
4.521 kelime · ~23 dk okuma
Herkese selamlar, dedektiflik büromuza tekrardan hoş geldiniz. Ben Sait ve karşımda Kerem var. Hoş geldin Kerem, nasılsın? Hoş bulduk Sait, iyiyim, teşekkürler.
Sen nasılsın? Ben de çok iyiyim, çok teşekkürler. Şimdi bugünkü bölümümüzde parayı biraz daha farklı bir yöntemle takip etmeye çalışacağız. Peki nasıl?
Şimdi şöyle ki parayı ve sermayeyi takip etmenin aslında birden çok yolu olsa da bunların hepsinin temelinde aslında bizim sorduğumuz sorular yatıyor. Bu programda sorduğumuz sorular. Bu podcast serisinde de biz sürekli bir soru soruyor ve bu soruların cevapları da bize aslında paranın gittiği yönü işaret ediyordu. Örneğin işte senle birlikte geleceğin teknolojilerini sorguladık, geçtiğimiz bölümde bitcoin ve altının geleceğini sorguladık ve hatta girişim sermayesi fonlarının yatırımlarını dahi sorgulayıp konuştuk.
Bu soruların cevapları da biz aslında hep paraya götürdü, sermayeye götürdü. Bu bölümümüzde ise daha önce sormadığımız bir soruyu, yani en büyük krizi ve tehlikeyi sorgulayacağız. Bu noktada da benim şöyle bir tezim var abi, parayı takip etmek için aslında büyük krizlere ve problemlere odaklanmak lazım. Çünkü güç ve otorite problem saydığı şeye karşı bir çözüm üretmek isteyecektir.
Ve burada problemin büyüklüğü ne kadar artarsa da çözüme harcanan sermaye veya bütçede o kadar fazla olacaktır. Yani aslında para, gücün probleme karşı geliştirdiği çözümü akacak. Bir ara hatırlarsak, bu özellikle Paris İklim Anlaşması dönemlerindeydi. İklim kriziydi bu büyük tehlike ve kriz.
Burada da yenilenebilir enerji sektörüne para akışı olmuştu. 2020'de pandemiydi. Çözüm olarak işte ilaç ve biyoteknoloji sektörü vardı. Para oradaydı.
İşte en son Rusya ve Ukrayna krizi veya daha eskisinde Çin, ABD gerilimleri. Burada da problem ve kriz savaştı. Dolayısıyla çözüm burada savunma sektörüydü. Para oraya akmıştı.
İşte aslında bu yüzden parayı takip etmek adına bugün soracağımız soru şu anda dünya ekonomisi ve küresel finans sistemi için en büyük tehlike nedir sorusu oluyor. Burada tabi dinleyenler doğal olarak tamam ama kimin için diye düşünebilirler. Çünkü herkes için en büyük problem farklılaşabiliyor. İşte Çin'e göre bu ABD olabiliyor.
İşte bir sosyaliste sorsak kapitalizm der en büyük problemi. Veya işte şu sanat eserlerini turuncu boya atan vandallara sorarsak fosil yakıtı gösterirler. Hani herkese göre değişiyor. İşte bu yüzden burada önce kime göre en büyük tehlike sorusunu cevaplamak lazım.
Bu noktada da ben dünyanın en büyük varlık yönetim firması olan ve yani yönettiği 9 trilyon dolarlık varlık büyüklüğü ile neredeyse ABD ekonomisinin üçte biri kadar büyük olan BlackRock'ın jeopolitik risk endeksini takip ediyorum. Bugün de aslında biraz onu konuşacağız. Çünkü eğer hani kapitalizmse bu sistem... ...kapitali yani sermayeyi elinde tutan asıl gücün sahibidir diyebiliriz.
Şimdi burada BlackRock'ın endeksine geçmeden önce... ...tüm bu konuştuklarımızı toparlayarak aslında... ...senin en büyük risk görüşünü almak isterim abi.
Şimdi benim en büyük risk görüşümle muhtemelen tabii... ...BlackRock'ın en büyük risk görüşü çok uyuşmayacaktır çünkü... ...ben biraz daha temele inip... gelir dağılımı eşitsizliğinin geldiği noktanın dünya için en büyük risk olduğunu söylerim ama BlackRock bunun zaten temsilcisi olacağı için o bir risk olarak görmeyecektir bunu ama bazen şöyle de düşünmek gerekiyor ben hani o taraftan da bakıyorum şimdi dedin ya bazı riskler için çözümler üretiliyor ama bu çözümler bazen o kadar hızlı üretiliyor ki bunlar da kendi içinde bir risk doğuruyor mesela AI AI bir fırsat olduğu gibi
Aynı zamanda çok önemli bir risk benim önümde beklediğim ya da takip ettiğim süreçte. Dolayısıyla ben birkaç tane risk görüyorum ama benim temelde baktığım yer dünyada gelir eşitsizliğinin bizi getireceği yer en büyük risk olacak. Burada tabii gelir eşitsizliği de aslında birçok noktada hani sosyopolitik gerilimi veya sosyoekonomik eşitsizlikleri de nasıl diyeyim zincirleme bir reaksiyonla oluşturduğu ve bu direkt aslında toplumsal bir ayaklanmayı da getirdiği için bir noktada ulus devletler arası rekabeti, küresel ticareti veya daha geniş çapta aslında bu geçtiğimiz şeylerde konuşmuştuk bölümlerde konuşmuştuk işte başıboş Rus hackerların direk ABD'ye saldırılarında bir noktada etkileyen şeyler arasında bulunuyor diyebilir miyiz? tabii tabii diyebiliriz ve aynı zamanda hani bulunduğumuz dönemi şöyle de anlatmak lazım hani en büyük risklerden bahsediyoruz bence iletişim bence haberleşme çünkü bilgi çok önemli günümüzde ama bu bilginin hangi eller tarafından
verildiği çok önemli. Dolayısıyla bugün, geçmişteki gibi düşünmüyoruz. Şimdi insanlar, 3. Dünya Savaşı, işte bir yere nükleer bir füze atılması, çok büyük bir bombanın patlaması, üstümüzden geçecek uçaklar, bir insan kıyımı vs.
Evet, bunları da görüyor muyuz? Lokal olarak belli bölgelerde görüyoruz. Ama bugün Çin, Amerika'yı yıkmak istiyorsa, bir şekilde zayıflatmak istiyorsa, Amerika, Çin'i ya da Rusya'yı zayıflatmak istiyorsa, bunu içeriden yapacaklar. bunu içeriden yapacaktan kastım da bilgiyle yapacak.
Yani toplumu ayrıştırarak yapacak. Topluma farklı bilgiler enjekte ederek, onları farklı kutuplarda konumlandırarak yapacak. Dolayısıyla yani en önemli risklere biraz böyle kapsamlı bakıyorum tabii ki ama bir savaş yerine daha çok ne kadar ayrışıyoruz ve tabii ki gelir dağılımı buna ne kadar etki ediyor? İçerideki politik rejimler buna ne kadar etki ediyor?
Biraz bunlara bakıyorum. Şimdi o zaman ben biraz BlackRock'ın endeksine geçeyim. Oradan konuyu dallandıralım. Aslında BlackRock'ın burada yaptığı şey temelde çok basit.
Dünya ekonomisini yönelik en büyük risk teşkil eden ilk 10 olayı belirliyor. Ve bu olayların risklerini puanlıyor. Hepsini de kümülatif bir şekilde ana endeks üzerinde tek bir puanda, tek bir noktada gösteriyor. Burada herkes tahmin edebilir ki BlackRock ne tarz kantitatif analizlerle endeksi hesapladığını... ...veya işte skorları nasıl belirlediğini açıklamıyor.
Ama burada zaten ihtiyacımız olan şey işin nasılından çok biraz nedeni. Endeksi şimdi dinleyenler gözlerinde canlandırabilmesi adına... yatay bir grafik gibi düşünebilirler. Burada dünyadaki risklerin artışı endeksin sıfır noktası olarak düşünelim.
Bunun üzerine çıktığı zaman dünyadaki riskler artıyor. Azalışı ise sıfırın altına götürüyor bizi. Örneğin mesela pandemi çıktığında burada endeks 0.75 puan civarına yükselmişti.
Rusya-Kurayna krizi döneminde 0.5 puanı yükselmiş. Sonraki aylarda da artık böyle gerilim iyice tırmandığında 1 puana götürmüştü. Şu anda ise endeks yaklaşık işte 0.40-0.45 aralığında geziniyor.
Ana endeksin yanında ama BlackRock'ın bu bahsettiğim endeksi oluştururken kullandığı ilk 10 en büyük riske de ayrı ayrı bakabiliyoruz. Bu riskleri sıraladığımızda işte BlackRock'ın geopolitik risk endeksine göre dünya ekonomisinin ve küresel finansın önündeki en büyük tehlike şu an için siber saldırılar olarak gözüküyor. Hatta öyle ki saldırıların risk skoru şu an 1.22'ye kadar yükselmiş durumda ve bu CIA'in veri tabanından Wikileaks belgelerinin sızdırıldığı bir dönem olan 2017 yılından bu yana görülmüş en yüksek skor.
yani dolayısıyla aslında hani siber saldırı endeksi tavan yaptı desek yanlış olmaz şu an Dolayısıyla aslında gücün ve otoritenin gördüğü en büyük risk ve tehlike siber saldırı diyebiliyoruz burada. Burada da çözüm aslında doğal olarak siber güvenlik sektörü olarak karşımıza çıkıyor. Bu alana ise işte harcamaların sınırının pek olmadığı bir sektör olarak bakılıyor. Çünkü bir saldırı öncesi bütçe var.
Bir de saldırı yaşandıktan sonra geri toparlanma sürecinin bir bütçesi var. Bu da pek tahmin edilebilir bir şey değil. Dolayısıyla bu sektördeki büyüme çok hızlı gerçekleşiyor. Şirketlerin ayırdıkları bütçeler çok hızlı artıyor.
Hatta 2025'e kadar küresel siber güvenlik harcamalarının neredeyse yarım trilyon doları da bulması bekleniyor. Şimdi siber saldırıların bir tehlike olarak büyüklüğü ve siber güvenlik uygulamalarının önemi küresel ticaret ve teknoloji güvenliğine olan etkilerinden toplumsal refah ve ulus devletler arası ilişkilere kadar birçok hassas dengeyi etkileme potansiyeline sahip bu yüzden ben biraz senin bakış açını merak ediyorum abi siber saldırılarının hem finansal piyasalar olan etkisi yönünden hem de küresel ticaret ve teknoloji güvenliğine dair endişeler noktasında ya şimdi şöyle evet bunu görmeleri zaten hani Siber güvenliği ya da siber saldırıları en büyük tehdit olarak görmeleri oldukça anlaşılabilir. Çünkü finansal piyasaları gerçekten etkileyebilen bir alan. Haberlerden aklıma gelen geçen Kasım ayıydı.
Çin'in en büyük bankası ICBC, New York şubesine yönelik bir siber saldırı olmuştu. Yaklaşık 25 trilyon dolarlık, aslında ABD hazine bonusunu etkileyen bir saldırıydı. Saldırıdan sonra net bir açıklama da yapılamadı. Yani kim yaptı, nasıl yaptı, ve tam olarak ne yaptı?
Konusu da biraz üstü kapalı bırakıldı. Bu tarz saldırılarda tabii kimin yaptığını anlayamıyorsun. Yani içeriden mi oluyor, dışarıdan mı oluyor? Tam olarak onun için bayağı bir çalışma yapmak gerekiyor.
Ama evet, bu çok önemli. Neden? Çünkü finansal piyasalar tamamen artık, yani tamamen demeyeyim ama %90'ı algoritmalarla ilerliyor. Çok anlık sistemlerle ilerliyor.
Ve dolayısıyla en ufak bir müdahale bizim hiç alışık olmadığımız sonuçlar görmemize finansal piyasalarda da sebep olabilir. Hani haberin yansımasından çok daha haber yansımadan bile etki edebilecek saldırılar oluşabilir. Bu anlamda evet yani bunu anlayabiliyorum ama girdiğimiz dönem itibariyle de aslında en başta söylediğimiz gibi bazı güvenlik önlemleri geliştiriyorsun. Mesela 1990'larda önce biz güvenlik duvarlarından bahsederdik.
Güvenlik duvarlarından sonra işte 2000'li senelerde antivirüs programlarından bahsetmeye başladık. Şimdi VPN'lerden bahsediyoruz. Daha da üst kontrollere geçmeye çalışıyoruz ama... ...çok da önüne geçemiyorsun.
Çünkü... ...her geliştirdiğin white hacking diyeyim... ...beyaz hackerlar diyorlar hani... ...bir çözüm getiriyorsun.
Bunu böyle çözdük diyorsun. Ama sonrasında onun da hemen bir antisi çıkıyor. Yani ona dair de başka bir... ...saldırı yöntemi bulunabiliyor.
Ve bunun için de aslında... ...AI'da çok önemli... ...bir yer kaplıyor.
Çünkü... AI öğrenebilen bir sistem. Başarısız, milyonlarca kez başarısız olup manuel denemektense, kendi kendine öğrenen ve sonunda başarıya doğru giden bir algoritmayla bu işleri yaptığında, aslında çok daha hızlı olman lazım. Hani güvenlik önlemlerini alabilmek için.
Bu da aslında bu tehdidin biraz daha üst düzeye çıkmasına sebep oldu. Geçtiğimiz aylarda değil çünkü AI çok hızlı ilerliyor. Bence bu concern'ın ya da endişenin en önemli sebeplerinden biri de AI. Ve tabii gittiğimiz dönem.
Yani önümüzde belki dünyayı son yıllarda en çok etkileyecek seçimlerden bir tanesi var. Amerika'da gerçekleşecek Kasım ayındaki seçimler. Ve geçmiş seçimlerden hatırlıyoruz. Hala iddialar ortada dolaşıyor.
Yani Rusya'nın etkisi var mıydı Trump ileri döneminde o seçimde? Ya da Biden Trump seçiminde Rusya'nın etkisi ne kadardı? Çinli hackerların etkisi ne kadardı? Facebook nasıl algoritmalar kullandı da insanları farklı yerlere yönlendirmeye çalıştı politika anlamda gibi birçok şey var hala tartışmalı olan.
İlk defa AI'ın da bu kadar aktif olarak kullanılabileceği bir seçim dönemine gireceğiz. Her başlangıç zordur. Yani çok eksi olan, çok açı olabilecek bir yapıdan bahsediyoruz AI için. Çok fazla endişenin olduğu.
ve bu seçim döneminde nasıl bir işlev olacak gerçekten ben de merak ediyorum. Aslında bu biraz bu daha demin bahsettiğim sektörün hani sektördeki büyümenin veya harcamaların bir noktada hani tahmin edilemezliğini veya bir sınırının olmadığı noktasına da götürüyor bizi çünkü her bir teknolojik gelişme beraberinde bir teknolojik zaafı da getiriyor bu bahsettiğin yapay zeka sistemlerinin olayı. her bir teknolojik gelişmeyle birlikte aslında yeni bir, daha üst, daha gelişmiş bir siber güvenlik sistemine ihtiyaç duyuyorsun. Sistemlerin önemi arttıkça aslında şirketlerin harcadığı veya ayırdığı siber güvenlik bütçelerinin de miktarı artıyor.
Bu da sürekli olarak aslında sektörün büyümesini sağlıyor. Sektör büyürken şirketler de büyümeye başlıyor. Hani dinleyenler hatırlayacaktır. Aslında biz birinci sezonda 2023'ün işte ilk 10 teknolojisini konuşurken siber güvenlik sistemlerine de yer vermiştik ve orada aslında sektörde öne çıkan birkaç oyuncudan bahsettiğimizde şu anki döneme baktığımızda son bir buçuk senede en azından sektördeki harcamaların çok arttığını görüyoruz ve bu bahsettiğimiz oyuncuların da gelirlerinin kazançlarının çok arttığını görüyoruz ya buradaki hisselere bir baksak şu an son bir seneye en azından hani kimileri bir buçuk katına çıktı kimisi iki katına çıktı yani inanılmaz bir rally yaptılar çünkü aslında tüm bir makro konsepte önemleri çok artıyor ve artmaya da devam edecek gibi gözüküyor tabi ben hani şunu da eklemek isterim ee, siber güvenlik sektörüne yatırım yapmak için hani illa böyle tekil hisseleri kovalayıp analiz etmeye de gerek yok direkt sektördeki büyük isimleri sepetine alan aslında birçok fonda var ee, giriş seviyesi yatırımcıların özellikle ilgisini çekiyor bu fondlar ee,
bunlar da hani akıllarda bulunabilir ama tabii bu sektöre dair kesinlikle bir yatırım tavsiyesi de değil evet, yani onu da söylemek lazım yani bunlara genelde tematik ETF'ler diyoruz Yani bir temaya, o günkü hype'a ya da o günkü beklentiye dayalı işte yapay zeka olabilir, siber güvenlik olabilir, kripto olabilir ve benzeri. Buralara zaten bu tematik ETF'lerin gelişimine de baktığınızda çok önemli bir hype'la girilir. Sonrasında ETF'in performansı zaman içerisinde çok başarılı olmaz. Ama geldiğimiz dönem tabii bunu da değiştirebilir.
Yani biz geçmişe bakıyoruz. Ama içinde bulunduğumuz dönem bence yavaş yavaş o productivity'nin yani... ...verimliliğin artacağı yıllara doğru... ...ilerlerken... ...burada tabii doğru temayı tutturduğunuzda... ...farklı performanslar da yakalayabilirsiniz.
Kesinlikle öyle ya, burada... ...işte bence... ...direkt takip edilmesi gereken şey... ...bir,
geleceğin aslında teknolojisi ne olacak... ...okey bunları zaten konuştuk hep ama... ...iki de aslında bu bölümde konuştuğumuz... ...olay,
hani... ...problem nerede? güç bu probleme yönelik çözümü ne kadar ciddiye alacak, ne kadar bütçe ayıracak yani bunların hepsi çek çekse ve güzel de bir bütçe ayrılacaksa ki Pentagon açıklaması vardı hani ciddi bir bütçede siber güvenlik alanına ayıracak falan açıklamışlardı.
Evet ve şunu da net söyleyebiliriz yani Pentagon'un aslında tam olarak ayırdığı bütçenin de ne olduğunu bilmiyoruz. Çünkü arka planda çok departmanlara ayırdıkları bir siber güvenlik çalışması var. Hatta yani hani birçok insan şeyi konuşuyor, arkada işte kuantum kompütürleri çözdüler, süper kompütürler kullanıyorlar, bunların denemelerini yapıyorlar, Pentagon'da kapalı şekilde ve çok ciddi bütçeler ayrılıyor bunlara gibi söylemler var. ama tabi bunların tanıtı elimizde yok yani konu Pentagon olduğu için.
Hem konu Pentagon hem de hani siber güvenlik doğası gereği biraz daha hani perde arkasından ilerleyen bir dünya ya o yüzden hani ben kendi içimde çok böyle bilimsel bir yanı olmasa da Pentagon'dan eğer böyle hani PR amaçlı bir duyuru geliyorsa tam kafamdan 2 ile 2,5 ile falan çarpıyorum. Aynen öyle ya bir de şu şunu da düşünmek lazım mesela eskiden bu tarz savaşa açık ülkelerin arasında gerilimlerin olduğu dönemlerde daha çok hani derdik ki savunma hisselerine gidin. Tamam ama tanka tüfeğe giderdik. Yani işte askeri birleşimleri olan belli şirketler bulmaya daha çok üretim odaklı bakılmaya çalışılırdı.
Şu anda gitmemiz gereken yer siber mühendisliği. Çünkü savaş orada. Yani bizim görmediğimiz yıllardır aslında birçok insan yani 2020-2021 yılından beri Aslında çok ciddi başlayan ülkeler arasındaki bir siber savaşı çok görmüyor. İnsanlar yavaş yavaş ya evet bir şeyler oluyor demeye başlıyor ama belki daha önceki yayınlarda da anlatmıştım.
Mesela 2021 yılında gene bizim çok görmediğimiz bir bölge. Antarktika'ya yakın, Faroe Adalarına yakın bölgeler. İşte orada mesela bir tesis var. Svalbard Uydu İstasyonu.
Buna Svalsat deniyor. Burada NASA, Avrupa Uzay Ajansı, Galileo, Kopernikus uyduları gibi önemli uzay programlarının aslında veri indirme ve yükleme işlemlerinde kullanılıyor. Daha çok askeri amaçlı. Ve hani 2021'in başında buradaki uzay istasyonundaki bu veri alma, indirme işlemini yapan yeni fiberoptik kablolarının denizaltında kesildiği, yani biri tarafından iki yerden kabloların kesildiği ortaya çıkıyor.
Sonrasında hatta İngiltere Savunma Bakanı'nın böyle bir fevri açıklaması var. Şu an savaştayız. Ciddi bir savaş ilanı gibi bir açıklaması var ama ondan sonra adamın bir daha sesini duyamadı kimse. Dolayısıyla orada kapatıldı biraz konu.
Ama gözde görünmeyen, uzayda ilerleyen, lokal olarak sadece dikkatimizi belli bölgelerde bizim çeken işte Rusya-Ukrayna'da, işte İsrail-Hamas, Çin-Tayvan gerginliği, Afrika'da belli bölgelerde gerginlikler evet görüyoruz. ama asıl görmediğimiz yer siber tarafta yaşanıyor. O yüzden savunma hisseleri dediğimizde önümüzdeki dönem biraz daha bu tarafa bakmak gerekir. Bu aslında oldukça ilginç bir konu.
Biraz toplumların, insanın temel ihtiyaçlarının dönüşümüyle de alakalı. Belki 200 sene öncesinde bir ülkeyi tecrit altına aldığında daha ...fiziksel şeyleri en azından kontrol altına alırdın. İnsanlarını eve kapatırdın, sokağa çıkma yasağı ilan ederdin.
Hani sosyal aktiviteler kısıtlanabilirdi. Ama şu anki dünyada, bunda geçen Netflix'te bununla ilgili bir film vardı. Hani bir EMP gibi bir şey, elektromanyetik tüm devreleri... ...çökerten bir saldırı olduğunda... Artık insanların ulaşımını kesinti altına alabiliyorsun,
iletişimini kesinti altına alabiliyorsun. İnsanların hani bir noktada psikolojilerini en azından çökertebilmen, o topluma bir kaos salabilmen için yapman gereken şey direkt dijital dünyaya taşınmış durumda. belki gülünecek ama belli başlı bir topluluğun gerçekten Netflix izleme ihtiyacını bile elinden aldığında insanları çıldırabildiğini görüyorsun veya TikTok izleme ihtiyacını aldığında bu bir ihtiyaç haline geldi maalesef ama demek istediğim insanların ihtiyaçları değiştiği için bir noktada senin dediğin gibi burada kaosun yayılacağı, terörün yayılacağı düzlemde savaşın düzlemi de dijitalleşmeye başladı En başta sormuştun ya, en büyük tehlikenin ne diye. Aslında tabii ki bunu söylememiz lazım.
Böyle bir senaryonun... ...olabilme ihtimalini söylememiz lazım ama... ...bu o kadar hayatımızın normal düzeninde... ...sanki hep elde ettiğimiz bir şeymiş gibi düşünüyoruz ki... ...şu anda hayal bile edemiyoruz aslında.
Yani şöyle, biz seninle yayın yapamıyoruz. Geçtim onu. Herhangi bir hissenin fiyatına bakamıyorsun. Elinde bir telefonun yok.
Artık evde kullandığınız bir kara hattı üzerinden ilerleyen bir telefonunuz yok. Sevdiklerine ulaşamıyorsun. Cep telefonu çekmiyor. Hiçbir bilgi alamıyorsun.
Zaten şu anda hani televizyonlardan aldığın ya da normal yerlerden aldığın bilginin doğruluğu ortada. Hani dolayısıyla Twitter'a girmeye çalışıyorsun, sosyal medyaya girmeye çalışıyorsun. Hiçbirinden bilgi alamıyorsun. Yani bu gerçekten hani bir ülkede eğer genel düzeyde gerçekleşirse bu çok hayal edilemeyecek bir felaket senaryosu ama çok da kolay gerçekleştirilebilecek bir senaryo aslına bakarsın.
Kesinlikle burada artık yani hayatlarımız öyle bir noktaya evrildi ki sen en temel bilgilerini Apple Notes'a kaydediyorsun fotoğrafların iCloud'da zaten bir çökünce tüm bir bilgilerine ulaşımın gidiyor veya dışarıya çıkıyorsun artık Uber hayatın çok kaynak bir noktasında, Uber App'ine giremiyorsan, telefonun açılmıyorsa, bu sefer ulaşım sıkıntını ortaya çıkıyor. Elektrikli araçlar, yani en basitine araç yürümüyor bir noktada. Ve hani şey bir nokta, yani cashless denilen artık nakitsiz bir toplum noktasına da evrilmeye başladık. Her şey kredi kartı veya mobil ödeme sistemi.
Dediğim gibi ödeme de işin içinden gidiyor. Demek istenilen nokta şu, siber saldırı noktası büyük çapta ve yeteri kuvvette yapıldığı zaman belki hani en büyük tehlike, en büyük risk noktasında konumlanıyor. Ve belki de bu yüzden zaten siber güvenlik şirketlerinin, sektörünün bu kadar kazançlarının, bu kadar sektörünün hızlı büyümesinin, artmasının nedeni de biraz çok hayati bir noktada bulunmaları. Yani bu kadar insanlar bunun farkında mı diye soracak olsam bence bu kadar da farkında değil, siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunun.
Tabii tabii yani elimizde olan bir şeyi ...o kadar içselleştirdik ki artık hayatımızda normal yakışında olan bir şeymiş gibi. Yani ekmek su gibi... ...bizim için o telefonu elimizde tutup... ...haber alma ihtiyacı veya birileriyle çok kolay iletişime geçme ihtiyacı... ...kolay halledilebilir bir şey.
Bunun olmadığı senaryo çok hayal edilemiyor. İşte gene Netflix'te vardı, Julia Roberts'ın oynadığı film. Birçok insan çok beğenmemiş ama... ...çok gerçek bir senaryo.
Yani hakikaten... Amerika'da bir senaryo gerçekleştireceksin. Yani oturup Amerika'yı tankla, tüfekle yani saldıramazsın. Ama siber anlamda gerçekleştirebileceğin bir saldırı sonucunda gerçekten hareketsiz hale getirebilirsin.
En azından içerideki o karışıklığı sağlayabilirsin. Dolayısıyla bunlar tabii ki hani biz burada konuşuyoruz normal insanlar olarak devletler bunları nasıl ciddiye almıyor olamaz en büyük tehdit olarak kesinlikle düşünüyorlardır. Kesinlikle öyle. Şimdi son olarak da biraz bununla da bağlantılı olarak global ekonomiye jeopolitik risklerin etkileri üzerine konuşmak isterim senden.
Şimdi özellikle de küresel ekonomik büyüme üzerindeki etkiler. Bu tip aslında hani BlackRock'ın endeksinde bahsettiği riskler, gerilimler veya işte belirsizlikler ne dersek, küresel ekonomik büyüme üzerinde nasıl bir etki oluşturabiliyor? Özellikle bu büyük güçler, işte Çin'dir, Rusya'dır, AVD'dir. Bunların arasındaki ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar, politik istikrarsızlıklar, bunların ekonomik büyümeyi olan doğrudan ve dolaylı etkileri de aslında konuşmamız gereken alanlardan olabilir.
Şimdi tabii bunu zaten aslında bence 2019 Covid'de çok net olarak bütün dünya gördü. Bütün tedarik zincirini, bütün üretim kapasitesini sen Çin'e bağladığın noktada neler yaşanabileceğini, o tedarik zincirin nasıl sıkıntılara yol açabileceğini ve enflasyon gibi bir şeyin arkasından gelebileceğini biz görmüş olduk. Şimdi şu an aynı düzlem var mı? Biraz değişiyor yani çünkü ...sen çok önemli bir aktöründeki riski ortaya koyduğunda... ...hemen farklı aktörler sahneye çıkmaya başlıyor.
Farklı tedarik zincirine... ...katkı sağlayabilecek yerler ortaya çıkmıyor. Mesela sırf Amerika bile.
Amerika yıllardır... ...bir şey üretmemiştir aslında. Hep ürettirmiştir.
Ve... ...daha çok yazılım tarafında... ...daha software tarafında kalmayı tercih etmiştir.
Ama... ...şu an son yıllarda özellikle Covid'den sonra görüyoruz ki... ...ben de üreteceğim.
Hani üretmek durumundayım. gibi bir modele gidiyor. Şimdi ben bunu aşırılaştırıp konuyu da şey yapmayacağım ama... uzayda üretim bile... hani düşünülen,
konuşulan... şeyler çünkü... hani ürettiğin her yerde sıkıntı olabilir. Ama uzayda üretirsen daha farklı bir şey olabilir.
İşte uzayda solar panellerle... güneş enerjisini toplayıp... dünyada dağıtıma... geçirebilirsen... çok daha sorunsuz olabilir.
İşte... aslında biraz buralara gitmeye çalışıyor herkes. Yani... tek yere bağlılıktansa daha tarafsız yerlere yerlerden bu çözümleri alabilmeyi ya da farklı kaynaklardan alabilmeyi biri giderse ötekine gidebilmeyi gibi şeyleri düşünüyor çünkü Covid'in yarattığı krizi hepimiz biliyoruz evet para basmayla en azından finansal piyasalar tarafını çözmüş gibi görünebiliriz ama yarattığı enflasyonist etki benim en başta bahsettiğim riski çok derinleştirdi yani gelir dağılım eşsizliğini çok derinleştirdi.
Ve bundan tek çeken ülke, hani bir tane değil, Çin de bugün resessiyonda, Amerika devamlı borç üstüne borç yaparak ve para basarak ekonomiyi idare etmeye çalışıyor. İşte Türkiye'nin nasıl ekonomiyi idare etmeye çalıştığı ama insanların ne hissettiği malum yani bu tek bir ülkede yok. Şu anda herkes aslında bahsettiğin risklerden dolayı çekiyor. Ve ben bu noktada tabii şunu da söylemek isterim.
Bence bir noktada bunun çözümsüzlük olduğunu ve bunun sürdürülemez olduğunu bir noktada herkes anlayacak gibi bir umudum var. Yani Amerika'da anlayacak, Çin'de anlayacak ve ayı sarılması deriz, bear hug. Yani bir noktada o ayıların birbirine de sarılması gerekiyor. Bunun zamanında Gorbachev işte Rusya Amerika yaptı, farklı ülkeler yaptı, ikinci dünya savaşından sonra yaşandı.
Yani kötü örnekleri yaşadıkça... ...dünya biraz unuttu o günleri. Yani 2.
Dünya Savaşı'nı unuttu, 1. Dünya Savaşı'nı unuttu, aslında yaşanan zorlukları unuttu. Ve bugün geldiğimiz noktada... ...bu çekişmeler gene... ...bana göre 3.
Dünya Savaşı çok önce siber dünyada başladı... ...ve devam ediyor. Ama geldiğimiz dönemde bu... ...bir noktada...
çözümsüzlüğe gidecek ve mecburen sarılmak zorunda kalacaklar diye düşünüyorum. Peki abi biraz da bu jeopolitik risklerin aslında yatırım kararlarımız üzerindeki etkisi yani bu riskleri nasıl azaltabiliriz? En sonda bir bunu konuşmak isterim. Yatırımcıların hani bu tür risklere karşı en azından nasıl bir portföy çeşitlendirmesi yapması gerektiği risk yönetimi ya da uzun vadeli yatırım stratejimizde bu tip büyük riskleri nereye konumlandırmamız gerektiği Bunlara da bir bakalım.
Hep bu şöyle anlatıyoruz, tabii portföy çeşitlendirmesi olarak anlatıyoruz. Çünkü demin ne anlattım mesela, tek bir yere bağlanan, işte Çin, tedarik zinciri, okey, burası bize ucuz üretim kapasitesi sağlıyor ve dünya böyle dönüyor zaten, fazla da sorgulamaya gerek yok gibi bakış açısının aslında bizi getirdiği nokta portföylerde de aynı şekilde olmalı. Yani tek bir yere değil, çeşitli risklere karşı oluşturulmuş portföyler kesinlikle çok önemli yani özellikle gittiğimiz süreçte hep bahsediyoruz ama yani altın evet bir portföyde olması gereken bir ürün para kazandırmıyor olabilir yani altın bana para kazandırmaz her şey para kazandırmaz önemli olan bazen para da kaybettirmemesidir ama böyle belli ürünler inşa edilmeli portföylerde sadece Groft üzerine kurulmuş bir portföyle değil bazı savunma kapasitesi de geliştirilmiş bir portföyle ilerlenmeli diye düşünüyorum. Bunu hep anlatıyoruz ama insanlar buna biraz korkaklık olarak bakıyor.
Groft varken bu Groft'u neden bırakayım ben 1'e 10 kazanabilecekken neden 1'e 2 kazanayım gibi bir bakış açısıyla değerlendiriliyor. Bu da aslında bahsettiğimiz risklerden bir tanesi bence. Önümüzdeki süreçte karşımıza çıkabilecek. Yıllarca çıkmıştır karşımıza bu Bubble'ların ve bu aşırı özgüvenin getirdiği sonuçlar.
O yüzden gene çıkabilir ve ben şöyle hissediyorum. Önümüzdeki dönemdeki risklere bence kesinlikle hiç bakılmıyor. Seçim ne getiriyor? Covid'den sonra dünyada neler değişti?
Siber güvenlik alanında neler yapılıyor? Nasıl riskler var? Bunlar hiç önemli değil gibi hissediyorum Said. Yani kimse bakmıyor.
O yüzden bazen söylediklerimin de boşa gittiğini hissedebiliyorum. Devamlı risklere bakan, analiz etmeye çalışan bir yatırımcı olarak. Ama tekrar söylemiş olalım yani hani... ...projektler gerçek,
hayatımızda... ...dönemsel olarak da gerçekleşme ihtimalleri... ...çok düşük değil açıkçası.
Kesinlikle katılıyorum. Çok hani ben de yeteri kadar bakıldığını düşünmüyorum. Ama hani bir noktada... ...zaten tüm bu bir podcast'imizin amacı da... ...bakılmayana gösterebilmek en azından.
Çok fazla görülmeyene... ...terde arkasına gösterebilmek. Hani en azından bence hiç boşa gidiyor diye de düşünme.
Hani en çok dinlenen podcast serilerinden biri şu an Midas'ta. Bir kesim en azından ısrarlı bir şekilde dinlemeye devam ediyor. Mesajımız ulaşıyor diyebilirim. Aslında bahsettiğin siber güvenlik suçunun ilk kim tarafından gerçekleştirilmiş diye tarihe baktığında hem de finans ve borsayı etkileyebilecek düzeyde aslında 18.
yüzyıl sonlarında Fransa'da, Napolyon'un Fransa'sında gerçekleşiyor. Herkes çok bilmez, herkes tabii telgrafı bilir genel itibariyle ama telgraftan önce Claude Chop tarafından oluşturulan bir haberleşme sistemi var, semafor telgrafı deniyor ve bu sistem aslında iki tane kule arasında yani birden çok kule arasında böyle tahtadan yaptıkları bir sistemle kulenin tepesine koydukları o tahtanın şeklini değiştiriyorsun, oynatıyorsun ve çeşitli harfler gibi algılanıyor bunlar ve işte 10 kilometre, 20 kilometre, 30 kilometre aralıklarla bu kuleler yerleştiriliyor. Bütün Fransa'ya yerleştirildiğini düşün ve bir haberleşme ağa kuruluyor. Bu kulede işte iki tane adam oluyor.
Askeri haberleşme diyelim biz buna. Ve bu iki adam aslında alıyor, ellerinde bir kod var. İşte şöyle yapıldığında şuna denk gelir, böyle yapıldığında bu harfe denk gelir gibi. Ve arkadan, ya bütün kuleler etrafında bu bilgi yayılıyor.
Yani mesela zannediyorum Napolyon'un evlendiği haberi işte Amsterdam'dan Venedik'e bir saatte falan getirilebiliyor. Yani atla gidilse belki iki ay sürecek bir mesafe. Aslında bu haberleşme sistemi dolayısıyla çok daha hızlı ilerlenebiliyor. Fakat tabii burada da bir siber güvenlik suçu işleniyor.
Yani middleman dediğimiz o kuledeki adamlardan iki tanesini ele geçiren aslında Bordo civarında Fransa'da bir borsa tüccarı var iki arkadaş iki zeki arkadaş oradaki kuledeki adamı belli bir vahşiş usulüyle sen bize şu bilgiyi ver sen şuraya şu kodu koy ama çok da herkes anlamasın biz anlayalım sadece gibisinden oradan aldıkları haber de şu altın fiyatı düştü mesela Paris'ten bir haber geliyor bordaya gelene kadar bunlar yolda bu haberi alıp hemen piyasaya girip piyasada işlemleri yapıp sonra haber ulaştığında çok ciddi karlar elde edebiliyorlar ve yaklaşık 2-3 senede bunu sürdürüyorlar ve işin komiği bu ancak şöyle ortaya çıkıyor kuledeki adamları bir hastalığa yakalanıyor ve ölüyor ve yerine birini devrederken muhtemelen ya ölmeden önce itiraf ediyor ya da devrederken bak böyle böyle adamlar var sende istersen bunlarla itibar geç falan gibi bir şey tam o hikayeyi bilmiyoruz nasıl ortaya çıktığını ama komik olan tarafı şu
Bu adamlar hapiste yıllarını geçirmiyorlar. Çünkü böyle bir suç tanımlanmamış. Böyle bir suçun nasıl işlenebileceği o günün zihinlerinde yok. Dolayısıyla bugüne geldiğimizde de biraz böyle out of the box yani kutunun dışında düşünmek gerekiyor diyerekten toparlamaya çalışayım.
Ama borsayı ve finans piyasalarını ciddi anlamda etkiliyorlar ve ciddi kazançlar elde ediyorlar. ya zaten şu anki sistemde de hani her ne kadar işte algoritmalar olsa da ya işte ııı yüksek frekans da işte high frequency trading olsa da ııı muhakkak burada da hani böyle belki Salise'nin milyonda biri kadar bir aralıkta ııı bilgi akışıyla en azından hani retail'a ııı yani her zamanki ufak yatırımcıya, küçük yatırımcıya daha bilgi gelmeden ııı bilgi birçok kişinin eline geçiyor. Hani bu tahmin edilebilir bir şey gibi. Eee bence hani günümüzde de en azından ölçeyi düşmüştür bunun.
En azından zamansal ölçeyi düşmüştür. Ama kendisi ve türevleri devam ediyor gibi diyebiliriz. Işte bu gibi noktalarda da zaten finans eee kurumlarının da IT tarafındaki eee siber güvenlik tarafındaki harcamalarını arttırması bankaların işte eee yatırım kuruluşlarının, varlık yönetim firmalarının eee siber güvenlik harcamalarını arttırdığını görüyoruz, değil mi? Toparlayayım ben de yarım saati baya geçtik.
Ağzına sağlık abi tekrardan. Bu bölümde neleri konuştuk şimdi toparlayacak olursak. Birincisi parayı takip etmenin bir başka yöntemini aslında konuşmuş olduk. Bu da neydi?
güç ve otorite problemi nerede görüyor ve bu probleme yönelik nasıl bir çözüm oluşturuyor bunu tespit edersek çözümün oraya da para akışı olacağı için parayı takip etmiş oluruz dedik içinde bulunduğumuz sistemdeki aslında belki en kuvvetli oyunculardan biri olan Black Rock'ın Geopolitik Risk Endeksi'ni konuştuk. Ki bu arada dinleyenlerimiz direkt BlackRock Geopolitik Risk Endeksi yazarsa Google'a, BlackRock'ın kendi sitesinden de ulaşabilirler bu endekse. Bu endekse göre siber güvenliğin, hatta daha doğrusu siber saldırıların şu anki günümüz dünyasının en büyük riski olarak gözüktüğünü konuştuk. Burada işte bir çözüm noktası olarak siber güvenlik sektörünü ve devletlerin, kurumların bu tarafa ne kadar büyük kaynak ayırdığını konuştuk.
Ve son olarak da aslında işin biraz daha hem tarihsel perspektifine hem işin gündelik hayatımızdaki önemine, hassasiyetine vurgu yaptık diyebilirim. Güzel bir üçüncü bölüm oldu. Bundan sonraki bölümde neyi konuşacağız? Aslında yine bir iki hafta sonra çıkan dördüncü bölümde biraz daha işin nasıl diyeyim zenginlik tarafına konuştuğumuz nasıl aslında zengin olunabilir sorusunu birçok farklı noktada cevaplayacağımız işte hem yatırım tarafı hem kariyer tarafı gibi noktalara değineceğimiz daha geniş bir rehber içerik olmasını hedefliyoruz şimdiden dinlediğiniz için teşekkürler diyelim hem bu bölüm hem sonrakiler için iyi günler iyi kazançlar deyip gidiyorum
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.