
1.363 kelime · ~7 dk okuma
Herkese merhabalar, Midas'ın sunduğu akşam bültenine hoşgeldiniz. Ben Furkan. Bugün 5 Ocak, Cuma yılbaşıydı. Yeni yıldı derken bu hafta çok çabuk geçti sanki ha.
O zaman herkese şimdiden keyifli ve dinlendirici bir hafta sonu olsun dileyelim sevgili Midaslılar. Bugünkü akşam bülteni gündemimize baktığımda Şu haberleri görüyorum, hemen baştan sizlere söyleyeyim. OpenAI'nin yeni lisanslama kararı, Merck'ün kilo kaybı pazarına yönelik girişimleri, analistlerin Apple üzerine yorumları, altına yönelik güncel görünüm ve en sonda da hazır altından bahsetmişken, MTA'larla ilgili ki özellikle Bakır'la ilgili de bir haberimiz var. O zaman klasik hatırlatmamızı yapalım ve hemen başlayalım isterseniz.
Bu podcastle konuştuklarımızın hiçbiri bir yatırım tavsiyesi değildir. Akşam müddetinde biz Amerikan borsalarına, piyasalara ve şirketlere yönelik güncel haberleri sizlere aktarıyoruz. O zaman ilk haberimizle başlayalım. Merck kilo kaybı ilaçları pazarına girmeyi hedefliyor.
Merck kilo vermenin ötesinde faydaları olan yeni tedaviler geliştirme çabalarıyla hızla büyüyen obeziti ilacı pazarında güçlü bir oyuncu olmak istiyor. Bu arada yılbaşından önceki hafta yaptığımız bir akşam bildirim podcastimizde aslında bu kilo kaybı ve özellikle obezite ilaçları ve tedavileri üzerine bir pazar görünümünü sizlere aktarmıştık. 2024 yılında analistlerin de yakından takip ettiği bir pazar olması üzerineydi o haberde. Onu bir hatırlatma yapmak istedim.
Şimdi Goldman Sachs'ın ev sahipliği yaptığı bir yatırımcı konferansında konuşan Merck CEO'su Rob Davis, şirketin kilo kaybının yanı sıra diabet ve diğer rahatsızlıklar için sağlık açısından faydalar sağlayan glugakon benzeri peptid-1 yani GLP-1 adı verilen yeni bir kilo verme ilacı sınıfı üzerinde çalıştığını söyledi. Nomo Nordisk'in, Vegovi, Ozempic ve Eli Lilly'nin Monjaro ve ZipBound gibi GLP-1 ilaçları kan şekeri seviyelerini kontrol ederek ve tokluk hissini tetikleyerek çalışıyor. GLP-1 tedavileri kilo vermenin yanı sıra kronik böbrek hastalığı ve kardiyovasküler hastalık gibi diğer durumlara karşı da şu an test ediliyormuş. Bakalım sonuçları hep beraber göreceğiz.
Gelelim bir sonraki haberimize. OpenAI yayıncılardan lisans almak istiyor. OpenAI, düzinelerce yayıncıyla makalelerinin lisanslanması için anlaşmalar yapmak üzere görüşmeler yaptığını açıkladı. OpenAI, yapay zeka modellerini eğitmek için içerik araması olarak bilinenden daha iddialı bir adım atmak istiyor gibi görünüyor.
Şirketin fikri, mülkiyet ve içerik yöneticisi Tom Rubin şöyle bir açıklamada bulunmuş. Demiş ki birçok yayıncıyla birçok görüşme sürecindeyiz. Aktifler çok olumlular ve iyi ilerliyorlar ifadelerini kullanmış. Bloomberg'un bir haberine göre OpenAI yakın zamanda Politico'nun ana şirketi Axel Springer SE ile 10 milyonlarca dolar karşılığında çok yıllık bir lisans anlaşması imzaladı.
Şirket ayrıca Temmuz ayında Associated Press ile açıklanmayan bir miktar için bir anlaşma yaptığını duyurmuştu bu arada. Bu anlaşmalar, şirketin yapay zeka modellerini oluşturmak için güncellenmiş, doğru verilere olan ihtiyacı, bu verilerin nereden geldiği konusunda artan incelemeyle dengelediği için, OpenAI'in geleceği açısından kilit önem taşıyor diyebiliriz aslında. Ancak geçtiğimiz hafta, hatta geçtiğimiz haftaki akşam bülteninde aktarmıştık bu haberi sizlere de, görüştüğü şirketlerden biri olan The New York Times, OpenAI ve yatırımcısı Microsoft'a yayının makalelerini izinsiz kullandıkları gerekçesiyle dava açmıştı. Dava, OpenAI'nin ana işine maruluşsal bir meydan okuma teşkil ediyor bu arada.
Times davayı kazanırsa, OpenAI yalnızca milyarlarca dolar borçlu olmakta kalmayacak, aynı zamanda masraflı ve karmaşık bir görev olan, Times'in çalışmalarını da içeren eğitim belirlerinden herhangi birini rafa kaldırmak zorunda kalacak. Öte yandan dava, OpenAI'in medya endüstrisiyle anlaşma yapma çabalarını daha da karmışık hale getiriyor. Az önce OpenAI'in içerik yöneticisi Tom Rubin'den bir açıklama yapmıştık. Rubin yine bunun üzerinde bir açıklama yapmış.
Mevcut durum, yayıncıların geçmişte arama motorları ve sosyal medyayla karşılaştığı durumlardan çok farklı. Burada içerik bir model eğitmek için kullanılıyor yorumunu yapmış. Gelelim bir sonraki haberimize. Analistler konuştu.
Apple 8 haftanın en düşük seviyesine girildi. Apple yeni yıla parlak bir başlangıç yaptı diyemeyiz. Piper Center'ın iPhone talebine ilişkin endişeleri nedeniyle bu hafta teknoloji devrinin notunu düşüren ikinci şirket olmasıyla Apple hisseleri 8 haftanın en düşük seviyesine indi. Piper Sander'ın derecelendirme kararıyla Apple dün %1,4 düşüşle 181,6 dolara geriledi ve şirketin piyasa değerinin 2024'ün açılış haftasında şu ana kadar yaklaşık 170 milyar dolar düşmesine neden oldu.
Apple, 2,8 trilyon doları aşan piyasa büyüklüğüyle hala dünya çapında piyasa değeri açısından en değerli şirket olmaya devam ediyor. Son zamanlardaki düşüşler, hisseyi aralık ortasındaki tüm zamanların en yüksek kapanış fiyatının %8 altına düşürdü. Piper Sander ve Berkeleys'in iki gün arayla hissenin notunu düşürmesine rağmen hala Apple'ın al notlarını koruyan veya daha yüksek not veren en az 27 analist var bu arada. Apple geçen yılın başından bu yana talepteki yavaşlamayla boğuşuyor ve tatil çeyreği satışlarının Wall Street tahmininin altında olacağını öngörüyor.
Bu arada Apple, Çin'deki tüketici harcamalarının gerilemesi ve yerel rakibi Huawei'nin yeniden atağa geçmesi nedeniyle Çin'deki zayıf taleple de mücadele ediyor bu arada. Gelelim bir sonraki haberimize. Brockfield, American Tower'ın Hindistan operasyonlarını devralacak. Kanadalı Brockfield Asset Management, American Tower'ın zarar eden Hindistan operasyonlarını 2,5 milyar dolara satın alarak şirketin ülkenin en büyük telekom kuleleri operatörü olmayı hedefliyor.
Hindistan'ın şimdiye kadarki en büyük telekomünikasyon altyapısı anlaşmalarından biri olan bu satın alma, Brookfield'un ülkede geçirdiği 4 yıl içinde bu türden 3. satın alım olacak. Anlaşma ayrıca American Tower'ın 16 yıl sonra Hindistan pazarına çıkışına işaret ediyor bu arada. American Tower en büyük müşterisi Vodafone Idea'nın IDAT'larını ödeyememesi nedeniyle yaklaşık bir yıldır Hindistan operasyonlarını satmayı düşünüyordu ve yakın zamanda işin değeri üzerinden kabaca 322 milyon dolarlık bir değer kaybı yaşadı.
Brookfield, iştiraki Data Infrastructure Trust aracılığıyla hali hazırda Hindistan'da yaklaşık 157 bin telekomünikasyon kulesi işletiyor. American Tower ise yaklaşık 77 bin kulenin sorumluluğunu üstleniyor. Evet gelelim bir sonraki haberimize. Altın haberi her akşam bülgenin de olduğu gibi altının güncel görünümüne bir bakalım isterseniz.
Altın son bir ayın ilk haftalık düşüşünü yaşıyor. Altın fiyatları faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasından destek alan dolar ve hazine tahvili getirileri karşısında Bugün açıklanacak istihdam verisi öncesinde son bir ayda ilk kez haftalık düşüş yaşama yolunda ilerliyor. Burada tekrardan bir hatırlatma yapmak isterim. Biz bu podcast kaydını yaptığımızda istihdam verileri henüz açıklanmamıştı.
Belki siz bu podcastı dinlerken açıklanmış olabilir ama hani bunun da altını bir çizmek isterim. Uyarımı da yaptıysam bu noktada altının güncel bir görünümüne bakalım hemen. Spot Altın Türkiye saatiyle 15'te 2039 dolardan ABD vadeli altın kontratları ise %0,20 düşüşle 2045 dolardan işten gördü. Bu noktada hemen gözlerimizi Türkiye'ye çevirelim ve piyasa, yerel piyasada altının görünümü nasıl ona bakalım.
İç piyasada dünkü kayıp serisini sürdüren gram altının satış fiyatı %0,50 düşüşle 2050 TL'ye geriledi. Gram altının alış fiyatı ise 2045 TL oldu. Hemen tekrardan gözlerimizi yurt dışına çevirelim. Tesla Live'dan İlyas Bivak şöyle bir açıklama yapmış altının bu görünümü üzerine.
Altın bu hafta hazine tahvili getirileri ve doların toparlanmasıyla düştü. Bunun nedeni piyasaların yeni yılın başından bu yana FED'in faiz indirimi beklentilerini azaltmasıydı demiş. Gelelim akşam bültenimizin son haberine. Hazır altından konuyu açmışken bir başka emtiaya, burada Bakır'a bir bakalım.
Çünkü Bakır 2025'te altını geride bırakabilir denmiş. Değerli Metaller, faiz politikaları ve jeopolitik gerilimlerle 2023'te karışık bir yıl geçirdi. Ancak ileriye doğru uzmanlar 2023'ü %10'un üzerinde bir artışla tamamlayan altın karşısında Bakır'ın güçlü bir avantajı olduğunu ve iki yıl içinde altının tahtını sallayabileceğini düşünüyormuş. Şimdi bu noktada neden diye soruyor olabilirsiniz.
Bunun için öncelikle bir enerji sektörüne gerek haliyle o yüzden bir enerji sektörüne hızlıca bir değinelim. Dünyamızın fosil yakıtlarının gezegeni mahvettiğini fark etmeleri çok uzun sürdü açıkçası. Ancak hızla benimselen bu savla dünyanın dört bir yanında hükümetler elektrik enerjisine akın etmeye başladı. Öyle ki elektrikli arabalar, rüzgar türbinleri ve güneş enerji sistemlerinin kritik bir bileşeni olan bakır arzı son dönemlerde yetersiz bir seviyeye ulaştı.
Hatta görünüşe göre bakır yakın zamanda popülerliğini kaybetmeyecek. Citibank yenilenebilir enerji girişimlerinin bakır talebini 2050'ye kadar 2'ye katlayabileceğini düşünüyormuş. Ayrıca geçtiğimiz yılın sonuna doğru düzenlenen iklim değişikliği zirvesi COP28'de 60'ın üzerinde ülke 2023'e kadar yenilenebilir enerjinin küresel üretim kapasitesini 3 kat artırma planını onayladı. Bu şu demek oluyor, bakır madencileri stoklarını artırmanın daha hızlı bir yolunu bulamazlarsa, bakır fiyatlarının önümüzdeki 2 yıl içinde %75 civarında artması bekleniyor.
Fiyatların artırma ihtimali nedeniyle çok sayıda şirket sektöre nakit akıtıyor ve bakırın geleceğinde pay sahibi olduklarından emin olmak için önemli tedarikçilerle, altın üreticilerin Nimmold ve Barrickgold gibi el sıkışıyor. Bu iddianın karşılığını almaklı yıllar alabilir. Ama bu arada Bakır'a yönelmeleri, altının fiyatlarındaki dalgalanmaları sindirilmesini kolaylaştırabilirdi aynı zamanda. Bunlar tabi ki de uzmanların görüşü.
Bu noktada bir daha hatırlatma yapmak isterim. Az önce size aktardığım Bakır haberi daha çok Amerika'daki analistlerin ve yatırım bankaların görüşlerinin yansımaktadır. Ne benim ne de Midas'ın görüşlerini değil. Bunun bir altını çizmek isterim.
Ki zaten akşam bölümlerimizde burada noktalandıralım. Çünkü son haberimizde bu da. Gündem çok yoğundu. Hızlıca aktarmaya çalıştığım sürçülisan ettiysem eğer affola.
Bir sonraki bölümümüze görüşmek üzere. Hoşçakalın. İyi hafta sonları.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.