Podcast

#31 - Trilyon Dolarlık Tsunami: Z Kuşağı Hangi Şirketleri Batıracak, Hangileri Yükselecek?

Midas Podcast

1 yıl önce
Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

"2025'te dünya ekonomisinin %25'ini elinde tutacak bir kuşak var: Z Kuşağı. Apple'ı bu neslin Coca-Cola'sı olarak tanımlayanlar, Roblox'u yeni nesil sosyal medya platformu olarak görenler yanılıyor mu? Bank of America'nın son raporuna göre, 2040'ta 74 trilyon dolarlık gelire ulaşacak Z Kuşağının tüketim alışkanlıkları, teknoloji şirketlerinden perakendeye, finans kurumlarından yeme-içme sektörüne kadar her alanı derinden sarsacak. Bu bölümde, dünyanın en büyük varlık transferini gerçekleştirecek Z Kuşağının yatırım tercihlerini, değerlerini ve alışkanlıklarını mercek altına alıyoruz. Hangi şirketler bu tsunamide boğulacak, hangileri dalganın üstünde yükselecek? Portföyünüzü geleceğe hazırlamak için bu bölümü kaçırmayın.

İyi dinlemeler!​​​​​​​​​​​​​​​​

Midas uygulamasını indir: https://app.getmidas.com/gmih/mie6gpeu

X (Twitter): https://twitter.com/getmidas

Instagram: https://www.instagram.com/get_midas/

YouTube: https://www.youtube.com/@midasplus

TikTok: https://www.tiktok.com/@midasinkulaklari

Midas'ın Kulakları: https://www.getmidas.com/midasin-kulaklari

Not: Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler ve haberler baz alınarak hazırlanmıştır. Eğer varsa içerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu podcast'te yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bahsi geçen hisselerdeki; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Bölüm Transkripti

2.562 kelime · ~13 dk okuma

Bir jenerasyon değişimi tüm piyasaları altüst edebilir mi? Bu soruyu bir kenara not edin çünkü önümüzdeki yıllarda bu sorunun cevabı milyarlarca dolarlık yatırım kararını etkileyecek. Z kuşağı sadece TikTok videoları çeken gençler değil, ekonomimizi tepeden tırnağa değiştirecek 12 trilyon dolarlık bir tsunami. Ve inanın bana, bu tsunami birçok şirketi ve sektörü silip süpürecek, bazılarını ise zirveye taşıyacak.

Herkese merhaba, ben Zülal. Bugün sizlerle Z kuşağını, onların tüketim alışkanlıklarını ve bu değişimin piyasalara, hisselere, yatırım dünyasında olan etkilerini konuşacağız. Hazırsanız başlayalım. Bank of America, Ocak ayında yayınladığı bir notta, bu kuşağın küresel gelir seviyesinin 2023'de 9 trilyon dolardan, 2030'da 36 trilyon dolara ve 2040'da 74 trilyon dolara yükselmesini beklediğini belirtti.

Daha da ilginci, Carroll ve Associates'e göre 2045 yılına kadar 84 trilyon dolardan fazla varlığın Z kuşağına aktarılması bekleniyor. Bu rakamlar kulağa uzak gelebilir ama zamanın nasıl hızla değiştiğini düşünün. Bu devasa ekonomik güç şu anda şekilleniyor. Z kuşağı yani 1997 ile 2012 yılları arasında doğanlar, dijital yerliler olarak adlandırılan ilk nesil.

Transkriptin tamamını oku

İlginç olan şu, bu kuşağın en yaşlıları şu anda 20'li yaşlarının sonlarında ve iş gücüne katılmış durumda. En gençleri ise henüz böyle ergenlik çağında. İşte McKinsey'nin verilerine baktığımızda Z kuşağı dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 25'ini oluşturuyor şu anda. Ve hiç çevrim dışı bir dünya tanımadılar onlar.

Hiç internetsiz bir dünya onlar için var olmadı bile. Hem İsrail'in dediği gibi hayatlarında çevrim dışı bir an yaşamadılar ve bunun tüketicilikten bankacılığa, işte finansal hizmetlerden davranışlara ve sağlık durumuna kadar yaptıkları her şey üzerinde çok büyük bir etkisi var. O yüzden bu kuşağı çok iyi incelememiz gerekiyor ve çok iyi anlamamız gerekiyor. Çünkü geleceğimiz onların ellerinde gibi bir durum şu an var.

Peki bu yeni neslinin davranışları nasıl? Nerede para harcıyorlar? Hangi markaları tercih ediyorlar? Ve en önemlisi, bu değişimden hangi şirketler ve sektörler kazançlı çıkacak?

İşte bugün bu soruların cevaplarını arayacağız. Bir de tabii son zamanlarda piyasalarda gözlemlediğimiz büyük rotasyonun, bu teknoloji hisselerindeki düşüşlerin, volatilitenin diğer sektörlere doğru yaşanan bu kaymanın z kuşağı ile olan ilişkisini de incelemeye çalışacağız. Z kuşağı nerede para harcıyor? Nielsen IQ ve World Data Lab'in raporuna göre, Z kuşağının harcama gücünün 2030 yılına kadar tahmini 12 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Bu, bir kuşağın tarihte yaratacağı en büyük ekonomik etki potansiyeli anlamına geliyor. Şimdi biraz daha derine inelim ve önceliklerinin önceki kuşaklardan nasıl farklılaştığını görelim. Bernstein'in araştırmasına göre Z kuşağı son 10 yılda oyun oynamaya 10 yıl önceki benzer yaşlardaki Amerikalılardan çok daha fazla zaman harcıyor. Ayrıca yeme ve içmeye daha fazla zaman ayırıyorlar ve bunun sonucunda sosyalleşmekten, televizyon izlemekten ve spor yapmaktan fedakarlık ediyorlar.

Alışveriş söz konusu olduğunda Z kuşağı genelde hem e-ticaret sitelerinde hem de sosyal medyada yolculuklarına online olarak başlıyor. Peer Presenter'ın anketine göre gençlerin %53'ü sosyal medyadaki satın al butonlarını kullanıyorlar. Şimdi size birçok anket söyleyeceğim. Çünkü pek çok kurum bu Z kuşağını anlamaya çalışıyor.

O yüzden birçok anket araştırma bu akışta var olacak. Tekrar Z kuşağına dönüyorum. Biliyorsunuz söylemiştim zaten e-ticareti kullanıyorlar. Bununla birlikte fiziksel mağazaları da tamamen terk etmiş sayılmazlar.

Eğer bir ürünü daha hızlı almak, şahsen görmek ya da işte bunu bir deneyim haline getirmek içinse fiziksel mekanlara gitmeyi seviyorlar. Z kuşağının en çarpıcı özelliklerinden biri dijital ve fiziksel dünyayı sorunsuz bir şekilde harmanlayabilmeleri ve onları öne çıkaran ve bence gelecekte başarılı kılan da bu olacak. Onlar için online ve offline arasında keskin bir ayrım yok. Yani tümü tek bir deneyimin parçaları.

Biz de Y kuşağı olarak aslında fena değiliz bu konuda ama onlar çok daha iyi. Bizim bir üst neslimizi, annelerimizi, babalarımızı düşündüğümüzde onlar bu konuda hiç iyi değiller mesela. Dolayısıyla onların yapamadığı ve bizim onlardan teknoloji olarak daha önde olduğumuz konular, bir de şimdi Z kuşağının bizden daha önde olduğu konuları düşününce aslında burada iyiye gidiş var gibi gözüküyor. Peki bu kuşağın favori teknoloji şirketleri hangileri?

Z kuşağının favori teknoloji hisseleri arasında baktığımızda alfabeti, yani Google'ı görüyoruz, Netflix'i görüyoruz, Apple'ı görüyoruz, Meta'yı. Bakın hep teknoloji şirketlerini sayıyorum. Mesela Roblox da var bu akışta. Oyun mecrası diyeyim ama orada detaylar da var, geleceğim birazdan.

Yine Paper Sender'ın anketine göre gençlerin %87'sinin Apple'ın iPhone'unu kullandığını görüyoruz. Seabird Financial başyatırım yetkilisi bu konuyla ilgili özellikle de Apple için marka bilinirliği harika. Bu neslin Coca-Cola'sı diyor. Çünkü onların neslinde de aslında Coca-Cola aynı etkiye sahipti.

İçerik akışı söz konusu olduğunda gençlerin ağırlıklı olarak Netflix ve YouTube'u tercih ettiklerini görüyoruz. Instagram ise aylık %87'lik kullanım oranıyla en popüler sosyal medya uygulaması konumunda. Meta'nın kısa video formatındaki hamleleri son 3 anket döneminde Instagram'ın popülaritesini de artırmış durumda. Dolayısıyla Z kuşağının kullandıkları teknolojiye yatırım yapmayı da tercih ettiğini görüyoruz.

Roblox da yine z kuşağı arasında hızla yükselen bir platform. Anketlerde baktığımızda yaklaşık %46'sı katılımcıların aktif olarak Roblox kullandığını belirtiyor. Bu oran 2024 başında %34'tü. Burayı sadece bir oyun platformu olarak değil, aynı zamanda sosyal bir ortam olarak da düşünmek gerekiyor.

Bu konuda hatta analist Tom Champion'ın bir cümlesi var. Roblox kullanıcı tabanı açısından yaşlanıyor. İçerik daha da olgunlaşıyor. Yani potansiyel olarak oyun oynamanın ötesine geçerek neredeyse yarı sosyal medya sitesi haline geliyor.

Bu aslında bize şunu da gösteriyor. Z kuşağı dijital ortamları dönüştürebiliyor. Dönüştürüyor yani onlar büyüdükçe dijital ortamlar yani onların olduğu dijital ortamlar da olgunlaşıyor. Roblox da bunun en iyi örneklerinden biri aslında.

Z kuşağının alışveriş alışkanlıklarına gelince Amazon, üst gelir grubundaki gençlerin %52'sinin en çok tercih ettiği online alışveriş sitesi olarak e-ticaretin lideri konumunda. Target ve Walmart gibi perakendeciler de yine değerleri ve konumlarının rahatlığı sayesinde özellikle de tabii ki Amerika'daki Z kuşağı için mevcut sağlam temelleri koruyor. Tabii bu anketin yapıldığı yere göre de değişir. Yani Türkiye'de Walmart, Target var da Türk Z kuşağı gitmedi mi?

Spor giyim konusuna da gelmek istiyorum. Z kuşağının harcamalarından faydalanacak bir diğer alanın da spor giyim olduğunu kanıtlıyor araştırmalar. Her ne kadar spor yapmak konusunda çok hevesli olmasalar da spor giyimin özellikle uzun vadeli seküler bir büyüme sektörü olduğunu düşünüyor analistler. Çünkü cidden spor yapmasalar bile spor giyiniyorlar.

daha rahat bir tarzları var. Yani bu bizden öncekilerden bu yana zaman içerisinde esniyor zaten. Genel olarak baktığımızda çevremizde bunun örneklerini de görüyoruz mesela. Benim dedemin zamanında herkes daha bir jilet gibi giyinirmiş mesela.

Moda gitgide burada bence ödün veriyor ya da işte yeni bir tarz benimsiyor kendine diyelim. Gelelim para yönetimi kısmına. Z kuşağı henüz mesleklerine yeni başlamış bir kuşak. Az önce de bahsetmiştim zaten.

Ama genel anlamda Z kuşağının yatırımlarına, parayı yönetim hamlelerine baktığımızda teknolojiye odaklı olduklarını görüyoruz. İşte bazı yenilikçi hamleler, şimdi al sonra öde hizmetleri gibi. finansal teknoloji anlamında yeniliklerin olduğu şirketler Z kuşağı için vazgeçilmez durumda. Burada özellikle analistler de bu tarz şirketleri takip ediyor ve bu tarz şirketlerin hedef fiyatlarını artırıyorlar aslında bu konuyu önceliklendirerek.

Mesela Affirm Holdings, şimdi al sonra öde şirketi ve Amerika'da özellikle bu anlamda takip edilen bir şirket. Finansal hizmetler şirketi olan Sofi Teknoloji de yine bunlardan biri. Burada şu örnek aklınıza gelebilir. Mesela işte Amerika'da Robinhood var, Türkiye'de mesela Midas var.

Bu tarz fintech uygulamalarının bu kadar kullanılmasının sebebi de bu aslında. Mesela Türkiye özelinde bir düşünsenize bankaların bu kadar domine ettiği, bu kadar güçlü olduğu bir sektörde Midas olarak neler yaptık ve nasıl karşılık bulduk? Bazen ezber bozmak için var olanları sorgulamak, daha iyisini talep etmek gerek. Borsada, hele ki yabancı borsalarda mesela, yatırım yapma deneyiminin bir sürü kısıtlamaları beraberinde getirdiği haliyle çok küçük bir gruba yönelik olduğu bir ekosistem vardı.

Parçalı hisse yatırımı diye bir şey sunduk mesela MIDAS olarak. Yatırımcıya bir dolarla bile işte atıyorum Apple alabilirsin dedik. Yani buna en yakın o esnadaki aracı kurumun deneyiminde hesabında çok ciddi bir miktarda para bulunması gerekiyordu ki Apple gibi bir şirkete yatırım yap yani. Bunu bir dolarla bile yapabileceğini, işte daha düşük komisyonlarla ya da hiç komisyon almadan yatırım yapabileceğini, finansın yatırım yapmanın daha ulaşılabilir olabileceğini aslında kanıtlamış olduk.

Bizim deneyimimiz böyleydi ve bunun karşılığında Aslında borsa yatırımcısından Türkiye'deki aldık. Almaya da devam ediyoruz öyle söyleyeyim. Yurt dışında da bunun örneği Robinhood aslında. Özellikle Morgan Stanley analistleri Robinhood'u şu anda öne çıkartıyor.

Çünkü güncelde platformun en iyi kazanç yıllarına girmekte olan YZ kuşağından pay almak için hızla daha fazla içerik oluşturduğunu, daha fazla hizmet sunduğunu öne sürüyorlar ve şirketin aslında pazar payının da bu anlamda artacağını düşünüyorlar. Robinhood'un geçen ayki bilanç açıklamasının ardından analistin de aslında buradaki hedef fiyatı 90 dolara yükseldi. Z kuşağının geleneksel bankalar yerine yüksek getirili tasarruf hesaplarına ve aracılık hizmetlerine kayması finansal hizmetler sektöründe büyük bir dönüşme işaret ediyor bence. Artık paranın bankalardan uzaklaşıp yeni nesil finteklere doğru kaydığı bir dönemi yaşıyoruz.

Z kuşağının bir diğer önem verdiği konuya geçeceğim, o da yemek konusu. Burada aslında kendiden önceki kuşaklara göre biraz daha farklı tercihler sergiliyorlar. Bu kuşağın dışarıdan yemek yeme ve sipariş verme eğiliminin çok yüksek olduğunu zaten biliyoruz. Bu mesela anne babalarımızda çok daha azdır.

Bunu siz de fark etmişsinizdir. Onlardan bir önceki nesilde ayıp kabul edilir öyle söyleyeyim. Yani mesela ben babaannemle konuşurken ne yemek yaptın kızım dediğinde işim vardı ben dışarıdan söyleyeceğim gibi bir cevap veriyorsam çok panikliyor ve işte hemen bir çorba koy şunu şunu yap kızım gibi yönlendirmelere başlıyor. Benden bir sonraki nesilde yani işte Z kuşağında o bağlam iyice kopuyor.

Kendi gözlerimi mesela kardeşime bakıyorum bir. Kahvaltıda, işte öğle yemeğinde, akşam yemeğinde ful dışarıdan beslenebilir. Mesela düşünüyorum ben biz yine en azından böyle bir Y kuşağı olarak kahvaltıyı evde yapmak isteriz. Hani bir omlet yiyelim falan isteriz.

Onlarda hiç böyle bir şey yok. Dolayısıyla dışarıdan siparişe çok odaklanmış durumdalar. ABD borsalarında mesela restoran ve yemek alanında Yum Brands var, Wingstop var, Chipotle var, Kawa var, Starbucks var, Doordash var. Bu listeler öne çıkıyor.

Özellikle mesela Doordash'ı çok kullandıkları anketler de öne çıkmış yemek teslimatları için. Gelelim Z kuşağının değerlerine. Yani şimdiye kadar bizden biraz farklı bir kuşak ortaya koyduk. Anketler, araştırmalar bize onların daha farklı alışkanlıklarının olduğunu gösteriyor.

Değerlere gelince bu nesil sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk konularında oldukça hassas. İşte iklim değişikliği, Z kuşağının en çok endişelendiği konulardan biri bu mesela. Birçok genç iklim krizini varoluşsal bir tehdit olarak görüyor ve şirketlerden somut taahhütlerde bulunmalarını da bekliyor. Ama ilginç bir söylem-eylem boşluğu da mevcut mesela.

Z kuşağının %77'si çevresel standartları düşük ülkelerden satın almayacaklarını söylese de, hızlı moda tüketimleri ve en son teknolojik cihazlara edinme istekleri aslında bu söylemle çelişiyor. Markalar bu boşluğu, sürdürülebilirlik, kalite ve uygun fiyat gibi özellikleri bir araya getirerek kapatabilir. Bu çekici özellikleri bir araya getirmek algılanan değeri artırabilir ve Z kuşağının satın alma davranışlarını belirtilen değerleriyle uyumlu hale getirebilir. Bazı analistler piyasada güncelde bir rotasyon olduğunu öne çıkarıyor.

İşte teknoloji şirketleri aslında bu zamana kadar oldukça yüksek getiriler sağladı ama özellikle 2025 yılı itibariyle daha küçük çaplı şirketlere bir rotasyon olabileceğinden bahsediyorlar. Bu söylemin bir nedeni de aslında bu teknoloji şirketlerinin hem çok yükselmiş olmaları, değerlerinin ve haliyle de birazcık pahalılaşmış olmaları aslında. Burada şunu söyleyebilirim. Şu an küresel piyasalar Trump'ın da aslında yarattığı bir volatilite sürecinden geçiyor.

O taraftaki her açıklama aslında borsalarda büyük bir satışla ya da alışla sonuçlanabiliyor. Bir resepsiyon ihtimalinden bahsediliyor mesela. Hop, nazlak yüzde dört düşüyor. Tek bir günde piyasadan trilyon dolarlar siliniyor.

Ama tabii ki burada şunun etkisinin çok büyük olduğunu söylemekte fayda var. Yani Trump'ın etkisi burada çok yüksek, çok büyük. Ama tabii burada şunu da belirtmekte fayda var. Yani Trump'ın oluşturduğu bu piyasadaki belirsizlik elbette daha önce çok değerlenmiş teknoloji şirketlerini vuruyor.

Trump'ın hamleleriyle birlikte piyasada oluşan o belirsiz algı, o risk iştahının azalması aslında ilk olarak teknoloji şirketlerinin satışıyla sonuçlanıyor. Bu faizlerin arttığı süreçte de böyle olmuştu hatırlarsınız. O dönemde de piyasanın risk iştahı azaldığı için daha riskli kabul edilen hisselerden özellikle teknoloji hisselerinden uzaklaşmıştı yatırımcılar. Hakezaş şu anda da piyasada belirsizliğin olduğu süreçte teknoloji şirketlerinden hem risk iştahı sebebiyle uzaklaşılıyor hem de bir yandan da aslında bu şirketlerin meşruiyeti sorgulanıyor.

Bu şirketler yüksek fiyat kazanç oranlarıyla fiyatlanan şirketler. Çünkü gelecekte aslında bunların çok daha değerli olacağını düşündüğümüz için şu anda bu şirketlere bu fiyatı vermeye razı durumdayız. Ama eğer gerçekten gelecekte bu seviyelere ulaşmayacağını düşünüyorsak, bu konuda belirsizlikler varsa bu şirketlerden uzaklaşmamıza sebep oluyor bu durum. Nvidia'yı örnek olarak alalım.

Nvidia şu anda yapay zeka söyleminin en çok öne çıktığı şirket konumunda. Bilançosu muhteşem, gelecek beklentileri çok iyi ama çok iyi bilanço açıklamasına rağmen mesela bir anda %9 düşebiliyor. Bu kadar volatil hareket edebiliyor Trump'ın açıklamaları ile birlikte. Çünkü neden?

Zaten çok pahalı bir şirket ve eğer şu an piyasalar iyiye gitmeyecekse, teknoloji alanında soru işaretleri varsa, mesela Çin'de bir DeepSeek diye şirket çıktıysa ve Nvidia'ya rakip olabilecekse gibi ihtimaller konuşuldukça aslında Nvidia'nın da tabii ki varlığı sorgulanmaya başlıyor ve hissede satış görüyor bu sebeplerden kaynaklı. Ama ben bunun geçici bir düzeltme süreci olduğunu düşünüyorum. Aşırı değerlenmiş teknoloji şirketlerinin aslında o düzeltme sürecine girdiğini, zaman içerisinde tekrardan toparlanabileceğine inanan taraftayım. Çünkü baktığımızda özellikle 2009'dan bu yana geçen süreçte teknoloji şirketlerinin global anlamda %1500'e aşan getiriler sunduğunu ve teknoloji medya ve telekomu çıkardığımızda bu getirilerin %300 falan civarında kaldığını görüyoruz.

Grafikler bize bunu gösteriyor. Dolayısıyla küresel piyasalar teknolojiye odaklı bir yükseliş eğiliminde. Uzun zamandır böyle, milenyum aslında böyle bir çağ verdi bize. Dolayısıyla teknolojiyi işin içinden çıkartmanın çok mümkün olmadığını düşünüyorum.

Daha önce bu konuyla ilgili de bir podcastim zaten vardı. Kuantum teknolojisinin gelişmesi durumunda bu alandaki şirketlerin ön plana çıkmama ihtimali var mı sizce? Bence yok. Ya da nükleer enerjiyle ilgili de aynı şeyi söyleyebilirim.

Ya da işte yapay zeka zaten tüm sektörleri domine etmesi bekleniyor. Dolayısıyla teknoloji şirketlerinin ilerlemesi teknolojik gelişmelerle de ilişkili olduğu için bu şirketlerin gelecekte var olmaması mümkün de değil bir yandan. Teknoloji şirketlerinin borsadaki konumu aslında bu şirketlerin teknolojik ilerlemelerine de bağlı olduğu için teknoloji geliştikçe bu şirketlerin hisselerinin yükselmemesi mümkün değil zaten. Dolayısıyla piyasada bu şirketleri dışlayan bir rotasyonun olması da mümkün değil.

Dolayısıyla ben bunun geçici bir düzeltme süreci olduğunu düşünen taraftayım. Bir de Z kuşağının zihinsel sağlığına bakalım. Bunu da böyle demek biraz ilginç oldu ama bu nesil herhangi bir nesilde görülen en yüksek zihinsel hastalık yaygınlığına sahip. Çok da normal yani öyle bir döneme doğmuşlar ki gerçekten.

Bir onlarda bir bizde akıl sağlığı aramak bazen zor olabiliyor. Küresel karışıklık, savaşlar, ekonomik belirsizlik ortamında büyüdüler. Ekonomik fırsatların azaldığını, ev sahibi olmanın zorlaştığını ve emeklilik için birikim yapmanın daha güç hale geldiğini görüyorlar. Konuşurken de aramızda hep diyoruz ya, eskiden anne babalarımız bizim yaşımızdayken ev almış, araba almış, arsa almış tarla almış, almış da almış.

Biz ne aldık diye baktığımızda iPhone almışız falan hani hisselerimiz var ama işte Apple'a ortağız. Böyleyiz yani baktığımızda bir ev almışlığımız çoğumuzun olamıyor ne yazık ki genç yaşlarda çünkü hem bizim tüketici davranışlarımız değişti hem de sağ olsun ekonomi buna izin pek vermiyor güncelde. Sosyal medyanın da Z kuşağı üzerinde etkisinin olduğunu düşünüyorum. Araştırmalar da bunu kanıtlıyor aslında ama çift yönlü bir etki olduğunu belirtebiliriz.

McKinsey'nin bir araştırmasına baktığımızda Z kuşağı üyeleri sosyal medyanın hem olumlu hem de olumsuz etkilerini bildiriyorlar. Yani böyle bir etkisi var onlar üzerinde. Olumsuz etkiler şöyle, günde iki saatten fazla sosyal medya kullanımında bir artış var Z kuşağı ile birlikte. Ama ilginç şekilde Z kuşağı sosyal medyayı diğer nesillerden daha olumlu bir deneyim olarak değerlendiriyor.

Bu muhtemelen dijital yaşamla büyümüş olmalarından ve çevrim içi ilişkileri gerçek dünyadan ayırmamalarından kaynaklanıyor. Bu durum Z kuşağının dijital yaşamı nasıl dengelediğini ve bunun şirketler için nasıl fırsatlar yaratabileceğini de bence gösteren durumlardan biri. Z kuşağının değerlerine ve davranışlarına uyum sağlayan markalar bu yükselen ekonomik gücün etkilerinden bence faydalanacaklar. Bizim de onların tercihlerini ve davranışlarını anlamamız, yatırımcılar olarak daha bilinçli kararlar vermemize bence yardımcı olabilir.

Şu an yaşanmakta olan piyasa rotasyonu, Z kuşağının etkilerinin ilk belirtileri olabilir. Bu dönüşümü yakından takip etmek ve pozisyonlarımızı buna göre ayarlamak, uzun vadede başarılı olmanın anahtarı olacaktır diye düşünüyorum. Bir sonraki bölümde başka bir güncel konuyla karşınızda olacağım. Dinlediğiniz için teşekkürler, kendinize iyi bakın.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)