Podcast

Banka ve holding şirketlerinde yabancı alımı / Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa #74

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Perihan Tantuğ ile Kahve ve Borsa yeni bölümüyle yayında!

Perihan Tantuğ, Borsa İstanbul'da bankacılık ve holding şirketlerindeki yabancı alımlarını yorumladı.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.554 kelime · ~13 dk okuma

Herkese merhabalar. Perihan Tantu'yla Kahve Evi Borsa'ya hoş geldiniz efendim. Bayramdan önceki son sohbetimiz olacak bugün. O yüzden bugün detaylı olarak biraz sizlerle TL varlıkları konuşalım istedim.

Dolar Türk Lirası ve Borsa İstanbul tarafını konuşacağız tabii ki. Ama tabii önümüzde geçtiğimiz haftalarda, aylarda konuştuğumuz hep piyasanın belirleyici unsuru olan ve gri bölge olan tabii seçim süreci vardı. Bu seçim sürecini atlattık ve atlattıktan sonra kurda da beklenen hareket olmadı. Birazdan sizlerle Dolar Türk Lirası tarafı buradaki beklentilerimle değerlendiriyor olacağım.

Ama şimdi önümüzde tabii bayram var. Dolayısıyla burada bayrama nasıl girizgah yapabilir? Piyasa bayramdan sonra neler olabilir? Bunların üzerinden geçmek lazım.

Transkriptin tamamını oku

Seçimden sonra sürekli altı çizilen bir unsur var ki ekonomi yönetiminde bir değişiklik olmayacak. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi söylemiyle dile getirdi. Diğer taraftan Cevdet Yılmaz yine altını çizdi. Mevcut uyguladığımız programa kararlılıkla devam edeceğiz diye.

Keza aynı şekilde Mehmet Şimşek'ten de benzeri açıklamalar geldi. Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplandı. Zaten kurulun da gündemi buydu. Ve kurula şöyle bir cümle çıktı yine.

Temel önceliğimiz olan enflasyon ile mücadelemizi sürdüreceğiz dedi. Peki enflasyonla mücadele ediyor muyuz? Kısmen diyebiliriz. Dün TÜİK tarafından enflasyon rakamları geldi.

Evet, böyle aylık bazda baktığımızda %3,5 civarı bir artış beklentisi vardı. %3,16 geldiğini gördük. Aylık kalemlerde en yüksek artış eğitimde gerçekleşti ki aylıkta %13'lük bir artış söz konusu. Ardından haberleşmeyi lokanta ve oteller, eğlence, kültür ve konut tarafını izledi.

Burada en yüksek artış. Ama tabii şunu da es geçmemek lazım. Bundan sonraki süreçte de enflasyonda keskin bir düşüş beklentimiz yok. Burada tabii ki orta vadeli programda da enflasyon raporu sunumunda da altı çizilen bir unsur var ki şu an %36'lık yıl sonu hedefine ulaşmaya gerçekten uzağız.

Sevgili Hakan Kara Hoca da dün paylaştı zaten. Eğer %36'lık hedefe ulaşmak istiyorsak bundan sonra aylık enflasyonun ortalama %1,8 gelmesi lazımdı ama şu an bu çok olası değil. Dolayısıyla biz biraz daha 40 ila 45 banda arasına odaklanmalıyız. Yani aşağı yukarı ortalama %2,5'lük bir enflasyon demek bu.

Biraz daha aslında yaz aylarında baz etkisiyle enflasyona bir düşüş göreceğiz ama sadece buraya odaklanmamak lazım. Aylık yükseliş bizim için önemli. Çünkü bu baz etkisi bizde yıllık enflasyona düşüşe yol açacak ama fiyatlar da artmaya devam edecek. Şimdi buraya bir sıcak para beklentisini zaten hep konuşuyoruz.

Bir sıcak para beklentimiz var. Mevcut ekonomi yönetimin de var fakat Burada yabancı yatırımcıların da özellikle Kulis Bilgisayarı'na öğrendiğim diğer kurumlarla, yabancılarla görüşen kurumlarla konuştuğumda yabancıların yine altını çizdiği ve en çok endişe ettiği noktalardan birisi enflasyon. Çünkü enflasyonda yabancı buraya biraz daha sıcak para sokmak için daha yüksek montanlarda enflasyonu tepe yaptığında açıkçası görmek istiyor. Kendini riske atmamak için.

O nedenle enflasyonla mücadelenin kararlılıkla uygulanması bir kere buraya sıcak para girmesi için ezem. Şimdi enflasyon tarafıyla birlikte Tabii seçimden önce risk birimi yeniden 317'lere kadar ulaşmıştı. Bu pazartesi 303'lerde başladık. Bugün itibariyle bu sabah 300'lerin yeniden altını gördük.

Bunu da olumlu haneye yazabiliriz. Enflasyonun kur geçişkenliği nedeniyle belirleyici unsurlarından birisi ise Dolar Türk Lirası'nın seyri. Çünkü mevcut ekonomi yönetimi şunu söylüyor, şu an ilk önceliğimiz enflasyonla mücadele, bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürebilmek için TL'nin değerli kalması lazım, aşırı değer kaybetmemesi lazım diyor. Fakat seçimden önce burada değerlendirmiştik, piyasada ciddi bir kurda atak beklentisi oluştu.

Ben bu beklentinin oluşmasının nedenlerini aslında biraz geçtiğimiz seçimlere bağlıyorum. Fakat burada sevgili Selçuk Yönençlerle de ben de yaptığım canlı yayınlarda da birçok defa dile getirdim bunun olmayacağını. Nedeni şu çünkü diğer seçimlerle bu seçimi çok fazla karşılaştırmamak gerekiyordu. Evet geçtiğimiz sene seçim öncesi biz ortadoks değil daha ortaya karışık heterodox bir politika uyguluyorduk ve bu politikanın nihayet sonucu olarak da ciddi bir rezerv yakarak kuru baskı altında tutarak seçime girdik ve seçimden sonra zaten kurda bir atak beklentimiz o dönem vardı.

Fakat şu an uygulanan politikan biraz daha farklı. Yüksek bir faiz ortamına giriyoruz. Dolayısıyla TL'de sert değer kaybı oluşturabilecek şu an için piyasada Setaris Paribus yani bu şartlar altında büyük bir kayıp oluşturabilecek bir unsur, bir etmen, bir katalizör yok. Evet, Merkez Bankası son toplantıda seçimden önce 500 bas puan faiz artırmak zorunda kaldı.

Neden zorunda kaldı? Çünkü piyasada ciddi bir fiziki döviz talebi oluştu. Buna önce farklı kanallardan müdahale etmeye çalıştı. Vakti yeterli değil.

Burada sert bir faiz artışıyla bunun önüne geçti. Şimdi seçimi atlattık. Pazartesi günü itibariyle ne oldu? Pazartesi günü kurda bir geri çekilme yaşadık.

Bu geri çekilmeyi Merkez Bankası'nın baskısı olarak okuyanlar oldu. Buna cevabım hayır. Bu çok ezber bir bilgi. Pazartesi günü burada piyasa tarafından beklenilen olmayınca yani kurda sert bir hareketle uyanmadığımız için bu riski alanların realizasyonlarını gördük.

ve hatta uzun bir aradan sonra bu geri çekilmeyi de Merkez Bankası'nın alış tarafıyla, alım yaparak kompanse ettiğini de izledik. Yani iki gündür Merkez Bankası tarafında, döviz tarafında hatta bırakın satmayı Merkez Bankası'nın alıcı konumda olduğunu görüyoruz. Bundan sonra özellikle Wells Fargo raporu piyazada yankı yarattı. Neydi bu rapor?

TL'de Dolar Türk Lirası'nda tepe görüldü, 2025 yılında 30 liraların altı görülecek diye böyle bir beklentim yok. Ben TL'ni nominal değil, burada real olarak değerleneceğini düşünüyorum. Neden? Bunun da gerekçesi şu, çünkü artık Dolar Türk Lirası'nın çok sert bir şekilde aşağı gelmesi nasıl yukarı gitmesi bizim için olumsuzsa artık bu da olumsuz bir faktör.

Bu nedenle Merkez Bankası'nın ben buna da müsaade edeceğini düşünmüyorum. Aynı burada fiziki talebi alıcı konumunda rezerv biriktirmek için kullandığı gibi bundan sonraki süreçte eğer yüklü bir döviz satışı olursa piyasa tarafından ben Merkez Bankası'nın bu dönemlerde alıcı tarafa geçip kuru dengele tutacağını düşünüyorum. Dolayısıyla Dolar Türk Lirası tarafında sert bir düşüş beklentim yok. ama sert bir yukarı hareket beklentim de yok.

Burada aylık faiz oranlarıyla TL'nin seyrini karşılaştırmak lazım. Yılın sonuna kadar hatta şöyle bir düşüncem var. Aylık olarak borsayı İstanbul'a bir kenara koyuyorum faizle karşılaştırma yapacak olursak faizin Dolar Türk Lirası'ndaki TL'nin değer kaybını yeneceğini düşünüyorum. Aslında bu nedenle biz de döviz almak mantıklı değil diye birçok yorumcu altını çizmiştik.

Neden? Çünkü onu alternatif olarak şu an faizde veya diğer taraftan gram altında olmak daha mantıklı bir enstrüman olarak yine karşımıza çıkıyor ve çıkmaya devam edecek. Neden? Çünkü şu an döviz alana göre gram altın alan daha avantajda.

En azından kur tarafında bir haftadır, haftanın başından beridir hareket olmasa da yukarı yönlü 10 saatin tarafından beslenen gram altın şu an dövizdeki hareketi kompansa etti ve dolayısıyla dövizi de yenmiş oldu. Haftalardır söylemeye, anlatmaya çalıştığım şey de buydu aslında. Döviz almak yerine ya gram altın illa fiziki olarak bir şey almak istiyorsanız ya da dövizbaz bir enstrümanlı olmak şu an için daha makul bir senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Diğer taraftan tahvil tarafına da baktığımızda ufak ufak para girişleri görüyoruz.

Tepe noktalardan tahvil faizlerine bir geri çekilme var. Bunu da olumlu haneye yazabiliriz. Diğer taraftan tabii piyasa cephesinde bir de Borsa İstanbul cephesini okumak lazım. Şimdi bunun yansımalarını Borsa İstanbul'a biraz daha seçim sonrası okumak ve görmek lazım.

Neden? Çünkü seçimin hemen sonra bir haftalık bir aradan sonra bayram arasına hazırlanıyoruz. Şimdi bayram tarafında bir süreç uzun olduğu için bayram tatili, buradaki en azından ara tatili risk olarak okuyan ve nakita geçmek isteyenler olabilir. Şimdi bunu avantaja çevirmek isteyenler de olabilir.

Bu tarafa geçeceğiz. Şimdi bunun riski ne, avantajı ne, faiz nasıl alınır? Bunun cevabı takaslarda. Şimdi biliyorsunuz Borsa İstanbul'da TRT2 kuralı var.

Yani bugün aldığınız bir hissenin ödemesi ne zamandır? 2 işlem günü sonradır. Şimdi burada takasları doğru anlamak için bu bayram arifesi zamanlarının takaslarını öğrenmek lazım. Şöyle ki yarın bildiğiniz gibi Cuma.

Cumanın takası da yani 5 Nisan Cumanın takası 15 Nisan pazartesi. Bu ne demek? Bu şu demek. Bayramdan önce nakite geçmek isteyenler için son gün bugün.

Bugün nakite geçtikten sonra aslında bayramdan önce paranızı alıp faiz tarafına geçebilirsiniz. Bu bir. İki, takas avantajını kullanmak isteyenler ne yapabilir? Takas avantajını kullanmak isteyenler Cuma ya da Pazartesi pozisyon alabilir.

Bu ne demek? Bu süre zarfında aslında 5 Nisan Cuma günü alacağınız bir hisse senedinin Para yatırma süresi 15 Nisan pazartesi olduğu için aradaki günü faizde değerlendirip 15 Nisan pazartesi gününü bir takas avantajı olarak okuyabilirsiniz. Peki 8 Nisan pazartesi ve 9 Nisan salının takası ne zaman? 16 Nisan salı.

Dolayısıyla Pazartesi ve Salı günü de takas avantajını kullanmak isteyenlerin hissesinin tarafında alış yaptıklarına da şahit olabiliriz. Pazartesi ve Salı tek gün sayılacak. Salı sürekli işlemler 12.30'da bitecek.

Bu iki günün takası da 16 Nisan Salı olacak. 8 Nisan pazartesi günü piyasa tam gün açık, 9 Nisan da yarım gün, 10, 11, 12 Nisan ise kapalı olacak. Bu hatırlatma bizim için önemli. Şundan dolayı önemli.

Dün ve bugün bayramdan önce nakite geçmek isteyenlerin son satışlarını görmüş olacağız. Yani artık Cuma itibariyle satılan pozisyonların takası bayram sonrası olduğu için bayram riskini almak istemeyenlerin Cuma ya da pazartesi satış yapmalarının bir ehemmiyeti, bir önemi yok. Borsa İstanbul tarafı Biliyorsunuz bir bant hareketi içerisindeyiz Borsa İstanbul'da. Artık herkes ezberledi bu bant hareketini.

Ben bu bandın içerisinden çıkma durumunun biraz seçimden sonra gerçekleşebileceğini düşünmeye başladım. Son zamanlarda bir iki haftadır hatta üç haftadır takaslar tarafında çok yüklü bir para girişi görmüyorum. Hesaplamaların doğrultusunda evet geçtiğimiz hafta Merkez Bankası'nın bir önceki haftanın verisini aldık. 400 milyon doların üzerine bir para girişi oldu ki ben geçen haftada para girişi hesaplıyorum bu arada.

Ama sorun şurada aslında yüksek bir para girişi diğer hafta ortalamalarına göre fakat genele yayılan bir para girişi değil. Neden? Bu para girişi hisse tarafında özellikle bazı bankalar ve holdingler arasında öbeklendi. Bu 400 milyon dolarlık hesapladığım para girişi de bu hisselere girmişti.

Ve geçen haftanın verisine baktığımda bugün saat 14.30'da yine Merkez Bankası geçtiğimiz haftanın verisini verecek. Muhtemelen geçtiğimiz haftada benim hesaplamalarıma göre yine artı tarafta kapattığı yabancılardan bir nette para girişi var. Fakat dediğim gibi her sektöre değil.

Benim hesaplamalarıma göre nereye girmiş bu paralar? Akbank, Sabancı Holding, Yapı Kredi, Koç. Özellikle holding ve bankalarda şu an ordüno. Dolayısıyla yükselişlerde genele yayılmıyor.

Şu an Borsa İstanbul'un katalizörü bankacılık endeksi. Zaten hacimlerde de bankacılık endeksini görüyoruz. Pozitif ayrışmada da bankacılık endeksini izliyoruz. Takaslar bize bunu gösterdiği sürece biraz daha pozisyonların bankalar tarafında olması gerektiğini ve yoğunlaşması gerektiğini düşünüyorum.

Ne zaman ki burada yükseliş genele yayılır ya da Borsa İstanbul'da 9300 kırılımı gelir biraz daha o noktada aslında diğer hisse senetlerinde de fiyatlama etkisi görebiliriz. Dünkü kapanışları itibariyle aradaki farkı görelim diye bunu söylemek istiyorum. Mesela Borsa İstanbul'un yılbaşı itibariyle getirisi %19'da kalırken Sinai'nin %14'te kaldı ve bankacılığın %29 oldu. Yani yılbaşı itibariyle %30'a yakın ki bugünkü fiyatlamayla eğer böyle kapatırsak %30'u da aşacak.

Yani bankacılık tarafında aslında ciddi bir getiriden bahsedebiliriz. Peki bankacılıkta şimdi izleyeceğimiz seviye neresi? Son yaptığımız yayınlarda bankacılık tarafında 10.500'lerin altını çizmiştik.

Kırılım geldi. Şu an 11.500'deyiz. Bugün de %2'lik bir yükseliş var ben bu sohbeti gerçekleştirirken.

Şu an 11.729'u takip edeceğim. Buradan bir miktar realizasyon gelebilir. Buranın üzerinde aslında biraz daha bankacılık tarafında yeni bir marj açılabilir.

O nedenle 11.729'u kısada takip etmekte fayda var. Olası geri çekilmelerde ise kısa vade düşünenler için yine 11.100 bandı önümüzde olacak.

Ve dönelim endeks tarafına. Endekste hafta boyunca 8.724 aşağıda destek. Yukarıda ise diren seviyemiz 9.270.

Artık pivot noktamız biliyorsunuz 9.000 oldu. Bu band içerisinden aşağı ya da yukarı kırılım Borsa-İstanbul'u hız kazandıracak. Ben aşağı kırılımı açıkçası beklemiyorum şu anki şartlar altında.

Yani 8700'ün altında 8590'lara 8600'lere kadar sapma yaşanabilir. Ki şu an kısa vadede öyle bir beklentim de yok. Yaşanabilir ama kalıcılık beklemiyorum. Daha çok burada izleyeceğim seviye 9.270 seviyesinin üzerinde kapanışlar olacak.

Burayı momentumla kırabilirsek eğer Borsa İstanbul'da 10.000 bandının açıldığını da göreceğiz. Peki ben ne yapmalıyım diye soruyorsunuz dolayısıyla kendinize. Eğer ki burada biraz daha patinaj çeken bir sektördeyseniz uzun zamandır söylediğim şeyi yinelemek istiyorum.

100 birimlik bir para ayırdıysanız Borsa İstanbul'un hissesi tarafına şu an burada 50 biriminin hissede 50 biriminin para piyasasında olması gerektiğini düşünüyorum. Ne zaman bu ayırdığımız 100 birimlik parayı %100 hisseye tamamlayacağız? Kırılım geldiğinde. Çünkü burada zaman kaybediyoruz.

Dün itibariyle hatta bugün de baz alırsak bu bandın içerisindeyiz bakın neredeyse 28-29 işlem günüdür bu bölgenin içerisindeyiz ve dolayısıyla bu da ciddi bir vakit kaybına yol açıyor. Buradaki vakit kaybı zaman maliyeti yaratıyor. O nedenle ben kırılıma kadar, kırılım gelene kadar hissesindiği için ayırdığınız %50, %40'lık kısmın bir miktar faizde kalması gerektiğini düşünüyorum zaman maliyeti için. Şimdi diğer bir unsur ise tabi bu ay bizim için şöyle de önemliydi.

Mart sonu, Nisan başı genelde büyük şirketlerin temettü ödediği dönemlerdir. Eğer ki bir şirketin endekste ağırlığı yüksekse ve temettüyü ödüyorsa, düzeltilmiş fiyatla açıldığı için Bistüz endeksini aşağı çeker. Bunun en net örneğini dün gördük. Örnek veriyorum, Tüpraş ve Yapık Kredi Bankası aynı gün temettüyü ödedi ve aynı gün temettüyü ödediği için ki ağırlıklarına da bakalım isterseniz.

Tüpraş'ın %6, yapı kredinin %3,5 hatta Tüpraş'ın %7'ye yakın ağırlığı var. Bu ağırlıklarla birlikte ikisi tek başına 77 puan neredeyse endeksi aşağı çekti. Ama büyük hisselerin temeti ödemeleri bitti. Yani şu an endekste ağırlığı en yüksek 10 şirkete bakıyorum.

Türk Havayolları, Tüpraş, BİM, Akbank, Koç, Yapık Kredi, Sabancı Holding, İşçe, Türksell, Forç en yüksek olanların çoğunun bittiği için artık temeti ödemeleri nedeniyle bis yüzü düzeltilmiş fiyat nedeniyle aşağı çekecek de çok fazla bir şirket kalmadı. Biraz bu kısmında en zorunu geride bıraktık diyebiliriz açıkçası. Ve ben burada biraz da tabi olaya dolar bazı da bakmak istiyorum. Tabii kurda bir hareket yok.

Şu an dolar bazlı Borsa İstanbul'daki genel görüntüyü Borsa İstanbul'daki fiyat hareketi oluşturuyor. Bizim artık 280 dolar Borsa İstanbul'da desteğimiz. Şimdi 280 doların altında kalmadığımız sürece 280 dolara kadar oluşacak geri çekilmeleri alım fırsatı olarak okuyabiliriz. Bugün Borsa İstanbul'da fiyatlamamız 286 dolar.

Kısa da karşımıza 290 dolar direnci çıkacak. Eğer ki biz 290 doların üzerinde haftalık kapanış yapmayı başarabilirsek eğer 306 dolara kadar yaşanacak yeniden bir yükseliş hareketi görebiliriz. İşte sorun orada başlayacak. Neden?

Çünkü Borsa İstanbul'un hep satış aldığı bölge 300-310 dolar bandı. Bu bandın kırılımıyla hızlı bir şekilde 325 ve üzerine de kalabilirsek 350 dolar orta ve uzun madede izleyeceğimiz teknik seviyeler olacak dolar bazı olarak Borsa İstanbul tarafında. Bugün tabi endekste şu an ben bu sohbeti gerçekleştirirken %2'ye yakın bir yükseliş de var. Tabi bugün endekste dün Tüpraş ve Yapık Kredi Bankası'nın etkisini gördük dedik.

Bugün de Türk Hava Yolları'nın etkisini görüyoruz. Bugün yüksek bir hacim var. Hacimin arkasında yatan gerekçe de Türk Hava Yolları. Türk Hava Yolları'nın bilançosunu aldık.

Fakat bilançoda biraz kafalar karıştı. Neden? Çünkü 9.6 milyar konsansüs beklentinin çok üzerinde bir netkar geldi.

Fakat ertelenmiş vergi geliri nedeniyle gelince tabii çok iyi bir fiyatlama bekleyenler de oldu. Fakat bu sabah Türk Hava Yolları vadeli tarafta negatif açıldı ve spot tarafta da negatif açıldıktan sonra bir ara %3,5'ların üzerinde değer kaybı yaşadı. Bunu neden anlatıyorum? Hacimler dolayısıyla anlatıyorum.

Çünkü bugünkü bu yüksek hacmin arkasında Türk Hava Yolları var. Şöyle örnek vermem gerekirse, örnek veriyorum dün Türk Hava Yolları tüm gün işlem hacmi ortalama 10-11 milyardı. Fakat ben bu sohbeti gerçekleştirirken günün yarısındayız ve 13 milyara yakın hacim oluştu. Ve hatta sabah piyasada bistüze oluşan hacmin neredeyse yüzde 30'u tek başına Türk Hava Yolları'nda oluştu.

Bugün Borsa İstanbul'u yüksek bir hacimle kapanış yaparsak eğer burada kırılım geliyor da o nedenle çok yüksek hacim var diye okumak doğru olmaz. Arkasındaki gerekçe Türk Hava Yolları'ndaki sert fiyat hareketi ve orada oluşan yüksek hacim o nedenle doğrusunu bilelim diye Bunun da özellikle altını çizmek istedim. Evet, şimdi Borsa İstanbul tarafıyla ilgili beklentilerimiz netleşti. 9.270,

9.300 bandını izliyor olacağız. Dediğim gibi Cuma, Pazartesi ve Salı yarım gün önemli. Neden?

Burada takas avantajını kullanmak isteyenler alım yapabilir ve bayramdan sonra da genelde gördüğünüz bayram riskini almak istemeyenler önden satış yaptığı için Gepli açılış olur. Dolayısıyla bayramdan sonra da gepli bir açılış görebiliriz. Piyasanın biraz daha normalleşmesini beklemek lazım. Yani kaçırma korkusuna yakalanmak yerine kırılım beklemek şu an atacağımız en doğru adım olacak Borsa İstanbul tarafında.

Herkese güzel bir bayram diliyorum. Şimdiden bayramdan sonra tekrardan görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)