Podcast

Trump’ın olası bir 2024 zaferi, piyasaları nasıl etkileyebilir? | Araştırma Notları #18

Midas Podcast

2 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Araştırma Notları yeni bölümüyle yayında!

2024 ABD seçimlerinde Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde piyasalar bu durumdan nasıl etkilenir? Hangi sektörler öne çıkabilir? Senin için araştırdık.

İyi dinlemeler.

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu
Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari
Twitter: https://twitter.com/getmidas
Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir

Bölüm Transkripti

1.249 kelime · ~6 dk okuma

Herkese merhaba, ben Çağla. Midas'ın sunduğu araştırma notlarının yeni bölümüyle karşındayım. Umarım iyi bir hafta geçirmişsindir. Piyasaların biraz daha sakinlediği bir haftayı geride bıraktık.

Önümüzde önemli gündem maddesi olarak bugün açıklanacak Nvidia bilançosu ve FAT tutanakları olacak. Tüm bunlara ek olarak aslında bu yıl Amerika'da gerçekleşecek seçimlerinde piyasa üzerindeki etkilerini ufak ufak takip etmeye başladık. Bugün de bölümümüzü bununla ilgili çekmeye karar verdim. Amerika'da 5 Kasım'da gerçekleşecek seçimlerde Joe Biden'ın rakibinin 2017-2021 döneminde başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump olması bekleniyor.

Peki Donald Trump'ın 2024 seçimlerine zafer kazanması durumunda hisse sende piyasaların nasıl bir dönüşümü yaşayabilir? Trump yönetiminin savunma ve enerji sektörlerinin olası olumlu etkileri bu alanlarda yatırım yapanları heyecanlandırabilirken, yenilenebilir enerji ve teknoloji hisseleri için aynı şeyi söylemek zor olabilir. Buna ek olarak vergi kesintileri ve düzenlemelerin azaltılması gibi politikalar belirli şirketler için parlak günler vaat edebilir ama ticaret politikaları ve uluslararası ilişkilerdeki belirsizlikler özellikle Çin tarafındaki gerginlikler piyasa için potansiyel riskler taşıyabilir tabi ki. Dolayısıyla bu podcast'ta Trump'ın potansiyel ikinci döneminin hisse sende piyasalar üzerindeki etkilerini incelemek istiyorum.

Transkriptin tamamını oku

Hazırsanız klasik hatırlatmamızı yaparak podcastimize başlayalım. Bu podcastle konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Önce biraz daha genel tarafa bakmak istiyorum enflasyon görümüne. Çünkü yıl boyunca özellikle Fed'in sıkı para politikasıyla birlikte enflasyonda belirgimi soğuma takip ettik.

Peki Trump kazanırsa enflasyon yükselir mi? Bu durumda Amerika enflasyonu üzerindeki etkiler önceki başkanlık döneminde uyguladığı politikalar ve vadettiği yeni politikalar doğrultusuna değerlendirilebilir ama bu etkileri tam olarak öngörmek birçok değişkene bağlı olduğu için şu aşamada kesin bir tahminde bulunmak çok zor. Trump'ın başkanı olduğu dönemde enflasyon %1,9'la oldukça düşük seviyelerde. Seyretse de önceki dönemde uygulanan vergi kesintileri ve artan hükümet harcamaları Ekonomiyi canlandırma amaçlasa da bu tür teşviklerin uzun vadede enflasyonist baskılar artırabileceğini göz önünde bulundurmamız lazım.

Yine benzer politikaların tekrar uygulanması, özellikle ekonominin ısınma eğiliminde olduğu bu dönemde enflasyon üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir. Buna ek olarak Trump'ın korumacı ticaret politikaları ve gümrük tarifeleri, ithal ürünlerin maliyetini artırarak enflasyon üzerinde dolaylı bir etki yaratabilir. Ama bu politikaların tedarik zincir üzerindeki etkilerini de yakından takip etmemiz gerekiyor. İş gücü piyasalarına baktığımızda hatırlarsak Trump'ın başkan olduğu dönemde uyguladığı ekonomi politikalarının iş gücü üzerindeki etkisi o zamanlarda tartışma konusuydu.

Trump'ın başkanlık sürecinde, pandemi öncesi dönemde işsizlik oranları rekor düşük seviyelere ulaşmıştı. Bu durumda yönetimin düzenlemeleri azaltma ve iş yaratmaya odaklanmasının bir sonucu olduğu çıkarımı yapılabilir. Ama diğer yandan da iş gücü piyasasındaki bu büyüme Trump'ın politikaları sayesinde değil, önceki yönetimden devam eden bir yükseliş trendi olduğu da belirtilebilir. Sonrasını da zaten hatırlarsak pandemi kaynaklı resessiyonla birlikte işsizlik oranında bir artış takip etmiştik.

Peki gelelim ticaret savaşı kısmına. Trump denildiğinde eminim ki bir çoğumuzun aklına Çin geliyor. Çünkü Trump'ın başkanlığı sırasında ABD ve Çin arasındaki ticaret gelimleri oldukça artmıştı. Hatırlarsak bu gerginlik gümrük tarifeleri, teknoloji ticareti kısıtlamaları ve Çinli şirketlere yönelik yatırım yasakları gibi çeşitli önlemlerle kendini göstermişti.

Trump'ın yeniden seçilmesi durumunda bu politikaların devam edebileceği veya daha da sıkılaşabileceği tabii ki olasılıklar arasında yerini koruyor. Özellikle bu süreçten en büyük darbeyi teknoloji ve yarı iletken şirketler alabilir. ABD'nin Çinli teknoloji şirketlerine yönelik kısıtlamaları, Huawei, ZTE gibi telekomünikasyon devleri ve TikTok, WeChat gibi uygulamalar üzerine yoğunlaşmıştı. Trump'ın yeniden seçilmesi, bu şirketlerin ABD pazarına erişiminde daha fazla kısıtlamaya yol açabilir.

Ek olarak, ABD'nin yarı iletken ve diğer kritik teknolojilerin Çin'e satışına yönelik kısıtlamaları, Çinli donanım üreticileri ve ABD işlem gören Çin yarı iletken şirketleri için olumsuz bir gelişim olarak karşımıza çıkabilir. Yine geçmiş başkanlık dönemi incelendiğinde, Çinli şirketlerin ABD borsalarında işlem görmesine yönelik sıkılaştırılmış düzenlemeler geçirilmişti. Benzer politikaların devamı, Çinli şirketlerin ABD'de sermaye toplama kabiliyetini ve dolaylı olarak yatırım kuruşlarını da olumsuz etkileyebilir. Şimdi sektörler tarafına baktığımızda önce kısaca olumlu etkilenebilecek sektörlerden bahsetmek istiyorum.

Burada özellikle karşımıza enerji çıkıyor. Fosil enerji diyebilirim buna. Onun dışında ham madde, madencilik, finansal sektör, savunma sanayi, inşaat ve altyapı gibi şirketlerin öne çıkması bekleniyor. Diğer yandan olumsuz etkilenebilecek sektörler de var elbette.

Bahsettiğimiz gibi teknoloji, sosyal medya hisseleri, onun dışında sağlık hizmetleri, ve fosil enerji öne çıktığı için yenilenebilir enerji hisselerinin olumsuz etkilenmesi beklenebilir. Yine Çin'deki durumdan dolayı yarı iletkenlerin de olumsuz etkilenmesi beklenebilir. Kısaca sebeplerine bakalım. Fosil enerjinin olumlu etkilenmesini beklediğimizi söylemiştim.

Trump'ın enerji politikaları aslında fosil yakıtlarının desteklenmesi ve tevresel düzenlemelerin azaltılması üzerine kurulu. Bu politikalar özellikle petrol, doğalgaz ve kömür sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler için olumlu bir ortam yaratabilir. Yine Trump'ın Keystone ve Dakota Access gibi büyük petrol boru hatları projelerini desteklemesi de enerji sektöründe yatırım ve iş imkanlarını arttırabilir. Yine madencilik sektörü de benzer şekilde maden çıkarma işlemlerine yönelik düzenlemelerin hafifletilmesi ve altyapı projelerine verilen destekle olumlu yönde etiklenebilir.

Ama yine de ham madde sektörü nasıl etkilenebileceği Trump'ın uygulayacağı iç ve dış politikalara ve küresel ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik de gösterebilir. Finansal sektöre baktığımızda Trump döneminde finans sektörü üzerindeki düzenlemelerin hafifletilmesi bekleniyor. Dodd-Frank Wall Street reformu ve tüketici koruma yasası gibi düzenlemelerin gevşetilmesi, bankaların ve finans kuruluşların iş yapma şeklini kolaylaştırarak bu sektördeki şirketlerin karlılığını artırabilir. Ama bu tür bir deregülasyonun finansal sistemdeki riskleri artırabileceği ve uzun vadede de istikrarsızlığa yol açabileceği eleştirileri de piyasada bulunuyor.

Savunma sanayi tarafına baktığımızda Trump'ın savunma harcamalarının artırma politikası, savunma sanayi şirketleri için olumlu bir gelişme. Bu politika, savunma bütçesinin genişlemesi ve yeni asgari projelerin hayata geçilmesi anlamına geliyor. ABD son olarak inşaat altyapı sektörü, Trump'ın önceki dönemindeki altyapı ve büyük inşaat projelerine verdiği destek göz önünde bulundurulduğunda, benzer bir politikanın devamı ve bu sektörlerdeki şirketler için yeni iş fırsatlarının yaratılması beklenebilir. Ayrıca Meksika sınırına duvar örme projesi yeniden gündeme gelebilir ancak bu projelerin gerçekleşmesi elbette kongre onayı gibi politik ve finansal faktörlere bağlı bunu da unutmamak lazım.

Olumlu taraf bu şekildeydi gelelim olumsuz sektörlere. teknoloji sektörünün olumsuz etkilenebileceğinden bahsetmiştik. Trump'ın Çin'le ticaret savaşları ve sosyal medya platformları üzerindeki düzenlemeleri, teknoloji sektörü için belirsizlikler oluşturuyor. Çin'le artan ticaret gerilimleri, teknoloji şirketlerinin tedarik zincirini olumsuz etkileyebilir ve üretim maliyetlerini arttırabilir.

Ayrıca sosyal medya düzenlemeleri bu platformların iş modelleri üzerinde de baskı oluşturabilir. Sağlık hizmetleri tarafına baktığımızda Obamacare denilen Affordable Care Act yani Ulaşılabilir Sağlık yasasının Trump'ın geri almayı hedeflemesi sağlık hizmetleri sektöründe belirsizliklere yol açıyor. Bu tür bir geri çekilme sigorta kapsamındaki bireylerin sayısını azaltabilir ve sağlık hizmetleri sağlayıcıları için bazı zorluklar yaşatabilir. Bir diğer sektörümüz enerji tarafının olumlu etkileneceğini söylemiştik.

Burada fosil yakıtların destekleyen politikalardan dolayı yenilenebilir enerji yatırımlarının geri çekilmesi beklenebilir. Bu süreçte yenilenebilir enerji projelerinin finansmanı zorlaştırılabilir ve bu sektör için olumsuz sonuçlar doğabilir. Son olarak da tabii ki yarı iletkenler olumsuz etkilenebilir. Trump yönetiminin Çin'de ticaret savaşları ve yüksek teknoloji ürünlerine yönelik kısıtlamaları ABD'li yarı iletken üreticilerinin Çin pazarına erişimini kısıtlayabilir ve küresel tedarik zincirindeki aksamaları neden olabilir.

Bu durum yerel üretimi teşvik etse de şirketlerin satışları ve ticaret zinciri üzerinde baskı oluşturarak sektörün büyümesini sınırlayabilir. Şöyle bir toparlarsak, Trump'un önceki başkanlığı sırasında ABD hisseten indeksleri oldukça volatildi. Endeksler en başta vergi indirimleri ve düzenlemelerin azaltılması gibi vaatlere olumlu yanıt vererek coşkuyla yükselmişti. Ama ticaret politikaları ve jeopolitik gerilimlerle birlikte bu belirsizliklerin artması da oldukça volatil bir görünme neden olmuştu.

Diğer yandan da Covid-19 pandemisi volatil görünümün daha da artmasına sebep olmuştu. Bu yüzden bir başkanlığın finansal etkileri doğrudan politikaların ötesinde izlenmeli. Küresel ekonomik görünüm, teknolojik gelişmeler ve hatta Covid-19 pandemisi gibi öngörülemeyen olaylar hisse sende piyasalarını ve yatırımcılarını oldukça etkileyebiliyor. Elbette seçilecek başkanın politikaların ekonomi üzerinde etkisi oluyor ama küresel piyasalardaki dinamik seyrin ve tüm finansal gelişmelerin yalnızca tek bir sebebi olmadığını, dolayısıyla ABD seçimlerinin piyasalar üzerinde sınırlı bir etkisinin olabileceği değerlendirmesi yapılabilir bu noktada.

Sonuç olarak, yatırımcılar ikinci bir Trump döneminin potansiyel etkilerini ve Trump'ın politikalarını değerlendirirken, Biden yönetiminin mevcut eylemleri ve dış ekonomik faktörler arasındaki etkileşimde yakından takip edilmeli diye düşünüyorum. Bugünlük podcastımızın sonuna geldik. Bir sonraki bölümde yeniden görüşmek üzere, hoşçakalın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)