
3.160 kelime · ~16 dk okuma
Herkese merhabalar. Midas Plus Bir Bilene Sorduk serimizin yeni bölümüne hoş geldiniz. Bugün yine Tuncay Turşucu ile birlikteyiz. Hocam hoş geldiniz.
Nasılsınız? Hoş bulduk. İyiyim valla. Sizler iyisiniz inşallah.
İyiyiz hocam biz de. Bugünkü aslında ana konumuz bizim Şubat ayında yükselmesi beklenen sektörler ve şirketler. Hazır bilançolar da gelecek. O yüzden dolu dolu bir yayın olacağımı düşünüyorum. İlk sorumla başlayayım.
Endekside yukarı yönlü bir hareketlenme söz konusu günceldi. Bu hareketlenmenin dinamikleri nelerdir? Devam edecek mi? Destek seviyelerimiz neler?
Direnç seviyelerimiz neler? Hangi seviyenin üzerinde kaldıkça içimiz rahat uyuyabiliriz hocam? Ya şimdi 8200 bir kere çok çok önemli bir yerde. Aşağı yukarı endeks aslında hani eylül ayından itibaren, eylül sonundan itibaren 8200 ile 7200'ün arasında sıkışmıştı ve bir yatay bir hareket yapıyordu.
Şimdi e tabi bu dört ayda endeks yatay gitti ama pek çok istedi. Hani yüzde 20, yüzde 30 falan düşenlerde var mesela. Yani baya bir yıpratan, insanların da zarar ettiği bir dönem yaşadık. 8200'ün üzerine çıkmamız o yüzden önemli yani.
4 aydır üzerine çıkamadığın bir yerin üzerine çıkmış oluyorsun, yerleşiyoruz. Şu an için hani yerleştik mi, yerleşiyor muyuz falan o konu net değil. Bugün daha ikinci gün. Yani en az bir hafta kadar daha indeksin 8200'lerin üzerine böyle mesken edilmesi lazım.
Oraya böyle yerleşmesi falan icap ediyor. Bunları şimdilik izliyoruz. Ama hani gidişat iyi. Güzel, alıcılı bir hava var.
Ama tabii mesela 8200'ün üstüne çıktıktan sonra yukarı doğru çok hızlı bir uzama da yok. Dikkat ediyorsan. Hani bir 8500'lerde bir durgunluk var. Orası da bizim işte eylül sonunda gördüğümüz bir durum. bir üst seviyede.
Sanıyorum orayı da biraz bir direnç olarak alıyor. Orası çok önemli değil. 8200'ün üzerine yerleşirse ilerleyen günler veya haftalarda 8500'ün de üzerine de yükselir zaten endeks. Ama biz öncelikle 8200'ün üzerine yerleşmemişiz.
Yerleşirsek önümüz açık. Yani 9500 gibi teknik bir hedef var. Oraya yönelik bir hareketlenmeler olabilir. Şu anda mesela taktiksel olarak Ne yapılır?
Hani 8-200'ün üstüne yerleştiğini anladığımız andan itibaren mesela ilave alımlar olabilir. Mesela %50 hissedeysen hissenizin ağırlığını işte %70'lere, 80'lere kadar falan yükseltmeniz için uygun bir ortamdır bu yani. Ama eğer tekrar 8200'lerin altına inersek bir hafta sonra falan ilave alınan hisselerin tekrar bence satış yönünü hareket etmek bence daha da doğru olacaktır. Yani taktiksel anlamda bunu ifade edeyim.
Neydi peki yani 8200'ün üstüne biz 4 aydır yükselemedik de ne bizi yükseltti? Birden fazla sebep söylemek mümkün. Bunlardan en önemlisi hani Merkez Bankası'nın artık faiz arttırımlarını bitirmiş olması mesela. Bu bir neden olabilir.
Artık faizlerin artmayacağı bir ortama giriyoruz. En azından endeks üzerine daha fazla buradan bir baskı gelmeyecek. İki, bu geçen dört ayda pek çok blue chip olarak ifade ettiğimiz hisselerde de tabii düşüşler de oldu. Yani %20 gibi mesela işte Ford gibi, Tofaş gibi, Tüpraş gibi, Otokar gibi böyle endeks üzerinde ağırlığı olan pek çok hissede düşüş oldu.
Ve bunlar verilen hedef fiyatlarına göre daha fazla iskontolu oldular. Ve öyle bir iskontoya geldik ki mevcut mevduatlardan daha cazip bir getiri sunmaya başladılar. Mesela bu da bir sebepti. Bir üçüncü bir sebep şu olabilir, işte İsveç'e verilen onayın ardından Amerika'yla olan F-16 ile olan ilişkilerin daha bir iyileşmesi ki bu çok önemli bir şey bence.
Yani uluslararası ilişkiler ve özellikle ABD ile olan ilişkilerin biraz daha böyle yeşillenmesi. Bu da endeks üzerinde bir miktar daha etkili olmuş olabilir. Bir başka bir sebep de, bu sebep zaten vardı. Hani hem ECB'nin hem Fed'in dünyada artık faiz indirimlerine yönelik hareket edeceğine yönelik bir ilgi ve alaka var.
Öyle bir beklenti var. Bu tabii gelişmekte olan ülkelere yönelik ilgiyi giderek arttıran bir durumdu. Bu da tabii arkadan bir itici bir güç bir şey olarak sizi de etkiledi. JP Morgan'ın bir raporu çıktı hatta.
Türkiye yeniden Ruslar arası yatırımcıların radarında diye belirttiler. Dolayısıyla Moody's'in Kezar raporunun da olumlu etkisini görmüştük. Bu tarz raporlarla desteklenen bir süreç var aslında önümüzde. Yani epey bir yabancı raporlarını aldık ve şey olumlu yönde raporlar aldık.
Seçim var önümüzde seçime kadar hani şu anda faiz yüksek ama. Merkez Bankası faizinin artık çok fazla bir aktarımı yok. Dikkat etseniz bankalardaki mevduatlara veya kredi faizleri, oradaki faiz fiyatlamaları Merkez Bankası faizinin altında zaten. O yüzden hani artık faizle yapabileceğimiz pek bir şey yok açıkçası.
Emisyon çok yükseliyor, para arzı, likidide çok yüksek halen de. Şu anda ekonominin gerçek anlamda bir miktar sağlıklaştırmaya ihtiyacı var. Yani bu fazla likididenin sürekli emmek lazım mesela. Ama bu tabii ki seçimden önce ne kadar mümkün?
O biraz zor gibi. O yüzden hani 31 Mart'a kadar biraz da likidinin de fazla olması endeksi de pozitif etkileyebilir açıkçası. O yüzden hani seçimlere kadar iyi bir endeks ama Mart'tan sonra çok sert bir miktarsal sıkılaştırmalar görmemiz mümkün olabilir. Likididenin azalmasıyla beraber mevduat faizlerinde yeniden bir yükseliş olabilir ve bu endeksin tekrar hani bir Mart'tan Eylül'e kadar bir miktar daha böyle bir yatay veya hafif aşağı yönü bir eğime girmesine de neden olabilir.
Bu likiddenin sıkılaştırılması, piyasadaki o likiddeyi emme konusunun sebebi de aslında enflasyonla mücadele etmek. Yani aslında bir yandan da enflasyonla mücadele etmenizin sebebi de hem ülke ekonomisi hem de mücadele edersek yabancı yatırımcı da gelebilir hale gelir. Hem olumlu etkisi var hem de bir yandan olumsuz etkisi var aslında bu durumun değil mi? Tabii yani şu anda enflasyonla mücadele tam anlamıyla yok aslında.
Tabii. Tamam yani parasal anlamda bir sıkılaştırma yapıyorsun ama miktarsal anlamda çok önemli bir şey yok sıkılaşma. İşte pek çok zamlar yapıldı. Memura, emekliye yine ekstradan zamlar yapıldı.
Ülkede de mesela okullar pek çok gıdadan mesela çok fazla insanlar Şikayetçi yani. Restoranların yapmış olduğu uzamlardan da şikayetçi herkes. Yani enflasyonu çok fazla aşağı doğru indirici çok fazla bir etken yok. Ama bunlar olmazsa tabii sen enflasyonu ne kadar kontrol altına alacaksın.
Bütün bunların hepsi bir dert. O yüzden mutlaka miktarsal anlamda bir sıkılaştırma yapman lazım. Enflasyonu kontrol altına alman için. Ama sen bunu yaptığında tabi ekonomide yine bir yavaşlama olacak.
Harcamalar mesela çok yüksek gidiyor halen de harcamaları biraz daha kısmaları icap edecek. Bu da tabi ekonomik olarak da bir şeye sebep olacak ama bir çıkış yok yani bir yerden bir şekilde fedakarlık. Önemli olan dengeyi bulmak galiba bu tarz şeylerde. Ekonomi politikası da bu yüzden çok hassas zaten.
Hemen bununla ilişkili de bir soru sorayım. Yakın zamanda bir rapor çıktı Wells Fargo'nun raporu. Dolar TL'nin 2024'ün sonuna doğru geri çekileceğini düşünüyor Wells Fargo. 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren gerileyeceği görüşünde hatta.
Baktığımda demiş ki üçüncü çeyreğinde 30 seviyesine, son çeyrekte de 29-50 seviyesine kadar gerileyecek demiş. Değişik bir rapordu. Hatta detaylarına baktığımda raporunda şeyi gördüm. Bunun sebebini aslında genel anlamda ABD dolarındaki gerilemeye yani FED tarafındaki faiz indirimiyle ilişkilendirmişler.
Sizce bu mümkün mü? Çünkü bir yandan da evet FED tarafındaki faiz indirimi dolarda geri çekilmeye sebep olabilir, dolar en neksinde. Ama bu Türkiye tarafına nasıl yansır dolar TL'ye? Dolar endeksinin %50'sini biliyorsun Euro'dan oluşuyor.
Aynı zamanda da ECB'de faiz indirimine hazırlık yapıyor. Şimdi hangisi daha hızlı gidecek, hangisi daha normal gidecek? Yani ikisi de faizleri indirecekler ama belki de bu dolar endeksinde bir düşüşe neden olmayacak. Belki yani o kadar da olmayabilir.
Valla Wells Fargo eğer haklı çıkarsa dolar 29.50 olursa borsa İstanbul uçar. Ben size onu söyleyeyim. Çünkü doların artık gitmeyeceği anlaşılırsa insanlar tekrar hisse senedine falan hücum edebilir.
Böyle çok enteresan bir bizde bir borsa rallisi falan görmemiz mümkün olabilir bak. Hakikaten olabilir. 2022'de mesela yaşadık bunu yani. O yüzden olabilir ama hani Bence çok iddialı bir tahmin ama bu ancak hem FED'in hızlı faiz indirimine de bağlı olacak hem de bizdeki seçimlerden sonra beklenenden daha hızlı bir miktarsal sıkılaşmanın yapılması ile de ilgili olacak. Bizdeki ekonomi ile de ilgili çünkü.
Tabii bizle de bu ilgili olacak. Eğer biz içeride çok doğru bir sıkılaşma yaparsak ve dolar da dünyada düşüşe geçerse tabii ki böyle bir durum olabilir. Hani girişler bize mesela çok fazla hızlanırsa yurt dışından o da tabii dövizi aşağı doğru itici bir etken olabilir. O zaman işte söylediği o tahmin olabilir.
Eğer bunlar olursa bu şekilde hakikaten Yani kur yılın sonunda böyle 29'lar, 29.50'lerde falan olursa biz zaten endeksi 11 bin, 12 binlerde tahmin ediyoruz. Yıl sonunda çok daha yukarıda bir endekse sahip olmamız muhtemel olabilir o zaman. Hocam bir de bugünün aslında en merak edilen sorusuna gelmek istiyorum.
Malum işte Şubat ayı önümüzde ve Şubat ayında yükselmesi beklenen şirketler merak ediliyor. Çünkü bilançolar açıklanmaya başlayacak. Bir Şubat'ta Akbank var, Yapı Kredi var, bir banka yoğunluğu, Tofaş var ondan sonra, Kav Havalimanları var. Özellikle de bu enflasyon muhasebesine dahil olmayan işte finansal şirketler artı bilançosunu döviz açıklayan şirketler bu süreçte bilanço açıklayacak.
Sizce bunların hangileri ön plana çıkacak? Hangi şirketlerde ya da sektörlerde yükseliş görebiliriz? Bilen çolar bu sene biraz daha böyle bir yavaş yavaş akacak işte bu şeyden ötürü enflasyon muhasebesinden ötürü ama işte ilk başta bankaları alacağız, leasingler, sigortalar ve bir de döviz cinsinden bilen çoyu ilan edenler var. Onlar da yavaş yavaş akacak alacağız tabii ki.
Şimdi bilançolar etki eder mi? Eder elbette ki. Yani bilanço beklentisine yönelik hisselerde biraz hareketliliğe sebep olabilir. Ama o hareketliliklerin daha uzun solukluğu olmasına ise bilançodaki sonuçlar bize etki edecek.
O yüzden hani sonuç çok daha önemli. Yani güçlü bir bilanço gelirse ve güçlü de mesajlar 2024 için gelirse o zaman hisselerdeki bu şey yukarı doğru hareketlilikler daha uzun ömürlü bir şekilde olacaktır. Ama eğer hani zayıf herhangi bir şekilde bir sonuç ilan edilirse realizasyonlar da olabilir elbette ki. Yani bunları biraz söylemesi zor.
Şubat ayında hangi hisseler hangi sektörler hareketli olabilir? Vallahi benim Şöyle bir gözlemim var onu söyleyeyim. Yani birincisi Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine doğru hareket ediyor olması, Amerika'nın da ediyor olması bu son geçtiğimiz haftalarda beyaz eşya hisselerinde bir hareketliliğe de neden oldu. O tarafta bir hızlanma var.
İşte işte Arçelik'te, Vestel'de, Vespe'de bu hisseler Şubat ayına iyi teknik sinyaller vererek giriyorlar. O yüzden mesela Şubat ayında yine bu beyaz eşya hisselerindeki yukarı hareketlilik devam edebilir. İkincisi havacılık mesela. Gelen istatistikler aslında bu son çeyrek ve il çeyrekler havacılıkta genelde ölü olandır.
Yani ölü çeyreklerdir, alçak sezondur. Ama düşük sezonlar içerisinde yine daha iyi rakamlar geliyor. Bu çok büyük bir ihtimalle yine havacılık hisselerinde olumlu bir hareketlenmeler falan görmemiz mümkün olabilir açıkçası. İkincisi otomotivlerde.
Şimdi otomotivlerde de var bir hareketlenme, bir canlanma. Burada ben biraz daha tabii seçiciyim. Yani bir Ford Otosan ve Tofaş Fabrika mesela benim için çok daha böyle ilgi odağımda olan şirketler. Ford bir kere %70'lerde 70'in üzerinde bir ihracata sahip olduğu için hani yurt içinde bir otomotivde bir daralma tahmin ediliyor.
Ama yüksek ihracatından ötürü Ford'un ben bir adım daha öne çıkacağını tahmin ediyorum. Ayrıca bir de otomotivde son çeyrek Çok güçlü geçti. Bunları biz bir kere alacağız şimdi 31-12'lerde. Bu bizim için çok çok önemli olacak.
Bunların bence yansımaları da olacak. O yüzden sanki Ford'da bir miktar daha ılımlı bir hareket olabilir şeklinde bir tahminim var. Tofaş fabrikada erken bilanço ilan edecekler. Orada da yine güçlü bir rakam alacağız.
Ama orada şu Stellantis ile anlaşmaya hala rekabet kurulundan bir onay çıkmadı. Bence bu konu hisse üzerinde biraz baskı yaratabilir. O nedenle hani Tofaş'ı bir miktar daha böyle kenara alıyorum ben. Yani güçlü bir bilanço getirse bile bu Stellantis olayı hala gri bir alan yaratıyor orada.
Ama Ford sanki hani Şubat ayında bir miktar daha önü açık gibi duruyor. Tekstillerde bir Canlanma görüyorum. Mesela orada benim izlediğim iki şirket var. Aksa, Akrilik ve Yünsa.
Bu hisseler Şubat ayında yükselebilecekler listesine girmeleri muhtemel olabilir. Onu da söyleyeyim. Bence BİMAŞ'ta, Migros'ta, şok marketlerde ve ülkerde yine mevcut ilgi alaka devam edecektir. Yani bunlar benim ilgimi çeken şirketler oluyor.
Harcamalar çok yüksek. Halen daha harcamalar yani bireysel harcamalar yüksek. O yüzden mağazacılıkla ilgili olan sektörler, şirketler hala çok yüksek satışlar var. İşte bir Desa'da, Derimot'ta, Teknosa'da.
Bunlarla tam beraber olmasa da işte bir indeks bilgisayar, arena bilgisayar gibi bu sektörler yani kişilere satış yapan bu sektörlerde bence yine güçlü sonuçlar alacağımızı ben tahmin ediyorum. O yüzden bu hisselerde de yine Şubat ayında hareketlenmeler olur diye bir tahminim var. Onun haricinde GYO'lar son zamanlarda baya bir ilgi ve alaka oluştu. Bir miktar sert hareketler mesela oldu orada.
Eğer GYO hisselerindeki mesela Emlak, Alarko GYO ve Torunlar GYO'da bir geri çekilme falan olabilirse Şubat ayı içerisinde bir alım fırsatı da yaratabilir diye bir tahminim var. Hani çok fazla böyle enerjilere falan girmek istemiyorum. Enerjilerde hala net bazı sinyaller falan henüz ben görmedim, alamadım. Bununla birlikte yine gıda ve içecek olarak bence Anadolu Efes şu Ocak ayında baya bir istirahat etti.
Oldukça da ucuz bir firma. Muhtemelen şu Şubat ayında bir miktarda hani Anadolu Efes'in daha böyle öne çıkacağı bir ay olabilir diye bir tahmin yapayım. Hocam şeyi çok merak ediyorum. Şimdi piyasayı tarayınca şeyi fark ettim genel anlamda.
Enflasyon muhasebesi tam olarak anlaşılmıyor bence. Şöyleymiş gibi anlaşılıyor hatta. Sanki enflasyon muhasebesine dahil olanlar sözlüğe kalkacak da diğerleri yırttı gibi anlaşılıyor. Belki de dahil olmamaları daha kötü bir şey.
Ben bununla ilgili bir şey sormak istiyorum size. Sizce bu enflasyon muhasebesine dahil olmayan şirketler yani zaten önümüzdeki süreçte işte Şubat itibariyle payder pay bilançı açıklayacak şirketler yatırımcı tarafından daha olumlu karşılanabilir mi? Ben bu şirketlere yatırım yapayım buraya yöneleyim durumu söz konusu olabilir mi? Mantıklı ama çok fazla değil.
Hani bir kere hani bireysel yatırımcı bunun çok hesabını falan yapmayacaktır ama mesela portföy yönetim şirketleri olsun, fonlar olsun, onlar mesela bu konuyu bir miktarda dikkate alabilir. Bunun da sebebi şu, birincisi bir kere daha önceden bilanço zaten ilan edildi. Öngörülebilir oluyorlar bir yandan da. İkincisi de öngörülebilir olmak.
Yani o çok önemli bir şey. Çünkü orada yeni bir uygulama yapılmayacak. Plançonun bir gelişi var. Ona göre de bir tahmin yapıyorsun.
Hem öngörülebilirlik hem de sonuçların erken alınması bir kere o çok önemli. Yani şimdi mesela normal şirketlerde ta Mayıs ayının ortasına kadar son gün var mesela. Mayıs ayı olacak. Biz hala 31-12-2023'ü almış olacağız.
Sonrada zaten hemen sonrasında gelinir. 2024'ün birinci çeyreği ki tam olarak gelir tablosuna da enflasyon muhasebesinin uygulandığı çeyrek o aslında. 31-12'lerde gelir tablosuna enflasyon muhasebesi uygulanmayacak. Netkârlara uygulanmayacak.
Aktif ve pasife uygulanacak. O kadar. Ama 2024'ün birinci çeyreğine asıl gelir tablosuna uygulanacak. Bunları bizim alışımız Haziran ayı olacak.
Haziran sonu falan olacak. Yani yılın yarısı olmuş, biz hala birinci çeyreğe yeni yeni alıyor olacağız. Şimdi bir konu ne kadar bu kadar uzarsa belirsizliği de tabii çok artar. O yüzden önceden bilançoların ilan edilmesi tercih edilebilir.
O yüzden bir miktar o tarafa doğru bir ilgi alaka oluşabilir. Evet, spesifik bir sektör sormak istiyorum çünkü daha önceki bölümlerde konuşmuştuk. Özellikle bilanço öncesi beklentilerimiz de güçlüydü. Tam olarak beklediğimiz gibi sonuçlar alamadık.
Çimento sektörü söylüyorum hocam. Bu dönemde, bu süreçte artık son çeyrekte durum nasıl olur sizce o tarafta? Çünkü kentsel dönüşümler devam ediyor bir yandan da. Nasıl görünüm orada?
Çimento sektöründe aslında baktığın zaman hani kış ayları son çeyrek ve ilk çeyrek aslında çok yüksek sezonlar değildir. Hani genelde inşaatların yavaş gitti. Yani yaz ayları asıl inşaatlar çok daha fazla artar. Yazın çok şey olur.
Ama bunların içerisinde elbette ki mesela Oyak gibi sadece yurt için değil yani işte böyle Irak gibi, İran gibi İsrail gibi yerlere de ihracat yeteneği de olan, o taraflarda tabi iklim daha güzel, iklim daha ılıman iklimler var. Bu sektörler, bu şirkette mesela daha güçlü sonuçlar almamız mümkün. Deprem bölgesi bir kere yurt içi talebin hala çok güçlü olmasına neden oluyor. O nedenle hani bir miktar daha bu sektörde normal şartlara göre daha güçlü son çeyrekler almamız muhtemeldir.
Bence o tarafta yani şirketlerdeki iskontolar giderek arttı, yükseldi. Çok fazla iyi hareketler yapamadılar. Bence orada biriken bir hareket var. Yani birikmiş bir yukarı doğru gitme hareketi oluşuyor.
Benim için hala listemdedir. Bence orada ucuz şirketler var. Ben en başta orada Oyakçı Mentonun çok daha avantajlı olduğunu düşünüyorum ama orada bir satış haberi var. O satılma için her türlü onaylar alındı ve bir çağrı yapılacak.
O çağrıdan da sonra Oya Çimento hisselerinde daha rahat hareketlilikler olabileceğini tahmin ediyorum. Ve öteki hissem de o tarafta Akçansa mesela. Yani Çimsa'nın yurt dışı ihracatından ötürü henüz yurt dışında çok iyi hareketler olmadığı için Çimsa'nın yerine Akçansa'yı biraz daha yakından takip ediyorum. Bununla beraber o sektörde yine daha ufak şirket olarak bu Çim mesela, Bursa Çimento da yine çok güzel bir firma ve ucuz da bir şirket.
Orası da benim açımdan mesela listemde olan şirketler olacaklar yani. Ben 2024'te çimentolarda yine güçlü rakamlar olacağını tahmin ediyorum açıkçası. Peki hocam defansif gördüğünüz bir sektör var mı? Hani şimdi çimentolar mesela 4.
çeyrekte çok iyi değildir dediniz. Gerçekten 4. çeyrekte zaten tarihsel perspektifte baktığımızda da çok iyi olan bir sektör hangisi şu anda gördüğünüz? Valla son çeyrek harcamaların en çok arttığı çeyrektir.
Yılbaşıydı, oydu, buydu hepsi var yani. İnanılmaz bir harca. O nedenle harcamalara yönelik olan yani kişisel harcamalara daha fazla hitap eden sektörler. İşte kimdir bu?
Bir kere işte Migros, BİM, BİMAŞ, ÜLKER gibi şirketler. İki, işte DESA. Teknosa gibi, İndex gibi, Aste gibi şirketler yani perakende harcamalarına daha fazla hitap eden sektörlerde bir kere en yüksek sezondur bir kere o nedenle çok çok önemlidir. İkincisi yazılımda mesela yani yazılım sektöründe her zaman en yüksek çeyrekler, en yüksek ciroların elde edildiği şeydir.
dönemdir. O nedenle bu şirketler içinde de hani yine mesela logo yazılım var o tarafta. Daha böyle şey büyük ve istikrarlı olarak ifade ettiğimiz bir şirket. O tarafta yine yüksek bir ciro olacağını tahmin ediyorum.
Hocam bitirmeden ama bir bonus soru sormak istiyorum. Bence bizi takip edenlerin de çok hoşuna gidecek. Sizin borsa alanında, finans alanında, ekonomi alanında okuduğunuz ve bizlerle paylaşmaktan mutlu olacağınız bir kitap var mıdır ya da kitaplar var mıdır önerebileceğiniz? Ya mesela tabii bu soruyu da çok soranlar var.
Soruyu tabii hem çok fazla mesela öğrencilerden de soranlar çok oluyor. Bu analist olmak falan isteyenler de var. Onlar da var. Tabii hepsine farklı tarzda kitaplar şey yapmak da önerilmem mümkün.
Ben çok kitaplar okudum bununla ilgili olarak. Mesela hani herkesin bir kere herkesin Babil'in en zengin adamı kitabını bir kere okumasını tavsiye ederim. Yani orada Arkad adında birincisinden bahsediyor. Ve çok böyle zevkli bir kitap.
Beni de çok mesela etkilemiş olanlı bir kitaptır. Bunun haricinde hani borsayla ilgili böyle buram buram böyle borsa kokan bir kitap istiyorlarsa Peter Lee için bir kere hem borsayı yenmek hem borsada tek başına diye iki tane kitabı var. Onları mesela önermem mümkün olabilir. Bunların haricinde Buffett hakkında yazılan kitaplar var elbette ki.
Mesela biraz daha böyle mali tablolara yönelik bir kitapsa Buffett ile mali tabloların okunması isimli bir kitap var. Bunu tavsiye etmem mümkün olabilir. Yani çok fazla var. Hani bir borsa spekülatörünün anıları diye bir kitap var mesela.
Hani bunlar şey için okumalık. okumak için olan kitaplar. Bunları mesela önermem mümkün olabilir. Ama mesela ya ben biraz daha işin analitik kısmına, analiz kısmına girmek istiyorum diyorsanız bir kere herkesin bir, finansal yönetim kitabı olacak.
İki, bir tane mali tablolar analizi isimli kitabı olacak. Bakın bunların hepsi birer ders kitabıdır. Yani daha ciddi, daha bu işlere daha ciddi bir şekilde eğilmek için. Üçüncüsü, hani şirket değerleme kitapları var mesela.
Onlar mutlaka olacak. Bunlar daha böyle matematikle falan ilgilenmek isteyenler için güzel kitaplar. Yani bunları tavsiye edebilirim mesela. Bunun haricinde tabii çok var.
Bir sürü kitap var ama yer yer yine bahsederiz. Çok teşekkür ederiz hocam. Eminim çok faydalı olacaktır. Okuyanlar ya da işte ilgilenenler varsa yorumlara da mutlaka bıraksınlar.
O zaman bir sonraki bölümümüzde görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.