
3.096 kelime · ~15 dk okuma
Arkadaşlar merhaba, PodB'yle hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastine hoş geldiniz. Bugün birazcık saray dedikodularına gireceğiz ve İngiltere'ye uzanacağız. Herkesin merak ettiği Prens Charles artık kral, Prenses Diana ve Camilla Parker arasındaki ilişkinin astrolojik olarak açıklaması nedir? Bundan bahsetmeye çalışacağız. Bende sinastri haritaları var. Hadi başlasın bu yolculuklarım.
Arkadaşlar merhaba. Tekrar. Sinastri diye bir şey var astroloji'de. İlk başta ondan bahsetmek istiyorum. Çünkü eğer ondan bahsetmezsem bundan sonra anlatacağım her şey birazcık havada kalıyor olacak. Sinastri'ye bakmak, astroloji'de şu demek. İki kişinin haritasını burçlara aynı yere gelecek şekilde üst üste koyduğunuzu düşünün. Ve iki insanın birbirlerinin gezegenlerine yaptığı etkileri gördüğümüzü düşünün. Bu şu demek oluyor, işte bir tanesinin yükseleni ilk izler, bir tanesinin yükseleni yay diyelim. O iki haritayı üst üste koyduğunuzda kimin güneşi kimin evine düşüyor, kimin işte Uranüsü, kimin Satürnü ne değiyor vesaire gibi bütün ilişkinin aslında arketifini ortaya çıkarabildiğimiz, bize birbirimizin hayatına neden girdiğimizi açıklayan harita sistemi sinastri haritası oluyor.
Ünlü insanların haritalarını astroloji sitelerinde bulmak kolay. Tabii ki de verilen bilgilerin ne kadar doğru olduğu bazen tartışılır olabilir. Özellikle kraliyet ailelerinin ben çok fazla bütün bilgilerini bu kadar yaydıklarını düşünmüyorum ama elimizdeki bilgilere göre Prenses Diana ve King Charles'ın ilişkisine, sonra da King Charles'la Camilla'nın ilişkisine bakmaya karar verdik. Bu zaten çok işlenmiş bir konudur çünkü herkesi büyüleyen bir konu gerçekten de.
Neden Prenses Diana dururken King Charles acaba işte Camilla Parker gibi birisine tutulduğunun cevabı aslında Sinister'de gizli. Şuradan başlayalım. Öncelikle bu üç karakterimizin ilk üç yerleşimine bakalım. Prenses Diana'nın Güneşi Yengeç'te, Yükseleni Yay Ayı Kova'da, King Charles'ın Güneşi Akref'te, Yükseleni Aslan'da, Ayı Boğa'da, Camilla Parker'ın da Güneş'i yengeçte, Yükselen'i aslanda, Ay'ı yengeçte. Şimdi burada enteresi olan şey, Diana'yla Camilla'nın Güneş burçları aynı olmasına rağmen yükselenleri farklı ve bu yükselen farklılığı aslında Charles'la olan ilişkilerini tamamen değiştiren şey oluyor. Şöyle açıklamak lazım, ilk başta Prenses Diana'yla King Charles'ın arasındaki sinastriğe bakmak lazım. Prenses Diana, doğduğu andan itibaren aslında prenses olacağını, zengin evleneceğini, çalışması gerekmediğini bilen bir karaktermiş büyük bir ihtimalle.
Bunu söylememin sebebi tepe noktası terazide, venüsü boğada ve yükselenin yayda olduğu için bir şekilde kariyeri o kadar onun odağında olmayan bir hayat yaşıyor 19 yaşına gelene kadar ve King Charles'la birlikte olmaya başladığında King Charles onun hayatında aslında olması gereken insan, yani toplum önünde olması gereken insanı olması için onun haritasını aktive ediyor diye düşünebiliriz. İnsanlarla sinastik haritaları çok önemlidir. Çünkü bizim kendi haritamız başka insanlarla bir araya geldiğimizde bazı bölümleri aktive olduğu için aslında hayattaki amaçlarımızı tamamlıyoruz diye düşünebilirsiniz. Prenses Diana ile Kinshaz'ın bir araya gelmesindeki en büyük amaç bence Prenses Diana'nın bizim bildiğimiz insanlığa yardım eden, kalplerin prensesi olan insan noktasına geçmesi için oldu diyebiliriz. Prenses Diana'nın 11. ve 10. evleri yani toplum önündeki kariyerde olması gerektiği yerle bu kariyere bağlı olarak insanlarla tanıştığı evler olan 10. ve 11. evinde Charles'ın hem güneşi hem merkürü bulunmakta.
Şimdi tepe noktanıza, 10. evinize ve 11. evinize başka bir insanın güneşi ya da merkürü geldiği zaman genellikle sizin toplum önündeki yerinize ulaşmak için yolunuz açılıyor. Çünkü orası parlıyor. Onun güneşini kullanarak aslında parlamaya başlıyorsunuz gibi bir durum oluşuyor. Charles, Prenses Diana ile evlenmeseydi, Diana büyük bir ihtimalle diplomat eşi gibi, yine tabii ki de hani böyle çok kariyer sahibi olmadığı ama sakin bir evlilik yaptığı, yine insanlara yardım ettiği ve insanlar arasında diplomatik bir konumda olduğu bir hayat sürme ihtimali çok yüksekti.
Ama Charles gibi mükemmel diyebileceğimiz en son noktadaki ünde bir diplomatla evlendiği için çünkü kraliyetten daha üstte bir diplomasi statüsü yok diye tahmin ediyorum. Kralla evlendi yani. Kralla evlendiği zaman otomatik olarak halkın önünde o diplomat tarafıyla, insanların hayatına güzellik getiren tarafıyla çok daha büyük parlamaya başladı. Diana bu evlilikten istediği gibi işte tek aşk, büyük aşk, romantik Cinderella hikayesini elde etmemiş olsa bile insanların kalbindeki yeri yüzünden aslında çok daha global, çok daha bir kişine sınırlı olmayan bir aşkı elde etmiş oluyor. Ama tabii ki de bu çok yaralayıcı bir şey. Çünkü Diana'nın haritasına baktığımızda bir yandan da kendisinin Venus'u boğada. Şimdi ben kendim de Venus Boğa'yım bu arada. Ve Venus Boğa'lar evlilikten, partnerlikten istediği şey çok bellidir. Pratik bir hayat isterler. Functioning dediğimiz yani işe yarar bir evlilik yapmak isterler. Ama bu evliliğin gene de tek bir insanla büyük bir romantizm halinde ve gerçekten de peri prensesi gibi olmasını isterler. Aynı zamanda güzel kıyafetler severler. Aynı zamanda güzel evlerde yaşamak isterler. Çünkü Venüs, Boğa bütün güzelliklerin bir arada olmasını isteyen ve tek bir insana sabit kalmak isteyen bir Venüs yerleşimidir. Şimdi Prenses Diana o yani yengeçliğin de getirdiği sabitlik, aile kurma, anne olma duygusu bir yandan Aykova bütün işte yani humanitarian dediğimiz insanlığa faydası olmak isteyen
yüksek gönüllülük ve de aynı zamanda Venus Boğa gibi tek bir eşlikli ve mükemmel evlilik yapmak isteyen aslında gerçekten de prenses olmak için bu dünyaya gelmiş bir insan neredeyse. Ve King Charles'a bıraktığımızda onu seçerek yani onun tek hayattaki tek aşkı olmasını isteyerek bu isteklerini devam ettirmeyi düşünüyor. Ama tabii ki de işler öyle olmuyor. Neden? Çünkü haritanın geri kalanı hiç iyi değil ve hepimiz hikayeyi biliyoruz zaten.
Şöyle bir problem var. King Charles'ın güneşiyle ayında karşıtlık var. Güneşi Akrep, ayı Boğa. Ve ayı Boğa aynı zamanda annesi olan kraliçe Elizabeth'in güneşiyle kavuşunda. Bir yandan da kuzey aydınlığı da burada.
Şimdi bunlar ne demek? Söylediğim zaman biraz tuhaf geliyor farkındayım. Özellikle astrolojiyi hiç bilmeyen insanlar için tuhaf gelebilir ama şöyle düşünün. Bir insanın yani King Charles'ın hayattaki ana amacı annesinden aldıklarını devam ettirmek üzerine. Kuzey Aydın'ı
Ay kavuşumu var çünkü. Ve gerçekten de annesinden kraliyeti alarak bunu devam ettirme yükümlülüğü ona ait. Ancak güneşi yani özünde kim olduğu asıl arzuları tamamen bunların karşısında duruyor. O yüzden de Diana ona mükemmel bir eş gibi sunulsa bile, bir süre boyunca çok büyük bir kendisinde sevgi ve şefkat duysa bile aslında Diana'yı istemiyor. Hiçbir zaman Diana'yı istemedi.
Eğer koşular yüzünden, kurallar yüzünden, annesi yüzünden, kraliyet yüzünden en uygun görülen evliliği yaparak kendisinde bir aslında mutsuzluğa mahkum etti gibi bir durum var. Çünkü bir yandan da Camilla Parker var işin içinde. Camilla ile Charles'ın ortak haritasına baktığımızda birinci gördüğümüz şey Camilla'nın bütün yerleşimlerinin kişisel yerleşimler dediğimiz Güneş, Ay, Merkür ve Venüs'ünün Charles'ın 12. evinde bulunduğunu görüyoruz. 12. Bizim çok bilinçaltımızdır. Kimseye söylemek istemediğimiz duygularımız ve düşüncelerimizdir ve gizlide tuttuklarımızdır. Şimdi Camilla, Charles'ın asla hayatı boyunca vazgeçemeyeceği, tutkulu olduğu, neredeyse yani hastalıklı bir şekilde bağlantı kurduğu bir kadın pozisyonuna geliyor ve saklı tuttuğu kadın pozisyonuna geliyor.
Aristokraside böyle saklı ilişkiler çok fazla var bu arada. Yani tabii ki de hepimiz tarihi okuduk diye tahmin ediyorum ama aristokraside özellikle de kraliyet ailelerinde zaten eşiniz yani kraliçe olması için tuttuğunuz eşiniz sevgiyle yapılmış bir evlilik olmuyor. O işte kraliyesin devamı, politik sebepler, diplomatik sebepler falan filan gibi praktikal bir şekilde yani işe yarar bir şekilde yaptığınız evlilik oluyor. Onun yanındaki metresiniz sizin ruhani eşiniz olarak görünüyor.
Kamiya tam olarak da bu kraliyet dedikodusundaki ruhani eş aslında. Haritası olarak da böyleler. Birbirleriyle çok aynı bakış açısına sahipler. Şimdi Dayana'nın mesela hayata bakış açısı daha yay yükselen olduğu için daha özgürlükçü, daha ileriye doğru giden, daha humanitarian dediğim gibi insanlığa fayda göstermek isteyen bir yerden ve de bunu tek bir eş üzerinden yapmak istiyor. E Charles'ın haritasına bakıyorsunuz.
Böyle bir şey yok. Charles aslan yükselen, zaten kraliyet olmaya gelmiş adam, başka çaresi yok. Ayıboğa'da sabit bir duygu istiyor ama bir yandan da Denüsterazide. Şimdi Denüsterazide ve Neptün Birleşimi Charles'ın tek eşli olmasını çok engelleyen bir şey. Ve bunların hepsi Diana'nın haritasında Diana için problem çıkartacak yerlerde duruyor. Sinastrinin bu özelliği güzel bir şey bu arada. Charles'ın Prenses Diana'ya yaptığı
En büyük sorunlardan bir tanesi çıkardı, en büyük sorunlardan bir tanesi. Mars-Satürn kavuşumu. Prenses Diana'nın Mars'ı, King Charles'ın Satürn'lüğüyle birleşiyor. Ve bu şuna sebebiyet veriyor. Diana çok düşünmeden hareket eden, sonucunu öngörse bile bu sonuçları umursamadan hareket eden, çok yüksek davranışlarda bulunma potansiyeline sahip bir insan. Zaten bütün belgeselleri vs. izlediğinizde de görüyorsunuz. Yani neredeyse intikam alırcasına, duygularına kapılarak çok yüksek tepkilerde bulunduğu oluyor.
Ve bu tabii ki de Charles'ın Satürn'le denk geldiği için Charles tarafından çok aşağılanan, çok tutulmaya çalışan, çok hapsedilen bir hale dönüşüyor. Eğer Diana herhangi bir şekilde kraliyet ailesine uygun bir duygu göstermezse hemen anda kısıtlanıyor ve hemen anda bunun için cezalandırılan bir pozisyona geliyor. Bu Mars-Satürn kavuşumu evlilikte maalesef Mars sahibi insan için bir hapishanede yaşamaya benzer. Ve Diana zaten bütün röportajlarında neredeyse bu evliliğin kendisi için bir hapishane olduğundan, beklediği peri masalı gibi aşkı yaşayamamış olmanın cezasını çektiğinden hep bahsediyor. Bunun dışında bir yandan da şöyle bir de tuhaflık var. King Charles'ın belirli yerleşimleri, özellikle ayı, Diana'nın 4. ve 5. evine düştüğü için, ki bu şu demek oluyor, King Charles'ın duygusal olarak kendisini tatmin edeceği ve annesinin mirasını devam ettireceği yerler, Prenses Diana'nın aile ve çocuklar evine düşüyor. Yani adam gerçekten de bu kadınla kraliyetin devamı için bir çocuk ve bir ev yapmak için bir araya gelmiş gibi gözüküyor. Ama kendisinin Diana'nın beklediği gibi bir aşk doluluğu yok. O sadece çocuk yapmak için evlenmek ve kraliyetin devamı için seçilmiş bir kadın olarak gözüküyor. İlk tanıştıklarında büyük bir ihtimalle ama King Charles'ın o sırada berbat bir amcası var.
O öldüğü sırada zaten Diana'yla tanışıyorlar ve büyük ihtimalle Diana ona çok güzel bir şefkat gösteriyor. O masumiyetiyle bambaşka bir hayat gösteriyor. Diana'nın sayesinde birazcık olsun toplumun içindeki popülerliği artıyor. Çünkü Diana'nın da bu arada Venüs'ü onun 11. evine düşünüyor. 11. ev bizim toplumda nerede olduğumuz. Charles'ın 11. evine Diana'nın Venüs'ü düşüyor. Bu şu demek yani Diana'nın sevgisi sayesinde Charles insanlar arasında kısa bir süreliğine de olsa popüler olmayı başarıyor demek. Bütün bunlar oluyor ama
Charles'ın her zaman ve her zaman aklında Camilla var. Çünkü 12. evinde Camilla var. Bilinç altında sürekli olarak Camilla var. Başka hiç kimseyle ilgilenmiyor aslında. Ve ailesine karşı çıkmak için de bu aşkı kullanıyor bir yandan gibi bir durum oluyor. Bu Diana için çok üzücü ve çok yaralayıcı bir durum. Düşündüğünüz zaman Diana'nın gerçekten de hayatı ters giden bir Yunan trajediyası gibi, yani tersten Cinderella gibi bir hal alıyor.
Haritaya baktığımız zaman da şeyi görüyoruz, şimdi bütün detayları verip sizi boğmayacağım çünkü çok fazla asteroid vs. var ama, haritasına baktığımızda şunu görüyorsunuz ki, Prenses Diana, King Charles sayesinde olması gereken gönüllerin kraliçesi tahtına ulaşıyor ama bunun için aşktan ve akıl sağlığından fedakarlık etmesi gerekiyor. hiçbir zaman o istediği şeye ulaşamayacağını bildiği halde hep bunu isteyerek birazcık kurban rolünde de durarak aslında halkın bütün empatisini toplayabiliyor. Bu arada Diana şeyle şanslı evlenmeseydi de kesinlikle insanlık için çok düzgün şeyler yapan bir insan olurdu. Yani haritası öyle çalışıyor çünkü. Yani muhakkak çocuklara ve hayvanlara yardım ettiği bir hayatı olurdu. Sadece bu kadar göz önünde olmazdı. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber. Sonra tekrar birlikteyiz.
Bu ilişkiyi trajik yapan şeylerden bir tanesi, buna dikkat etmenizi istiyorum sizin de Sinastri'de bakarken, Çağız'ın Uranüs gezegeni Diana'nın yedinci evine düşüyor. Uranüs gezegeni, teknoloji, paparaziler, haberler ama bir yandan da ani değişiklik ve kaosla alakadardır. Diana'nın yedinci evi dediğimiz yer, Diana'nın evlilikten, partnerlikten ve duygusal güvenlikten beklediği şeyler oluyor. Ve kendisinin güneşi de yedinci evde ve yengeçte olduğu için Diana aslında hayatta sağlam bir şekilde durabileceği, hiç sığınabileceği bir güvenli liman ararken Charles'la evliliği yüzünden, 19 yaşında evleniyorlar bu arada yani aralarındaki yaş farkı da korkunç. 19 yaşında evlendiği anda birdenbire bütün bu kaosun yaşandığı ve her şeyin paparazilerin gözünün önünde yaşanmaya başladığı korkunç kaotik bir evlilik hayatına sürükleniyor.
Bunu tabii ki de zamanla oynamayı öğreniyor. İşte biliyoruz, Diana kendisi de zaten paparazzi gücünü çok güzel kullanmayı başaran bir insana dönüşüyor vesaire ama çok küçük yaştaydı bu. Ken bunu yaratabileceği kaosu ve bunu yaratabileceği yorgunluğu düşünmenizi istiyorum. Küçük bir kız çocuğu olduğumuzu varsayarak. Tabii ki de bu çok tehlikeli bir ilişki ve bu bir yerden sonra Diana'nın bu ilişkide yıpranmışlığını da paparazilerin önünde kullanarak Charles'tan nefretle intikam alma noktasına doğru getirmeye başlıyor. Bütün bunlar işte haritaların zaman geçtikçe aktivasyonlarını bize gösteren şeyler.
Bir yandan da, Charles'ın 7. evinde Diana'nın Jüpiter'i ve Satü'nü birlikte bulunuyor. Jüpiter aslında bize astrolojik haritada kocamızı gösteren gezegen ve Diana retrodaysa genellikle hayal kırıklığını uğratan koca demek. Satürn'le birleşince hayal kırıklığına uğratan baba da orada oluyor. Yani Diana'nın babasından yaşadığı hayal kırıklıkları kocasında tekrar vuku buluyor diyebiliriz. Zaten annesiyle babasının ilişkisine de birazcık baktığımızda Diana'nın kendi kocasıyla olan ilişkisinde ne kadar hayal kırıcı olduğunu, ne kadar benzeri olduğunu ve ne kadar şiddet içerdiğini görebiliyoruz. Tabii ki de fiziksel bir şiddet yok annesiyle babasının ilişkisi gibi ama emotional dediğimiz yani duygusal şiddet çok yüksek seviyede var.
Bu da hem retro Satürn hem retro Jüpiter'in ikisinin birden 7. evde birleşmesinden kaynaklanıyor. Diana ile Charles'ın arasındaki en büyük tuhaflıklardan bir tanesi de benim gördüğüm tuhaflıklardan bir tanesi bu ki çok uyuyor. Şimdi astrolojik haritalarda tepe noktası dediğimiz yer 10. evimizin başladığı yer tepe noktası oluyor. Bu bizim toplum önündeki kişiliğimizi temsil eder. Bunun bir de tersi var nadir noktası denen en dip nokta o da 4. evimizde oluyor genellikle. Bu da herkesten sakladığımız kimseye göstermediğimiz nokta. Diana ile Charles'ın haritalarında bunlar bir araya geldiklerinde, Diana'nın tepe noktası Charles'ın nadir noktasına denk geldiği için, Diana ister istemez, bunu bilerek yapmadığını düşünüyoruz tabii ki de ama yani bir yerden sonra bunun üzerine de oynadı. Diana, Charles'ın gizli saklı tutmak istediği her şeyini ortaya çıkaran ve resmen kirli çamaşırlarını ortaya döken karakter haline geliyor.
Diana'nın verdiği bütün röportajlara bakın. Bir yerden sonra zaten bu Camilla işinde gizlemeyi gerek görmüyor. Elizabeth'le olan ilişkisindeki tuhaflıkları da gizlemeye gerek görmüyor. Charles'ın ve Kraliyet Ailesi'nin saklamaya çalıştığı her şeyi ortaya döken bir tarafı oluyor. Bunun sebebi arkadaşlar bir tanesinin tepe noktası Diana, ötekinin nadir noktasıyla buluşuyor olması. Şimdi bütün bunlar böyle devam ettikçe bir noktada 8. evdeki kavuşumlar yüzünden detayına girmeyeceğim şimdi. Diana, King Charles'la beraber olan evliliğinin bitmesi ve kendisinin ölümüyle beraber dünyaya bir miras bırakan, resmen legend olmuş bir karakter haline geliyor. Bunun sebebi tamamen 8. evdeki yerleşimler.
King Charles mı öldürdü onu yoksa başka birisi mi öldürdü yoksa gerçekten paparaziler mi öldü falan gibi konspirasi teorilerine girmeye gerek yok. Ama Diana ölümüyle beraber bütün kraliyetin ne kadar kötü işlediğini bize gösteren, geride maddi bir miras bırakmasa bile bu Yunan mitolojisiyle birleşik bir şekilde trajik kraliçe, trajik prenses, kalplerin prensesi rolünü bize bırakmış, geride bir hikaye bırakmış bir insana dönüşüyor. Camilla bu işin içinde nerede derseniz, Sinastro'daki en güzel şeylerden bir tanesi Camilla, Charles'ın başına gelmiş durumda. Onlar zaten bu arada gerçek ruh eşiği olan onlar. Herkes Diana ile Charles'ın büyük aşk hikayesiymiş gibi anlatıyor ama asıl büyük aşk hikayesi maalesef, lütfen benden nefret etmeyin, Camilla ile Charles'ın arasında. Camilla Charles'ın yükseleninin birlikte Aslan Burcu'nda. Birisiyle yükseleniniz aynı Burcu'da olursa, o insanla hayata bakış açılarınız çok benzer olur. Yani Diana ile Charles'ın hayata bakış açılarında hiçbir benzerlik yok. Mesela Venus Boğa, Venus Terazi karşılığı var orada işte. Venus Boğa çünkü sabit bir ilişki istiyor, tek bir insan istiyor. Venus Terazi çok daha geniş bakıyor ilişkiye, sevgilileri olabileceğini düşünüyor. Burada zaten uyum sağlayamıyorlar. Bir de üstelik yükselenlerinden dolayı da bir terslik oluyor.
Ama Kamiya ile Charles'ın haritasına birlikte baktığımızda görüyoruz ki yükselenleri zaten aynı. Ve birlikte Plutonları da orada. Diğerlerinin hayatlarından hiçbir zaman vazgeçemeyecekleri çok bariz bir şekilde ortada oluyor. Aynı zamanda Kamiya'nın birinci evinde Satürn var. Şimdi birinci evde Satürn insanlara zamanından önce
olgunluk getiren bir şey. Yani Camille'nin büyük bir ihtimali evdeki rolü, çocukkenki evdeki rolü, daha ebeveyn çocukmuş gibi olma ihtimali var. Bunu aynı zamanda tabii ki de Charles'a da gösteriyor. Çünkü Charles'ın da birinci evine düşüyor bu. Yani Charles'ın kim olduğuna dair, ona olgunluk veren, ona kol kanat geren, ona yeri geldiğinde var olan, anne babanın dışında anne babalık yapabilen, duygusal güvenliği verebilen insan, tanıştıkları andan itibaren Camille olmaya başlıyor.
Bir yandan da Kamiya'nın bütün yerleşimleri yani Güneş'i, Merkür'ü, Mars'ı, Venüs'ü, Ay'ı, Charles'ın 12. evine düşüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Charles'ın bu kadından yani tanıştıkları andan itibaren vazgeçme ihtimali yok. Çünkü her şeyle bilinçaltında kendisiyle birleşiyor. Bir de yükselenleri aynı. Hayata aynı yerden bakıyorlar. Zaten ilk tanıştıkları andan bu insanların ayrılmayacakları çok belliymiş. Ama şöyle de bir şey var. Bu 12. evden de kaynaklı. Bir yandan da bu ilişkinin de toplum önünde yaşanmayacağını da görüyoruz biz. Zaten evlendikten sonra acaba mutlu oldular mı olmadılar mı çok merak ediyorum ben açıkçası. Bence yani çünkü o metres pozisyonundayken Kamiya bence bu ilişki daha iyi ilerliyordu diye düşünüyorum.
Maalesef Camilla'nın yerleşimleri yüzünden bir yandan da halkın ondan nefret etme potansiyeli de çok yüksek. Aslında kendisinin etrafındaki insanlar, röportajlardan biliyoruz biz de bunları, kendisinin etrafındaki insanlar Camilla'yı çok seviyormuş. Çok sevilen bir insan olarak görüyorlar, inanılmaz partici olarak görüyorlar, şefkatli görüyorlar. Bayağı popüler bir insan aslında ama Charles'la birlikte hikayesi başladığı anda Charles'ın pozisyonu yüzünden ve de haritasında yaptığı Uranüs düşküsü yüzünden Camilla birdenbire halk tarafından nefret edilen insan haline geldi. geliyor. Halbuki bunlar hiç ortalığa çıkmasa, yani teknoloji ve paparazzi bu kadar gelişmiş olmasa ve Prenses Diana kirli çamaşırları ortaya döküp gerçek aşkının peşinden koşan bir kahraman gibi davranmasa, aslında kamuyadan kimse nefret etmeyecek. Bütün kraliyet halkı vesaire onu seviyor yani sadece yani doğum statüsü yüzünden daha önce işte bakire olmadığı için çağsa evlenebileceği bir kadın olarak gözükmüyor sadece. Halbuki kraliyet bıraksa ve evlenseler bütün bu trajedi yaşanmayacak bu arada. Neyse bu ayrı bir programın konusu.
Bir de şöyle bir şey de var. Biraz vakit geçtikten sonra olmuş olmasına rağmen, King Charles da bütün yerleşimlerini Camille'nın dördüncü ve beşinci evinde buluyor. Bu da şu demek arkadaşlar, Camille gerçekten de Charles'ın tek evi, tek aile kurabileceği yer. Sadece çocuk yapma ihtimalleri olmamış hiçbir zaman. Çünkü bir Chiron astroide orada duruyor ama bir yandan da birlikte çocuk büyütebileceği, birlikte yuva kurabileceği, birlikte duygusal güvenliği kurabileceği insan da Camille olarak gözüküyor onun hayatında.
Yani sonuç olarak, eğer kraliyet bekarete bu kadar takmasaydı, aristokratik sıralamalara bu kadar takmasaydı ve Charles'ın Camilla ile evlenmesine izin verseydi, evet, Prenses Diana kadar mükemmel bir kalplerin kraliçesine sahip olmayacaktık ama gene de bu üç insanın istedikleri sevgiyi de yaşamalarına engel olan şeyler olmayacaktı. Sinastrilere dikkat edin çocuklar. Birisinin bütün yerleşimleri sizin 12. evinize düşüyorsa mesela, lütfen o ilişkiye bir gözden geçirin. Bir de 7. ev Uranüs sinastrisinden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın. Kıssadan hisse arkadaşlar. Sinastri haritası bize başka insanlarla bütün ilişkimizin nasıl olacağını vermeyebilir ama haritamızın neler neler aktive ettiğini görerek o insanla ilişkimizdeki beklentilerimizi biraz farklılaştırabiliriz.
Ben Prenses Diana'nın yerinde olsaydım ve astrolojiyi bilseydim, o Uranüs yedinci evi görür görmez bu ilişkiden çekilirdim birincisi. Bir de Mars-Satürn'ü görsem çekilirdim. Ve de Camilla ile Charles'ın haritasına bakan birisi de bence onların ilk baştan evlenmelerine izin verirdi diye düşünüyorum. Hepsi Elizabeth'in suçu mudur? Bence değildir. Kraliyet dediğimiz şey bizim anlayabileceğimizden çok daha yüksek oyunlarla dönen bir şey. Elizabeth'de çok sevdiğim bir tarafı var sonuç olarak. Ama Elizabeth bir anne olarak hiç kolay değil diye tahmin ediyorum Charles gibi bir çocuk için. İnsanlar birbirlerini seviyorlarsa bırakın onlarla ilişkilerini kursunlar. Sevgi en önemli şey. Eğer rıza varsa, yaş farkı çok feci değilse, iki insan birbirini seviyorsa bırakın sevmeye devam etsinler. Sinastri hikaye.
Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.