Podcast

Yanlış Yer(ler)e Koyduğum(uz) Yalnızlık(lar)

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Beni ele geçiren bir cümle hakkında kısa bir paylaşım-cık. Yalnızlıklarımız, bazen yanlış yerlere koyduğumuz yalnızlıklarımız…



Bu podcast, On Dijital Bankacılık hakkında reklam içerir. Bankacılık On'la Rahat. Dünya Döndükçe EFT-Havale- Fast Ücreti Yok. ON Mobil'i _ndir!
Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et!
Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir.

See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bölüm Transkripti

793 kelime · ~4 dk okuma

Bu bölümü, bu ufacık bölümü hiç zamanı olmayan bir zamandan kaydediyorum. Genelde hayatımın özetidir. Hiç zamanı değil Ezgi. Hiç sırası değil Ezgi. Genelde bir şeyleri yapmaya başladığım, sürdürdüğüm ve yapmayı tercih ettiğim o zaman aralığı, asla doğru zamanı bulamayan ben. Her zaman başka bir şey yapması gerekirken, kesinlikle başka bir şey yapan ben. Bu da onlardan birisi olacak. Ama en azından iyi bir amaca hizmet ediyor. En azından sizle beni buluşturan bir amaca hizmet ediyor.

Bir iki gün önce bir dizide bir cümle beni çok fena tokatladı. Sizinle de paylaştım. Ama böyle bir dampa koymak ya da kendi başına bir post hazırlamak için fazla samimi ve derindi. Yüzlerine az da olsa konuşulması gerekiyor. Böyle paylaşılması gerekiyor ve sonra gerekirse üstüne derinleşmek ya da ondan çıkmak gerekiyor diye düşündüm. Cümle şöyle bir şeydi. Yanlış yere konulmuş yalnızlıktı.

Muhteşem... Yanlış yere konulmuş bir yalnızlık... Yanlış yere koyduğumuz yalnızlıklarımız... Yanlış yerlerde doyurmaya çalıştığımız... Bir şekilde anlayamadan, bilmeden ya da belki bile bile lades yerleştirdiğimiz o yalnızlıklarımız...

Transkriptin tamamını oku

Çok aşinayım bu hisse. Ve birçok hata diye adlandırdığım ya da aşırılık diye adlandırdığım davranışımın altında da görebiliyorum. Tercihimin altında da görebiliyorum. Ama hiç böyle derli toplu, giydirilmiş, böyle düğmeleri iliklenmiş şekilde, jilet gibi açıklandığını hiç duymamıştım. Kendim de bunu kendim için yapamamıştım. O yüzden şimdi küçük bir paket oluştu zihnimde. Yanlış yere koyduğum yalnızlıklarım,

böyle anılarımı oraya topluyorum. Bazı anlam veremediğim hareketlerimi oraya topluyorum. Şu an böyle bir kutu var kafamda. Ve birkaç gündür o kutuya çeşitli sorular giriyor, cevaplar giriyor, anılar giriyor. Her şey oraya gidiyor. Ve bu, bilmiyorum, bir girdap gibi. Düşündükçe düşündürüyor. Günüm geçiyor, yapıyorum bir şeyler ama kesinlikle arkada bir yerde yanlış yere koyduğum yalnızlıklarım ve bana ödettiği bedeller.

ya da bana sağladığı doyumlar eğer varsa, artılar, eksiler, bunları düşünmeden duramıyorum. Eminim, hani bununla empati kurabilen, empati demeyeyim, bununla bağ kurabilen vardır aranızda. Ya ben de çok yapıyorum diyen. Belki yaparken farkında olan da vardır. Ya ben bile bile lade istiyorum şu anda. Benim bir yalnızlığım var. İçimde doyuramadığım bir yalnızlık var ya, onun şu an yanlış yerlerde.

saçını okşamaya çalışıyorum belki bu yalnızlığın diyebilerek belki atlayanlarımız da var. Çoğu zaman ben de muhtemelen öyle atlıyorum. Ama bunu bilmeden yapanlarımız da var. Ya da bunu da onun için mi yapmışım, aydınlanmasını dahi yaşamamış olanlar var. Belki bu aydınlanmayı hiç istemeyenler vardı. Çok özür dilerim şimdiden. Ama söz veriyorum yerine başka bir şey koyacağız. Şu an bilmiyorum ama koyacağız.

O yüzden tekrar özrümü kabul et. Neyse, konudan dağılmayalım. Yanlış yere koyduğumuz, yerleştirdiğimiz yalnızlıklarımız, bunu bir düşünelim istiyorum beraber. Mesai çıkışında belki bir 3-4 dakikanı ayırıp bunu dinlersin. Ve hayatındaki bu cümlenin yerini, nerelerde konumlandığını belki düşünmek istersin benim gibi. Sonra üstüne bir kayıtçıktan ziyade bir kayıt belki yaparız. Bana yazarsın, konuşuruz, bilmiyorum.

Sadece kafamdaki bu cümleyi artık soğumadan... Hani beklemiş çayın tadı kaçar misali... Kafamda daha fazla soğumadan sizinle paylaşmak istedim. Çok çok çok saatlerdir bu cümleyi düşünüyorum. Bir yanım üzülüyor. Ya diyor hani...

Yalnızlıklar... Bir de yalnızım deriz ya mesela. Ama yalnızlıklarım demeyi çok nadir tercih eden insan görüyorum. Çünkü yalnızlık tek çeşit bir yalnızlık değil. Yalnızlık tek boyutlu bir şey değil. Ne açıdan yalnızlıkların? Aile içi yalnızlıkların mı? Dostane yalnızlıkların mı? Romantik hayattaki partnerin, aşk hayatın, sevgilin yalnızlıkların mı?

ya da hayallerinin gerçek hayatında buluştuğu andaki yalnızlıkların bu tonlarca yalnızlık çeşidi var. Yani ben yalnızım demek ya da yalnızlaştırılıyorum demek çok kolay. Ama aslında bunun ne kadar çok dalı olduğunu bazen kaçırıyoruz. Ben de çok severim ya da ben yalnız hissediyorum.

O sırada bazen çok iyi niyetli insanlardan şu cevap gelirdi. ''Ama hayır, seni çok seven arkadaşlarım var. Seni anlayan...'' Hayır. Yalnızlık tek taraflı, sadece insan bazlı ve etkileşim bazlı bir şey değil ki. O zaman kendimi sorguluyordum. Benim yalnızlığım demeye çok da hakkım yok galiba. Biraz küstahlık mı oluyor? Çünkü hiç yalnız olduğumu gösteren şeyler yok.

Belli bir saat ortadan kaybolsam her yeri ayağa kaldıracak insanlar var. Belli bir saat ortadan gitsem beni merak edecek insanlar var. Yok olsam yokluğumu hissedecek insanlar var. O zaman ben yalnız değilim. Gibi bazen kendimi yalnızlıktan çekmeye çalıştığım zamanlar da oldu. Ama şunu bilmek lazımmış. Yalnızlık tek boyutlu. Tek tarafa çalışan bir şey değil.

Bir sürü dalda, bir sürü anlamda, bir sürü sekmede yalnızlığımız var. Ve bence her kişiye özgü bir sürü yalnızlık sekmesi var. Benim altmış altı tane yalnızlığım olabilir. Senin üç tane yalnızlığın vardır ve muhteşemdir. Hiç bilmediğim tonda bir yalnızlıktır.

Ton ton, sekme sekme, herkesin kendine özel, nasıl kaygıları, korkuları, şikayetleri, istekleri, arzuları varsa, herkesin mayasına göre yalnızlıkları var. Herkesin kalbine, ruhuna, mayasına göre işleyen birçok şey gibi. O yüzden yanlış yere koyduğum bu yalnızlıklarımı, Çok düşünmek istediğim bir süreç geçiriyorum. Belki bunu yapmak istemiyorum. Belki doğru yere nasıl koyabilirim bunu bulmak istiyorum. O yüzden bu küçük kalbi size bırakmak istedim. Lütfen yanlış yere koyduğunuz yalnızlıklarınız varsa benimle birlikte düşünün olur mu? Çok sarıldım.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)