
3.174 kelime · ~16 dk okuma
Tanıdığınız ya da tanımadığınız birinin sizi inciten, sizi rahatsız eden, sizi iyi hissettirmeyen davranışlarına maruz kaldınız mı? Uzun zamandır podcastlerimde şiddetten bahsetmek istiyorum. Maalesef, aslında davranışlarımızda çok sık izlerini gördüğümüz, bazen ilişkilerin içerisinde tanık olduğumuz ve içinden nasıl çıkabileceğimizi bilmediğimiz bir şey şiddet. Ancak bu konu bir başlıkta yer aldığında hemen ilgi çekmeyebiliyor. İnsanlar şiddet hakkında bir şeyler dinlemek istemeyebiliyorlar. Kendileri buna maruz kalmış olsalar bile bu konu hakkında bilmek, öğrenmek istemeyebiliyorlar ya da bence en önemlisi maruz kaldıklarını birinden dinlemek iyi hissettirmeyebiliyor.
Ama son zamanlarda Netflix'te yayınlanan ve gündeme yerleşen Baby Reindeer dizisiyle birlikte biraz daha şiddet hakkında konuşmaya başlar olduk. Ben de fırsatı bilip o minik aralıktan girip sizlere şiddet hakkında biraz bilgi vermek istedim. Çünkü şiddet dediğimiz kavram çok geniş çaplı ve çok fazla alt başlığı var ve aslında farkında olmadan da şiddete maruz kalabiliyoruz. O yüzden de bugünkü bölümde şiddeti ben nereden bileyim diyelim ve hazırsanız Başlayalım. Tabii ki başlamadan önce daha önce bu tip davranışlara maruz kalan insanlar için minik bir uyarı yapmak istiyorum. Dinledikleriniz belki tetikleyici olabilir. O yüzden dikkatle dinlemenizi veya dinlemekten uzak durmanızı tavsiye etmek durumundayım. Yine de bu konu hakkında bilgilenmek ve bu konu hakkında destek almak size çok iyi gelecek. O yüzden eğer bu konu sizi rahatsız ediyorsa lütfen bununla ilgili bir uzmandan destek almayı ihmal etmeyin.
abone ol Ben psikolog Dr. Gizem Sürenkök. Ben Nereden Bileyim serisinin bu yeni bölümünde şiddet hakkında konuşuyoruz. Şimdi aslında şiddet hakkında konuşurken sık sık karşımıza çıkan konulardan bir tanesi flör şiddeti. Flör şiddeti çoğu zaman zaten partner olduğumuz birinden gördüğümüz şiddeti anlatıyor. Ama biz her zaman şiddeti ilişkide olduğumuz insanlardan görmeyebiliyoruz.
Bölümü Baby Ray'in diğer örneğiyle açtım. Oradan giderek başlayayım. Mesela o dizide karakterler bir ilişki içerisinde değildir aslında. Ama ciddi bir stalking davranışıyla başlayan ve giderek gelişen olayları izliyoruz.
Tabii ki dizi kendi içerisinde çok çeşitli şiddet türlerini barındırıyor ve onlara biraz değineceğim. Bunlara değinirken neden şiddet içeren veya bize kötü gelen davranışları kabul ediyoruz? Bunlarla ilgili neden aksiyon almıyoruz? Buralara da girmek istiyorum. Ama bu bölümün sadece flör şiddetini anlatmadığını da söylemek istiyorum.
Yine de flör şiddeti kavramının da çok önemli olduğunu ve maalesef ilişki içerisinde şiddete uğradığımızda bunun sevdiğimiz bir insan tarafından yapılması sonucu bu durumu fark etmemizin biraz daha geciktiğini sizlere söylemek istiyorum. Özellikle flör şiddeti konusunda 16-24 yaş aralığının çok kritik olduğunun da altını çizmek isterim. ve benim dinleyici kitlemin içerisinde genç arkadaşlarımın bulunduğunu biliyorum. O yüzden burayı, bu kısmı neden bize tatlı, sevgi dolu veya beni koruyor gibi hissettiren davranışların aslında şiddet içirebileceğini fark etmenizi çok isterim. O yüzden dediğim gibi zor bir bölüm olabilir ama bilgilenmek için dinlenmenizi yürekten tavsiye ediyorum.
Şiddet davranışlarına baktığımız zaman aslında şiddet uygulayan insanların geçmişlerinde onları şiddet uygulamaya meyilli hale getiren bazı durumlar olduğunu biliyoruz. Şiddet dediğim zaman maalesef hepimizin hakkında fiziksel şiddet uyanıyor. Tabii ki fiziksel şiddet şiddetin önemli bir türü. Ama fiziksel şiddet de sınırlı değil şiddet. Hatta duygusal şiddet ve duygusal şiddetin alt başlıkları olan dijital şiddet ve sosyal şiddet çok sık bir şekilde görünmez kalabiliyor. Halbuki birçoğumuz bu şiddet türlerine uğrayabiliyoruz. O yüzden sadece fiziksel şiddet diyerek geçmememiz lazım şiddet konusunu. veya cinsel şiddetten bahsettiğimiz zaman bir çoğumuzun hakkına tecavüz ve taciz durumları gelse de aslında cinsel şiddetin birçok farklı şekli olduğunu ve bu şekiller hakkında da bilgi sahibi olmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum. O yüzden sadece fiziksel şiddet uygulamak olmayınca şiddet, şimdi anlattıklarım birazcık daha belki size anlamlı gelebilir.
Yıllar önce, yakın ilişkiler ilk kurulduğu zamanlarda, şiddet hakkında konuştuğum bir tweet serisinde ben Flör Şiddet'in uyarıcı işaretlerinden bahsetmiştim. Ve o dönemde bu biraz tepki görmüştü. Yani, bütün bu koşullara sahip olan insanlar şiddet gösterecek diye bir şey var mı diye. Tabii ki böyle bir iddiam yok ama araştırmalar bize belli koşulların şiddetin uyarıcı işaretleri olabileceğini gösteriyor ve bu araştırmaların sonuçlarını herkesin bilmeye ihtiyacı var. Tekrar tekrar vurgulamak istiyorum ki biraz sonra sayacağım uyarıcı işaretler bir insanın size mutlaka şiddet uygulayacağını göstermez ama şiddet uygulayan insanların geçmişine baktığımızda ortaklaşan durumlar olduğu gerçeğini de vurgulamamızı gerekiyor.
Birincisi, genel olarak şiddete eğilimi olan insanlar, ilişkiler içerisinde de şiddet uygulamaya daha meyilli oluyorlar. Ailelerinde veya yetişirken çevrelerinde şiddet görmüş, şiddeti gözlemlemiş, şiddet içeren davranışlarının yanında bulunmuş insanlar da bu davranışları maalesef rol modelleyebiliyorlar. Aile içerisinde fazlaca ihmale uğramış olmak, sevgi görmemek, ebeveynlerin ihmali ve şiddetine maruz kalmış olmak da bir insanı ileride aynı davranışları tekrarlamaya itebiliyor. Hayvanlara karşı acımasızlık gösteren insanların kendi ilişkilerinde de şiddet eğilimini gösterebileceklerini biliyoruz. Hatta bu çok önemli bir ortak nokta.
O yüzden insanlara iyi davranan ama hayvanları eziyet eden insanları mutlaka dikkat etmemiz ve tabii ki bu insanlarla ilgili bir şeyler yapmamız gerekiyor. Empati yoksunluğu yine büyük bir uyarıcı işaret. Eğer bir insan sizin yaşadığınız durumlarla ilgili empati kurmakta güçlük çekiyorsa, İleride size zarar verecek bir davranışı yaptığında da bunun size zarar verdiğini anlayamayabilir. O yüzden empati yoksunluğunu da önemli bir uyarıcı işaret olarak alıyoruz. Alkol ve uyuşturucu kullanımı, bunların düzenli kullanımı, silah hayranlığı, kişinin genel olarak öfke kontrolünün zayıflığı, kendisini toplumdan izole görmesi, yalnız ve dışlanmış hissetmesi ve tabii ki cinsiyetçi tutumlara sahip olması uyarıcı işaretler olarak yerini alıyor.
Dediğim gibi bu tip uyarıcı işaretler her zaman bu insanın şiddet uygulayacağı anlamına gelmez. Ama eğer bu uyarıcı işaretlere sahip bir insanla tanışıyorsanız en azından temkinli olmanızı tavsiye ediyorum. Şimdi birazcık şiddetin türlerine girelim beraber. Bu podcastta elimden geldiği kadar işin fiziksel şiddet kısmını az tutmak Ve daha görülmeyen şiddete girmek istiyorum. Çünkü onlar hakkında daha az konuşulduğunu düşünüyorum. Fiziksel şiddetle ilgili söylemek istediğim en önemli şey şu. Bir insanın size kasten ya da istemeden şiddet uygulaması, bunun hala şiddet olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Yani aslında hiç istemeden eli yüzüme çarptı ya da ben sadece kapıdan çıkmaya çalışıyordum o da kolumdan tutup beni odanın içerisine tutmaya çalıştı gibi açıklamalar bunun hala şiddet olduğunu değiştirmiyor. O yüzden fiziksel şiddet tanımlarken bir insanın bilinçli bir şekilde bize vurması ya da vurmaması değil mesele.
Yine fiziksel şiddet için şunu mutlaka söylemem lazım. Yapılan şiddetin iz bırakması ya da acıtması gerekmiyor. Belki bir insan gelip kolumuza vuruyor ve hiç acıtmıyor ama bu hala bir fiziksel şiddet. Ya da yapılan davranış sonucu vücudumuzda herhangi bir morluk, kızarıklık, çizik oluşmuyor.
Ama bu hala bunun şiddet olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Fiziksel şiddetten bahsederken vurmak, tekmelemek, itirmek, sarsmak... Bunları zaten üzerine konuşuyoruz. Ama mesela biraz daha az bildiğimiz boğmaya çalışmak tabii fiziksel şiddet türü. Hatta gerçekten ciddi sayıda insan partnerleri tarafından boğulmaya çalışıldıkları, yani boğazına sarıldıkları için partnerleri hastaneye başvurabiliyorlar.
Birinin üzerine bir şeyler fırlatmak, bir yerden gitmesini engellemek için kolundan tutmak, kişinin saçını çekmek bunların hepsi fiziksel şiddetin içerisine giriyor. Dediğim gibi fiziksel şiddet biraz daha görünür olduğu için biz daha fazla fiziksel şiddet hakkında konuşuyoruz. Ama fiziksel şiddet dışında da şiddet türleri var ve Baby Reindeer aslında bence bu anlamda birazcık daha farkındalık yaratıyor. Yani özellikle oradaki Stalking, ısrarlı takip davranışının bir şiddet türü olduğunu tanımlamamıza yardımcı oluyor. O yüzden ben de hani hazır fırsat bu fırsat dedim kendimce bunları anlatabilmek için.
Şimdi fiziksel şiddetten hemen sonra yine üzerine birazcık daha fazla konuştuğumuz bir şiddet türü olan cinsel şiddete girmek istiyorum ama dediğim gibi bunu da çok daha detaylı açmak isterim. Cinsel şiddeti bir insanın bizim rızamız olmadan bize dokunması, taciz etmesi veya tecavüz etmesi olarak tanımlamanın da ötesine geçmek istiyorum. Aslında cinsel şiddet herhangi bir cinsel eylem için baskı kurmak anlamına geliyor, zorlamak anlamına geliyor. Ve burada şu cümleler çok ön plana çıkıyor. Bana güvenmiyor musun? Sevsen bana izin verirdin aslında. Ya da mesela cinselliğe henüz sıcak bakmayan bir partnere, e cinsellik yaşamayacaksak o zaman biz niye birlikteyiz ki? gibi bir cümle kurmak.
Ya da, ya ama biliyorsun benim de ihtiyaçlarım var, o zaman ihtiyaçlarımı karşılamak için benim de başka yöntemler düşünmem gerekecek gibi bir böyle altında tehdit içeren bir cümle kurmak da aslında cinsel şiddetin içerisinde. Ve cinsel şiddetten bahsederken doğum kontrol yöntemlerine karışmanın da bir cinsel şiddet türü olduğunu söylemek istiyorum. Yani mesela bir insanın prezervatif kullanmasına karışmak ya da doğum kontrolü kullanmasına karışmak, buna engel olmak. Bunlar hep aslında konuşmadığımız şiddet türleri.
Şimdi şiddetten bahsederken, aslında tabii ki şiddet büyük oranda erkekler tarafından kadınlara yapılıyor. Bu bir gerçek, bilimsel bir gerçek. Ama kadınların da erkeklere şiddet uyguladığını da biliyoruz. Evet, oransal olarak daha az ama bu da mümkün. Ve cinsel şiddet konusunda burada enteresan bir örnek vermek istiyorum. Mesela çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının eşi çocuk sahibi olmak istemezken onun kullandığı doğum kontrol yöntemlerine karışması veya o doğum kontrol yöntemlerini işler dışı bırakması da aslında bir şiddet türü.
Yine cinsellikten bahsederken her zaman vurguladığımız bilinç ve rıza kavramına girmek istiyorum. Çünkü rıza hakkında konuşuyoruz ve şunu söylüyoruz, hayır hayır demek. Hatta evet her zaman evet demek değil diyoruz. Ama burada bilinç kavramı hakkında her zaman konuşmayabiliyoruz. Yani bir insan eğer alkol veya uyuşturucu madde etkisi altındaysa onun evet demesi her zaman evet anlamına gelmeyebiliyor. Ya da sadece alkol ve uyuşturucudan bahsetmiyoruz. Mesela çok yoğun stres altındayken veya çok yoğun bir duygusal zorluk altındayken insanlar bazen henüz hazır olmadıkları cinsel deneyimlere evet diyebiliyorlar.
O yüzden burada partnerimizin gerçekten kendi iradesiyle, kendi bilinciyle, kendi rızasıyla bu cinselliğin içinde olduğundan emin olmamız gerekiyor. Cinsel şiddetten bahsederken karşımızdaki insanı cinselliğe razı etmek için onu manipüle etmenin de hem bir duygusal şiddet hem bir cinsel şiddet türü olduğunu söylemek istiyorum. Burada mesela şey gibi cümleler yani sen erkek olsan zaten beni isterdin ya da ne biçim kadınsın sen ne biçim erkeksin sen gibi ya da işte kişinin gücünü ya da performansını küçük düşürecek cümleler söylemek ya da o kişinin Hazır olmamasıyla ilgili onu hor görecek cümleler kurmak da hem bir duygusal şiddet hem de bir cinsel şiddet türü. O yüzden ilişkiniz içerisinde bu tip şeylere maruz kalıyorsanız bunun da mutlaka içinde şiddet barındırdığını bilmenizi isterim.
Burada mesela vaginismus yaşayan kadınlar ya da ereksiyon problemi yaşayan erkekler bazen partnerlerinden böyle yorumlar alabiliyorlar. Ya da mesela diyelim ki duygusu olarak hazır hissetmediğiniz, cinsellik yaşamaya hazır hissetmediğiniz bir dönemde partnerinizin ısrarla sizden cinsellik talep etmesi ve bunu yapamadığınız için ise kendinizi kötü hissettirmesi de yine aslında bir cinsel şiddet türü. İçinde tabii ki duygusal şiddet de barındıran bir cinsel şiddet türü. Bunun hakkında da bilinçli olmamızda fayda var. Çünkü aslında bütün bu şiddet birikip ilişkimizde çok daha başka problemlere yol açabiliyor. Ve bence en önemlisi, şimdi duygusal şiddete girerken söylemek istediğim çok önemli bir nokta var, o da şu. Biz sevdiğimiz ve kendimizi savunmasız bıraktığımız bir ilişki içerisinde karşımızdaki insanın bizim tırnak işaret içerisinde zayıf ya da güçsüz olduğumuz noktaları bize karşı kullandığını fark ettiğimizde zaman içerisinde aslında sevilmediğimizi de giderek anlıyoruz. Yani o ilişkinin içerisinde olduğumuz halimizi de kabul görmediğimizi de anlıyoruz ve bu ilişkilerdeki en önemli kırılma noktalarından bir tanesi.
Bu zor konuları konuşmaya devam ederken şimdi minicik bir ara alalım. Ondan sonra birlikte devam edelim arkadaşlar. Şu ana kadar fiziksel şiddetten ve cinsel şiddetten bahsettim. Gelelim duygusal şiddete.
Duygusal şiddet aslında hayatımızın birçok noktasında gördüğümüz birçok davranışı içeriyor. Yani bunun içerisinde bir insanı tehdit etmekten tutun da yani ona, onun sevdiği birine, onun bir eşyasına ya da kendisine zarar verme tehditlerinden tutun da bir kişiyi sürekli aşağılayarak onun kendi olan güvenini ve saygısını yitirmesine sebep olmaya kadar geniş bir spektrumda değerlendirdiğimiz davranışları aslında duygusal şiddet. Mesela bir insanı toplumun önünde küçük düşürmek, ona ismi takmak, onunla alay etmek, başkalarının önünde azarlamak, bir kişiye iftirada bulunmak, hakaret etmek, küfürler etmek, o kişinin ismini karalayacak, repütasyonunu bozacak şeyler yapmak, duygusal şiddet altında tanımladığımız davranışlar, Bunlar belki birazcık daha, evet yani hani şaşırtıcı değil diyebilirsiniz. Ama birazcık daha da derine girdiğimizde, mesela bir kişiyi sürekli suçlamak, bir ilişkide bir insanı devamlı suçlu hissettirmek, o kişiyi yıkıcı bir şekilde eleştirmek, Bir kişinin sırlarını bir başkasına ifşa etmek, bir insana sürekli bağırmak, bir kişinin davranışlarını sürekli kontrol altında tutmak, cinsellikle ilgili suçlu hissettirmek, maddi olarak bir insanın baskı altında tutmak veya bir kişinin engelleriyle ilgili onu aşağılamak, bunların her birinin kendi içinde duygusal şiddet olduğunu biliyor musunuz?
Bilmeyebiliyoruz çünkü. Yani bir insanın mesela bizi cinselliğimizle ilgili suçlu hissettirmesinin bir duygusal şiddet türü olduğunu bilmeyebiliyoruz. Ya da bugün benim partnerime söylediğim bir sırrı onun gidip arkadaşına ya da benim bir arkadaşıma benim rızam olmadan açmasının bir şiddet türü olduğunu bilmeyebiliyoruz. Ya da mesela ben çalışmıyorsam ama partnerim çalışıyorsa ve ben ekonomik olarak ona bağımlı durumdaysam, onun benim elimdeki imkanları sürekli kısıtlayarak benim finansal özgürlüğümü çok daraltmasının da aslında bir kontrol ve şiddet yöntemi olduğunu bilmeyebiliyoruz.
Engellerle ilgili aşağılamak diye bir tanımda bulundum. Onu da açmak istiyorum. Bir insanı fiziksel engellerle ilgili aşağılamak da tabii ki duygusal şiddet iken aynı zamanda bir insanı duygusal veya mental sıkıntılarla ilgili hor görmek de duygusal şiddet. Mesela diyelim ki çok kaygılı bir insandan bahsediyoruz. Partnerinin bu insanı kaygılarından veya işte diyelim ki evden çıkamayacak korkularından dolayı veya sosyal anksitesinden dolayı hor görmesi de aslında bir duygusal şiddet. Çünkü baktığınızda bizim yine en savunmasız olduğumuz noktayı karşımızdaki insan alıp bize karşı kullanmaya başlıyor.
Duygusal şiddetin içerisinde sosyal şiddet dediğimiz kişiyi arkadaşlarından ve ailesinden izole etmekte var. Sosyal şiddetin çok fazla aslında alt katmanı olduğunu söyleyebilirim. Mesela kişinin arkadaşlarını sürekli kontrol etmek, kişinin dışarı çıkmasına izin vermemek, Devamlı kıskançlık yaparak başka insanlarla ilişki kurmasına engel olmak. Arkadaşlarından sürekli şüphelenmek. Kişiyi arkadaşlarının karşısında utandırma veya rezil etme tehditleri savurmak. Bunları gerçekten yapmak. Kişinin arkadaşlarını kötü göstermek veya arkadaşları hakkında yalan söylemek. Arkadaşlarının kişi hakkında söylediği şeyleri onları kötü gösterecek şekilde kullanmak. Bunların hepsi sosyal şiddet ve eğer dikkat ederseniz bunların hepsinin altında aslında kişiyi arkadaşlarının izole etmek var. Tabii ki buradaki arkadaş kelimesini aileyle ikame edip birebir hepsini bir aile üyesine ya da aile üyelerine yapıldığını da düşünebilirsiniz. Bu da yine bizi ailemizden izole etmek amacı güden davranışları anlatıyor.
Ve bu anlattıklarımın her birinin maalesef sık rastlanan durumlar olması da beni çok üzüyor. Çünkü bazen bunu anlamayabiliyoruz. Mesela partnerimiz bizim arkadaşlarımızla görüşmemizi istemediğinde bunu kontrol amacıyla yaptığını fark etmeyebiliyoruz. Beni çok seviyor ve sürekli benimle vakit geçirmek istiyor diyebiliyoruz. Ya da benim görmediğim şeyleri görüyor olabilir arkadaşlarım hakkında diyebiliyoruz. Ya da
Onun yanında olmamızdan güven duymasını, bizi koruyup kollaması olarak tanımlayabiliyoruz. Ve bunların zaman içerisinde ne kadar bizim sosyal ilişkilerimizi kısıtladığını fark etmeyebiliyoruz. O yüzden başlangıçta bize nazik, tatlı, koruyucu, şefkatli gibi görünen davranışların aslında ne kadar uzun vadede zarar verici olduklarını fark etmemek mümkün. Yine aslında bence şiddet olduğunun farkına varmadığımız ama çok sık yaptığımız ya da maruz kaldığımız bir şiddet türü de dijital şiddet. Dijital şiddeti aslında teknolojinin getirdiği faydaları kişiyi kontrol etmek amacıyla kullanmak diyebiliriz. Burada bir insanın şifrelerini istemek ve vermezse onu bu anlamda zorlamak. Şunun gibi cümlelerle tabii ki.
Niye bizim seninle aramızda bir ayrı gayrı mı var? Benden sakladığın bir şey mi var? Bana güvensen verirdin, beni sevsen zaten sana ait olan her şey benimde olurdu. Bu gibi cümlelerle, aslında duygusal manipülasyonlar aracılığıyla kişiden sosyal medya şifrelerini almak. kimlerle sosyal medyada arkadaş olabileceğine karar vermek veya işte takipçi sayılarını sürekli kontrol altına tutarak bu insanı niye ekledin, bu insan senin sitende niye var, bu insana ne zamandan beri arkadaşsın, bu insan niye senin fotoğrafını beğendi, bu insan sana neden mesaj attı gibi sürekli olarak takipte bulunmakta yine bir dijital şiddet türü.
kişinin takipçilerini silmek, kişinin takipçilerine mesaj göndermek, kişinin fotoğraf ve videolarının altına hakaret içeren veya onu baskı altında tutacak yorumlarda bulunmakta dijital şiddet türleri, Yine dijital şiddete çok tipik bir örnek, sürekli lokasyon istemek, kişinin gittiği yerden fotoğraf ve video istemek, kişinin bulunduğu yerden kendisini görüntülü aramasını istemek, habersizce, ısrarla görüntülü aramak, açmazsa bununla ilgili sürekli problem çıkarmak, mesajların veya işte telefonların her daim açılmasını beklemek. Bunlar da hep dijital şiddet türü olarak değerlendirilebilir. Yine kişinin özel fotoğraflarının mesajlarını veya videolarını dijital ortamlarda paylaşmak izinsizce tabii ki kişinin telefonlarını karıştırmak veya ondan izinsiz bir şekilde cinsel içerikli yazılar veya mesajlar göndermekte dijital şiddet altına giriyor. Dijital şiddetle ilgili en önemli kısım... ...bunun aslında hayatımıza nispeten daha yeni giren... ...bir kavram ve şiddet türü olması... ...ve her zaman bunun... ...aslında bize ne kadar zarar verdiğini fark etmeden... ...çok doğal bir şeymiş gibi yapıyor olmamız. Yani tabii ki sevgilimsin, nerede olduğunu bilmek istiyorum... ...gibi bir tatlılıkla konum istediğimiz zaman partnerimizden... ...belki bir seferlik... ...ya da işte, ne bileyim, bir akşamlık... ...bu uygun bir davranış olabilir.
Ya da belki gerçekten iyi niyette onun bulunduğu ortamı merak ettiğimiz için kontrol etmek için değil de merak ettiğimiz için bir fotoğraf istemişizdir. Tabii ki bunlar tek seferlik olduğunda hemen bir dijital şiddet yaftası yapıştırmak doğru olmayabilir. Ama bunlar bir kontrol ve baskı davranışçı haline geliyorsa, aracı haline geliyorsa, o zaman işte bir problem oluşmaya başlıyor. Şu da bir dijital şiddet türü. Arkadaşlarımız otururken partnerimizin devamlı mesaj atarak veya devamlı arayarak bizi karşımızdaki insanla konuşaması hale getirmesi de yine bir şiddet türü ve birçoğumuz buna maruz kalıyoruz ve bunun aslında ne kadar zarar verici olduğunu fark etmeyebiliyoruz.
Gelelim Baby Reindeer'de özellikle çok vurgulanan, çok anlatılan şiddet türü olan ısrarlı takip, stalking, musallat olma davranışına. Şimdi eski sevgililer bunu yapabiliyor ya da gerçekten biri kafayı bir insana takıp bunu yapabiliyor. Buradaki en önemli kriter bu insanın yaptığı davranışların bize tedirginlik vermesi ve güvensiz hissettirmesi. Yani aslında kaç kere yapıldığını ya da ne yapıldığından daha önemlisi bu davranışların bize tedirgin hissettirmesi. Yani bir kere yapılan bir davranış bile bize böyle hissettirebilir. Önemli olan bizim içimizde uyanan duygu.
Bununla beraber yapılan davranışlar bize tedirginliği hissettirmiyorken o kadar çok yapılmıştır ki artık bunda bir tuhaflık vardır. Bunu da vurgulamak istiyorum. Yani mesela sürekli aranmak, sürekli mesaj atılması, bir insanın peşinizden gelmesi, hediye göndermesi, bir başkasının telefondan araması ya da başkasını arattırması, davet edilmeden evinize gelmesi, Sizin arkadaşlarınıza sizden habersiz, sizden izinsiz ilişki kurması, kişinin eşyalarına zarar vermesi veya eşyalarını alması, saklaması bunların hepsi stalking davranışları içerisine giriyor. Şimdi çoğu zaman stalking davranışlarında, işte Baby Reindeer'da da gördüğümüz gibi karşımızdaki insanın başlangıçtaki ilgisi bazen bize iyi hissettirebiliyor yani özellikle de böyle yalnız ve savunmasız olduğumuz, kırılgan olduğumuz, sevilmiyor hissettiğimiz bir dönemde bizim özellikle iyiliğimizin olmadığı bir insanın bize ilgi gösteriyor olması başlangıçta kötü hissettirmeyebiliyor. Ama bu devam ettikçe, bir süre sonra bizi artık çok rahatsız eder hale geliyor. Buradaki mesele, başlangıçta bu bizi rahatsız etmediği noktada, bu insana engel olmamış ya da sınır koymamış oluşumuz oluyor. Çünkü karşımızdaki insan bizim engel olmamamızı bir olumlu işaret olarak algılayabiliyor. Böyle olmasa bile. O yüzden aslında stalking davranışı çok uç boyutlara gidebiliyor ve dikkatli olmakta çok fayda var.
Arkadaşlar şu ana kadar elimden geldiği kadar şiddet türlerini anlatmaya çalıştım. Örnekler vermeye çalıştım. Ama bölüm benim tamir ettiğimden çok daha uzun oluyor. Çünkü örneklere girince bitirmek bilemedim. Biliyorsunuz zaten konuşmayı seviyorum. O yüzden istiyorum ki bu bölümü burada bitirelim. Bu şiddet türlerini anlattığım bölüm olsun.
İkinci bölümde şiddete maruz kalmanın ne gibi zararları var, neden şiddet gördüğümüz ilişkileri sürdürüyoruz, neden yardım istemiyoruz, neden bazı inanışlarla bu tip ilişkilerin içerisinde kalıyoruz ve bu ilişkileri bitirebilmenin sağlıklı bir yöntemi var mı gibi sorular hakkında konuşayım istiyorum. O yüzden hiç arayı açmadan ikinci bölümü yayınlayacağımızı söyleyerek ilk bölümü bitiriyorum. Dediğim gibi eğer bu bölümü dinlerken yer yer tetiklendiyseniz, yer yer daha önce başınıza gelen durumları hatırlayıp kendinizi kötü hissettiyseniz, Bunun oldukça doğal olduğunu söylemek isterim birincisi. İkincisi, bu konuyla ilgili mutlaka uzman birinden destek almanızı tavsiye ettiğimi yine vurgulamak isterim. Yalnız değilsiniz. İnanın ki çok fazla insan türlü türlü şiddete uğruyor. Ve keşke bu konu hakkında çok daha fazla konuşsak, çok daha fazla kendimizi anlatabilsek. O yüzden yalnız olmadığınızı bir kere daha söyleyerek bu bölümü bitiriyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Herkese sevgiler.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.