Podcast

ne seninle ne de sensiz: karşıt burçlar ☯️

Reklam Alanı (Deneme)

Bölüm Açıklaması

Bu bölümde sizlerle "karşıt burç" kavramını konuşacağız. İnsanlardaki yin-yang enerjisi burçlarda nasıl ortaya çıkıyor, kendi gölge yanlarınızı bulmak için karşıt burçlardan nasıl faydalanabilirsiniz ve bu burçlara mensup kişilerle nasıl ilişkiler kurabilirsiniz gibi soruları cevaplandırıyoruz.






Tüm bölümler ve daha fazlası için ⁠⁠⁠podbeemedia.com⁠⁠⁠'u ziyaret et!



----- Podbee Sunar -------


Bu podcast reklam içermektedir.

Bölüm Transkripti

1.529 kelime · ~8 dk okuma

Arkadaşlar merhaba, PodV ile hazırladığımız Ben Astrolog Değilim podcastına hoş geldiniz. Bu hafta sizlerle karşıt burçlar kavramını konuşacağız. İnsanların içindeki yengen generalisi burçlarda nasıl ortaya çıkıyor? Kendinizin gölge yanlarını kullanmak ve bulmak için nasıl karşıt burcunuzdan faydalanabilirsiniz? Biraz bunları konuşacağız. O zaman bu yolculuk başlasın.

Karşıt burçlar, birbirinin zıtlıklarının içine geçtiği, birbirini tamamlayan iki uç noktayı temsil ediyor. Ama bu konuya girmeden önce gözünüzde şunu canlandırmanızı istiyorum. Zodiyak bir çember. Ve o çember koç burcuyla başlayıp balık burcuyla bitiyor. Her burcun 30 derecelik kendine ait bir açısı var. Ve her burcun tam karşısında bir tane daha burç var. Koç'un karşısında terazi var, boğanın karşısında akrep var diye böyle gidiyor bu sistem. Bu karşıt burçlar, birbirlerini tamamladıkları gibi birbirlerinin nerede eksik olduklarını da göstermekle yükümlü olan, aynı zamanda ying yang özelliği taşıyan burçlar. Zıt ama tamamlayıcı unsurların bir araya gelmesinden doğan denge, zodyağın bütün dengesini temsil ediyor diyebiliriz. Her insanın içinde her burç var ve bu burçların karşıtlıklarından oluşan, tersliklerinden oluşan dengeden biz dengeyi buluyoruz diye de düşünebilirsiniz.

Güneş burcunuzun karşıtı olan, güneş burcu olan insanlar size her zaman karmik bir şekilde bir şeyleri öğretiyor olma potansiyeline sahiptirler. Çünkü kendinizi çok iyi bildiğiniz yerde tamamlanabilmek için aslında nerede eksik olduğunuzu, nerenizin gölge yanı olduğunu da iyi bilmeniz gerekiyor. Karşıt burcu tanımak, kendi içimizdeki gölge yanı ya da eksik yanı tanımakla da alakadar olabilir. Ben bu eksik lafını çok sevmiyorum ama aslında Ying Yang'daki gibi bir eksikten bahsediyoruz. Benim bir parçam onun içinde var, onun bir parçası benim içimde var gibi diye düşünebilirsiniz. O kendi içimdeki göremediğim, göremediğim için eksik kaldığım aslında parçayı görebilmek için onun ana kaynağı olan Karşıt Burcu'ya bakmamız mümkün olabilir.

Transkriptin tamamını oku

Şimdi koç terazi ilk karşıt burç aksımız olacak ve böyle sırayla devam edeceğim ben bu işe. Koç birinci burç, elementi ateş, temsil ettiği ev birinci ev, yönetici gezegeni Mars. Koç ben olmakla alakadardır, kimliği yaratmakla alakadardır, bencil olmakla alakadardır ve beni düşünmekle alakadardır. Karşısındaki terazi, hava grubu, yöneticisi Venus ve yedinci ev konularını temsil ediyor. Terazide biz olmakla alakadardır. Koç saf benliktir, içgüdüsel, cesur ve bağımsızdır. Terazi ise ilişkiseldir, uyum, denge ve karşılıklı anlayışı arar. Koçun spontane ateşi vardır, terazinin diplomatik zarafet vardır. Koç, teraziden diğer insanları düşünmeyi öğrenirken, terazi, koçtan birazcık olsun kendi gibi olmayı öğrenir. Bu denge böyle kurulur. Bizim içimizde de bu denge var. Boğa-Akrep hakkısına geçtiğimizde, Boğa toprak grubu, ikinci evin doğal temsilcisi, yöneticisi Venüs. Boğa rolü şu, somut dünyada kökleme amacındadır. Güven ve haz arayarak yaşar. Akrep ise su grubu, sabit, sekizinci evi temsil eder ve de Mars tarafından yönetilir.

Akrep ise değişimi, dönüşümü ve derinliği temsil eder. Boğa maddi olanı korurken, akrep özü açığa çıkarmak için yıkar, biri şekil verir, diğeri özüne doğru iner. Boğa akrepten birazcık olsun değişim ve dönüşümün içindeki gücü öğrenmeyi öğrenirken, akrep de duygular dünyasında ve değişim-dönüş amacıyla çok fazla bağlanmadan asıl kendisine sabitlenmeyi öğrenir. Bu denge de böyle kurulur.

Üçüncü burcumuz, yani üçüncü karşılık burç aksımız, ikizler ve yay. İkizler, hava, değişken, üçüncü evin doğal temsilcisi, yönetici gezegeni Merkür. İkizler, bilgiyi toplamakla ve dünyayı algılamakla sorumlular. Bütün datayı çekmek, detaylarda boğulmak, her şeyi en ince ayrıntısına kadar her versiyonuyla düşünmek ikizlerin işi iken, yay karşısında ateş, dokuzuncu evin temsilcisi, değişken yöneticisi Jüpiter olarak... Ne kadar uzun bir giriş oldu. Yay ise büyük resme bakar. Çok fazla detaylar da boğulmaz. Yay anlam arayarak sınırlarını genişletir. İkizler zihinsel hareketliliğiyle parçaları birleştirir. Biri soruları sorar, biri cevapları arar. Bilgi ile bilgelik arasında bir köprü kurduğumuz dengedir bu aks.

En çok tartışmalı akslardan bir tanesi Yengeç-Oğlak aksına geçiyoruz. Yengeç doğal olarak dördüncü evi yönetiyor, elementüsü su, öncü, yazın başlangıcı, yöneticisi ay. Oğlak ise onuncu evi yönetiyor, toprak, öncü, kışın başlangıcı, yöneticisi satürn. Yengeç bizim Zodiak'taki annemiz, Oğlak bizim Zodiak'taki babamız. Yengeç duyguların, iç dünyanın, geçmişin ve aidiyetin temsilcisi. Oğlak ise yapı kıran, sınırları belirleyen ve ileriye bakan. Yengeç yuvayı kuruyor, oğlak topluma bir miras bırakmayı hedefliyor. Yengeç, bir anne gibi bize duygusal güvenliği sağlarken, oğlak da bir baba gibi hayatla nasıl başa çıkacağımızın somut bilgilerini veriyor. Biri içsel, diğeri dışsal başarıyı öğretiyor. Onların dengesi bu duygusal güvenlikle alakadar. Arkadaşlar şimdi isterseniz bir nefes alalım hep beraber, sonra tekrar birlikteyiz.

Aslan Kova aksı hiç kimsenin birbirine benzetmediği burçlar. Nedense öyle yani. Bütün karşı burçlar akslarında hani birazcık olsun bir benzerlik, aa öyle miymiş falan anlaşılıyor ama Aslan ve Kova'yı kimse anlamıyor nedense. Aslan ateş grubu yöneticisi Güneş, 5. evin doğal yöneticisi aynı zamanda. Kova da hava grubu yöneticisi Satürn ve Uranüs. Sabit bu da. Bu da 11. evin yöneticisi.

Beşinci Ev ve Aslan, bireyselliği sahneye koymak, kendini ifade etmek iken, Kova ise bireyselliği kolektifin içinde eriterek özgünlüğü farklı bir düzlemde yaratmakla meşgul. Aslında ikisi de kendi benliğimizi oluşturmakla alakadar ama Aslan, kendimiz için oluşturduğumuz, öz yaratım gücümüz için oluşturduğumuz benliği temsil ederken, Kova ise toplumdaki yer olarak oluşturduğumuz, toplum için oluşturmakta olduğumuz benliği temsil ediyor. İkisinin de egosu, özel olmayı ve diğer herkesle eşit olmayı istediğimiz bir dengede oluşuyor diyebiliriz. Ve geldik son aksımıza. Şu anda Kuzey Aydın'ın, Güney Aydın'ın da içinde bulunduğu aksı olan Başak-Balık aksı. Başak-Toprak değişken 6. evin yöneticisi, kendi yöneticisi Merkür. Balık ise 12. evin yöneticisi, su grubu, yöneticileri de Neptün ve Jüpiter. O da değişken.

Başak, bizim fiziksel sağlığımız diyeceğim, fiziksel vücuda hizmet ettiğimiz, fiziksel düzlemde hizmet ettiğimiz yer, düzeni, analizi ve işlevselliği temsil ediyor. Balık ise bizim mental sağlığımızla alakadar, mental varlığımızla alakadar, egonun olmadığı yerdeki, dünyadaki varlığımızla alakadar. Başak detaylarda anlam ararken balık bütüne teslim oluyor. Burada aslında bu ikizler yayaksına da benzeyen bir yer göreceksiniz. Başak günlük hayatındaki bütün her şeyi detaylı bir şekilde analiz edip toplamaya çalışırken, kontrol altında tutmaya çalışırken, balık o egonun olmadığı yerdeki ortak bilince güvenerek, bütün bu kontrolün olmadığı yerde kendimiz gibi olmayı özetliyor. Somut ile soyut, mantık ile sezgi arasındaki dengeyi kurmamızı sağlayan aks bu.

Bu aksları bilmek önemli. Çünkü, şimdi mesela benim güneşim Koç'ta, her zaman kendi haritamdan örnek vermek daha mantıklı oluyor. Güneşim Koç'ta ve benim üçüncü evimde. Şu anda işte gökyüzünde Merkür Retrosu var Koç Burcunda. Bir transit sizin belirli bir burcunuza denk geliyorsa, onunla nasıl başa çıkacağınıza dair aslında karşıt burcundan yararlanabilirsiniz. Yani Koç Merkür çok hızlı hareket etmeyi seviyor, düşünmeden hareket etmeyi seviyor. Onun karşısında ne var? Terazi. Terazi diplomatik bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini size öğütlüyor ya transitleri bu şekilde

karşıt burçlarınızda yaptığı etkilerle birleştirerek kullanmanız işi kolaylaştırır. Eğer bir şeyin içinden çıkamıyorsanız, kendi karakterinizin belirli yönleriyle ilgili sıkıntılar yaşıyorsanız, mesela işte iletişiminizle ilgili sıkıntı yaşıyorsanız, Mercury'nize bakmanız gerekiyor ya, Mercury burcunuzun dışında o burcun karşıt burcunu okuyarak ve anlayarak da içinde eksik kaldığını düşündüğünüz yeri iyileştirme ihtimaliniz olur. İyileştirme lafını sevmiyorum, çok özür dilerim. Daha iyi kullanma ihtimaliniz olur diyelim. Bence daha mantıklı bir kelime çünkü.

Karşıtburçlar bu zodyağın dengesini oluşturmak bize şunu da öğretiyor aynı zamanda. İçimizde olmadığını düşündüğümüz her şey bize hayatta başka insanlar üzerinden her zaman gösterilir. Diğer insanlardan çok farklı değiliz. Hiç kimse birbirinden inanılmaz derecede farklı değil. Her zaman kendinizi geliştirmek için sizden farklı olanlardan, sizin tam karşınızda bile olanlardan bir şekilde zenginleşmeniz mümkün olur. Bize karşı bu uçların en büyük değerlisi budur. Tek bir yere ağırlık koyarsak orada denge bozulur. İki tane birbirine çok zıtmış gibi duran kavramın arasındaki dengeyi bulmak asıl önemli olandır der astroloji.

Astrolojik ve varoluşlu olarak bu işin felsefesi böyleyken, peki diyeceksiniz ki benim günlük hayatımda ne işime yarayacak? Şöyle bir işinize yarayabilir. Güneş burcunuzun karşı burcu olan insanlarıyla birazcık karmik ilişkiler kurmanız mümkündür. Eğer koç burcuysanız, lütfen hayatınızda terazi burcu birisi olsun ve ondan diplomasiyi öğrenin. Aynı şekilde terazi burcu birisiyseniz, hayatınızda bir koç olsun, ondan kendinizi düşünmeyi öğrenin.

İlişkin her konusunda karşıt burçların birbirleriyle ilişki yaşaması çok mümkün bir şey. Çünkü zaten otomatik olarak onlara doğru çekilme ihtimalimiz çok yüksek oluyor. Bu bize kendimizle ilgili bir şey öğretmemiz için geliyor genellikle. Ya da biz onlara bir şey öğretelim diye geliyor. Gerçi bütün ilişkiler böyle ama karşıt burç olunca daha da artıyor bu. Ve evet, birazcık ne seninle ne de sensiz ilişkisilerinin yaşandığı şeyler oluyor bu ilişki türleri.

Karşılık borcunuza çok fazla sinirleniyorsanız, hala daha kendi içinizde kabul edemediğiniz taraflarınız olduğu için sinirleniyordur. Arkadaşlıklarda bence ilişkilerde olduğundan çok daha ileri ilerliyor. Yani benim gözlemim bu, bilmiyorum. Tabii ki sizin de gözlemleriniz farklı şekilde olmuş olabilir. Ama ben karşılık borç arkadaşlıklarının, arkadaşlıklarının yapısından dolayı insanlara daha faydalı olduğunu gördüm.

Çok büyük çekişmeler oluyor, çok büyük sinir krizleri. Tabii ki de çıkıyor çünkü birincisinin AK dediğinde ötekisi Kara diyor. Eğer o niye AK diyor, ben niye Kara diyorumun anlaşmasına ulaşırsanız da birbirinizi çok iyi anladığınız bir yerden çok dengeli, çok farklı bir arkadaşlık türüne kavuşmuş oluyorsunuz. İlişkilerinize de aslında arkadaş gözüyle bakmayı başarırsanız, ilişkileriniz de bu derecede sağlıklı olurlar diye düşünüyorum. Açıkçası benim yedinci evimde ikizler var çocuklar. O yüzden benim için zaten ilişki demek, arkadaşlık demek en önemlisi o. Kendi yedinci evinize bakarak da bunu bulabilirsiniz bu arada. Ne bekliyorsunuz bir ilişkiden? Bu ayrık bölümün konusu. Karşı tuşlardaki ilişkiler her zaman bize, biz de onlara bu arada, nerede eksiğim var, nereyi dengelemem gerekiyor diye ders alayım diye geliyorlar genellikle. Günlük hayatınızda böyle bir iş yarayabilir yani. Bir de dediğim gibi transistlere bakarken işte koç burcuna etkiliyorsa nasıl da dengeleyeceğinizi onun tersine bakarak yani teraziye bakarak boğaya etkiliyorsa akrebe bakarak ne yapacağınızı görme ihtimaliniz olur. Astroloji günlük hayatta bu şekilde minik minik hayatımızı kurtardığı oluyor. Bu hafta bu kadar. Haftaya görüşürüz.

Bu transkript otomatik olarak oluşturulmuştur; küçük hatalar içerebilir.

Reklam Alanı (Deneme)