
2.545 kelime · ~13 dk okuma
Evet değerli dinleyicilerim, herkese merhabalar. Perihan Tantu'yla Kahve Evi Borsa'ya hoş geldiniz. Kahveler hazırsa hadi biraz Amerika konuşalım. Şimdi uzun bir zamandır zaten her hafta burada sizlerle sohbet ediyoruz.
Burada sevgili Selçuk Yöneşler bir iki haftada birlikte zaten hem Amerika hem de içerideki yurt dışı piyasaları yorumluyoruz biliyorsunuz. Uzun zamandır aslında konuştuğumuz şey şu, ki birazdan biraz kendine de öz eleştiri yapacağım, Amerika tarafında faizlerin ne zaman ineceği sorunu. Burada Mart'a beklemediğimi daha önceden birçok defa paylaşmıştım ve Mart ayına çok fazla piyasana odaklanması bir problemdi. Zaten artık bu problem şu an için ortadan kalktı.
Biraz daha geçmişi hatırlayacak olursak gelen ÜFE ve TÜFE rakamı sonrası da Burada beklentiler net bir şekilde Haziran'a kaymıştı. Peki şimdi ne oldu? Piyasalarda neler oluyor? Burada öz eleştiri noktasında tahbif faizlerine girmek isterim.
Çünkü 4.25'in üzerine beklemediğimi birkaç hafta önce sizlerle paylaşmıştım ama bir miktar yanıldım. kalıcılık sağlayamaz eğer zaten görse bile demiştim ama en azından art tarafı orası oldu çünkü bugün 4.10-11 civarındayız ve niye 4.30'un üstüne gittik ve niye şu an 4.10'dayız ve bunun piyasalar üzerindeki etkisi ne olacak biraz bunu konuşalım.
Dün Powell'ın konuşmasını takip ettik ve sadece dün değil bu arada bugün de bir konuşma gerçekleşecek, gerçekleştirecek Powell. Bugün kongre önünde bir sunum yapacak. inflasyonu kalıcı olarak düşüp tutmanın garantisi olmasa bile Merkez Bankası'nın yılının ilerleyen aylarında hala faizleri düşürmeye beklediğini söyledi ilk bu sunumunda ki bu akşam da bir konuşması var. O nedenle şimdi bu kısım önemli çünkü özellikle bu kongre önünde gerçekleştirdiği sunumda net bir şekilde yatırımcılara faizlerin bu yıl düşeceğinin güvencesini Aslında piyasadaki rahatlama buradan geldi ve şu an Fed Watch'a baktığımda da aslında Fed'in %84 olasılıkla Haziran ayında faiz indirimine gideceği öngörülüyor.
Dolayısıyla bu akşamki tabii konuşması takip edelim Paul'un ama net bir şekilde artık 2024 yılı Amerika'da faiz indirimi yılı diyebiliyoruz. Zamanında bir miktar sapma olabilir ama artık piyasalar bunu önden zaten fiyatlamışı ve tahvil faizlerindeki geri çekilme ki bugün kaldı ki birkaç gündür dolar endeksindeki geri çekilmenin nedeni bu. Aslında bu rahatlama var. Bu rahatlama neticesinde tabii bu iş biraz altına da yaradı.
Daha önceden defalarca konuştuğumuz gibi. Tabii işin diğer taraftan ECB bacağı da var. Bugün biliyorsunuz ECB tarafında saat 16.15'de faiz kararı izlenecek ve dolayısıyla ECB'nin ilk faiz indirimini Haziran'da gerçekleştireceğini fiyatlıyor piyasa.
Hatta bu yıl toplam oradan da 88 bas puanlık bir faiz indirimi. Beklentisi söz konusu. Dolayısıyla Euro-Dolar partisi ve dolar endeksinin seyri için bugün Christian Nagart'ın faiz kararından sonra açıklamaları önemli. Ama ben yani Haziran ve Temmuz gibi seçim öncesinde ufak ufak artık faiz indirimi zamanının gelebileceğini düşünüyorum.
Dolayısıyla burada altında 2000 doların altındaki geri çekilme bir alım fırsatı yaratır. Çünkü zamanı geldi demiştik ve nitekim bugün altında da tarihi zirveleri konuşuyoruz. Şimdi öncelikle olarak kalem kalem gidecek olursak ben altında içeride gram altın yatırımcısı da varsa artık hareketin yeni başladığı varsayımıyla al ve tut pozisyonunun devam ettiğini düşünüyorum. Yani altında bana göre yeni bir marj açıldı.
Tabi bu marjin devam koşulu ne? 2050 dolar. 2050 doların üzerinde biz haftalık kapanışı da aldığımız için altında artık ikinci pozitif bölgeye geçtim ve altını tutmaya devam edeceğiz. Eğer 2050 doların altında bir ters hareketli kapanışlar gelirse burada biraz daha aslında baskının artabileceğini o zaman söyleyebiliriz.
10 yıllıklarda da 4.10'u şu an önemsiyorum. 4.25'lerin üzerinde evet kadıcı olamaz demiştik ama şimdi 4.10'un altı da önemli.
Bir 418'lere doğru yeniden tepki gelebilir ama gelse bile bizim için asıl önemli olan şey 410'un altında kapanışlar almak olacak. Şimdi biz Amerika tarafından ADP verilerini aldık. Şimdi bunu artık bir öncü gösterge olarak da sayamıyorum çünkü aradaki tarımdışı istihdam verisiyle ilişkinin bir süredir koptuğunu görüyoruz. Burada Şubat'ta 140 bin ile beklentilerin hafif altında geldiğini gördük özel sektör istihdamının.
Şimdi ne yapacağız? Yarın saat 16.30'da tarım dışı istihdam verisini takip edeceğiz. Şöyle ki, bunu nasıl yorumlayacağımızı da anlatayım.
Veri 16.30'da gelecek ve 190 binlik artışa işaret ediyor. Eğer ki burada tarım dışı istihdam rakamı da beklentiseleri paylar ya da beklentilerin altında gelirse şu anki fiyatlamayı destekler ve hatta belki tahbif faizlerine 4-10'un bile altını görebiliriz. Çünkü burada enflasyon tarafı güçlü ve yapışkan seyrediyor ve istenilen aslında geri çekilmek çok net ve bariz değil.
Ama diğer taraftan istihdam tarafı çok güçlü olduğu için Fed'in de eli güçlü. Bu Fed'in elinin güçlü olması da tabii piyasadaki katılığı besliyor ve bir süre daha Fed'in güçlü gidebileceğini ve faizleri yüksek tutabileceğini gösteriyor bize. Dolayısıyla burada istihdam tarafındaki bu geri çekilme Fed'in faiz indirimini öne çekebileceğini ya da haziranda yapabileceğini bize daha da netleştireceği için açıkçası fiyatlamalar açısından önemli olacak. Yine bir hatırlatmam daha var bu arada Amerika ile ilgili.
Amerika yaz saatine geçiyor. Dolayısıyla ne olacak? Şimdiye kadar böyle enflasyonda, tarım dışında önemli verileri biliyorsunuz 16.30'da alıyorduk artık.
15.30 da gelecek pazar günü geçiyorlar ve dolayısıyla önümüzdeki haftadan sonra yani önümüzdeki hafta itibariyle diyeyim daha doğrusu Amerika'da böyle beklediğimiz önemli veriler saat 15.30 da gelecek ve tabii ki seans açılışı da değişecek 17.30 da değil artık 16.30 da açılacak pazartesi günü itibariyle Amerika tarafında endeksler bu hatırlatmayı da yapmak isterim ve bir de tabii endeksler tarafına bakalım şimdi bilen çoğu tarafının
Burada haftalardır belki konuştuk biraz daha ön plana çıkardık ama biraz daha Amerika tarafında endekslerde biliyorsunuz yani tahlif faizleriyle örtüşmeyen bir koalisyon bir ilişki vardı. Bunun da arkasında yapay zeka raylısı vardı. Bu noktada evet Amerika tarafında endeksler güçlü. Fakat biraz da tıkandı farkındaysanız.
Şimdi SMP'de de bana göre bir sıkışma var. Yani 5065-5160 seviyeler arasındaki bu sıkışmanın yönüne bakmak lazım. Burada uzun bir zamandır tut pozisyonu zaten devam ettiğini söylüyoruz ama al pozisyonun noktasında da biraz temkinli olunması gerektiğini hep ifade ediyoruz. Bu noktada 5060'ın altında kapanış aralırsak baskı biraz artabilir.
Veyahut yeni layın açılması için şöyle haftayı 5160'ların üzerine kapatması gerekiyor S&P. Bu dar alanda kısa paslaşmalar dediğimiz bu marjın, bu küçük marjın içerisinde oturmuş görünüyoruz diyebilirim şu an Amerika tarafında. Şimdi o nedenle tekrardan ifade etmek isterim. Biraz daha bu akşam Powell izleyelim.
Yarın tarım işi istihdam verilerini izleyelim. Amerika tarafında projeksiyonumuzu ona göre çizelim derim. Şimdi geldik içeriye. Tabii içeride o zaman Amerika'yı konuştuk hazır.
Amerika'yı biraz Türkiye'ye bağlayalım isterseniz. Şimdi ben biliyorsunuz uzun bir süredir burada yayınlarda özellikle para giriş çıkışları noktasında da haftalık, aylık, genel trend olarak sizlerle hep verileri paylaşıyorum ve Kasım ayı itibariyle Borsa İstanbul'da da hisse senedi tarafında hani ikinci dalga çok yüksek olmasa da yabancı alımlarının başladığını ve dolayısıyla burada bir pozisyon değişimi olduğunu yani 7000'lerin altı çok mümkün değil ama olursa da hakikaten gerçek bir alış fırsatı olacağını hep ifade etmiştim ama tıkandığımız nokta şurası evet endeks 7200'den kalktı 9400'lere gitti ve devam edemedi. Nedeni şu, çünkü para girişi devam etmedi. Hatta o 7200'lerde giriyor dediğimiz para, 9400-9300'lerde realizasyona geçti.
Çünkü şu an takaslara baktığımda, net bir bu alım dalgası ve döngüsünün devam etmediğini görüyorum. Hatta 2 haftalık Merkez Bankası verilerinde de hisse sende tarafına bir tıkanma, bir para çıkışı var. Şimdi biz geçtiğimiz haftanın verisini de bugün, hatta birazdan alacağız. Ben bu sohbeti gerçekleştirirken bu kaydı.
Ama yani takaslar da bana gösteriyor ki çok bir iştah yok. Ama şöyle ki, Sayın Emre Şimşek de verdiği röportajda seçimden sonra bu paranın geleceğini ifade ediyor. Şimdi burada biraz temkinli olalım diyorum. Neden?
Çünkü bu paranın gelmesi için tabii bazı ön koşullar da var. Daha fazla gelmesi için diyeyim. Nedir onlar? Burada yine beklenti yaratmak lazım sanıyorum yabancıya.
Bu beklentiyi yaratırken de yabancının gelişmekte olan ülkelere para sokma noktasına da iştahlı olması lazım. Bunun için de FED'in artık ne zaman faiz indireceğini bize net bir şekilde ifade etmesi lazım. Yani burada 3 milim yani deklem içinde gidiyoruz diyelim. Birinci bacağı ne?
Haziran'da diyelim ki faiz indirecek. Biz de seçimi atlatmış olacağız. Biraz Meme Şimşek bundan da bahsediyor olabilir. Şimdi 2, peki diyelim ki kesin Haziran'da FED faiz indirecek ve gelişmekte olan ülkelere bir para akışı olacak.
Buraya kadar da tamam. Peki bu para bize gelecek mi? İşe dediğim beklenti yaratma noktası burada önemli ve burada tabii altını çizdiğim bazı unsurlar olmuştur. Yani piyasada evet geçtiğimiz yıllara göre bir hacim artışı var ama enflasyonu çok yüksek olduğu bir ülkede bana göre, doğrusu İstanbul'da birkaç eksik de var.
Tavan tabanın hala %10 olması, açığa satış yasağı bunlar yabancı için olumsuz şeyler. Sıcak para için konuşuyorum çünkü çok daha temel ve altının doldurulması, revizyona gidilmesi gereken çok daha kronik sorunları var tabii ki Türkiye'nin ama konuştuğumuz sıcak para olduğu için bunlar çok uzun soluk gelmeyebiliyor zaten çok sıcak. gelip işte 7200'den gelip 9300-400'den de çıkabiliyorlar sonuçta. Dolayısıyla şimdi yarın akşam FİÇ'i izleyelim diyorum.
Burada bir tabi görünüm revizyonu cepte gibi ama keşke bir nota artışı gelse mesela. Diğer taraftan Haziran'ın şöyle bir önemi daha var. Türkiye'nin Gray Lise'den çıkması. Mehmet Şimşek'in açıklamasına göre biz turist dediğimiz yani yapacaklarımızı yaptık, tamamladık ve yerinde ziyaretli Haziran ayı itibariyle yani kendisi dedi inşallah Gray Lise'den çıkıyoruz dedi.
ve bunun da bir katalizör etkisi olabilir diye düşünüyorum piyasa tarafında ve şu an gelen satışlarda dediğim gibi yani burada likidasyon sorunu biraz daha para girişinin devam etmemesi nedeniyle yaşandı ama ciddi bir kronik soruna da yol açacağını düşünmüyorum Borsa İstanbul'daki bu satışların. Neden? Şimdi biraz daha bu satışları tetikleyen ikinci temel gerekçeye de bakalım. Tabii para çiziyor bu grafikleri ama arkasına sonuçta biz de bir hikaye yazıyoruz elbette.
Biraz aslında Şubat ayı enflasyon verisi oldu. Neden? Çünkü Şubat ayı enflasyon verisi beklentilerden yüksek geldiği için artık piyasa şunu iddia etmeye başladı. Bu 45 olan politika faizi yeterli değil.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası hedeflemiş olduğu yıl sonu enflasyona ulaşmakta zorlanacak. Dolayısıyla ek bir faiz artışı gerekecek demeye başladı piyasa. Hatta yabancı kurumlardan gelen raporlarda en son Morgan Stanley'de Nisan ayında bir 500 basmağın daha faiz artışı olabilir dedi. Nisan'ı da burada biraz daha Mart'ta seçim olduğu için Mart es geçilebilir diye Nisan'ın dillendirildiğini düşünüyorum.
Dolayısıyla bu biraz piyasada baskı yarattı. Neden? Çünkü ek bir faizi artışı olur ve mevduat faizlerine sert bir yükseliş olur mu diye. Ben mevduat faizlerinde çok artık bundan sonra sert bir yükseliş olabileceğini pek düşünmüyorum açıkçası.
Yani bizim için faiz noktası evet bir süre daha yüksek kalacaktır. Ama en zorlu kısmın ben zirvelere yakın olduğumuzu düşünüyorum dolayısıyla. Ve burada tabii şirket karlarını da almaya devam ediyoruz ama yani yaşanacak geri çekilmelerinde çok büyük bir kronik soruna yol açacağını düşünmüyorum. Şimdi biraz o yüzden Borsa İstanbul tarafını da detaylı olarak konuşalım ama konuşurken de tabii Merkez Bankası adımlarına da bakmak lazım.
Tabii tüm bunlar olurken Merkez Bankası da eksiklaştırma adımlarıyla sonuçta bu şekilde piyasaya müdahale etmeye de devam ediyor ve geçen günde yaşanan bu dövizdeki en azından kapalı çarşıdaki daha doğrusu makas açılması nedeniyle de volatiliteyi engellemek için mesela Merkez Bankası bankalarla görüştü ve ard arda ikinci defa 463 milyon dolar tutarına TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemi yaptı. Hata baktığımızda toplam döviz satım pozisyonu büyüklüğü 1 milyar doları aştı ve Ekim 2023'ten beri en yüksek seviyeye geldiğini görüyoruz. CDS'ler de yükselmişti ama iki gündür CDS tarafında da bir toparlanma var. 318 basmağına kadar geldi.
Bu da olumlu. Dolayısıyla aslında bahsettiğim bu kronikleşmeyecek sorun tam da buydu. Çünkü bu piyasada biraz endişe yarattı açıkçası. Bugün ben bu sohbeti gerçekleştirirken tabi Borsa İstanbul'da 8963 puandayız.
Tabi şu an bir tepki içerisindeyiz. Günlük grafiğim maalesef hala ala geçmedi. Ama aşağıda bu satış bir tur daha yaşanır ve devam ederse ben bir önceki tepenin altına pek geleceğini düşünmüyorum. Yani 8500-8600'lerde galiba artık son satış dalgası olursa eğer.
Ama bu hareketin devam koşulu için ise şimdi nereye izleyeceğiz? Şu anki fiyatlama değil de ben kapanışa bakmak istiyorum. 8.900'ün üzerindeyiz.
Benim için birinci kriter burasıydı. İkinci kriter evet 8.900'ün üzerinde bir de 9.150'de sıkıntı yaşayacağız.
9.150'nin üzerine tekrar atıp böyle bir iki gün kapanış alabilirsek eğer, bu sefer Borsa İstanbul'da 9.400-9.500 bandının geçilebileceğini düşünüyorum.
Eğer geçilmezse de bir süre realizasyon için bu seviyeler arasında belki zigzag da yapabiliriz. Çünkü 9.400'den gelen bu satış da aslında şöyle bir olumlu etki de yarattı. Olumlu diyeceğim neden?
Çünkü hakikaten alt göstergelerde çok ısınmıştı. Çünkü 7.200'den 9.400'e giden hareket çok sert oldu.
Dolayısıyla piyasada aşırı alım bölgesine geçtiği için biraz kendini soğutmak ve yeni yakıt ikmali yapmak istediğim daha doğrusu. Bu alacağımız yakıtla bu sefer 9400'ü aşmaya gidebiliriz. Ama hemen gaza gelmeyelim. Dediğim gibi burada evet 8900 üzerindeyiz ama henüz üzerinde kapatmadık.
Bir 9150'yi de izleyelim. Bir iki günlük kapanış alalım. Bugünün benim gözüme görünen şöyle bir güzelliği de oldu. Alımlar biraz genele yayıldı.
Bu hoşuma gitti. Çünkü spesifik olarak sektör bazında alımlar olursa veya genele yayılmadığı durumda endeks momentumuna devam edemiyor genelde. Yani bir tarafta öbekleniyor alımlar ve dolayısıyla bu da öbeklendiği için genele yayılan bir momentum yaratamıyor endekste. Tabi bu sabah bana göre HSBC'nin raporu da önemliydi.
Çünkü Borsa İstanbul'da Arla en yüksek şirket Turk Hava Yolları. Dolayısıyla HSBC bu sabah yayınlamış olduğu raporda Türk Hava Yolları'nın hedef fiyatını 223 Eylül'den 385'e çekti. Pegasus'unkini 773,10'dan 1000'e çekti. TAV'unkini de 150'den 215'e çekti ve tavsiyesi alt.
Ve bugün biraz daha aslında ulaştırmanın momentumuyla harekete başladık ve bugün biraz daha hız kazandık diyebilirim. O nedenle biraz daha işte bu ulaştırmanın belki yeniden bankaların devreye girerek ve biraz da holdinglerin devreye girdiği bir opsiyonda yeniden bu 9400'lü geçme hareketine gidebiliriz çünkü Burada piyasa genel kanı olarak dünyadaki yaşanan momentumla ağırlığını biraz teknolojiye bilişime verince endekse de patinaj çektik. Neden? Çünkü bu hisselerin endekse ağırlığı çok yüksek değil.
Hatta birçoğunun endekse ağırlığı bile yok. Dolayısıyla buradaki yükseliş biztüz endekslerini desteklemiyor ve desteklemediği için de algoritmalar birbirini tetikleyerek aslında alış tarafa geçemiyor. Buradaki sorun diyeyim açıkçası oydu piyasa arasındaki makasın açılması. Dolayısıyla bu gelen rapor benim için kıymetliydi.
Yani hani Türk Hava Yolları tarafında çünkü özellikle ulaştırmada TAV tarafında aslında pozitif bölgedeyim ve kalmayla devam edeceğim 2024 yılında. Ben ulaştırma tarafını çünkü güçlü kalacağını ve Türkiye'nin bu yıl turizmde de yine iyi gideceğini düşünen taraftayım. O yüzden uçuş rakamları iyi geldi ve gelmeyine devam edecek gibi görünüyor. Tabii burada sorun diğer taraftan da bankalarda yani bankacılık tarafında.
Çünkü tabii burada enflasyon tahminleri aşınca yurt içinde de döviz talebinin artması banka kredilerinde eksiklaştırma adımı atmasına sebebiyet verdi daha doğrusu Merkez Bankası'nın. Burada zorunlu karşılık düzenlemesinin ayrıntılarını izledik zaten bugün ve bu uygulama biraz daha kredi büyümesi beliren eşlikleri de aşan bankalar açısından biraz maliyet arttırıcı aslında. Dolayısıyla bu artan maliyetler de tabii baskı yaratıyor. Bir de CDS tarafının yükselmesi de ek baskı yaratıyordu zaten.
Şimdi teknik açıdan da değerlendirecek olursak bankalarda 9.650 10.010 bölgesi içinde sıkıştığımızı düşünüyorum. Yani 9.650 altında baskı biraz daha artabilir.
Gelir mi sanmıyorum açıkçası. Yukarıda ise 10.010'u izleyeceğiz. Yani şöyle bir 10.010'un üzerine şu an o bant içerisinde biraz zikzat ve alsat yapma taraftarıyım.
Çünkü Bankacılıkta aslında hedefim 10.000'di daha önce de açıkladığım üzere ve bu hedefe ulaştıktan sonra zaten yolumuza devam edemedik ve bu band içerisinde sıkıştık yani. Dolayısıyla şu an bankalarda satal alsat pozisyonu içerisindeyiz. Şu an 9.656 yani tam bu kritik yerin üzerindeyiz diyeyim açıkçası.
%5'lik yükselişle. O nedenle bu 9.650-10.000-10 bandı benim için önemli çünkü bankalarda hakikaten 10.000
10'un üzerinde kalıcılık sağlayabilirsek bir iki günlük kapanışla 10.750 banda açılır. Çünkü hareket biraz daha sert olabilir diye düşünüyorum. Dolayısıyla bugün biraz daha bankaları izlemek.
Cuma günü HHS düzeltiyorum FİÇ'ten gelecek Türkiye raporunu takip etmekte fayda var. Kritik rakamlarımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum. Şu an 8.900'ün üzerindeyiz.
Kapanışımız 9.150'nin üzerinde olursa şahane. Olmazsa yarın haftayı bu seviyenin üzerinde kapatmak önümüzdeki haftaya olur. FİÇ'ten bir de zaten bir sürpriz gelirse daha güzel başlanımıza da sebebiyet verecek diyelim kıymetli dinleyenlerim.
Çok teşekkür ediyorum öncelikle beni dinlediğiniz için. Haftaya tekrardan buluşmak dileğiyle. Kendinize iyi bakın. Güzel, bol kazançlı bir hafta olsun herkese.
Sevgili Selçuklu gençlerle haftaya perşembe günü yine sizlerleyiz.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.