Podcast

388: Trend Spor: Fenerbahçe Umutları Son Haftaya Taşıdı I Derbinin Galibi Fenerbahçe

Trend Topic

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Süper Lig'de 37. hafta maçında Galatasaray kendi sahasında Fenerbahçe'ye 0-1 mağlup oldu ve şampiyonluk yarışı son haftaya kaldı. 2023-24 sezonu şampiyonu Konyaspor - Galatasaray ve Fenerbahçe - İstanbulspor maçlarının sonuçlarına göre gelecek hafta belli olacak. Trend Spor'da bu hafta Galatasaray - Fenerbahçe derbisi A'dan Z'ye konuşuldu.




Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

2.275 kelime · ~11 dk okuma

Trendspor'dan herkese merhabalar. Derby'i Fenerbahçe kazandı ve lig yeniden karıştı. 2023-2024 sezonu bitmek bilmiyor. Son haftaya kaldı Galatasaray ve Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışı. Ve Konya Spor'da küme düşme hattında Galatasaray Konya deplasmanına gidiyor. Beraberlik halinde şampiyon oluyor ama yine çok çekişmeli bir hafta geçecek gibi gözüküyor. Çok stresli bir hafta geçecek gibi gözüküyor.

Fenerbahçe derbiyi kazandı. Mutlu olan taraf, Galatasaray üzgün taraf. Bu bölümde A'dan Z'ye derbiyi konuşacağız. Başlayalım.

Şimdi derbi gergin başladı ve kavga gürültü ile de bitti. Klasik olarak bizim ligimizde ve bir türlü yeterli güvenlik önlemlerinden ve nedir şu kavga gürültü işine bir türlü engel olunamıyor. Maç öncesi, maç öncesi gergin başladı. Mert Hakan Yandaş kendi takım arkadaş grubunun uzağında Diyarkale önünde Galatasaray tribünlerine doğru armasını öpüyor oradan. tepki vs. geliyor. Oraya Galatasaraylı futbolcular da geliyor. Kerem Akturkoğlu, Abdülkerim. Oyuncular arasında bir itiş kakış. Maçtan 1 saat önce maç böyle bir gerilimle başlıyor. Şimdi maçın başlangıcındaki ilk 20 dakika Fenerbahçe'nin net olarak üstünlüğü aldığını söylemek lazım. Kısa bir maç yorumu ve özeti geçecek olursak Fenerbahçe'nin planı maç başlangıcını net bir şekilde tuttu. Fenerbahçe ile birçok oyuncu birebir de Galatasaraylı rakiplerine karşı maç boyunca da üstünlüğünü sürdürdü. Mesela

Transkriptin tamamını oku

Fred Torreira'ya karşı net üstündü. Osterwolde Icardi'ye karşı net üstündü. Ferdi Ziyech'e karşı çok net bir üstünlük kurdu. Simanski yine Kerem Demirbay'a karşı, Körn'e karşı denk geldiğinde çok net üstünlük kurdu. Galatasaray'da Fenerbahçeli rakibine karşı üstünlük kuran ya da en azından böyle çok fazla top oynattırmadı denebilecek bir tek Kaan Ayhan'ın Tadic'i olabildiğince engellediğini söyleyebiliriz. Yine de Tadic'in böyle Ferdi'yi kaçırmamaya çalıştığı, ikinci yarıda King'i kaçırdığı falan pozisyonlar, attığı toplar oldu yani.

Ama Fenerbahçeli bir oyuncunun birebirde üstünlük sağlamadığı bir eşleşme varsa orada Tadic Kaan denebilir. Geri kalanların çoğunda bir kere Fenerbahçeli oyuncular daha çok istedi, daha çok mücadele etti ve üstünlüğü de ele aldı. İlk 20 dakika Fenerbahçeli'nin böyle bir tehlikeli olabilecek pozisyonları var, atak girişimleri var vs. Fakat 20. dakikaların başında da GQ oyundan atıldı ve Fenerbahçe 10 kişi kaldı. Ondan sonra maçın dönmesi bekleniyor aslında. Çünkü Fenerbahçe hem de plasmanda oynuyor hem 10 kişi kalmış. Ama maç dönmedi. Yani beklendiği kadar dönmedi.

Fenerbahçe'nin üstünlüğüyle başlayan, Fenerbahçe'nin daha iyi oyunuyla başlayan ilk 20 dakikadan sonra CİK'un atılması ve 25 ile 50 arası Fenerbahçe'nin 10 kişi oynadığı ilk yarının kalan bölümünde de maç ortada. Dönmedi yani Galatasaray'a. Dönmemesini de biraz şuna bağlıyorum. Tamam Fenerbahçe Cigu'yu kaybetti ve 10 kişi kaldı ama Galatasaray'da 9 kişi gibiydi. Hem Hakim Ziye sıfırdı, hiç yoktu. Hem de Mauro Icardi yine çok etkisizdi. Yani Icardi ve Ziye o kadar hareketsiz ve etkisiz kaldılar ki Fenerbahçe'nin 10 kişi kalması maçın diğer bölümünde de ortaya çıkmadı. Oradaki bölümde yani Cigu'nun atılmasından ilk yarının son anına kadar olan bölümde sadece 2 tane pozisyon var. Bir Galatasaray'ın duran toptan Barış Alper Yılmaz'la kafa vuruşu var. Bir de

Fenerbahçe'nin de bir kontra atak, bir geçiş yakalayıp yine son haftalarda çok görmüştük. Hem Adana Demir Spor deplasmanında Galatasaray rakibine çok verdi bu geçişleri. Hem Karagümrük deplasmanında verdi. Ve Fenerbahçe'ye de, 10 kişi Fenerbahçe'ye de bunu verdi. Ve Fred Ayakçı ile çok iyi bir plaseyi vurdu ve direkt dibinden gitti 40. dakikalar civarında. Her iki takımın da birer pozisyonu var. Ama şöyle şunu söyleyeyim. Galatasaray 25. dakika gibi rakibi 10 kişi kalınca biraz daha oyuna ortak olmaya başladı. Bir 5-10 dakika ortak olduktan sonra da bir duran top yakaladı rakipi yarı alanda ve Barış Alper bomboş bir kafa vuruşunu üstten avuta vurdu. Şimdi Barış o golü kaçırdıktan sonra Galatasaray'la yine. Galatasaray'ın orada aslında momentumu eline alması ve pozisyonlar bulması beklenebilir. Fakat birkaç dakika sonra bir korner oldu ve Mert Akan yandaşa su falan attı Galatasaray taraftarı. Orada korneri 3 dakika 5 dakika

Oyalandı, Galatasaray momentumu yeniden kaybetti. Fenerbahçe tekrar oyuna dahil oldu ilk kere. Sonra Fred'in de golü kaçtı ve ilk kere bu şekilde tamamlandı. Şimdi Galatasaray'lı taraftarlar Galatasaray ne zaman biraz top oynamaya başlasa bir duran top olduğunda Mert Hakan'a yabancı madde yağdırarak oyunu durdurdu ve Fenerbahçe'nin o baskıyı yemesine de Galatasaray'lı taraftarlar engel olmuş oldu. Bizim Türk futbol taraftarı maalesef bu konudaki farkındalık olarak

Kendi takımlarına zarar vermeye devam ediyor böyle durumlarda. Hatırlarsanız geçen sene Fenerbahçe Sevilla ile oynamıştı Avrupa Ligi'nde. Çok önemli bir maç. Fenerbahçe kazanmak zorunda. İkinci yarının ilk 15 dakikalarında 60. dakikalar civarında böyle bir yabancı madde atılmıştı. Sevilla galiba korner atıyordu ya da Fenerbahçe atıyordu da Sevilla'lı oyuncuya mı ne gelmişti bir şeyler olmuştu. Fenerbahçe tribünden atılan madde. Oyun durdu 5 dakika 10 dakika. Fenerbahçe'nin baskısı kırıldı ve Sevilla ondan sonra oyunu rahatlattı, tur atladı biliyorsunuz. Şimdi de Galatasaray bu kez yerel bir büyük maçta. Fenerbahçe'ye karşı Galatasaray taraftarının aynı şeyi yaptığını görüyoruz. Yani Fener taraftar da, Galatasaray taraftar da farkındalık olarak kendi takımlarına zarar verebiliyorlar. Böyle bir şey. Mert Akan yandaş da onu uyguladı. Galatasaray taraftar da Mert Akan yandaşın tuzağına düşmüş oldu. İkinci yarı başladı. İkinci yarıda da sonuçta 11-10. Galatasaray daha avantajlı gibi gözüküyor.

Kaan Ayhan'dan Kerem Demirbay'ı sıfıra doğru indirebilecek lob paslar geldi iki tane. Hem 48'de hem 51'de. Bunların bir tanesinde Kerem Demirbay kontrolü yaptı ama Osay Samuel kademeye girdi güzel bir şekilde. 3 dakika sonra 51. dakikada da yine Kaan sıfıra indiriyor Demirbay'ı. Demirbay topu aldı ama ayağı kaydı düştü. Korner oldu. Ama 45 ile 51-52 arası Galatasaray ikinci yarıya daha iyi başladı. İlk yarının aksine. İki defa Demirbay'ı sıfıra indiren toplar falan daha tehlikeli girişimlerde bulundu. Daha sonra 55. dakikada yine bir korner pozisyonu. O kornerde 5 dakika atılıyor. Yine yabancı maddeler yağıyor Mert Hakan'a falan. O arada dakika 60 falan oluyor işte 55 ile 60 arası. Yeniden Fenerbahçe rahatlıyor. Daha sonra 63'te bir fret pozisyonu var. Ve burada aslında Mert Hakan işte 63'teki fret pozisyonu falan 63-64'te de oyundan çıktı. İlk 60 dakika Mert Hakan Fenerbahçe ne zaman oyunda düşse kornerleri uzun uzun kullanarak vesaire Gaz Saray taraflarını

tuzağı düşürerek Gaster'ın oyuna dahil olmasını net bir şekilde engelledi. Oyun içinde de iyiydi. Uzun bir zamandır oynamayan bir oyuncuya rağmen ama belli ki İsmail Kartal ona demiş ki 60-65 dakika neyin varsa ver seni 60 gibi çıkaracağım. Çünkü 90 dakikalık ritim ve dayanıklılığı olmayabilir. Onu da o şekilde planlamış Fenerbahçe ve Schumanski'yi merkeze çekip King'i de deri körünün arkasına kaçıracak şekilde oyuna alıyor. 63'den, 64'den, 65'den sonra neyse. Ve direkte bu yansıyor. İlk Cologne'un arkasına kaçtığı pozisyonda King Tadich'ten pası aldı. Ama pas biraz taç çizgisine doğru gitti, topa bastı. Cologne onun önüne geçti ve bir faal oldu. Faal Üşümanski direk kaleye vuruyor. Oradan top baraja çarpıyor, taç oluyor. Taç dönüyor falan. Devamlı duran toplar oluyor bu arada. Fred'in kaçırdığı 63. dakikada kaçırdığı pozisyondan 71. dakikadaki Fenerbahçe gölüne kadar 7-8 dakika geçiyor.

Ve Fenerbahçe'nin orada kornelleri, oyunduruyor falan bir türlü Galatasaray'da oyuncu değişikliği gelmiyor. Bakın, Mert Hakan çıkmış, King girmiş, Kön'ün arkasına sarkacak. Kerem Demirbay maç başından beri etkisiz. Bir iki tane ikinci yanı başında güzel sarkmış ama top kayıpları yapıyor. İyi bir gününde değil. Torayra çok yalnız kalıyor. Berkan Kutlu'yu Okan Hoca oyuna sokmadı. Okan Hoca'nın geçen seneki Beşiktaş derbisini de yine bu haftalarda kaybetmişti. Nisan ayının sonuydu. Yani sezon sonuna yakın derbiydi.

Kaybettiğinde de böyle ikinci yarının başlarında baskı yenmişti. Oyuncu değişiklikleri geç gelmişti. Ve Amiral Zalmatovic'in golüyle Beşiktaş öne geçmişti. Sonra da derbiyi almıştı. Manchester United maçı kazanılmış olmasına rağmen 55-65 arası 7-8 tane United şutu ve sonunda gol vardı. Sonradan döndü. Bayern Muni maçlarında yine baskı yendi. 60-70 arası gol yendi. Burada bölüme küçük bir ara veriyoruz. Döndüğümüzde devam edeceğiz.

Galatasaray, Okan Hoca döneminde çok başarılı bir dönem geçiriyor iki sezondur. Yine de şampiyonluğun favorilisi son hafta öncesinde ama neredeyse bütün büyük maçlarda iyi sonuç alamadığı bütün büyük maçlarda 58. dakika ile 72. dakika arasındaki 14-15 dakikada yani ikinci yarıya oyuncular biraz dinlenmiş başlar. 15 dakika dinlendiği için. Bir 15 dakikada mücadele ederler 55'e kadar. 55'den sonra düşmeler başlar. Okan Hoca bu düşmeleri bir türlü yeni, taze kanlarla, değişikliklerle tazeleyemiyor. Bütün büyük maçlarında, Bayern Münih maçları, Kopenhagen maçları, işte Romaş'taki Prague maçı olabilir, bu Fenerbahçe, geçen seneki Beşiktaş derbisi kaybedilen çoğu maçta 58-72 arasında Galatasaray'ın ardı arda şutlar yediği ve gol yediği ve işte orada kırıldığı görülebiliyor. Ve oradaki değişiklikler hep geç kalıyor.

Halbuki 63'te Fred ilk sinyali verdiğinde karşı karşıya bir yandan pozisyon oldu. Muslera çıktı, üzerine geldi. Fred vuruşu yapamadı biliyorsunuz. Szymanski'yi arkaya kaçırmıştı. O pozisyon, o sinyal geldikten sonra 71'deki Szymanski'nin orta kornerinden Çağlar'ın golüne kadar 7-8 dakikada defalarca oyun duruyor. Defalarca oyuna girebilir oyuncular. Berkan'la Kerem Akturkoğlu, yedek kulübesinden geldi, orada tribünler alkışladı, spiker söyledi falan. Orada normalde Galatasaray taraftarı Berkan'ı ve Kerem Aktürkoğlu'nu alkışlamaz bu arada. Ama işlerin değişmesi gerektiğini, oyuncu değişikliğinin gereksizliğini o kadar görüyorlar ki onları da alkışlıyorlar. Fakat Okan Hoca o değişiklikleri yapamadı ve kornerden de bir bireysel hatayla, Mustara'nın çok bariz bireysel hatasıyla Fenerbahçe öne geçmiş oldu. Daha sonraki dakikalarda, 73'ten sonra Okan Hoca hemen değişiklikleri yaptı. 5 oyuncu değişikliğini birden yaptı. Bence bu arada o kadarına da gerek yoktu yani TT falan. Biraz çorba da oldu.

Son 20 dakikada da Galatasaray'ın çok sayıda panik şutunu gördük açıkçası. Biraz belki şampiyonluk golüne atma, kahraman olma, şımarıklığı, rehaveti arasında da oyuncular gitti geldi yani abi ihanet tabirle, biraz sert bir tabirle. Şımarıklık bence daha doğru bir kelime orada. Pas aramak yerine şut denediler. Gol olursa şampiyonluk getiren gol falan apoleti mi tatmin etti bilmiyorum ama

Son dakikalarda Galatasaray verimli oynayamadı, pozisyon bulamadı ve Fenerbahçe deplasmanda Galatasaray'ı devirmiş oldu. Maç sonunda da olaylar çıktı. Ali Koç, Fenerbahçe başkanı maçtan sonra tribüne geliyor, sahaya giriyor. Oyuncularıyla birlikte şampiyonluk kutlamaya çalışıyor. Galatasaraylı orada az sayıda yönetici veya stat müdürü sanırım. Ben maçtan sonra yayındaydım. Oralarda görüntüleri henüz tam izleyemedim de. Kavga, gürültü vs. çıkıyor. Maalesef bizim de işte son olarak Trabzonspor-Fenerbahçe maçında da olmuştu. Bir türlü bu güvenlik önlemleri de alınamıyor. İsmail Kartal'ın oğlu Emre Kartal, yanlış bilmiyorsam adını, Galatasaray stat müdürüyle yumruklaşmaları var, adli olaylar vs. Daha sonra da bir sürü açıklama derken derbi bu şekilde bitiyor. Şimdi önümüzdeki hafta

Galatasaray 99 puanla Konya deplasmanına gidiyor. Fenerbahçe de 96 puanla kendi sahasında İstanbul Spor'u ağırlayacak. İstanbul Spor küme düştü. Konya Spor'da 1 puan alması halinde ligde kalıyor ama Konya tribünü de taraftarı da o stadı dolduracaktır. Çok böyle ateşli, zorlu bir atmosfer daha Galatasaray'ı bekliyor. Galatasaray belki 2 haftadır bu şampiyonluk beklentisiyle

bir rehavete girmişti ve bu rehavetin de ceremesini Galatasaraylı oyuncuların çektiğini görüyoruz. Fenerbahçeli oyuncularsa çok daha motive ve konsantre bir şekilde maçı oynadılar ve baştan sona da Fenerbahçe'nin istediği şekilde oynandı. Sadece işte dediğim gibi bir Barış Alper Yılmaz kafası var 35. dakikalar civarı ilk yarının ortalarında. Onun dışında Galatasaray'ın doğru düzgün pozisyonu yok kendi sahasında ve çok uzun süre maçın 4'te 3'lük bölümünü Fenerbahçe 10 kişi oynamış olmasına rağmen. Bu Galatasaraylılar için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Tabi Okan Hoca'ya değişiklik eleştirileri dışında şu eleştiri de vardı.

Cicu 24. 25. dakikalarda oyundan çıktıktan sonra Fenerbahçe ön alan baskısını daha geri çekti mantıklı olarak orta sahada daha kalabalık olabilmek için. Ve o dakikalardan sonra da çok daha iyi oyun kurucu olan stoper Davinson Sanchez ters ayakla sol stoperde oynamaya devam etti. Nelson da sağ stoperde kaldı.

Taraftarlar ve futbol yorumcuları da bence mantıklı olarak soruyor. Niye Fenerbahçe ön alan baskısını azaltmak durumunda kaldığında, 10 kişi kaldığında Davinson sağ tarafa geçip oyun kurulumunu en azından Galatasaray'ın daha fazla iyileştirmedi deniyor. Galatasaray oyun kurmakta da zorlandı bence maç boyunca. Sadece 60'dan 71'e kadar gol yenene kadar bir türlü oyuncu değişikliğinin gelmemesi değil, Okan Hoca ile ilgili olarak. Bir de buradaki değişikliğin yani stoper değişikliğinin ve Galatasaray'ın topu almakla ilgili hevesinin gelmemesi, gelişmemesi de Galatasaraylıların bence doğru ve haklı eleştirisiydi. Fenerbahçeliler tarafından çok hani böyle derin analiz yapılacak bir durum yok. Bence baştan sona iyi bir plan. Oster Wolde'nin performansı çok yüksek. Sezonu kapattı denen oyuncu. Hem Kayseri maçında geçen hafta hem Galatasaray derbisinde müthiş bir futbol oynadı. Adım attırmadı Icardi'ye.

Ferdi Kadoğlu Ziye hiç adım attırmadı yani sürklese etti, sildi. Şimanski'nin iki kişilik bir performansı vardı. Cigo atıldıktan sonra Şimanski-Fred ikilisi müthiş bir oyun oynadılar. Ve çok iyi bir taktik plan tuttu açıkçası. Şimanski sağa kanat gibi oynadı. Hem Cengiz'in hem İrfan'ın yokluğunda. Eksikleri de çok vardı Fenerbahçe'nin. Belki könünün arkasına çok sarkamadı o yüzden ama orta sahaya sürekli yardım edip oradaki eksikliği hiç hissettirmedi. Galatasaray mesela hat krampası hiç atamadı. Demirbay ve Mertens'i Fenerbahçe orta sahasının arkasında topla buluşturamadı. Kendi ataklarını yani Galatasaray'ın klasikleşmiş atağını merkezden böyle Mertens'e atacağı bir pasla rakibin 14. bölgesini çok kullanır Galatasaray. Fenerbahçe'nin 14. bölgesini yani Fenerbahçe ceza yayı ve çevresini, merkezini hiç kullanamadı. Çünkü hiç o hat krampasları atamadı merkezden.

Burada tabii dediğim gibi Stopper ikilisinin oyun kuramaması, Toreira'nın Mertens ve Demirbay'ı oralarda topla buluşturamaması, yine Mertens ve Demirbay'ın oralarda markajdan kaçıp pas alamaması falan da çok etkili oldu. Oralarda Fred Shimanski ikilisi, Mert Hakan'la birlikte. Orta sahayı da çok iyi kapattılar. Daha sonra dediğim gibi Şimanski'yi merkeze çekip 65 gibi King'i sağa atmak, Kön'ün arkasına bu sefer tıpkı Adana Demir maçında Galatasaray'ın gördüğümüz gibi, Karagümrük maçında gördüğümüz gibi Kön'ün arkasının işlemesi de İsmail Hoca'nın doğru bir plandı. Ve Okan Hoca, rakip hocasının yani İsmail Hoca'nın bu planlarına karşı cevap vermekte de geç kaldı. Çözüm de üretemedi. Ve Fenerbahçe 1-0 kazandı. Planladığı gibi başladı ve bitirdi bu maçı.

Durum böyle. Maçla ilgili analiz böyle. Tabii ki Galatasaray ve Fenerbahçe'de seçim de var. Bu maçın yansımaları seçimlere de yansıyacak gibi gözüküyor. Biraz seçimin atmosferiyle de yaşanan açıklamalar vesaire oluyor. Bu hafta boyunca da bunları görürüz. Gelecek hafta zaten şampiyonluk mücadelesi var. Onu konuşacağız.

Ondan sonraki hafta seçimler var. Onları konuşuruz. Ve Trend Spor'da gündemi takip etmeye devam ederiz. Bu kısa espres bir bölüm oldu. Derbinin atmosferi, heyecanı ile böyle derli toplu bir bölüm yapalım istedik. Hemen ötesi günün sabahına da yetişmiş olur. Güzel bir bölüm olur. Gündemi yakalamış oluruz. Gelecek hafta yine şampiyonluk gündemi ile karşınızda olacağız. 3 haftadır olduğu gibi. Gelecek hafta bu kesin yani şampiyon belli olacak. En azından şampiyonu konuşacağız. Gelecek hafta görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)