftalarda da Icardi, Santrefour oynadığında öyle olmaya başladı. Zaten Kerem var sağ açıkta. Barış Alper var. Ziyeh de Afrika Uluslar Kupası'ndan dönüyor. Bakan bu bile sağ ve sol forvette oynayabiliyor. Zaten 3-4 tane sağ kanat alternatifi var. Aynı şey sol kanat içinde geçerli. Zaha var. O yoksa Kerem Aktürkoğlu var. O olmazsa yine Bakan Buda orada oynayabilir. Barış Alper de orada oynayabilir. Yani TT'nin ayrılması durumunda başka bir kanat almaya bence gerek yok ki zaten Zaniolo ve Yunus Hakkün gibi kiradaki oyuncuların gittiği takımlar tarafından satın alınıp alınmayacağı da belli değil. Belki onlardan da bazıları dönebilir. O yüzden Galatasaray'ın Ocak'ta bir kanat transferi daha yapması bence hiç gerekmiyor.
Bir Mertensi alternatif 10 numara gerekiyor. Mümkünse Mertensi'nin bu 5 ay içerisinde elinin de dokunabileceği, onu geliştirebileceği, ona mentor olabileceği bir potansiyelli bir 10 numara gerekiyor. Böyle bir takviye düşüncem var. Tabii Nelson da satılırsa 3. haber olarak. Emin Bayram Westerlo'dan gemiri çağrılabiliyor ve Emin Bayram Galatasaray'ın bu sene gönderdiği kiralıklar arasında en ciddi gelişim ve performansı veren oyuncu.
gittiği gibi de değil, daha da üstüne koymuş durumda. Nelson'un yerini hemen yerli, genç, potansiyelli, kendi altyapınızdan çıkan bir oyuncuyla da doldurma şansına sahip Galatasaray. Onun da o şekilde yapılacağını düşünüyorum. Nelson ayrılırsa Emin'in geleceğini düşünüyorum. Yani aslında çok karışık hesaplar değil. Tete ve Nelson gittiği zaman Tete'nin yerine birini almanız gerekmiyor. Nelson da gittiği zaman Emin'i çağırabiliyorsunuz. Zaten öyle bir opsiyon şansı da var Galatasaray'ın. Fakat Boy giderse onun yerine üç alternatif.
Yani zaten boy gitmese bile Anhelino yerine bir Solbeck alınacaktı. Bir Mertens alternatifi lazım ve bir de boy ayrılırsa boyun yerine 3 isim. Peki bu 3 isim nasıl olmalı? Ben 3 isminde hem Solbeck'in hem Sabeck'in hem de Mertens alternatifi olan oyuncunun da Tıpkı Sashaboy gibi genç gelecek vadeden ve fizik kalitesi yüksek oyunculardan yana yapılması gerektiğini düşünüyorum. 3'ü de genç mi? Evet 3'ü de genç. Şey haberleri gördüm. Boyu yüksek bir bedelle satılırsa Talishka işte sosyal medyada yazanlar Talishka gibi yıldız biri 10 numara alınmalı mı şeklinde? Kesinlikle alınmamalı bence.
Şimdi bunu açayım. Galatasaray 2021 yılının yaz ayında bir gençleşme operasyonu yaptı. Fakat bazı defoları olan bir operasyondu bu. Aldığı oyuncuları söylüyorum. Sasha Boy, Viktor Nelson, Olympique Mortsen, Alexander Çıkıldao, Barış Alper Yılmaz, Berkan Kutlu, Halil Dervişoğlu. Yani benim şu anda saydığım 7 oyuncuya, 7 genç oyuncuya ciddi bir yatırım yaptı Galatasaray 2021 yazında.
Bir önceki yazda Kerem Akturkoğlu alınmıştı zaten. Yine genç Erzincan'dan alınmıştı. Ve bir sonraki yazda, 2022 yazında da Kazımcan Karataş alınmıştı. Yani Galatasaray'ın genç ve potansiyelli birçok yatırımı oldu son 3 yıl içerisinde. Özellikle de 2021 yazında, yani 2 yaz önce ciddi bir gençleşme operasyonuna gidildi. Şimdi bu isimlerden bazıları tuttu, bazıları tutmadı ve takımdan ayrıldı.
Ama en nihayetinde geriye kalan genç ve gelecek vadeden oyuncu sayısı kadroda ciddi oranda azalmış oldu. Yani işte Moros'tan çıkıldı, ayrıldı. En son artık 25 yaşına geldi, bir deneyimli oyuncu oldu. Halil Derviş olduğundan biraz umut kesildi. Esa Şaboy vesaire de satılırsa eldeki genç ve gelecek vadeden oyuncu mevcut kadro içerisinde oldukça azalacak. Şimdi bu genç oyuncu ile ilgili tabi ki bazı insanlar çok seviyor genç ve gelecek vadeden oyuncularla bir kadro kurma durumunu.
Gençlerle olmaz bu iş, tecrübeli kadro kurmak lazım diyen de var. Çünkü ben bu futbol işinde her şeyde olduğu gibi kadro mühendisliğinde de en önemli konunun denge olduğunu düşünüyorum. Bu bir denge olayı. Ve genç, gelecek vadeden oyuncular özellikle omurga pozisyonlarında yani kale, stoper, 6 numara yani merkez, 8 numara, 10 numara ve 9 numara bunlar futbol oyundaki merkez pozisyonlar.
Bu pozisyonlarda, bu merkez pozisyonlarda tecrübeli oyuncular olduğunda yandaki oyuncular, genç ve potansiyelli oyuncular çok daha iyi gelişiyor. Çünkü sorumlulukları daha az oluyor ve daha iyi yükseliyorlar. Fakat o dönem 2021-2022'de, o sezonda Galatasaray'ın deneyimli oyuncuları, kendi kadrosundaki deneyimli oyuncuları o sorumluluğu üstlenebilecek kapasitede değillerdi. Muslera vardı en deneyimli ve kaliteli oyuncu.
Sezonun yarısında ciddi bir sakatlık yaşamıştı biliyorsunuz. Pena gelmişti Barcelona'dan. Patrick Van Anold vardı sol back'te. Yine o liderliği yapabilecek kaliteye sahip değildi. Bir de back oyuncusuydu. Stopper'de Marcão ve Nelson zaten genç oyunculardı. Lugindama vardı biraz daha deneyimli olan. Yine o da o liderliği yapabilecek kalitede değildi. Orta sahada 6-8 numarada tecrübeli diyebileceğimiz bir Aytac vardı. O da Kasımpaşa için o lider oyuncu rolünü alabilir ama Galatasaray için o kalitede değildi.
Feguli gibi bir hem cv olarak hem geçmişte yapabildikleri açısından o tecrübeye sahip, o ağırlığa sahip bir isim vardı ama o da çok ciddi bir düşüş yaşamıştı. Aynı şekilde Arda Turan da o sorumluluğu kaldıramadı. Aynı şekilde Babel de kaldıramadı. Ve bir önceki sene zaten Belhanda'da gitmişti. O sezon 2022'de bu gençlerin çoğunun çıkış yapamamış olması, mesela o sezon Barış Alper Yılmaz hiç oynayamadı. Moruzsan oynadı. Barış Alper Yılmaz daha sonra 2022'den itibaren Okan Buruk'la gelişen bir oyuncu oldu. O 2021'de bu projenin hiç tutmamasında bence Omurga'daki lider oyuncuların yeterli kaliteye sahip olmaması ve bu gençlerin elinden tutamaması çok büyük bir faktördü. 2022-23 sezonda ise yani geçen sene 88 puanla şampiyon olan Galatasaray'da ise
Çok daha fazla lider oyuncu vardı ve bu lider oyuncular çok daha fazla genç potansiyelli oyuncunun elinden tuttu. Mesela Sasha Boyun elinden tuttu. Mesela Abdülkerim çok tecrübeli bir oyuncu. Galatasaray'a yeni gelmiş olmasına rağmen tecrübesini yansıttı. Muslera'nın önüne bir tecrübe daha gelmiş oldu. Torreira, Sergio Oliveira ikilisi yine çok tecrübeliydi. Ve bunlar yanlarındaki Barış Alper gibi, Kerem Akdürkoğlu gibi genç kanatları yükselttiler.
Yine bu stoperlerin tecrübesinden, Abdülkerim'in tecrübesiyle Kazımcan Karataş da geçen sene gayet iyi çıkış yaptı. Yine Icardi gibi çok büyük bir tecrübe. O da etrafında oynayan kanat oyuncularına, yine Kerem Akturkoğlu'na vs. ciddi bir gelişim imkanı sundu. Yani 2021-22'de sahip olunamayan tecrübeli, kaliteli lider oyuncular 2022-23 sezonunda Galatasaray kadrosunun sahip olabildiği isimler oldular. 2024-25 sezonuna geldiğimizde ise
Denson yerine Davinson Sanchez transferi de yapıldı. Zaten Nelson artık 25 yaşında, o da genç bir öncü sayılmaz. Stopperler ikisi de deneyimli. Kaleci yine deneyimli. Torreira ve yanında Kerem Demirbay da olursa, Sergio Oliveira da olursa, bunlar da hep deneyimli isimler. Mertens zaten az önce söylemeyi unuttum, o da büyük bir deneyim.
Geçen sezonda vardı, şimdi de var. Bir de üzerine Zaha da eklendi, bir de üzerine Ziyeh de eklendi. Tecrübeli sayısı giderek arttı. Fakat genç ve bu tecrübelilerin parlatacağı potansiyelli ve takıma enerji ve dinamizm katacak oyuncu sayısı ise bu sefer azaldı. Mesela geçen sene iyi bir çıkış gösteren Kazımcan yerine de yine deneyimli bir Angelinho düşünüldü.
Fakat Anhelion'un yarattığı enerji eksiği de dikkat çekti. Herkes tecrübeli olunca koşacak oyuncu sayısı biraz azalıyor. Kazımcan uzun süre yedek kalmanın da belki etkisiyle bu sene ciddi bir düşüş yaşadı ve şimdi ayrılıyor, kiralık olarak gidiyor. Yine TT belki genç ve gelecek vadeden bir isim olarak düşünüldü, alındı.
Fakat yine önünde ziyehte varken oraya bir sürü kanat oyuncusu da transfer edilmişken o da zaten devamlı oynayabileceği bir süreyi bulamadı ve oynadığı süreleri de o da iyi değerlendiremedi ve o da ayrılığın eşiğinde gözüküyor. Kerem Akturkoğlu ve Nenson artık 25 yaşlarına geldikleri için onlara da artık genç oyuncu diyemeyeceğim. Ve Sasha boyunda ayrıldığını düşündüğümüzde Kazımcan'da kiralık gittiğini düşündüğümüzde elde 23 yaş ve altında olup da gelişmesini bekleyeceğiniz, tecrübeli oyuncuların daha da yükseltebileceği ve yine boy gibi büyük paralara satılabilecek bir oyuncu kalıyor. Barış Alper Yılmaz. Yani o da gelişmeye devam ettikçe aynı boy gibi yükselebilecek bir oyuncu. Ama bir oyuncu bu takım dengesi için, gençler ve tecrübeliler dengesi için yeterli bir genç sayısı değil. Galatasaray'ın buraya yine boy yerine boy gibi bir genç, Solbeck'e yine bir genç, potansiyelli, fizikli, tempolu bir oyuncu ve yine Mertens'in alternatiflerine yine bir genç oyuncu alması gerekiyor. Bu tecrübelilere hem ateş verebilecek, onların motoru olabilecek dinamik oyuncular gerekiyor.
Hem de Galatasaray'ın gelecek sezonlarda da aseti olabilecek, yüksek paralara satabilecek başka yatırımlara gitmesi gerekiyor. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Gelecek hafta yine haftanın spor gündemleri ile birlikte karşınızda olacağız. Görüşmek üzere, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.