
3.634 kelime · ~18 dk okuma
Herkese merhabalar, Midas Plus'la Bir Bile Ne Sorduk serimizin yeni bölümüne hoş geldiniz. Tuncay Hoca'yla birlikteyiz. Hocam hoş geldiniz, nasılsınız? Merhabalar, hoş bulduk.
İyiyim vallahi. Sizler nasılsınız? Bizler de gayet iyiyiz hocam. Bir önceki bölümü böyle bir hızlıca hatırlarsak, o esnada 8200'ün üzerindeydik borsa İstanbul Bisti üzerindekisi olarak.
Siz demiştiniz ki 8500 hatta işte orası da aşılırsa artık 9500'e kadar giden bir yolculuk bizi bekliyor demiştiniz. Sahiden de bugün baktığımızda 9000 seviyesini kırdık. İşte onun üzerindeyiz ve 9500'e doğru giden bir yolculuk var. Siz bu yolculuğu önümüzdeki süreçte nasıl görüyorsunuz?
Yani iyi devam eder mi, düzeltmeler görür müyüz yolda sizce? Bence zaten olumluyuz. Yani daha da gidebilir. 9500'ler, 9600'lerde simetrik bir teknik hedef olarak ifade edelim.
Orada bir hedefimiz var açıkçası. 8200 çok önemli bir yerde. Yani 4 aydır endeksin esaret altında kaldığı bir aralıktı. Yani 7200-8200.
Ve yani şeydi, dört aydır oradaydık, hapistik yani. Seni dört ay bir yere hapsetsek, kapıları sonradan açsak, bir çıksan herhalde iki metre öteye gitmezsin. Koşa koşa uzaklaşırsın. Endeks'in de aslında yaptığı hareket bu.
Dört aylık esaretten çıktı ve çıktığı için de hemen sekiz, beş yüze kadarlık bir hareket yapmadı yani. Daha da yukarılara doğru hareket yapıyor. yaşadığımız bu devam edecektir olabilir. 9500'lerde 9600 oralarda belki bir realizasyon olabilir ama bu realizasyonun ne kadar ciddi ve ne kadar sert olacağını o zaman izleyeceğiz.
Ancak ben bir realizasyon olsa bile borsada seçimlere dek pozitif hareketin devam edebileceğini tahmin ediyorum açıkçası. Yani 9500'lerden tekrar aşağıya bir realizasyon olsa bile muhtemelen o realizasyon bir yüzde 4, yüzde 5 gibi bir realizasyon olabilir. Ama arkasından yeniden yönünü yukarı çevirip seçime kadar tekrar 9500'ü test edeceğine hatta belki de aşabileceğine bir miktar daha yukarıya doğru yani 10.000'lere doğru bir hareket olabileceğini tahmin ediyorum.
Bu realizasyonun olması bir anlamda iyi bir şey değil mi hocam? Tabii iyi bir şey. Çünkü şunun için iyi bir şey. Bir kere şimdi çıksak şuradan yüz metre hıp hızlı bir koşsak değil mi?
Ondan sonra nefessiz kalırız, soluksuz. Otururuz, biraz bir istirahat etmek isteriz. O istirahatten sonra tekrar yüz metreyi hızlı bir şekilde tekrar mesafesini alırız. Yani o yüzden hani durmadan, dinlenmeden sürekli koşmak olmaz zaten.
O yüzden öyle bir esprisi var. İkincisi de şudur, bu düzeltmelerle yeni katılmak isteyenler için de bir fırsattır. Yani bu açılardan baktığın zaman aslında o yüzden olumlu bir şeydir ve bence olmalı da. Kesinlikle.
Hocam, son zamanlarda bankacılık sektörüne yönelik farklı farklı hedef fiyatlar alıyoruz. En son Goldman Sachs'in bir raporunda özellikle dört bankaya yönelik bir hedef fiyatı verildi, yükseltildi daha doğrusu. Garanti, Akbank, Yapı Kredi ve Vakıfbank. Siz genel anlamda bankacılık sektörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gerçekten şu an ucuz ve cazip bir bankacılık hisseleri. Bence şu anda çok fazla ucuz olduğunu söylemek çok zor. Ama hani çok fazla şişmiş de değiller. Bence şu anda tam normal olarak neredelerse oradalar.
Hani bir miktar daha yukarıya doğru gitme şansları var. Var mı? Var, evet. Ama şöyle bir incelediğimiz zaman 2024'e yönelik Bankalarla ilgili çok önemli bir sürpriz yok ortada.
Net kârların %11 ile %15'ler arasında artmasını tahmin ediyoruz. Ös sarmayek kârlılıklarının yine bu yıla paralel bir şekilde %30'larla %35'ler arasında olmasını tahmin ediyoruz. Net faiz marjlarının yine %4'lerde olmasını tahmin ediyoruz. Bunlar aslında çok büyük sürprizler değil.
Bende mesela büyük bir heyecan yaratmıyor. Evet burada bir heyecan var deyip de büyük bir alım isteği bende yaratmıyor. Bence bankaların yukarı doğru hareketini sağlayacak olan şey bilen çolardan daha ziyade CDS'in seyri olacak. Çünkü CDS'in düşmesi tamamen risk algısının artmasıyla da ilgili bir şey.
Risk iştahının da artmasıyla da ilgili bir şey olacak. O yüzden hani biz ne zaman CDS'lerde 300'ün altına doğru iniş olup iki yüzlere kadar doğru bir düşüşler falan oluşursa işte o zaman banka hisselerinde çok önemli bir ralli yaşamamız mümkün olabilir. Piyasa şu anda hani gelecekteki öz sermayeleri birle çarpıyor yani bu şekilde bir yaklaşımı var. Ama işte CDS'in şu anda üç yüzden iki yüze falan düşmesi halinde piyasa değeri, defter değeri olarak bu sefer piyasalara artık bir buçuklar falan vermeye de razı olacaklar.
İşte bu yüzden orada bir ralli olabilir ama hani bilanço anlamında çok çok önemli bir sürpriz yok bence 2024'te. CD'si yakından izlemekte yarar bana. Hocam CDS yani kredi risk primi demişken hemen akla yabancılar da geliyor, yabancı yatırımcılar da geliyor tabii ki. O tarafta da beklentiler biliyorsunuz oldukça yüksek.
Yabancı yatırımcının artık bu tarafa yani Türkiye'ye ve Türkiye'deki hisselere bir sermaye aktarımı yapması bekleniyor. Hatta Fitch Ratings'in bir raporuna göre özellikle 9 tane gelişmekte olan ülke aralarında Türkiye'de var. Son 10 yılın en yüksek seviyesi olan 200 milyar dolarlık bir sermaye aktarımı olması bekleniyor. Baktığımızda bu yatırımın akacağı hisseler arasında hangi hisseler olabilir diye bir değerlendirme yaptığımızda da özellikle de yabancı yatırımcının MSCI endeksindeki hisseleri dikkate alabileceği düşünülüyor.
MSCI Türkiye endeksindeki hisseleri. Aralarında BIM var, Türk Hava Yolları var, TÜPRAŞ var. Tıpkı yine buradaki hisselerin hepsi Norveçli Varlık Fonu'nun listesinde olan da hisseler aynı zamanda. Siz bu hisseler hakkında ne düşünüyorsunuz hocam?
Bu listedeki hisseler hakkında. Yani ondan önce şunu bir ifade etmek istiyorum. Şimdi bu yıl FED'de ve ECB'de bir faiz indirimi tahmin ediliyor. Dünyadaki en önemli majör merkez bankalarında bir faiz indirimi başladığı zaman geleneksel bir harekettir bu aslında.
GOP'lara yani bizim ifade ettiğimiz gelişmekte olan ülkelere yönelik bir akış her zaman olur. Nitekim bu tahminler o yüzden çok böyle normal. Olacak da yani 200 milyar dolar seviyesinde bir rakamdan mesela bahsediliyor raporda. Şimdi bizim MSCI Endeksinde Türkiye'nin aldığı ağırlık aslında Çok yüksek değil.
Yani %3'lerde falan bir ağırlığımız var. Öyle çok çok çok önemli değil. Yani bu 200 milyar doların 3 aşağı 5 yukarı işte 5 milyar 6 milyar dolarlık bir kısmı falan Türkiye'ye akabilir açıkçası. Görünen o aslında burada.
Ama yine de bu rakam da çok çok önemli bir şey. Yani bir gelişmekte olan ülkelere bir para akışı başladığında ki ben bunun yılın son çeyreğinde daha da şiddetli bir şekilde olacağını tahmin ediyorum. Türkiye ne kadarlık bir pay alacak bundan? İşte alacağı pay bu şu anda.
Yani matematik olarak bize bunları ifade ediyor. Ama bu rakam bile bence endeksi de yukarı doğru yükseltmeye, tahfil faizini de düşürmek için de yeterli olacak. CDS'i de düşürmek için yeterli olacak. Hangi hisseler?
Tabii ki işte bu saydığın hisseler de olacaklar. Çünkü Likiti de çok önemli. Yani bir kere küçücük bir piyasa değeri olan, az bir işlem acmi olan bir hisseye yabancıların girmesi mümkün değil. O yüzden her zaman piyasa değeri yüksek olan ve likitesi de çok geniş olan bir hisse grubu olması lazım. O nedenle bu az önce saydığın pek çok şirkete de yine girişler yapılacak elbette.
Ama tabii mesela o sırada çok pahalıysa, o sırada çok fazla şeyse mutlaka orada da arada bir seçicilikler olacaktır yani. Bu hisselere baktığımda hocam en yüksek ağırlığı endeksteki BİM şu an oluşturuyor. Ardından işte Türk Hava Yolları az önce söylediğim gibi TÜPRAŞ var. Az önceki soruyla bağdaştırayım bankacılık hisseleri de var aralarında.
Akbank ve İş Bankası da yer alıyor yine bu listede. Çok ilginçtir. Dün mesela bir toplam yatırım fonlarının içerisindeki varlıkları analiz ederken en yüksek bankanın yapı kredi bankası olduğunu gördüm. Yani yapı kredi bankasında yatırım fonlarından bahsediyorum, yabancılardan değil.
Yatırım fonları içerisinde yapı kredi bankası en yüksek olan banka, ondan sonra iş bankası. Oradaki isimlerden çok farklı olarak Türkiye'deki yatırım fonları daha farklı bir şekilde yatırım yapmışlar. Bankalara gelecekler elbette ki yabancılar. Zaten bu bir komplike bir olay.
Bunların hepsi birbirinden ayrı davalar bunlar değil. Bir ülkeye bir para girişi oluyorsa o ülkenin CDS'inde de düşüş başlar. O ülkenin tahvil faizinde de düşüş başlar ve o ülkenin hisse senedi piyasalarında da yükselişler başlar. Ve her zaman endeks üzerinde en fazla paya ve ağırlığa sahip şirketlere en yüksek girişler oluşur.
O nedenle yani bütün bunların hepsi aslında senkronize hareketlerdir ve hepsi de beraber olacak yani öyle bir para girişi olduğunda CDS'in düşmesi izleyeceğiz ve CDS'in düşmesiyle beraber de bankalarda tekrar rallileri falan izleyeceğiz. Bunların hepsi böyle şey, iç içe geçmiş birer matruşka gibi. Bunları tek tek şey yapacağız. İnşallah olur.
Hani ben olacağını düşünüyorum. Ben piyasalarda Mart'a kadar seçime kadar endekste olumlu bir hareket olacağını tahmin ediyorum. Mart'tan sonra yaz ayıları da dahil olmak üzere bir miktarda niteliksel sıkılaştırmaların daha da artacağından ötürü endekste yine biraz daha can sıkıcı olabilecek yatay bir seyir olacağını tahmin ediyorum ama yaz aylarının sonundan itibaren işte bu yabancı sermaye ve dünyada gelişmekte olan ülkelere doğru akışkanlığın daha çok artmasıyla beraber hem bizde hem de dünyada çok ciddi bir rallinin de olabileceğini Öngörüyorum. O yüzden o Mart'tan sonraki o sıkıcı dönemi çok sakin.
Hatta hazırlık yani rallye bir hazırlık olarak görmekte yarar var. Nasıl Eylül'le aralık arasındaki o can sıkıcı şey aralık vardı. Orada pek çok kişi zarar etti. Kızdı, sinirlendi, küfretti, bağırdı, çağırdı.
Ama arkasından böyle dümdüz çok hızlı bir yükseliş var. Bu dört ayda hazırlık yapanlar hazırlananlar, hissesine sahip olanlar, hatta ekleyenler, ilave edenler şu anda meyvelerini nasıl yiyorsa aynı şekilde Mart'tan sonra oluşabilecek o yatay piyasada da yine burada hazırlık yapanlar, hissesine sahip çıkanlar da yılın Eylül'den sonra tahmin ettiğim o büyük yükselişten de en iyi yararı da elde edeceklerdir. Öyleyse bu az önce saydığım liste hazırlık yaparken bir gözümüzün önünde durmalı hocam öyle anlıyorum. Mutlaka durmalı ama mesela BİM ile Migros'a geçen gün şöyle bir göz gezdirdim.
Tabii ki çok güçlü bir nakit akışları, cash flow'lar var. Muhtemelen enflasyon muhasebesinden en az etkilenecekler arasında olacaklar. Ama hani FK rasyoları falan da artık çok artık masumane yerlerde de değiller yani neredeyse 18'ler 19'lar 20'lere falan yaklaşmış bir FK çarpanları var. Hani o taraf da bence çok ucuz da değil.
Bir miktar belki orada daha bir normalleşmeler olabilir. O normalleşmelerle de beraber yeni alımlara da kapılar açılabilir orada. Süper. Hocam şimdi de böyle biraz gündemle ilgili bir soru.
Kızıldeniz'deki o krizin navlum fiyatlarına ve teslim sürelerine etkisi olduğunu zaten biliyoruz. Navlum fiyatlarını baktığımızda 6 bin dolar seviyelerine çıkarmış. Teslim sürelerini işte 9 haftaya kadar yükseltmiş ve buradaki bu yükselen fiyatlar ve uzayan teslim süreleri o taraftaki işte Avrupa ve Balkan ülkeleri üzerindeki rotayı Türkiye'ye çevirmiş aslında. Dolayısıyla Türkiye'de bu süreçten olumlu etkilenebilir diye bir görüş var.
Baktığımızda ihracatçılar tarım, şekerli gıdalar ve hazır giyimde sipariş artışlarının yaşandığını da söylüyor. Bu taraftaki bu gelişmeler hangi hisselere olumlu etki yapabilir bunu sormak istiyorum size. Ondan önce bir şeyden bahsetmek isterim. 2020 yılında hastalık çıktığında salgın, orada da yine türk Türkiye aslında yine aynı şekilde çok ciddi bir merkez haline geldi ve bu bize çok büyük bir rüzgar sağlamıştı.
Hakikaten herkeste inanılmaz bir heyecan yaratılmıştı. Çünkü Çin olduğu gibi bitmişti, kapanmıştı ve Türkiye bir servis merkezi haline gelmişti. siparişler falan tavana Türkiye'ye yönelmişti. Bu bizim için çok çok büyük bir fırsatta.
Fakat sonrasında biz 2021'den itibaren içeride kurda çok inanılmaz bir artışa neden olduk ve halen daha da onunla da uğraşıyoruz. Bunu niçin anlatıyorum? Şunun için söyleyelim. Bu hareket maliyetlerin çok aşırı yükselmesine sebep oldu.
Dünyadaki tam o merkez olup, tam bunun kaymağını yiyecekken, Dolar'daki hareketi söylüyorum. Dövizin hareketi yüzünden, şirketlerin maliyetlerindeki inanılmaz artışlar, şirketler bu yüzden zam yapmak zorunda kaldılar, fiyat arttırmak zorunda kaldılar ve rekabetçiliğini yitirdiler. Aslında avucumuza gelen bu büyük fırsatı, Maalesef içerideki aşırı maliyet artışı yüzünden harcadık. Bir süre bundan faydalandık, ettik falan ama genel olarak harcadık.
Umarım aynısı olmaz. O çok önemli. Evet, bu Navlu'nun olayları ve bu sonra gelişmeler çok ciddi bir şekilde Türkiye'ye böyle bir gülen yüzler falan gönderiyor. İkincisi, YouTube'da çok ve enteresan da videolar var.
Yani Kızıldeniz hattına alternatif olabilecek ve Türkiye'nin de tam merkezinde olduğu dünyada yeni bir ticaret yolunun açılabileceğinden de pek çok bahseden şeyler var. Yani Türkiye inanılmaz bir şekilde bu konularda şanslı ama ayağına gelen şansı yine bir basit bir kur hareketi yüzünden harcamamayı buradan temenni ediyorum. Kimler etkilenecek? Elbette ki ihracatçılar bu durumdan inanılmaz bir şekilde etkilenecekler.
İhracatçı derken hani tekstil sektörü elbette ki burada öne çıkan bir sektör olacak. Hazır giyim demişler zaten. Hazır giyim bunlar öne çıkacak, bunlar etkilenecekler ama hani sadece ihracatımız o değil bizim elbette ki yani mesela Mobilya ihracatı, tarımda mesela bizim çok çok önemli yaptığımız ihracatlar var. Üretiminin %90'ını ihraç eden şirketlerimiz var mesela bizim.
Bunlarda hepsinde elbette ki çok önemli fırsatlar olacak. Yani bu konu bizde ileride Türkiye'nin ihracatının çok hızlı bir şekilde artacağını ve ihracatçı şirketler içinde çok güzel bir ortamında olabileceğini de müjdeliyor aslında ama gelişmeler önemli. Gördüğüm kadarıyla para ve maliye politikaları tavizsiz bir şekilde uygulanacak. Yani 2021'deki o yapılan çok basit ama çok pahalı hata tekrar etmeyecek diye bir inancımız var.
Umarım eğer yani hiç olmaz. Olmazsa yapılmazsa ve kontrollü bir şekilde bu işler devam ederse Türkiye bu işlerden gayet güzel bir kar elde edebilir. Ve bu hepimize de yansır. Sirayet eder.
Endekse bile yansır. Çok daha güçlü bir gelir elde edilir. Endeks de çok çok iyi yerlere yükselebilir. O yüzden yatırım yapmaktan vazgeçmeyelim.
O zaman hocam şunu anlıyorum, şöyle bir kolları sıvayıp oturduğumuzda ekran başına tarım, gıda, hazır giyim gibi sektörlerde ihracat oranı yüksek şirketlere önümüze dizmek ve bu olayla olan bağlantısını anlamak gerekiyor. Orada bir fırsat olabilir. Mutlaka çünkü tekstil olayında Türkiye zaten dünyada çok önemli bir ülke. Bir kere sen bir tekstil firmasına yatırım yaptığında bir sıfır öndesin zaten yani rekabet anlamında dünyadaki pek çok şirkete göre.
Tarıma şey yaptığında mesela Türkiye dünyada yaş meyve ve sebze üretiminde dünyada Çin ve Hindistan'dan sonra gelen en büyük ülke mesela. Yani tarımda dünyanın en büyük dördüncü ülkesiyiz zaten. Bir kere sen iklim olarak bir tarım şirketine yatırım yaptığında zaten bütün bu şartlardan ötürü bir sıfır öndesin. Hani coğrafya kaderdir.
Gigi gibi böyle bir laflar var ya, hani o yönden sen bir sıfır öndesin. İşte coğrafya burada senin lehine işliyor. Yani bunlar çok önemli. Hazır giyimde mesela çok ciddi dünya markalarımız var.
İhracat yapan da pek çok şirketlerimiz var. Sadece hazır giyim olarak da bakmamak lazım. Hani iplik olarak da bakmak lazım. Kumaş olarak da bakmak lazım.
Bunların hepsinin içinde dünyayı ihraç eden. şirketler var yani böyle bunların önünün açılabileceği bir dönem oluşabilir diye düşünüyorum. Mesela SASA'yı pozitif etkiler mi hocam? SASA'nın üretiminin büyük bir kısmı zaten yurt içine yönelik.
SASA zaten yurt içindeki petrokimya talebine yetişmek için yapılıyor ki ona da yetişemeyecek zaten. Türkiye'de çok fazla bir talep var. SASA ihracat yapmamız için değil, Türkiye'nin ihracatı için değil, Türkiye'nin ithalatının azalması için uğraşıyor. O yüzden bu konunun SASA ile bir ilgisi yok açıkçası.
Hocam peki enflasyon muhasebesi konusuna gelelim biraz da bilançolar böyle yavaş yavaş gelmeye başladı. Önümüzdeki günlerde de bazı bilançoları alacağız. Sizin bu tarafta hem açıklanan bilançolara baktığınızda hem de önümüzdeki günlerde açıklanacak bilançolara baktığınızda beklentileriniz nasıl? Valla Bilal Çoğal açıklama takvimi çok sakin şu anda.
Hani bu hafta üç tane gelecek. Aslında bir de bir Aksa gelecek perşembe günü. Aksa Akrilik. Bu arada o ihracat meselesinde Aksa Akrilik de çok önemli bir noktada.
Bossa, Yunsa gibi iplik üstüne olan, kumaş üstüne olan şirketler. Bu hafta çarşamba günü TAV alacağız ama TAV zaten döviz insinden bilanço yaptığı için orada bir enflasyon muhasebesi uygulaması yok. TOFAŞ fabrika gelecek, orada bir enflasyon muhasebesi olacak. İş Bankası gelecek.
Perşembe günü de Aksa Akrili'yi alacağız. Ama normalde bu şartlarda, şu tarihlerde bizim her gün bilançoyla uğraşıyor olmamız lazımdı. Ben buradan sizin de vasıtanızla bir mesaj göndermek istiyorum. İşte bak, Nuh Cimento hemen geldi gönderdi.
İşte yine Rodrigo Textil, Ensari gibi şirketler gönderdiler enflasyon muhasebesi. Mesela TOFAŞ gibi çok büyük bir şirket gönderiyor. Aksa gibi şirketler gönderecekler. Demek ki enflasyon muhasebesi hemen işte yapılabiliyormuş, olabiliyormuş.
9 Mayıs'a kadar zaman verildi. Biliyorsun bunun için. Mayıs'a kadar beklemenin alemi yok. İnşallah bütün şirketler bu işi olabildiği kadar hızlı yaparlar ve bu sonuçları da en erken bir şekilde de alırız.
Gerçekten Mayıs ayında Halen daha yıl sonu bilançoyu almak en başta benim bir analist olarak beni şey yapıyor açıkçası yani üzüyor. Umarım herkes erken getirir. Şimdi, Nuh Cimento'da daha iyi bir yorum yapılabilir. Rodrigo Textil biraz daha böyle küçüktü, ufaktı.
Orada şunları gördük. Birincisi, bir kere 2023 sonuçlarının enflasyon kat sayısı 1. Yani ona çok büyük bir enflasyon etkilenmiyor. Ama 2022'ye bir enflasyon kat sayısı şey yapılacak, o da iyi bir kat sayı.
2022 yılı sonuçları artıyor. 2022'den de gelen bu maddi duran varlıklardan ötürü de işte amortisman giderleri artıyor. Bunlar bizim için tabii doğrudan bürüt kermarcıyla falan da ilgili olaylar. Şimdi bir yerde bir yanlış şey yapılma var.
İnsanlar biraz galiba bunu yanlış anladılar. 2023'teki sonuçlarda çok fazla bir bilgi yani mesela giroda çok çok önemli bir fark beklemiyoruz yani. Neyse o giro gelecek. O çünkü güncel bir rakam.
2022'deki bir yıl önceki rakam olduğu için o Geçmiş yıl arttığı için sanki gironun artış hızı daha da düşmüş gibi hissediyorsunuz. Şimdi bu sene Nuh Cimento'nun girosu normalde %54 artıyordu 9 aylıklarda, yıllık bazda. Şimdi bir geldi yıl sonu, yüzde 8 düşmüş. Ama bu 2023 düştüğü için değil, 2022 yükseldiği için oldu.
Buradan insanlar 2024'te de mi yüzde 8 acaba düşecek diye bir mantıkla yürüttüler falan. Hayır, yanlış. 2024'te de yine bu firmalar en az enflasyon kadar cirolarını arttıracaklar ve yani bu cirolar yine artarak gidecek 2024'te. Ama sen 2024'ü açıkladığında bu sefer 2023, şimdi ilan ettiğin bu 2023, 2024'ü açıklarken bir yıl sonra tekrar o da enflasyon muhasebesine uygulanacak, tekrar o da artacak falan ama senin o güncel rakamların hep böyle gidecek.
O yüzden hani fiyatlama konusunda acaba borsayı düşürecek mi? gibi bir şey çıktı mantık. Hayır, tamamen yanlış. Bence çok büyük bir etkisi de olmayacak bunların.
Güncel rakamlar önemli. 2023'te ne yaptığı önemli. Bürüt Kermarcıları belki 1 puan, 2 puan, 3 puan falan oynayabilir. Bunları böyle takip ederek geçireceğiz.
O yüzden hani çok fazla korkulmasın enflasyon muhasebesinden. Çok ciddi miktarda böyle bir yıkıma falan sebep olacak bir durum orada olduğunu ben zannetmiyorum. Herkes rahat olsun o konuda. En büyük etkisi muhtemelen böyle süreci çok genişe yaymasıyla ilgili olan kısım olacak hocam.
Yani inşallah olmaz ya. Bak mesela Nuh Cimento geçen hafta tak dedi ilan etti. Yani ne güzel daha Şubat'ın başı ilan ettiler. Demek ki bu işler olabiliyormuş, yapılabiliyormuş.
Keşke bütün şirketler hemen hızlı hızlı bu işi yapsalar da. Şimdi normalde biliyorsun Mart'tı yani 10 Mart, 9 Mart falandı bilen çoların sonu. son günü keşke yine öyle olsa da o tarihlere kadar hepsini ya da en azından yüzde seksenini falan almış olsak yani bakalım izliyorum hani benim ümidim var yani umudum var. Hocam şimdi bir de yatırımcıların çok sevdiği bir varlığa geçmek istiyorum.
Altın'a, altın yatırımcılığına. Biliyorsunuz bizim insanımız çok seviyor altın yatırımını. Ya altın bizim her zaman yani biz vazgeçemiyoruz altından. Altından, evden bunlar çok önemli yatırımlar.
Dünya Altın Konseyi'nin son bir raporu var. 2024 yılında da özellikle de türev piyasalarından gelecek destekle birlikte altına olan, altın tarafına olan talebinin artmasını bekliyorlar. 2023 yılında da aslında yine o taraftaki güçlü seyir söz konusuydu. Sadece bir yatırım fonlarının satışları dikkatimizi çekti raporu incelediğimizde.
Peki şimdi 2024 yılında bu altındaki güçlü seyir devam edecek mi? Altın dediğimizde de hem onsaltın tarafı var hem gramaltın tarafı var. Onsaltın tarafında işte merkez bankalarının faiz indirimi ihtimalleri söz konusu. Gramaltın tarafında... Dolar endeksi önemli. Dolar endeksinden hep de onsdan etkileniyor. Euro, dolar,
paritesi, onsaltını tamamen etkileyen şeyler. Gidişat nasıl yani? Altına hızlı bir giriş yapılabilir diye tahminler vardı. Ben de hani 2072 falan geçerse ki, 2072 artık old time ay ve orası da çok büyük bir esaret yer.
Tıpkı bizim endeksteki gibi. Orayı bir eğer aşarsa hakikaten çok büyük bir yükseliş yapacak. Fakat bir türlü yapamıyor, aşamıyor. Düşemiyor da hani 2000'lere geliyor, 2000'in altına da inemiyor.
Oradan bir daha 2055 böyle böyle. Efsanet yeri güzel tanımlı. Sıkıştı böyle. Evet yani orada bir durum var.
Şimdi Euro-Dolar paritesi yani onda da bir sıkışma var. Dikkat ediyorsan uzunca bir zamandır. 1.07, 1.10 böyle bir gidiyor geliyor aralarda.
Bir türlü yukarıya doğru şey yapamadı. Yani Euro'da bir güçlenme olmadı. Dolar endeksi aksine halen daha da güçlü. 100-300 dörtlerde.
Orada bir açılım olursa ama tabii Euro lehine. Euro lehine bir açılım. Çünkü dolar endeksini de aşağı doğru ittirecek çok çok önemli bir hareket olacak bu. İşte o zaman 10'su altında o beklenen yükselişler oluşabilir.
Ama olacak mı? Ne zaman olacak? Hatta bunlardan önce sanki Avrupa Merkez Bankası'nın FED'den daha önce faizi indirmesi bile tahmin ediliyor şu anda. Böyle bir şey olursa bu Euro-Dolar'ın daha da aşağıya, bir miktar daha aşağıya gelmesine sebep olabilir.
Dolar Endeksi'nin yine böyle 105-106'lara çıkmasına neden olabilir. Bu tabii onsaltına, yukarı değil aşağı doğru bir baskıya neden olacak. Tamam hadi altın hep gidecek gidecek de hani gelişmeleri okuyoruz hiç öyle gidecek bir şey oluşmuyor yani ortam falan oluşmuyor. Sanki bu yılın ilk yarısı gibi biraz onsaltında yine böyle 2000'le 2070'ler arasında yatay böyle yukarı aşağı giden hareketler olacak gibi duruyor.
Biraz tahminlerin aksine onsaltın bekleneni falan veremeyebilir gibi bir hava var ortada. Orayı biraz daha dikkatli falan bakmakta yarar var. Gram altında biliyorsunuz 10 saltın çarpı döviz dolar TL ve bir de onun katsız sayısı var. 31 gibi bir şey var.
Şimdi buna göre baktığın zaman zaten doların içeride en az enflasyon kadar ve enflasyon bir miktar altında artması tahmin ediliyor. Dolayısıyla hani gram altına yatırım yapsam bile elde edeceğim para yine belki enflasyondaki parayı alacaksın. Hani çok daha fazlasını almayabilirsin. O yüzden hani çok büyük bir heyecanım yok benim şu anda.
Yani bundan belki iki ay önce altın hakkında biraz daha böyle şeyim vardı. Böyle bir heyecanlıydım. Yani 2072'yi dedim aşabilirse çok önemli yerlere gidebilir. Ama şu ana geldiğimde ve okuduğum zaman olayları hani bu heyecanım çok fazla yok.
O yüzden hani altıncılara biraz sanki yılın ikinci yarısını daha yakından izlemeleri gerektiğini söylememiz mümkün olabilir. Fakat ben tabii en çok hani bir laf söyleyecek olsam şu lafı ederim. Altın peşinden koşmaktansa, altın olma peşinde koşmak daha önemlidir hedef olarak. Bunu da ancak şimdiden çok büyük şirketlere, çok güçlü şirketlere yatırım yaparak elde edersiniz.
Yani şimdiden altının peşinde koşmaktansa, şimdiden yaptığınız yatırımlarda gelecekte siz bir altın olun. Yani mesela bu bence daha güzel bir vizyon. Bunu da tavsiye ederim. Ağzınıza sağlık hocam.
Yine şirketimize yatırım yaptığımız bir bölümün sonuna geldik. Var mı eklemek istediğiniz bir şey? Yok, ekleyeceğim herhangi bir şey yok. Piyasa güzel, biraz daha gidebilir.
Realizasyonlar olabilir ama bunlar kimseyi ürkütmesin açıkçası. Ben asıl Mart'tan sonra biraz daha yataya saran bir piyasa olacağını tahmin ediyorum. Rahat olsun herkes. Öyleyse bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.