Podcast

Şiddet İçeren İlişkilerde Neden Kalıyoruz?

Yakın İlişkiler

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

"Hiç şiddete maruz kaldığınız bir ilişkiyi sürdürmeye devam ettiniz mi?, Hiç bu ilişkiden nasıl çıkacağınızı bilemediğiniz oldu mu?" Psikolog Dr. Gizem Sürenkök bu bölümde; şiddet hakkında konuşmaya devam ediyor.

*Baby Reindeer hakkında spoiler içerebilir.


"Şiddeti Ben Nerden Bileyim?" bölümünü dinlemek için: https://open.spotify.com/episode/7ngY0FGwtE3Uuc2mU1Y0UV?si=70fe3cbbefd64888

Uyarı 1: Daha önce bu tip davranışlara maruz kalan kişiler için podcastte anlatılanlar tetikleyici olabilir.
Uyarı 2: Şiddete maruz kaldıysanız konu hakkında profesyonel yardım alabilirsiniz. Destek ve yardım ihtiyacınız varsa ilgili yerlere başvuruda bulunabilirsiniz.

Bu konu hakkında danışabileceğiniz, yardım ve destek talebinde bulunabileceğiniz bazı kurumların iletişim bilgileri:

Cinsel Şiddetle Mücadele Vakfı: https://csdestek.org/
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı: https://morcati.org.tr/bize-ulasin/
Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı: 0212 656 96 96 - 0549 656 96 96
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Acil Yardım Hattı: 0212 656 96 96 - 0549 656 96 96




Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

3.016 kelime · ~15 dk okuma

Hiç şiddete maruz kaldığınız bir ilişkiyi sürdürmeye devam ettiniz mi? Hiç bu şiddetin size nasıl zarar verdiğini düşündünüz mü? Hiç bu ilişkiden nasıl çıkacağınızı bilemediğiniz oldu mu? Geçtiğimiz günlerde şiddetin türleri ve şiddetin anlamı hakkında bir podcast yayınlamıştık. Bu ikinci bölümde şiddete maruz kalmak nelere yol açar? Neden bu tip ilişkileri devam ettiririz? ve bu ilişkilerden nasıl çıkarırsa hakkında konuşmak istiyorum. İlk bölümde biraz Baby Rain diye hakkında konuşmuştum. Çok az onunla ilgili örnekler vermiştim. Ama bu bölümde biraz daha fazla bu konuya girmeyi düşünüyorum. O yüzden eğer diziyi izlemeyenler varsa spoiler içerebilir. Bunu da sizin için yapmayı hiç istemem. O yüzden bu bölümü bunu bilerek dinlemenizi ya da diziyi izledikten sonra geri dönmenizi tavsiye ederim. Hazırsanız

başlayalım ve bu zor konu hakkında birazcık daha neden bunların içerisinde kalıyoruz bunu daha iyi anlayalım Ben nereden bileyim serisinin bu yeni bölümünde şiddetle ilgili biraz daha derinleşelim istiyorum. Çünkü şiddeti tanımlamak kadar neden şiddetin içerisinde kalmaya devam ettiğimizi anlamak da önemli. Biz eğer kendimiz böyle bir şeye maruz kalmıyorsak başka insanları bu tip ilişkileri sürdürdüğü için çok kolay yargılayabiliyoruz. Halbuki insanların bu tip ilişkiler içerisinde kalmak için kendilerince sebepleri var. Bu sebeplerin bir kısmı bilinçli ama çok büyük bir kısmı bilinçsiz. Peki bunları anlamaya başlamadan önce şiddete maruz kalmak bize ne gibi zararlar veriyor bir bunu konuşalım.

Ve bunu sadece bir romantik ilişki içerisindeki şiddet olarak değil de, mesela aile içerisindeki şiddet olarak da düşünelim. Şiddete maruz kalmak genel olarak başka insanlarla yakınlaşma korkusu veriyor bize. Yani başka insanların bize zarar verebileceklerini yakından gördüğümüzde tekrar ilişki kurmakta çok güçlük çekebiliyoruz. İlişkiler hakkında kafamızda oluşan mental imge olumludan çok olumsuz oluyor. Ve öyle olunca da neden bir ilişkinin içerisinde olmalıyım sorusunu kendimize çok daha fazla, çok daha olumsuz bir yerden soruyoruz. Öz saygımız çok belirgin bir şekilde azalıyor. Kendimizi sevilebilir, değerli, önemsenir hissetmiyoruz.

Transkriptin tamamını oku

Ve bu bizi çok savunmasız bir noktaya getiriyor. Bu savunmasız nokta bizi daha sonra çok da aslında samimi olmayan bir yerden bize yaklaşabilen insanlara açık hale geçirebiliyor. Şiddete uğradığımız ilişkilerden çıktığımızda kendi kişisel gelişimimize çok da vakit ayırmamaya başlayabiliyoruz. Yani biraz daha depresif hissederek kendimizi gelişime kapatabiliyoruz. Ve genel olarak zaten şiddet, her türlü şiddet, sağlığımızı da çok olumsuz etkiliyor. Özellikle mental sağlığımız bu tip durumlardan ciddi zarar görüyor.

Şimdi başlangıçta Baby Rain diyerek girdim. Burada hemen şunu anlatarak başlamak istiyorum. Dizideki ana karakter Donnie'nin geçmişine baktığınızda ciddi bir duygusal ve cinsel şiddete uğradığı bir travması olduğunu görüyoruz. ...hayatının çok savunmasız bir noktasında olan Donnie'nin... ...yani özgüveni düşük... ...zaten kendisini... ...savunmasız bir halde bırakan... ...istismarcı bir ilişkinin içerisinden çıkmış Donnie'nin... ...kendisini tırnak işaretçilerisinde görebilen... ...kendi esprilerine gülebilen... ...ya da kendisini komik bulabilen... ...bir kadının ilgisini... ...ilk başta tatlı bulması... ...aslında çok anlaşılır. Çünkü bir insan bizi görüyormuş gibi hissettiğimizde, bir insandan onay ve anlayış görebildiğimizde, bir insan gözümüzün içine bakıyormuş gibi geldiğinde bir şeyler değişmeye başlıyor. Öz saygımız bundan çok olumlu etkileniyor. Hele de öz saygımızı tırsal kaynaklara bağlıyorsak, yani biz kendi içimizde kendimiz bu saygıyı kendimize vermiyorsak ve başka insanlar aracılığıyla kendimizi iyi hissetmeye çalışıyorsak, o zaman bize bu ilgiyi gösteren kişiler bizim için önemli hale geliyor. Hele de empati duygumuz yüksekse, bu insanların da hangi süreçlerden geçtiğini anlamaya çalışıyorsak, o zaman karşımızdaki insanın bize zarar verebiliyor olacağını düşünmeyebiliyoruz. Bence aslında Baby Reindeer'daki o ilk bir insana parası olmayan ama o esnada ihtiyacı varmış gibi görünen bir insana sunulan o bir fincen çayın, o nazik davranışın böyle bir anlamı var.

Ve o noktadan itibaren aslında olanlar hem Donnie'nin kendi ihtiyacıyla çok ilişkili... ...kendi yoksunluklarıyla, kendi geçmiş hayatından getirdiği travmalarıyla çok ilişkili... ...hem de onun empati duygusuyla çok ilişkili.

Şimdi baktığımızda aslında yine karaktere Donnie'nin başka insanlarla gerçek yakınlık kurmaktan korktuğunu da görüyoruz. Veya eleştirilmekten ya da olumsuz bir yorum almaktan çok korktuğunu da görüyoruz. Sağlıklı ilişki kavramının çok daha oturamamış olduğunu, kendisiyle barışık olmadığını ve bununla ilgili güçlük çektiğini de görüyoruz. Aslında bu daha önce şiddete maruz kaldığı ilişkinin de bir sonucu. Tabii ki sadece bununla açıklanamaz. Çünkü baktığımızda aile geçmişinde de yeterince sıcak olmayan ve yargılandığı bir nokta var. Ama bir önceki ilişkisinin ciddi, travmatik deneyimler içermesi de Donnie'yi Martha'ya karşı daha açık hale getiriyor bence.

Peki, şiddete maruz kaldığımız, içinde kendimizi iyi hissetmediğimiz, hatta bizi çok tedirgin eden ilişkiler neden devam ediyor? Birincisi, az önce de söylediğim gibi, düşük öz saygı, düşük özgüvenli ilişkide. Eğer biz kendimizi değerli ve sevilebilir hissetmiyorsak, karşımızdaki insanlardan gördüğümüz muamelenin bize iyi hissettirmemesini daha normal karşılayabiliyoruz. Bunda bir tuhaflık aramayabiliyoruz. Bir de o kadar çok az önce de yine söylediğim gibi onaya, sevgiye, hayranlığa ihtiyaç duyuyoruz ki... Birilerinin bize bunu veriyor olması zaman zaman da olsa diğer davranışlarını daha tolere edilebilir, mazur görülebilir hale getiriyor. Bir de bu tip ilişkilerin içerisinde pozitif olan şeylere odaklanarak negatif olan davranışları göremeyebiliyoruz. Yani özellikle mesela bu durumu arkadaşlarımıza anlatırken ya da işte başka insanlara anlatırken

negatif olan durumları saklayabiliyoruz, pozitif olanları vurgulayabiliyoruz. Böylece başka insanların, ya bak bunda bir tuhaflık var gibi bir cümle kurmasına zaten engel olmuş oluyoruz. Kendimiz de zaten, ya ama iyiyken çok iyiyiz diyebiliyoruz ve o çok iyi olduğumuz anlarda kalabiliyoruz. Ve bu ilişkinin totalde bize ne kadar olumsuz hissettirdiğini görmenizden gelebiliyoruz. Bir de birçoğumuzun içerisinde derin bir yalnız kalma korkusu var. Bu bahsettiğim, şu ana kadar bahsettiğim her şeyin ne derece bağlanma ihtiyaçlarıyla ilgili olduğunu hiç düşündünüz mü? Aslında hepimizin birilerine bağlı olma, birileriyle iletişimde olma, birileri tarafından anlaşılma, birileri tarafından görülme,

Birileri tarafından sevilme ihtiyacı var. Birilerine ait hissetme ihtiyacı var. Eğer bu ihtiyaçlarımız uzun süredir elimizden alındıysa, bu ihtiyaçlarımız uzun süredir karşılanmadıysa, o zaman bu ihtiyaçlarımızı anlıkta olsa gideren ilişkiler içerisinde kalmaya daha fazla devam edebiliyoruz. Birçok şiddet içeren ilişkinin Sadece şiddet içermediğini maalesef biliyoruz. Bu tip ilişkiler, şiddet içerdiği kadar, şiddet sonrası, balayı dönemi olarak anlattığımız, kişinin şiddet davranışından dolayı özür dilediği, karşısındaki insana özellikle iyi davrandığı, şiddet davranışlarını telafi etmeye çalıştığı iyi dönemleri de içeriyor. Öyle olunca o tip iyi dönemlerde yaşadığımız kötü deneyimleri... ...biraz daha geride bırakmaya ve unutmaya meyil oluyoruz. Ve yalnız kalma korkusuyla o iyi anlara tutunuyoruz. Bir de tabii özellikle bu romantik ilişkilerdeki şiddet için geçerli... ...ilişkiye bir süredir yatırım yapmış oluyoruz. Yani bu yatırımı tabii ki burada emek ve zamanı kastederek söylüyorum. Yani ben atıyorum üç yıllar bu ilişkinin içerisindeyim. Şimdi nasıl çıkacağım bu ilişkiden?

Bundan toksik ilişkilerle ilgili podcast'ta da bahsetmiştim aslında biraz. Yani artık bu ilişkinin içerisinde o kadar uzun süredir varım ki bu ilişkiden çıkıp yeni bir insanla nasıl birlikte olabilirim ya da yeniden nasıl başlayabilirim sorusu çok fazla soruluyor. Ve öyle olunca kalmaya devam ediyoruz. Ama burada aslında batık maliyetten bahsetmek lazım. Yani ben bu ilişkiden vazgeçmediğim süre kadar aslında bu ilişkiye daha fazla yatırım yapmış oluyorum. Yani eğer bu ilişkinin daha erken aşamalarında problemleri fark edip ayrılabilsem aslında ekstra vakti de kaybetmemiş olacağım.

Bir de bence çok çok önemli olan bir nokta, yine özellikle romantik ilişkiler için geçerli, partnerimi düzeltebilirim duygusu. Yani aslında o özünde çok iyi bir insan. Aslında böyle yapmak istemiyor. Aslında bunları yapmak için şu şu şu sebepleri var, o yüzden böyle oluyor. Mesela iş yerinde çok gergin, bu aralar kötü günler geçiriyor. ''Yahu zaten hep öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor.'' gibi açıklamalarla bu şiddet davranışlarını dönemselleştirmeye çalışıyoruz. Yani bu durum sadece bu dönemde oluyor ve bu durum düzelecek. Şimdi böyle olduğunda düzeltebilme, partneri düzeltebilme ihtimali bizim öz saygımızı da artırmaya yönelik de bir şey. Yani ben eğer bu insanı düzeltebilirsem, bu insan benim için düzelirse, bizim ilişkimiz için düzelirse bu benim için çok büyük bir zafer.

O yüzden de ilişkide kalmaya devam ediyoruz. Hatta bir yerde bu ilişkiden çıkmakla ilgili suçluluk duyuyoruz. Yani ben onu nasıl bu halde bırakabilirim? Ya da belki onu bu hale ben getirdim. Bu bütün suçlu benim. Yani zaten duygusal manipülasyona uzun süre maruz kaldığımızda bunu hissetmeye çok meyilli oluyoruz. Her şeyin suçlusu benim gibi düşünmeye çok meyilli oluyoruz. Öyle olunca bu onu düzeltebilirim duygusuyla, suçluluk duygusunun iç içe geçmesiyle böyle bir hale geliyoruz. Tabii yine önemli bir soru da şu, neden yardım istemiyoruz? Yani ilişkin içerisinde neden kimseye elimizi kaldırmıyoruz? Her şeyden önce birçoğumuzda ciddi bir yargılanabilirim korkusu var. Yani başka insanlar benim böyle bir ilişkinin içerisinde olduğunu bilirlerse beni yargılayabilirler. Ya da inanmazlar. Yani ben bunları yaşadığımı anlatsam da kimse inanmaz.

Aslında burada sorun birazcık da şeyden kaynaklanıyor. Yani partnerlerimiz, özellikle flör şiddeti içerisinde, partnerlerimiz dış dünyaya bize gösterdikleri yüzlerini göstermiyorlar. Dış dünyada çok daha mesela pozitif, nazik, işte bizimle çok ilgili olarak görünen bir insan, yalnız kaldığımızda çok bambaşka bir insana dönüşebiliyor. Öyle olunca ben bu insanın bana ne kadar hakaret ettiğini... ...ya da bana el kaldırdığını... ...ya da beni sürekli aşağılayarak zor durumda bıraktığını... ...bir insana, başka bir insana anlattığımda... ...o insan benim anlattıklarıma inanmayabiliyor. Bir de tabii burada birçok sefer gaslighting'e uğramış olmamızın da etkisi var. Yani kendi gerçekliğimiz ilişki içerisinde o kadar çok çarpıtılıyor ki başka insanların da bizim gerçekliğimize inanmayacağına dair bir algı oluşuyor içimizde. Yine çok tehlikeli olan bir başka mesele de her ilişki zaten böyledir inancı. Yani bunlar anormal şeyler değil. Herkes herkese küfreder. Tabii ki benim nerede olduğumu bilmek istiyor.

Tabii ki ben onun ihtiyaçlarını karşılayamadığım için bana kendini kötü hissettirecek. Yani daha doğal ne olabilir ki gibi inançlarımız olabiliyor. Burada biraz daha da hatta detaya gireceğim. Yani mesela aşk dediğin zaten insanın canını biraz acıtmalıdır. Aşk için acıya katlanmak gerekir. Ya da zaten kötü bir ilişki hiç yoktan iyidir. Bütün ilişkiler acı verir. Her ilişki bir noktada tatsızlaşırız zaten ya da o da beni kendince seviyor gibi yanlış inanışlar bizi bu tip ilişkilerin içerisine tutabiliyor. Bir de yine toksik ilişkiler anlatırken çok anlattığım bir konu zaten izole edilmiş olduğumuz için. Zaten etrafımızda artık daha az arkadaşımız ve aile bireyimiz olduğu için bunları anlatabileceğimiz, güvenebileceğimiz bir insan da bulamıyoruz. Ve suçlu hissettiğimiz için, zaten bu ilişkiyi bu hale getiren kişinin biz olduğuna inandığımız için de biraz yargılanma korkusunu besleyebiliyoruz kendi içimizde.

Şimdi burada bahsetmeden geçmek istemiyorum. Yani o travma bağlanması dediğimiz, karşımızdaki insana aslında bize uyguladığı şiddete rağmen bağlandığımız, hatta o şiddet yüzünden bağlandığımız, o şiddetten sonraki işte o balayı döneminden dolayı bağlandığımız durumdan da bahsetmek istiyorum. Ki aslında Baby Ray'in diğeri de bunun çok tipik bir örneğini görüyoruz. Yani karşımızdaki insan bize zarar verse dahi biz ona o empati ve şefkati göstermeye devam ediyoruz ve ondan aldığımız işte o güzel cümleler ya da onun ilgisini gördüğümüz şeyler bizi anlık olarak rahatlatıyor. Ama rahatlamaya o kadar muhtacız ki gördüğümüz şiddetten ve kendimizi kötü hissetmekten dolayı

O böyle arada sırada aldığımız olumlu işaretler bizi o ilişkinin içerisinde tutmaya devam ediyor. Şimdi bu gerçekten aralıklı ödül sistemi diyoruz buna yani ne zaman geleceğini bilmediğimiz ödül durumları. Bir yandan da bize zarar veren insana empati duymak, ona şefkat duymak da çok sık rastladığımız bir durum. Burada Baby Reindeer'den bir örnek vermek istiyorum. Bazen zaten mesela stalking davranışların, bu ısrarlı takip davranışlarının o kişiyi elde etmemize fayda sağlayacağına yönelik bir inanış da var ya, bunun aslında neden olabileceğine de parmak basmış olalım bu şekilde. Karşımızdaki insan ısrarla bizi takip ettiğinde, ısrarla bizimle iletişim kurmaya çalıştığında... ...bir noktada onlarla empati kurup, onlara hatırındaki şart içerisinde acıyıp... ...ya da hani şefkat gösterip, onlar için üzülüp, onlarla iletişim kurmayı tercih edebiliyoruz. Bence dizideki güzel örneklerden bir tanesi bu noktada... ...Martin'in otobüs durağında Donnie'yi görmek için durması, günlerce durması... ve ilk başta onu görmezden gelebilen ya da orada durmasına, durmasına rahatsız olmasına rağmen onunla iletişim, etkileşim kurmayan Donnie'nin bir süre sonra dayanamayıp onun yanına gitmesi ve onunla konuşmaya çalışmasıydı. Yani buraya baktığımızda aslında o empati kurma, acıma halini görüyoruz ve zaten aslında bu ısrar sonunda bizi böyle bir zor durumda bırakabiliyor. Yine bir sebep de bu şiddet içeriğine ilişkilerde kalmamızın bir sebebi de karşımızdaki insanın bizim zayıflıklarımızı artık çok iyi öğrenmiş olması ya da fark etmiş olması. Şimdi yine Baby Reindeer'dan bir örnek vermek istiyorum. Burada Martha belli ki Donnie'ye çok hakim olduğu için mesela geçmişteki travmasını kullanarak seni çok mu incittiler ya da sana nasıl bir zarar verdiler diye soruyor bir noktada.

ve Donnie aslında çok savunmasız yakalanıyor bu anı. Çünkü kendi travması var ve bu travmanın bir, muhtemelen fark edilmiş olması, iki, karşıdaki insanın ben sana iyi gelebilirim demesi, onu anlıyor gibi hissettirmesi, O esnada önemli. Ya da başka bir örnek zaten başlangıçta gördüğümüz yani Martha'nın Donnie'nin esprilerine hep gülüyor olması, kendisini zaten başarısız bir komedin olarak gören Donnie'nin aslında oradaki onaya çok çok ihtiyacı olması. Diziden bir başka örnek de buna, tabii Donnie'nin Martha'dan önceki travmasının baş aktörü olan Derry'nin aslında Donnie'deki bu öfke eksikliğini fark etmesi, onun ünlü bir komeden olma isteğini, aslında onun hayatına sızmak için bir araç olarak kullanması, onu komik olduğuna ikna edebilmesi, onu ünlü yapabileceğine ikna edebilmesi, ve bunları yaparken bir yandan hem onu uyuşturucu maddelere alıştırması hem de fiziksel olarak onu taciz etmeye başlaması ve giderek bu durumun artması. Aslında yine bize şiddet gösteren bireylerin ne kadar bizim zayıflıklarımızı fark ederek bunları ustaca kendi amaçları doğrultusunda kullanabildiklerine güzel bir örnek oluşturuyor.

Tabii ki aslında bütün bu, hem bu dizideki... ...bence bize anlatılan noktalardan bir tanesi... ...neden hayır diyemediğimiz. Yani tabii ki, deminden beri anlatmaya çalıştığım... ...neden yardım istemiyoruz konusu bununla çok ilişkili. Ama şeyi de söylememiz lazım. Yani yardım isteyebilmemiz için... ...ya da bu ilişkilerde hayırı diyebilmemiz için... ...zaten en temelde öz saygımızı artırabilmemiz gerekiyor. Ve bu öz saygı meselesi...

...ailemizle de çok ilişkili. Yani aslında aile ilişkilerimizin en temelde... ...öz saygımızı belirleyen ilk ve asıl yer olduğunu düşünürsek... ...aile ilişkilerinde kazandığımız öz saygının... ...bize daha sonra koruyucu bir faktör olarak geldiğini de söylememiz mümkün.

Ailede biz ihmale, duygusal şiddete veya duygusal ihtiyaçlarımızın görülmemesi durumlarına maruz kalıyorsak, bu bizi şiddete meyile de kılabiliyor. Mesela aslında dizinin sonunda Martha'nın ses kaydını da öğrendiğimiz gibi, şimdi çok büyük bir spoiler vermek istemiyorum o yüzden burada duracağım ama son bölüme bakarsınız. Yani neden dizinin adı Baby Rain diye aslında anlıyoruz. Hem de şiddet uygulayan insanı tolere etmeye meyili bırakabiliyor bizi aile içerisindeki durumlarımız. O yüzden aslında her şeyin ailede başladığını tekrar tekrar vurgulamak istiyorum bir kere daha. Çünkü biz çocuklarımıza sevilebilir olduklarını ve değerli olduklarını öğretebildiğimiz noktada onlar hayır diyebilmeye ya da onayı dışarıdan aramamaya başlayabiliyorlar. Aslında bence dizide de... ...Donnie'nin kendi ailesiyle yaşadığı yüzleşme... ...kendi babasıyla... ...onun da geçmişi hakkında yaptıkları konuşma sonrasındaki kucaklamadan sonra... ...kendisini biraz daha güçlü hissedebilmesi de... ...bence önemli bir sinyal bize. Ve bir de tabii... ...istesemez şey de düşündürttü bu bana. Donnie'nin... ...polise gidebilmesi, bununla ilgili gerçek bir aksiyon alabilmesi... ...gerçek bir yardım isteyebilmesi... ...Marta'nın ailesine zarar vermesiyle... ...başlıyor. Yani aslında kişinin... ...kendisini belki o kadar önemsemezken, kendisine verilen zararı daha yormazdan gelebilirken... ...veya birazcık daha bunu toleredebilirken... ...en kıymetli gördüğü insanların... ...bu durumdan zarar görebilmesiyle... ...yardım isteyebilmesi... ...aslında dönün kendine verdiği değerin ne kadar az olduğunun bir başka kanıdı. Yani... Neden ben de benim değer verdiğim insanlar kadar değerli değilim ki kendim bana zarar verilmesini toleredebiliyorum? İşte aslında şiddeti içeren ilişkileri bitirmek sırrı biraz da burada yatıyor. Yani o yüzden hep psikolojik desteğin çok önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyoruz. Örsaygı ve sınırı koyma gibi davranışlar tabii ki bir takım manevralarla geliştirilebilir, bir takım farkındalıklarla arttırılabilir. Bununla ilgili

Birçok yöntem var ve bu yöntemleri ben de podcastlarımda anlattım. Geri dönüp, mesela sınır koymayı ben nereden bileyim isimli podcastı dinleyebilirsiniz... ...ya da yetersiz hissetmeyi ben nereden bileyim den dinleyebilirsiniz. Ama bunlarla birlikte ne yaparsak yapalım, eğer bu konularda gelişmekte zorlanıyorsak aslında bazen de çok... İçinde kaldığımız için, yeteri kadar mesafelenerek durumlara bakmadığımızdan da olabiliyor bu. Ya da hayatımızda kendimi sürekli tekrar eden o patenleri görememekten de kaynaklanabiliyor. İşte o yüzden buralarda psikolojik destek gerçekten çok önem taşıyor. Çünkü bu konuda uzman birinin bizim hayatımızı tekrar eden davranışlarımızı bize farkettirebilmesi, bu anlamda ışık tutabilmesi çok önemli.

Yine de ben adım adım bu ilişkileri nasıl bitirebiliriz buna da hemen değinmek istiyorum. Birincisi ve en önemlisi aslında bir şeylerin yanlış olduğunu fark edebilmek arkadaşlar. Ve bu podcastlerin bile böyle bir faydası olduğunu biliyorum. Sayısız mesaj geliyor. Sizin podcastinizi dinledikten sonra nasıl bir ilişki içerisinde olduğumu fark ettim gibi.

O yüzden umuyorum, umuyorum bu podcast'ı dinlediğinizde... ...siz de böyle bir ilişkinin içerisindeyseniz... ...bir farkındalık geliştirirsiniz ya da... ...sevdiğiniz biri böyle bir ilişkinin içerisindeyse... ...belki onun bunu fark etmesine yardımcı olabilirsiniz. Ama birinci adımdan sonraki... ...çok önemli olan ikinci adım... ...işte psikolojik destekle de çok ilişkili olan... ...tabii ki birincisi de öyle ama... ...hepimizin, bütün insanların... ...iyi ilişkiler kurmayı hak ettiğini... Hatırlamamız. Yani hepimizin sevgiye ve saygıya ihtiyacı var. Hepimiz şiddet görmediğimiz ilişkilerin içerisinde olmayı hak ediyoruz. Ve şiddetin olduğu yerde aşk yok zaten. Yani en önemlisi de bu. Bir insan size hem aşık hem de ise şiddet uyguluyor olamaz. O yüzden de bundan çıkmanız gerektiğini kabul ederek ikinci adımı aslında atıyoruz.

Üçüncü adım, yapılan yanlışların üstünü örtmemek. Yani artık pozitife odaklanmak adına negatifi görmezden gelmemek ve bununla ilgili bir şeyler yapmak. Dördüncüsü, mümkünse artık birileriyle bu durumu konuşmaya başlamak. Bu aile bireyleriniz olabilir, eğer güven duyuyorsanız, arkadaşlarınız olabilir, bir dernek olabilir, bir psikolog olabilir, bir doktor olabilir. Birileriyle bu durumu konuşmaya başlamak. Sonrasında içerdiği şiddet miktarına ve türüne göre mutlaka güvenli bir çıkış planı yapmak. Yani nasıl, hangi noktada bitirmeliyim, bitirdikten sonra nereye gitmeliyim, kiminle birlikte olmalıyım, kendimi güvende hissetmek için ne şekilde durmalıyım sorularının cevaplarını vererek bir güvenli çıkış planı yapmak ve sonrasında da tabii ki bu ilişkiyi bitirmek.

Tabii ki mutlaka söylemek istiyorum. Bu tip ilişkilerin sonrası da kolay olmuyor. Çünkü podcast'ın başında anlattığım gibi uzun süre şiddete maruz kalmanın birçok etkisi var. Ve bu etkileri üzerimizden atmadan yeni ilişkilere girmemek gerçekten önemli. Mutlaka yeni bir sosyal çevre kurmak, arkadaşlarımızın, ailemizin desteğini almak, öz bakımımızı ihmal etmeden yavaş yavaş kendimize iyi gelecek şeyleri hayatımıza dahil etmek,

Bu ilişkiden önce nasıl bir insanlık, onu hatırlamak ve tekrar orayı olumlu bir şekilde yakalamaya çalışmak, bunlar ilk adımlar. Böyle bir ilişkinin içerisinden çıktığımızda bir süre yas tutmamız, bir süre kendimizi kötü hissetmemiz çok anlaşılır. Ama çok cesurca bir hareket bu. Böyle bir ilişkinin içerisinden çıkabilmek müthiş cesaret istiyor.

O yüzden tekrar aslında ilk podcast'ın sonunda söylediğim gibi eğer şiddet gördüğünüz bir ilişkin içerisindeyseniz yalnız değilsiniz. İnanın çok fazla insan böyle ilişkilerin içerisinde. Ama ancak bu ilişkilerin içerisinden çıkarak, bu çıkma cesaretini göstererek ve bunun hakkında konuşarak bunları geride bırakabileceğiz. Ne kadar çok insan bunlar hakkında konuşursa, ne kadar çok insan başkalarına yalnız olmadığını fark ettirirse, o kadar aslında böyle ilişkilerin olmasına engel olacağız birlikte. O yüzden lütfen yalnız olmadığınızı hatırlayın, sesinizi çıkartın ve böyle ilişkilerin içerisinde durmayın.

Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. Kocaman sarılıyorum. Görüşmek üzere bir sonraki podcastta.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)