
754 kelime · ~4 dk okuma
Selamlar, ben Çağla. Araştırma Notları'nın yeni bölümüyle karşındayım. Hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda hareketli bir haftayı geride bıraktık. İçeride seçim belirsizliğinin son bulması yatırımcıları rahatlatırken, bugün açıklanan Mart ayına ait enflasyon verisinin fiyatlamalar üzerinde etkili olduğunu takip ediyoruz.
ABD portalarında da ikinci çeyreğe zayıf bir başlangıç izliyoruz. Geçen hafta Fed'in de enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları verisi yani PC verisi enflasyonun yapışkanlığını tekrar gösterdi. Diğer yandan FED Başkanı Powell ve diğer yetkililerin de hafif şahin tonlu açıklamaları risk iştahını baskıladı. Bu hafta ABD istihdam haftası.
Cuma günü tarım dışı istihdam verisini alacağız. Önümüzdeki haftada ABD enflasyon verisi bu ortaların seyrinde yön belirleyici olacak. Gündem hayli doluyken ABD portalarında bu yüksek faiz ortamında öz sermayesiyle öne çıkabilecek ve hisse fiyatı cazip kalmış şirketleri bu bölümde birlikte tespit edelim istiyorum. Hemen klasik hatırlatmamızı yaparak nasıl tespit edebileceğimize geçelim.
Bu podcastta konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Evet şimdi öz sermayesi güçlü, cazip hisselerlemişlik. Aslında internet sitemizde bu şekilde hisseleri listelediğimiz hisse avcısı serisinin de ilgini çekebileceğini düşünüyorum. Farklı temalar ve farklı değerleme kriterleriyle hisseleri adeta avlıyoruz çünkü.
Peki bunu neden yapıyoruz? Borsada yatırım yapmak birçok kişi için karmaşık ve zorlu bir süreç olabilir. Özellikle Hangi hisseye yatırım yapacağını belirlemek, binlerde şirkete sahip bir borsta ve sürekli değişen piyasa koşullarında çok zor olabilir. Ama dediğim gibi iyi ve kaliteli hisseleri bulmanın bir yöntemi var.
Buna da hisse filtreleme yöntemi diyoruz. Bu yöntem aynı online alışveriş yapar gibi bir e-ticari sitesinde alışveriş yaparken aradığımız ürünü bulabilmek için filtreler eklemeye benziyor. Biraz büyüyen bir şirket olsun, karlılığı yüksek olsun, öz sermayesi yüksek olsun, borçluluğu şu kadar olsun, şu sektörde faaliyet göstersin, hisse çarpanları şöyle olsun gibi filtreler ekleyerek kendimize bir hisse listesi çıkartabiliyoruz. Bu stratejiyle çıkardığımız hisselere odaklanmak hem bize büyük zaman kazandırıyor hem de daha nokta atışı şirketlere yatırım yapmamızı sağlıyor.
Bu yönteme dayanarak öz sermayesi güçlü, borçlu, düşük ve cazip çarpanlarla fiyatlanan hisseleri birlikte avlayalım. Bu yöntemde 4 kriter kullanacağım. İlk dikkat çeken kriterimiz öz sermaye karlılığı. Bir şirketin öz sermayesini kullanarak ne kadar kar elde ettiğini gösteriyor öz sermaye karlılığı bize.
Bu aran şirketin varlıkları ne kadar etkili bir şekilde kullanarak kar ürettiğini ve yatırımcılara ne kadar değer sağladığını gösteriyor. Yüksek bir oran şirketin finansal sağlamlığını, pazardaki gücünü ve yatırımcıları için değer yaratma yeteneğine işaret ediyor. Ayrıca oranın yüksek olması şirketin sadece mevcut kaynaklarını etkili bir şekilde kullanmakla kalmayıp aynı zamanda finansal yönetim ve yatırım stratejilerinde başarılı olduğunu da bize gösteriyor. Dolayısıyla öz sermaye karlılığının %10'dan yüksek olmasını tercih ettik.
Bir diğer kriterimiz borç bölü öz sermaye oranı. Bu oranda bir şirketin borçlarının öz sermaye oranını gösterir ve aslında finansal risk seviyesini değerlendirir. Düşük olması daha az borç ve düşük bir risk anlamına gelirken yüksek olması da şirketin daha fazla borçlandığını ve daha yüksek finansal risk taşıdığını işaret ediyor. Yani sonuç olarak bizlere şirketin finansal yapısını ve risk toleransını anlama konusuna yardımcı olan bir oran bu.
Borç bölü öz sermaye oranında 1,6'dan küçük olmasını tercih ediyoruz bu noktada. Diğer bir kriterimiz çoğunuzun bildiğini tahmin ettiğim FK oranı yani fiyat bölü kazanç oranı. Bu oranda bir şirketin hisse başına piyasa fiyatının hisse başına karına bölünmesiyle hesaplanıyor. Yani yatırımcılara bir şirketin hisse fiyatının kazancına göre ne kadar değerlendirildiğini gösteriyor.
Düşük bir oran hissenin görece ucuz kaldığını işaret edebiliyor. Yüksek bir oransa hissenin piyasa tarafından daha yüksek bir değere sahip olduğunu ve potansiyel olarak aşırı değerlenmiş olabileceğini gösteriyor bizlere. Burada FK oranın piyasa ortalaması olan 24'ten küçük olmasını tercih ettik. Cazip olabilmesi için.
Ve son kriterimiz PDDD oranı olarak karşına çıkmış olabilir. Piyasa değeri bölü, defter değeri oranı. Bir şirketin toplam piyasa değerini defter değerine bölerek hesaplıyoruz bu oranı da. Peki bize ne gösteriyor?
Bu oran bir şirketin hisselerinin piyasada ne kadar değerlendiğini şirketin muhasebesel değerine kıyaslamış oluyor. Düşük bir değer, hisselerin defter değerine yakın veya altında işlem gördüğünü ve potansiyel olarak aslında değerin altında olduğunu işaret ediyor bizlere. Burada da PDDD oranının 1,5'tan küçük olmasını tercih ediyoruz. Tüm bu kriterlere göre hisse filtreleme yöntemini kullandığımızda karşımıza çıkan hisseleri sayıyorum.
İlki HSBC, sonrasında CVSHELF, BBVA, Energy Transfer, National Grid, Manulife, JD.com, Archer Daniels Midland, Marathon Oil ve Bunch şirketleri karşımıza çıkıyor. Burada piyasa değerine göre ilk 10 şirketi aldık bu kriterleri karşılayan. Yani baktığımızda bu şirketler düşük borç, güçlü öz sermaye yapısıyla kendi kendine yetebilecek bir görünüm sunuyor ve yüksek piyasa değeri ve cazip kalmış çarpanlarıyla yatırımcılara güven sağlıyor.
Dediğim gibi bu şirketleri piyasa değerine göre büyükten küçüğe sıraladık ama sen istediğin filtreliğe göre sıralayabilirsin. Buna göre ilgili hisseleri keşfedebilirsin. Bugünlük bu kadar diyelim. Bir sonraki bölümde tekrar görüşene dek.
Hoşçakal.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.