Podcast

Dünyayı Yapay Zeka Yönetsin

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

İnsana güvenilmez, zira bir makine değildir. Hatalar yapar, yanlış kararlar verir. İnsanı insan yapan şeydir bu. Dolayısıyla şirketlerin, ülkelerin, silah programlarının ve bu gibi şeylerin yönetimlerini bırakmak en doğrusu belki de. Biz çekilelim sahneden ve dünyayı yapay zeka yönetsin! Hiçbir Şey Tesadüf Değil'in bu bölümünde gelişen yapay zekanın, dünya yönetimi için neden doğru bir tercih olabileceği üzerine konuşuyoruz. Geleceğe dair ihtimaller üzerine tartışıyoruz.






Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------



Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.610 kelime · ~8 dk okuma

İnsana güvenilmez. Hep söyledim, hep söyleyeceğim. Bunu ister ilişki bazında düşünün, ister şirketler, isterseniz de ülkelerin yönetimi özelinde. İnsan insandır. Bir makine değildir, öyle çalışmaz. Ki bu bizi farklı ve güzel kılan şeydir. Bizi biz yapan, bırakın diğer türlerden, kendi türümüz içinde bile farklılık gösteren özelliklerimiz vardır.

Mesela duygularımız. Olayları her zaman mantık çerçevesinde ele alamayabiliyoruz. Elbette bunu bir eksiklik olarak düşünmüyorum. Aksine, bir canlının böyle bir özelliğe sahip olabilmesi, yani duygularının veya altıncı hissenin olması, bu başlı başına bir mucize. Bunları en baştan söylüyorum çünkü yanlış anlaşılmak istemiyorum. Zira birazdan söyleyeceklerim, eminim güzel bir tartışma başlatacaktır.

Ben diyorum ki, insanız ya biz. Hani hatalarımızla varız. O yüzden şirketlerin, ülkelerin, silah programlarının ve bu gibi şeylerin yönetimlerini bırakalım. Bu konulara ilişkin analizleri biz yapmayalım. Bu alanlardaki kararları biz almayalım. Evet, biz çekilelim sahneden. Ve dünyayı yapay zeka yönetsin.

Transkriptin tamamını oku

Evet yanlış duymadınız. Dünyayı yapay zeka yönetsin dedim az önce. Sadece bu cümle bile yığınla tartışmanın fitilini ateşleyebilecek cinsten bir önerme biliyorum. O yüzden konuşacaklarımızı bir münazara gibi de düşünebilirsiniz. Ben konunun yapay zeka tarafında olan biri olarak argümanlarımı ortaya dökeyim ve sonra üzerine şöyle bir beyin fırtınası yapalım birlikte. Hazırsanız başlayalım.

Şimdi insanın duygularının olması elbette çok güzel bir şey. Ama bu duyguların arasında hırs, güç tutkusu, çıkar, ego, öfke ve nefret gibi negatif olanlar da var. Biraz tarih okuduğumuzda bu tür duyguların başımıza hep bela açtığını göreceksiniz. Azınlıkların neler yaşadığını gayet iyi biliyoruz mesela. Sadece derisi, dili ya da doğduğu yer nedeniyle öldürülen kitlelerin hikayeleriyle dolu tarih. Birçoğunu biliyorsunuz zaten. Tekrar hatırlamaya gerek yok. Peki bu olayların fitilini ateşleyen ve az önce bahsettiğim duyguları yoğunlukla yaşayan liderleri tarihten çıkarsaydık ve bunların yerine bir yapay zeka tabanlı bir humanoid koysaydık neler olurdu? Bugün insanlık nerede olurdu? Bunları bir düşünelim.

Evet kabul ediyorum. İlk duyuşta çok aykırı bir düşünce gibi geliyor bu kulağa. Fakat şöyle izah edeyim size. Teoride bu önermeye çok da uzak değiliz. Tüm gelişmeler bizi bu konunun tartışmaya açılacağı bir çağa doğru götürüyor. Örneğin otonom araçlar. Çok hızlı bir şekilde gelişiyorlar ve kimi tahminlere göre önümüzdeki 20 yıl içinde bazı ülkelerdeki insanların çoğunluğu ulaşımını tamamen bu araçlarla karşılayacak.

Toplu taşımadan nakliyeye, tırlardan gemilere hatta uçaklara kadar her alanda bu araçları kullanacağız muhtemelen. Yani yaşamın çok önemli bir parçasını makinelere bırakmaya hazırlanıyoruz yavaş yavaş. Az bir şey değil bu. Peki neden yapıyoruz bunu? Yani ulaşımda neden makinelere güvenmeye çoktan hazırız? Cevabı basit aslında.

saatlerce trafikte oturmaktan ve direksiyon sallamaktansa bu çok daha kolay çünkü. Ayrıca bir organizma gibi çalışan otonom araçlar sayesinde telefonuyla oynayan sürücülerin kilitlediği trafik sorunu da çok büyük oranda çözülecek muhtemelen. Yolculuk uzun sürse bile araç içinde geçirdiğimiz zamanı daha da verimli kullanabileceğiz mesela. Vasıtamız yoluna devam ederken işlerimizi bitirebilir, kisap okuyabilir, film izleyebilir, sohbet edebiliriz rahatlıkla. Ama bundan da önemli bir faydası olacak otorom araçların. Onlar sayesinde herhangi bir yolculukta ölmeyeceğimizden neredeyse emin olabiliriz. Trafikteki tüm araçlar birbirine bağlı, yani birbirinin farkında olacağı için doğru süreti ya da mesafeyi bilecek ve kolay kolay çarpışmayacaklar. Bu da yılda 30 bin insanın hayatını kurtarmak demek.

Ama bu sadece basit bir gelişme. Bunun ötesine de gidebiliriz. Artık kabul edelim mi? Kendimizi yönetmeyi beceremiyoruz. Her geçen gün daha da elimizi yüzümüze bulaştırıyoruz. Dünyada bir çatışma olmadan geçen gün sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor maalesef.

Dünya genelindeki seçimleri düşünün. Çok büyük bir çoğunluk sadece konuşmasını ya da duruşunu sevdiği politikacılara oy veriyor maalesef. Politikalarından, neler yapacağından, ideolojisinden falan bahseden bunları önemseyen neredeyse yok. Bizim ideallerimizi, değerlerimizi savunduğu sürece geriye kalan hiçbir şeyi önemsemiyoruz. Daha sonra bir rüşvet skandalında ya da görevin kötüye kullanılması durumunda hayal kırıklığına uğruyoruz.

Onların da birer insan olduğunu unutarak. Ama o benim gibi düşünüyordu, niye böyle oldu diyoruz. Bu nedenle dünyayı bir yapay zekanın yönetmesi daha iyi değil mi? Adil bir şekilde kurgulanmış, algoritması doğru bir yaklaşımla inşa edilmiş bir yapay zeka yönetimi tüm bu sorunları ortadan kaldırabilir.

Ama bu sadece hadi makineyi başa koyalım olsun bitsin demekle olacak bir şey de değil tabii ki. Örneğin yapay zeka yasaları inşa ederken doğrudan mevcut anayasaları uygulamasını mı isteyeceğiz? Yoksa bunları uyarlamasını mı? Veya yoksulluk, eşitsizlik ya da hak ihlalleri konusunda nasıl bir yaklaşıma sahip olmasını isteyeceğiz yapay zekadan? Bazı sorunlar katmanlıdır. Görünenin altında çözülmesi gereken başka sorunlar da vardır. Daha önce hiç karşılaşılmamış bir sorun baş gösterebilir mesela.

Böylesi bir durumda insan yorumu da çok önemli. Hatta hayati olabilir. Burada algoritmanın daha önce karşılaşmadığı, veri tabanında bulunmayan bir olaya karşı nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini kestiremeyebiliriz. Ancak yapay ceka üzerindeki yeni gelişmeler bizi bu konuda da rahatlatacak cinsten. Nedir bu gelişmeler derseniz de size kısa bir aradan sonra bahsedeceğim.

Evet, yapay zeka bazı durumlarda insan kadar güvenilir değil henüz. Fakat son 20 yılda gösterdiği gelişme bu durumun çok da uzun sürmeyeceğini işaret ediyor bize. Biliyorsunuz birçok yapay zeka robotu veya algoritması artık Go ya da satranç gibi oyunlarda dünyanın en iyi oyuncularını alt edebiliyor. Özellikle de Go oyunundaki başarısına şapka çıkarmak gerekiyor.

Bu oyunda evrendeki atomlardan bile daha fazla hamle ihtimali söz konusu. İşte bu ihtimalleri öğrenebilen ve onları uygulayabilen bir makineden bahsediyoruz. İnsanların binlerce yılda inşa ettiği bu kaleyi sadece 5 ay içinde fethetti yapay zeka. Zor kararlar vermesi gereken zamanı ve koşulları, bir strateji geliştirmeyi, risk alıp almaması gereken noktaları öğrendi. Hatta bazı oyunları daha önce hiç görmediğimiz hamleler yaparak kazandı.

Şu an telefonumuza indirebildiğimiz basit bir satranç oyununu düşünün mesela. İşte bu oyunda bile şu anda herhangi bir kurumu yöneten herhangi bir insandan çok daha üstün bir stratejik bilgi birikimine sahip olduğunu görebiliyoruz yapay zekanın. AlphaZero örneğinde olduğu gibi. Bu algoritma bırakın insanları, insan eliyle yazılmış en iyi satranç motorlarını bile yenebilmiştir.

Üstelik bu algoritmanın satranca öğrenmesi yalnızca 4 saat sürmüştü. Binlerce yıllık insanlık tarihinin bilgi birikimine dayanan bir oyundan bahsediyoruz burada. Üstelik algoritmaya oyunun kuralları da verilmemişti. Onu da kendi kendine çözdü. Ve bu 4 saatte tam olarak 19.6 milyon maç yaptı AlphaZero. Zamanı bükmek değil de ne şimdi bu?

Düşünün şimdi. 2003 yılında ABD Başkanı bir yapay zeka olsaydı. Saddam Hüseyin ile ilgili tüm verileri analiz eder, kitle imha silahları ile ilgili tüm istihbaratları toplar ve Irak'ın işgal edilmesinin çok anlamsız bir hamle olacağını hesaplayabilirdi. Dahası Irak'a demokrasi götürmek için muhtemelen en ahmakça yönteminde bir savaş açmak olacağını söyler ve buna izin vermezdi değil mi?

Ya da daha da geçmişe gidelim. Yönetimde bir yapay zeka olsaydı, Vietnam'da yaşananlara müsaade etmezdi muhtemelen. Gerçek yaşama elbette satranca benzemiyor. Fakat makineler satranç gibi oyunları aşalığı çok uzun süre oldu. Az önce verdiğim AlphaZero ve ona benzer örnekler ise sadece birer denemeydi aslında.

Daha sonrasında mühendisler buradan edindikleri bilgi birikimini çoktan gerçek hayata uygulamaya başladılar. Yapay zeka öğrendikçe kabiliyetleri daha da inanılmaz bir hızla gelişti son dönemde. Şunu çok ama çok iyi sindirmemiz gerekiyor. Yapay zekanın önüne ne denli karmaşık bir yapı ya da bir sorun koyarsak koyalım onu anlıyor, uyguluyor ve çözüyor.

Öney'in Nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre yapay zeka cilt kanserini bilinen en iyi profesörlerden bile daha doğru teşhis edebiliyor artık. Şu anda akciğer kanserini çok daha iyi teşhis eden algorizmalar test aşamasında. İnsan beynini andıran sinir ağlarıyla çalışan bu algorizmalar epey kısa sürede devasa boyutlardaki verileri özümseyebiliyor, hatalarını anında öğreniyor ve bunları düzelterek en doğru kararı verebiliyor. Tam da tüm dünyadaki siyasilerde eksik olan bir özellik değil mi bu? Hatalarından ders çıkarabilmek. Bir yanlışta inat etmemek. Tam da bizim ihtiyacımız olan şey aslında.

Yakın dönemde de bu algorizmalar için gerekli olan son halkalardan birinin yükselişine şahit oluyoruz. Sora, Google Gemini, Dolly ve Chat GPT gibi araçlara yani. Bunlar basit adımlar gibi gözükse de aslında hiç de öyle değiller. Hatta yapay zekayı her anlamda ve çok boyutlu bir şekilde akıllı yapacak son adım bu araçlar. Çocuğun konuşmaya başlaması gibi bir şey hatta. Ama en önemlisi ne biliyor musunuz?

Biziz. Avcı toplayıcılıktan daha dün çıkmış olan insanlık yani. Biz bu dünyaya hazır değildik. Dijital devrime ise hiç hazır değildik. Yani bu kadar veri, bizim kaldırabileceğimiz bir şey değil bu aslında. Bir insanın bu denli veriyi özümsemesi, temizlemesi, sınıflandırması, analiz etmesi ve en nihayetinde en doğru kararı alabilmesi, Yok. Mümkün değil. Biz bunu yapamayız. Big Data'yı biz dizginleyemeyiz. Bu süreç doğal bir evrim olarak gerçekleşecek gibi geliyor bana. En azından belirli ölçeklerde. Yakın gelecekte liderlerin danışmanları yapay zeka olabilir mesela. Son karar yine bir insana bırakılabilir ilk etapta. Neden peki? Niye bırakamıyoruz tüm kontrolü yapay zekaya? Bazı tehlikeler var çünkü.

Evet, en baştan beri söylediklerim kulağa çok hoş gelse de ciddi riskler de barındırıyor. En büyük risk yine biziz. Zira o algoritmayı yazacak olanlar da biziz. Yasaları nasıl belirleyeceğini, kuralların nasıl olması gerektiğini yine biz tarif edeceğiz o algoritmalara. Microsoft'un Twitter botunu hatırlayın. Daha önce psikopatlaşan yapay zeka, Norman vakası bölümümüzde de bahsetmiştik. Tay isimli bir Twitter botu inşa etmişti Microsoft ve insanlarla etkileşim kurmasına izin vermişti. İnsanların yazdıklarından öğreniyor, buna göre cevap veriyordu.

Ve bu bota ne oldu biliyor musunuz? Birkaç saat içinde korkunç bir karaktere dönüşmüş. Hitler hayranı, azınlık karşıtı, faşist, cinsiyetçi bir karaktere bürünmüş ve hemen fişi çekilmişti. Tabii bir de başkan olarak seçtiğimiz yapay zekanın hacklenmesi riski de var.

Zamanla öğrenerek, sadece belirli gruplar için dünyayı daha iyi bir yer haline getirme eğilimi de gösterebilir bu araçlar. Şu an için sadece birer bilim kurgu hikayesi olarak bildiğimiz şeyler gerçeğe dönüşebilir. Mesela Terminatördeki Skynet'in insanlığı yok etmeye çalışması ya da Matrix'te insanın bir enerji kaynağı olarak görülmesi gelecekte gerçeğe dönüşebilir. Bunlar uç olsa da bazı olasılıkların birer göstergesi aslında.

Ama tabii ki bu şekilde olmak zorunda değil. Zaten olasılıkları konuşuyoruz burada. Ve bunların gerçekleşebileceği noktaya gelene kadar biraz daha zamanımız var. İşte biz bu zamanı bunları düşünerek geçirmek zorundayız. Bunları tartışmalıyız. Eğer insanlığın, dünyamızın ve tüm canlıların geleceği için bir yapay zeka daha iyi kararlar alabilecek duruma gelirse, sahneden çekilmeyi ciddi ciddi düşünebilmeliyiz.

Sizce peki bu fikir size ne hissettirdi? Bir yapay zekaya oy verir miydiniz? Ya da hangi yapay zekaya mı diye sormalıydınız?

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)