Bu bölümde Birleşik Krallık'a özel olan bazı İngilizce deyimler ve aksanlar üzerine konuşuyorum. Dile yerleşmiş, ilginç duyulan bir takım ifadelerin hikayelerine bakıyor ve bölümün sonunda Kraliçe (R.I.P.) ile çay içme hikayemi anlatıyorum! • Bob’s your uncle – Her şey yolunda • Throw in the towel – Pes etmek • It’s all gone pear-shaped – İşler ters gitti • Lad – Delikanlı • Graduation – Mezuniyet • Jealousy – Kıskançlık • I had to smooth my ruffled feathers – Sakinleşmek zorunda kaldım • Received Pronunciation – Standart İngilizce • Cockney – Londra aksanı • Watcha doin mate – Ne yapıyorsun dostum • Oi come here – Hey buraya gel • Bubble jacket – Şişme mont • Apples and pears – Merdivenler • Bread and honey – Para • Blimey – Vay canına • Upstairs – Üst kat • Telly – Televizyon • Pub – Bar • Individualistic – Bireyci • Community – Toplum • It’s raining cats and dogs – Bardaktan boşanırcasına yağıyor • Take someone down a peg or two – Havasını almak ------- Podbee Sunar ------- Bu podcast, Pegasus hakkında reklam içerir. Yeni seyahat rotanı planlamak için hemen https://www.flypgs.com/ ’u veya Pegasus Mobil uygulamasını ziyaret et! Bu podcast, Garanti BBVA hakkında reklam içerir. GENC2025 kodu ile 3342'ye SMS atıp Garanti BBVA Mobil'den müşteri olun.